‘İnci Kefali av yasağına hassasiyet gösterelim!’
‘İnci Kefali av yasağına hassasiyet gösterelim!’ haberine ait detaylar
Van Çevre Derneği (Van Çev-Der) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kalçık, 15 Nisan-15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali üreme göçü nedeniyle gerçekleştirilen av yasağı uygulamasına herkesin hassasiyet göstermesi gerektiğini söyledi.
Çev-Der Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kalçık, 15 Nisan’da Van Gölü’nden tatlı su derelerine doğru üreme göçü başlayan İnci Kefaline ilişkin olarak Vanmed’e açıklamada bulundu.
“ÜREME SÜRECİNE DUYARLI DAVRANMALIYIZ”
Balığın üreme sürecine itinalı yaklaşılması çağrısında bulunan Kalçık, “Van gölü havzasında yaklaşık 14 bin kişiye ekmek kapısı olan inci kefali için balıkçılar 90 gün boyunca Van gölünde inci kefali avlayamayacak. İnci Kefali de bu süre içinde üremek için zorlu göç yolculuğunu gerçekleştirmek üzere gölün tuzlu ve sodalı sularından çıkıp tatlı sulara akın edecek. Üreme yolculuğuna tatlı sularda suyun akış yönünün tersine yüzerek adeta uçarcasına atlayarak kutsal üreme sürecini tamamlamaya çalışacak. İnci kefalinin bu denli zorlu yolculuğu gerçekleştirip Van Gölünün canlı popülasyonunu devam ettirme çabasına bizlerde saygı duymalı, üreme zamanı süresince duyarlı davranmalıyız.” dedi.
TURİZME KATKISI
Balığın aynı zamanda tanıtım yönünde turizme de ciddi bir katkısı olduğunu belirten Kalçık, şöyle devam etti:
“İnci kefali, Van Gölünün incisi olmasının yanında, Van ilinin endemik canlı türleri arasında önemli bir yere sahiptir. Aynı zamanda bölge turizmine de ciddi katkı sunmaktadır. Göç sırasında gerçekleştirdiği görsel şölen ile bölgede kendilerine uçan balık da denilmektedir. Bu muazzam doğa olayı sadece somonların göç yolculuğu ile bilinirken etkin bir reklam ve tanıtım faaliyeti ile bu göç yolculuğu dünya çapında tanıtılarak turizme katkısı arttırıla bilinir. Van Gölü havzası için bu denli önem arz eden inci Kefalinin korunması noktasında birey olarak üzerimize büyük sorumluluk düşmektedir. Çünkü İnci kefali Van Denizi ve Van Havzası var olduğu günden buyana varlığını sürdürmektedir.”
GÖL KİRLİLİĞİ ÖNLENMELİ
Balığın yaşamını sürdürmesi açısından daha temiz bir ortama ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Kalçık, alınması gereken önlemlerle ilgili olarak da, şunları söyledi:
“1 milyon 200 bin insanın yaşadığı Van Deniz havzasında, günde 56 bin 400 metre küp evsel ve kanalizasyon atığı Van Denizine dökülmektedir. Bu nedenle Van Denizi vahşice kirletilmektedir. Yani belediyeler Van denizine günde 56 bin 400 metreküp kanalizasyon atığı akıtmaktadır. Yetkililerin duyarsız ve sesiz kalmaları gün geçtikçe Van balığının, İnci Kefalinin yok olmasına ve Van denizinin birer balçık haline getirilerek yok olmasına neden olmaktadır. Belediyelerin konu hakkında daha duyarlı davranarak Van Denizi havzasının kirliliğine neden olan etkenleri ortadan kaldırmak için ileri biyolojik arıtmaların yapılması konusunda hassasiyet göstermeleri gerekmektedir. Yine bu üreme döneminde kaçak avlanmaların önüne geçmek maksadı ile kolluk kuvvetlerinin hassas davranarak Van Balığının üreme döneminde korunmasına katkı sağlamaları önem arz etmektedir. Su kullanım hakkını bünyesinde bulunduran DSİ’nin mevcut kanal, dere ve akarsularda bulunan ve Van Balığının tatlı sulara yolculuğu esnasında yaşayacakları engelleri takip ederek bu engellerin kaldırılması ve bazı dönemlerde barajların tutulması ile suyun eksildiği noktalarda yaşanan balık katliamlarına neden olunmamasına özen gösterilmelidir. Van Havzasında yaşayan vatandaşlarında bu konuda hassas davranarak Van Balığının satın alınmaması ve yenmemesi konusunda hassasiyet göstermesini rica ediyoruz.”
Mehmet GÜLER-vanmed.net
İlginizi Çekebilir