--°Van
DOLAR49,75
EURO55,82
GRAM6.437
ÇEYREK10.619
Adil Harmancı

Adil Harmancı

Mail: adilharmanci30@gmail.com

Neden insan iyi olmayı beceremiyor?

İki kişi bir yolculuğa çıktığında ya da birlikte bir iş yapmaya karar verdiğinde birbirlerine danışırlar.

Bu en dar birliktelikten çıkan sonuç şudur: İki kişi de olsa insanların her zaman dayanışmaya ihtiyacı vardır.

Bu iki kişinin birbirini dinlemediğini, her birinin kendi başına hareket ettiğini düşünün, başarı şansları dayanışma içinde olduklarından çok daha düşük olmaz mı?

Sayıyı çoğaltalım, on kişi olduğunu düşünelim; dayanışma olmadan, yol yöntem belirlenmeden, gerekli araçlar sağlanmadan ve sağlanan araçlar bir düzen içinde kullanılmadan bu on kişi her biri kendi başına hareket ettiğinde başarı şansları birlikteki kadar olabilir mi?

Hayır.

Demek ki sayı on olduğunda daha fazla dayanışma mecburiyeti doğar. Ve bu dayanışmadan bir de lider çıkar. Çünkü lider olmadan on kişiyi yönlendirmek mümkün olmaz.  

Peki, iki kişi ya da on kişi bir araya gelmek zorunda mıdır, her biri ormana dağılıp başının çaresine bakamaz mı, ne gerek var birlikte olmaya?

İşte, insanın karşısına zamanla çıkan temel sorun bu olmuştur, bugün de devam eden temel sorun budur:  

Tek tek mi, yoksa birlikte mi?

İnsanlar avcılıkla yaşamlarını sürdürmeye çalıştıkları ilk çağda bile dayanışma ihtiyacı duymuşlar; yırtıcı hayvanlara karşı birbirlerini korumuşlar, ateşin etrafında toplanıp birlikte ısınmaya çalışmışlar.

Çocukları olmuş, sahip çıkmışlar ve çoğalmışlar.

Çoğalmak, daha büyük birlikteliklere yol açmış; aileler, kabileler, milletler ortaya çıkmış. Dayanışmak daha da gerekli hale gelmiş.

Zamanla ortaya çıkan ayrı dil ve ayrı din, kimi bölgelerde renk farkı, insanları daha gerçekçi birlikteliklere zorlamış; bundan da beylikler, imparatorluklar, devletler doğmuş.

Devletlere bölündükten sonra insanlar bu kez de sadece yırtıcı hayvanlara karşı değil birbirlerine karşı korunmak için var güçleriyle savunma araçları üretmişler. Bugün İran savaşında gördüğümüz üzere ülkeden ülkeye, hatta kıtadan kıtaya gidebilen ve kilometrelerce uzaklıktaki hedefini vurabilen akıllı füzeler var. Atom bombası var, kimyasal silahlar var.

İnsan insanı acımasızca, gözünü kırpmadan kırıma uğratabiliyor. Neden? Devleti, toprağı, varlığı korumak, gerekirse başka topraklar, başka varlıklar elde etmek için.  

Devletler, zorunlu bir döngü sonucu kurulmuş; Dil ve inanç ekseninde ortaya çıkan kültürel ayrılık ve bu ayrılığın ürettiği çelişkiler kavgayı kızıştırmış ve devletler doğmuştur.

Peki, şimdi o devletler birer ölüm makinası gibi işliyorsa ne yapmak gerekiyor?

Kimisi yeryüzünde insanların bir devlete ihtiyacı olmadığını, devletsiz de yaşanabileceğini söylüyor. Yani bu durumda savaşı bitirmek için çözüm, dünya genelinde devletleri ortadan kaldırmakta!

Bu mümkün mü?

Bunun çözüm olmayacağını şöyle ispatlamak mümkün:

Devletleri ortadan kaldırsanız bile, kimsenin kontrol etmesinin mümkün olmadığı doğadaki ve toplumdaki çelişkilerden dolayı insanlar arası bitmeyen kavga yeniden dayanışma ihtiyacı üretir ve yeniden devlet kurdurtur!

Ve çıkan sonuç:

Ne devletler ortadan kalkar ne de devletsiz yaşam mümkün; insanlar arasında her türlü dayanışma olur ama gezegenin her karışında nihai barış, huzur ve bir arada olma dayanışması asla olmaz!

Savaşsız, sömürüsüz ve çevreye zarar vermeyen bir yaşam felsefesiyle devletin yerine komünal yaşamı çare olarak düşünenlerin, devleti olmayanlara devletsizliği önerenlerin biraz daha oturup insanın becerisi üzerine kafa yormasında fayda var. İnsan her şeyi becerir ama iyi olmayı beceremez!

Öyle ise devleti olmayanlara devletsziliği önermek ne kadar vicdani?

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar