<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>VANMED</title>
        <link>https://www.vanmed.net/</link>
        <description>Yerel, bölgesel, ulusal ve evrensel medya, haber platformu VANMED.</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>İpekyolu’nda kanser farkındalık eğitimleri sürüyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ipekyolunda-kanser-farkindalik-egitimleri-suruyor-32156</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ipekyolunda-kanser-farkindalik-egitimleri-suruyor-32156</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/ipekyolunda-kanser-farkindalik-egitimleri-suruyor-1792505894.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/10/ipekyolunda-kanser-farkindalik-egitimleri-suruyor-1792505894.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/ipekyolunda-kanser-farkindalik-egitimleri-suruyor-1792505894.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van’ın İpekyolu ilçesinde, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında kadınlara yönelik kanser farkındalık eğitimleri devam ediyor. Eğitimlerde erken tanının önemi ve ücretsiz tarama hizmetleri anlatılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) -</strong> İpekyolu Belediyesi Kadın Politikaları Müdürlüğü ile Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğünün iş birliğinde, belediyeye bağlı 6 Kadın Spor Merkezinde düzenlenen eğitimler sürüyor.</p>

<p>Alipaşa ve Cevdetpaşa Kadın Spor Merkezlerinin ardından eğitim programı, Jin ve Jiyan Kadın Spor Merkezlerinde devam etti.</p>

<h3><strong>Üç kanser türü hakkında bilgilendirme</strong></h3>

<p>“Meme ve Rahim Ağzı Kanserine Karşı Farkında Ol, Hayatını Koru” sloganıyla düzenlenen eğitimlere, kadın spor merkezlerinden yararlanan kadınlar katıldı.</p>

<p>İlçe Sağlık Müdürlüğü KETEM birim sorumlusu Hemşire Buket Demircan, meme kanseri ve erken tanının önemini anlatırken KETEM doktoru Merve Kevser Tanlı, rahim ağzı ve kolon kanserine ilişkin bilgilendirmelerde bulundu.</p>

<h3><strong>Ücretsiz tarama çağrısı</strong></h3>

<p>Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında erken tanının önemine dikkat çeken Hemşire Buket Demircan, Türkiye’de 40-69 yaş arasındaki kadınlara iki yılda bir ücretsiz mamografi taraması yapıldığını belirterek kadınları taramalarını ihmal etmemeye çağırdı.</p>

<h3><strong>Kadınlardan belediyeye teşekkür</strong></h3>

<p>Eğitimlere katılan kadınlar, kanser türleri ve korunma yöntemleri hakkında bilgi edinmenin kendileri açısından yararlı olduğunu belirtti. Mahallelerde sağlık çalışanları tarafından bilgilendirme yapılmasından duydukları memnuniyeti dile getiren kadınlar, çalışmaları nedeniyle İpekyolu Belediyesine teşekkür etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 20 Oct 2026 17:16:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İpekyolu’nda Meme Kanseri Farkındalığı İçin Eğitimler Başladı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ipekyolunda-meme-kanseri-farkindaligi-icin-egitimler-basladi-32135</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ipekyolunda-meme-kanseri-farkindaligi-icin-egitimler-basladi-32135</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/ipekyolunda-meme-kanseri-farkindaligi-icin-egitimler-basladi-1792159067.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/10/ipekyolunda-meme-kanseri-farkindaligi-icin-egitimler-basladi-1792159067.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/ipekyolunda-meme-kanseri-farkindaligi-icin-egitimler-basladi-1792159067.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van’ın İpekyolu ilçesinde, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında kadınlara yönelik eğitim programı başlatıldı. Belediye bünyesindeki 6 Kadın Spor Merkezi’nde düzenlenen eğitimlerde meme, rahim ağzı ve kolon kanserinde erken tanının önemi anlatılıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>İpekyolu Belediyesi Kadın Politikaları Müdürlüğü ile Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürlüğünün ortak çalışmasıyla, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında kadınlara yönelik bilgilendirme eğitimleri düzenleniyor.</p>

<p>Belediyeye bağlı 6 Kadın Spor Merkezi’nde gerçekleştirilen <strong>“Meme Kanseri ve Kendi Kendine Muayenesi (KKMM) Eğitimi”</strong> programıyla kadınların kanser konusunda bilinçlendirilmesi ve erken tanının önemine dikkat çekilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Farkındalık çalışmaları kapsamında kadınlar, meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekmek amacıyla yakalarına pembe kurdele taktı. Eğitimler, <strong>“Meme ve Rahim Ağzı Kanserine Karşı Farkında Ol, Hayatını Koru”</strong> sloganıyla yürütülüyor.</p>

<h3><strong>Meme, rahim ağzı ve kolon kanseri anlatıldı</strong></h3>

<p>Eğitimlerde, İlçe Sağlık Müdürlüğü KETEM birim sorumlusu Hemşire Buket Demircan meme kanseri ve erken tanının önemi hakkında bilgi verdi. KETEM birim doktoru Zeynep Fulya İşler ise rahim ağzı ve kolon kanserine ilişkin bilgilendirmelerde bulundu.</p>

<p>Meme kanserinde erken tanının hayat kurtarıcı rolüne dikkat çeken Hemşire Buket Demircan, ekim ayının toplumsal farkındalığı artırmak ve kadınları erken tanı konusunda bilinçlendirmek amacıyla Meme Kanseri Farkındalık Ayı olarak değerlendirildiğini belirtti.</p>

<p>Demircan, “Meme kanserinde erken tanı hayat kurtarır. Ülkemizde 40-69 yaş arası kadınlara iki yılda bir ücretsiz mamografi taraması yapılmaktadır. Tüm kadınlarımızı meme sağlığı konusunda bilinçlenmeye ve taramalarını ihmal etmemeye davet ediyoruz” dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/6744edac-0cac-4c64-aeb2-f3a3a5a4910b.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<h3><strong>Kadınlara düzenli tarama çağrısı</strong></h3>

<p>KETEM birim doktoru Zeynep Fulya İşler de rahim ağzı ve kolon kanserinde erken tanının önemine değinerek belirtilerin dikkate alınması ve düzenli taramaların yapılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Kanser taramalarından yararlanmak isteyen kadınların aile sağlığı merkezlerine ve ilçe sağlık müdürlüklerine başvurabileceklerini belirten İşler, özellikle rahim ağzı kanserine karşı erken tanı ve düzenli taramanın önemine dikkat çekti.</p>

<p>İpekyolu Belediyesi bünyesinde başlatılan eğitimlerle kadınların kanser türleri, erken tanı yöntemleri ve tarama programları hakkında bilgilendirilmesi hedefleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 16:56:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Hayatın Renkleri Solmasın Derneği: Bağımlılıkla mücadelenin yolu sevgiden geçiyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/hayatin-renkleri-solmasin-dernegi-bagimlilikla-mucadelenin-yolu-sevgiden-geciyor-32133</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/hayatin-renkleri-solmasin-dernegi-bagimlilikla-mucadelenin-yolu-sevgiden-geciyor-32133</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/hayatin-renkleri-solmasin-dernegi-bagimlilikla-mucadelenin-yolu-sevgiden-geciyor-1792153298.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/10/hayatin-renkleri-solmasin-dernegi-bagimlilikla-mucadelenin-yolu-sevgiden-geciyor-1792153298.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/hayatin-renkleri-solmasin-dernegi-bagimlilikla-mucadelenin-yolu-sevgiden-geciyor-1792153298.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Hayatın Renkleri Solmasın Derneği, bağımlılıkla mücadeleye ilişkin yaptığı açıklamada, zararlı alışkanlıklardan kurtulmanın yolunun bireyleri sevgiye, sanata, spora ve toplumsal dayanışmaya yönlendirmekten geçtiğini belirtti. Açıklamada, “Bağımlılıktan ancak bağımlılık kurtarır; kötü bağımlılıklardan insanı ancak iyi ve güzel bağımlılıklar kurtarabilir” ifadelerine yer verildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Hayatın Renkleri Solmasın Derneği, bağımlılıkla mücadele konusunda yazılı bir açıklama yaptı. Alkol, kumar, madde, sigara ve kontrolsüz dijital kullanım gibi bağımlılıkların bireyler ve toplum üzerindeki etkilerine dikkat çekilen açıklamada, mücadelede sevgi, aidiyet, sosyal destek ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine vurgu yapıldı.</p>

<p>Bağımlılığın yalnızca bireysel bir sorun olmadığı belirtilen açıklamada, bu durumun aile ilişkilerini ve toplumsal yaşamı da olumsuz etkileyebildiği ifade edildi. Bağımlılıkla mücadelede bireylerin zararlı alışkanlıklardan uzaklaştırılmasının yanı sıra yaşamlarını anlamlı kılacak uğraşlarla buluşturulması gerektiği kaydedildi.</p>

<h3><strong>“Kötü bağımlılıklardan iyi ve güzel bağımlılıklar kurtarabilir”</strong></h3>

<p>Derneğin açıklamasında, insanın bağlanma ve aidiyet ihtiyacına dikkat çekilerek, bu ihtiyacın sağlıklı alanlara yönlendirilmesinin önemine işaret edildi.</p>

<p>Açıklamada, “Bağımlılıktan ancak bağımlılık kurtarır; kötü bağımlılıklardan insanı ancak iyi ve güzel bağımlılıklar kurtarabilir. Müptela olmadan, zararlı müptelalıklardan kurtulamayız” ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>İnsanların zararlı alışkanlıklardan uzaklaşabilmesi için aile, dostluk, sanat, spor, bilim ve toplumsal dayanışma gibi alanlarda güçlü bağlar kurmasının önemine değinilen açıklamada, özellikle çocukların ve gençlerin erken yaşlardan itibaren müzik, resim, tiyatro, satranç ve spor gibi faaliyetlerle buluşturulması gerektiği belirtildi.</p>

<h3><strong>“Sevgi ve sosyal destek bağımlılıkla mücadelede önemli”</strong></h3>

<p>Bağımlılığın ortaya çıkışında yalnızlık, sevgisizlik, stres ve psikolojik sorunlar gibi farklı etkenlerin rol oynayabildiğine dikkat çekilen açıklamada, sağlıklı sosyal ilişkilerin ve dayanışmanın önemine vurgu yapıldı.</p>

<p>İnsanların kendilerini değerli hissettikleri, sorunlarını paylaşabildikleri ve toplumsal yaşamın bir parçası oldukları ortamlarda daha güçlü destek mekanizmalarına sahip olabilecekleri ifade edildi.</p>

<p>Dernek, bağımlılıkla mücadelede bireyleri yargılamak ve dışlamak yerine onlara destek olunması gerektiğini belirterek, sevgi ve dayanışmanın profesyonel destek ve tedavi süreçleriyle birlikte ele alınmasının önemine dikkat çekti.</p>

<h3><strong>Medyaya bağımlılıkla mücadelede aktif rol çağrısı</strong></h3>

<p>Açıklamada, internet, televizyon ve sosyal medya platformlarının bağımlılıkların yayılmasında risk oluşturabildiği gibi mücadelede de önemli bir rol üstlenebileceği kaydedildi.</p>

<p>Medya kuruluşlarının aile bağlarını, sanatı, sporu, bilimi ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarını teşvik eden içeriklere daha fazla yer vermesi gerektiği belirtilen açıklamada, çocukların ve gençlerin dijital dünyada yalnızca tüketici değil, üretken bireyler olmalarını destekleyecek çalışmaların önemine işaret edildi.</p>

<h3><strong>“Bağımlılıkla mücadele toplumsal sorumluluktur”</strong></h3>

<p>Hayatın Renkleri Solmasın Derneği, bağımlılıkla mücadelenin yalnızca bireylerin ve ailelerin sorumluluğuna bırakılamayacağını vurguladı.</p>

<p>Devlet kurumları, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerin iş birliği yapması gerektiği belirtilen açıklamada; önleyici çalışmaların artırılması, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine erişimin kolaylaştırılması ve gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunması için kapsamlı politikalar geliştirilmesi çağrısında bulunuldu.</p>

<p>Açıklama, bağımlılıkla mücadelenin temelinde umut, dayanışma ve sağlıklı yaşam olanaklarının bulunduğu vurgusuyla sona erdi. Dernek, bireylerin zararlı alışkanlıklardan uzaklaşabilmeleri için sanat, spor, bilim, insan sevgisi ve toplumsal dayanışma gibi alanların güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Foto: Yeşilay</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Hayatın Renkleri Solmasın Derneği’nden tütünle mücadele çağrısı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/hayatin-renkleri-solmasin-derneginden-tutunle-mucadele-cagrisi-32117</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/hayatin-renkleri-solmasin-derneginden-tutunle-mucadele-cagrisi-32117</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/hayatin-renkleri-solmasin-derneginden-tutunle-mucadele-cagrisi-1791900236.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/10/hayatin-renkleri-solmasin-derneginden-tutunle-mucadele-cagrisi-1791900236.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/hayatin-renkleri-solmasin-derneginden-tutunle-mucadele-cagrisi-1791900236.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turgut, tütünle mücadele kapsamında gündeme gelen yeni düzenlemelere destek vererek siyasi hesapların ve ticari çıkarların halk sağlığının önüne geçmemesi gerektiğini söyledi. Turgut, “Tütünle mücadelede yarım adımlar değil, kararlı ve cesur adımlar atılmalı” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog <strong>Osman Turgut</strong>, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından gündeme getirilen sigara satışlarında kimlik kontrolü, park ve bahçelerde sigara kullanımına yönelik kısıtlamalar ile kafe ve restoranlardaki sigara içilen alanların yeniden düzenlenmesine ilişkin çalışmaları değerlendirdi.</p>

<p>Tütünle mücadele kapsamında atılacak adımları desteklediklerini belirten Turgut, düzenlemelerin geciktirilmeden hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Halk sağlığını korumaya yönelik çalışmaların siyasi kaygılar veya ticari çıkarlar nedeniyle ertelenmemesi gerektiğini vurgulayan Turgut, tütün kullanımının ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti.</p>

<h3><strong>“İktidar ve muhalefet ortak irade göstermeli”</strong></h3>

<p>Tütün kullanımına bağlı hastalıkların her yıl çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine neden olduğunu belirten Turgut, Türkiye'de her yıl 100 binden fazla kişinin tütün kullanımına bağlı nedenlerle yaşamını yitirdiğini ifade etti.</p>

<p>Turgut, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“Her yıl on binlerce ailemiz tütünün yol açtığı hastalıklar nedeniyle acı yaşıyor. Kaybettiğimiz her insan bir istatistikten ibaret değildir. Geride kalan bir aile, yarım kalan bir hayat ve telafisi mümkün olmayan bir kayıptır. Böyle bir tablo karşısında insan sağlığını korumaya yönelik adımların geciktirilmesini kabul edemeyiz.</p>

<p>İktidar ve muhalefet partilerine çağrımız nettir: Tütünle mücadele, siyasi rekabetin konusu değil, toplum sağlığını koruma sorumluluğudur. TBMM'de temsil edilen bütün siyasi partiler bu konuda ortak irade ortaya koymalı ve gerekli düzenlemelerin etkili biçimde uygulanmasına katkı sunmalıdır.”</p>

<h3><strong>“Siyasi kaygılar halk sağlığının önüne geçmemeli”</strong></h3>

<p>Düzenlemeler hazırlanırken ekonomik ve sosyal etkilerin değerlendirilmesinin önemli olduğunu belirten Turgut, olası oy kaybı endişelerinin halk sağlığını koruma hedefini gölgelememesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Turgut, “Karar vericilerin vatandaşların beklentilerini, işletmelerin durumunu ve uygulamanın sonuçlarını değerlendirmesi elbette önemlidir. Ancak olası siyasi maliyet hesapları nedeniyle insan sağlığını koruyacak adımların ertelenmesi doğru değildir. Tütün endüstrisinin ticari çıkarları da kamu sağlığını koruma hedefinin önüne geçmemelidir” dedi.</p>

<h3><strong>“Tütün yalnızca bireysel bir tercih meselesi değil”</strong></h3>

<p>Tütün kullanımının kanser, kalp ve damar hastalıkları, inme ve solunum sistemi hastalıkları başta olmak üzere birçok sağlık sorunuyla ilişkili olduğunu hatırlatan Turgut, pasif içiciliğin de ciddi riskler taşıdığını belirtti.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tütün kullanımı dünya genelinde yılda 8 milyona yakın insanın ölümüne neden oluyor. Bu ölümlerin önemli bir bölümü, tütün kullanmadığı hâlde tütün dumanına maruz kalan kişilerden kaynaklanıyor.</p>

<p>Sigara içmeyenlerin, çocukların ve gençlerin tütün dumanından korunması gerektiğini vurgulayan Turgut, şöyle konuştu:</p>

<p>“Sigara içmeyen vatandaşlarımızın, çocuklarımızın ve gençlerimizin tütün dumanına maruz kalması kabul edilemez. Parklar, bahçeler, çocuk oyun alanları ve ailelerin ortak kullandığı mekânlar, insanların sağlığını koruyacak biçimde düzenlenmelidir. Kafe ve restoranlardaki uygulamalar da açık kurallara, etkili denetime ve caydırıcı yaptırımlara dayanmalıdır.”</p>

<h3><strong>“Bağımlılıkla mücadele erken yaşta başlamalı”</strong></h3>

<p>Tütün ve nikotin ürünlerinin bağımlılık yapıcı özelliklerine dikkat çeken Turgut, gençlerin bu ürünlerden korunmasının bağımlılıkla mücadelenin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca uyuşturucu maddeler, alkol veya kumarla sınırlandırılmasının eksik bir yaklaşım olacağını belirten Turgut, şunları söyledi:</p>

<p>“Tütün ve nikotin bağımlılığı da erken yaşta önlem alınması gereken önemli bir halk sağlığı sorunudur. Sigara kullanmaya başlayan herkesin başka bir bağımlılığa yöneleceğini söylemek bilimsel açıdan doğru değildir. Ancak nikotin bağımlılığının normalleştirilmesi ve gençlerin bu ürünlere kolay erişimi mutlaka önlenmelidir.”</p>

<p>Turgut, sigara satışlarında kimlik kontrolünün etkili biçimde uygulanması, çocukların tütün ürünlerine erişiminin engellenmesi, önleyici eğitimlerin yaygınlaştırılması ve sigarayı bırakmak isteyenlere destek sunulmasının önemini vurguladı.</p>

<h3><strong>“Tütünün ekonomik ve çevresel faturası da ağır”</strong></h3>

<p>Tütün kullanımının sağlık üzerindeki etkilerinin yanı sıra aile bütçesi ve ülke ekonomisi açısından da önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Turgut, sigara harcamalarının ailelerin temel ihtiyaçlarına ayırabileceği kaynakları azalttığını, tütünle ilişkili hastalıkların ise sağlık harcamalarını ve iş gücü kayıplarını artırdığını kaydetti.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü ve Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryasının değerlendirmelerine göre tütün kullanımının sağlık harcamaları ve üretkenlik kayıpları dâhil küresel ekonomik maliyeti oldukça yüksek.</p>

<p>Tütün üretimi ve tüketiminin çevre üzerindeki etkilerine de değinen Turgut, doğal kaynakların kullanımı, sera gazı salımları ve atık kirliliğinin önemli sorunlar arasında yer aldığını belirtti. Özellikle sigara izmaritlerinin sokakları, parkları ve su kaynaklarını kirlettiğine dikkat çekti.</p>

<p>Turgut, “Tütünle mücadele aynı zamanda aile bütçesini koruma, sağlık harcamalarını azaltma ve temiz bir çevre bırakma mücadelesidir. Sağlıklı bireyler ve yaşanabilir şehirler hedefini birbirinden ayrı düşünemeyiz” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>“Düzenleme geciktirilmemeli, etkili biçimde uygulanmalı”</strong></h3>

<p>Hayatın Renkleri Solmasın Derneği olarak düzenlemelerin ayrıntılarının kamuoyuyla paylaşılmasını ve bilimsel veriler doğrultusunda hazırlanmasını beklediklerini belirten Turgut; sigara satışlarında yaş doğrulamasının güçlendirilmesi, kamusal alanlarda dumansız yaşamın desteklenmesi, denetimlerin artırılması ve sigarayı bırakma hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Turgut, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Hiçbir ticari kazanç, hiçbir siyasi hesap ve hiçbir kısa vadeli çıkar insan hayatından daha değerli değildir. Tütünle mücadelede kararlı olmak, yalnızca yasak koymak değil; insanları korumak, gençlerin bağımlılığa başlamasını önlemek ve sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlarımızın yanında olmaktır.</p>

<p>Sağlık Bakanlığının gündeme getirdiği çalışmaların etkili ve uygulanabilir düzenlemelere dönüşmesini bekliyoruz. İktidarın, muhalefetin, kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının ortak sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. Çocuklarımızın, gençlerimizin ve gelecek nesillerimizin sağlığı için tütünle mücadelede cesur, bilimsel ve sürdürülebilir adımlar atılmalıdır.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Oct 2026 16:59:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Minibüsten tarihi geçmiş gıda ürünleri çıktı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/minibusten-tarihi-gecmis-gida-urunleri-cikti-32101</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/minibusten-tarihi-gecmis-gida-urunleri-cikti-32101</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/minibusten-tarihi-gecmis-gida-urunleri-cikti-1791710450.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/10/minibusten-tarihi-gecmis-gida-urunleri-cikti-1791710450.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/minibusten-tarihi-gecmis-gida-urunleri-cikti-1791710450.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van’ın İpekyolu ilçesinde zabıta ekiplerinin şikâyet üzerine yaptığı incelemede, bir minibüs içerisinde ve çevresinde çok sayıda son tüketim tarihi geçmiş gıda ürünü bulundu. Ürünlerin üzerindeki tarihleri silmek ve yeniden tarih basmak amacıyla kullanılabileceği değerlendirilen malzemeler de tespit edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) -</strong> İpekyolu Belediyesi Zabıta Müdürlüğüne yapılan şikâyet üzerine harekete geçen ekipler, Bahçıvan Mahallesi Timur Paşa 1. Sokak’ta inceleme gerçekleştirdi. Yapılan incelemede, kapalı kasa bir minibüsün içinde ve çevresinde çeşitli türlerde son tüketim tarihi geçmiş gıda ürünleri olduğu belirlendi.</p>

<p>Araçta ayrıca, ürünlerin tavsiye edilen tüketim tarihlerini silmek ve yeniden tarih basmak amacıyla kullanılabileceği değerlendirilen malzemeler bulundu.</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/8360340e-70ff-48b4-a33c-6ca02b4a3b9e.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<h2>Olayla İlgili Kurumlara İhbar Yapıldı</h2>

<p>İpekyolu Belediyesi Zabıta Müdürlüğü tarafından hazırlanan tutanakta, araç ve ürünlerle bağlantılı olduğu belirtilen kişinin bilgilerinin alınmasının ardından su alma bahanesiyle olay yerinden ayrıldığı kaydedildi.</p>

<p>Olayla ilgili gerekli işlemlerin yapılması amacıyla Tarım ve Orman Bakanlığının ALO 174 Gıda Hattı’na ihbarda bulunuldu. Ayrıca emniyet ekiplerinin olay yerine gelmesi için 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bilgi verildi.</p>

<p>Olay yerine gelen polis ekiplerinin nöbetçi Cumhuriyet savcısıyla yaptığı görüşmenin ardından, tarihi geçmiş gıda ürünlerinin bulunduğu minibüs tedbir amacıyla çekiciyle olay yerinden kaldırılarak muhafaza altına alındı.</p>

<h2>Belediye Denetimlerin Süreceğini Bildirdi</h2>

<p>İpekyolu Belediyesi, halk sağlığının korunması ve gıda güvenliğinin sağlanması amacıyla denetimlerin sürdürüleceğini belirtti. Belediyeden yapılan açıklamada, halk sağlığını tehlikeye atabilecek uygulamalara karşı gerekli işlemlerin yapılacağı vurgulandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 11 Oct 2026 12:17:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Açık yaralar ve kapanmayan gözler: Kadınlar ucuz göz kapağı ameliyatı konusunda uyarıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/acik-yaralar-ve-kapanmayan-gozler-kadinlar-ucuz-goz-kapagi-ameliyati-konusunda-uyariyor-32043</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/acik-yaralar-ve-kapanmayan-gozler-kadinlar-ucuz-goz-kapagi-ameliyati-konusunda-uyariyor-32043</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/acik-yaralar-ve-kapanmayan-gozler-kadinlar-ucuz-goz-kapagi-ameliyati-konusunda-uyariyor-1790150332.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/09/acik-yaralar-ve-kapanmayan-gozler-kadinlar-ucuz-goz-kapagi-ameliyati-konusunda-uyariyor-1790150332.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/acik-yaralar-ve-kapanmayan-gozler-kadinlar-ucuz-goz-kapagi-ameliyati-konusunda-uyariyor-1790150332.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Haberi hazırlayan: Anna Collinson ve Jo Adnitt, BBC Haber Araştırmaları]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>"Herkes çok kolay olduğunu söyledi ama yüzüm yanıyormuş gibi hissediyordum ve korkunç bir yanık deri kokusu vardı" diyor Nikita Morgan, göz kapağı ameliyatını anlatırken.</p>

<p>Nikita, sosyal medyada bu konuyla ilgili videolar gördükten sonra, göz kapaklarından deri alınması anlamına gelen blefaroplasti ameliyatı olmaya karar vermişti. Lokal anestezi verilmesine rağmen Nikita aşırı acı hissetmişti.</p>

<p>Göz çevresi cerrahisi konusunda uzmanlaşmış doktorlar olan oküloplastik cerrahlar, genellikle yurtdışında yapılan ucuz ameliyatlardan kaynaklanan sorunların çok sayıda hastada görüldüğünü söylüyor.</p>

<p>BBC'ye verdikleri demeçte, normalde İngiltere'de binlerce sterline mal olan bu işleme olan talebin, yüzü sıkılaştırma, pürüzsüzleştirme ve kaldırma yönündeki daha geniş bir estetik trendin parçası olarak arttığını söylediler.</p>

<p>Cerrahlar, komplikasyonların Avrupa anakarası, Afrika ve Asya'daki kliniklerle bağlantılı olduğunu ve bu komplikasyonlar meydana geldiğinde, yetersiz ameliyat sonrası bakımın İngiltere'deki NHS (Ulusal Sağlık Sistemi) üzerinde yük oluşturduğunu söylüyor.</p>

<p>Nikita'nın yanı sıra, benzer sorunlar yaşayan onlarca insanla konuştuk; bunlardan biri, göz kapağı derisinin çok fazla alınması nedeniyle uyurken gözlerini bantla kapatmak zorunda kalan bir kadındı, diğeri ise görme yetisini kaybetmekten korkuyordu.</p>

<p>İngiltere'deki cerrahlar da, yurtdışında yapılan tedaviden sonra gözlerini düzgün bir şekilde kapatamayan hastalara rastladıklarını söylediler.</p>

<p>Dublinli Nikita, gözlerini daha belirgin hale getirmek istiyordu ancak İrlanda'da üst göz kapağı ameliyatının 4.000 eurodan fazla tutacağını öğrendiği için bunu karşılayamıyordu.</p>

<p>Otuz bir yaşındaki kadın TikTok'ta Hollandalı Faceland şirketinden 750 euroya gözkapağı ameliyatı yaptırabileceğini keşfetti.</p>

<p>Düsseldorf'taki kliniği "sürekli biri girip biri çıkan bir konveyör bant gibi" diye tanımladı.</p>

<p><img alt="Aynı gözün yan yana yakın çekim fotoğrafları; solda sağlıklı bir göz kapağı, sağda ise dikişleri ve morlukları görünen ameliyat sonrası bir göz kapağı gösterilmektedir." src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/2146/live/1ef53470-b693-11f1-a430-4d16ee157c41.jpg.webp" style="height:2000px; width:3000px" />Nikita'nın gözü, blefarospazm ameliyatından önce (solda) ve ameliyattan altı gün sonra (sağda)</p>

<p>Şirket, Ekim 2024'ten bu yana Hollanda, Almanya ve İsviçre'deki kliniklerinde İngiltere'deki hastalara 2.950'den fazla gözkapağı ameliyatı uyguladığını belirtiyor.</p>

<p>Şirket, "güvenli ve kaliteli" tedaviler sunduğunu ve "işlemlerin %1'inden azında şikayet oluştuğunu" söylüyor; ancak bu, düzeltme ameliyatına ihtiyaç duyan herkesi kapsamıyor.</p>

<p>BBC'ye göz kapağı ameliyatı sorunları hakkında konuşan hastaların büyük çoğunluğu şirketin kliniklerine gitmişti; ancak Faceland'de toplam kaç komplikasyon yaşandığını bilmiyoruz.</p>

<p>Kasım 2025'te ameliyat olan Nikita, işlemin ne kadar invaziv veya kalıcı olacağını fark etmediğini, bunun "dudak dolgusu veya botoks yaptırmak" gibi bir şey olduğunu düşündüğünü söylüyor.</p>

<p>Kendisine lokal anestezi uygulanmış, ancak doktor hassas göz kapağı derisini kesmeye başladığında, daha önce hiç yaşamadığı bir acı hissetmişti.</p>

<p>"Şok geçirdim, korkunçtu" diyor Nikita. "Dikiş atarken iğnenin derimden geçtiğini hissedebiliyordum."</p>

<p>Faceland, hastaların işlemlerden önce konsültasyon geçirdiğini ve onay formlarını imzaladığını, böylece "iyi bilgilendirilmiş ve iyi hazırlanmış" olmalarını sağladığını söylüyor.</p>

<p>Açıklamada ayrıca Nikita'nın doktorunun, Nikita'nın işlem sırasında "çok endişeli ve kararsız" olduğunu ve bunun da "ağrı algısını etkileyebileceğini" söylediği belirtildi.</p>

<p>Saatler içinde, "travma geçirmiş" Nikita eve giden bir uçağa bindi. Tıp uzmanları ve Faceland, ameliyattan sonra aynı gün uçmayı tavsiye etmiyor, ancak Nikita sosyal medyada birçok kişinin bunu yaptığını görmüştü.</p>

<p>"Göremiyordum" diye anlatıyor Nikita, "yukarı baktığımda dikişlerim kanıyordu, sanki kan ağlıyormuş gibiydim."</p>

<p>Ameliyatıyla aynı gün uçakla seyahat ettiğine gerçekten çok pişman ve başkalarına da bunu yapmamalarını tavsiye ediyor.</p>

<h2>Göz kapağı ameliyatının yükselişi</h2>

<p>BBC'nin analizine göre, son üç yılda İngiltere'deki dört önde gelen sosyal medya platformunda göz kapağı ameliyatları hakkında paylaşılan videolar yaklaşık 150 milyon kez izlendi. Bu rakam, önceki üç yıla göre beş kat daha fazla.</p>

<p>Paylaşımlarında birçok kişi olumlu sonuçlar bildirdi ve birçoğu Faceland'de tedavi gördü.</p>

<p>Bir kadın bize sarkık göz kapaklarının görme yetisini kısıtladığını ve baş ağrılarına neden olduğunu söyledi. İngiltere'de NHS (Ulusal Sağlık Sistemi) tedavisi için uygun değildi ve özel kliniğe gitmeyi de karşılayamıyordu, ancak Faceland'e gittikten sonra sorunlarının çözüldüğünü söylüyor.</p>

<p>Şirketin internet sitesinde, "uygun fiyatlı, erişilebilir ve yüksek kaliteli bakım"a odaklanarak piyasayı değiştirdiği iddia ediliyor. Açıklamada, tedavilerin Faceland tarafından cerrahi işlemler konusunda şirket içi eğitim alan akredite tıp doktorları tarafından gerçekleştirildiği belirtiliyor.</p>

<p>İngiltere'deki cerrahlar üst gözkapağı ameliyatının hazırlık, ameliyat ve ameliyat sonrası bakım dahil olmak üzere genellikle yaklaşık üç saat sürdüğünü söyledi. Ancak görüştüğümüz Faceland hastaları kliniklerde bir saatten daha kısa süre geçirdiklerini belirtiyor.</p>

<p>Faceland, uygulayıcıların daha fazla sayıda tedavi gerçekleştirmesine izin vermenin maliyetleri önemli ölçüde düşürmeye yardımcı olduğunu söylüyor.</p>

<h2>'Derimin çok fazla kısmını kestiler'</h2>

<p><img alt="Tedaviden önce ve tedaviden sonra, iyileşmekte olan üst göz kapağına tıbbi bant uygulandıktan sonraki halini gösteren yan yana görüntüler." src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/7520/live/6150d700-b0f5-11f1-a540-61c3f7fc4e6c.jpg.webp" style="height:2000px; width:3000px" />Laura'nın gözü tedavi öncesi (solda) ve ameliyattan sekiz gün sonra (sağda).</p>

<p>Laura (gerçek adı değil), Faceland'de blefaroplasti ameliyatından sekiz gün sonra, göz kapağındaki yaraların yeniden açılması nedeniyle dört ziyaretinden ilkini acil servise yaptı.</p>

<p>Haziran ayında şirketin Amsterdam kliniğinde geçirdiği işlem görünüşte sorunsuz geçmişti, ancak sorunlar İngiltere'deki evine döndüğünde başladı; bu, yurtdışında tedavi gören birçok hastanın başına gelen bir şey.</p>

<p>Gözlerinin üzerindeki dikişlerle bir arada tutulan hilal şeklindeki kesikler açıldı ve enfeksiyon kapan, açık, kırmızı yaralar ortaya çıktı. İngiliz cerrahlar, eğer bir uzman düzgün bir eğitim almışsa bunun neredeyse hiç olmaması gerektiğini söylediler.</p>

<p>Kırklı yaşlarının başlarında olan Laura, ilk seferinde Faceland'in acil yardım hattını birkaç kez aradığını ancak ulaşamadığını söylüyor. Çaresiz kalan Laura, acil servise koştu.</p>

<p>"Gözlerimi çok uzun süre kapattığımda gerilim yaralarımın tekrar açılmasına neden oluyordu" diyor. "Uykuya dalmaktan korkuyordum ve sürekli acı çekiyordum."</p>

<p>Olaydan sonraki günlerde Laura, Faceland'deki doktoruyla iletişim halindeydi ve birkaç kez değerlendirme için geri dönmeyi teklif etti.</p>

<p>"Ağlıyordum, resmen yalvarıyordum: 'Beni böyle bırakamazsınız' diyordum."</p>

<p>Ancak Faceland ona en iyi çözümün yaşadığı bölgedeki bir tedavi merkezine başvurmak olduğunu söyledi.</p>

<p>Laura, İngiltere Sağlık Hizmetleri'ne (NHS) bağlı bir göz uzmanına yönlendirildi ve uzman, "fazla derinin" alındığını söyledi.</p>

<p>Laura, ucuz bir şekilde geçirdiği ameliyatın masraflarını NHS'nin karşılaması konusunda ne düşünüyordu?</p>

<p>"Kendimi suçlu hissediyorum... İnsanlar 'Bu senin kendi hatan' diye düşünecekler, ama neler olabileceğini bilseydim asla gitmezdim."</p>

<p><img alt="Laura, güneş ışığı alan bir pencerenin kenarında oturuyor, ellerini birleştirmiş, sıcak ışık saçlarına vuruyor." src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/8cae/live/8299a720-b0f5-11f1-a540-61c3f7fc4e6c.jpg.webp" style="height:2000px; width:3000px" />Laura, gözlerini kapatırsa gerginliğin göz kapaklarındaki yaraları yeniden açacağını söylüyor.</p>

<p>Faceland, Laura'nın şirket aleyhine yasal işlem başlattığı için konuyla ilgili ayrıntılı yorum yapamayacağını belirtiyor.</p>

<p>İyi niyet göstergesi olarak, Faceland ile çalışan bağımsız bir şikayet komitesi Laura'ya 175 euro teklif etti, ancak Laura bu teklifi reddetti.</p>

<h2>Hastalar gözlerini kapatamıyor</h2>

<p>İngiltere'deki cerrahlar, son 12 ayda gözkapağı ameliyatı komplikasyonları yaşayan hastaların çoğunun yurtdışında tedavi gördüğünü söylüyor.</p>

<p>BBC için yapılan bir ankete göre, yurtdışında yapılan işlemlerden sonra en sık karşılaşılan sorun, kişilerin gözlerini düzgün bir şekilde kapatamamaları oldu. Ankete İngiltere ve İrlanda'daki İngiliz Oküloplastik Cerrahi Derneği'nin (Bopss) 63 üyesi yanıt verdi.</p>

<p><img alt="Aynı kişinin sol göz bölgesinin yan yana yakın çekim görüntüleri; sol tarafta kızarıklık ve hafif şişlikle iyileşmekte olan dış köşe göz kapağı kesiği, sağ tarafta ise iyileşme sonrası daha düzgün ve daha az belirgin bir yara izi görülmektedir." src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/2bcd/live/6d2da900-b694-11f1-a430-4d16ee157c41.jpg.webp" style="height:2000px; width:3000px" /></p>

<p>Kimliğinin açıklanmasını istemeyen 30'lu yaşlarının başlarında bir kadın. Gözünün ameliyattan üç hafta sonraki (solda) ve yaklaşık altı hafta sonraki (sağda) görüntüleri.</p>

<p>Bopss yönetim kurulunda yer alan göz plastik cerrahisi uzmanı Colin Vize, "Göz kapağından çok fazla deri alınması tehlikelidir çünkü gözü dış etkenlere maruz bırakır" diye açıklıyor. "Düzeltme işlemi zor ve pahalı olabilir."</p>

<p>Göz kapaklarını "bir çift perdeye" benzetiyor. Perdeleri açtığınızda bir kıvrım olması gerekiyor, böylece kapattığınızda göz küresini örtecek kadar deri kalıyor.</p>

<p>Bopss üyelerinin bildirdiği yurtdışı işlemlerinden kaynaklanan diğer sorunlar arasında yara izi, gözlerde eşitsizlik ve yaraların açılması yer alıyor.</p>

<p>Cerrahlar, İngiltere'de kayıtlı olmayan uygulayıcılar tarafından tedavi edildikten sonra komplikasyonlar yaşayan hastalar da gördüklerini söylüyorlar; bunlar arasında oturma odalarında gerçekleştirilen blefaroplasti ameliyatları da bulunuyor.</p>

<h2>'Görme yetimi kaybedeceğimden korktum'</h2>

<p>Caryn Harte, 2024 Noel Günü'nde uyandığında görmekte zorlanıyordu.</p>

<p>Faceland'ın Amsterdam kliniğinde geçirdiği blefaroplasti ameliyatından günler sonra, şişmiş sol gözünden kan akıyordu ve her iki gözünün üzerindeki yaralar açılmaya başlamıştı.</p>

<p>"Biraz fazla deri yüzünden görme yetimi kaybedeceğimden çok korkmuştum" diyor.</p>

<p>Caryn, Faceland'i aramanın bir anlamı olmadığını düşünerek doğrudan acil servise gitti, çünkü Faceland çok uzaktaydı.</p>

<p>Doktorlar daha sonra görme yetisinin yerinde olacağına dair onu rahatlattılar, ancak yüzü ciddi şekilde enfeksiyon kapmıştı. Ona antibiyotik verildi ve düzenli hastane kontrollerine gitmesi gerekti.</p>

<p><img alt="Caryn'in göz kapağı ameliyatından önceki ve sonraki halini gösteren yan yana fotoğraflar. İkinci fotoğrafta, bölgenin iyileşmeye başladığı sırada üst göz kapağında oluşan kırmızı bir yara izi görülüyor.
" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/244a/live/aa967820-b0f5-11f1-b1d1-571ed4d7ff2c.jpg.webp" style="height:2000px; width:3000px" /></p>

<p>Caryn'in göz kapağı ameliyatından önceki hali (solda) ve 20 gün sonraki hali (sağda).</p>

<p>BBC, Caryn'in yaşananları bildirmek için Faceland ile iki kez iletişime geçtiğini ve 12 gün sonra kısa bir yanıt aldığını gösteren e-postaları inceledi. Ardından birkaç e-posta daha gönderildi, ancak Caryn o zamandan beri şirketten haber almadığını söylüyor.</p>

<p>Faceland, "tedavi sonrası süreçte onu desteksiz veya takipsiz bırakmadıklarını" savunuyor.</p>

<p>Açıklamada, hastaların ekipleri tarafından yeterince desteklenmedikleri veya komplikasyonlar yaşadıkları için özür dileniyor.</p>

<p>Caryn, Laura ve Nikita gibi, yurtdışında ucuz göz kapağı ameliyatı geçiren ve konuştuğumuz hastalar, en büyük şikayetlerinin yetersiz ameliyat sonrası bakım olduğunu söylüyorlar.</p>

<p>Colin Vize, "Tipik bir blefaroplasti ameliyatı sonrası bakım, hastaya 7/24 sunulmalıdır" diyor. "Eğer cerrahınız yüzlerce kilometre uzaktaysa acil bakım sağlaması imkansızdır."</p>

<p>Ayrıca hastaların, bazı durumlarda düşük maliyetlerin daha düşük standartlar anlamına gelebileceğinin farkında olmaları gerektiğini söylüyor.</p>

<h2>'Felaket reçetesi'</h2>

<p>Ameliyatından bir hafta sonra Nikita dikişlerini kendisi çıkardı. Ne yapması gerektiğini TikTok videoları izleyerek öğrenmişti.</p>

<p>"Kendinizi güçsüz hissediyorsunuz, sanki derinizden bir şey çekip çıkarıyormuşsunuz gibi" diyor.</p>

<p>Faceland, hastaların dikişlerinin ne zaman alınacağı konusunda doktorlarına danışmaları gerektiğini ve dikişlerin nasıl alınacağına dair bilgi verildiğini belirtiyor. Nikita ise kendisine ameliyat sonrası bakım paketi veya talimat verilmediğini söylüyor.</p>

<p><img alt="Nikita'nın uzun, koyu renk saçları var, kolsuz bir bluz ve iki altın kolye takıyor ve dokulu bir tuğla duvarın önünde duruyor." src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/2825/live/70a3e740-b0f2-11f1-bc1f-3f186ca4140c.jpg.webp" style="height:2000px; width:3000px" /></p>

<p>Nikita'nın şu anki hali</p>

<p>Şirket ayrıca hastaların dikişlerini aldırmak için Faceland kliniğine geri dönebileceklerini söylüyor, ancak konuştuğumuz hiç kimse bunu yapmamıştı.</p>

<p>Vize'ye göre, hastaların kendi dikişlerini çıkarmaları "felaket reçetesi" olabilir. Enfeksiyon riskini ve yaraların açılma olasılığını azaltmak için dikişlerin bir cerrah veya hemşire tarafından alınması gerektiğini söylüyor.</p>

<p>Nikita, küçük bir yara izi dışında sonuçlarından genel olarak memnun, ancak diğer insanların da onun deneyimlerinden ders çıkarmasını ve riskleri tam olarak anlamasını istiyor.</p>

<p>"Param olsaydı ya da TikTok'taki yorumlara kulak asmasaydım, muhtemelen eve daha yakın bir yere giderdim ve bu kadar acele etmezdim" diyor.</p>

<p>Yaklaşık iki yıl geçmesine rağmen Caryn'in sol gözüyle ilgili sorunları devam ediyor; bunlar arasında bulanık görme ve yara izi de bulunuyor.</p>

<p>Laura ise her iki gözünün üzerinde ömür boyu kalacak yara izleri olabileceğinden endişe ediyor.</p>

<p>"Aslında düzeltilmesi gerekmeyen bir sorunu düzeltmeye çalıştım ve sonuç olarak ameliyat gerektiren daha büyük bir sorunla karşılaştım, ama ameliyat masraflarını karşılayamam" diyor. "Bu gerçekten sarsıcı."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Turgut’tan kamu personeline uyuşturucu testi çağrısı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/turguttan-kamu-personeline-uyusturucu-testi-cagrisi-32015</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/turguttan-kamu-personeline-uyusturucu-testi-cagrisi-32015</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/turguttan-kamu-personeline-uyusturucu-testi-cagrisi-1789728848.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/09/turguttan-kamu-personeline-uyusturucu-testi-cagrisi-1789728848.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/turguttan-kamu-personeline-uyusturucu-testi-cagrisi-1789728848.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turgut, kamu hizmetlerinde güvenliğin sağlanması amacıyla uyuşturucu denetimlerinin güçlendirilmesini istedi. Turgut, kamu personeline işe girişte ve görevin niteliği ile risk düzeyine göre belirli aralıklarla uyuşturucu testi uygulanmasını önerdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turgut, uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadelede önleyici politikaların güçlendirilmesi gerektiğini belirterek kapsamlı bir denetim, erken teşhis, tedavi ve rehabilitasyon sistemi kurulması çağrısında bulundu.</p>

<p>Turgut’un açıklaması, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Keçiören Belediyesi’nde gönüllülük esasına dayalı gerçekleştirilen uyuşturucu testlerinin ardından test sonucu pozitif çıkan 129 kişi hakkında soruşturma başlatıldığına ilişkin gelişmelerin kamuoyuna yansımasının ardından geldi.</p>

<h3><strong>“Uyuşturucuyla mücadelede önleyici politikalar güçlendirilmeli”</strong></h3>

<p>Uyuşturucuyla mücadelede yalnızca olayların ortaya çıkmasının ardından müdahale edilmesinin yeterli olmadığını belirten Turgut, <strong>erken teşhis ve tedavi mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini</strong> ifade etti.</p>

<p>Turgut, özellikle illerde danışmanlık ve rehabilitasyon merkezlerinin yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çekerek bağımlılıkla mücadelede sağlık, sosyal hizmet, kolluk ve sivil toplum kuruluşlarının koordineli çalışması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kamu hizmetlerinin toplum güveni açısından taşıdığı öneme vurgu yapan Turgut, kamu kurumlarında görev yapacak personel için işe giriş aşamasında uyuşturucu madde tarama testlerinin, <strong>hukuki güvenceler ve kişisel verilerin korunması gözetilerek</strong> değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bu uygulamanın yalnızca işe giriş aşamasıyla sınırlı kalmaması gerektiğini savunan Turgut, görevin niteliği ve risk düzeyine göre belirli kamu görevlerinde periyodik test sisteminin oluşturulmasını önerdi.</p>

<p>Özellikle çocuklar, gençler ve hastalarla çalışan personelin yanı sıra güvenlik hizmetleri, ulaşım, kritik kamu altyapıları ve doğrudan vatandaş güvenliğiyle ilgili görevlerde bulunan çalışanlar açısından denetimlerin önem taşıdığını ifade etti.</p>

<h3>“Amaç cezalandırmak değil, tedaviye yönlendirmek olmalı”</h3>

<p>Bağımlılığın yalnızca adli bir konu olmadığına, aynı zamanda önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken Turgut, uyuşturucu testi pozitif çıkan kişilere yönelik sürecin dikkatli ve hukuka uygun biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Test sonuçlarının gerekli doğrulama süreçlerinden geçirilmesi gerektiğini belirten Turgut, madde kullanımı veya bağımlılık tespit edilen kamu çalışanlarının doğrudan cezalandırılması yerine, uygun durumlarda tedavi ve rehabilitasyon programlarına yönlendirilmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Turgut, tedavi sürecine uyulmaması veya kamu güvenliğini tehlikeye atacak şekilde göreve devam edilmesi halinde ise mevzuat çerçevesinde gerekli disiplin ve iş hukuku süreçlerinin işletilmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<h3><strong>Trafikte uyuşturucu denetimi çağrısı</strong></h3>

<p>Turgut’un açıklamasında trafik güvenliği de önemli başlıklardan biri oldu.</p>

<p>Alkollü araç kullanımına yönelik denetimlere benzer şekilde, uyuşturucu veya psikoaktif madde etkisi altında araç kullanımının tespitine yönelik kontrollerin yaygınlaştırılması gerektiğini belirten Turgut, bu uygulamaların toplum güvenliği açısından önem taşıdığını söyledi.</p>

<p>Trafik ekiplerinin teknik kapasitesinin artırılması gerektiğini ifade eden Turgut, hızlı tarama yöntemlerinin etkin biçimde kullanılmasını ve gerekli durumlarda doğrulama testlerinin sağlık kuruluşlarında yapılabileceği güçlü bir sistem oluşturulmasını talep etti.</p>

<h3>“Kamu güvenliği ve toplum sağlığı birlikte korunmalı”</h3>

<p>Bağımlılık sorunu yaşayan bireylerin dışlanmaması gerektiğini vurgulayan Turgut, tedavi ve topluma yeniden kazandırma yaklaşımının esas alınması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Turgut, kamu güvenliğinin korunması ile bağımlılık yaşayan bireylerin tedavi edilmesinin birbirine alternatif olmadığını ifade ederek, <strong>“Etkin denetim, erken teşhis, tedavi ve rehabilitasyon ile hukuka uygun yaptırım mekanizmaları birlikte uygulanmalıdır”</strong> yaklaşımını savundu.</p>

<h3><strong>Turgut’un talepleri</strong></h3>

<p>Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turgut, uyuşturucu ve bağımlılıkla mücadele kapsamında taleplerini şöyle sıraladı:</p>

<ul>
	<li>Kamu kurumlarında işe alım süreçlerinde, hukuki güvenceler ve kişisel verilerin korunması gözetilerek uyuşturucu madde tarama sistemlerinin oluşturulması,</li>
	<li>Görevin niteliğine ve risk düzeyine göre belirli kamu görevlerinde periyodik test uygulanması,</li>
	<li>Pozitif test sonuçlarının gerekli doğrulama süreçlerinden geçirilmesi,</li>
	<li>Bağımlılık veya madde kullanım bozukluğu tespit edilen kişilerin uygun sağlık hizmetleri kapsamında tedavi ve rehabilitasyona yönlendirilmesi,</li>
	<li>Tedavi sürecinin uzmanlar tarafından takip edilmesi,</li>
	<li>Kamu güvenliğini ilgilendiren görevlerde gerekli koruyucu tedbirlerin alınması,</li>
	<li>Tedaviyi reddetme veya mevzuatta belirlenen yükümlülüklere uymama halinde hukuka uygun yaptırımların uygulanması,</li>
	<li>Trafik denetimlerinde uyuşturucu ve psikoaktif madde etkisi altında araç kullanımına yönelik kontrollerin artırılması,</li>
	<li>Uyuşturucu etkisinde araç kullanımına yönelik denetimlerin teknik ve kurumsal kapasitesinin güçlendirilmesi,</li>
	<li>Kamu kurumları, sağlık kuruluşları, kolluk birimleri ve sivil toplum kuruluşları arasında daha güçlü iş birliği kurulması.</li>
</ul>

<p>Turgut, uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca kolluk kuvvetlerinin değil, toplumun tamamının ortak sorumluluğu olduğunu belirterek kamu hizmetlerinin güvenli ve sağlıklı şekilde yürütülmesi için gerekli yasal ve kurumsal düzenlemelerin hayata geçirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Turgut ayrıca, bağımlılık yaşayan bireylerin dışlanmak yerine tedavi ve rehabilitasyon yoluyla yeniden topluma kazandırılması gerektiğini vurguladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 18 Sep 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bir annenin feryadı: &quot;Çocuklar, ailenizden hiçbir şey saklamayın&quot;</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/bir-annenin-feryadi-cocuklar-ailenizden-hicbir-sey-saklamayin-31805</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/bir-annenin-feryadi-cocuklar-ailenizden-hicbir-sey-saklamayin-31805</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/bir-annenin-feryadi-cocuklar-ailenizden-hicbir-sey-saklamayin-1785230701.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/07/bir-annenin-feryadi-cocuklar-ailenizden-hicbir-sey-saklamayin-1785230701.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/bir-annenin-feryadi-cocuklar-ailenizden-hicbir-sey-saklamayin-1785230701.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van'da, madde bağımlılığına karşı toplumsal farkındalık oluşturmayı amaçlayan Hayatın Renkleri Solmasın Derneği, bağımlılık nedeniyle evladını kaybeden bir annenin gençlere yönelik duygu yüklü mesajını kamuoyuyla paylaştı. Dernek, bağımlılığın yalnızca bireyi değil, aileleri ve toplumu da derinden etkileyen önemli bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong> Dernek tarafından paylaşılan mesajda, insanların çoğunun kendilerinin ya da çocuklarının bir gün madde bağımlılığıyla karşı karşıya kalabileceğini düşünmediği belirtilerek, bu nedenle bağımlılık konusunda bilinçlenmenin büyük önem taşıdığı vurgulandı.</p>

<p>Evladı Pelin'i bağımlılık nedeniyle kaybeden anne, gençlere seslenerek madde kullandığını öğrendikleri arkadaşlarına tek başlarına yardım etmeye çalışmamaları gerektiğini ifade etti. Bağımlılığın uzman desteği gerektiren bir sağlık sorunu olduğunu belirten anne, böyle durumlarda ailelerin ve ilgili uzmanların mutlaka devreye girmesi gerektiğini dile getirdi.</p>

<p>Mesajında arkadaş seçiminin önemine de değinen anne, gençlerin kendilerini olumsuz alışkanlıklara yönlendirecek çevrelerden uzak durmalarını istedi. Zararlı alışkanlıkların ciddiye alınması gerektiğini vurgulayan anne, sorun yaşayan arkadaşların durumunun güvenilir yetişkinlerle veya aileleriyle paylaşılmasının, onların yardım almasına katkı sağlayabileceğini ifade etti.</p>

<p>Gençlere aileleriyle açık iletişim kurmaları çağrısında bulunan anne, "Sakın ailenizden hiçbir şey saklamayın. Ne yaparsanız yapın, aileniz sizi affeder ve size yardım etmek ister." sözleriyle duygularını dile getirdi.</p>

<p>Hayatın Renkleri Solmasın Derneği ise yaptığı paylaşımda, madde bağımlılığıyla mücadelede erken farkındalık, aile desteği ve profesyonel yardımın hayati önem taşıdığını belirterek, gençlerin karşılaştıkları riskleri görmezden gelmemeleri ve ihtiyaç duyduklarında uzman desteğine başvurmaları gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Dernek yetkilileri, bağımlılıkla mücadelenin yalnızca bireylerin değil, ailelerin, eğitim kurumlarının ve toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekerek, bu konuda yürütülen bilinçlendirme çalışmalarının devam edeceğini bildirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Van&#039;da bağımlılıkla mücadelede &quot;İzlanda Modeli&quot; çağrısı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/vanda-bagimlilikla-mucadelede-izlanda-modeli-cagrisi-31762</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/vanda-bagimlilikla-mucadelede-izlanda-modeli-cagrisi-31762</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/vanda-bagimlilikla-mucadelede-izlanda-modeli-cagrisi-1784289593.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/07/vanda-bagimlilikla-mucadelede-izlanda-modeli-cagrisi-1784289593.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/vanda-bagimlilikla-mucadelede-izlanda-modeli-cagrisi-1784289593.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van'da faaliyet gösteren Hayatın Renkleri Solmasın Derneği, gençler arasında giderek yaygınlaşan madde bağımlılığına karşı kapsamlı ve bilimsel temelli bir mücadele modeli oluşturulması çağrısında bulundu. Dernek, bağımlılıkla mücadelede dünyada başarı örneği olarak gösterilen "İzlanda Modeli"nin Van'da uygulanabileceğini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) -&nbsp;</strong>Dernek tarafından yapılan açıklamada, madde bağımlılığının aniden ortaya çıkan bir sorun olmadığı, uzun bir süreç içerisinde geliştiği vurgulandı. Özellikle merak, arkadaş çevresi, sosyal baskı ve aile içi iletişim eksikliği gibi etkenlerin gençleri madde kullanımına yönlendirdiği ifade edilirken, yalnızca zararlı maddeler hakkında bilgi vermenin yeterli olmadığına dikkat çekildi.</p>

<p>Açıklamada, "Gençlerin bu maddelere ulaşmasını zorlaştırmak, onları spor, sanat ve kültürel faaliyetlerle buluşturmak, aile desteğini güçlendirmek ve sosyal yaşamlarını zenginleştirmek bağımlılıkla mücadelede en etkili yöntemlerden biridir." denildi.</p>

<h2><strong>Mücadele Sadece Güvenlik Boyutuyla Sınırlı Kalmamalı</strong></h2>

<p>Hayatın Renkleri Solmasın Derneği, bağımlılıkla mücadelenin yalnızca güvenlik güçlerinin çalışmalarıyla çözülemeyeceğini belirterek, üniversiteler, yerel yönetimler, Milli Eğitim, Sağlık Müdürlüğü, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Müftülük ve sivil toplum kuruluşlarının ortak hareket etmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Dernek, Van'da tedavi, danışmanlık, rehabilitasyon ve sosyal uyum hizmetlerini kapsayan kapsamlı bir merkezin kurulmasının önemli bir ihtiyaç haline geldiğini belirtti.</p>

<h2><strong>Mahallelerden Farkındalık Mesajı</strong></h2>

<p>Kentin en büyük mahallelerinden Hacıbekir ve Esendere Mahallesi sakinlerinin, gençler arasında bağımlılık yapıcı madde kullanımının artması ve kullanım yaşının düşmesine dikkat çekmek amacıyla mahallelerine farkındalık pankartları astıkları hatırlatıldı.</p>

<p>Dernek, bu tür girişimlerin toplumsal duyarlılık açısından önemli olduğunu ancak kalıcı çözümler için kurumsal çalışmaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>"Van'da Neden Böyle Bir Merkez Olmasın?"</strong></h2>

<p>Türkiye'nin farklı illerinde bağımlılıkla mücadele alanında faaliyet gösteren örnek merkezlerin bulunduğunu belirten dernek, Kırıkkale'deki "Hayat Boşluk Kabul Etmez", Isparta'daki "Uyumder" ve Ankara'daki "Özgür Köy" projelerini örnek gösterdi.</p>

<p>Açıklamada, "Van'da neden benzer bir merkez kurulmasın? Hayatın Renkleri Solmasın Derneği öncülüğünde, İzlanda Modeli esas alınarak oluşturulacak bir yapı, ilimizde bağımlılıkla mücadeleye önemli katkılar sağlayacaktır." ifadelerine yer verildi.</p>

<h2><strong>İzlanda Modeli Dikkat Çekiyor</strong></h2>

<p>İzlanda'da 1998 yılından itibaren uygulanmaya başlanan model kapsamında gençlerin spor, sanat ve kültürel faaliyetlere katılımı desteklenirken, ailelerin çocuklarıyla daha fazla zaman geçirmesi teşvik edildi. Mahalle bazlı ebeveyn çalışmaları, okul-aile iş birliği ve düzenli bilimsel araştırmalarla yürütülen model, kısa sürede önemli sonuçlar verdi.</p>

<p>Verilere göre, son 30 gün içinde alkol nedeniyle sarhoş olduğunu belirten gençlerin oranı 1998'de yüzde 42 iken, 2016 yılında yüzde 5'e düştü. Her gün sigara kullanan gençlerin oranı yüzde 23'ten yüzde 3'e, hayatında en az bir kez esrar kullanan gençlerin oranı ise yüzde 17'den yüzde 7'ye geriledi.</p>

<h2><strong>Bilimsel ve Toplum Temelli Yaklaşım</strong></h2>

<p>Dernek, Van'da uygulanacak benzer bir model kapsamında öncelikle gençlerin yaşam koşullarını ortaya koyacak kapsamlı bir saha araştırması yapılmasını, elde edilen verilerin uzmanlar tarafından analiz edilmesini ve tüm paydaşların katılımıyla bir yol haritası hazırlanmasını önerdi.</p>

<p>Hazırlanacak program kapsamında gençlerin ücretsiz spor, sanat ve kültürel faaliyetlere yönlendirilmesi, aile eğitimlerinin artırılması, okul-aile iletişiminin güçlendirilmesi ve mahalle temelli sosyal destek çalışmalarının yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p>

<p>Hayatın Renkleri Solmasın Derneği, bağımlılıkla mücadelede koruyucu ve önleyici çalışmaların tedavi kadar önemli olduğuna dikkat çekerek, Van'da tüm kurumların ortak hareket edeceği sürdürülebilir bir modelin oluşturulmasının artık bir ihtiyaç haline geldiğini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 17 Jul 2026 14:54:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Hayatın Renkleri Solmasın Derneği, bağımlılığa dikkat çekti</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/hayatin-renkleri-solmasin-dernegi-bagimliliga-dikkat-cekti-31678</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/hayatin-renkleri-solmasin-dernegi-bagimliliga-dikkat-cekti-31678</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/hayatin-renkleri-solmasin-dernegi-bagimliliga-dikkat-cekti-1782458671.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/hayatin-renkleri-solmasin-dernegi-bagimliliga-dikkat-cekti-1782458671.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/hayatin-renkleri-solmasin-dernegi-bagimliliga-dikkat-cekti-1782458671.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Hayatın Renkleri Solmasın Derneği tarafından yapılan açıklamada, modern çağın bağımlılık türlerine, artan tehlikelere ve alınması gereken önlemlere dikkat çekildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>Van'da bağımlılıkla mücadele konusunda faaliyet yürüten Hayatın Renkleri Solmasın Derneği, '26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü'ne dair&nbsp; yazılı açıklama yaptı.&nbsp;&nbsp;</p>

<p><strong>BM raporu</strong></p>

<p>Madde kullanımıyla ilgili BM tarafından yayınlanan rapora dikkat çekilen açıklamada, "Bugün 26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü. Birleşmiş Milletler raporlarına göre dünya genelinde 316 milyon insan madde kullanımıyla karşı karşıya. Ama bu tabloya sadece rakamlar üzerinden bakmak eksik kalır. Çünkü mesele yalnızca istatistik değildir. Mesele, insanın en temel gücü olan özgür iradenin yavaş yavaş zayıflamasıdır." denildi.</p>

<p><strong>Eski ve yeni bağımlılık</strong></p>

<p>Eski ve yeni bağımlılk arasındaki farka değinilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:</p>

<p>"Eskiden bağımlılık denildiğinde daha çok belirli çevreler, sokaklar ve görünür riskler akla gelirdi. Bugün ise durum çok daha farklı. Bağımlılık artık sadece dışarıda değil, evlerin içinde, hatta elimizde taşıdığımız ekranların içinde. Dijital çağ, bağımlılığı görünmez hale getirdi. Gençler uzun saatler ekran başında kalıyor, sosyal hayattan uzaklaşıyor ve giderek yalnızlaşıyor. Gerçek hayatta dinlenmeyen, anlaşılmayan bir genç, boşluğunu çoğu zaman yanlış yerlerde doldurmaya çalışıyor. Bu bazen bir madde, bazen bir dijital alışkanlık, bazen de kontrolsüz davranışlar olabiliyor."</p>

<p><strong>Bağımlılık nedenleri</strong></p>

<p>Kişiyi bağımlılığa iten etkenlere değinilen açıklamada, "Aslında bağımlılık, çoğu zaman bağ kuramamanın yerini doldurma çabasıdır. Bu noktada sorumluluğu sadece gençlere yüklemek doğru değildir. Bu mesele sadece güvenlik güçlerinin, sağlık kurumlarının ya da sosyal hizmetlerin meselesi de değildir. Asıl soru daha basittir ama daha derindir: Aynı evin içinde birbirimizi gerçekten ne kadar duyuyoruz? Aynı sofrada otururken göz temasımız ne kadar sürüyor? Telefonlar kapandığında geriye ne kadar iletişim&nbsp;kalıyor?" ifadeleri kullanıldı.</p>

<p><strong>Çözüm</strong></p>

<p>Açıklamada, bağımlılığa karşı alınması gereken önlemler şöyle sıralandı:</p>

<p>"Gençleri koruyacak en güçlü yapı yasaklar değil, sağlıklı bağ kurabilen aile ortamıdır. Hayatın Renkleri Solmasın Derneği olarak bizler, bağımlılıkla mücadeleyi yalnızca bir “bırakma süreci” olarak görmüyoruz. Bu aynı zamanda bir yeniden hayata bağlanma sürecidir. Maddeye ya da zararlı alışkanlıklara yönelen bireyleri dışlanacak kişiler olarak değil, desteklenmesi gereken insanlar olarak ele alıyoruz. Çünkü bağımlılık bir karakter meselesi değil, çoğu zaman bir kırılganlık meselesidir. Gerçek çözüm; sadece tedavi değil, aynı zamanda yeniden topluma kazandırmadır. Sadece iyileştirmek değil, yeniden bağ kurmaktır. Ev içinde iletişimi güçlendirmek, gençlerin dünyasını anlamak ve onları yargılamadan dinlemek bu sürecin en kritik parçasıdır. Takvim değiştiğinde sorunlar ortadan kalkmıyor. O yüzden mücadele de bir güne sığdırılamaz. Bu mücadele, hayatın her gününe yayılan bir sorumluluktur. Bugün bir adım atmak, yarının kaybını engellemek demektir."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 26 Jun 2026 10:01:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Edremit&#039;te kuduz vakası: 7 mahalle karantina bölgesi ilan edildi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/edremitte-kuduz-vakasi-7-mahalle-karantina-bolgesi-ilan-edildi-31674</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/edremitte-kuduz-vakasi-7-mahalle-karantina-bolgesi-ilan-edildi-31674</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/edremitte-kuduz-vakasi-7-mahalle-karantina-bolgesi-ilan-edildi-1782317990.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/edremitte-kuduz-vakasi-7-mahalle-karantina-bolgesi-ilan-edildi-1782317990.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/edremitte-kuduz-vakasi-7-mahalle-karantina-bolgesi-ilan-edildi-1782317990.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van'ın Edremit ilçesinde kuduz vakası tespit edilmesi üzerine 7 mahalle karantina bölgesi ilan edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) -</strong> Edremit belediyesi tarafından yapılan açıklamada, Yeni Camii Mahallesi’nde kuduz vakası tespit edildiği belirtildi.&nbsp;&nbsp;</p>

<p><strong>Önlemler</strong></p>

<p>Açıklamada, sahipli kedi ve köpeklerin başıboş bırakılmaması, tüm hayvanların kontrol altında tutulması ve yabancı ya da başıboş hayvanlarla temas edilmemesi gerektiği belirtildi.</p>

<p>Karantina bölgesinde bulunan kedi, köpek, sığır, koyun ve keçilerin serbest dolaşımının yasaklandığı, hayvanların işletme, ahır, barınak ve kapalı alanlar dışına çıkarılmaması gerektiği ifade edildi.</p>

<p><strong>Şüpheli hayvanlar için uyarı</strong></p>

<p>Açıklamada, saldırgan davranış gösteren, aşırı salya akıtan, koordinasyon bozukluğu bulunan veya şüpheli görülen hayvanların belediye ya da İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğüne bildirilmesi istendi.</p>

<p>Hayvan ısırığı veya tırmalaması durumunda ise vatandaşların vakit kaybetmeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurmaları gerektiği kaydedildi.</p>

<p>&nbsp;<strong>Karantina ilan edilen mahalleler</strong></p>

<p>Karantina tedbirlerinin uygulandığı mahalleler şunlar: Merkez Cami, Yeni Mahalle, Elmalık, Eminpaşa, Eski Cami, Süphan ve Şabaniye Mahallesi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/Ekran%20g%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BCs%C3%BC%202026-06-24%20191648.png" style="height:692px; width:461px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 19:09:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanından &quot;Dumansız Türkiye&quot; çağrısı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/uzmanindan-dumansiz-turkiye-cagrisi-31599</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/uzmanindan-dumansiz-turkiye-cagrisi-31599</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/uzmanindan-dumansiz-turkiye-cagrisi-1780213748.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/uzmanindan-dumansiz-turkiye-cagrisi-1780213748.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/uzmanindan-dumansiz-turkiye-cagrisi-1780213748.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van'da 2015 yılından bu yana bağımlılıkla mücadele konusunda faaliyet yürüten Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turğut,  31 Mayıs Günü "Dünya Tütünsüz Günü" vesilesiyle tütünün zararlarına dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) -</strong> "Toplumu bilinçlendirmek, toplum sağlığını korumak, bağımlılıklardan uzak sağlıklı nesillerin yetişmesini sağlamak temel hedeflerimizdir. 'Tam Dumansız Türkiye'&nbsp;için tütünle mücadele çalışmaları, kararlılıkla ve güçlendirilerek devam etmelidir." diyen Turğut, şunları aktardı:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>"<strong>Dünya Tütünsüz Günü'nde Tütün ve Akciğer Sağlığı</strong></p>

<p>31 Mayıs, tütün ürünü kullanımının sağlık ve diğer zararları konusunda toplumda farkındalık oluşturmak, tütün ürünü kullananlara bırakmaları yönünde bilinç kazandırmak ve sağlıklı yaşam davranışlarını geliştirmek amacıyla Dünya Sağlık Örgütü tarafından "Dünya Tütünsüz Günü" olarak ilan edildi ve bu yıl gerçekleştirilecek olan etkinliklerinin ana teması, "Tütün ve Akciğer Sağlığı" olarak belirlendi.</p>

<p>Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de 31 Mayıs Günü "Dünya Tütünsüz Günü" olarak amaca yönelik çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır. Tüm illerimizde il sağlık müdürlüklerimiz, sivil toplum kuruluşları ve paydaş kurumlar tarafından yapılan faaliyetlerle tütün ürünlerinin zararlarına dikkat çekilmekte, bırakmak isteyenler teşvik edilmektedir. &nbsp;</p>

<p>Sigara dumanı, hem ısısı hem de içinde bulunan çok sayıdaki kimyasal maddeler nedeniyle solunum yollarının koruyucu mekanizmaları üze­rinde olumsuz etkiler oluşturmasıyla, solunum yollarında ve akciğerlerde çeşitli hastalıklar meydana gelmektedir. Bu hastalıklar arasında; akciğer kanseri, kronik bronşit, astım, çeşitli enfek­siyonlar hatta alerjik rahatsızlıklar yer almaktadır. Yapılan çalışmalar, sigara içenlerde bu hastalıkların daha sık görüldüğünü ortaya koymuştur.</p>

<p>Küresel tütün salgını, önlenebilir hastalık ve ölüm sebepleri arasında ilk sırada yer almakta ve dünyada her yıl 7 milyondan fazla kişinin ölümüne sebep olmaktadır. Sigara dumanında 5300'den fazla kimyasal madde mevcuttur. Bu kimyasal maddelerden bugüne kadar 70'den fazlası, kanser yapıcı etkiye sahip maddeler olarak tanımlanmıştır. Yapılan incelemelere göre, 1,8 milyon kişinin akciğer kanser tanısı aldığı ve her yıl 1.6 milyonun da hastalığa bağlı hayatını kaybettiği belirlenmiştir.</p>

<p>Tüm bu riskler göz önünde bulundurularak tütünle mücadelede sağlanan başarı ile bağımlılıktan uzak, sağlıklı nesillerin yetişmesine büyük katkı sağlanacaktır. Bununla birlikte, kanserler gibi pek çok kronik hastalık, kalp damar hastalıkları ve bunlara bağlı sağlık ve yaşam kayıpları önlenecektir. Ayrıca bu kronik hastalıklara yönelik sağlık harcamalarının ve iş gücü kayıplarının azalması ile ülke ekonomisine de katkı sağlanacaktır. &nbsp;</p>

<p>Bu sebeplerle ülkemizdeki tütünle mücadele çalışmaları siyasi iradenin, kamu otoritesinin, yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının, medyanın iş birliğinde büyük bir kararlılıkla sürdürülmektedir. Siyasi irade, istikrarlı bir biçimde ve cesaretle tütünle mücadele çalışmalarını desteklemektedir. Hatta bu mücadelenin liderliğini ve savunuculuğunu bizzat Sayın Cumhurbaşkanımız kendisi yapmaktadır. En üst düzeyde gösterilen bu siyasi kararlılık elbette başarılı çalışmaların sürekliliğini de beraberinde getirmektedir.&nbsp;</p>

<p><strong>Pasif Maruziyetine Önlem</strong></p>

<p>Ülkemizde tütünle mücadele alanında yürütülen çalışmalar arasında çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumun tamamının tütün dumanından pasif maruziyetinin önlenmesi yer almaktadır.</p>

<p>Sigara dumanına maruz kalma olarak tanımlanan "pasif maruziyet" kişi sigara içmese bile sigara dumanından yoğun olarak etkilenmesi olarak tanımlanmaktadır. Aktif içicilik ve ikinci el maruziyet (pasif maruziyet) kanıtlanmış riskler içermektedir. İkinci el sigara dumanı; lösemi, lenfoma, santral sinir sitemi tümörleri ve karaciğer kanserine sebep olmaktadır. Yapılan araştırmalara göre, pasif maruziyet de akciğer kanseri riskini arttırdığı ortaya çıkmıştır.</p>

<p>Vatandaşlarımızın tütün dumanından pasif maruziyetini önlemek ve temiz hava soluma hakkını korumak amacıyla 4207 sayılı Kanun kapsamında tütün ürünlerinin kullanımının yasak olduğu yerlere yönelik, ülke genelinde yaklaşık 1500 denetim ekibiyle 7 gün 24 saat esasına göre denetim ekipleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Rutin denetimlerin yanı sıra, Alo 184 Sağlık Bakanlığı İletişim Merkezi Tütün İhbar Hattı ve Yeşil Dedektör mobil uygulaması üzerinden gelen ihbarlara yönelik de denetimler sürdürülmektedir. Denetim ekiplerimiz tarafından Kanun'un tüm hükümleriyle yürürlüğe girdiği 19 Temmuz 2009 tarihinden bu yana ülke genelinde 22.852.971 denetim yapıldı. Bu denetimler sırasında Kanun hükümlerine uyum konusunda ihlal tespit edilen işletmelere ve ihlalde bulunan kişilere yönelik 313.008.491 TL idari para cezası uygulandı.</p>

<p>Yürütülen koruma ve önleme çalışmalarının yanı sıra tütün ürünü kullanan bireyler bırakmaları için teşvik edilmekte ve bırakmak isteyenlere ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattı ve sigara bırakma poliklinikleri aracılığıyla destek sağlanmaktadır. 27 Ekim 2010 tarihinde hizmete açılan ALO 171 Sigara Bırakma Danışma Hattında, 7 gün 24 saat, sigara bırakma konusunda uzman danışmanlar tarafından canlı destek sağlanarak, günlük ortalama 4-5 bin arası çağrı karşılanmaktadır. Ayrıca internet sitesi üzerinden destek almak isteyen kişiler alo171.saglik.gov.tr web adresinden birçok hizmete ulaşabilirler. Site üzerinden sigara bırakma takvimi oluşturabilir, sigaranın bütçeye verdiği yükü hesaplayabilir, kararlılık ve bağımlılık testi uygulanabilir. Site, hizmete açıldığı tarihten 30 Nisan 2019 tarihine kadar 3.851.606 kişi tarafından ziyaret edilmiştir.</p>

<p>Bunun yanı sıra toplumu, tütün ürünlerinin zararlarına ilişkin bilgilendirmek, yürütülen çalışmaları kamuoyu ile paylaşmak için havanikoru.saglik.gov.tr web sitesi hizmet vermektedir. Site, hizmete açıldığı tarihten 30 Nisan 2019 tarihine kadar 1.675.622 kişi tarafından ziyaret edilmiştir.</p>

<p>&nbsp;2019 yılı itibariyle toplam 501 sigara bırakma polikliniğinde açıldığı günden bugüne kadar 720 hekim tarafından 2.492.750 kişiye hizmet sunulmuştur. Sigara bırakma tedavisinde kullanılan, ülkemizde geri ödeme kapsamında olmayan ilaçlar sigara bırakma polikliniklerinde hekimler tarafından uygun görülen hastalara ücretsiz olarak temin edilmektedir.&nbsp;</p>

<p>Toplumu bilinçlendirmek, toplum sağlığını korumak, bağımlılıklardan uzak sağlıklı nesillerin yetişmesini sağlamak temel hedeflerimizdir. "Tam Dumansız Türkiye" için tütünle mücadele çalışmaları, kararlılıkla ve güçlendirilerek devam etmelidir.</p>

<p>31 Mayıs Dünya Tütünsüz gününde siz de bir adım atabilir, sigara bağımlılığından kurtulabilirsiniz. Sigarayı bırakmak istiyor, fakat bırakamayacağınızı düşünüyorsanız bu süreçte destek alabileceğiniz birçok kurum olduğunu unutmayın. Bağımlılıkların tümü bir hastalıktır ve tedavisi mümkündür.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 31 May 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Turğut: Metamfetamin çağımızın en tehlikeli uyuşturucu maddesidir</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/turgut-metamfetamin-cagimizin-en-tehlikeli-uyusturucu-maddesidir-31505</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/turgut-metamfetamin-cagimizin-en-tehlikeli-uyusturucu-maddesidir-31505</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/turgut-metamfetamin-cagimizin-en-tehlikeli-uyusturucu-maddesidir-1778138321.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/turgut-metamfetamin-cagimizin-en-tehlikeli-uyusturucu-maddesidir-1778138321.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/turgut-metamfetamin-cagimizin-en-tehlikeli-uyusturucu-maddesidir-1778138321.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turğut, son dönemlerde özellikle Van'da artış gösteren Metamfetamin adı verilen uyuşturucu madde hakkında bilgiler verdi. Turğut, "çağın en tehlikeli uyuşturucu maddesi" olarak nitelediği Metamfetaminin yaygınlık durumuna ve insan sağlığı üzerinde yarattığı etkilere dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>Sosyolog Osman Turğut, şu bilgileri aktardı:</p>

<p>"İnsan eliyle üretilen sentetik bir madde olan metamfetamin çağımızın en tehlikeli uyuşturucusu olarak tanımlanıyor. Bu tehlikeli maddenin en düşük dozları bile bağımlılığa neden oluyor, aşırı dozda kullanımda ise beyinde kalıcı hasar bırakabiliyor. Ülkemizde ve ilimizde de metamfetamin kullanımında artışın gözlenmektedir.</p>

<p>Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımı, dünya çapında ve ülkemizde ciddi bir halk sağlığı sorunu. Uyuşturucu maddeler, merkezî sinir sisteminde duygu ve davranışların değişimine yol açan, bağımlılık oluşturan, ruhsal ve fiziksel semptomlara sebep olan, kanunen kullanımı, satışı ve bulundurulması yasak olan toksik maddeler olarak açıklanabilir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise uyuşturucu maddeleri; merkezî sinir sistemini etkileyen, dikkati dağıtan, ruhsal bağımlılığı artıran, keyif verdiği sanılan doğal veya kimyasal maddeler olarak tanımlıyor.</p>

<p>Metamfetamin, dünyanın birçok ülkesinde en tehlikeli madde olarak gösteriliyor. Metamfetamin kullanımı, günümüzde genç nüfus arasında maalesef hızlı bir artış göstermiş durumda. Son yıllarda metamfetamin satışında ciddi artış olduğu tespit edilirken, 2019 yılında &nbsp;Ülkemizde metamfetamin görülmeye başladı. Buna bağlı olarak son yıllarda&nbsp;tedavi merkezlerine birincil kötüye kullanım olarak metamfetamin ile başvuran ergenlerin yüzdesindeki artış korkutucu boyutlara ulaşmış durumda. Metamfetaminin önümüzdeki dönemde gerek ülkemiz gerekse dünya uyuşturucu sorununun önemli bir parçası olacağı öngörülüyor.&nbsp;</p>

<p>Amfetamin türevi olan metamfetamin, tıbbi amaçla kullanılmak üzere laboratuvarlarda sentetik bileşenlerden üretilen tehlikeli bir madde. Merkezî sinir sistemi üzerinde çok güçlü bir uyarıcı etki bırakıyor ve bağımlılığa neden oluyor. Amfetaminler diğer uyarıcılara göre uzun etki süresine sahip. Metamfetaminin kısa vadeli etkileri arasında coşku, dinçlik, canlılık, öz güven artışı, hiperaktivite ve anoreksi yer alıyor. Etkisi 8-13 saat arasında sürebiliyor ve daha hızlı bağımlılığa neden oluyor. Ağızdan alınarak, burundan çekilerek veya damar yolu ile alınan metamfetaminin kristal formu ise buhar inhalasyonu(solunumu) yoluyla kullanılabiliyor. Metamfetaminin kullanıcılar arasında yaygın olarak ice, kristal, ateş, buz, metin amca ve meth isimleriyle anılıyor. Uluslararası alanda en yaygın kullanılan sokak isimleri ise crank, crystal meth, tina, ice, ice cocaine, water blunts.</p>

<p>Metamfetamin kullanımının birçok olumsuz etkisi olmakla birlikte, kullanımı tetikleyen veya kullanım süresinde de ortaya çıkan birçok ruhsal ve fiziksel sorun bulunuyor. Uzun süreli metamfetamin kullanımı dopamin sisteminde moleküler değişikliklere sebep oluyor ve beyindeki sinir uçlarının hasar görmesiyle sonuçlanıyor. Bu durum motor becerilerin bozulmasına, hızlı bilişsel gerilemeye, kaygı artışına, psikotik bozukluklara, şiddet içeren davranışlara, halüsinasyonlara, sanrılara ve depresyona sebep oluyor. Araştırmalar, metamfetamin kullanımının hafıza ve dikkat gibi bilişsel işlevleri bozduğunu gösteriyor. Bu durum, metamfetaminin bilişsel, duygusal, bellek ve sosyal yetenekler üzerinde olumsuz etkilere sebep olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Kronik metamfetamin kullanımı;&nbsp;hafızanın bozulması, uyanıklık, dikkat dağınıklığı, problem çözme ve karar verme yetilerinde bozulma, sözel ve görsel öğrenme yeteneklerinde azalma, hızlı düşünme ve hareket etme kabiliyetlerinde hasar gibi sonuçlara da yol açabiliyor. Metamfetamin bağımlılığının neden olduğu fiziksel olumsuzluklar ise yeme bozuklukları ve belirgin kilo kaybı, ciddi diş hastalıkları, uyku bozuklukları ve deri dökülmesi olarak kendisini gösteriyor.</p>

<p>Daha yüksek dozlarda metamfetamin kullanımı ise saldırganlığa, huzursuzluğa, tekrarlayan davranışlara, kafa karışıklığına, kaygıya, sinirlilik hâline, disforiye, şiddet içeren davranışlara, psikomotor bozukluklara, stereotiplere, halüsinasyonlara, paniğe ve paranoyaya sebep oluyor. Metamfetamine bağlı psikiyatrik semptomlar arasında sıklıkla sinirlilik, anksiyete, psikoz ve duygu durum bozuklukları oluşabiliyor. Metamfetamin kullananlar kişilerde intihar düşünceleri, şiddet eyleminde artış, sağlık problemleri ve kilo kaybı ile ilgili sorunlar da gözleniyor. Ayrıca metamfetamin kullanımı ile alakalı araştırmalara bakıldığında, metamfetamin kullanımının bireyin toplumla etkili iletişimini sağlayan davranışları ve sosyal becerileri üzerinde olumsuz etkilere sebep olduğu anlaşılıyor.</p>

<p>Metamfetamin bağımlılarının çoğunun bu zararlı maddeyi diğer uyuşturucularla birlikte kullandığı gözlemleniyor. Bu durumla ilişkili üç motivasyon kategorisi tanımlanıyor. Bunlar; zevk güdülü-ödüllendirici etkiler, metamfetaminin istenmeyen etkilerinin kontrol edilmesi ve cinsel hazzı artırmak olarak açıklıyor.</p>

<p>Maddelerin birlikte kötüye kullanımı; aşırı doza bağlı ölümlere, doza bağlı problemlere, hipotermi, koma, şiddetli panik reaksiyonları ve intihar dâhil olmak üzere çeşitli tıbbi sonuçlara neden oluyor. Bununla birlikte, maddelerin birlikte kullanımı, depresyon, anksiyete gibi olumsuz psikolojik sonuçlarla da ilişkilendiriliyor. Bağımlı bireyler arasında metamfetamin ve diğer maddelerin birlikte kullanılmasının; çevrelerinde bulunan madde kullanım kültürü, maddelerin birlikte kullanımına bağlı etkiler ve kazançlar gibi sebepleri bulunuyor.&nbsp;</p>

<p>Metamfetamin bağımlılığı tıbbi açıdan oldukça zorlu bir hastalık. Tedavi süreci, bağımlılık derecesine, bağımlılık süresine ve bağımlının bireysel özelliklerine göre değişiklik gösteriyor. Tedavinin başarısı, hastanın istekliliği, tedaviye uyumu ve motivasyonu gibi faktörlere de bağlı. Bağımlı bireyin psikolojik, tıbbi ve sosyal desteğe ihtiyacı bulunuyor. Metamfetamin kullanım bozukluğunun tedavisinde spesifik olarak kullanılan onaylanmış bir ilaç bulunmuyor. Metamfetamin bağımlılığı için şimdiye kadarki en etkili tedavi ise madde bağımlılığında danışmanlık, rehabilitasyon ve sosyal uyum ülkemizde Isparta’da Uyumder, Kırıkkale ‘de Hayat Boşluk Kabul etmez, Çorumda, Osmaniye’de, Gaziantep de Oya bahadır Rehabilitasyon Merkezleri bu hastaların uyuşturucu kullanımını tetikleyen muhtemel durumları tanımasına, bunlardan kaçınmasına ve bunlarla baş etmesine yardımcı oluyor.&nbsp;Van ilimizde de neden bir rehabilitasyon merkezi olmasın.</p>

<p>Metamfetamin bağımlılığını önlemek için bilinçli farkındalık yaratmak en önemli etken. Toplumun ve özellikle de gençlerin metamfetaminin zararlı etkileri hakkında bilgi edinmesi ve riskleri daha iyi anlaması öncelikli önleme yöntemini oluşturuyor. Ayrıca stres, depresyon gibi risk faktörlerinden kaçınmak veya bu konularda profesyonel destek almak da önemli. Sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları, düzenli egzersiz, dengeli beslenme ve yeterli uyku, bağımlılık riskini azaltmada önemli rol oynayan diğer faktörler arasında yer alıyor. Destek ve iletişim ağlarıyla bağlantıda kalmak, aile, arkadaşlar ve profesyonel destek gruplarından destek almak, riskli davranışlardan kaçınmada etkili oluyor. Bunların yanı sıra riskli durumlardan uzak durmak ve erken belirtiler fark edildiğinde profesyonel yardım almak, bağımlılık riskini azaltmada ve erken müdahalede kritik öneme sahip."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 07 May 2026 10:07:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;de sigara tamamen yasaklanıyor mu?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/turkiyede-sigara-tamamen-yasaklaniyor-mu-31369</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/turkiyede-sigara-tamamen-yasaklaniyor-mu-31369</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/04/turkiyede-sigara-tamamen-yasaklaniyor-mu-1775827343.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/04/turkiyede-sigara-tamamen-yasaklaniyor-mu-1775827343.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/04/turkiyede-sigara-tamamen-yasaklaniyor-mu-1775827343.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Türkiye'de hükümet sigara tüketimine yönelik kısıtlamaların kapsamını genişletmeyi planlıyor. Basında yer alan haberlere göre tütün ürünlerinin üretimi ve satışı 2040'a kadar tamamen sonlandırılacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Türkiye&nbsp;basınında yer alan haberlere göre, hükümet tütün kullanımına ilişkin kapsamlı bir düzenleme hazırladı.</p>

<p>Taslak metin, kamuya açık alanlardan toplu taşıma araçlarına kadar geniş bir çerçevede yeni yasaklar getirirken, kurallara uymayanlara yüksek tutarlı idari para cezaları öngörüyor. Yeni Şafak'ın haberine göre düzenlemenin nihai hedefi&nbsp;tütün ürünlerinin&nbsp;satış ve kullanımının 2040 yılına kadar tamamen sona erdirilmesi.</p>

<p>Taslağa göre tütün ürünlerinin kullanımı, kamu kurumları, eğitim ve sağlık tesisleri,&nbsp;çocukların bulunduğu&nbsp;alanlar ile açık hava etkinliklerinde ciddi biçimde sınırlandırılacak. Yeme‑içme sektöründe de&nbsp;genel yasak&nbsp;uygulanacak, ancak işletmelerin toplam alanının yüzde 10'unu geçmeyen, en fazla 20 metrekare büyüklüğünde, dışarıdan görünmeyen ve servis yapılmayan özel bölümlerde sınırlı kullanım mümkün olabilecek. Bu alanlara 18 yaşından küçükler alınmayacak. Otellerde ise yalnızca belirlenmiş özel odalarda tütün kullanımına izin verilecek. Sürücü koltuğunda ve taksiler dahil tüm toplu taşıma araçlarında sigara içilmesi tamamen yasaklanacak.</p>

<p><strong>"Tütün Denetim Ekipleri" oluşturulacak</strong></p>

<p>Denetimlerin etkinliğini artırmak amacıyla en az iki kamu görevlisi ve bir kolluk personelinden oluşan "tütün denetim ekipleri" sahada görev yapacak. Yasaklı alanlarda tütün ürünü kullananlara 5 bin lira, işletmelere ise 50 bin liradan başlayan para cezaları uygulanacak. Satış, reklam ve sunum kurallarının ihlalinde cezalar 5 milyon liradan 25 milyon liraya kadar çıkabilecek. Standart dışı üretim yapan firmalara en az 30 milyon lira idari para cezası verilecek, tekrarlanan ihlallerde işletmelerin kapatılması ve ruhsat iptali gündeme gelecek.</p>

<p>Taslak, 2040 yılından itibaren tütün ürünlerinin piyasadan tamamen çekilmesini hedefliyor. Bu tarihten sonra üretim ve satış yapanlara ağır adli para cezaları uygulanması, kullanıcılar için de ciddi idari yaptırımlar getirilmesi planlanıyor. Düzenleme kapsamında elektronik sigara, ısıtılmış tütün ürünleri ve nikotin içeren tüm sistemler de "tütün ürünü" tanımına dahil ediliyor.</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong>Satışları da düzenlenecek</strong></p>

<p>Türk basınında yer alan bilgilere göre, satış tarafında da önemli değişiklikler öngörülüyor. Tütün ürünleri artık dışarıdan görünmeyecek şekilde kapalı dolaplarda satılacak, doğrudan erişim engellenecek. Satış işlemleri elektronik sistemler üzerinden yapılacak ve yaş doğrulaması zorunlu olacak.</p>

<p>Satış kurallarını ihlal edenlere yönelik yaptırımlar da ağırlaştırılıyor. Yetkisiz satış yapanlar veya mevzuata aykırı ürün sunanlar yüksek para cezalarıyla karşılaşacak, bazı durumlarda satış belgeleri iptal edilecek. Aynı ihlalin bir yıl içinde tekrarlanması halinde cezalar kademeli olarak artırılacak. İlk tekrarda ceza bir kat, ikinci tekrarda iki kat artırılacak, üçüncü ihlalde iş yerinin 10 gün, dördüncüde 15 gün kapatılması, beşinci tekrarında ise ruhsatın tamamen iptal edilmesi öngörülüyor.</p>

<p>Fotoğraf: Axel Heimken/dpa/picture alliance</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 16:18:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Sabahları sıcak su içmek gerçekten sağlığa faydalı mı?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/sabahlari-sicak-su-icmek-gercekten-sagliga-faydali-mi-31306</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/sabahlari-sicak-su-icmek-gercekten-sagliga-faydali-mi-31306</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/03/sabahlari-sicak-su-icmek-gercekten-sagliga-faydali-mi-1774771340.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/03/sabahlari-sicak-su-icmek-gercekten-sagliga-faydali-mi-1774771340.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/03/sabahlari-sicak-su-icmek-gercekten-sagliga-faydali-mi-1774771340.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Yirmi bir yaşındaki Maryam Khan, "Sosyal medyada karşıma çıktı ve sonrasında benzer videolar görmeye devam ettim. Neden denemeyeyim diye düşündüm?" diyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Bahsettiği yorucu bir egzersiz programı veya pahalı bir cilt bakım ürünü değil.</p>

<p>Khan ve birçok kişinin daha denediği bu yeni trend basit: Sabahları sıcak su içmek.</p>

<p>Geleneksel Çin tıbbı ve Hint kökenli Ayurveda kaynaklarında sıcak veya ılık su içmenin sağlığa yararlı olduğu binlerce yıldır savunuluyor.</p>

<p>Ancak bu kadim uygulama, sosyal medyada trend olmasının ardından yeni bir kitleye ulaştı.</p>

<p>Milyonlarca izlenme alan TikTok ve Instagram videoları, Çinli olmanın sağlık anlamına geldiğine yönelik etiketlerle paylaşılıyor.</p>

<p>Bunların çoğunda gençlerin sıcak su içtiği, sıcak kahvaltılar yaptığı ve güne esneme hareketleriyle başladığı görülüyor.</p>

<p>Peki bu basit yaşam tarzı alışkanlıkları gerçekten sağlığınıza faydalı mı?</p>

