
İran'ın Kürdistan Bölgesi'ne ve Peşmerge kamplarına yönelik saldırıları ile Süleymaniye'de yaralı Peşmergelerin karşılaştığı muamele Kürdistani partiler tarafından kınandı.
VANMED HABER MERKEZİ - Diyarbakır'da bir araya gelen Kürdistani partiler ve tanınmış şahsiyetler, İran'ın Kürdistan Bölgesi'ne ve Peşmerge kamplarına yönelik saldırılarını kınadı. Süleymaniye'deki tutum da ayıplandı.
Ortak açıklamada şöyle denildi:
“İran Devletinin Saldırılarını Protesto Ediyoruz
Değerli basın mensupları, siyasetçiler ve aydınlar, onurlu halkımız;
Bugün burada, Doğu Kürdistanlı peşmerge kardeşlerimizin ve tüm Kürdistan şehitlerinin yasını tutuyoruz. Bu yasımızda, ulusal ve Kürdistani bir bilinçle, şehitlerimize, onların davalarına ve mücadelelerine sahip çıkıyor; işgalci İran Devleti’nin ve ona bağlı terörist güçlerin saldırılarını şiddetle protesto ediyoruz.
ABD/İsrail ile İran arasında şu an bir ateşkes bulunmasına rağmen, İran Devleti ve ona bağlı terörist güçler, Güney Kürdistan’a ve Güney Kürdistan'daki sivil kamplara (Rojhilatlı sivillerin yaşadığı kamplara) yönelik saldırılarını hâlâ sürdürmektedir.
Bu son saldırılar sonucunda Kürdistan Emekçiler Topluluğu peşmergesi Xezal Mawlan ile Kürdistan Demokrat Partisi-İran (PDK-İ) peşmergeleri Nada Miri, Samira Allayari ve Şahin Azerberzin şehit düşmüş, bazı peşmergeler de yaralanmıştır. Daha önceki saldırılarda da Kürdistan Özgürlük Partisi (PAK) peşmergesi şehit düşmüştü.
Süleymaniye’de Kürdistan Emekçiler Topluluğu’nun sivil kamplarına yapılan saldırıda kadın peşmerge Xezal Mawlan yaralanmıştı. Ne yazık ki Süleymaniye’deki bazı hastaneler onun yaralı bedenini kabul etmemiş, tedavisini reddetmiş ve bu tutum sonucunda Xezal Mawlan şehit düşmüştür. Bu utanç bununla da sınırlı kalmamış; Süleymaniye’deki bazı camiler de şehit Xezal’ın naaşının camilerinde yıkanmasına izin vermemiştir. Süleymaniye’deki Kürt bir şahsiyet, naaşı kendi evinde yıkatmıştır.
Süleymaniye hastanelerinin bu tutumu, her şeyden önce insanlığa karşı bir suçtur; Kürt örf, adet ve kültürüne aykırıdır; İslam inancına karşıdır; Kürt milletinin davasına karşı bir suçtur ve Kürdistan halkının düşmanlarına, işgalcilerine hizmet etmektedir.
Kuşkusuz, bu tutumu sergileyen o hastaneler ve camiler, şimdiden dünyadaki tüm Kürtlerin ve Kürdistanlıların kalbinde, bilincinde ve vicdanında mahkûm edilmişlerdir. Ancak Kürdistan Bölge Hükümeti ve ilgili bakanlıklar, bu hastane ve camilerin sorumluları hakkında derhal yasal işlem başlatmalıdırlar.
Süleymaniye’deki hastane ve camilerin bu utanç verici tavrını şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz. Aynı zamanda İran Devleti’nin, ona bağlı terörist güçlerin saldırılarını ve Kürdistan peşmergelerinin şehit edilmesini de şiddetle kınıyoruz.
Uluslararası kurumların ve egemen devletlerin tutumsuzluğunu ve sessizliğini de sert bir biçimde protesto ediyoruz.
Ulusal bilinç ve sorumluluğumuzla, şehit ailelerine, Kürdistan Emekçiler Topluluğu ve PDK-İran’ın yönetim ve üyelerine ve tüm halkımıza başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Doğu ve Güney Kürdistanlı kardeşlerimizin yanındayız.
Birleşmiş Milletler’e, Irak’taki koalisyon güçlerine ve Bağdat hükümetine, İran Devletinin ve ona bağlı terörist güçlerin saldırılarının önüne geçilmesi için çağrıda bulunuyoruz.
Hiçbir saldırı ve katliam, bugüne kadar Kürt milletinin özgürlük ve bağımsızlık mücadelesinin önünü kesememiştir; bugünden sonra da Kürdistan’ın dört parçasındaki halkımızın mücadelesini engelleyemeyecektir.
Pêlkurd, Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK), Kürdistan Yurtseverler Partisi (PWK) , Kürdistan Vejin Hareketi (Vejîn) Ve Bağımsız Şahsiyetler”
Foto: Maşallah Dekak - Rûdaw









































Yorum Yazın