
Haber Merkezi - Van Çevre Tarihi Esreleri Koruma Araştırma ve Geliştirme Derneği (Van Çev-Der) tarafından, Dünya Çevre Günü Dolayısıyla yapılan açıklamada, ‘Van Gölü Koruma Kanunu’ talebi dile getirildi.Van Çev-Der tarafından 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla dernek binasında basın açıklaması yapıldı.Dernek yöneticilerinden Bazi Aslan ile Arzu Dinçer’in de hazır bulunduğu açıklamayı derneğin Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kalçık, yaptı.Günün tarihçesine ve kapsamına ilişkin bilgi veren Kalçık, “Birleşmiş Milletler tarafından 1972 yılında İsveç'in başkenti Stockholm’de 133 ülkenin katılımı ile düzenlenen zirvede, 5 Haziran gününü Dünya Çevre Günü olması oybirliği ile kabul edildi. Kabul edilişinden bu yana çevre sorunlarına kamuoyunun dikkatini çekmek amacıyla dünya genelinde çeşitli etkinlikler düzenlenmeye başlandı. Bu çerçevede 2006 yılı Dünya Çevre Günü'nün ana teması ‘Çöller ve Çölleşme’ sloganı da ‘Kurak Alanlar Çölleşmesin’ şeklinde belirlendi.” dedi.Van’ın çevre sorunlarıVan’da çevreyle ilgili yaşanan sorunlara dikkat çeken Kalçık, şöyle devam etti:“İlimizde özellikle hızlı ve çarpık kentleşme çevresel sorunları önemli boyutlara taşımaktadır. Coğrafi yapısı nedeniyle doğa harikası olan 1726 rakımdaki Van Denizi ilimiz ve bölgemiz için en büyük turizm getirisi ve istihdam kaynağıdır. 450 km sınırı olan ve her metresinde ayrı güzellik taşıyan bu değeri maalesef yeterince koruyamamaktayız. Kıyılar doldurularak kıyıların kullanımına engel olunmaktadır. Yine makam sahiplerinin yetkililerini kullanarak veya yasayı ihlal ederek (3621 sayılı yasa) kıyıları kendilerinin ya da ailelerinin dinlenme ve eğlence alanı olarak kullanmaktadırlar. Yasaların moloz, tel, çit, dahi çekilmeyeceğini söylemesine rağmen bu alanların keyfi kullanıldığı görülmektedir.”Koruma Kanunu çıkmalıVan Gölü’nün ve havzanın bir koruma kanununa ihtiyaç duyduğunu ifade eden Kalçık, şu önerilerde bulundu:“Van Denizinin yatırıma dönüşmesi, turizme açılması, içinde bulunan tüm değerlerin korunması gerekmektedir. Yaklaşık 1 milyon 200 bin insanın yaşadığı Van Denizi havzasının kanalizasyonlarının biyolojik arıtma yapılarak atıklar enerjiye dönüştürülmelidir. Hükümet tarafından Van Gölü Koruma Kanunu çıkarılmalıdır. 3621 Sayılı Kanun gereğince tüm sahiller, vatandaşlara açılarak 100 metrelik kıyı kenar çizgisine uyulmalı, kaçak yapıların önüne geçilmelidir. Piknik alanlarında çevre bilinci oluşturulmalı. İlimizin trafik kaynaklı kirliliğine bir an önce çözüm bulunmalı. İlimizin imar sorunundan kaynaklı sorunların giderilerek, yeşil alanlar ve yollar korunmalıdır.Van Balığı korunmalıYaklaşık 15 bin ailenin ekmek kazandığı balık konusuna da değinen Kalçık, şunları kaydetti:“Van balığının korunmasıyla ilgili özellikle üreme dönemine hassasiyet gösterilmeli. Su kaynakları kirletilmemeli, yapılan ya da yapılacak HES’lerden vazgeçilmeli. HES’lerin yerine güneş enerjisine geçilmelidir. Yeşil alanlar yetersizdir, kişi başına düşen yeşil alan 15 metrekare olması gerekirken şu an 2 metrekarenin altına düşmüştür. Sazlıkların tahrip edilmesi, yakılması, dolgu yapılması, imara ve tarıma açılmasının önüne geçilmelidir. İskele parkı yıkılarak ağaçlar kesilmiş, hafriyata çevrilen parka 3 yıldır hiçbir işlem yapılmadan bekletilmektedir. Eski Van şehri (tuşba) Horhor bahçesi, Yedi kilise, Toprakkale vb yerler yok olmayla karşı karşıya kalmakta yeterli önlem alınmamaktadır.”Mehmet GÜLER-VanMed












































Yorum Yazın