--°Van
DOLAR49,63
EURO55,83
GRAM6.461
ÇEYREK10.619

Adil Duran yazdı: HER YÖNÜ İLE KÜBA

Adil Duran yazdı: HER YÖNÜ İLE KÜBA
"(...) Çıplak gözlerle yaşadığım ve gördüğüm olgular bende hayalkırıklığı yarattı.."

Vanmed Haber Merkezi - Küba'da düzenlenen karikatür yarışmasında şeref ödülü alan karikatürist Adil Duran, bağımsızlık mücadelesi günlerinde CHE ile öne çıkan, Fidel Castro liderliğinde ABD'ye cesurca kafa tutan ve SSCB'nin dağılışından sonra da tek komünist ülke olma iddiasındaki Küba'nın yıllar sonra geldiği durumu tüm yönleriyle analiz etti. 

Duran'ın yerinde yapılan tespitlere ve gözlemlere dayanan "Her yönü ile Küba" araştırma yazısı, şöyle:

"1.Ekim den itibaren Avrupanın belirli şehirlerinden gelen kırk kişilik bir grupla on günlük Küba yolculuğumuz başlamıştı…ne yazıkki /dernek kafasıyla/ yola çıkan bu kırk kişilik kafile şanslıydı.devlet protokolü ile karşılandı..Böylesi bir süreç hepimiz için önemli bir fırsattı…Abluka kıskacına alınan bu ülke ile ekonomik dayanışma ve kültürel bir köprü oluşturarak..diplomatık bir dayanışma ile belki de sosyalizm ve devrim yanlısı dostları olarak iyilik yapmış olacaktık..bu bağlamda onlarca örgütlü yapıların dernek düzeyindeki temsili itirazları beni hayal kırıklığına uğrattı.demekki hala pişmemiş ve olgunlaşamamışız….

1980 öncesinde Küba'da düzenlenen uluslararsı karikatür yarışmasında şeref ödülü almıştım. O günden sonra benim için bir merak konusuydu, ancak bir türlü gidememiştim..siyasal ve ekonomik zorluklar ve uzun cezaevi sorunlarım engeldi… Önemli bir gezi idi Küba mecramız..

Dünya’da komünizmin en net uygulanabildiği ve ayakta kalmaya çalıştığı ülke de diyebiliriz. Bunların üzerine suç oranının çok düşük olduğu ve dünyanın en güvenli ülkelerinden biri olduğunu da ekleyebiliriz bir komünizm görmeyi bekliyorsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Tüm Dünya’da komünizm hakim olmadan sadece Küba’nın uyguluyor olması oldukça zorlayıcı. Devlet vatandaşlarına bakıyor, evet. Maaşlar arasında ciddi bir uçurum da yok. Herkes belli bir gelire sahip. Taa ki turizm bu kadar artana kadar. Söylentiler turizmin getirdiği gelir adaletsizliği ülke içerisinde çok ciddi uçurumlara kapı aralıyor..

Havana da renkli amerikan arabalarını kiralıyarak turlayan turistler yoksulluğun alt sınırına dayanan Kübalılara caka satarak, onların iştahlarını kabartarak batıya ve kapitalist dünyaya göçetmelerine teşvik ediyor../aynı hatayı bizlerde yaptık..bizler on lüks araba ile şehir turuna çıkarken etrafta perperişan insanların bakışları nı görünce o zaman yanlışlığı anlamıştım../ Devlet belirli gıda maddelerini karne ile veriyor, ama bazen kuyruklar çoğalıyor…

Bu durum turizmle birlikte ortaya çıkmış önemli başka sorunlarla birlikte de değerlendirilmeli. Turistlerle doğrudan ilişki kuran, bahşiş, avanta vs yoluyla gecede bir doktor maaşını çıkarabilen çalışanların gelirleri de “eşitsiz” koşulların ortaya çıkmasına neden oluyor. Kaçak puro satıcılığı, kayıt dışı alış veriş (çoğu özel işletmede ‘yüksek vergi oranlarını’ bahane ederek satış fişi verilmekten kaçınan satıcılar var), sayısı az da olsa dilenciler, avantacılar Küba’nın toplumsal hayatına ve sosyalist ilkelere önemli darbeler vuruyor. Kamusal ekonomi dışında işleyen bir paralel ekonomi var ve bu planlamaya dayalı bir ekonomi açısından eşitsizlik üretiyor. Yine de suç oranının düşüklüğünün de bir sonucu olarak mafya ve çetevari oluşumların görülmemesi önemli. Turizm sektörünün ortaya çıkardığı eşitsizliklere önlem olarak bu sektörde çalışanların 2 yıllık rotasyonlara tabi tutulması uygulamasına geçilmiş. Böylece hiç değilse turizmin getirdiği kayıt dışı gelirin daha fazla kişiye ulaşması hedeflenmiş. Küba, ekonomik zorunluluklar nedeniyle özel mülkiyete ve yabancı yatırımlara kapısını aralayan, buna rağmen kamu ekonomisinin hala başat olduğu, parasız eğitim ve sağlık hizmetleri var.

Devlet Başkanı Raul Castro da ABD ile girilen yeni dönem için "Sosyalizmin kazanımlarını herhangi bir şekilde riske atmadan ekonomik olarak daha iyi koşullarda olmayı hedefliyoruz" diyerek bu hedefi de ortaya koymuş oldu. Bu hedefin gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini görmek için Küba’ya biraz daha yakından bakmak lazım:

Küba 13 milyonluk bir ada ülkesi. Ada demek kıt kaynaklar demek. ABD ablukası altında yaşayalı bir asrı geçmiş. Bu ablukanın verdiği zarar milyonlarca dolar her yıl. Hatta toplam zararın 1.1 trilyonu bulduğu ifade ediliyor. 1990’ların başında Sovyet bloku çöktüğünde Küba varlık-yokluk savaşına girmiş. Turizm bu dönemin bir ürünü. Açlık çeken milyonlar varmış o sıralar Küba’da ama ‘öncelik çocukların, yaşlıların ve kadınların’ olmuş hep. Çocukların sağlığından ödün vermeden, her bir Kübalı’nın ortalama 9 kilo zayıfladığı topyekun bir dirençle atlatılmış bu ‘özel dönem’. Hala ciddi sıkıntılar var tabii, petrol ithal ediliyor örneğin. Venezuela yetişmiş imdada biraz da, petrol ve diğer bazı temel ihtiyaçlar konusunda. (O yüzden her yerde Chavez’in resimleri var.) Çin, Rusya, Fransa gibi ülkelerle ticaret var ama sınırlı.

Küba, oluşum döneminde zorlu bir yoldan geçmiştir. Bu topraklar birçok devrimci eylem gördü. İlk sivil ayaklanma, yerel halkın bağımsız bir İspanya için savaşmaya karar verdiği 1823 gibi erken bir tarihte gerçekleşti. 1868'den 1878'e kadar, Küba halkının bağımsızlığı için On Yıl Savaşları sırasında burada savaşlar yapıldı. Bunu, Küba'ya kendi emirlerini ve hükümet ilkelerini getiren bir dizi devrimci lider izledi.

Tanınmış Fidel Castro buraya 1953'te geldi. İktidardaki diktatör Batista'ya karşı çıkan Küba Devrimi, faaliyetleriyle başladı. Adadan kaçtığında "sol" devrimciler başı çekti. Ancak Küba'da baskı yakında başladığından, iyimser eğilim uzun sürmedi. Castro, ABD'nin tehlikeli etkisinden korkuyordu ve Sovyetler Birliği ile aktif olarak işbirliği yapmaya başladı.

SCCB bu gün batılı emperyalistlerin kendisine karşı piyon olarak kullandığı Ukran ya gibi soğuk savaş döneminde Kubayı ağır savaş araç ve gereçleriyle donatarak Küba krizine neden olmuştu..

SCCB Küba'yı maddi ve manevi olarak destekleyen, o zamanın en büyük devletiydi. Ancak Perestroika Birlik'te başladığında, ilişki değişti. Ve Küba'nın kendisi eski gücünü kaybetti. Az para vardı, yeterli iş yoktu. İstikrar ancak 1994 yılına kadar sağlandı.

Küba'daki kilise kendi kurallarına göre çalışır çünkü burada herkesin kendi dinine sahip olma hakkı vardır. Çoğunlukla Katolikliği savunuyorlar. Ancak bazen çeşitli putperest tanrıların kurban edilmesi ve ibadet edilmesi üzerine kurulu Protestanlık ve Afrika kültünün örnekleri vardır.Bir de son yıllarada Bir camı açmışlar../camıı katar ve türk elçilikleri finanse ediyor../ cami yi ziyaret ettik uzun elbise giymiş bir bir Kübalı ve iki çalışanı vardı..Merhaba imam efendi dedim..Yüzüme baktı..ingilizce sordum…siz müslümanmısınız diye..’hayır hayır ben kübalıyım..’ Ernesto "Che" Guevara ya da el Che veya bilinen adıyla Che Guevara (14 Haziran 1928 - 9 Ekim 1967), Arjantinli Marksist-Leninist siyasetçi, Küba gerillaları ile Enternasyonalist gerillaların lideri ve komünist bir devrimci.

Küba Komünist Partisi her ne kadar seçimlerde aday gösterme sürecinden geriye çekilmişse de devlet kurumlarının işleyişi içerisinde ve kamu hizmetlerindeki öncülüğünü sürdürmektedir. Parti üyeleri, genel ulusal eğitim sisteminin yanısıra parti okullarında da eğitim almakta ve gönüllü kamu işlerinde sürekli ön planda çalışmaktadırlar. Yaşadıkları çevrede, bölgelerde, işyerlerinde, sendikalarda, kadın ve çiftçi federasyonlarında, öğrenci gençlik içerisinde, eğitim ve kültür faaliyetlerinde sürekli olarak kendilerini kabul ettirme gayreti içerisinde olmaları başlıca üyelik yükümlülüklerindendır

Görünürde bürokrasi ve militarizm hisedilecek niteliktedir. Bu da tek parti olması ve demokrasinin tam yerleşmemesinden kaynaklı. Çoğu muhalifler tutuklu ve hapistedirler. Yaşamın her alanında çalışanların tepesinde bir bekçi görünüyor ve bunlar aşağıdan yukarı istihbarat taşıyan baskı aracı olarak ordadırlar../ Türkiye'deki muhtarlık örgütlenmesi ve bekçilik sistemi buradan alınmadır.

Son olarak Küba'da internet kullanımı da oldukça sıkıntılı. Havana sokaklarında kablosuz ağ ya da yerel internet ağları resmi kurumlarda ve otellerde bulunuyor. Ve yeteri kadar randıman vermiyor..

Son yıllarda yapılan bazı reformlardan biri de eşcinsel evliliğe bir referandumle evet denilmesi.. Bu tür hakları kapitalist ülkeler önceden yapmışlardı zaten…

Kredi kartları pek kullanılamıyor, var olan sayılı otomatlarda para olmuyor yada işlem yapılmıyor. Turistik yerlerde sadece alışveriş için geçerli olan kredi kartları ile alınan ürünler pahalıya mal oluyor..

Bu durumda Euro ve Dolara olan büyük talepten kaynaklı karaborsa bir sürüm var..

İnsanların temel ihtiyaçları her yerde bulunmuyor…

Bütün bu olumsuzluklar gelecek kaygılarını barındırıyor..

Çıplak gözlerle yaşadığım ve gördüğüm olgular bende hayalkırıklığı yarattı..

Ancak bütün bu olumsuzluklar altında yarım yüz yıllık bir kıskaca alınan Kübalılar hala umutlarını diri tutuyorlar..


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN
Van TSO'nun yeni başkanı Zahir Kandaşoğlu olduÖnceki Haber

Van TSO'nun yeni başkanı Zahir Kandaşoğl...

Karar yazarı Taşgetiren'den Abdulkadir Selvi'ye: Gazeteci öyle yargı yüklü sormaz soruyuSonraki Haber

Karar yazarı Taşgetiren'den Abdulkadir S...

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar