--°Van
DOLAR49,74
EURO55,83
GRAM6.422
ÇEYREK10.619

Misbah ERATİLLA yazdı: Uyumayan Şehirler (4)

Misbah ERATİLLA yazdı: Uyumayan Şehirler (4)
Misbah ERATİLLA yazdı: Uyumayan Şehirler (4) haberine ait detaylar

Vanmed Haber Merkezi - Eğitimci-yazar Misbah Eratilla'nın yıllar önce gerçekleştirdiği umre ziyaretine ilişkin gözlem ve anılarını aktardığı yazısının üçücü bölümünü dün yayınlamıştık. Bugün de dördüncü bölümle devam ediyoruz.  Eratilla, bu bölümde de bir filmi andıran gezisine ilginç gözlem ve serüvenlerle devam ediyor...

(...)Medine’deki otelimizden saat 12.00’da ayrıldık. Mekke’ye yolculuk için bedenen ve kalben hazırdık.

Peygamberimizin (asm)) doğumuyla şereflenen şehre gidiyorduk. Otobüsümüz Mekke yolculuğu için otelin önünde bizi bekliyordu. Beş gündür rüyalarımı süsleyen Kâbe’ye artık gidiyorduk.

Tur rehberimiz Ali Hoca mikrofonu eline aldı. Duâlar okuyarak umrenin fazileti hakkında bilgiler verdi. Hep birlikte boğazımız kuruyana kadar dualar okuduk. Otobüsümüz yol aldıkça Medine, Mekke arasındaki zor hayat şartları karşısında hayretimi gizleyemiyordum. Böyle bir yer olacağını tahmin edememiştim. Hiç görmediğim volkanik taşlar ve kararmış kirli bir toprak... Saatler boyunca bir avuç normal toprak dahi göremedim. Kilometrelerce gidilen yol boyunca gördüğüm tek alan yeşil bir hurma bahçesi oldu. Sıcaklık, gizli bir fırın gibi otobüs kapısı açılınca içeri saldırıyordu. Nihayet gözlerim çölün ortasında birkaç canlı gördü. Uzaktan uzağa çölün ortasında deve çiftlikleri görünüyordu. Çiftliğin ortasında üstü kıl çadırlarla örtülü mekânları filmlerde görmüştüm. Kıl çadır içindeki hayatı merak ediyordum. Bu zor şartlarda insanlar nasıl yaşıyorlardı. Yol boyunca karanlık ve sıkıntılı tünellerden geçer gibi otobüsümüz yol alıyordu.

Duble yollar hiç de gördüğüm duble yollara benzemiyordu. Sıradan yollar gibiydiler. Tozlu, kumlu hava otobüsümüzün görüş mesafesini azaltmıştı. Yol levhalarında anladığımız kadarıyla Mekke’ye varmamıza az kalmıştı.

Mekke’nin ışıklı caddelerinde otobüsümüz hızla yol alıyordu. Bizler bir an önce Kâbe’yi görmek için etrafımıza bakınıyorduk. Gözlerimizle etrafı tarıyorduk. Koca koca çok katlı oteller gökyüzüne uzandıkça hiçbir yer görünmüyordu. Uzaktan uzağa bazı minarelerin ışıkları görünüyordu.

Nihayet rehberimiz eşliğinde kalacağımız otele vardık. İlk umre, ilk Kâbe ziyaretimiz gerçekleşecekti. Yaşanacak gerçeklerle, hayallerimizde yer tutan bilgiler yüzleşecekti. 

Tekbirler, dualar ve hızlı adımlarla Kâbe’ye doğru daha da hızlanarak yürüyorduk. 97. kapıdan Mescit-i Haram’a adım attık. Caminin içi ihramlı insanlarla kaynıyordu. Yüzlerde hedefe kilitlenmiş bir heyecan okunuyordu. Kılınan her namazın yüz bin sevap değerinde olması yaşanan sıkıntılar hoş karşılanmasına sebep oluyordu. Herkeste sabır birinci öncelik olmuştu.  İnsanlar buğday çuvalındaki taneler gibi birbirine yakındı ve kimse halinden şikâyetçi değildi. Kâbe hâlâ görünürde yoktu. Karşımıza iki yol çıktı. Rehberimizle sağ tarafa doğru yürüyen merdivenle aşağıya doğru indik. Burası inşaat makineleri ile doluydu. Çevreyi genişletme çalışması 24 saat aralıksız sürüyordu. Üstü kapalı bir geçitten sol tarafa dönerek yola devam ettik.

Devam edecek...


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Türkiye'de 59 kişi hayatını kaybettiÖnceki Haber

Türkiye'de 59 kişi hayatını kaybetti

Galatasaray farklı yenildi; Rövanş karşılaşması ne zaman?Sonraki Haber

Galatasaray farklı yenildi; Rövanş karşı...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar