--°Van
DOLAR49,63
EURO55,83
GRAM6.461
ÇEYREK10.619

Ali Biçer yazdı: Şair Emir Ali Yağan...

Ali Biçer yazdı: Şair Emir Ali Yağan...
"(...)Emir Ali Yağan’ ı Aydın Cezaevinde tanıdım. O zaman benim “Newroz Çiçekleri “adli şiir kitabım çıkmıştı. O da ilk şiir kitabı olan “Urmiye Mavisi” ni çıkarmaya çalışıyordu. Karşı koğuşlarda kalıyorduk, aynı havalandırmayı paylaşıyorduk. Bazen havalandırmada beraber volta atar şiir üzerinde konuşurduk. 12 Eylül öncesi devrimcileri şiiri, edebiyatı, sanatı çok sevdikleri halde içlerinde biri böyle bir girişime kalkıştığında küçümserlerdi. O dönem en büyük sanatçı devrimci ve en büyük sanat da devrim olarak görülüyordu doğal olarak. Bu durum cezaevlerinde de etkisini sürdürdü. Neredeyse herkes şiir yazdığı halde çok azı cesaret edip ben şiir yazıyorum derdi. Emir Ali daha şiir kitabını çıkarmadan ben şiir yazıyorum diyordu. Ben şiir yazıyorum diye meydan okuyanlar daha sonra şair oldu."

ŞAİR EMİR ALİ YAĞAN VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Emir Ali Yağan’ ı Aydın Cezaevinde tanıdım. O zaman benim “Newroz Çiçekleri “adli şiir kitabım çıkmıştı. O da ilk şiir kitabı olan “Urmiye Mavisi” ni çıkarmaya çalışıyordu. Karşı koğuşlarda kalıyorduk, aynı havalandırmayı paylaşıyorduk. Bazen havalandırmada beraber volta atar şiir üzerinde konuşurduk. 12 Eylül öncesi devrimcileri şiiri, edebiyatı, sanatı çok sevdikleri halde içlerinde biri böyle bir girişime kalkıştığında küçümserlerdi. O dönem en büyük sanatçı devrimci ve en büyük sanat da devrim olarak görülüyordu doğal olarak. Bu durum cezaevlerinde de etkisini sürdürdü. Neredeyse herkes şiir yazdığı halde çok azı cesaret edip ben şiir yazıyorum derdi. Emir Ali daha şiir kitabını çıkarmadan ben şiir yazıyorum diyordu. Ben şiir yazıyorum diye meydan okuyanlar daha sonra şair oldu.

Sağ olsunlar, sol sosyal medya Mehmet Çetin’in de olduğu gibi Emir Ali Yağan’a sahip çıktı.

Emir Ali Yağan’ın arkasında birçok paylaşımlar yapıldı. Ama bilinçli ya da bilinçsiz birçok kişi “Dersimli şair “dedi. Özellikle bu tanıma katılmıyorum. Eskiden Ankara ya da İstanbul Radyolarında Anakara radyo sanatçısı, İstanbul radyo sanatçısı derken bazıları için de mahalli sanatçı denirdi. Yani ülke genelini ya da dünyayı değil belli bir bölge için sanatını icra eden kişiyi belirtmek için söylerlerdi. Emir Ali ‘ye “Dersimli şair” diyenler demek istiyorlar ki o ulusal evrensel bir şair değil bölgeseldir.

12 Eylül sonrası cezaevinde olan devrimciler kendi şairini çıkarıp kendi şiirini yazınca, Türk medyası, Türk şairler hemen bu şairler ile arasına bir sınır koydular. Şair demek yerine” cezaevi şairleri” dediler. F. Uzel ile H.İ. Özcan in 1992 de hazırladıkları “1980-1990, Cezaevi Şiir Antolojisi” için benim ile yapılan kısa bir röportajda şöyle demişim. “Genel olarak, içerideki şair arkadaşların içeride şair olduğu düşüncesi egemendir. Bu anlayış bilinçli yaratıldı. Yani bizleri şair yapan şiir sevgimiz, şiir yetimiz, şiir mayamız ve estetik değer için harcadığımız emek değil de içeride oluşumumuzun doğal sonucu olan özlerimiz, acılarımız, ezikliklerimi ve Duygusal değerlermiş gibi bir atmosfer oluşturuldu”

Yazar ve şairi kısacası sanatçıyı genelde koparıp özele yani dünyada koparıp bölgeye mahalleye ya da bir guruba indirmek bir küçümseme olayıdır.

