Ayrıların Kardeşliği

Adil Harmancı yazdı...

Fransız’ı zorla İngiliz’e kardeş edebilir misiniz?

Peki, Arap’ı Kürt’e?

Ya da Kürt’ü Türk’e…

Farklı milliyetlerden iki kişinin “Biz kardeşiz” demesi kolay. Peki ya uygulamada? Gerçek hayatta o kadar kolay mı bu?

Farklı milliyetlerden iki kişi birbirlerine “kardeşiz” diyorsa, arada mutlaka menfaate dayalı bir gerekçe vardır.

Bunun dışında, farklı milliyetlerden insanlar arasında gerçek anlamda kardeşlik hukukundan, kardeşlik yaklaşımından ve psikolojisinden söz edilemez.

Kan bağıyla birbirine bağlı olan kardeşler bile yeri geldiğinde birbirlerine kardeş gözüyle bakmayabiliyor. Aradaki en küçük bir anlaşmazlık, kan bağı falan dinlemiyor; iki kardeş arasında anında soğukluk ve içten içe çatışma başlayabiliyor.

Bu “kardeşlik” sözcüğü en çok Türkiye’de kullanılıyor. Hafızanızı yoklayın; bunu başka ülkelerde kolay kolay duymazsınız. Başka ülkelerde sosyal ilişkiler üzerinden bir yaklaşım gösterilir. İnsanlar birbirlerine en fazla arkadaş olabilirler. Çünkü oralarda ayrı olanın varlığı kabul edilmiştir.

Mesela Amerika’da çok sayıda farklı ulustan insan yaşıyor. Ancak kimse kimseye kardeş olma mecburiyetinde hissetmiyor. Bir İspanyol ile bir Fransız eşit vatandaştır. Dili, kimliği, yaşam şekli ve geleneği herkesin kendisine aittir. Yadırgama, ayıplama ve yasaklama yoktur.

Peki, Türkiye’de öyle mi?

Bir Kürt ile bir Türk, Amerika’daki İspanyol ve Fransız kadar rahat mı? Birbirlerine yalnızca ülkenin vatandaşı gözüyle bakıyorlar mı?

Biri Kürtçe konuşmaya başladığında diğerinin gözleri fal taşı gibi açılıyorsa, demek ki öyle bakmıyor.

Ve yine Türkiye’de Türkçe kamusal alanda, hayatın her alanında serbest; ama Kürtçe evde konuşursan serbest. Sokakta konuşmak bile cesaret ister. Çünkü konuşmaya başladığınızda karşınızdaki size “Birinci kanala geç” der. Kimi zaman da birinci kanala geçmeyenle tartışma başlar ve sopalar, bıçaklar konuşur.

İsterseniz son yaşanan örneklerden söz edeyim;

Zonguldak’ta saldırıya uğrayan Kürt fındık toplayıcıları ile kendilerini Türk zanneden Lazlar kardeş olabilir mi?

Yok!

Düzce’de kendini Türk zanneden Lazların yanı sıra Gürcü, Abhaz, Çerkes, Manav, Balkan göçmeni ve diğer Kafkas kökenli topluluklar yaşar. Onlar da Türk ırkçılığı kisvesinde Kürt mevsimlik işçilere saldırdı.

Kürt ile Düzce kardeş olabilir mi?

Yok!

Amedspor’a dağda ölen PKK militanlarının konulduğu “sarı torba” gösteren Kocaeli seyircisi ile Kürt seyirci kardeş olabilir mi?

Yok!

Peki, bunlardan önce Bursa stadyumunda faili meçhul simgelerinden Beyaz Toros ve Yeşil pankartlarını açan Bursalı ile Kürt kardeş olabilir mi?

Yok!

Saatlerle sayılabilecek çok taze bir örnek daha vereyim size:

Dün akşam Halk Tv canlı yayınında sunucu hanım DEM Parti sözcüsü Sezai Temelli’ye Abdullah Öcalan ile ilgili soru sorarken cümlenin başına “terörist başı” lafını kondurdu. Bir tur öncesinde de Temelli ve stüdyodaki herkes yeni bir dilden söz ediyordu.

Şimdi…

Devlet ile Öcalan elli yıllık bir yarayı iyileştirmek üzere bir araya gelmişken ve yeni bir dil arzusu her tarafta konuşuluyorken, kendine demokrat diyen, eşitlikçi, özgürlükçü diye sunan Halk Tv ile Kürt kardeş olabilir mi?

Yok!

Şimdi deniyor ki “çerçeve yasamız” var alimallah biz bu işin üstesinden geliriz, herkesi kardeş ederiz.

Kusura bakmayın ama o iş biraz zor.

Yüz yılı aşkın süredir hakkaniyet tohumları yerine kin, nefret ve teklik tohumları ektiğiniz bu tarladan verim almanız öyle kolay olmayacak.

TÜM HABERLER