--°Van
DOLAR49,63
EURO55,72
GRAM6.482
ÇEYREK10.620

Tuncer Bakırhan: Zaman, Kürt ulusal birliğini sağlama zamanıdır

Tuncer Bakırhan: Zaman, Kürt ulusal birliğini sağlama zamanıdır
Grup toplantısında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Kürt halkı ve dostları dünyanın her yerinde Rojava için itiraz etti, sokakları ve alanları doldurdu. Kürt halkı bu iradesiyle ulusal birlik ruhunu tarihte hiç olmadığı kadar yükseğe çıkarmıştır. Günlerdir alanlarda “Yêke yêke, gele Kurd yêke” sloganı artık ulusal birlik ruhunun ne kadar gerekli olduğunu gösteren bir bilince dönüşmüştür. Ve bu bilincin siyasi iradeye dönüşmesi için Kürt siyasetçilerine ve kurumlarına büyük bir sorumluluk düşmektedir. Zaman, yüz yıllık kölelik dayatmasına karşı yüz yıllık özgürlüğü kazandıracak Kürt ulusal birliğini sağlama zamanıdır. Şimdi tüm parti ve hareketler, sokakta, meydanda ortaya çıkan ulusal ruhu ulusal birlikle taçlanmalıdır." dedi.

VANMED HABER MERKEZİ - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme dair açıklamalarda bulundu.

Rojava'da Kürtlerin karşı karşıya kaldığı saldırılara değinen Bakırhan, "2026’da dünyanın birçok yerinde sarsıcı gelişmelere şahitlik ediyoruz. Özellikle Rojava’da Kürtleri ve bölgeyi ilgilendiren çok önemli günler yaşıyoruz. Halep’te Kürtlerin yaşadığı iki mahalleye yönelik başlayan saldırılar, katliama, zorla göçe ve kuşatmaya dönüştü." dedi.

Kürtlerin birlikte yaşadıkları halklara zor dönemlerde her zaman destek çıktıklarını ancak hak paylaşımına sıra geldiğinde saldırılara maruz kaldıklarını ifad e eden Bakırhan, "Bu saldırı dalgasına karşı dünyanın dört bir yanında Rojava’yla dayanışma eylemleri günlerdir devam ediyor. Ve bu eylemler beraberinde 'Kürtler neden itiraz ediyor, Kürtler ne istiyor?' sorularını da getirdi. Bu soruların cevabı son yüz yılda Kürtlerin inkârı üzerine kurulan siyasi düzende saklıdır. Kürtlerin itirazı yüzyıldır dayatılan yok saymaya ve statüsüzlüğe yöneliktir. Kürtler bugüne kadar bulundukları ülkelerin tarihinde; savaş, kriz, güvenlik tehdidi olduğunda yaşadıkları halklarla birlikte sahada omuz omuza durdular; bedel ödediler, direndiler ve sürekli dengeyi birlikte yaşadıkları halkların lehine değiştirdiler. Ama yeni bir düzen kurma vakti geldiğinde, aynı Kürt varlığı bir anda “stratejik tehdit ve siyasi yük” olarak görüldü ve ilan edildi. Dün can simidi denilen halk, ertesi gün tehdit odağı haline getirildi." ifadelerini kullandı.

"Sahada hayatını riske atıp masada yok sayılmaya itiraz ediyor"

Kürtlerin tarih boyunca devletler tarafından nasıl önce kullanılıp sonra yalnızlaştırıldıklarına örnekler veren Bakırkan, şöyle devam etti:

"Gelin zamanı geriye doğru saralım ve tarihsel kavşaklarda biraz dolaşalım: 1919–1922’de kurtuluş gücü olan Kürtler, 1923’te hukuk dışına itildi. 1937’de Sadabat ve 1955 Bağdat Paktları’nda devletlerin kendi çelişkilerini bir kenara bırakıp Kürt karşıtlığında nasıl birleştiğine şahit olduk. 1946 Mahabad Cumhuriyet deneyimi olsun, 1975 Cezayir Anlaşması olsun; bir halkın kaderinin nasıl pazarlık masalarına kurban edildiğini gördük. 1988 Enfal Soykırımı’na, Halepçe’ye giden yolun taşlarının “diplomatik sessizlikle” nasıl döşendiğini acı bir şekilde tecrübe ettik. 15 Şubat Uluslararası Komplosu’nun Kürt tasfiyesini nasıl hedeflediği hâlâ hafızalarımızdadır. Ve 2015 sonrası Suriye’de IŞİD çetelerine karşı insanlığı savunanların, yaşadıkları yerler işgal edilirken dünyanın nasıl Kürtleri yalnızlaştırdığını gördük. İşte bu tarihsel gerçeklerin son halkası 10 Ocak 2026 Paris Mutabakatı oldu. Paris Mutabakatı, yüz yıllık diplomatik terk edişin tekerrürüdür. Ama bir şey tekerrür etmedi: Kürtler bu riyakar döngüye hayır diyerek her yerde ayağa kalktı. Sahada hayatını riske atıp masada yok sayılmaya itiraz ediyor. Komplolar ve hileler bitsin diyor. Kürtler yaşadıkları devletlerde komplo kurbanları olarak değil, eşit yurttaş olarak yaşamak istiyor. Dilini konuşmak, kimliğini yaşamak, kültürünü korumak, varlığının tanınmasını görmek istiyor."