Antolojide tam 42 şairin şiiri vardı. Bunlardan biri de Emir Ali Yağan’dı

Emir Ali ne tek başına “Cezaevi şairi “, ne Zazacı, ne de Dersimliydi. O bir Zaza, Kürt, Türk ve dünya şairiydi. Kısacası o bir şairdi.

Hem Mehmet Çetin hem de Emir Ali Yağan bir bölgeye sığmayacakları kadar büyük şairlerdir.

Her ikisini yaptığı çok iyi bir şeyde vardı; oda Türkçe ile başladıkları şiir serüvenlerini anadilleri olan Zaza’ca ile sürdürmüş olumlarıdır

Dersim yani kendi kültürüne inip Zaza’ca yazmaları onları bölgeselleştirmedi tam tersine Dersim kültür ve dili üzerinde evrenselleştiler. Her ikisi de sadece kültürel değil estetik boyut acısından da evrenselliği yakaladılar. Özellikle Emir Ali‘nin son yıllarda genel anlamda Kürt kültürüne yöneldiği bilinmektedir. Zaten ilk kitabinin adının “Ürmiye Mavisi “olması, onun hiçbir zaman bölgecilik yapmadığını göstermektedir.

M. Oruçoğlu; Mehmet Çetin ve Emir Ali Yağan için “Doğdukları ev müze yapılsın “demiştir.

M. Oruçoğlu’nun bu düşüncesine katılıyorum ama hangimizin doğduğu ev yerinde duruyor ki onların doğduğu ev yerinde dursun. Bunun için bence doğru öneri;” Mehmet Çetin ve Emir Ali Yağan “adı altında ya da bütün Dersim doğumlu şairleri bir çatı altında toplayacak, Dersim merkezinde, dersim belediyesi tarafından bir şiir müzesinin açılması. Kendi delisinin heykelini diken Dersimlilerin kendi şairlerine de sahip çıkacaklarında eminim.

Emir Ali ile zaman zaman karşılaşıyordum. Hiçbir zaman çok samimi olmadık. Karekter farklılığımızdan çok, sanırım bu da “sol kominizimin bir çocukluk hastalığından kaynaklandı. “Herkes eski geleneğinde olan insanlarla daha çok samimi oluyor. Hatırlıyorum bir buşmamızda , “devrimciler ve çocukları” konusunu konuşmuştuk. Bir bir buçuk yıl önce istanbul’da Mefisto kitap evinde kaşılaştık. Oturup bir kahve içtik. Eski dostlarla insan karşılaşınca genellikle anılara, eski günlere gider. Emir Ali ile öyle olmadı. Hasatalığında kısa bir söz etti, ciddi bir şey değilmişçesine üzüerinde çok durmadı. Hemen şiir ve kitaplar üzerine konuşmaya başaldık. Neler yaptığımızı, neler yapabileceğimizi konuştuk. O daha orada oturuyordu. Ben kalktım. Vedaşaltık. Arkamda seslendi; “Yeraltı Demiryolu adlı kitabı almanı öneririm, halen okumadıysan? “

21 Nisan 2022 / Ali Biçer


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Aktivistlerden yeni etkinlik: “Van Gölü İçin Kadınlar Yürüyor”Önceki Haber

Aktivistlerden yeni etkinlik: “Van Gölü...

Emeklinin Ramazan Bayramı ikramiyesi ne zaman hesaplara yatacak?Sonraki Haber

Emeklinin Ramazan Bayramı ikramiyesi ne...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar