
"Zaman değil, insan kendini unuttuğunda solar.O yüzden kendinize sadık kalın; ruhunuzun ritmine ayak uydurun, aynada gördüğünüz gözlere gülümseyin."
Bu dünyaya, başkaları sizi alkışlasın diye gelmediniz. Kimsenin sahnesinde figüran olmak için değil; kendi hikâyenizi yazmak, kendi sahnenizi kurmak için varsınız.
O yüzden kalbinizin fısıldadığına kulak verin… Çünkü her seçim, her adım, sizin elinizde bir fırça; hayatı renklendiren o renkleri siz seçersiniz.
Bırakın yargılar essin, bırakın tenkitler uçup gitsin; siz, olduğunuz halinizle kusursuz bir şiirsiniz.
Her tökezleme, bir ders; her gözyaşı, bir güç; her yalnızlık, bir özgürlük kapısı.
Zaman değil, insan kendini unuttuğunda solar. O yüzden kendinize sadık kalın; ruhunuzun ritmine ayak uydurun, aynada gördüğünüz gözlere gülümseyin.
Kalp dediğiniz bahçede, fırtınalar bile çiçek açtırır bazen.
Acıyı kucaklayın ki kökleriniz derinleşsin; sevinci paylaşın ki dallarınız göğe uzansın. Yeter ki içinizdeki ateş, rüzgârlara yenilmesin; Yeter ki umudunuz, karanlığın en koyusunda bile parlasın.
Çünkü kalbin ışığı sönerse, yolunu kaybedersiniz; ama yanarsa, geceler bile gündüze döner.
“Başarıya koşu” sandığınız yol, önce kendinize uzanan bir köprüdür. Küçük bir iyilik, yeni bir sayfa, sessiz bir zafer… Çünkü yol arkadaşları değişir, sevdikler gelir gider;
Ama siz, her sabah uyanan, her akşam yatan o tek sadık yoldaşısınız kendinize. Kendinize şefkat gösterdiğinizde, evren de size şefkatle döner. Kendinizi kucakladığınızda, taşlar bile yumuşar yolunuzda.
Bu yüzden;
Zincirleri kırın,
Yaralayanları affedin ama yanınıza almayın,
Ruhunuza yük olan ne varsa, bir nefeste bırakıverin…
Ve unutmayın:
Hayat, kendini bilenlerin kucağına düşer.
Siz kendinizi tanıdıkça, kapılar kendiliğinden açılır;
Kendinize dost oldukça, evren sizinle dost olur.
Nurettin Şimşek









































Yorum Yazın