"Adalet Öldü": Beşinci Çanın Sesi Kimin İçin Çalıyor?
Nureddin Şimşek yazdı...
Eski bir İngiliz geleneği, toplumun hiyerarşisini kilise çanlarının vuruşlarıyla kulaklara kazırdı. Sıradan bir fani göçtüğünde çan bir kez vururdu; asilzade için iki, kralın yakını için üç, mutlak gücün sahibi kral veya kraliçe içinse dört kez... Bir gün, kasabanın orta yerinde, herkesin masumiyetine emin olduğu sıradan bir adam, hukukun ve vicdanın katledildiği bir tiyatro mahkemesi eliyle idama mahkûm edildi. İnfazın ardından kilisenin kulesinden yükselen çan sesleri ahaliyi dehşete düşürdü. Çan tam beş kez vurmuştu.
Öfkeyle papaza koşan halk, "Kral öldüğünde bile dört vurur, bu beşinci çan da neyin nesi?" diye sordu. Papazın cevabı, yüzyılları aşıp bugünün Türkiyesi’ne ayna tutacak o yalın gerçekti: "Evet, kral ölse dört kez çalardı. Ama bugün beş kez çaldı; çünkü sıradan bir insan haksızlığa kurban gitti, artık adalet öldü!"
Bugün bu topraklarda, kulaklarımızı sağır eden o beşinci çanın uğultusuyla yaşıyoruz. Adalet terazisinin kefelerini muktedirlerin siyasi ikbaline göre ayarlayanlar, hukuku bir toplumsal sözleşme değil, muhalefeti hizaya getirme aparatı olarak kullandıkça o çan durmaksızın çalıyor.
Süreç bir günde buraya gelmedi. Adaletin tabutuna ilk çiviler, DEM/HDP çizgisindeki Kürt siyasi hareketine yönelik haksız, hukuksuz ve sistematik tasfiyelerle çakıldı. Milyonların iradesini temsil eden Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ gibi seçilmiş liderler, evrensel hukuk normlarında karşılığı olmayan gerekçelerle, adeta birer siyasi rehine gibi parmaklıklar ardına konulduğunda, toplumun bir kesimi sessiz kalmayı seçti. "Nasılsa bize dokunmuyor" konforuyla izlenen o süreç, yerel yönetimlerde halkın oylarıyla seçilen belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyım atanmasıyla derinleşti.
Sandığın, yani demokrasinin namusunun gasp edilmesi, sadece Kürt seçmenin değil, bu ülkedeki her bir vatandaşın seçme ve seçilme hakkına indirilmiş ağır bir darbeydi.
Ancak tarih, adaletsizliğin bulaşıcı bir virüs olduğunu defalarca kanıtlamıştır. Bir kesimin hukuksuzluğa uğramasına göz yummak, o hukuksuzluğun meşrulaşarak büyümesine ve en nihayetinde herkesi yutmasına zemin hazırlar. Nitekim öyle de oldu. Kürt hareketine karşı test edilen ve tahkim edilen bu "hukuku araçsallaştırma" pratiği, gecikmeksizin diğer muhalif odaklara da teşmil edildi.
Bugün gelinen noktada, ülkenin ana muhalefet partisine yönelik akılalmaz hamleler, hukukun artık bir sınır getiren değil, iktidar eliyle dizayn yapan bir "mühendislik aracı" haline geldiğini gösteriyor. Siyasi partilerin iç işleyişine, kurultay iradelerine "mutlak butlan" gibi hukuki zorlamalarla müdahale edilmesi, eski genel başkanların adeta birer siyasi kayyım gibi partilerin başına monte edilmeye çalışılması, yargının siyasi rekabetin sopası haline dönüştüğünün en açık ilanıdır.Sayın Cumhurbaşkanı’nın "Yerli ve milli muhalefeti de biz getireceğiz" söylemi, aslında bu trajedinin itirafıdır. Bir demokraside muhalefeti iktidar belirleyemez, icazete bağlı bir muhalefet yaratılamaz. İktidarın kendi eliyle, kendi meşrebine uygun bir muhalefet dizayn etme çabası, çok partili yaşamın, demokrasinin ve en nihayetinde bir devlet olmanın manevi temellerinin tasfiyesidir.
Hukuk, siyasi iktidarların ömrünü uzatmak için eğip bükeceği, muhalifleri tasfiye etmek için kullanacağı bir aparat değildir. Güçlünün haklı olduğu, yargının saray koridorlarından gelen rüzgara göre yelken açtığı bir düzende, sadece masumlar cezalandırılmış olmaz; o toplumun geleceğe dair inancı, bir arada yaşama iradesi ve devletin meşruiyeti de ölür.
İngiliz hikayesindeki o beşinci çan, bugün Türkiye’nin dört bir yanında, Edirne'den Kandıra'ya, belediye binalarından parti genel merkezlerine kadar her haksız kararda bir kez daha vuruyor. Ve biz biliyoruz ki, adalet öldüğünde, geriye kalan tek şey sadece gücü elinde bulunduranların geçici zaferleri ve koca bir ülkenin ortak geleceğinin enkazıdır. Kulakları olanlar, o beşinci çanın sesini iyi dinlesin; çünkü o ses, sadece haksızlığa uğrayanların değil, hepimizin çöken ortak çatısının sesidir.
İlginizi Çekebilir