
"(...)Kadın erkek arasındaki çelişkinin aktif hale dönüşmesi de kapitalizmin gelişimi ile ilgilidir. Eşler arası yani karı koca çelişkisi her zaman vardı. Ama karı koca çelişkisi ile kadın erkek çelişkisi aynı şey değildir. Karı koca çelişkisi aile içi bir çelişkidir. Kadın erkek çelişkisi ise bir sistem çelişkisidir."
Çocukluğuma dönersem o zamanki ilişkiler ya da konumlara bakarsam ortada bir kadın ya da erkek görmüyorum; anne vardı, hala, teze, bacı vardı. Kadınlar içide baba, dayı, amca, ağabeyi ve kardeş vardı. Bu bir bütünlüğü ifade ederdi. Birine teyze derken sadece annemin kız kardeşi demek istemeyiz, 'ben sendenim sen benden, aramızda bir bağ var' demek isteriz. 'Bırak sana zarar vermeyi, seni korumakla yükümlüyüm, sen de beni korumakla yükümlüsün' demek isteriz. Bu bir örgütlenme, dayanışma, birbirini koruma ve destekleme ağı.
Aynı zamanda direk ailenin öldürdüğünü, daha doğrusu bir erkeğin bir kadını öldürüldüğünü de hiç hatırlamıyorum. (Kadına yönelik aile içi infazlar da köy kültürünün değil gecekondu kültürünün bir ürünü! Bunu ayrıca işlemek gerek) Aile içi kavgalar olurdu, bazen bu dayağa kadar da giderdi. Dayak aile içi bir şiddetti, direk kadına yönelik bir şiddet değildi. Bu şiddete en çok çocukların maruz kaldığını biliriz. Ama bu dayak bile kadın erkek çelişkisinden çok aile içi çelişkilerden kaynaklanırdı.

O zaman kadın erkek arasında bir çelişki, ortada gözükmüyordu. Hemen burada kalkıp bana kadın erkek çelişkisinin insanın yaratılışı kadar eski olduğuna dair ders vermeyin, tabi ki bunu biliyorum. Gerek insanlar arası gerekse insanın içindeki çelişkilerin de bir zamanı var. Uzun dönem sesiz sakin duran çelişkiler günü geldiğinde bir yanar dağ misali aktif hale geçebiliyorlar. Örneğin emek sermaye /değer-artı değer) çelişkisi; sömürü her zaman vardı ama bu çelişki kapitalizmle keskinleşti, bir dünya sorunu haline geldi. Aynı şey kadın erkek arasındaki çelişki de kendini gösterdi.
Kadın erkek arasındaki çelişkinin aktif hale dönüşmesi de kapitalizmin gelişimi ile ilgilidir. Eşler arası yani karı koca çelişkisi her zaman vardı. Ama karı koca çelişkisi ile kadın erkek çelişkisi aynı şey değildir. Karı koca çelişkisi aile içi bir çelişkidir. Kadın erkek çelişkisi ise bir sistem çelişkisidir.
Örneğin bir kadının eşi ya da sevgilisinin maço olmaması kendi haklarına saygılı olması demek o kadının bir kadın olarak ezilmediği anlamına gelmiyor. Artık eski kapalı köy ekonomisi ve ilişkisi yok çünkü o kadının hayatı sadece evde ve eşi sevgilisiyle olan ilişkiden ibaret değil. O kadın sokağa çıkıyor, alışveriş yapıyor, işi var ise dışarıda çalışıyor. O yüzden kadının özgürlüğü bireyselden çok toplumsal bir sorundur, bir düzen sorunudur. 'Evdekini boş verin sistemle mücadele edin' demek istemiyorum. İşe önce kapısının önünü süpürmekle başlamalı ama sokak temizlenmediği sürece evin önünü de uzun süre temiz tutamayız.
(Yazı devam edecek!)
9 Mart 2022 / Ali Biçer













































Yorum Yazın