
Yazar Oya Baydar, yeni başlatılan süreçle ilgili olarak "Devlet Bahçeli'nin tavrı, konuşmaları, önerileri çok şaşırtıcı, çok olumlu; bu tamam. Ama Bahçeli, devletin sesidir. Devletin zihniyeti değişmedikçe, Kürt halkının hak ve eşit yurttaşlık talepleri "beka sorunu" sayılmaktan vazgeçilmedikçe, değişenin günün koşullarının ve bölgedeki sorunların zorlaması nedeniyle taktik-stratejik hamleler olduğu görüşündeyim." dedi.
VANMED HABER MERKEZİ - T24 yazarı İbrahim Dizman, yazar Oya Baydar ile son yaşanan siyasi gelişmelerle ilgili kapsamlı bir söyleşi gerçekleştirdi. Dizman, Devlet Bahçeli'nin girişimleriyle başlatılan yeni süreci de sordu.
"Kürtlerin bunca yıldır kan, can, bunca acı pahasına sürdürdükleri hak ve özgürlük mücadelesi açısından kuşkuluyum"
Baydar, "Tam bu noktada, son bir yıldır yaşanan yeni çözüm süreci hakkındaki görüşünüzü sormak istiyorum. Son bir yıldır Kürt meselesinde herkesi şaşırtan, beklenmedik ve umut verici adımlar atılıyor. Sizce nihayet bu defa barış gelecek mi?" şeklindeki soruya şu cevabı verdi:
"Ne yazık ki pek umutlu değilim. Siyasi iktidarlar değişse de devletin değişmediğini; demokratik bir dönüşüm geçirmediğini; olsa olsa günün koşullarına göre taktik/stratejik U dönüşler gerçekleştirildiğini düşünüyorum. Bu da beni süreç konusunda kötümserleştiriyor. Kürtlerin bunca yıldır kan, can, bunca acı pahasına sürdürdükleri hak ve özgürlük mücadelesi açısından kuşkuluyum. Ben genelde kötümserimdir. İnşallah haksız çıkarım."
Dizman'ın devamında sorduğu, "Az önceki değerlendirmenizi, o bölgeyi anlatan son romanınızda Hatırlamanın ve Unutuşun Kitabı'nda, bugünü görür gibi şöyle belirtmiştiniz: "Bu topraklarda geçmiş, tarih olmaz. Hep yeniden tekrarlanır. Kuşaklar boyunca o tarihin çizdiği kaderleri yaşarız." Sizce bu değişmiyor mu, devam mı ediyor?" şeklindeki soruya ise Baydar'ın cevabı şöyle oldu:
"Ben henüz değişmediğini düşünüyorum. Devlet Bahçeli'nin tavrı, konuşmaları, önerileri çok şaşırtıcı, çok olumlu; bu tamam. Ama Bahçeli, devletin sesidir. Devletin zihniyeti değişmedikçe, Kürt halkının hak ve eşit yurttaşlık talepleri "beka sorunu" sayılmaktan vazgeçilmedikçe, değişenin günün koşullarının ve bölgedeki sorunların zorlaması nedeniyle taktik-stratejik hamleler olduğu görüşündeyim. Sürecin mimarlarının sürekli olarak Kürt sorunu yoktur dediklerini ve sürecin adını da baştan beri terörle mücadele koyduklarını, ötesine geçilmemesi gerektiğini de sürekli tekrarladıklarını unutmayalım."
"Özgür Özel demokrat bir kişilik, Kürt meselesinde de hakkı yeniyor bence"
Baydar, Kürtlerle ilgili meselelerde eski CHP-yeni CHP karşılaştırması da yaparak, "Eski CHP'ye, belirttiğiniz gibi eleştirilerim vardı. 2023 seçimlerine kadar da oy vermişliğim yoktur. Özgür Özel yönetimindeki CHP'nin ise devlet partisi olmaktan uzaklaşmaya, halkın partisi olmaya çalıştığını düşünüyorum. Nasıl ve ne kadar sürdürür bilemem ama CHP'ye biçilen Ankara'da oturan uslu muhalefet rolüne râzı olmadığını ve partiyi dönüştürmeye çabaladığını gözlemliyorum. Özgür Özel demokrat bir kişilik, Kürt meselesinde de hakkı yeniyor bence. Partinin başına geçtiğinden beri Kürt siyasî hareketiyle kurduğu ilişki, kayyımlar konusundaki tavrı, eşit yurttaşlık vurgusu, "tek bir Kürt bile sorunum var diyorsa Kürt sorunu vardır," veya Kürt halkına hitaben "Size bir devlet vaat ediyorum" sözleri yabana atılacak çıkışlar değildi. Az önce Devlet Bahçeli'nin devletin sesi olduğunu söylemiştim. Onun Özgür Özel hakkında, CHP hakkında söylediklerine bir bakın, CHP'nin - kapatılma davaları dahil- karşı karşıya bulunduğu yargı saldırısına bakın…. Önümüzdeki günlerde bunun partiyi kapatmaya, ya da Özgür Özel çizgisini bir şekilde geriletmeye kadar varabileceğini düşünüyorum. İnşallah yanılıyorumdur." ifadelerini kullandı.













































Yorum Yazın