Dedeoğulları ailesinin avukatından istimlak kararına tepki: "Karar geri çekilmezse cenazeleri Kars'a nakledeceğiz"
Dedeoğulları ailesinin avukatı Abdurrahman Karabulut, Konya Büyükşehir Belediyesinin 2021 yılında aynı aileden 7 kişinin katledildiği eve ilişkin aldığı istimlak kararına tepki göstererek, kararın geri çekilmemesi hâlinde aile büyüklerinin kabirlerinin Kars'a nakledilmesi için hukuki süreci başlatacaklarını açıkladı.
HABER MERKEZİ - X hesabından açıklama yapan Abdurrahman Karabulut, katliamın yaşandığı evin yalnızca bir yapı olmadığını belirterek, "Burası Türkiye'nin en ağır nefret suçlarından birinin işlendiği olay yeridir. Bu nedenle adalet arayışının ve toplumsal hafızanın simgesidir." ifadelerini kullandı.
Karabulut, katliam öncesinde ailenin can güvenliğinin sağlanamadığını ve yapılan uyarılara rağmen gerekli koruma tedbirlerinin alınmadığını öne sürerek, kamu görevlileri hakkında etkili bir hesaplaşma gerçekleşmeden ve olayın tüm sorumlularının ortaya çıkarılmadan dosyanın vicdanlarda kapanmasının mümkün olmadığını savundu.
İstimlak kararının katliamın yaşandığı mekânı ortadan kaldıracağını belirten Karabulut, bunun adalet talebini sona erdirmeyeceğini, aksine cezasızlık algısını derinleştireceğini ifade etti.
Açıklamada, müvekkili Çetin Dedeoğulları ile yapılan değerlendirme sonucunda, istimlak kararının bir hafta içinde geri alınmaması durumunda aile büyüklerinin mezarlarının Kars'a nakledilmesi için gerekli hukuki işlemlerin başlatılacağı bildirildi.
Karabulut, Dedeoğulları ailesinin gerçek adalet sağlanıncaya, ihmali bulunanlar ile varsa diğer sorumlular hukuk önünde hesap verinceye kadar hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini belirterek, her yıl katliamın yaşandığı yerde anma programlarının devam edeceğini kaydetti.
Karabulut, şunları yazdı:
"Ya karardan vazgeçin ya da 7 cenazemizi Kars'a götürüp defnedeceğiz. Konya Büyükşehir Belediyesinin, Dedeoğulları ailesinden yedi kişinin katledildiği eve ilişkin aldığı istimlak kararını kabul etmiyoruz. Bu ev, yalnızca bir yapı değildir; Türkiye'nin en ağır nefret suçlarından birinin işlendiği olay yeridir. Bu nedenle burası, adalet arayışının ve toplumsal hafızanın simgesidir. Katliamdan önce ailenin can güvenliğini sağlamayan, yapılan uyarılara rağmen gerekli koruma tedbirlerini almayan kamu görevlileri hakkında etkili bir hesaplaşma gerçekleşmeden; tetikçi katilin arkasındaki kişi veya yapıların tamamı ortaya çıkarılmadan bu dosyanın vicdanlarda kapanması mümkün değildir. Katliamın yaşandığı mekânı ortadan kaldırmak, adalet talebini ve toplumsal hafızayı ortadan kaldırmaz. Aksine, cezasızlık algısını daha da derinleştirir. İlgili kurum ve yetkililere açık çağrımızdır: Müvekkilim Çetin Dedeoğulları ile yaptığımız değerlendirme sonucunda, istimlak kararının bir hafta içinde geri alınmaması hâlinde, aile büyüklerimizin kabirlerinin Kars iline nakledilmesi için gerekli hukuki işlemler başlatılacaktır. Bu kararın doğuracağı tüm vicdani ve toplumsal sorumluluk, bu hukuka aykırı tasarrufta ısrar edenlere ait olacaktır. Dedeoğulları ailesi için gerçek adalet sağlanıncaya, ihmali bulunanlar ve varsa tüm sorumlular hukuk önünde hesap verinceye kadar mücadelemiz sürecek; her yıl katliamın gerçekleştiği yerde anma programlarımız aynı kararlılıkla devam edecektir. Adalet, hatıraları yıkarak değil, hakikati ortaya çıkararak sağlanır."
Ne olmuştu?
Kamuoyunda "Konya katliamı" olarak bilinen ve Temmuz 2021 yılında gerçekleşen saldırıda Yaşar Dedeoğulları ve eşi İpek Dedeoğulları ile çocukları Serap, Serpil, Sibel, Metin ve Barış Dedeoğulları, tabancayla vurularak öldürülmüştü. Katil zanlısı Mehmet Altun saldırıdan altı gün sonra Bozkurt ilçesinde yakalanmıştı.
Ailenin yaşadığı ev daha sonra siyah renge boyanarak müze haline getirilmişti.
İlginizi Çekebilir