<h2>'Çi'yi korumak '</h2>

<p>Çin'de milyonlarca insan tarafından uygulanan geleneksel tıbbın temel inançlarından biri, enerjinin vücutta dolaştığı prensibine dayanıyor.</p>

<p>Çi olarak adlandırılan bu enerji akışının engellenmesi veya dengesizleşmesi durumunda hastalıkların ortaya çıktığına inanılıyor.</p>

<p>Bunu savunanlar, sıcak su içmenin Çi'yi güçlendirdiğine, dolayısıyla da sağlık getirdiğine inanıyor.</p>

<p>Geleneksel Çin tıbbı araştırmacısı Prof. Shun Au, vücudun bir ev gibi düşünülmesi gerektiğini, soğuk yemek yemenin, evinizin cereyanda kalmasıyla eş değer olduğunu söylüyor.</p>

<p>Bu teori, evde sıcak terlik giymek ve güne sıcak bir kahvaltıyla başlamak gibi diğer geleneksel Çin tıbbı uygulamalarının da temelini oluşturuyor.</p>

<p><img alt="Gri askılı bluz giyen genç bir kadın, çaydanlıktan kupaya sıcak su döküyor." src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/5baf/live/07d62670-1ef2-11f1-8cb7-433d6fa8d367.png.webp" style="height:1125px; width:2000px" /></p>

<p>Kaynak,Getty Images - Ilık su içmek, yüzyıllardır süregelen ve günümüzde yaygınlaşan alışkanlıklardan sadece bir tanesi.</p>

<p>TikTok'ta bu trendle karşılaşan asistan mimar Maryam Khan, bu anlatının, geleneksel Çin tıbbına yönelmesine neden olduğunu söyledi.</p>

<p>Güne Tai Chi ile başlamanın (yavaş, akıcı hareketler, derin nefes alma ve meditasyonu birleştiren bir egzersiz) ve kahvesini ılık suyla değiştirmenin faydalarını hissettiğini söylüyor.</p>

<p>"Hemen kafein aldığımda, sonrasında mide bulantısı hissettiğimi fark ettim" diyor.</p>

<p>"Sonra sade sıcak su içmeye başladım, bazen nane, limon ekleyerek... Ve kendimi daha zinde hissettim" diye devam ediyor.</p>

<h2>İnsanlar neden geleneksel tıbba yöneliyor?</h2>

<p>Dünya Sağlık Örgütü'nde (WHO) geleneksel tıp alanında çalışan birimin yöneticisi Dr. Shyama Kuruvilla, sosyal medyada yayılan ilginin, giderek büyüyen bir toplumsal eğilimi yansıttığını söylüyor.</p>

<p>Kuruvilla örneklendiriyor:</p>

<p>"Almanya'da yapılan bir çalışma, nüfusun %70'inin, hatta daha fazlasının, geleneksel tamamlayıcı ve bütünleyici tıp yöntemlerinden birini kullandığını gösteriyor.</p>

<p>"Çin ve Hindistan gibi bazı ülkelerde bu oran % 90'ın üzerinde olabilir."</p>

<p>Geleneksel yöntemleri savunan diğerleriyse modern tıbba güvenmiyor.</p>

<p>Bu şüphecilik Covid salgınında ortaya çıkmış olabilir.</p>

<p>ABD'de yapılan bir çalışmada, doktorlara ve hastanelere olan güvenin 2020'de %70'in üzerindeyken, 2024'te yaklaşık % 40'a düştüğü görülüyor.</p>

<p><img alt="Maryam Khan, demir parmaklıklı bir binanın yanında, dışarıda duruyor. Kameraya gülümsüyor ve gözlük takıyor, pembe yakalı bir gömlek, bordo bir kazak ve yeşil bir ceket giymiş." src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/205b/live/97e51fc0-2792-11f1-aae5-91b882267bc7.jpg.webp" style="height:292px; width:437px" /></p>

<p>Kaynak,Maryam Khan - Maryam Khan'a göre, geleneksel bir sabah rutini, yoğun bir günde farkındalık dolu bir an sunabilir.</p>

<p>Dünyanın bazı bölgelerinde modern tıbba erişimde de güçlükler yaşanıyor. Buralarda geleneksel tıp daha ucuz bir alternatif olarak kullanabiliyor.</p>

<p>Bazıları da kişiselleştirilmiş ve bütünsel bir yaklaşım sunduğu için geleneksel tıbba ilgi duyuyor.</p>

<p>Sıcak su içmek gibi alışkanlıklar, zihin, beden ve çevre dengesini savunan bu tür sağlık anlatılarına yönelimin bir işareti olabilir.</p>

<p>Bu sağlık inanışları aynı zamanda birçok insan için derin köklü kültürel, manevi ve tarihi öneme sahip.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü'nden Kuruvilla, bu yöntemleri binlerce yıldır kullanan yerli halkların faydalarına yönelik de bir inanışa sahip olduğunu söyledi.</p>

<p>DSÖ'nün küresel geleneksel tıp merkezi, politika yapıcılara ve hastalara rehberlik sağlamak için kanıtları değerlendiriyor.</p>

<p>Kuruvilla, bunun devasa bir görev olduğunu ve küresel sağlık araştırmaları fonunun şu anda %1'den azının geleneksel tıp araştırmalarına harcandığını söylüyor.</p>

<p>"Kanıt tabanını iyileştirmeye büyük bir ihtiyaç var" diyor.</p>

<p>DSÖ uzmanı Kuruvilla, geleneksel bir tıp yöntemini denemeden önce hastaların, güvenli olup olmadığını kontrol etmek için sağlık uzmanlarıyla görüşmeleri gerektiğini söylüyor.</p>

<p>Peki ya özellikle sıcak su içmek?</p>

<p>DSÖ'nün bu konuda özel bir rehberi olmamasına rağmen, Kuruvilla'ya göre bu, suyun ne kadar sıcak olduğuna, ne kadar su içtiğinize ve hangi sağlık sorunlarına sahip olduğunuza bağlı.</p>

<p>"Her şey kanıt ve dengeyle ilgili" diye vurguluyor.</p>

<p><img alt="Tai Chi yapan kadınlar. " src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/d6b2/live/50e3a440-29ed-11f1-b297-95b0a0a8331e.jpg.webp" style="height:1414px; width:2121px" /></p>

<p>Kaynak,Getty Images - Tai Chi yavaş, akıcı hareketler, derin nefes alma ve meditasyonu birleştiren bir egzersiz.</p>

<h2>Bilim ne diyor?</h2>

<p>Aile hekimi ve uzun ömür tıbbı uzmanı Dr. Rosy Brooks, güne ılık su içerek başlamanın bazı faydaları olabileceğini söylüyor.</p>

<p>"Sindirim ve kabızlığa yardımcı olma konusunda az da olsa faydası var" diye de ekliyor.</p>

<p>Ayrıca, ılık suyun yemek borusundaki spazmları yatıştırmaya yardımcı olabileceğine dair az miktarda kanıt olduğunu belirtiyor.</p>

<p>"Ancak bunun dışında, soğuk veya sıcak su içmek sadece bedenin susuz kalmaması adına faydalı" diyor.</p>

<p>İngiltere'de Dr. Helen Medical adlı özel klinikte pratisyen hekimlik ve yaşam tarzı doktorluğu yapan Dr. Selina Gray ise "Soğuk suyun sağlığa zarar verdiğine dair hiçbir kanıt yok" diyor.</p>

<p>Ayrıca sosyal medyadaki bazı iddialara rağmen, ılık su içmenin yağ yakabileceğine, metabolizmayı hızlandırabileceğine veya "detoks" yapabileceğine dair hiçbir kanıt olmadığını vurguluyor.</p>

<p>"Biri ılık suyu tercih ediyorsa ve bu onu daha fazla su içmeye teşvik ediyorsa, bu harika, ancak bu metabolik bir kısayol değil" diye de ekliyor.</p>

<p>Singapur'da geleneksel Çin tıbbıyla iç içe büyüyen Gray, "Annemin bana iç organlarımı ısıtmak için sıcak su içmemi söylemesi halen kulaklarımda" diyor.</p>

<h2>Yavaşlama fırsatı</h2>

<p>Sıcak su içmenin faydalarına dair kanıtlar az olsa da araştırmalar diğer geleneksel uygulamaların faydalı olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Sağlıklı malzemelerle pişirilmiş sıcak bir kahvaltı, soğuk bir kase mısır gevreğinden çok daha besleyici olabilir.</p>

<p>Ayakların soğuk olmasının hastalığa neden olduğuna dair bir kanıt olmasa da, sıcak ve rahat hissetmek, rahatlamanıza ve daha iyi uyumanıza yardımcı olabilir.</p>

<p>Daha mütevazı araştırmalarda, geleneksel Çin Tai Chi ve Qigong egzersizlerinin gücü, hareketliliği artırabileceği ve stresi azaltabileceği tespit edildi.</p>

<p><img alt="Profesör Shun Au içeride duruyor ve doğrudan kameraya bakıyor. Yakalı bir gömlek ve gözlük takıyor." src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/971b/live/f8cab210-1eea-11f1-8cb7-433d6fa8d367.jpg.webp" style="height:1994px; width:1994px" /></p>

<p>Kaynak,Prof Shun Au - Prof Shun Au: "Enerjiyi koruma kavramı, geleneksel Çin tıbbının temel konseptlerinden biri."</p>

<p>Geleneksel Çin tıbbı uzmanı Au, "Günlük hayatta zihnimiz çoğu zaman çok hızlı çalışıyor. Bedenimiz ve zihnimiz iki ayrı yerdeymiş gibi davranıyor" diyor.</p>

<p>"Meditasyon, Qigong ve Tai Chi'nin temel fikri bunu yavaşlatmak" diye de ekliyor.</p>

<p>Aile hekimi Brooks, sıcak su içmenin sağlığa önemli bir faydası olduğuna inanmasa da, bunun psikolojik anlamda yardımcı olabileceğini kabul ediyor.</p>

<p>"Yoğun dünyamızda çoğu zaman unuttuğumuz, kendinize ayırdığınız zamanı size veriyor" diye de ekliyor.</p>

<p>Khan da sabahları sıcak su içmenin ruh sağlığı üzerinde olumlu bir etki yarattığını ve bunun kendisine zaman ayırmak anlamına geldiğini söylüyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 29 Mar 2026 10:59:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>SES, Van’da sağlıkta yaşanan sorunları rapor haline getirdi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ses-vanda-saglikta-yasanan-sorunlari-rapor-haline-getirdi-31291</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ses-vanda-saglikta-yasanan-sorunlari-rapor-haline-getirdi-31291</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/03/ses-vanda-saglikta-yasanan-sorunlari-rapor-haline-getirdi-1774530320.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/03/ses-vanda-saglikta-yasanan-sorunlari-rapor-haline-getirdi-1774530320.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/03/ses-vanda-saglikta-yasanan-sorunlari-rapor-haline-getirdi-1774530320.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Van Şubesi tarafından, il genelinde sağlık kurumlarında yaşanan sorunlar tespit edilerek rapor haline getirildi. Bugün kamuoyuna açıklandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>Elde edilen bilgi ve belgeler&nbsp;bugün sendika binasında kamuoyuna açıklandı.</p>

<p>Raporda, şu tespitler yer aldı:</p>

<p>"1. SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi</p>

<p>Liyakatsiz atamalar çalışanlar üzerinde ciddi baskı ve mobbing yaratmaktadır.</p>

<p>Sağlık çalışanlarının muayene önceliğinden çıkarılması kabul edilemez olup, sağlık hizmetine erişimde sorun yaratmaktadır.</p>

<p>Bina düzenlemelerinde boş alanların hasta odası ve servise dönüştürülmesi fiziki şartları bozmuş, hizmet sunumunu zorlaştırmıştır.</p>

<p>Yeni doğan yoğun bakım kapasitesinin artırılması amacıyla alanlar daraltılmış, 80 küvöz olması gereken kapasite 105’e çıkarılmıştır. Bu durum enfeksiyon riskini ve bebek ölümlerini artırmaktadır.</p>

<p>Yeni doğan yoğun bakımlardan dış birimlere hasta sevkinin idari kararlarla engellenmesi yatak doluluk oranlarını aşırı artırmakta, yer bulunamaması nedeniyle kritik hastalar uzun süre beklemek zorunda kalmaktadır. Bu durum hem sağlık hizmetine erişimde aksamalara hem de hasta güvenliğinde ciddi risklere yol açmaktadır.</p>

<p>Konuya ilişkin olarak, 112 Komuta Merkezi ile hasta sevk etmek isteyen hekim arasında yaşanan olay tutanak altına alınmıştır (ekte belgesi mevcuttur).</p>

<p>Hastanede 28 yataklı, 3. basamak Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi bulunmakta olup yalnızca Van’a değil; çevre illere de hizmet vermektedir.</p>

<p>Yetki ve sorumluluk alanı dışında bulunan bir idari personelin, hastaları klinik değerlendirme yapmaksızın yoğun bakımdan çıkarma yönünde talimat verdiği ifade edilmiştir. Tıbbi kararlara yönelik bu tür idari müdahaleler etik, bilimsel ve mesleki ilkelere aykırılık teşkil etmektedir.</p>

<p>Bu uygulamalar hasta güvenliği açısından ciddi riskler barındırmakta olup, aynı zamanda ileride hukuki ve idari sorumluluk doğurabilecek niteliktedir.</p>

<p>Koridorların servise dönüştürülmesi sağlık hizmeti kalitesini düşürmekte, mortalite oranlarını yükseltmektedir.</p>

<p>İdareciler, sendikal örgütlenme önünde engel oluşturmakta, çalışanları baskı yoluyla başka sendikalara yönlendirmekte, mobbing ve psikolojik şiddet uygulamaktadır.</p>

<p>Çalışanların görev yerleri keyfî şekilde değiştirilmektedir. Tepki gösteren çalışanlar sürgün politikalarıyla karşılaşmaktadır.</p>

<p>VEAH yönetiminin sağlık çalışanları üzerindeki baskısı, sadece günlük uygulamalarda değil, disiplin süreçlerinde de kendisini göstermektedir.</p>

<p>VEAH hukuk birimi liyakatsız idarecilerin sopası görevi görmekte haksız tutanaklar ile personel bezdirilmekte.</p>

<p>Sendikamızın verilerine göre, son bir yıl içinde yaklaşık 300 disiplin soruşturmasına katılım sağlanmış, bu soruşturmaların büyük çoğunluğunda —yaklaşık %90 oranında— muhakkikler tarafından verilen cezalar onaylanmıştır.</p>

<p>Van İl Disiplin Kurulu’nun yaklaşımı, yaptığımız tüm savunmalara rağmen adalet ve hakkaniyet ilkelerinden uzak, yalnızca “cezalandırma” anlayışı üzerine kuruludur.</p>

<p>Disiplin süreci bir “baskı ve sindirme aracı”na dönüşmüş, kurum içi huzuru ve sağlık hizmetinin niteliğini olumsuz etkilemiştir.</p>

<p>Araç park alanlarının yetersizliği hizmete erişimi olumsuz etkilemektedir.</p>

<p>Kuruma ait araçların eski ve kaskosuz olması, olası kaza durumunda çalışanların mağduriyetine yol açmaktadır.</p>

<p>Sendikamızın görüşme talepleri cevapsız bırakılmakta, yaklaşık iki yıldır başhekim ile hiçbir görüşme yapılamamaktadır.</p>

<p>Van ilinde genel olarak branş uzmanı eksikliği yaşanmaktadır. Çocuk nörolojisi, gastroenteroloji, kardiyoloji gibi alanlarda yeterli hekim bulunmaması halkın sağlık hizmetine erişimini güçleştirmektedir.</p>

<p>Ek Bina Radyoloji Birimi’nde son dönemde uygulamaya konulan idari düzenlemeler nedeniyle hizmet sunumunda aksamalar yaşandığı bildirilmiştir.</p>

<p>Yönetim değişiklikleri sonrasında birim işleyişine yönelik uygulamalar, çalışan görüşü alınmadan ve iş yükü analizi yapılmadan hayata geçirilmektedir.</p>

<p>“Tasarruf tedbirleri” kapsamında personel azaltımına gidilmiş; buna karşın iş yükü aynı kalmış veya artmıştır.</p>

<p>Radyoloji personeli; MR, Tomografi, Röntgen, Skopi, Portable ve Kemik Dansitometri alanlarında dönüşümlü görev yapabilmekteyken, personel eksiltme uygulamaları bu sistemin işleyişini sekteye uğratmaktadır.</p>

<p>Cihaz kapasitesinin yetersiz olduğu, hem acil hem de poliklinik hastalarının tek röntgen cihazı üzerinden hizmet aldığı belirtilmiştir. Acil hastalara öncelik verilmesi nedeniyle poliklinik hizmetlerinde gecikmeler yaşanmakta, bu durum çalışanlar üzerinde hasta kaynaklı baskıya yol açmaktadır.</p>

<p>Personel eksiltme ve cihaz temin edilmemesi nedeniyle mesai saatleri içerisinde tüm hastalara hizmet sunulmasında güçlük yaşandığı ifade edilmektedir.</p>

<p>Çalışanların karar süreçlerine dahil edilmediği, yönetim yaklaşımının tek yönlü olduğu belirtilmiş; bunun ekip motivasyonu ve hizmet verimliliğini olumsuz etkilediği vurgulanmıştır.</p>

<p>Mevcut durum hem çalışan sağlığı hem de sunulan sağlık hizmetinin niteliği açısından yeniden değerlendirilmelidir.</p>

<p>Bölge hastanesi konumunda olmasına rağmen, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi çevre illerden gelen hasta yoğunluğunu karşılayamamaktadır. Bu da hem çalışanların iş yükünü hem de hastaların bekleme sürelerini artırmaktadır.</p>

<p>Bilimsel ve etik ilkeler yerine idari baskı ve keyfî uygulamaların öne geçmesi, sağlık hizmetine duyulan güveni zedelemektedir.</p>

<p><strong>2. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Hastanesi</strong></p>

<p>Yönetimde liyakatsizlik ve torpil hâkimdir; alımlar ve yer değiştirmeler kişiye göre yapılmaktadır.</p>

<p>Çalışanlar üzerinde mobbing ve baskı yaygındır.</p>

<p>Mesai saatlerinde dahi özel muayene ve ameliyat yapılmakta, kamu kaynakları kişisel çıkarlar için kullanılmaktadır.</p>

<p>Çalışan yetersizliği nedeniyle sağlık emekçileri izinlerini kullanamamakta ve aşırı iş yükü altına girmektedir.</p>

<p>Üniversite hastanesi ticarethane anlayışıyla işletilmekte, hastalar müşteri gibi görülmekte, ameliyatlar ücretli yapılmaktadır.</p>

<p>Anadilde hizmet verilmemesi nedeniyle hastaların kendilerini ifade etmesi güçleşmektedir.</p>

<p>Yeni doğan yoğun bakım hastalarının dış merkezlere sevkinin engellenmesi, yatak doluluk oranlarını artırmakta ve sağlık hizmetinde aksamalara neden olmaktadır.</p>

<p>Yer bulunamaması nedeniyle hastalar uzun süre beklemekte, bu da hem sağlık çalışanlarını hem de hasta yakınlarını zor durumda bırakmaktadır.</p>

<p>Konuyla ilgili yaşanan bir olayın 112 Komuta Merkezi tarafından tutanak altına alındığı bilgisi tarafımıza ulaşmıştır (ekte belgesi mevcuttur).</p>

<p>Sağlık çalışanlarına verilen teşvik oranları, bakanlığa bağlı hastanelere göre daha düşüktür.</p>

<p>Hastane 400 yataklı planlanmışken kapasite 670 yatağa çıkarılmış, fiziki şartlar daha da kötüleşmiştir.</p>

<p>Hasta odalarında klima bulunmaması, özellikle yaz aylarında tedavi koşullarını olumsuz etkilemektedir.</p>

<p><strong>3. İlçelerde Tespit Edilen Sorunlar</strong></p>

<p><strong>a) Muradiye İlçesi</strong></p>

<p>İdarecilerin baskıcı tavırları nedeniyle sağlık çalışanları uzun süre ilçede kalmamakta, tayin talep ederek ayrılmaktadır.</p>

<p>Görev tanımı dışında görevlendirmeler çalışanları hukuki risk ve hasta/hasta yakını şiddetine maruz bırakmaktadır.</p>

<p>Görüşmeler sonrası çalışanlar daha büyük baskı ve tehditlerle karşılaşmaktadır.</p>

<p>Çalışanların sunduğu dilekçe ve tutanaklar idareciler tarafından engellenmektedir.</p>

<p>Tasarruf tedbirleri nedeniyle çalışan sayısının düşmesi iş yükünü artırmıştır.</p>

<p>Servislerin yarısı idare, yarısı poliklinik olarak kullanılmakta; yatan hastalara yer kalmamaktadır.</p>

<p>Yoğun bakım biriminde havalandırma yoktur, tuvaletler hemşire odasına dönüştürülmüştür.</p>

<p>Van’ın birçok ilçesinde benzer sorunlar yaşanmaktadır. Uzman hekim eksikliği sağlık hizmetine erişimde ciddi bölgesel eşitsizlikler yaratmaktadır.</p>

<p>Ulaşım ve coğrafi koşulların zorluğu nedeniyle kırsal bölgelerde acil vakalara ulaşım gecikmekte, hastalar çoğu zaman şehir merkezine gitmek zorunda kalmaktadır.</p>

<p><strong>b) Bahçesaray İlçesi</strong></p>

<p>Sağlık çalışanı yetersizliği nedeniyle bir personel aynı gün farklı görevlerde çalıştırılmaktadır. Bu durum ciddi riskler yaratmaktadır.</p>

<p>Yeni hastane binasında diyaliz ünitesi bulunmamaktadır. Diyaliz hizmeti eski binanın bodrum katında, uygun olmayan fiziki koşullarda yürütülmektedir.</p>

<p>Cihazların kalibrasyonu yapılmamış, acil müdahale için gerekli donanım ve ilaçlar mevcut değildir.</p>

<p>Rutubetli ve sağlıksız fiziki ortam sağlık hizmeti sunumunu engellemektedir.</p>

<p><strong>İl Sağlık Müdürlüğü Düzeyinde Gözlemler</strong></p>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü düzeyinde ciddi denetim ve sorumluluk eksiklikleri yaşanmaktadır.</p>

<p>Van Tuşba 3 Nolu Aile Sağlığı Merkezi’ne yıkım kararı verilmiş olmasına rağmen bina hâlâ hizmet vermeye devam etmektedir. Bu durum hem sağlık emekçilerinin hem de yurttaşların yaşamını açık tehlike altına sokmakta, halk sağlığına yönelik idari ihmali görünür kılmaktadır.</p>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü’nün asli görevi, sağlık hizmetlerinin güvenli, nitelikli ve insan yaşamını esas alan koşullarda yürütülmesini sağlamaktır. Can güvenliğini riske atan uygulamalar, “tasarruf” veya “idari erteleme” gerekçeleriyle mazur görülemez.</p>

<p>Halkın ve sağlık emekçilerinin yaşamı hiçbir idari kararın, bütçe kısıtlamasının ya da ihmalkârlığın konusu olamaz.</p>

<p>İl Sağlık Müdürlüğü’nün eş durumu, mazeret tayinleri, görevlendirmeler ve il içi tayin süreçlerinde objektif kriterlerden uzak, keyfî uygulamalara başvurduğu gözlemlenmektedir.</p>

<p>Tayinle gelen sağlık emekçilerinin dağılımında kurumların gerçek ihtiyacı yerine kişisel ilişkiler ve torpil mekanizması belirleyici olmaktadır.</p>

<p>Bu durum çalışma barışını zedelemekte, emekçiler arasında adaletsizlik ve güvensizlik duygusunu derinleştirmektedir.</p>

<p>Enjeksiyon Hemşirelerinin Hukuki Statü ve Çalışma Güvencesi Sorunu</p>

<p>Türkiye genelinde yaklaşık 13.000 enjeksiyon hemşiresi, Aile Sağlığı Merkezlerinde fiilen kamu sağlık hizmeti sunmalarına rağmen, çalışma statüleri ve hukuki güvenceleri bakımından ciddi belirsizlikler içinde görev yapmaktadır.</p>

<p>Uygulamada işverenlerinin birlikte çalıştıkları aile hekimleri olarak gösterilmesi nedeniyle, bu sağlık çalışanları:</p>

<p>*Beyaz Kod uygulamasından fiilen yararlanamamakta,</p>

<p>*Şiddet vakaları karşısında kurumsal koruma mekanizmalarına erişimde sorun yaşamaktadır,</p>

<p>*Tek taraflı iş akdi feshi riski altında çalışmakta,</p>

<p>*İş kazaları ve mesleki riskler karşısında yeterli hukuki güvenceye sahip olamamaktadır.</p>

<p>*Kamu hizmeti sunan bu çalışanların, idari ve hukuki açıdan özel iş ilişkisi statüsünde değerlendirilmesi; çalışma barışını zedelemekte, mesleki güvencesizlik yaratmakta ve sağlık hizmetinin sürdürülebilirliğini olumsuz etkilemektedir.</p>

<p>*Şiddet riskinin yüksek olduğu birimlerde görev yapan enjeksiyon hemşirelerinin Beyaz Kod sistemine tam ve etkin erişiminin sağlanamaması ayrıca hasta ve çalışan güvenliği açısından ciddi bir boşluk oluşturmaktadır.</p>

<p><strong>Sonuç ve Öneriler</strong></p>

<p>Van ilindeki sağlık kurumlarında yapılan incelemeler ve çalışanlardan alınan geri bildirimler, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından ciddi yapısal sorunların bulunduğunu göstermektedir.</p>

<p>Liyakatsiz yönetim anlayışı, baskı ve mobbing uygulamaları, fiziki koşulların yetersizliği, personel eksikliği, etik ihlaller ve güvenlik sorunları hem sağlık emekçilerinin çalışma koşullarını hem de halkın sağlık hizmetine erişimini olumsuz etkilemektedir.</p>

<p>Van, çevre illere de hizmet veren bir bölge hastanesi kenti olduğundan, mevcut personel ve altyapı yetersizlikleri daha da belirginleşmektedir.</p>

<p>İlçelerdeki hizmet yetersizliği şehir merkezine yığılmayı artırmakta, sağlıkta erişim adaletsizliği derinleşmektedir.</p>

<p>Sağlıkta dönüşüm politikalarının yarattığı ticarileşme anlayışı, hizmetin özünü zedelemekte; sağlık çalışanlarını tükenmişliğe, halkı ise niteliksiz hizmete mahkûm etmektedir.</p>

<p>Özellikle SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşanan etik dışı müdahaleler ve uzman hekim istifaları sistemin geldiği çöküş noktasını göstermektedir.</p>

<p>Bu nedenle:</p>

<p>Liyakate dayalı yönetim anlayışı derhal tesis edilmeli, idari görevlendirmelerde sendika ve çalışan temsilcilerinin görüşü alınmalıdır.</p>

<p>Sağlıkta şiddet olaylarına karşı yasal ve idari önlemler güçlendirilmeli, güvenlik birimleri etkili şekilde organize edilmelidir.</p>

<p>Etik ihlallere karşı sıfır tolerans politikası uygulanmalı; tıbbi kararlara idari müdahale son bulmalıdır.</p>

<p>Personel eksiklikleri giderilmeli, özellikle kritik birimlerde (yoğun bakımlar, aciller, diyaliz vb.) kadrolar acilen güçlendirilmelidir.</p>

<p>Fiziki koşulların iyileştirilmesi, hijyen, havalandırma ve ekipman eksikliklerinin giderilmesi için ek bütçe oluşturulmalıdır.</p>

<p>Sendikal örgütlenme özgürlüğü güvence altına alınmalı; çalışanlara yönelik baskı, tehdit ve sürgün uygulamaları son bulmalıdır.</p>

<p>Sağlık emekçilerinin özlük hakları (ücret, teşvik, izin, nöbet düzeni) adil biçimde düzenlenmeli, iş barışı yeniden sağlanmalıdır.</p>

<p>Van halkının nitelikli sağlık hizmetine erişimi, ancak bilimsel aklın, etik değerlere bağlılığın ve emekçilerin söz hakkının güçlendirilmesiyle mümkün olacaktır.</p>

<p>Sendikamız, sağlık emekçilerinin sesi olmaya, emeğin ve bilimin rehberliğinde mücadeleyi sürdürmeye kararlıdır.”</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 26 Mar 2026 15:51:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İpekyolu Belediyesinden gıda denetimi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ipekyolu-belediyesinden-gida-denetimi-31234</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ipekyolu-belediyesinden-gida-denetimi-31234</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/03/ipekyolu-belediyesinden-gida-denetimi-1773752020.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/03/ipekyolu-belediyesinden-gida-denetimi-1773752020.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/03/ipekyolu-belediyesinden-gida-denetimi-1773752020.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van İpekyolu Belediyesi, yaklaşan Ramazan Bayramı öncesinde başlattığı gıda denetimi çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>İpekyolu Belediyesi,&nbsp;Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü bünyesindeki Gıda ve Hijyen Denetim Şefliği ile Zabıta Müdürlüğü ekipleri, sabahın erken saatlerinde ilçe genelinde faaliyet gösteren tatlı imalathaneleri ile özellikle çikolata ve şekerleme satışı yapan marketlerde denetim gerçekleştirdi.</p>

<p>Denetimler kapsamında, eksikliklerini gidermeyen işletmelere tespit tutanağı düzenlenerek cezai işlem uygulandı. Ayrıca işletme sahiplerine ruhsat ve hijyen kurallarına ilişkin gerekli uyarılar yapıldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/e4fb51d7-2de1-492a-a4ea-e647d7993d6f.jpg" style="height:449px; width:800px" /></p>

<p>İpekyolu Belediyesi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü yetkilileri, "halk sağlığının korunmasına yönelik denetimlerin aksatılmadan sürdürüleceğini" belirterek,&nbsp;"özellikle Ramazan ayında artan tüketim nedeniyle halkın sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişiminin sağlanmasının öncelikli hedefleri olduğunu" kaydetti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Mar 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Tuşba’da Kürtçe Dil Kursu açılıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/tusbada-kurtce-dil-kursu-aciliyor-31086</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/tusbada-kurtce-dil-kursu-aciliyor-31086</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/02/tusbada-kurtce-dil-kursu-aciliyor-1771673978.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/02/tusbada-kurtce-dil-kursu-aciliyor-1771673978.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/02/tusbada-kurtce-dil-kursu-aciliyor-1771673978.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van Tuşba Belediyesi bünyesinde açılacak Kürtçe dil kursu için kayıt süreci başladı. Kurs, Tuşba Bedesten Çarşısı’nda gerçekleştirilecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>Van&nbsp;Tuşba Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından açılacak olan Kürtçe dil kursu için başvurular alınmaya başlandı.</p>

<p>Belediye bünyesinde yürütülecek kurs, Tuşba Bedesten Çarşısı’nda düzenlenecek.</p>

<p>Kürtçeyi öğrenmek ya da dil bilgisini geliştirmek isteyen yurttaşlar başvurularını Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’ne yapabilecek.</p>

<p>Yurttaşlara kursa kayıt yapma çağrısında bulunan Tuşba Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü yetkilileri, Kürtçenin geliştirilmesine yönelik çalışmalarının süreceğini dile getirdi.&nbsp;</p>

<p>Kursun başlama tarihine ve eğitim programına ilişkin detaylar, başvuru sürecinin ardından duyurulacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 21 Feb 2026 14:36:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Edremit’te çiğ köfte işletmeleri denetlendi </title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/edremitte-cig-kofte-isletmeleri-denetlendi-31072</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/edremitte-cig-kofte-isletmeleri-denetlendi-31072</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/02/edremitte-cig-kofte-isletmeleri-denetlendi-1771413690.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/02/edremitte-cig-kofte-isletmeleri-denetlendi-1771413690.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/02/edremitte-cig-kofte-isletmeleri-denetlendi-1771413690.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van Edremit Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, Ramazan ayı vesilesiyle yiyecek sektörüne yönelik denetimlerini sıklaştırdı. Bu kapsamda ekipler, ilçe genelindeki çiğ köfte yapım ve satış noktalarında kapsamlı incelemelerde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>Edremit Belediyesi, Ramazan ayı öncesi çiğ köfte yapan ve satan işletmeleri denetledi. Zabıta ekipleri tarafından gerçekleştirilen denetimlerde&nbsp;işletmelerin genel temizlik düzeni, ürünlerin son kullanma tarihleri, fiyat, saklama koşulları ve hijyen kurallarına uygunlukları kontrol edildi.</p>

<p>Özellikle Ramazan ayında tüketimi artan çiğ köfte işletmelerine yönelik incelemelerde, personelin çalışma şartları ve kişisel hijyen kuralları da denetlendi. Standartlara uymayan hususlarda işletme sahiplerine gerekli uyarılar yapılırken, mevzuata uygun hareket edilmesi noktasında detaylı bilgilendirmelerde bulunuldu.</p>

<p>Zabıta Müdrülüğü yetkilileri, ilçe sakinlerinin sağlıklı gıdaya erişimi için denetimleri sürdüreceklerini ifade etti.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 18 Feb 2026 14:16:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Meclis gündemine taşındı: Kanalizasyon bağlantısı olmayan hastane foseptik çukur kullanıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/meclis-gundemine-tasindi-kanalizasyon-baglantisi-olmayan-hastane-foseptik-cukur-kullaniyor-31064</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/meclis-gundemine-tasindi-kanalizasyon-baglantisi-olmayan-hastane-foseptik-cukur-kullaniyor-31064</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/02/meclis-gundemine-tasindi-hastane-kanalizasyon-yerine-foseptik-cukur-kullaniyor-1771313600.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/02/meclis-gundemine-tasindi-hastane-kanalizasyon-yerine-foseptik-cukur-kullaniyor-1771313600.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/02/meclis-gundemine-tasindi-hastane-kanalizasyon-yerine-foseptik-cukur-kullaniyor-1771313600.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van'ın Gevaş ilçesinde yeni yapılan hastanenin altyapı düzenlemesi tamamlanmadan faaliyete girmesinin ortaya çıkardığı sorunlar Meclis gündemine taşındı. Van Milletvekili Mahmut Dindar verdiği önergede, henüz kanalizasyona bağlanmayan hastane için geçici olarak üstü açık foseptik çukur yapıldığını, bunun da kirlenmenin hastanenin içine yayılacak kadar ciddi bir sağlık problemi yarattığını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong> DEM Parti Van Milletvekili <strong>Mahmut Dindar</strong>, Gevaş Devlet Hastanesi'nde yaşanan sorunlarla ilgili olarak,&nbsp;İçişleri Bakanı <strong>Mustafa Çiftçi</strong>, Sağlık Bakanı <strong>Kemal Memişoğlu</strong>&nbsp;ile&nbsp;Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı <strong>Murat Kurum</strong>&nbsp;tarafından yazılı olarak cevaplandırılması talebiyle Meclis başkanlığına soru önergesi verdi.</p>

<p>Hastanenin altyapısı tamamlanmadan alelacele faaliyete geçirildiğini, bunun da kanalizasyon atıkları açısından ciddi sağlık ve çevre sorunlarına yol açtığını belirten Dindar, önergesini şöyle gerekçelendirdi:</p>

<p>"Gevaş Devlet Hastanesi 2025 yılında alt yapı ve kanalizasyon çalışmaları tamamlanmadan yeni hizmet binasına taşınmıştır. Kamuoyuna yansıyan iddialara göre hastanenin kanalizasyon altyapısı oluşturulmadığı ve ilkel yöntemlerle, hastanenin çok yakınında, üstü açık bir çukurda kanalizasyon atıklarının biriktirildiği, yine çok ilkel yöntemlerle birikintinin vidanjörlerle taşındığı, kış aylarında bu nedenle tıkanma yaşandığı ve hastanenin içinde bile su ve atık giderlerinin patladığı ifade edilmektedir.</p>

<p>Kanalizasyon altyapısının bulunmadığı yerleşim alanlarında evsel ve kurumsal atık suların kontrolsüz veya yetersiz yöntemlerle bertaraf edilmesi, halk sağlığı, çevre güvenliği ve sürdürülebilir yaşam açısından ciddi riskler doğurmaktadır. Hastanenin kurulduğu yere çok yakın mesafede akarsuların, yer altı sularının ve Van Gölü’nün olduğu bilinmelidir. Gevaş’ta hastane gibi halk sağlığından sorumlu bir kurumun üzeri açık foseptik çukurları, sızdırmalı çukurlar ve denetimsiz arıtma uygulamaları; yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının kirlenmesine neden olmakta, içme ve kullanma sularını doğrudan tehdit etmektedir. Yeraltı suyuna karışan patojen mikroorganizmalar; kolera, tifo, dizanteri ve hepatit gibi bulaşıcı hastalıkların yayılma riskini artırmaktadır. Gevaş’taki bu sorunun özellikle tarımsal su &nbsp;kuyularının yaygın olduğu bölgelere yakın olduğu ve ciddi bir halk sağlığı riski oluşturduğu bilinmelidir.</p>

<p>Hastane gibi büyük yerleşkelerin ilkel yöntemlerle, sızdırmalı çukurlarla ve standartlara uygun yapılmamış septik tanklarla kanalizasyon atıklarını bertaraf etmesi mümkün değildir. Bu risk toprak yapısına bağlı olarak atık suyun filtrelenmeden çevreye yayılmasına neden olmakta, tarım arazilerinin kirlenmesine yol açmaktadır. Nitrat ve fosfat yükü artan toprak ve su kaynakları ekosistem dengesini bozmakta, uzun vadede verim kaybına ve biyolojik çeşitliliğin azalmasına sebep olmaktadır. Ayrıca kontrolsüz deşarj edilen atık sular yüzeysel akışla dere, göl ve sulama kanallarına karışarak toplu çevre kirliliğine neden olmaktadır.</p>

<p>Düzenli boşaltılmayan foseptik sistemleri taşma riski taşımakta; kötü koku, sinek ve haşere oluşumu gibi çevresel sorunlara yol açmaktadır. Özellikle yaz aylarında artan sıcaklıkla birlikte mikrobiyolojik riskler büyümekte, yaşam kalitesi ciddi biçimde düşmektedir. Çökme riski bulunan eski veya mühendislik hizmeti almamış çukurlar ise fiziksel güvenlik açısından da tehlike oluşturmaktadır.</p>

<p>Hastanenin yapıldığı bölgenin önceki yıllarda sulak alan ve bataklık olduğu bilinmektedir. Yapay arıtma sistemleri ve doğal arıtma yöntemleri alan ihtiyacı, yanlış tasarım halinde sivrisinek üremesi ve mevsimsel performans düşüşü gibi riskler taşımaktadır.</p>

<p>Sonuç olarak, kanalizasyon altyapısının bulunmadığı yerleşimlerde kullanılan alternatif yöntemler; çevresel kirlilik, yeraltı suyu kirlenmesi, bulaşıcı hastalık riski, tarımsal üretimde zarar, yaşam kalitesinde düşüş ve uzun vadeli ekosistem tahribatı gibi çok boyutlu riskler doğurmaktadır. Bu risklerin önlenmesi amacıyla merkezi kanalizasyon ve biyolojik arıtma altyapısının planlı şekilde yaygınlaştırılması; mevcut alternatif sistemlerin ise teknik denetime tabi tutulması, standartlara bağlanması ve düzenli izlenmesi kamu sağlığı ve çevre güvenliği açısından zorunludur. Gevaş Devlet Hastanesi’nin kanalizasyon alt yapısı yapılmadan hizmete sunulmasının sorumluları hakkında ivedilikle gerekli soruşturma ve incelemeler başlatılmalı, bu bölgedeki kanalizasyon ihtiyacı derhal giderilmelidir."</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/39a57c95-e80e-483a-8eec-7aba372e6e11.jpg" style="height:370px; width:800px" /></p>

<p>Hastane penceresinden çekilen fotoğrafta foseptik çukurdan yayılan su birikintileri görülüyor.</p>

<p>Dindar, şu soruları sordu:&nbsp;</p>

<ol>
	<li>Gevaş Devlet Hastanesi’nin kanalizasyon alt yapısı kurulmadan hizmete açıldığı, hastaneye çok yakın bir yerde üstü açık bir foseptik çukuru ile ve vidanjörlerle bu eksikliğin giderildiği, bu nedenle hastane içinde tıkanma ve taşmaların yaşandığı iddialarına dair bakanlığınızın başlattığı bir inceleme mevcut mudur?</li>
	<li>Hastane kanalizasyon ve foseptik atıklarının Van Gölü ve çok yakınından geçen akarsularına karışmaması için alınan tedbirler nelerdir?</li>
	<li>Hastanenin kanalizasyon alt yapısının eksikliğinin sorumluları olarak Sağlık Bakanlığı ve Çevre Şehircilik Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı yetkilileri ve kayyım denetimindeki VASKİ yetkilileri hakkında diğer bakanlıklar koordineli şekilde bir inceleme başlatacak mısınız?</li>
	<li>Gevaş’ta söz konusu bölgede Van Gölü’nün, çeperdeki akarsu yataklarının ve halk sağlığının korunması amacıyla &nbsp;kanalizasyon altyapısının ivedilikle tamamlanması için kayyım denetimindeki VASKİ’yi harekete geçirecek misiniz?</li>
	<li>Kanalizasyon altyapısı kurulana kadar halk sağlığını korumak, hasta ve çalışan haklarını güvenceye almak ve ekolojik riskleri azaltmak amacıyla Gevaş’ta hangi tedbirleri alacaksınız?"</li>
</ol>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 17 Feb 2026 10:20:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Turğut: Sigara kullanımı alarm verici boyutta</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/turgut-sigara-kullanimi-alarm-verici-boyutta-31036</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/turgut-sigara-kullanimi-alarm-verici-boyutta-31036</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/02/turgut-sigara-kullanimi-alarm-verici-boyutta-1770624229.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/02/turgut-sigara-kullanimi-alarm-verici-boyutta-1770624229.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/02/turgut-sigara-kullanimi-alarm-verici-boyutta-1770624229.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Osman Turğut, Türkiye’de sigara kullanım oranlarının yüksek seyrettiğini, gençler ve kadınlar arasında artış eğiliminin sürdüğünü belirterek, "Sigara kullanımı ne yazık ki alarm verici boyutta" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>Van'da, 2015 yılından bu yana bağımlılıkla mücadele konularında faaliyet yürüten Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turğut, 9 Şubat Sigarayı Bırakma Günü vesilesiyle açıklama yaptı.</p>

<p>Sigara ve tütün ürünleriyle mücadelenin yalnızca bireysel bir tercih değil, doğrudan toplum sağlığını ilgilendiren ciddi bir kamusal sorumluluk olduğunu belirten Turğut, "‎Sigara kullanımı ne yazık ki alarm verici boyutta. Güncel verilere göre 15 yaş ve üzeri nüfusta sigara kullanım oranı yaklaşık %24,2 düzeyindedir; erkeklerde %31,9, kadınlarda ise %16,4 seviyesindedir ve Türkiye’de toplam yetişkin sigara kullanıcısı sayısı 20 milyonu aşmaktadır. Uluslararası raporlar ise yetişkinlerin yaklaşık %31,6’sının sigara kullandığını, erkeklerde bu oranın %44,1, kadınlarda ise %19,2 seviyesine çıkabildiğini ortaya koymaktadır. ‎Sigara ve tütün ürünleri yalnızca bireyi değil, tüm toplumu etkileyen ağır sonuçlar doğurmaktadır. Türkiye’de her yıl yaklaşık 100 bin kişi sigaraya bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmekte; kalp-damar hastalıkları, solunum yolu hastalıkları ve akciğer kanserine bağlı ölümlerin önemli bölümü tütün kullanımından kaynaklanmaktadır." dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>Gençlerde yaygınlık</strong><br />
‎</p>

<p>Sigara kullanımının gençler arasındaki yaygınlık oranlarına değinen Turğut, "Genç nüfus açısından tablo daha da kaygı vericidir. Türkiye’de 13-15 yaş grubunda %17,9 oranında genç tütün ürünü kullanmakta; aynı yaş grubundaki gençlerin %51,8’i kapalı alanlarda pasif dumana maruz kalmaktadır. 10-14 yaş grubunda ise sigara kullanım oranı yaklaşık %7,7 düzeyindedir. Araştırmalar sigara kullanımının büyük bölümünün 18 yaşından önce başladığını ortaya koymaktadır. ‎Kadınlar arasında sigara kullanım oranı geçmiş yıllara kıyasla artış eğilimi göstermekte ve erkek-kadın arasındaki farkın giderek azaldığı dikkat çekmektedir. Bölgesel çalışmalar ise bazı Doğu-Güneydoğu bölgelerinde günlük sigara içme oranının erkeklerde %50,7, kadınlarda %18,3 seviyesine ulaşabildiğini; ayrıca kaçak ve bandrolsüz tütün tüketiminin bazı bölgelerde daha yaygın olduğunu göstermektedir." ifadelerini kullandı.</p>

<p>‎‎Sahadan elde edilen gözlemlerin, yasal düzenlemelere rağmen bazı işletmelerin kapalı alanlarda sigara içilmesine göz yumduğunu ve denetimlerin yeterli etkinlikte yürütülmediğini ortaya koyduğunu belirten Turğut, özellikle okullara yakın bölgelerde kimi bakkal, market ve büfelerde açık sigara satışına ilişkin iddiaların arttığına dikkat çekti.</p>

<p>Turğut, bazı bölgelerde kaçak tütün ve bandrolsüz ürünlerin denetimsiz şekilde satışının sürdüğünü,&nbsp;kafelerde ise nargile sunum kriterlerine uyulmadığını ve gerekli yetki belgeleri olmaksızın hizmet verildiğini kaydederek, alanda mücadele eden STK ve ilgili kurumların sahadaki çalışmalarını&nbsp;güçlendirmesini, denetimlerin siyasi beklentilerden bağımsız biçimde 7 gün 24 saat, yılın 365 günü kararlılıkla sürdürülmesini ve&nbsp;tüm kamu kurumları, yerel yönetimleri ve vatandaşları dumansız hava sahası hakkına sahip çıkmaya davet etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 09 Feb 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Uyuşturucu uyarısı: Tek deneme bile riskli</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/uyusturucu-uyarisi-tek-deneme-bile-riskli-30899</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/uyusturucu-uyarisi-tek-deneme-bile-riskli-30899</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/01/uyusturucu-uyarisi-tek-deneme-bile-riskli-1768808096.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/01/uyusturucu-uyarisi-tek-deneme-bile-riskli-1768808096.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/01/uyusturucu-uyarisi-tek-deneme-bile-riskli-1768808096.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Memorial Şişli Hastanesi Uzman Psikiyatri Doktoru Sadıga Osmanlı Shirolu, artan uyuşturucu kullanımına dikkat çekerek ebeveynleri uyardı. En kritik dönemin 15-24 yaş arası olduğunu belirten Shirolu, tek denemenin bile riskli olduğunu vurguladı. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Nefes'in&nbsp;<a href="https://www.nefes.com.tr/bir-kere-denemis-olmak-masum-bir-durum-degil-97331" rel="nofollow" target="_blank">haberine</a>&nbsp;göre; Dünya Uyuşturucu ile Mücadele Federasyonu verileri 2024’te 10 milyonu aşan bağımlı sayısının 2025 itibarıyla 15 milyona yaklaştığını gösterdi. Kullanım yaşının 12’ye düşmesi ise tehlikenin boyutunu gözler önüne serdi.&nbsp;</p>

<p>Memorial Şişli Hastanesi Uzman Psikiyatri Doktoru Sadıga Osmanlı Shirolu, ebeveynleri uyararak şunları söyledi:&nbsp;</p>

<p><em>"En sık karşılaştığımız şey, başvuran hasta profilinin gençleşmesi ve madde kullanımının daha fazla normalleştirilmesi. “Arada bir”, “Sosyal ortamda” diye başlayıp düzenli kullanıma kayabilen gençlerin başvurularıyla karşılaşıyoruz.</em></p>

<h3>"Ergenliğin sonu ve genç yetişkinliğin başı çok riskli"</h3>

<p><em>Saha verileri, maddeyle ilk temas ve başlama açısından en kritik dönemin 15–24 yaş aralığı olduğunu gösteriyor. Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı’nın raporuna göre, 2024’te maddeye başlayanların yüzde 67,6’sı bu yaş grubunda yer alıyor. Bu tablo bize, riskin “ergenliğin sonu–genç yetişkinliğin başı” döneminde yoğunlaştığını; yani üniversite/işe geçiş, sosyal çevrenin değiştiği ve deneme eşiğinin düştüğü yıllarda belirginleştiğini anlatıyor.</em></p>

<h3><strong>Sosyal medya nasıl etkiliyor?</strong></h3>

<p><em>Bazı içerikler maddeyi “eğlenceli” veya “zararsız” gibi gösterip zarar kısmını görünmez kılabiliyor. Ayrıca çevrimiçi ortamlar akran etkileşimini de büyütüyor, aynı fikrin tekrar tekrar dolaşması bir davranışı daha sıradan gösterebiliyor; yani kullanım meşrulaştırılabiliyor.</em></p>

<h3><strong>"Bir kere denemek 'masum' değil"</strong></h3>

<p><em>“Bir kere denemek” masum bir adım gibi görünse de risk her zaman öngörülebilir değildir. Çünkü maddenin içeriği, kişinin biyolojik yatkınlığı, o günkü ruh hali gibi faktörler sonucu belirgin biçimde değiştirebilir. Ayrıca ortam ve akran etkisi küçümsenmemeli. “Ortamda var, ama ben kullanmıyorum” yaklaşımı çoğu zaman sürdürülebilir değildir, sınır aşımı kolaylaşabilir. Bir de zor duygularla baş etmek için maddeye değil, etkisi kanıtlı baş etme yöntemlerine yönelmek gerekir. Uyku ve rutinleri güçlendirmek, spor ve bedensel aktiviteler, güvenilir bir yetişkinle konuşmak, psikolojik destek almak gibi.</em></p>

<h3><strong>Aileler nasıl iletişim kurmalı?</strong></h3>

<p><em>Aileler, sakin ve net bir dille “Seni suçlamak için değil, anlamak ve güvende tutmak için konuşmak istiyorum” şeklinde yaklaşılmalı. Amaç itiraf koparmak değil; gencin savunmaya geçmeden konuşabileceği güvenli bir alan açmaktır. “Sana saygı duyuyorum ama güvenlik benim sorumluluğum; bazı kuralları ve takibi birlikte belirleyeceğiz” demeliyiz. Genç konuşmayı reddetse bile, “Konuşmaya hazır olduğunda buradayım, bunu görmezden gelmeyeceğiz” mesajını vermek ilişkiyi korur. Aile içi gerginlik artıyorsa profesyonel destek süreci sağlıklı zemine taşır.</em></p>

<p><em>“Bizim evde olmaz” rahatlığı da olmasın, utandıran–sert tepkiler de olmasın. İkisi de sorunu büyütebilir. Doğru olan sakin bir dille konuşmak, net sınır koymak ve erken işaretleri ciddiye almaktır. “Bir kere” ifadesi hafife alınmamalı; ama genç köşeye sıkıştırılmadan hızlı ve doğru destekle risk büyümeden yönetilmelidir."</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Jan 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Turğut: Tütün bağımlılığı, görerek bulaşan bir hastalık</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/turgut-tutun-bagimliligi-gorerek-bulasan-bir-hastalik-30672</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/turgut-tutun-bagimliligi-gorerek-bulasan-bir-hastalik-30672</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/12/turgut-tutun-bagimliligi-gorerek-bulasan-bir-hastalik-1766045002.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/12/turgut-tutun-bagimliligi-gorerek-bulasan-bir-hastalik-1766045002.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/12/turgut-tutun-bagimliligi-gorerek-bulasan-bir-hastalik-1766045002.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turğut, ebeveynlere, çocuklarını sigara içilmeyen ortamlarda büyütmelerini önererek, "Tütün bağımlılığı, görerek bulaşan bir hastalık. Yapılması gereken en iyi şey, çocuk ve gençleri sigarasız ve nikotinsiz ortamlarda büyütmek, onların sigara bilmeden büyümesini sağlamak" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) -&nbsp;</strong>Hayatın Renkleri Solmasın Derneği tarafından bağımlılığa karşı okullarda başlatılan eğitsel etkinlikler sürüyor.</p>

<p>Bir etkinlik de Edremit'teki Yarbay Yusuf Turgut Ortaokulu'nda gerçekleştirildi. Dernek Başkanı Osman Turğut düzenlenen etkinlikte 8. sınıf öğrencileri ile&nbsp;bir araya geldi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/1bd4d04d-0274-418d-a764-4f26043a9249.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p>Sigaranın zararları ve alınması gereken önlemler hakkında bilgilendirmede bulunan Turğut, ailelerin dikkat etmesi gereken husuları özel vurgular yaptı. Sigara ve diğer madde bağımlılığıyla ilgili arkadaş ortamına ve çevre etkisine dikkat çeken Turğut, şunları söyledi:</p>

<p>"Vahşi ve acımasız tütün endüstrisi özellikle gençleri&nbsp;ve ergenleri potansiyel müşteri yapma çalışıyor. Ülkemizde &nbsp;sigara reklamları yasak ama tütün endüstrisi detaylı reklamlar yapıyor. Bu konuda farkındalık ve bilinçlenme faaliyetleri ana okuldan itibaren yapılmalıdır. Bağımlılıkla mücadelede ederken tüm toplum, tüm hükümet yaklaşımı olmalıdır. Kampanyaların &nbsp;yapılması, halka ulaşılması, doğru mesajların topluma iletilmesi ve farkındalığın yaratılması sivil toplumun katkıları çok önemlidir. Mutlaka&nbsp;sivil toplumun da buna destek vermesi gerekir. Kamuoyunun oluşturulması, karar verilelerin, politika yapıcılarının etkilenmesi için sivil toplum çok önemlidir. Suça hep gençlerde &nbsp;ve ergenlerde buluyoruz&nbsp;ama bence bağımlılığın en önemli sebebi arkadaş etkisi. Tütün bağımlılığı, görerek bulaşan bir hastalık. Sonuçta arkadaşlarını görerek, merak ederek oluşan bir hastalık. Sonuç olarak burada suç gençlerde ve ergenlerde değil. Bunun arkasında milyarlarca dolar bütçesi olan bir endüstri var. Bu endüstrinin tek amacı vardır. Bugünün gençleri yarının potansiyel düzenli müşterisidir. Sigara tiryakilerinin çoğunluğu sigara içmeye ergenlikte başlar&nbsp;ve endüstrinin tek amacı çocukları ve ergenleri bağımlı hale getirmektir. Bu yüzden tütün endüstrisi, dünyanın en tehlikeli, en acımasız ve en sinsi endüstrisidir."</p>

<p><strong>Neler yapılmalı?</strong></p>

<p>"Yapılması gereken en iyi şey, çocuk ve gençleri sigarasız ve nikotinsiz ortamlarda büyütmek, onların siga bilmeden büyümesini&nbsp;sağlamak. Aslında bununla ilgili çok önemli gelişmeler de yaşanıyor. Örneğin Yeni Zelanda 2007 yılından sonra doğanların hayatları boyunca sigara almalarını, sigara içmelerini yasaklandı. İsveç, İzlanda ve Yeni Zelanda&nbsp;2025 yılından sonra sigara kullanımını ve satışını kökten yasaklıyor. Sigara ile mücadelede en iyi politika çocuk ve gençleri tütünsüz ortamlarda büyütmektir. Diğer önemli bir politika da sigara fiyatlarıdır. Türkiye’de ne yazık ki diğer OECD ve Avrupa ülkeleri ile kıyaslandığında sigara fiyatları çok ucuz. Eğer sigara fiyatlarını yüzde 10 artırırsanız gençlerin yüzde 8’i sigarayı doğrudan bırakıyor ya da sigaraya başlamıyor. Bu nedenle &nbsp;bir an önce ülkemiz de ulaşabilirliği zorlaştırmalıdır. Yasalar var ve uygulama olmalıdır. Bunların tümü çocukları ve gençleri sigarasız hale geticek adımlardır."<br />
&nbsp;</p>

<p><strong>Haber: Mehmet Algör</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Dec 2025 10:39:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Hayatın Renkleri Solmasın Derneği&#039;nden &quot;Sağlıklı Yaşam Söyleşisi&quot;</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/hayatin-renkleri-solmasin-derneginden-saglikli-yasam-soylesisi-30644</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/hayatin-renkleri-solmasin-derneginden-saglikli-yasam-soylesisi-30644</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/12/hayatin-renkleri-solmasin-derneginden-saglikli-yasam-soylesisi-1765534090.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/12/hayatin-renkleri-solmasin-derneginden-saglikli-yasam-soylesisi-1765534090.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/12/hayatin-renkleri-solmasin-derneginden-saglikli-yasam-soylesisi-1765534090.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Hayatın Renkleri Solmasın Derneği tarafından, öğrencilere yönelik "Sağlıklı Yaşam Söyleşisi" adı altında "sigara" konulu farkındalık etkinliği gerçekleştirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) -</strong> Özel Van Teknoloji Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde gerçekleştirilen söyleşide Dernek Başkanı sosyolog<strong> Osman Turğut</strong>, sağlıklı yaşama dair bilgilendirmede bulundu.&nbsp;</p>

<p>Okulun seminer salonunda çok sayıda öğrencinin katıldığı söyleşide Turğut, sigara kullanımının, bireyin hayatı üzerindeki etkilere dikkat çekti.&nbsp;&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/96bb639c-d52c-4f7c-a6d9-f287d2668967.jpg" style="height:386px; width:745px" /></p>

<p>Turğut, şunları söyledi:</p>

<p>"Her yaktığınız sigara, hayalinizdeki küçük bir tuğlayı yıkar. Bağımlılık,&nbsp;kişinin özgür iradesini esir alır. Odaklanma, yaratıcılık ve öğrenme süreçlerini yavaşlatır.&nbsp;Sigara kullanan bir genç&nbsp;sadece kendi sağlığını değil, aynı zamanda pasif içicilik yoluyla ailesinin ve arkadaşlarının sağlığını da tehlikeye atar."<br />
​<br />
<strong>"Hayır" diyebilme yeteneği</strong></p>

<p>Sigara ve diğer zararlı alışkanlıkların kaynağının çoğunlukla toplumsal baskı ve özgüven eksikliğinden kaynaklandığını ifade eden Turğut, "Karakterinizi ve geleceğinizi korumanın en güçlü kalkanı, size zarar verecek her türlü teklife net ve kararlı bir şekilde 'hayır' diyebilmektir. Bir bireyin kendi sınırlarını çizebilmesi, en büyük özgürlüğüdür. Eğer bu duruşu edinebilirsek, sadece sigaradan değil, hayatımızdaki tüm olumsuzluklardan arınmış oluruz. İşte o zaman her şey, hayal ettiğinizden çok daha güzel ve parlak olacaktır."</p>

<p><strong>Haber: Mehmet Algör</strong></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 12 Dec 2025 12:42:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>PSK: Uyuşturucu geleceğimizi tehdit ediyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/psk-uyusturucu-gelecegimizi-tehdit-ediyor-30639</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/psk-uyusturucu-gelecegimizi-tehdit-ediyor-30639</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/12/psk-uyusturucu-gelecegimizi-tehdit-ediyor-1765467757.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/12/psk-uyusturucu-gelecegimizi-tehdit-ediyor-1765467757.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/12/psk-uyusturucu-gelecegimizi-tehdit-ediyor-1765467757.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) uyuşturucu kullanımına karşı farkındalık etkinliği gerçekleştirdi. Bilgilendirme broşürleri dağıtan partililer, tırmanan tehlikeye dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>PSK, uyuşturucuya karşı gerçekleştirilen farkındalık etkinliği ile ilgili açıklama yaptı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/e7fe620c-1f6f-4547-99a9-45a774ed71df.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p>"Uyuşturucu kullanımı geleceğimizi tehdit ediyor. Bu tehdide hep birlikte dur diyelim" denilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı:</p>

<p>"Bugün halkımızı tehdit eden en büyük felaketlerden biri uyuşturucu belasıdır. Uyuşturucu madde kullanımı nedeniyle zehirlenen gençlerimiz sessizce ölüme gidiyor. Geleceğimiz yok ediliyor. Uyuşturucu kullanımı ilkokul çağındaki çocuklara kadar inmiş durumda. Gelinen aşamada bütün mahalleler, sokaklar, okullar uyuşturucu tehlikesinin açık hedefi haline gelmiştir. Yarınımız olan çocuklarımız uyuşturucu baronları karşısında savunmasız. Uyuşturucu ağlarının hükmetmediği ev kalmadı.&nbsp;Ölüm tacirlerinin pençelerine düşenler ya zehirlenerek ölüyor ya öldürülüyor ya da intihar ediyorlar.&nbsp;Aileler karşılaştıkları bu tehlike karşısında çaresiz. Türkiye genelinde madde kullanımı oranı yüzde 3 iken Kürdistan’da bu oran yüzde 10’un üstünde. Bu sorunun temel nedeni bölgede yaşanan derin işsizlik ve yoksulluk. İnsanlar iş bulamıyor, aileler çocuklarına bakamıyor, genç nüfus hızla artıyor. Bölgede 40 yıldır süren savaş ve çatışma ortamının yol açtığı ekonomik ve sosyal yıkım gençlerin geleceğe olan umudunu azaltıyor. Başka bir ifade ile çocuklarımız ve geleceğimiz büyük bir tehdit altında. Uyuşturucu kullanımı halkımıza karşı zamana yayılmış bir soykırım sürecine dönüşmüş durumda.</p>

<p>Halkımıza karşı tezgâhlanan bu korkunç çürüme ve yok etme tehdidine karşı sessiz kalamayız. Bu tehlike ile ancak topyekûn bir seferberlik ruhu ve ulusal bir bilinçle baş edebiliriz. Çocuklarımızı ve geleceğimizi kurtarmak için ele ele vermek dışında bir seçenek yok. Bütün siyasi aktörleri, sivil toplum örgütlerini, oda, baro, sendika ve mahalli dernekleri uyuşturucu tehdidine karşı ortak bir platformda birleşerek mücadele etmeye çağırıyoruz. Geleceğimiz karartılmadan, gelin hep birlikte çocuklarımıza sahip çıkalım. Geç olmadan, hemen şimdi…"</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Dec 2025 18:34:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yemekten sonra &#039;gaz çıkarma yürüyüşü&#039; gerçekten sağlığa faydalı mı?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/yemekten-sonra-gaz-cikarma-yuruyusu-gercekten-sagliga-faydali-mi-30572</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/yemekten-sonra-gaz-cikarma-yuruyusu-gercekten-sagliga-faydali-mi-30572</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/11/yemekten-sonra-gaz-cikarma-yuruyusu-gercekten-sagliga-faydali-mi-1764230443.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/11/yemekten-sonra-gaz-cikarma-yuruyusu-gercekten-sagliga-faydali-mi-1764230443.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/11/yemekten-sonra-gaz-cikarma-yuruyusu-gercekten-sagliga-faydali-mi-1764230443.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Sosyal medyada sağlık trendi haline gelen "gaz çıkarma yürüyüşü" gerçekten herkesin yapması gereken bir şey mi?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong>&nbsp;Gaz çıkarmak, çoğu insan için asla itiraf edilemeyecek bir şey.</p>

<p>Ancak yemekten sonra biriken gazı boşaltmak için yapılan 'gaz yürüyüşü', sosyal medyada bir sağlık trendi haline geldi.</p>

<p>Profesyonel ev ekonomisti ve aktris Mairlyn Smith bu trendin öncülerinden.</p>

<p>Smith'in kocasıyla yaptığı yürüyüşlerin videoları Instagram ve TikTok'ta milyonlarca kez izlenmiş.</p>

<p>"Yıllar önce, akşam yemeğinden sonra köpeğimizi yürüyüşe çıkarırdık ve buna 'gaz yürüyüşü' derdik, çünkü dışarı çıkıp gaz çıkarır ve suçu köpeğe atardık" diye açıklıyor.</p>

<h2><strong>'Gaz yürüyüşü' neden sağlık için iyi?</strong></h2>

<p>Adı komik gelse de "gaz çıkarma yürüyüşleri" gerçekten sağlık için yararlı olabilir.</p>

<p>Öncelikle yemek yedikten sonra biriken gazın dışarı çıkmasına yardımcı olur.</p>

<p>Yiyecek, su veya tükürük yutarken az miktarda hava da yutarız ve bu hava sindirim sisteminde birikir. Ayrıca sindirim sırasında ve sindirimi zor olan yiyecekleri yediğinizde de gaz birikebilir; bazı ilaçlar ve gıda intoleransı da daha sık gaz çıkarmaya yol açabilir.</p>

<p>Kanada'nın Toronto kentinde yaşayan Smith, sekiz adet çok satan yemek kitabının da yazarı.</p>

<p>"Yürürken, aslında gastrointestinal (sindirim) sisteminize masaj yaparsınız. Bu da tüm gazın dışarı çıkmasına yardımcı olur ve sağlığınız için gerçekten iyir" diyor</p>

<p>Egzersiz ayrıca, kalın bağırsakta bulunan mikroorganizmaların, özellikle de kısa zincirli yağ asitleri üretenlerin sayısında olumlu bir değişiklik sağlıyor. Bunlar bağırsak sağlığı için faydalı maddeler.</p>

<p>İngiltere'de sindirim sistemi hastalıkları alanında bir hayır kurumu olan Guts UK'nin enformasyon sorumlusu Julie Thompson, "Mikroplar ayrıca bağırsakta doğal olarak bulunan safra asitleri adı verilen bazı diğer maddeleri de değiştirir. Bu iki değişiklik de bağırsak hareketliliğini artırır ve bu da kabızlığı iyileştirir ve insanların gaz çıkarmalarına yardımcı olur" diye açıklıyor.</p>

<h5><img alt="Mairlyn, üzerinde fartwalktm yazan gri bir beyzbol şapkası takmış, kameraya gülümsüyor. Kahverengi, kıvırcık saçları kısa kesilmiş ve soluk bir tişört giymiş. Bir adamın arkasında duruyor ve adam üzerinde fartwalktm yazan bir tişört giyiyor.
" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/standard/raw/cpsprodpb/d388/live/dedea8f0-c6e5-11f0-9fb5-5f3a3703a365.jpg" style="height:344px; width:458px" />Mairlyn Smith<br />
Mairlyn, Kanada Diyabet Vakfı için için para toplamak amacıyla, fartwalk<br />
(gaz çıkarma yürüyüşü) teriminin ticari haklarını satın aldı.</h5>

<p>Yürüyüşün kardiyovasküler (kalp-damar) sağlığına yardımcı olduğu, bağışıklık sistemini güçlendirdiği ve kan şekeri seviyelerini dengeleyerek ve ani yükselmesini önleyerek tip 2 diyabet gelişme riskini azaltmaya yardımcı olabileceği biliniyor.</p>

<p>"Yemek yedikten sonra oturmayıp, hareket ettiğinizde kaslarınız yemekten sonra dolaşımdaki kan şekerini bir sünger gibi emer" diye açıklıyor Smith.</p>

<p>"Bu, riski azaltmanın tek yolu değil ama sürekli yaptığınızda durumunuzu kat be kat iyileştirecek küçük alışkanlıklardan biri."</p>

<h2><strong>'Gaz yürüyüşü' ve lifler</strong></h2>

<p>Lif hakkında bir kitap yazan İngiltere merkezli beslenme uzmanı Emma Bardwell, "gaz yürüyüşleri"nin daha fazla lif tüketme hedefine daha rahat ulaşmaya yardımcı olabileceğini söylüyor.</p>

<p>"Dünya genelinde, yaklaşık %90'ımızın önerilen günlük 30 gram lif miktarına ulaşamadığını biliyoruz. Ancak bence insanları caydıran şey, şişkinlik ve gaz gibi birçok yan etki ihtimali. Bu yüzden bu 'gaz yürüyüşleri' mükemmel bir yardımcı."</p>

<p>Lif tüketimi, sağlığa birçok faydası olduğundan önemli bir konu.</p>

<h5><img alt="Omzunun hemen altında sarı röfleli dalgalı saçları olan Emma Bardwell'in portresi. Beyaz bir tişört ve siyah kadife ceket giymiş, gülümsüyor." src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/standard/raw/cpsprodpb/0f75/live/d6854330-c6ea-11f0-b222-8b5ed945ab17.jpg" style="height:371px; width:660px" /><br />
Emma Bardwell<br />
Emma Bardwell, "Gaç çıkarma yürüyüşünün" güzelliğinin, katı kuralların olmaması ve basitliğinde yattığını söylüyor.</h5>

<p>Bardwell "Kolesterolü düşürmeye yardımcı oluyor. Kan şekeri seviyenizi kontrol etmenize yardımcı oluyor. Kabızlığı önlemeye yardımcı oluyor. Hatta kalp hastalığı, tip 2 diyabet ve hatta bazı kanser türleri, özellikle kolorektal (bağırsak-rektum) kanseri gibi hastalıkları önlemeye yardımcı oluyor" diyor.</p>

<p>Lif ayrıca bağırsak mikrobiyomunu oluşturan bağırsak mikroplarını da besliyor.</p>

<p>"Bu mikroplar lifleri yiyor, fermente ediyor ve metabolitler oluşturuyor. Bu metabolitler vücutta dolaşarak B12 gibi vitaminlerin sentezlenmesinden, serotonin gibi nörotransmitterlerin oluşturulmasına kadar sayısız fayda sağlıyor.</p>

<p>"Hatta ruh hali gibi konularda bile yardımcı olabilir."</p>

<h2><strong>Ruh sağlığına faydaları</strong></h2>

<p>Dışarı çıkıp yürüyüş yapmak, egzersiz endorfin ve serotonin gibi iyi hissettiren kimyasalların üretilmesini sağladığı için ruh sağlığını güçlendirebilir.</p>

<p>Ayrıca endişelerinizden uzaklaşmanıza ve daha iyi uyumanıza, ilişkilerinizi geliştirmeye de yardımcı olabilir.</p>

<p>Smith, kendisinin de kocasının da kariyerleriyle meşgul insanlar olduklarını ve yürüyüşün birlikte vakit geçirmek için iyi bir yol olduğunu söylüyor.</p>

<p>"Kocam yanımda olmadığında bir arkadaşımla veya komşumla yürüyüşe çıkıyorum ve bu iletişim kurmak için çok iyi bir yol" diyor.</p>

<p>Smith, Covid salgını sırasında insanları eğlendirmek amacıyla kocasıyla yaptığı gaz yürüyüşlerini Instagram'da paylaşmaya başlamış. 2023'te ise buzda kayarak travmatik beyin hasarı almış ve bu videoları kaydetmek iyileşme sürecinin bir parçası haline gelmiş.</p>

<p>"Telefonumu aldım ve bu konuyu konuşmaya başladım ve 'Eğer böyle hatırlanacaksam bu çok komik olacak' diye düşündüm" diyor.</p>

<h2><strong>'Gaz yürüyüşü' nasıl yapılır?</strong></h2>

<p>İdeal olarak her yemekten sonra hareket etmeniz iyi, ancak en iyi zaman, çoğu insan için ana öğün olan akşam yemeği sonrası.</p>

<p>Kesin kurallar olmasa da beslenme uzmanı Emma Bardwell, yemeğin sindirilmeye başlaması için yaklaşık 30 dakika ila bir saat beklemenizi öneriyor. Yürüyüşün uzun veya yorucu olması gerekmiyor.</p>

<p>"On dakikadan bahsediyoruz. İşleri fazla karmaşıklaştırmaya gerek yok" diyor.</p>

<p>Tek ihtiyacınız olan rahat bir çift ayakkabı ve iklime uygun giysiler.</p>

<p>Bardwell, sosyal medyada sağlığın bazen elitist ve pahalı hilelerle gereğinden fazla karmaşık hale getirildiğini söylüyor.</p>

<p>"Yemekten sonra yürüyüş yapmak gibi basit bir eylemden söz ediyoruz ve bu çoğu insan için ulaşılabilir bir şey. Tamamen ücretsiz" diyor.</p>

<p>'Gaz yürüyüşü" mucidi Mairlyn Smith de bunu rutininize dahil etmenin daha sağlıklı bir yaşam sürmenizi sağlayan "harika bir küçük alışkanlık" olarak teşvik ediyor.</p>

<p>"Bu küçük ipuçları, yolunuzdan sapmamanıza ve kendinizi en iyi hissetmenize yardımcı olacak eylemler" diyor.</p>

<p>"Tek amacım insanları koltuktan kalkmaya teşvik etmek olduğu için bunun bu kadar popüler hale gelmesi beni çok heyecanlandırıyor" diye de ekliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 27 Nov 2025 10:55:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Turğut: Bağımlılık, tüm aileyi etkileyen halk sağlığı sorunudur</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/turgut-bagimlilik-tum-aileyi-etkileyen-halk-sagligi-sorunudur-30539</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/turgut-bagimlilik-tum-aileyi-etkileyen-halk-sagligi-sorunudur-30539</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/11/turgut-bagimlilik-tum-aileyi-etkileyen-halk-sagligi-sorunudur-1763125944.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/11/turgut-bagimlilik-tum-aileyi-etkileyen-halk-sagligi-sorunudur-1763125944.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/11/turgut-bagimlilik-tum-aileyi-etkileyen-halk-sagligi-sorunudur-1763125944.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turğut, bağımlılığın yalnızca bireyi değil tüm aile yapısını etkileyen ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğunu söyledi. Turğut, özellikle dijital bağımlılıkların yükselişine dikkat çekerek “Aile, bu mücadelenin son kalesidir” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>Hayatın Renkleri Somasın Dernek Başkanı Sosyolog Osman Turğut, bağımlılık türlerinin değiştiğini ancak ailenin bu tehlike karşısındaki rolünün her zamankinden daha kritik olduğunu söyledi. Turğut, bağımlılığın yalnızca alkol ve madde kullanımından ibaret olmadığını; dijital oyun bağımlılığı, çevrim içi kumar ve sosyal medya bağımlılıklarının da aileleri derinden sarstığını vurguladı.</p>

<p>Turğut, ailede desteğin zayıflamasının gençler için ciddi bir risk unsuru olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Aile bütünlüğü bozulduğunda ya da çocuk kendini duygusal olarak yalnız hissettiğinde, bağımlılık riski katlanıyor. Görünmeyen çocuk sendromu en büyük tehlikelerden biridir.”</p>

<p>Aile içindeki iki uç davranışın bağımlılığı tetiklediğini vurgulayan Turğut, aşırı koruyuculuk ile ilgisizlik arasında sıkışan çocukların duygusal boşluk yaşadığını söyledi. Bu iki uç tutumun, çocuklarda stres yönetimi, öz değer ve sınır bilinci gelişimini engellediğini ifade etti.</p>

<p>Turğut, çocuk yetiştirmenin uzun vadeli bir süreç olduğunu belirterek ailelere şu</p>

<p>hatırlatmayı yaptı:</p>

<p>“Okul karakteri destekler ama aile karakteri inşa eder. Sevgi temeldir ancak bu bağı tutan asıl unsur saygıdır.”</p>

<p><strong>EBEVEYNLERE SORUMLULUK ÇAĞRISI</strong></p>

<p>Turğut, sağlıklı sınır koymanın bağımlılıkla mücadelede en etkili yöntemlerden biri olduğunu vurgulayarak ailelere şu önerilerde bulundu:</p>

<p>·* Ne baskıcı ne de başıboş bırakan bir tutum</p>

<p>· *Olumlu davranışları fark eden ve güçlendiren yaklaşım</p>

<p>· *“Eş bağımlılık” döngüsünden uzak durma</p>

<p>·* Profesyonel destek almaktan çekinmeme</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>Turğut ayrıca, bağımlılığın bir irade eksikliği değil, tedavi gerektiren bir hastalık olduğunun</p>

<p>altını çizdi.</p>

<p>Bağımlılıkla mücadelede iniş çıkışların kaçınılmaz olduğunu söyleyen Turğut, doğru rehberlik ve profesyonel destekle ailelerin bu mücadelede başarıya ulaşabileceğini dile getirdi.</p>

<p>“O son kaleyi sevgi, saygı ve kararlılıkla ayakta tutabiliriz. Bu, ailenin varoluş sınavıdır.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Nov 2025 16:06:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Van Edremit&#039;te okul kantinleri denetlendi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/van-edremitte-okul-kantinleri-denetlendi-30435</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/van-edremitte-okul-kantinleri-denetlendi-30435</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/10/van-edremitte-okul-kantinleri-denetlendi-1760611498.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/10/van-edremitte-okul-kantinleri-denetlendi-1760611498.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/10/van-edremitte-okul-kantinleri-denetlendi-1760611498.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van'ın Edremit ilçesinde belediye görevlileri, okul kantinlerinde hijyen durumu, ürünlerin tarih ve etiketlerine yönelik denetim gerçekleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>Edremit Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, ilçe genelindeki okul kantinleri ve yemekhanelerde eğitim dönemi başından bu yana&nbsp;başlattığı denetimlerini sürdürüyor. Denetimlerde, hijyen koşulları, satılan ürünlerin tarihleri ve fiyat etiketleri incelenerek gerekli işlemler uygulanıyor.&nbsp;</p>

<p>Ekipler, bazı kantinlerde satışı yasaklanmış ürünlerin bulunduğunu tespit ederek son kullanım tarihi geçmiş gıdaları da uygun şekillerde imha etti.&nbsp;</p>

<p>Yemekhane hizmeti bulunan okullarda ise yemek hazırlık alanları, kullanılan ürünlerin son kullanım tarihleri ve temizlik kuralları incelendi.</p>

<p>Görevlilere ve okul yetkililerine sağlığa zararlı ürünlerin satışına kesinlikle izin verilmeyeceği belirtilerek, benzer ihlallerin tekrarı halinde cezai işlem uygulanacağı hatırlatıldı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Oct 2025 13:33:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Van&#039;da belediye personeline Alzheimer farkındalık eğitimi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/vanda-belediye-personeline-alzheimer-farkindalik-egitimi-30350</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/vanda-belediye-personeline-alzheimer-farkindalik-egitimi-30350</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/09/vanda-belediye-personeline-alzheimer-farkindalik-egitimi-1758625615.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/09/vanda-belediye-personeline-alzheimer-farkindalik-egitimi-1758625615.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/09/vanda-belediye-personeline-alzheimer-farkindalik-egitimi-1758625615.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van Büyükşehir Belediyesi (VBB) personeline yönelik Alzheimer hastalığı farkındalık eğitim programı düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>Dünya Alzheimer Farkındalık Ayı kapsamında VBB Kadın ve Aile Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda; Gerontolog <strong>Cüneyt Güven</strong>, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Psikoloji Anabilim Dalı Başkanı <strong>Doç. Dr. Betül Dilara Şeker</strong>, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi <strong>Reyhan Orhun</strong> ve Dursun Odabaşı Tıp Merkezi Hemşiresi <strong>Sadi Köroğlu </strong>katılımcılara bilgi ve deneyimlerini aktardı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/c55c9a42-c092-401b-874c-6ec5bcfc31c7.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p>Eğitimde, Alzheimer hastalığının tanımı, türleri, erken teşhis yöntemleri ve hasta bireylerle doğru iletişim kurma teknikleri ele alındı. Uzmanlar, hastalıkla mücadelede erken teşhisin önemi ile hasta ve hasta yakınlarının yaşam kalitesini artırmaya yönelik yöntemler üzerinde durdu.</p>

<p>Belediye personeli, Alzheimer hastalarıyla etkili iletişim kurmanın püf noktaları konusunda bilgilendirilirken, hasta bireylerle empati kurmanın ve sabırlı yaklaşımın önemine dikkat çekildi.</p>

<p>Belediye yetkilileri, eğitimin toplum genelinde farkındalık yaratmayı&nbsp;ve daha bilinçli bir yaklaşım geliştirmeyi amaçladığını söyledi.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 23 Sep 2025 13:52:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>SES&#039;ten &quot;promosyon&quot; açıklaması</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/sesten-promosyon-aciklamasi-30331</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/sesten-promosyon-aciklamasi-30331</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/09/sesten-promosyon-aciklamasi-1758366504.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/09/sesten-promosyon-aciklamasi-1758366504.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/09/sesten-promosyon-aciklamasi-1758366504.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Van Şubesi, banka promosyon sürecine ilişkin taleplerini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>SES Van Şubesi Yönetim Kurulu tarafından yapılan açıklamada, "SES Van Şubesi olarak, kamu çalışanlarının ekonomik haklarının korunması ve banka promosyon sürecinde adil, eşit ve şeffaf bir uygulamanın hayata geçirilmesi amacıyla taleplerimizi kamuoyunun bilgisine sunuyoruz." denildi.</p>

<p>Sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiği ifade edilen açıkalmada, "Geçmiş dönemlerde promosyon süreçleri çoğunlukla kapalı kapılar ardında yürütülen ikili görüşmelerle şekillendirilmiş, bu durum emekçilerin haklarının zayıflatılmasına ve şeffaflıktan uzak uygulamalara yol açmıştır. Bu nedenle promosyon sürecinin, bankalarla gerçekleştirilen gizli görüşmeler yerine; tüm sendikaların ve çalışan temsilcilerinin katıldığı, açık ve şeffaf ihale toplantılarıyla yürütülmesi gerektiğini vurguluyoruz." ifadeleri yer aldı.</p>

<p><strong>SES, taleplerini şöyle sıraladı:</strong></p>

<p>"1-Şeffaflık: Promosyon süreci kapalı kapılar ardında değil, tüm sendikaların ve çalışanların katılımıyla şeffaf biçimde yürütülmelidir.</p>

<p>2-Zamanlama: Promosyon sözleşmeleri, yüksek vergi diliminin uygulandığı sonbahar aylarında değil; ücret artışlarının yapıldığı Ocak ayı dikkate alınarak planlanmalıdır.</p>

<p>3-Eşit ve Tek Seferde Ödeme: 2026-2027-2028 yıllarını kapsayacak şekilde, tüm çalışanlara eşit biçimde ve tek seferde ödeme yapılmalıdır.</p>

<p>4️-Ücretsiz Bankacılık: Çalışanların yapacağı havale, EFT ve benzeri bankacılık işlemlerinden hiçbir ücret kesintisi yapılmamalıdır.</p>

<p>5️-Kart Uygulamaları: Kredi kartı, ek hesap kartı ve avans hesapları isteğe bağlı olmalı, hiçbir şekilde zorunlu tutulmamalıdır.</p>

<p>6️-Enflasyon Farkı: Ekonomik kriz ve yüksek enflasyon koşulları göz önüne alınarak, promosyon tutarına her yıl ocak ayında enflasyon farkı eklenmelidir.</p>

<p>7️-Kredi İmkânları: İhaleyi alan banka, tüm personele faizsiz en az 250.000 TL kredi imkânı sunmalı ve bu kredi 36 ay taksit ile ödenebilmelidir. Ayrıca düşük faizli kredi imkânları sağlanmalı, dosya masrafı alınmamalıdır.</p>

<p>8️-Zamanında Ödeme: Promosyon ödemeleri, sözleşmenin imzalanmasından itibaren en geç bir ay içinde yapılmalı; göreve yeni başlayan personele de başladıkları tarihten itibaren en geç bir ay içinde ödeme yapılmalıdır.</p>

<p>9️-Yeni Atanan ve Tayin Olan Personel: Kalan aylar hesaplanarak adil bir promosyon ödemesi yapılmalıdır.</p>

<p>10-ATM Hizmetleri: Çalışan yoğunluğunun fazla olduğu bölgelerde banka ATM’leri artırılmalıdır.</p>

<p>1️1-İhale Alt Limiti: Üç yıllık banka promosyonu ihale limiti en az 270.000 TL olmalıdır.</p>

<p>Promosyon, bir pazarlık konusu değil; emekçilerin ortak hakkıdır.</p>

<p>Haklarımız, bankalarla kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerde değil; emekçilerin iradesiyle, şeffaf ve adil süreçlerde savunulmalıdır."</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 20 Sep 2025 14:01:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Demanslı kediler Alzheimer tedavisinin anahtarı olabilir mi?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/demansli-kediler-alzheimer-tedavisinin-anahtari-olabilir-mi-30157</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/demansli-kediler-alzheimer-tedavisinin-anahtari-olabilir-mi-30157</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/08/demansli-kediler-alzheimer-tedavisinin-anahtari-olabilir-mi-1755334607.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/08/demansli-kediler-alzheimer-tedavisinin-anahtari-olabilir-mi-1755334607.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/08/demansli-kediler-alzheimer-tedavisinin-anahtari-olabilir-mi-1755334607.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Bilim insanları kedilerde görülen demans ile insanlarda görülen Alzheimer arasında birçok ortak yön olduğunu keşfetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Bilim insanları, kedilerin Alzheimerlı insanlara benzer şekilde demans yaşadığını keşfetti.</p>

<p>Keşfin, Alzheimer tedavisine dair araştırmalarda bir atılım umudu olması bekleniyor.</p>

<p>Edinburgh Üniversitesi'nden uzmanlar kafa karışıklığı, uyku bozukluğu ve ses çıkarmada artış gibi demans belirtileri gösteren 25 kedinin ölümleri sonrası beyinlerini inceledi.</p>

<p>Araştırmada toksik bir protein olan ve Alzheimer hastalığının tanımlayıcı özellikleri arasında yer alan beta-amiloid birikimine rastladılar.</p>

<p>Keşif, bilim insanları tarafından tedavi için yeni yöntemler bulunmasının önünü açabilecek "mükemmel bir doğal Alzheimer modeli" olarak tasvir edildi.</p>

<p>İskoçya'da bulunan Edinburgh Üniversitesi Kraliyet Veterinerlik Fakültesi'nden Doktor Robert McGeachan, araştırma hakkında şunları söyledi:</p>

<p>"Demans ister insanları ister kedileri ya da köpekleri etkilesin yıkıcı bir hastalıktır.</p>

<p>"Bulgularımız, kedilerdeki demans ile insanlardaki Alzheimer hastalığı arasındaki çarpıcı benzerliklere işaret ediyor.</p>

<p>"Bu, Alzheimer için umut verici yeni tedavilerin yaşlanan evcil hayvanlarımıza da yardımcı olup olmayacağına dair keşiflerin kapısını aralıyor."</p>

<p>Demans belirtisi gösteren yaşlı kedi beyinlerinin mikroskopik görüntüleri, beyin hücrelerinin birleşme noktaları olan sinapslarda beta-amiloid birikimi olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><img alt="Demanslı ve demanslı olmayan iki kedinin beyin emarı görüntüleri." src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/be52/live/b05ce360-7772-11f0-a20f-3b86f375586a.jpg.webp" style="height:531px; width:944px" /></p>

<p>Kaynak,Edinburg Üniversitesi</p>

<p>Demans semptomları gösteren bir kedi (sol) ve normal beyin fonskiyonlarına sahip bir kedinin (sağ) emar görüntüleri. Soldaki görüntüdeki açık renkli kısımlar, sağa kıyasla daha fazla doku kaybı olduğuna işaret ediyor.</p>

<p>Sinapslar beyin hücreleri arasında mesaj akışını sağlıyor.</p>

<p>Bunların kaybı, Alzheimer'lı kişilerde hafıza kaybı ve düşünme yetisinin azalmasına neden oluyor.</p>

<p>Çalışmayı yürüten ekip, kedilerdeki keşfin Alzheimer sürecini daha net anlamalarına yardımcı olabileceğine ve bunun insanlarda demansı incelemek için değerli bir model sunabileceğine inanıyor.</p>

<p>Geçmişte genetiği değiştirilmiş kemirgenler üzerinde de benzer çalışmalar yürütüldü. Ancak bu türler doğal olarak demansa yakalanamıyor.</p>

<p>Dr. McGeachan, "Kediler bu beyin değişikliklerini doğal olarak geliştirdikleri için geleneksel laboratuvar hayvanlarından daha doğru bir hastalık modeli sunabilirler ve sonuçta hem kendilerine hem de bakıcılarına fayda sağlayabilirler" dedi.</p>

<h2><strong>Kedilere fayda sağlayacak mı?</strong></h2>

<p>Araştırmacılar, astrosit ve mikroglia adı verilen beyin destek hücrelerinin, hasarlı sinapsları kapladığına dair kanıtlar buldu.</p>

<p>Beyin gelişimi için önemli olan "sinaptik budama" adlı bu süreç demansa da katkıda bulunuyor.</p>

<p>Veterinerlik fakültesinde kedi tıbbı uzmanı olan Profesör Danielle Gunn-Moore, keşfin kedi demansının anlaşılmasına ve yönetilmesine de yardımcı olabileceğini söyledi.</p>

<p>Uzman, "Kedilerde demans hem kedi hem de kediyi besleyen kişi için çok üzücü bir durumdur" diye konuştu ve sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>"Bu çalışmalar sayesinde onları en iyi nasıl tedavi edebileceğimizi anlayacağız. Bu, hem kediler hem sahipleri hem de Alzheimer hastaları ve sevdikleri için harika bir gelişme olacak."</p>

<p>People for the Ethical Treatment of Animals (Hayvanlara etik muamele edilmesini savunanlar) adlı hayvan hakları grubu, çalışmanın halihazırda ölmüş olan kedilerin beyni üzerinde "saygılı, invaziv olmayan bir şekilde" yürütülmüş gibi göründüğünü söyledi.</p>

<p>Grup, ileride canlı kediler üzerinde yapılacak deneyleri içeren her türlü araştırmaya karşı çıkacağını duyurdu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 16 Aug 2025 11:50:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Saçtan yapılan diş macunu dişlerin çürümesini önleyebilir</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/sactan-yapilan-dis-macunu-dislerin-curumesini-onleyebilir-30138</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/sactan-yapilan-dis-macunu-dislerin-curumesini-onleyebilir-30138</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/08/sactan-yapilan-dis-macunu-dislerin-curumesini-onleyebilir-1755152116.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/08/sactan-yapilan-dis-macunu-dislerin-curumesini-onleyebilir-1755152116.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/08/sactan-yapilan-dis-macunu-dislerin-curumesini-onleyebilir-1755152116.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Araştırmacılar, saçınızdan yapılan diş macununun hasarlı dişleri onarmaya ve korumaya yardımcı olabileceğini söylüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>İngiltere'deki King's College London'dan (KCL) bilim insanları saç, deri ve yünde bulunan bir protein olan keratinin diş minesini onarabildiğini ve çürümenin erken aşamalarını durdurabildiğini keşfetti.</p>

<p>Araştırma, keratinin tükürükteki minerallerle temas ettiğinde doğal minenin yapısını ve işlevini taklit eden koruyucu bir kaplama ürettiğini ortaya koydu.</p>

<p>KCL'de doktora araştırmacısı ve çalışmanın ilk yazarı Sara Gamea, "Keratin mevcut diş tedavilerine dönüştürücü bir alternatif sunuyor" dedi.</p>

<p><img alt="Bir ağız modeli ve önde çürümüş üç diş, ağzı açık tutmak üzere gerilmiş yay mekanızması ile " src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/41de/live/3221eec0-7383-11f0-a52b-2f1937b0af42.jpg.webp" style="height:1262px; width:2244px" /></p>

<p>Kaynak,King’s College London</p>

<p>Asitli yiyecek ve içecekler diş çürümesine yol açabilir</p>

<p>"Bu teknoloji biyoloji ve diş hekimliği arasındaki boşluğu doldurarak doğal süreçleri yansıtan çevre dostu bir biyomateryal sağlıyor.</p>

<p>"Saç ve deri gibi biyolojik atık malzemelerden sürdürülebilir bir şekilde elde edildiği gibi, restoratif [onarıcı] diş hekimliğinde yaygın olarak kullanılan, toksik ve daha az dayanıklı olan geleneksel plastik reçinelere olan ihtiyacı da ortadan kaldırıyor."</p>

<p>Advanced Healthcare Materials dergisinde yayınlanan çalışmalarında bilim insanları yünden keratin elde ettiler.</p>

<p><img alt="Mavi eldivenli bir kişi, laboratuvar ortamında saçından çıkarılan beyaz, tüylü bir keratin maddesi içeren bir test tüpünü tutuyor." src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/6c84/live/2f737170-7771-11f0-83cd-2f77ab81992a.jpg.webp" style="height:1134px; width:2016px" /></p>

<p>Araştırmacılar, saçtan elde edilen keratin maddesinin diş minesini onaran diş macunu yapımında kullanılabileceğini söylüyor</p>

<p>Keratin diş yüzeyine uygulandığında ve tükürükte doğal olarak bulunan minerallerle temas ettiğinde, doğal minenin yapısını ve işlevini taklit eden oldukça organize, kristal benzeri bir iskele oluşturduğunu keşfettiler.</p>

<p>Araştırmacılara göre, zamanla bu iskele kalsiyum ve fosfat iyonlarını çekmeye devam ederek dişin etrafında koruyucu mine benzeri bir kaplamanın büyümesine yol açıyor.</p>

<p>Asitli yiyecek ve içecekler, kötü ağız hijyeni ve yaşlanma, mine erozyonuna ve çürümesine katkıda bulunarak diş hassasiyeti, ağrı ve nihayetinde diş kaybına yol açar.</p>

<p><img alt="Etiketler, ölçümler ve çeşitli şeffaf, pembe ve yeşil sıvılar içeren turuncu üstlü test tüpü kapakları" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/eef3/live/916f8400-7383-11f0-a975-cb151ca452f4.jpg.webp" style="height:2252px; width:4000px" /></p>

<p>Kaynak,King's College London</p>

<p>Araştırma bir doktora öğrencisi tarafından yürütüldü</p>

<p>Araştırmanın kıdemli yazarı ve KCL'de prostodonti danışmanı olan Dr. Sherif Elsharkawy "Kemik ve saçın aksine diş minesi yenilenmez, bir kez kaybedildiğinde sonsuza dek yok olur" diyor.</p>

<p>"Biyoteknolojinin sadece semptomları tedavi etmekle kalmayıp vücudun kendi materyallerini kullanarak biyolojik işlevi yeniden tesis etmemize olanak tanıdığı heyecan verici bir döneme giriyoruz.</p>

<p>"Daha fazla gelişme ve doğru endüstri ortaklıklarıyla, yakında saç kesimi kadar basit bir şeyle daha güçlü, daha sağlıklı gülümsemeler yaratabiliriz."</p>

<p><em><strong>Bu haber, BBC gazetecileri tarafından hazırlandı ve kontrol edildi. Bir pilot proje kapsamında çevirisinde yapay zekadan da faydalanıldı.</strong></em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 14 Aug 2025 09:12:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Daha sağlıklı bir karaciğer için nasıl beslenmelisiniz?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/daha-saglikli-bir-karaciger-icin-nasil-beslenmelisiniz-30010</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/daha-saglikli-bir-karaciger-icin-nasil-beslenmelisiniz-30010</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/07/daha-saglikli-bir-karaciger-icin-nasil-beslenmelisiniz-1753104017.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/07/daha-saglikli-bir-karaciger-icin-nasil-beslenmelisiniz-1753104017.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/07/daha-saglikli-bir-karaciger-icin-nasil-beslenmelisiniz-1753104017.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Sağlıklı bir karaciğerin, vücudun toksinlerden arınmasından bağışıklık sisteminin savunmasına kadar pek çok şey için hayati öneme sahip olduğunu biliyor musunuz? Peki karaciğerinizi sağlıklı tutmak için ne yemeniz ve nelerden kaçınmanız gerekiyor?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Sindirim sistemimizin en önemli unsurlarından biri olan karaciğer, 500'den fazla hayati işlevi üstlenerek genel sağlığımız için son derece önemli katkılarda bulunur.</p>

<p>Vücudumuzun bu sessiz kahramanı, enerji üretiminden yağ sindirimine, bağışıklık sistemi savunmasından besinlerin emilimine kadar hiç durmaksızın çalışır.</p>

<p>Bazı karaciğer rahatsızlıklarında genetik faktörler ve bağışıklık sistemi sorunları rol oynasa da, beslenme alışkanlıklarının da dahil olduğu yaşam tarzı seçimleri karaciğer sağlığını büyük ölçüde etkileyebilir.</p>

<p>Alkole bağlı karaciğer hastalığı (ARLD), aşırı alkol tüketiminden kaynaklanırken, alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması (NAFLD) ise karaciğerde yağ birikmesi sonucu oluşur.</p>

<p>Sağlıklı ve dengeli bir beslenmeyi nasıl sürdüreceğimizi bilerek karaciğerin düzgün çalışmasını sağlamak, karaciğer sağlığını desteklemenin önemli yollarından biri olarak karşımıza çıkar.</p>

<p>Hangi besinler karaciğer sağlığı için iyidir?</p>

<h2><strong>Doymamış yağlar</strong></h2>

<p>Doymuş yağlar yerine zeytinyağı, kolza (kanola) yağı, avokado, kuruyemiş, tohumlar ve yağlı balıklar gibi doymamış yağları tercih etmek, karaciğer sağlığını desteklemek açısından özellikle faydalı olabilir.</p>

<p><img alt="Ekmek üzeri avokado" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/b2b6/live/f76c0030-6410-11f0-af20-030418be2ca5.jpg.webp" style="height:900px; width:1600px" /></p>

<p>Kaynak,BBC Food</p>

<p>Fotoğraf altı yazısı,Ekmek üzeri avokado</p>

<p>Bu sağlıklı yağların, alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması gibi durumlarla bağlantılı olan karaciğer iltihabını azaltmaya yardımcı anti-enflamatuvar (iltihap önleyici) etkileri olduğu düşünülüyor.</p>

<p>Bu besinleri diyetinize dahil etmek hem kolay hem de lezzetli olabilir. Örneğin salatalarınıza biraz zeytinyağı gezdirebilir, sandviçlerinize avokado ekleyebilir, bir avuç kuruyemiş atıştırabilir, yoğurdunuzun üzerine tohum serpebilir ya da akşam yemeğinde yağlı balıklardan birini pişirebilirsiniz.</p>

<h2><strong>Sebze ve meyveler</strong></h2>

<p>Hepimizin günlük sebze ve meyve tüketimini günde en az beş porsiyona çıkarması gerekiyor.</p>

<p>Sebze ve meyveler, karaciğerdeki iltihabı azaltabilecek ve yağ birikimini önleyebilecek diyet lifleri bakımından zengindir. Aynı zamanda antioksidanlar içerirler; bu bileşikler serbest radikalleri etkisiz hale getirerek karaciğerde oluşabilecek oksidatif stres hasarını azaltmaya yardımcı olur.</p>

<p>Son araştırmalar, sebze ve meyve tüketiminin artırılmasının alkole bağlı olmayan karaciğer hastalığına yakalanma riskini düşürdüğünü de gösteriyor.</p>

<p>Ancak bu araştırmalarda yer almamış olabilecek başka beslenme ve yaşam tarzı etkenlerinin de karaciğer sağlığı üzerinde olumlu etkileri olabileceğini unutmamak gerekir.</p>

<p><img alt="Meyveli yulaf lapası" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/d7f0/live/23a912f0-6411-11f0-bcb6-277cc2eff205.jpg.webp" style="height:900px; width:1600px" /></p>

<p>Kaynak,BBC Food</p>

<p>Biraz dikkatli planlama ile meyve ve sebze alımınızı kolayca artırabilirsiniz. Sabah kahvaltısında tükettiğiniz yulafınıza bir avuç yaban mersini gibi meyveler eklemeyi veya öğle ve akşam yemeklerinize daha fazla sebze dahil etmeyi deneyebilirsiniz.</p>

<h2><strong>Tam tahıllar</strong></h2>

<p>Yulaf, esmer pirinç ve tam buğday ekmeği gibi tam tahıllar lif, vitamin ve mineral açısından zengin olarak bilinir. Bu besinler karaciğer fonksiyonlarını iyileştirmeye ve iltihaplanmayı azaltmaya yardımcı olabilir. Araştırmalar da tam tahıl tüketiminin karaciğer hastalıkları riskini azaltabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Hatta yeni bir çalışma, en fazla tam tahıl tüketen kişilerin, en az tüketenlere kıyasla kronik karaciğer hastalığına yakalanma riskinin yüzde 10 daha düşük olduğunu ortaya koydu.</p>

<p>Ancak verilerin büyük kısmı kişisel beyana dayalı beslenme kayıtlarından elde edildiği için bazı hatalar içerebileceği unutulmamalı.</p>

<p>Bu çalışma, birçok değişkeni hesaba katmaya çalışmış olsa da, yaşam tarzı, genetik ve diğer beslenme alışkanlıkları gibi karaciğer sağlığını etkileyebilecek tüm faktörleri kontrol etmek oldukça zor olabilir.</p>

<p>Yine de tüm bu sınırlamalara rağmen, araştırmaların tam tahılların potansiyel faydalarına dair değerli iç görüler sunduğunu söylemekte yarar var.</p>

<p><img alt="Makarna" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/8fe4/live/70394b30-6411-11f0-8dbd-f3d32ebd3327.jpg.webp" style="height:900px; width:1600px" /></p>

<p>Kaynak,BBC Food</p>

<p>Tam tahılları beslenmenize dahil etmek, ana öğünlerde beyaz pirinç yerine esmer pirinç, klasik makarna yerine tam buğdaylı makarna veya tam buğdaylı erişte kullanmak kadar kolay ve lezzetli olabilir.</p>

<p>Peki karaciğer sağlığı için zararlı olabilecek yiyecek ve içecekler hangileri? Bazı besinler, çok sık tüketildiğinde karaciğer üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir.</p>

<p>Bunları da şöyle sıralayabiliriz…</p>

<h2><strong>Doymuş yağlar</strong></h2>

<p>Tereyağı, sade yağ (ghee), palm yağı, hindistancevizi yağı, yağlı etler, işlenmiş et ürünleri, tam yağlı süt ürünleri, hamur işleri, kekler ve bisküviler gibi gıdalarda bulunan doymuş yağların aşırı tüketimi, karaciğerin kolesterolü işleme biçimini olumsuz etkileyebiliyor.</p>

<p>Normalde karaciğer kolesterolü üretir ve parçalar, böylece kanda biriken fazla kolesterolü ortadan kaldırır. Ancak, doymuş yağ açısından zengin bir beslenme bu süreci etkisiz hale getirebilir ve kandaki kolesterol seviyelerinin yükselmesine neden olabilir.</p>

<p>Araştırmalar, doymuş yağ oranı yüksek diyetlerin karaciğerde yağlanmayı artırarak, tekli ya da çoklu doymamış yağlarla zenginleştirilmiş diyetlere kıyasla, alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması hastalığına (NAFLD) neden olabildiğini gösteriyor.</p>

<p>Ayrıca, fazla doymuş yağ tüketimi, seramid üretimini artırabilir. Seramidler, karaciğer iltihabıyla ilişkilendiriliyor ve karaciğer yağlanmasıyla ilişkili hastalıkların ilerlemesine neden olmalarıyla biliniyorlar.</p>

<p>Ama endişelenmeyin! Tüm bunlar sevdiğiniz yiyeceklerden tamamen vazgeçmeniz gerektiği anlamına gelmiyor.</p>

<p>Burada önemli olan ölçülü davranmak. Bu yiyecekleri daha az sıklıkta ve daha küçük porsiyonlarla tüketmek, karaciğer sağlığınızı korumanıza yardımcı olurken ara sıra favori tatlarınızla kendinizi şımartabilirsiniz.</p>

<h2><strong>Serbest şekerler</strong></h2>

<p>Araştırmalar, çok fazla serbest şeker tüketmenin karaciğerde yağ birikimine yol açabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Karmaşık biyolojik süreçler yoluyla meydana gelen ve lipogenez artışı ile sonuçlanan bu istenmeyen durumda karaciğer, yağ içermeyen kaynaklardan daha fazla yağ üretmeye başlar.</p>

<p><img alt="Salata" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/4079/live/51dc5060-6411-11f0-af20-030418be2ca5.jpg.webp" style="height:900px; width:1600px" /></p>

<p>Kaynak,BBC Food</p>

<p>Serbest şekerler, yiyecek ya da içeceklere sonradan eklenen her türlü şekeri kapsar. Bu şekerler arasında aromalı yoğurtlar, bazı kahvaltılık gevrekler ve gazlı içecekler bulunur. Ayrıca, bal, şuruplar, nektarlar, şekersiz meyve ve sebze suları ile smoothie'ler de serbest şeker kategorisine girer.</p>

<p>Birleşik Krallık hükümeti, serbest şekerlerin günlük alınan enerjinin veya kalorinin yüzde 5'inden fazlasını oluşturmaması gerektiğini öneriyor.</p>

<h2><strong>Alkol</strong></h2>

<p>Karaciğer genellikle dayanıklılığı ve kendini yenileme yeteneğiyle bilinir. Ancak, alkolü vücuttan uzaklaştırmak amacıyla parçalama sürecinde, bazı karaciğer hücreleri zarar görebiliyor veya yok olabiliyor.</p>

<p>Neyse ki, karaciğer yeni hücreler üretebiliyor; ancak uzun süreli ve aşırı alkol tüketimi bu yenilenme yeteneğini engelleyip karaciğer hasarına yol açabiliyor.</p>

<p>Sadece birkaç gün içinde aşırı miktarda alkol tüketmek bile karaciğerde yağ birikimine neden olabilir.</p>

<p><img alt="Alkol" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/ba8e/live/8651ba10-6411-11f0-af20-030418be2ca5.jpg.webp" style="height:900px; width:1600px" /></p>

<p>Kaynak,BBC Food</p>

<p>Aşırı alkol kullanımı, zamanla enfeksiyöz hepatit ile ilgisi olmayan ve çok ciddi bir durum olan alkolik hepatite yol açabilir. Bu nedenle alkolün ölçülü tüketimi çok önemli. Haftalık alkol alımının 14 birimi geçmemesi tavsiye ediliyor.</p>

<p>Eğer alkol tüketiyorsanız, tüm hakkınızı biriktirip tek seferde içmek yerine haftaya birkaç alkolsüz gün serpiştirmek daha iyi olabilir. Bu yaklaşım karaciğerinizi korumayı destekler.</p>

<p>Alkol tüketiminizi azaltıyorsanız, bu konuda aile ve arkadaşlarınızı bilgilendirmek de iyi bir fikir. Bu sayede sizin için önemini anlayabilir ve destek olabilirler. Alkol alışkanlıklarınızla ilgili endişeleriniz varsa, aile hekiminizle görüşmeniz veya destek hizmetlerine başvurmanız en doğru adımdır.</p>

<h2><strong>Bazı diyetler karaciğer sağlığını iyileştirebilir mi?</strong></h2>

<p>Araştırmalar, Akdeniz diyeti ile yüksek tansiyonu kontrol altına alma amaçlı geliştirilen DASH diyetinin karaciğer sağlığı açısından faydalı olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>Tam tahıllar, meyve, sebze, balık ve zeytinyağı açısından zengin Akdeniz diyeti; karaciğer enzim seviyelerinde ve genel karaciğer sağlığında iyileşmelerle ve ayrıca karaciğer yağlanmasında azalmalarla ilişkilendiriliyor.</p>

<p>Bu etkiler özellikle alkole bağlı olmayan karaciğer yağlanması hastalığı (NAFLD) gibi mevcut karaciğer sorunları olan kişilerde daha belirgin olarak kendini gösteriyor.</p>

<p>Benzer şekilde, DASH diyeti de meyve, sebze, tam tahıllar, az yağlı süt ürünleri ve azaltılmış tuz tüketimini öne çıkarıyor. Bu diyet daha iyi karaciğer fonksiyonları ve azalan enflamasyon (iltihaplanma) ile ilişkilendiriliyor. Ancak, bu konuda daha geniş örneklem gruplarıyla uzun vadeli çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu da belirtmeden geçmeyelim.</p>

<p>Bu diyetler ulusal sağlıklı beslenme rehberleriyle uyumlu olsa da, önerilerde bulunurken kültürel ve sosyal faktörlerin de dikkate alınması önemli. Çünkü bireylerin beslenme tercihleri sıklıkla kültürel geçmişleri, sosyoekonomik durumları ve kişisel tercihleriyle de şekilleniyor.</p>

<p>Mevcut bir karaciğer rahatsızlığınız varsa, kayıtlı bir diyetisyenden tavsiye almak akıllıca bir seçim olacaktır.</p>

<p><em>Not: Bu yazı, doktorunuz veya diyetisyeniniz tarafından konulacak tıbbi tanı ya da beslenme tavsiyesinin yerini tutmaz. Size özel destek ve öneriler için hekiminizle iletişime geçmelisiniz.</em></p>

<p><em>Kaynak: BBC FOOD</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 21 Jul 2025 16:11:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İnatçı kimyasallarla savaşan bağırsak bakterisi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/inatci-kimyasallarla-savasan-bagirsak-bakterisi-29887</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/inatci-kimyasallarla-savasan-bagirsak-bakterisi-29887</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/07/inatci-kimyasallarla-savasan-bagirsak-bakterisi-1751829192.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/07/inatci-kimyasallarla-savasan-bagirsak-bakterisi-1751829192.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/07/inatci-kimyasallarla-savasan-bagirsak-bakterisi-1751829192.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Bilim insanları, toksik ve "sonsuz kimyasallar" olan PFAS'tan korunmanın bir yolunu bulduklarını duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Perfloroalkil ve polifloroalkil maddeler (PFAS), su geçirmez giysi, yapışmaz tava, ruj veya gıda ambalajı gibi ürünlerde bulunabilen insan yapımı kimyasallar.</p>

<p>Yağ ve su geçirmezlik sağlamak için kullanılıyorlar ancak doğada çabuk çözünmüyorlar ve belirli kanser risklerini artırmak dahil bazı sağlık sorunlarıyla bağlantılı oldukları biliniyor.</p>

<p>Cambridge Üniversitesi'nin yaptığı bir araştırma, insan bağırsağında bulunan belirli bir mikrop türünün çeşitli PFAS moleküllerini emebildiğini ve zararlı etkilerini azaltabileceğini keşfetti.</p>

<p>Çoğu insan bu maddelere su ve yiyecek yoluyla maruz kalıyor.</p>

<p>Bazen kimyasal vücuttan idrar yoluyla atılıyor. Ancak atılmadan yıllarca da kaldığı durumlar da olabiliyor.</p>

<p>Cambridge Üniversitesi MRC Toksikoloji Birimi'nde araştırmacı ve çalışmanın baş yazarı Dr. Anna Lindell, PFAS'ların çok yaygın olduğunu ve hepimizde bulunduğunu söylüyor:</p>

<p>"PFAS'lar bir zamanlar güvenli kabul ediliyordu ancak artık öyle olmadıkları açık. Fark edilmeleri uzun zaman aldı çünkü düşük seviyelerde akut olarak toksik değiller. Ama yavaş bir zehir gibiler."</p>

<p>Araştırmacı ve ortak yazar Dr. Indra Roux, PFAS'ların zaten çevrede ve vücudumuzda olduğunu ve etkilerini azaltmamız gerektiğini ekliyor:</p>

<p>"PFAS'ı yok etmenin bir yolunu bulamadık ama bulgularımız onları en çok zarar verdikleri yerden, vücudumuzdan atmanın yollarını geliştirme olasılığını açıyor."</p>

<p><img alt="pfas araştırmacısı Dr Patil beyaz önlüğüyle kameraya gülümsüyor" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/24ae/live/f342d600-55c4-11f0-a1ca-8125e59f5995.jpg.webp" style="height:2316px; width:4117px" /></p>

<p>Kaynak,MRC Toxicology Unit</p>

<p>Dr. Patil, "PFAS'ın 'sonsuz kimyasallar' sorununun büyüklüğü göz önüne alındığında bunları vücudumuzdan uzaklaştırmak için çok az şey yapılıyor olmasının endişe verici" olduğunu söylüyor.</p>

<p>Araştırmacılar, insan bağırsağındaki belirli bakteri türlerinin, PFAS'ı emme ve hücrelerinin içinde kümeler halinde depolama konusunda dikkate değer derecede yüksek kapasitesi olduğunu keşfetti.</p>

<p>Araştırmanın uzman yazarı Dr. Kiran Patil, "PFAS'ın bu kümelerde toplanması nedeniyle, bakteriler kendilerini toksik etkilerden korumuş gibi görünüyor" diyor.</p>

<p>Bilim insanları, dokuz bakteri türünün farelerin bağırsaklarına fare mikrobiyomunu "insanlaştırmak" için sokulmasının ardından bu bulguları elde etti.</p>

<p>Bakteriler, fareler tarafından yenen PFAS'ı hızla biriktirdi ve bunlar daha sonra dışkıyla atıldı.</p>

<p>Bu, bağırsak mikrobiyomunun vücudumuzdan toksik PFAS kimyasallarını atmaya yardımcı olabileceğine dair ilk kanıt oldu.</p>

<p>Bu henüz insanlarda test edilmedi.</p>

<p>Araştırmacılar, PFAS'ın toksik etkilerine karşı koruma sağlamak amacıyla bağırsaklarımızdaki yararlı mikropların seviyelerini artırmak için probiyotik diyet takviyeleri oluşturmayı planladı.</p>

<p>Dr. Lindell ve Dr. Patil, girişimci Peter Holme Jensen ile birlikte, yararlı mikropların seviyelerini artırmak ve PFAS'ın toksik etkilerine karşı koruma sağlamak için probiyotik bir besin takviyesi geliştirmek amacıyla Cambiotics adlı bir girişim kurdu.</p>

<p><img alt="Dr Lindell (solda), Dr Patil (ortada) and Sonja Blasche (sağda)." src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/2ee2/live/e983f100-55c2-11f0-a1ca-8125e59f5995.jpg.webp" style="height:2676px; width:4757px" /></p>

<p>Kaynak,MRC Toxicology Unit</p>

<p>Dr Lindell (solda), Dr Patil (ortada) and Sonja Blasche (sağda).</p>

<p><strong>Kaynak:&nbsp;</strong></p>

<ul>
	<li>Harriet Heywood</li>
	<li>BBC News, Cambridgeshire</li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 06 Jul 2025 22:08:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Van&#039;daki uzman doktor sıkıntısı Meclis&#039;e taşındı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/vandaki-uzman-doktor-sikintisi-meclise-tasindi-29800</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/vandaki-uzman-doktor-sikintisi-meclise-tasindi-29800</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/06/vandaki-uzman-doktor-sikintisi-meclise-tasindi-1750761466.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/06/vandaki-uzman-doktor-sikintisi-meclise-tasindi-1750761466.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/06/vandaki-uzman-doktor-sikintisi-meclise-tasindi-1750761466.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[DEM Parti Van Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Van'da yaşanan uzman doktor sıkıntısını soru önergesi ile Meclis'e taşıdı. Çevre illerden gelen hastalarla birlikte nüfusu 2 milyona ulaşan Van'da sadece 1 çocuk nörolojisi uzman doktorun olduğuna dikkat çeken Sayyiğit, önergesinde, merkez ilçelerde neden ikinci basamak sağlık hizmeti verecek hastaneler kurulmadığını da sorguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>DEM Parti Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından yazılı olarak cevaplandırılması talebiyle Van'daki uzman doktor sıkıntısıyla ilgili Meclis başkanlığına soru önergesi verdi.&nbsp;</p>

<p>Çevre illerden gelen hastalarla birlikte nüfusu 2 milyona ulaşan Van'da sadece 1 çocuk nörolojisi uzman doktorun olduğuna dikkat çeken Sayyiğit, önergesinde şöyle dedi:</p>

<p>"Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkı, ulusal ve uluslararası metinlerle korunmaktadır. Fakat bölgeler arası gelişmişlik farkı ile dengesiz hak dağıtımından dolayı birçok yurttaşın sağlık ve tedavi hakkı gasp edilmektedir. Çünkü bazı bölgelerde sağlık personeli ile hekim sayısı ülke ortalamasının çok altında kalmaktadır. Özellikle pilot bir il konumunda olan Van gibi illerde sağlık hakkına erişim bir eziyete dönüşmüştür. Bugün Van ilinin nüfusu 1 milyon 200 bini aşarken çevre illerle birlikte en az 2 milyon yurttaşın sağlık hizmetine erişimde sorun yaşadığı ortadadır. Dolayısıyla Van’da yaşanan sağlık personeli ile doktor eksikliği aynı zamanda Hakkâri, Bitlis ve Ağrı gibi illeri de etkilemektedir.</p>

<p>Van’da yaşanan 2011 depremleriyle birlikte birçok hastane işlevsiz kalırken bugün merkez ilçelerde ikinci basamak sağlık hizmeti verecek bir hastane bulunmamaktadır. Bu sebeple Vanlı yurttaşlar şehrin iki uzak ucunda bulunan hastanelere gitmek zorunda kalmaktadır. Bunun yanında bazı hastanelerde teknik teçhizat eksikliği gündeme gelirken birçok branşta uzman hekim yokluğu da çözülebilmiş değil. Bu sebeple hastanelerde ciddi bir yığılma ve yoğunluk oluşurken muayene sırası almak ciddi bir soruna dönüşebilmektedir.</p>

<p>Van’da onkoloji ve gastroenteroloji gibi yan dallarda yaşanan eksiklikler birçok defa sağlık meslek örgütleri tarafından aktarılırken kentte çocuk nörolojisi alanında sadece bir uzman doktorun varlığı, kentte ciddi tartışmalara sebep olmaktadır. Uzmanlar; epilepsi, serebral palsi, otizm ve gelişimsel bozukluklar gibi ciddi sağlık sorunları için çocuk nörolojisinin hayati önemde olduğunu belirtirken yurttaşlar uzman hekim sayısının arttırılmasını talep etmektedirler. Çünkü Van halkı, kendi kentinde hekime ulaşamadığında uzak kentlere gitmek zorunda kalmaktadır. Sosyo-ekonomik gelişmişlik endeksinde son sıralarda yer alan ve yoksulluğun derinleştiği Van’da yurttaşın çilesini bitirmek, sosyal devlet olmanın kaçınılmaz bir gerekliliğidir."</p>

<p>Van'ın merkez ilçelerindeki hastane ihtiyacının altını çizen Sayyiğit, bakana şu soruları soprdu:</p>

<p>1 – Van’da sağlık personeli ve uzman hekim eksikliğinden haberdar mısınız? Van ili genelindeki uzman hekim sayısı yeterli midir?</p>

<p>2 – Van merkez ile ilçelerinde onkoloji, gastroenteroloji ile çocuk nörolojisi bölümlerinde uzman hekim eksikliği var mıdır? Eğer yoksa, yurttaş neden sağlığa erişmek için farklı illere gitmek zorunda kalmaktadır?</p>

<p>3 – Van merkez ile ilçelerinde teknik teçhizat eksikliği var mıdır? Bu yönde Van’daki idarecilerden Bakanlığınıza ulaşan bir talep bulunmakta mıdır?</p>

<p>4 – Van ili merkez ilçeleri olan Edremit, Tuşba ile İpekyolu’nda ikinci basamak sağlık hizmeti verecek hastaneler neden yapılmamaktadır?</p>

<p>5 – Van ili genelinde çocuk nörolojisi alanında sadece bir doktorun bulunduğu doğru mudur? Çevre illerle birlikte nüfusu 2 milyonu bulan Van’da bir uzman hekim yeterli midir?</p>

<p>6 – Van ili genelinde uzman hekim eksikliğini gidermek amacıyla herhangi bir adım atılacak mıdır? Yakın vadede Van’a uzman hekim ataması yapılacak mıdır?</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 24 Jun 2025 13:22:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Uzmanından kanser hastalarına yaz tavsiyeleri</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/uzmanindan-kanser-hastalarina-yaz-tavsiyeleri-29743</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/uzmanindan-kanser-hastalarina-yaz-tavsiyeleri-29743</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/06/uzmanindan-kanser-hastalarina-yaz-tavsiyeleri-1750061024.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/06/uzmanindan-kanser-hastalarina-yaz-tavsiyeleri-1750061024.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/06/uzmanindan-kanser-hastalarina-yaz-tavsiyeleri-1750061024.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Yaz aylarında artan sıcaklıkların, özellikle kanser tedavisi gören hastalar için ciddi sağlık riskleri oluşturduğunu söyleyen Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Ayşe İrem Yasin, "Bağışıklık sistemi baskılanmış hastalar bu dönemde enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale geliyor. Hastaların, güneş ışınlarından korunmaları, sıvı alımını artırmaları ve hijyenik beslenmeye dikkat etmeleri gerekiyor" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Kemoterapi ve radyoterapi sürecindeki hastaların, güneşe, susuzluğa ve hijyenik olmayan gıdalara karşı daha hassas olduğunu belirten Tıbbi Onkoloji Uzmanı Doç. Dr. Ayşe İrem Yasin, DHA'ya yaptığı açıklamana, bu dönemde alınacak basit ama etkili önlemlerin, büyük sağlık sorunlarını engellemede önemli rol oynadığını söyledi.</p>

<h3><strong>"Güneş ışınlarına dikkat"</strong></h3>

<p>Yaz aylarında güneş ışınlarının zararlı etkilerine karşı korunmanın önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Ayşe İrem Yasin, "Saat 10.00 ile 16.00 arasında güneşe çıkmamalarını, eğer çıkmak zorundalarsa yüksek koruma faktörlü güneş kremleri kullanmalarını öneriyoruz. Kemoterapi ve radyoterapi alan hastalarımızın ciltleri daha hassas hale gelebiliyor ve bu da yanık ya da lekelere neden olabiliyor" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Sıcak havalarda sıvı kaybının arttığını ve bu durumun ciddi riskler taşıdığını belirten Doç. Dr. Yasin, "Günde ortalama 2 ila 2,5 litre su tüketilmesini öneriyoruz. Bunun yanında ev yapımı limonata veya ayran gibi doğal içecekler de tüketilebilir. Ancak kafeinli ve gazlı içeceklerden uzak durmak gerekiyor" diye konuştu.</p>

<h3><strong>"Gıda hijyenine özel önem"</strong></h3>

<p>Besinlerin sıcak havalarda daha hızlı bozulduğuna dikkat çeken Doç. Dr. Yasin, "Sokakta satılan yiyecekler tüketilmeden önce hijyeninden emin olunmalı. Enfeksiyon riski taşıyan bu ürünler yerine mevsim sebze ve meyveleri tercih edilmeli. Ancak bu ürünlerin de iyi yıkanmış olmasına mutlaka dikkat edilmeli" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kanser tedavisi gören hastaların yazın denize girip giremeyeceği yönündeki sorulara da açıklık getiren Doç. Dr. Yasin, "Ciltte açık yara yoksa ve özel bir durum söz konusu değilse temiz ve kalabalık olmayan plajlarda denize girmelerinde sakınca yok. Ancak deniz sonrası ıslak mayo ile uzun süre kalınmamalı. Havuzlar ise enfeksiyon açısından daha riskli, bu nedenle mümkünse deniz tercih edilmeli" dedi.</p>

<h3><strong>"Tatil planınızı doktorunuzla yapın"</strong></h3>

<p>Yaz aylarında fiziksel aktivitelerin sabah ve akşam saatlerinde yapılmasını öneren Doç. Dr. Yasin, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>"İlaçların saklama koşullarına dikkat edilmeli, seyahat sırasında soğutucu çanta kullanılmalı. Tatil fiziksel ve ruhsal iyileşme açısından önemli ama tedavi planı aksatılmamalı. Bu nedenle doktorlarıyla iletişimde kalarak tatil organize etmeleri büyük önem taşıyor."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 16 Jun 2025 10:56:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İran&#039;da nükleer sızıntı tehlikesi: Van risk altında mı?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/iranda-nukleer-sizinti-tehlikesi-van-risk-altinda-mi-29738</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/iranda-nukleer-sizinti-tehlikesi-van-risk-altinda-mi-29738</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/06/iranda-nukleer-sizinti-tehlikesi-van-risk-altinda-mi-1750014486.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/06/iranda-nukleer-sizinti-tehlikesi-van-risk-altinda-mi-1750014486.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/06/iranda-nukleer-sizinti-tehlikesi-van-risk-altinda-mi-1750014486.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[İsrail'in İran'a yönelik saldırısında isabet alan nükleer tesislerde meydana gelecek sızıntının İran'a en yakın illerden biri olan Van'ı direkt etkileyeceği, bu nedenle kriz yönetimi oluşturulması gerektiği belirtildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) -</strong> İsrail-İran savaşının 3'üncü gününde karşılıklı saldırılar sürüyor. İsrail'in ilk günkü saldırısında İran'ın Nataz nükleer tesisi isabet aldı. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA)&nbsp;radyasyon artışı olmadığını açıkladı.</p>

