
Adil Harmancı yazdı...
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin PKK lideri Abdullah Öcalan’a yaptığı çağrıyla başlayan yeni süreçle ilgili her kesimin şöyle ya da böyle kuşkuları ve itirazları var.
Ne kadar samimidirler söylediklerinde yoksa bu bir oy kapma stratejisi midir bilmiyorum ama MHP dışındaki milliyetçi partiler süreci “ihanet projesi” olarak nitelendiriyor.
CHP, elden geldiğince olup bitene mesafeli duruyor; “çözeceğinize inanmıyorum, ancak ben çözerim” diyor iktidara.
Yüz yıldır sorunu kangren haline getiren ve çözüm için bugüne dek kılını kıpırdatmayan bir parti bundan sonra neyi çözecek ama CHP cephesinden ifade edilenler böyle.
DEM Parti, sorunu Kürt sorunundan çok Öcalan sorununa dönüştürmüş durumda, temel tartışma şimdi Öcalan’a ev ve statü üzerine.
Buna tepki gösteren diğer Kürt siyasal hareketleri eleştiri oklarını DEM Parti’ye çeviriyorlar:
“Kürt halkının sorunu kişiye ya da bir örgüte indirgenemez” diyorlar.
Bu aynı zamanda DEM Parti içinde de önemli oranda dillendirilen bir konu. Ve sürece en fazla kuşkuyla yaklaşan DEM Parti’nin tabanı.
DEM Parti tabanından gelen itirazlar şöyle ifade ediliyor:
*Süreç üzerinden bir yıldan fazla zaman geçti, PKK kendini feshetti, iktidar tek adım dahi atmadı.
*En azından kayyum meselesi çözülebilirdi.
*Mahkeme kararına rağmen Demirtaş tahliye edilmedi.
*Her konuda Bahçeli’yi dinleyen Erdoğan neden “Ahmetler makama” dediğinde bu sözün gereğini yapmadı?
*Amaç sadece PKK’nin elindeki silahı almak mıdır?
*Süreç Kürt sorununu çözmekten çok devletin güvenliğini sağlama almak gibi görünüyor.
*Bahçeli’nin çıkışı konjonktüreldir.
*Bahçeli İran ve Suriye’yi örnek vererek her defasında rakiplerine “şimdi anladınız mı süreci neden başlattık” derken ne demek istiyor?
Ve işin en önemli boyutu, DEM Parti tabanı “yasal adım” söylemini Kürt sorununda atılacak adım olarak anlıyor.
Bu kuşku ve itirazlara karşılık özellikle Bahçeli hazırlıklı görünüyor. Her hafta “yasal adımlar atılacak” diyerek ortamı sakinleştirmeyi başarıyor.
Peki, Bahçeli’nin “yasal adım” dediği nedir? “Şimdi anladınız mı süreci neden başlattık” diyen bir Bahçeli, sizce nasıl adımlar öngörebilir?
Hiç kuşku yok ki kendisine “hain” dedirtmeyecek adımlar olacak bu adımlar. Basit, sıradan ve tamamen örgütle ilgili.
O da infaz yasasında yapılacak değişiklikler. Örgüt mensuplarına kolaylıklar sağlanacak. Hapiste olanlar, dağda olanlar ve sürgünde, Avrupa’da olanlar için.
Hapistekinin dışarı çıkması, dağdakinin inmesi, Avrupa’dakinin dönmesi sağlanacak. Öcalan için “en iyi yol” ne ise o devreye alınacak.
Kayyumlar görevden alınacak. Ahmetler makama geçecek. Demirtaşlar ve Figenler serbest kalacak.
Nokta.
Peki, esasen DEM Parti tabanının beklentisi ne bu süreçten?
Örgütle ilgili olduğu kadar Kürt sorunuyla ilgili de yasal adımlar... İstedikleri bu.
Şimdi o adımları sıralayalım o zaman, Bahçeli, bunun altından kalkabilecek mi bakalım?
*Anayasada Kürt varlığı kabul edilecek.
*Kürtçe ikinci resmi dil ilan edilecek.
*Anadilde eğitim anayasal hak olarak belirlenecek.
*Kürtler, çoğunlukta olduğu illerde yerel yöneticilerini kendileri seçecek, Ankara’dan atama olmayacak.
*Özerk yerel yönetimler oluşturulacak.
*Bu özerk yönetimler gelirden pay alacak.
Peki, DEM Parti tabanı bunların tümünü bir anda mı istiyor? Hayır. “Samimiyet adına en azından bir-iki tanesini görmek istiyoruz” diyorlar.
“Suriye’de olanlar ortada iken buna Türkiye’de kim cesaret eder” diye de kuşku belirtmekten geri durmuyor DEM Parti tabanı.
Ve DEM Parti tabanından noktayı koyan soru:
Kürt sorunu çözülmeyecekse bu kadar can kaybı boşuna mıydı?
Umarım Devlet Bahçeli DEM Parti’nin bir türlü dile getiremediği ama tabanının her yerde dillendirdiği adımlardan en azından birini iktidara attırır da yanıltır herkesi.
Yoksa hakikaten bu sürecin adı sadece “Terörsüz Türkiye” yani “PKK’siz Türkiye” olarak tarihe geçecek.













































Yorum Yazın