--°Van
DOLAR49,63
EURO55,83
GRAM6.461
ÇEYREK10.619

Ali Biçer yazdı: Kadersiz insanlar...

Ali Biçer yazdı: Kadersiz insanlar...
"(...)Önce doğduğun ev, yani anne baba kaderini belirler, oynadığın sokak kaderini belirler, gittiğin okulda öğretmen kaderini belirler. Gittiğin camide hoca belirler. İyileşmek için gittiğin hastahanenin doktoru kaderini belirler. Çalıştığın yerde patron belirler. Hatta bindiğin otobüsün, dolmuşun, taksinin şoförü kaderini belirler. Yanından geçen hiç tanımadığın bir adam belirler. Güvendiğin dostun, kardeşin belirler. Evlendiğin kocan belirler, âşık olduğun sevgilin belirler. İktidara gelen politikacı belirler, sistem belirler, kapı komşun belirler."

Bizim ülkede insanlar kadersizdir. Hani bir söz var, “doğduğun ev kaderindir” diye. Aslında doğduğun köy kaderindir. Mahalle kaderindir, ülke de kaderindir. Daha doğrusu kadersizliğindir.

Önce doğduğun ev, yani anne baba kaderini belirler, oynadığın sokak kaderini belirler, gittiğin okulda öğretmen kaderini belirler. Gittiğin camide hoca belirler. İyileşmek için gittiğin hastahanenin doktoru kaderini belirler. Çalıştığın yerde patron belirler. Hatta bindiğin otobüsün, dolmuşun, taksinin şoförü kaderini belirler. Yanından geçen hiç tanımadığın bir adam belirler. Güvendiğin dostun, kardeşin belirler. Evlendiğin kocan belirler, âşık olduğun sevgilin belirler. İktidara gelen politikacı belirler, sistem belirler, kapı komşun belirler.

Senden başka herkes kaderini belirler. Hatta öyle ki, nasıl yaşayacağını, kiminle yaşayacağını, nerede yaşayacağını ve hatta yaşayıp yaşamamanı ve nasıl bir ölümün seni beklediğini belirlerler. Kimse kendi kaderini belirleyemez.

Belki de o yüzden, bizde, Avrupa’da olduğu gibi insanlar bir sene sonrasının, bir ay sonrasının, bir hafta sonrasının planını yapmaz, daha çok günübirlik yaşar, günübirlik plan yaparlar. Çünkü bilinçaltında bilirler ki, biri mutlaka o yaptığı planı bir biçimiyle bozacaktır. “Evdeki hesap çarşıya uymaz” sözü bizim gibi toplumlardan çıkma.

Toplumumuzun önemli bir kesimi inançlıdır. Biliyorsunuz kader ve kaza imanın şartlarındandır. Bunun ile ilgili İslam Ansiklopedisi’nden aldığım alıntıyı, aşağıya dipnot olarak koyuyorum. (*) Göreceksiniz ki, söz konusu kader ise, Allah’a bırakmıyoruz. Örneğin bir adam düşmanları tarafından öldürülüyor. O adamın öldürülmüş olması, onun kaderi midir? Hayır değildir.

Eğer kaderi olsaydı hem şeriat hem de modern hukukta katil cezalandırılmazdı. Katil burada bir insanın kaderini belirlemiş oluyor, yani bir insanın yaşayıp yaşamamasına karar veriyor. Birilerinin kaderiyle oynamak ya da kaderini belirlemek hem şeriat hem de modern hukukta cezai yaptırım gerektiriyor. Birilerinin kaderiyle oynarken, ne yazık ki Allah aklımıza gelmiyor. Allah adına onun rolünü üstleniyoruz.

İnsanları satranç tahtasındaki piyonlar gibi kimi zaman çıkarımız ve kimi zaman da amacımız için harcıyoruz ve çoğu zaman da hiçbir cezai yaptırımla da karşılaşmıyoruz. İnsanların kendi kaderleriyle ilgili doğru karar vereceğine inanmıyoruz. Onları manipüle ediyor, kendi inanç ve düşüncemiz doğrultusunda şekillendirmeye çalışıyoruz ve gerektiğinde kullanmak ve harcamak için de tereddüt etmiyoruz.

Genellemeler doğru değil ama bu konuda, genelleme yapmakta bir sakınca görmüyorum; bütün ideolojik akımlar (sol-sağ hiç fark etmiyor) ve inançlar bunu yapmakta zerre kadar bir sakınca görmüyor. İnsanlar daha kendi kaderini belirlemezken, hatta kiminle evleneceğini, nerede yaşayacağını, ne iş yapacağını ve hatta nasıl giyineceği konusunda kendi karar veremezken, biz kalkıp ulusların kendi kaderlerini belirlemesini konuşuyoruz. Komik değil mi?

Unutmayalım; bizim ülkemizde ya da bizim gibi ülkelerde insanların kendi kaderini belirleme hakkı elinden alınmıştır; insanlar kadersizdir! Bu durum bugünün ya da son birkaç yılın sorunu değil. Kökleri bin yıllara dayanır. Kendi kaderini belirleyemeyen insanlardan ülkesinin kaderini belirlemesini düşünmek ya da beklemek saflık olmaz da ne olur?

Ali Biçer 19 Haziran 2022

(*) Dipnot: Kadr (kudret) kavramı, Kur’an’da 100’den fazla yerde isim ve fiil kalıplarında Allah’a nispet edilmiştir. Râgıb el-İsfahânî, Allah’ın varlıklara ilişkin takdirinin iki anlama geldiğini söyler. Bunlardan biri yarattığı nesnelere güç vermek, diğeri de ilâhî hikmetin gerektirdiği tarzda yaratıkları nihaî özellik ve şekillerine kavuşturmaktır. Allah gök âleminde olduğu gibi bazı nesneleri ilk merhalede yaratıp son şeklini vermiştir. Bazılarının da başlangıçta temel maddesini fiilen yaratmış, gelişmesini ise belli ölçüler çerçevesinde zamana bırakmıştır (bi’l-kuvve). Meselâ hurma çekirdeği ve insan menisi gibi; bunların birinden hurma ağacı, diğerinden insan hâsıl olur, başka şeyin oluşması mümkün değildir (el-Müfredât, “kdr” md.). Kader kelimesinin Kur’an’da “ölçü, miktar ve güç” anlamlarında kullanıldığı kabul edilir. Âdetlerde belirtildiğine göre Allah’ın buyruğu düzenlenmiş bir kaderdir. (TDV İslam Ansiklopedisi)


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Parklarda satranç ve masa tenisi oynanacakÖnceki Haber

Parklarda satranç ve masa tenisi oynanac...

‘Altın her zaman en güvenilir liman’Sonraki Haber

‘Altın her zaman en güvenilir liman’

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar