Özgür Özel: Demokrasinin yolu cezaevlerinden değil Meclis'ten, sandıktan geçer

YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Abdullah Öcalan'a atfedilen kendisine yönelik "Demokrasinin yolu Silivri'den değil İmralı'dan geçer" şeklindeki sözleri için "Ben demokrasinin yolunu cezaevlerinden, şehirlerden değil; TBMM’den geçiririm. Şu cezaevinden geçmez, buradan geçer değil; eğer demokratik bir cumhuriyet olacaksak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden, sandıktan geçer." ifadelerini kullandı.

VANMED HABER MERKEZİ - YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, yeni çözüm süreci ile ilgili Cumhuriyet gazetesi yazarı Işık Kansu, Ankara temsilcisi Sertaş Eş ve muhabir Sarp Sağkal’ın sorularını cevaplandırdı.

Özgür Özel'e, kendisine selam yolladığı belirtilen Abdullah Öcalan'a atfedilen "Demokrasinin yolu Silivri'den değil İmralı'dan geçer" şeklindeki sözleri de hatırlatıldı.

Özel, şu cevabı verdi:

"İmralı heyeti bizi böyle bir görüşmeden haberdar etmedi. Devlet kanalından da bir şey gelmedi. Bir yerlerden bir şeyler sızdırılıyor. Manipülasyon potansiyeli yüksek bir noktadayız. İmralı heyeti daha önce partileri ziyaret ediyordu, bu sefer 1 Ağustos görüşmesi sonrası birkaç partiyi ziyaret etti. Bizden bir randevu istemediler ve bana böyle bir şeyden bahsetmediler. O yüzden meseleyi radarıma almadım. Ama genel olarak ben demokrasinin yolunu cezaevlerinden, şehirlerden değil; TBMM’den geçiririm. Şu cezaevinden geçmez, buradan geçer değil; eğer demokratik bir cumhuriyet olacaksak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden, sandıktan geçer."

Özel, demokratikleşme konusundaki görüşlerini ise şöyle dile getirdi:

"Kendi programımızda ana dilin hak olduğu zaten var. Ama bu işin bir anayasa değişikliğine evrilmemesi gerektiğini başından beri söylüyoruz. İlk başta tüm siyasi partiler de bu açıklamayı yaptı. Eşit yurttaşlık meselesini sadece etnik ve mezhepsel değil; bir ekonomik eşitlik, fırsat eşitliği ve bugün ortaya çıkmış eşitsizlilere sert ve anlamlı müdahalelerin yapılması açısından anlıyorum. Esas vergi vermesi gerekenler verginin yüzde 11’ini veriyor. Mesela buna müdahale edilmeli. Büyük servet sahiplerinin miraslarında yoksulların payının olduğunu düşünen bir şekilde anlıyorum. Aynı şekilde Kürt’ün de Alevinin de kendini bu devlete ait hissetiği bir eşit yurttaşlık anlıyorum. Eşit yurttaşlık meselesinin etnik ve mezhepsel boyutunun dışında hem ekonomik hem de sosyolojik boyutunun tartışılması en çok Kürt gençlerini de bu devlete bağlayacak bir mesele olarak görüyorum. Eşit yurttaşlığın üniter devletin teminatı olacağını düşünüyorum. Kimseyi geride bırakmayan bir devlet anlayışı."

 

 

TÜM HABERLER