
MHP lideri Devlet Bahçeli, yaptığı yazılı açıklamada, Suriye'deki gelişmelere değindi. İsrail'i "haydut devlet" olarak niteleyen Bahçeli, Rojavalı Kürtlere İmralı çağrısına uymaları çağrısı yaptı.
VANMED HABER MERKEZİ - Bahçeli'nin yaptığı açıklamanın ilgili bölümü şöyle:
"Bir grup PKK’lının 11 Temmuz’da silahları yakmasının üzerinden çok geçmeden İsrail’in komşu ülke Suriye Arap Cumhuriyeti’nin pamuk ipliğine bağlı halde bulunan huzur ve barış ortamına doğrudan saldırması asla tesadüf değildir.
Üstelik PYD/YPG’nin Şam yönetimiyle imzalanan 10 Mart 2025 tarihli mutabakat zaptının uygulama safhasına geçilmesine ayak diremesi, verilmiş sözlerin tutulmasına yanaşmaması İsrail saldırısıyla aynı kümede ele alınması gereken maksatlı ve marazi bir açmazdır.
Suriye’nin güneyinde Dürzilerle Arap aşiretler arasında fitne yayan, karışıklıktan istifadeyle Şam’ı bombalayan İsrail’in terör örgütlerinden daha aşağı bir seviyeye indiği açıktır.
Siyonist vandallık terörsüz Türkiye ve bölge hedefine sabotaj yapmış, Suriye’nin güneyi-kuzeyi boyunca planlanan kaos koridorunu silah zoruyla inşa etmek için vahşet sarmalını genişletmiştir.
Suriye Arap Cumhuriyeti’nin siyasi ve toprak bütünlüğü ülkemiz açısından ihlali ve inkarı düşünülemeyecek ilkesel tutum ve politikasıdır.
İsrail’in sözde “Davut Koridoru”yla nereye ulaşmak istediği, bu suretle Anadolu sınırlarına dayanmak ve sonrasında da tutunmak için her türlü alçaklıktan istifadeye teşne olduğu her türlü izahtan varestedir.
İsrail işbirlikçisi malum bir Dürzi şeyhinin bu yöndeki beklenti ve talebi de son derece tehdit içermektedir.
Çatışmaların merkezinde yer alan Suveyda’dan kuzeye açılacak koridor şeytan koridorudur, Suriye’nin bölünmesidir, Türkiye’nin hedef alınmasıdır.
PYD/YPG terör örgütünün Siyonist tuzağa kapılmadan, maksimalist heveslere aldanmadan 27 Şubat İmralı çağrısına müzahir hareket etmesi de en azından kendi hayrına olacaktır.
M.Ö.3000’den buyana coğrafyamıza zehir katan, artan şiddet ve ölçekte huzursuzluk çıkartan Siyonizm’in böyle giderse mazlum milletleri müdafaa onurunu asırlar boyunca vicdanında taşıyan Türk milletiyle karşı karşıya gelmesi mukadderdir.
Suriye’nin yaklaşık 400 kilometrekare toprağı İsrail’in işgaliyle gasp edilmiştir.
Haydut devlet İsrail bu topraklar üstünde 10 askeri üs kurmuştur.
İsrail bölgemizin ve dünya barışının bir numaralı istikrarsızlık mihrakıdır.
ABD’nin adil, hakkaniyetli ve dengeli bir politikayla bölgesel barış ve huzura destek olması, İsrail’in arkasından çekilmesi artık bir adalet ve insanlık gereğidir.
Bunlar oluyorken Birleşmiş Milletler acz içindedir.
Bundan daha fazlası kuruluş amaç ve fonksiyonunu kaybettiği gibi Güvenlik Konseyi de sadece top çevirmekle meşguldür.
Meselenin daha acıklı yanı ise Birleşmiş Milletler fiilen yok hükmündedir.
Siyonizm’e ve emperyalizme mızraklık yapanlar küresel adalet ve vicdan karşısında hak ettiklerini bulacaklardır.
İsrail durdurulmalıdır, İsrail pişman edilmelidir, İsrail bedel ödemelidir.
Bunun ne şekilde olacağını, yol ve yöntemlerinin nasıl sağlanacağını Türk devlet aklı en etkili biçimde temin edecek kuvvet ve muktedirliğe haizdir.
Tehlikelerin bu denli sivrildiği bir dönemde Sayın Cumhurbaşkanımızın Kızılcahamam Kampı’ndaki tarihi çıkışını gölgelemek isteyenler şayet cahil değilse bilinmesini isterim ki dış bağlantılı mankurtlardır.
Mensubiyet onurumuzun adresi Türk milletidir.
İslam ümmetine dahil olduğumuz bir başka tarihi ve itikadı gerçektir.
Merhum düşünürümüz Ziya Gökalp’in dediği üzere “Türk milletindeniz, İslam ümmetindeniz.”
Türk-Kürt ve Arapların varlık ve birliklerine sahip çıkmaları; Siyonist ve emperyalist komplo ve kumpasa direne direne zalim oyunları bozmaları Türk-İslam aleminin altın çağını, yeryüzü cennetini ihata ve ihya edecektir."













































Yorum Yazın