Kürt ulusak birliği vurgusu

Kürtlerin tarihten dersler çıkarması ve ukusal birliğini güçlendirmesi gerektiğini ifade eden Bakırhan, şunları söyledi:

"Bugün çok önemli iki dersle karşı karşıyayız. Birincisi: Kürtlerin diplomasi masalarında dışlanmasının ne Kürtlere ne de bölgeye kalıcı bir barış getirmediği dersidir. İkincisi ise şudur: Hangi halk olursa olsun bir halkın meşru taleplerini sürekli bastırmak veya görmezden gelmek, sorunu ortadan kaldırmıyor; tam tersine kuşaklar boyu süren bir çatışma sarmalı üretiyor. İşte bu yüzden, Suriye’de yok sayma, İran’da bastırma, Irak’ta boğma, Türkiye’de inkâr yüzyıllık paradigmanın güncel suretleridir. Dolayısıyla bugün tarihten dersler çıkarmalıyız. Kürt halkının ve ezilen halkların talepleri, ayrıcalık talebi değildir. Bunun için çözüm, bastırmada değil; karşılıklı saygı ve diyalog zeminindedir.

Suriye’de ilan edilen kademeli entegrasyon kapsamında sosyal, siyasal ve yerel hakların gözetilmesi demokratik dengeyi güçlendirecektir. Kalıcı ateşkesin sağlanması, baskıların durması ve nihayetinde insanların ölmemesi en önemli kazanımdır. Bu kapsamda, Afrin ve Serêkaniyê başta olmak üzere, yerinden edilenlerin en kısa sürede geri dönüşlerinin sağlanmasını diliyoruz. Kürtlerin idari statüsü ve anadilinde eğitim hakkı birleşik bir Suriye’nin de teminatıdır. Bu mutabakat bir başlangıçtır; bu mutabakatın demokratik ruhu tüm Suriye halklarına ve inançlarına yayılmalıdır. DEM Parti olarak bu anlaşmayı destekliyoruz. Uygulama aşamasında, müzakereyi büyüten, halkların iradesini koruyan ve Suriye'nin ortak geleceğine hizmet eden her adımın yanında olacağız.

6 Ocak’tan bu yana Rojava’da büyük bir insanlık direnişi sergileniyor. Dünya şu gerçeği net olarak anladı: Rojava Kürtlerin göz bebeğidir. Kürt halkı ve dostları dünyanın her yerinde Rojava için itiraz etti, sokakları ve alanları doldurdu. Kürt halkı bu iradesiyle Ulusal Birlik ruhunu tarihte hiç olmadığı kadar yükseğe çıkarmıştır. Günlerdir alanlarda “Yeke yeke, gele Kurd yeke” sloganı artık ulusal birlik ruhunun ne kadar gerekli olduğunu gösteren bir bilince dönüşmüştür. Ve bu bilincin siyasi iradeye dönüşmesi için Kürt siyasetçilerine ve kurumlarına büyük bir sorumluluk düşmektedir. Zaman, yüz yıllık kölelik dayatmasına karşı yüz yıllık özgürlüğü kazandıracak Kürt Ulusal Birliğini sağlama zamanıdır. Şimdi tüm parti ve hareketler, sokakta, meydanda ortaya çıkan ulusal ruhu ulusal birlikle taçlanmalıdır."

 


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Van, EMITT Fuarı'na hazırÖnceki Haber

Van, EMITT Fuarı'na hazır

Van TSO: Van'da 4 stratejik yatırım alanı desteklenecekSonraki Haber

Van TSO: Van'da 4 stratejik yatırım alan...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar