
"Kürt-Türk" kardeşliği adı altında Türkiye'de PKK lideri Abdullah Öcalan ile silahların bırakılması yönünde çözüm arayan MHP lideri Devlet Bahçeli, Rojava'nın Kamışlo ketinde gerçekleştirilen "Kürt Konferansı" için "provokasyon" dedi ve DEM Parti'yi tepki göstermeye çağırdı.
VANMED HABER MERKEZİ - Kürtlerin tüm dünyada teslim olmalarını isteyen bir çizgi izleyen MHP lideri Bahçeli, PKK'ye karşılıksız silah bırakmayı dayatırken, Kamışlo'da düzenlenen Kürt Konferansı'na da ateş püskürerek, DEM Parti'yi "acilen" tepki göstermeye çağırdı.
Hasta yatağında devlet yönetmeye çalışan Bahçeli'nin konuyla ilgili açıklamaları şöyle:
"Özgür Özel’in Mersin provokasyonuyla eşzamanlı olarak, Suriye’nin Kamışlı kentinde ABD ve Fransa’nın teşvik ve desteğiyle, ENKS ve PYD’nin organizasyonuyla düzenlenen, “Birlik ve Ortak Tutum Konferansı”nda bölücü talepler dillendirilmiş, Suriye’nin siyasi ve toprak bütünlüğünün hilafına kararlar alınmıştır.
Suriye’de merkeziyetçi olmayan, yani üniter yapıyı dışlayan bir çözüm teklifi tartışmaya açılmıştır.
Elbette Şam yönetimi bu ayıplı, arızalı, icazetli ve fırsatçı konferansın karar ve açıklamalarını şiddetle reddetmiş; Suriye Arap Cumhuriyeti’nin birliğini, topraklarının ve halkın bütünlüğünü savunarak kırmızıçizgi olduğunu vurgulamıştır.
Harici unsurların tesir, telkin ve dayatmalarıyla terörist Mazlum Abdi ile Suriye Geçiş Hükümeti Cumhurbaşkanı Ahmet Şara arasındaki 10 Mart mutabakatı ihlal edilmiştir.
Bu ihlalin telafi edilerek PYD/YPG terör örgütünün silah bırakıp Suriye Arap Cumhuriyeti’ne belirlenmiş yol haritası doğrultusunda entegre olması bölge barışı ve geleceği adına hayati önemdedir.
"DEM Parti, oynanan oyuna tepki göstermeli"
Türkiye partisi olma istikametinde azim ve sabırla mesafe alan DEM Parti’nin Kamışlı’da oynanan oyuna tepki göstermesi tutarlılık gereğidir.
PKK’nın derhal silahlarını teslim etmesi, kongresini toplayıp örgütsel fesih işlemini tamamlaması terörsüz Türkiye hedefinin enfekte olmaması, kimi komplikasyonların yaşanmaması için derhal sağlanmalıdır.
Önşart ileri sürülmeksizin 27 Şubat İmralı çağrısına bağlılık esastır ve bölücü terör örgütünün önderi olarak gördüğü şahsa itibar ve itaati asıldır.
Başka çıkar yol ya da sığınılacak bahane kalmamıştır.
Özellikle halen yaşam mücadelesi veren, umut verici haberler almak istediğim ve Rabbim’den şifa bulmasını niyaz ettiğim DEM Parti İstanbul Milletvekili ve TBMM Başkanvekili Sayın Sırrı Süreyya Önder’in emekleri ve bugüne kadar atılan müşterek adımlar heba edilmemelidir.
Kamışlı provokasyonu pişmiş aşa su katma rezaletidir.
Buna kapalı durmak, terörü ülke ve bölge gündeminden çekip çıkarmak insani, milli, şüphesiz vicdani mahiyetli namus meselesidir.
Zıt kutupları buluşturan, çelişkileri çözen, önyargıları bıçak gibi kesen samimi, gerçekçi, insani ve dürüst tavırlara ihtiyaç ileri düzeydedir.
Tecelli edecek iç derinlikle, müessir muhakeme gücüyle, klişelere teslim olmayan kavrama yeteneğiyle konuşup anlaşmak, sıkılı yumrukları açıp tokalaşmak herkesin yararınadır.
Ortak anlayış, ortak akıl, ortak eylem ve ortak erdem çıkabilecek yol kazalarını asgariye indirecektir."













































Yorum Yazın