<p>Ancak çevreciler ve insan hakları kuruluşları olası ölümcül sızıntılara&nbsp;karşı önlem alınmasını ve bir kriz yönetimi oluşturulmasını istiyor.&nbsp;</p>

<p>Van Çevre Derneği, İran'a en yakın il olması nedeniyle Van'da oluşabilecek tehlikelere dikkat çekti.</p>

<p>Açıklama yapan dernek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Çernobil ve Fukuşima gibi nükleer felaketler, sınır tanımayan çevresel ve insani yıkımların en acı örnekleridir. Radyasyon, rüzgar ve su akıntılarıyla çok geniş alanlara yayılabilir, ekosistemleri ve insan sağlığını onarılamaz şekilde etkileyebilir. Bu tür felaketler, sadece olay yerini değil, komşu ülkeleri ve hatta kıtaları bile tehdit edebilir. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA)&nbsp;şu an için Natanz çevresinde radyasyon artışı olmadığını bildirse de, durumun yakından takip edilmesi gerekiyor.&nbsp;Özellikle Van&nbsp;İran sınırına olan konumu nedeniyle, beklenmedik bir radyasyon artışı durumunda birincil derecede etkilenebilecek bölgeler arasında yer alıyor.&nbsp;Bu bağlamda, Van'ın radyasyon seviyelerinin düzenli olarak izlenmesinin ve herhangi bir değişikliğe karşı acil eylem planlarının hazır bulunmasının hayati önemi vardır. Nükleer sızıntı riskinin sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal etkileri de vardır.&nbsp;Bölge halkının nükleer tehdit algısı, özellikle sosyal medya platformlarındaki paylaşımlarla arttı&nbsp;ve bu durum&nbsp;kamuoyunda endişelere yol açmıştır.&nbsp;Çevresel ve insani felaketlerin önlenmesi için uluslararası toplumun ve bölge ülkelerinin acilen harekete geçmesi gerekmektedir. Şeffaf bilgilendirme, ortak denetim mekanizmaları ve kriz yönetimi planları, bu tür risklerin minimize edilmesi için elzemdir"</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 15 Jun 2025 21:46:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünyaca ünlü beyin cerrahı Prof. Dr. Gazi Yaşargil hayatını kaybetti</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/dunyaca-unlu-beyin-cerrahi-prof-dr-gazi-yasargil-hayatini-kaybetti-29723</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/dunyaca-unlu-beyin-cerrahi-prof-dr-gazi-yasargil-hayatini-kaybetti-29723</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/06/dunyaca-unlu-beyin-cerrahi-prof-dr-gazi-yasargil-hayatini-kaybetti-1749641291.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/06/dunyaca-unlu-beyin-cerrahi-prof-dr-gazi-yasargil-hayatini-kaybetti-1749641291.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/06/dunyaca-unlu-beyin-cerrahi-prof-dr-gazi-yasargil-hayatini-kaybetti-1749641291.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Türkiye'nin gelmiş geçmiş en büyük beyin ve sinir cerrahisi uzmanlarından Prof. Dr. Gazi Yaşargil 99 yaşında hayatını kaybetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Prof. Yaşargil, 2000 yılında Amerikan Beyin Cerrahları Derneği (AANS) tarafından "Yüzyılın Beyin Cerrahı" unvanı almıştı.</p>

<p>Yaşargil, 6 Temmuz 1925'te babasının kaymakamlık görevi yaptığı Diyarbakır'ın Lice ilçesinde doğmuştu.</p>

<p>Yaşargil'in ölüm haberini Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu sosyal medya hesaplarından duyurdu.</p>

<p>Memişoğlu mesajında, "Bilime adadığı ve bir asra yaklaştığı ömründe hepimiz için örnek teşkil eden nice işe imza atmıştı. Onun hatırasını yaşatmak için elimizden geleni yapacağız" ifadelerine yer verdi.</p>

<h2>'Çılgınca bir hayaldi ama üstesinden geldim'</h2>

<p>Gazi Yaşargil, eğitim hayatına başkent Ankara'da başladı.</p>

<p>Atatürk Lisesi'nde Latince öğretilen klasik şubeden Mayıs 1943'te mezun oldu.</p>

<p>Amerikan Beyin Cerrahları Birliği'nin YouTube kanalına yakın zamanda verdiği bir röportajda, mezuniyetinin hemen ardından Avrupa'yı keşfetmek amacıyla Türkiye'den ayrılmaya karar verdiğini anlattı.</p>

<p>"O zamanlar meraklı bir gençtim. Bir şey yapmak istediğimde, onu elde edebilmek için çok çalışırdım. İkinci Dünya Savaşı sırasında cebimde 200-300 İsviçre frankıyla yola çıktım. Avrupa'daki eğitimime böyle başladım. Çılgınca bir hayaldi ama üstesinden geldim."</p>

<p>O sene Almanya'da Friedrich Schiller Üniversitesi'nde tıp fakültesinde eğitimine başladı, iki sömester sonra İkinci Dünya Savaşı'nın bitmesiyle birlikte 1945'de İsviçre'ye geçti.</p>

<p>Basel Üniversitesi'nde tıp eğitimine devam edip 1949'da mezun oldu.</p>

<p>Röportajında o yıllardaki çalışma tutkusundan bahseden Yaşargil, "Çalışmaya bağımlıydım adeta. Aptalca şeyler yoktu, partilere gitmezdim. Ne bira içtim ne şarap. Hayatımda içkiye yer yoktu" dedi.</p>

<h2>Modern mikro cerrahinin öncülerinden</h2>

<p>1950-1953 yılları arasında birer sene nöroloji-psikiyatri, dahiliye ve genel cerrahide asistanlık yaptıktan sonra Ocak 1953'de Zürich Üniversitesi'nde beyin cerrahisi kliniğinde uzmanlığını yaptı.</p>

<p>1960 yılında doçent, 1965 yılında profesör, 1973'de ordinarius profesör olup aynı klinikte 1993 yılına kadar direktörlük yaptı.</p>

<p>Yaşargil, beyin ve sinir cerrahi alanındaki modern mikro tekniklerin öncülerinden kabul ediliyor.</p>

<p>Mikrovasküler cerrahiyi beyin damarlarına ilk uygulayan isim olan Yaşargil, Parkinson ve epilepsi cerrahisinden beyin tümörlerine kadar birçok alanda mikrocerrahiyi rutin hale getirerek nöroşirurjide yeni bir çağ başlattı.</p>

<p>Zürich'de Nörofizyolog Prof. Oscar Wyss'in yardımıyla ilk defa yüksek-frekanslı koagülasyon tekniğini kullandı ve bu teknik küresel kabullendi.</p>

<p><img alt="Yaşargil laboratuvarda çalışırken" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/2979/live/7c2c2930-46b1-11f0-84b6-6bf0f66205f1.png.webp" style="height:335px; width:500px" /></p>

<p>Kaynak,YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ</p>

<p>Prof. Dr. Yaşargil, Zürich'te kurduğu laboratuvarda dünyanın dört bir yanından gelen binlerce cerraha eğitim verdi.</p>

<p>1968-1993 yılları arasında Zürich'te kurduğu laboratuvarda dünyanın dört bir yanından gelen 3000'i aşkın cerraha mikrocerrahi eğitimi verdi.</p>

<p>1994'te ABD'de Arkansas Üniversitesi'nde profesörlük görevine getirilen Yaşargil, burada da mikronöroşirurji laboratuvarı kurdu, eğitim ve ameliyatlarına devam etti.</p>

<p>Bu üniversiteden Ekim 2023'te emekli oldu.</p>

<p>2013'ten itibaren İstanbul'da Yeditepe Üniversitesi'nde akademik ve cerrahi çalışmalarını sürdürmüş Prof. Dr. Yaşargil'in adı, Oxford, Beijing ve Little Rock'ta kurulan mikrocerrahi laboratuvarlarına verildi.</p>

<p>Çok sayıda onursal profesörlük ve fahri doktora unvanına layık görülen Yaşargil'in katkıları, Zürich Üniversitesi'nde düzenli olarak yapılan "Yaşargil Konferansları" ile yaşatıldı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 11 Jun 2025 14:26:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünya Tütünsüz Günü&#039;nde tütünün zararlarına dikkat çekildi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/dunya-tutunsuz-gununde-tutunun-zararlarina-dikkat-cekildi-29680</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/dunya-tutunsuz-gununde-tutunun-zararlarina-dikkat-cekildi-29680</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/05/dunya-tutunsuz-gununde-tutunun-zararlarina-dikkat-cekildi-1748694269.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/05/dunya-tutunsuz-gununde-tutunun-zararlarina-dikkat-cekildi-1748694269.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/05/dunya-tutunsuz-gununde-tutunun-zararlarina-dikkat-cekildi-1748694269.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı  Osman Turğut, 31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü'nde tütünün sağlık, ekonomi ve çevre üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekerek, “Tütün sadece bireyi değil, toplumu ve doğayı da öldürüyor. Bugün bir sigarayı bırakmak, yarın bir hayatı kurtarmaktır” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) -</strong> Van'da 2015 yılından bu yana uyuştucu madde kullanımı ve bağımlılık ile ilgili farkındalık etkinlikleriyle öne çıkan&nbsp;Hayatın Renkleri Solmasın Derneği,&nbsp;31 Mayıs Dünya Tütünsüz Günü vesilesiyle tütünün zararlarına dikkat çeken bir açıklama yaptı.</p>

<p>Dernek Başkanı Osman Turğut tarafından yapılan açıklamada, tütünün birey, toplum ve doğa üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çeildi.&nbsp;Tütünün yol açtığı sağlık krizine, ekonomik yüke ve çevresel felakete işaret eden Turğut, tütünle mücadelede bireysel çabanın yanı sıra kurumsal ve kamusal politikaların güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerini paylaşan &nbsp;Turğut, her yıl dünya genelinde 8 milyon, Türkiye’de ise 100 binin üzerinde insanın tütünle ilişkili hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini ifade etti.&nbsp;Turğut'un aktardığına göre, pasif içicilik nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı ise 1,2 milyonu buluyor.</p>

<p>Turğut, açıklamasında şunları kaydetti:</p>

<p>”Tütün sadece içene değil, etrafındakilere de ölüm getiriyor. Akciğer kanserlerinin %85’inden, KOAH ve kalp krizlerinin yarısından sorumlu olan bu ürün, toplum sağlığı için ciddi bir tehdit. Tütün&nbsp;yalnızca sağlık değil, ekonomi üzerinde de büyük bir yük oluşturuyor.Türkiye’de tütün kaynaklı sağlık harcamaları&nbsp;60 milyar TL’yi aşıyor. Dolaylı etkilerle birlikte bu zarar&nbsp;150 milyar TL’ye ulaşıyor. Devletin aldığı vergi gelirinin en az üç katı kadar bir ekonomik kayıp söz konusu. Bu tablo sürdürülemez”&nbsp;</p>

<p>&nbsp;<img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/1(7).jpeg" style="height:800px; width:582px" /></p>

<p><strong>“Bağımlılık bir tercih değil, hastalıktır”</strong></p>

<p>"Sigara bağımlılığı nöropsikolojik bir hastalıktır. Bu süreçte bireylerin suçlanmadan, empatiyle desteklenmesi gerektiyor. Sigarayı bırakmak ortalama 6-8 deneme gerektirir. Bu bir irade savaşı değil, bir iyileşme sürecidir."</p>

<p><strong>Yasaklamayın, anlayın!</strong></p>

<p>Turğut,özellikle çocuk ve gençlerde tütün kullanımını önlemek için ailelerin empatik bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini belirterek, suçlama yerine anlayış, baskı yerine bilgilendirme, yasak yerine yönlendirme önerdi.</p>

<p>Turğut , şöyle dedi:</p>

<p>“Evde sigara içilmesini yasaklayarak ‘sigarasız alan’ oluşturmak, çocukların yanında sigara içmemek, birlikte bırakma taahhüdü vermek güçlü bir mesajdır.&nbsp;Tütün endüstrisinin ölümcül çarkını kırmak için tek bir nefes, tek bir karar yeterli olabilir. Bugün sigarayı bırakan bir kişi, yarın kendi hayatını veya bir başkasınınkini kurtarabilir”&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 31 May 2025 15:09:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>10 Mayıs Psikologlar günü: &#039;Yasal boşluk var, halk sağlığı risk altında&#039;</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/10-mayis-psikologlar-gunu-yasal-bosluk-var-halk-sagligi-risk-altinda-29566</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/10-mayis-psikologlar-gunu-yasal-bosluk-var-halk-sagligi-risk-altinda-29566</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/05/10-mayis-psikologlar-gunu-yasal-bosluk-var-halk-sagligi-risk-altinda-1746863541.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/05/10-mayis-psikologlar-gunu-yasal-bosluk-var-halk-sagligi-risk-altinda-1746863541.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/05/10-mayis-psikologlar-gunu-yasal-bosluk-var-halk-sagligi-risk-altinda-1746863541.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Türk Psikologlar Derneği, 10 Mayıs Psikologlar Günü'nde ruh sağlığı alanındaki yasal boşluğa ve halk sağlığı riskine dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Türk Psikologlar Derneği'ne (TPD) göre, Türkiye'de toplumun ruh sağlığı ihtiyaçlarına yanıt verme noktasında ciddi engeller var.</p>

<p>Psikologlara özgü bir meslek yasası olmadığı gibi, ruh sağlığı hizmetlerini kapsayan bir düzenleme de bulunmuyor.</p>

<p><strong>BBC Türkçe'ye</strong>&nbsp;konuşan TPD Başkanı Prof. Gökhan Malkoç, "Ruh sağlığı yasası olmadığı için bu hizmetler Türkiye'de şeffaf, denetlenebilir ve erişilebilir değil" diyor.</p>

<p>Bu alandaki yasal boşlukların hasta hakları açısından da ciddi riskler yarattığını kaydediyor:</p>

<p>"Yasal çerçeve olmadığı için, on binlerce şarlatan, bir iki kitap okuyarak kendilerini psikolog ilan ediyor ve bu hizmetleri verdiğini iddia ediyor."</p>

<p>"Bu kişilerin verdiği hizmetin etik, bilimsel ve evrensel ölçütleri yok, kaybeden vatandaşlarımız oluyor."</p>

<p>Türkiye'de tam olarak kaç psikoloğun görev yaptığı ise bilinmiyor.</p>

<p>Yaklaşık 150 bine yakın psikoloji mezunu olduğunu söyleyen Malkoç, "Kaçının sağlık hizmetlerinde yer aldığına dair resmi veri yok, net bir şey söyleyemiyoruz" diyor.</p>

<p>Kendi gözlemlerine dayanan "iyimser bir hesaplama" ile ülkedeki her 100 bin kişiye 30 psikolog düştüğünü ve bu sayının oldukça düşük olduğunu kaydediyor.</p>

<h2>'Sadece 30 psikolog kadrosu açıldı'</h2>

<p>Toplumda yaygın görülen madde bağımlılığı, genç intiharları, çocuk istismarları, kadın cinayetleri ya da deprem ve yangın gibi afetler.</p>

<p>Malkoç, toplumsal sorunların yaygınlığı ve şiddeti açısından, daha çok psikoloğa ihtiyaç duyulduğunu kaydediyor:</p>

<p>"Ülkemiz bir afetten diğerine, bir toplumsal krizden diğerine yaralarını saramadan koşarken psikologlara büyük görevler düşüyor. Bu desteği gönüllü olarak vermeye çalışıyoruz."</p>

<p>6 Şubat depremleri sonra kendi kaynakları ile 1,5 yılı aşkın süre ile bine yakın psikoloğu deprem bölgesinde seferber ettiklerini söyleyen Malkoç, 26 binden fazla deprem mağduruna destek verdiklerini belirtiyor:</p>

<p>"Bu gönüllü desteğin doğal sınırları var. Devlet psikologlara olan bu ihtiyacı artık görmeli ve kadro atamalarında psikologlara akıl dışı kontenjanlar vermekten vazgeçmeli."</p>

<p>"Sağlık Bakanlığı tarafından son açıklanan 15 binden fazla kadro içinde sadece 30 psikolog kadrosu var. Bu en hafif tabirle ciddiyetsizliktir."</p>

<h2>'Yasal boşluklar giderilmeli'</h2>

<p>Türkiye'de psikologların mesleklerini, görev alanlarını ve etik sınırları tanımlayan bir meslek yasası bulunmuyor.</p>

<p>TPD, psikolojik sağlık alanının yasal tanımdan ve korumadan yoksun olduğunu kaydediyor.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı, 29 Mart'ta sağlık alanında çalışan çeşitli meslek mensuplarının serbest çalışma koşullarını düzenleyen bir yönetmelik yayımladı.</p>

<p>TPD'ye göre bu yönetmelik, psikolojik hizmetlerin güvencesini ve denetimini sağlamaya yönelik bir adım olmakla birlikte, eksikleri gidermiyor.</p>

<p>Mevcut 1219 sayılı yasa, sadece klinik psikologları sağlık meslek mensubu olarak tanıyor.</p>

<p>Dolayısıyla yeni yönetmelik de benzer şekilde yasadaki "klinik psikolog" tanımı kapsıyor.</p>

<p><img alt="TPD Başkanı Prof. Gökhan Malkoç ve ekibi toplantı gerçekleştirirken. " src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/e863/live/6aea4060-2ccd-11f0-8ff1-59f5dcf8e9f5.jpg.webp" style="height:826px; width:1600px" /></p>

<p>Kaynak,Gökhan Malkoç</p>

<p>Malkoç, yasanın değiştirilmesi için sağlık bakanlığı ile temaslarının sürdüğünü kaydediyor.</p>

<p>Yönetmelik, diplomasında "klinik psikoloji" ifadesi yazmayan diğer meslek profesyonellerini dışlamakla eleştiriliyor:</p>

<p>"Eşdeğer içerikte yüksek lisans yapmış uzmanların, kamuda veya özel kurumlarda uzun yıllardır sağlık hizmeti sunmuş deneyimli psikologların ve travma psikolojisi, bağımlılık psikolojisi gibi sağlık temelli yüksek lisans programlarından mezun uzman psikologların serbest çalışma hakkına erişimi engelleniyor."</p>

<h2>'Hasta hakları açısından ciddi riskler var'</h2>

<p>Ayrıca yönetmelik, dört yıllık lisans eğitimi almış psikologların yalnızca klinik psikolog yanında çalışabileceğini öngörüyor.</p>

<p>TPD ise aynı statüdeki psikologların kamu kurumlarında klinik psikolog olmadan da sağlık hizmeti sunabildiğini belirtiyor:</p>

<p>"Lisans mezunu psikologların yetki alanları belirlenerek kendi donanımları çerçevesinde serbest çalışma hakkına kavuşması gerekmekte."</p>

<p>"Yönetmelikle birlikte bu kısıtlamanın getirilmesi, insanların psikolojik desteğe ulaşmasını engelleyecek bir çelişki."</p>

<p>Prof. Malkoç, acil ve öncelikli talebin, psikolojinin evrensel etik standartlarına uygun bir meslek yasası olduğunu söylüyor:</p>

<p>"Ülkemizde kapsayıcı, bilimsel bir yasanın yokluğu, psikolojik hizmetleri hukuksal açıdan sorunlu bir noktaya itmekte."</p>

<p>"Psikologlar için büyük hak kayıpları ortaya çıkmakta. Var olan yasal boşluklar hasta hakları açısından ciddi riskleri beraberinde getirmekte."</p>

<h2>'Akademik kadrolar yetersiz'</h2>

<p>Türkiye'deki üniversitelerde 166 Psikoloji bölümü bulunuyor ve bu bölümlerden her yıl yaklaşık 13 bin kişi mezun oluyor.</p>

<p>Ancak TPD'ye göre, hızla artan psikoloji bölümleri ve kontenjanları, nitelikli psikoloji eğitimini imkansızlaştırmış durumda.</p>

<p>Dernek, pek çok bölümde yeteri kadar öğretim üyesi bulunmadığını kaydediyor.</p>

<p>Özellikle devlet üniversitelerindeki klinik psikoloji yüksek lisans programlarının sınırlı kontenjanlarla açıldığı, çünkü akademik kadroların yetersiz olduğu kaydediliyor.</p>

<p>Malkoç, psikoloji lisans mezunlarının yüksek lisans için özel üniversitelere başvurmak zorunda kaldığını belirtiyor.</p>

<p>TPD'ye göre üniversitelerde psikoloji lisans programlarının kontenjanlarının azaltılması, yüksek lisans programlarının sayısının artırılması ve tezsiz yüksek lisans programlarının yaygınlaştırılması gerekiyor.</p>

<h2>Yasal talepler ne?</h2>

<p>TPD'nin açıklamasına göre, halk sağlığını etkileyecek yasal talepler şöyle sıralanıyor:</p>

<ul>
	<li>Psikologlar meslek yasası çıkarılmalı, psikologların meslek odası olarak örgütlenerek öz denetimlerini yapmalarının yolu açılmalı</li>
	<li>Diplomasında "klinik psikoloji" yazmasa da eşdeğer eğitimi olan uzmanlara serbest çalışma hakkı tanınmalı</li>
	<li>Deneyimli psikologlar için istisnai ruhsatlandırma süreçleri ve uygulamalı eğitim almış psikologlar için yetkinlik belgelendirme mekanizması kurulmalı</li>
	<li>Klinik psikologlar hekim reçetesine bağlı kalmaksızın terapi planlaması yapabilmeli</li>
	<li>Dört yıllık lisans diploması olan psikologların yetkinlikleri tanınmalı, serbest çalışma yönetmeliğinde bağımsız olarak çalışabilecekleri alanlar tanımlanmalı</li>
	<li>Gelişim psikolojisinden bağımlılık psikolojisine, nöropsikolojiden çevre psikolojisine, adli psikolojiden spor psikolojisine kadar psikolojinin sayısız alt dalı uzmanlık alanları olarak tanınmalı, Psikolog Meslek Yasası ile sadece psikologlara özel yasal bir çerçeve oluşturulmalı ve ilgili bakanlıklar bünyesinde farklı uzmanlık alanlarına görev tanımlanmalı</li>
</ul>

<h2>Bakanlık ne diyor?</h2>

<p>Sağlık Bakanlığı'na göre, birçok sağlık meslek grubunu kapsayan bu yönetmelikle birlikte, sağlık hizmetlerinin daha yaygın ve erişilebilir olması, daha etkin ve verimli sunulabilmesi amaçlandı.</p>

<p>Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, "klinik psikologların" bakanlıktan alacakları ruhsat ile mesleklerini serbest olarak icra edebileceği belirlendi.</p>

<p>Buna göre, klinik psikologlar ruhsatla "Sağlık Meslek Hizmet Birimi" (özel sağlık kuruluşu) açabilecek.</p>

<p>Müşterek açılacak sağlık meslek hizmet biriminin ruhsatı, her bir sağlık meslek mensubu için ayrı düzenlenecek.</p>

<p>Sadece aynı meslek ünvanına sahip, en fazla üç sağlık meslek mensubu bir araya gelerek müşterek sağlık meslek hizmet birimi açabilecek.</p>

<p>Klinik psikolog olmayan psikologlar, sağlık meslek hizmet biriminde klinik psikologların yanında çalışabilecek.</p>

<p>Bakanlığın açıklamasına göre, yeni sağlık meslek hizmet birimlerinin açılmasıyla söz konusu mesleklere istihdam alanı oluşacak.</p>

<p>Ayrıca yeni açılacak bu birimlerin ilgili branşlarda sağlık kurumlarındaki yoğunluğun ve hasta bekleme sürelerinin azalmasına katkı sağlaması hedefleniyor.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılan bu birimler, denetlenebilir ve izlenebilir olacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 10 May 2025 10:50:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yılanların 200 kez soktuğu adamın kanından &#039;benzersiz&#039; bir panzehir üretildi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/yilanlarin-200-kez-soktugu-adamin-kanindan-benzersiz-bir-panzehir-uretildi-29556</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/yilanlarin-200-kez-soktugu-adamin-kanindan-benzersiz-bir-panzehir-uretildi-29556</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/05/yilanlarin-200-kez-soktugu-adamin-kanindan-benzersiz-bir-panzehir-uretildi-1746687619.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/05/yilanlarin-200-kez-soktugu-adamin-kanindan-benzersiz-bir-panzehir-uretildi-1746687619.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/05/yilanlarin-200-kez-soktugu-adamin-kanindan-benzersiz-bir-panzehir-uretildi-1746687619.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[ABD'de yaklaşık yirmi yıl boyunca kendisine yılan zehri enjekte eden bir adamın kanından "benzersiz" bir panzehir elde edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Yapılan hayvan testlerinde, Tim Friede'nin kanında bulunan antikorların çok çeşitli türlerden ölümcül dozlara karşı koruma sağladığı gösterildi.</p>

<p>Günümüzde kişiyi sokan zehirli yılanın türüne özgü tedavi sunuluyor.</p>

<p>Yılan sokmaları her yıl 140 bin kişinin ölümüne ve bunun üç katı kadar kişinin de uzuvlarının kesilmesine veya kalıcı sakatlıklarla yüzleşmesine neden oluyor.</p>

<p>Ancak Friede'nin 18 yıllık hizmeti tüm bunlara karşı evrensel bir panzehir bulma yolunda önemli bir adım olabilir.</p>

<p>Friede, toplamda 200'den fazla kez sokuldu. Aralarında mamba, kobra, taipan ve bungarus türlerinin de bulunduğu dünyanın en ölümcül yılanlarından alınan 700'den fazla zehir kanına enjekte edildi.</p>

<p>Başlangıçta yılanlarla temas ederken kendini korumak için bağışıklığını güçlendirmek istemiş ve bu deneyimlerini YouTube'da yayınlamış.</p>

<p>Ancak peş peşe iki kez kobralar tarafından sokulduktan sonra komaya girmesiyle "her şeyi baştan sona mahvettiğini" söyledi.</p>

<p>BBC'ye konuşan eski kamyon tamircisi, "Ölmek istemiyordum. Parmağımı kaybetmek istemiyordum. İşimi kaybetmek istemiyordum" dedi.</p>

<p>Friede, motivasyonunun dünyanın geri kalanı için daha iyi tedaviler geliştirmek olduğunu söyledi: "Bu bir yaşam tarzı haline geldi ve ben de -12 bin km uzakta olan ve yılan sokmasına ölen insanlar için- elimden geldiğince kendimi zorlamaya devam ettim."</p>

<h2><strong>Aynı tür yılanların panzehirleri farklı olabiliyor</strong></h2>

<p>Mevcut panzehirler at gibi hayvanlara küçük dozlarda yılan zehri enjekte edilerek yapılıyor. Bağışıklık sistemleri antikor üreterek zehirle savaşıyor ve bunlar tedavi olarak kullanılmak üzere toplanıyor.</p>

<p>Ancak zehir ve panzehirin birbirine çok yakın olması gerekiyor çünkü zehirli bir ısırıktaki toksinler türden türe değişiyor.</p>

<p>Aynı tür içerisinde bile büyük farklılıklar var; Hindistan'da yılanlardan yapılan panzehir, Sri Lanka'daki aynı türe karşı daha az etkili.</p>

<p>Bir araştırmacı ekibi, geniş çaplı etkisizleştirici antikorlar adı verilen bir bağışıklık türünü aramaya başladı. Bir toksinin onu benzersiz kılan kısmını hedeflemek yerine, tüm toksin sınıflarında ortak olan kısımları hedef aldılar.</p>

<p>Biyoteknoloji şirketi Centivax'ın CEO'su Dr. Jacob Glanville, tam bu sırada Tim Friede ile tanıştı.</p>

<p>"Hemen 'Dünyada bu geniş çaplı etkisizleştirici antikorları geliştiren biri varsa, odur' diye düşündüm ve ona ulaştım" dedi.</p>

<p>"İlk görüşmemizde, 'Kulağa garip gelecek ama kanınızı incelemeyi çok isterim' dedim."</p>

<p>Friede de bunu kabul etti ve çalışmanın etik onayı alındı çünkü çalışmada kendisine daha fazla zehir verilmeyecek sadece kanı alınacaktı.</p>

<p><img alt="Tim Friede, dört araştırmacının çalıştığı bir laboratuvarın ortasında laboratuvar önlüğüyle duruyor" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/ae2e/live/9d6cfae0-2774-11f0-af09-190ae4e2fe1c.jpg.webp" style="height:1701px; width:3024px" /></p>

<p>Kaynak,Jacob Glanville. Tim Friede, ortada, yılan sokmalarından muzdarip olanlar için daha iyi tedaviler geliştirmek istiyordu.</p>

<p>Araştırma, iki zehirli yılan ailesinden biri olan elapidler (mercan yılanları, mambalar, kobralar, taipanlar ve bungaruslar) üzerinde yoğunlaştı.</p>

<p>Elapidlerın zehirlerinde kurbanlarını felç eden ve nefes almak için kullanılan kasları durdurarak onları öldüren nörotoksinler bulunuyor.</p>

<p>Araştırmacılar, Dünya Sağlık Örgütü tarafından gezegendeki en ölümcül yılanlar arasında tanımlanan 19 elapid seçtiler. Daha sonra Friede'nin kanında önleyici savunma aramaya başladılar.</p>

<p><em>Cell</em>&nbsp;dergisinde yayımlanan çalışmalarıyla, iki nörotoksin sınıfını hedefleyebilecek iki geniş çaplı etkisizleştirici antikor tespit ettiler. Üçüncü nörotoksini hedefleyen bir ilaç ekleyerek panzehir kokteyllerini yaptılar.</p>

<p>Fareler üzerinde yapılan deneylerde kokteyl, hayvanların 19 zehirli yılan türünden 13'ünün ölümcül zehrinden sağ kurtulmasını sağladı. Geriye kalan altısına karşı da kısmi koruma sunmuştu.</p>

<p>Dr. Glanville, bunun "benzersiz" kapsamda bir koruma olduğunu ve "panzehiri bulunmayan birçok elapid türüne karşı muhtemel koruma sağladığını" söyledi.</p>

<p><img alt="Beyaz laboratuvar önlüğü ve siyah eldiven giyen iki bilim insanı bir laboratuvarda küçük şişelere pipetleme yapıyor" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/abcf/live/faf013e0-2775-11f0-9ade-51d827e59e40.jpg.webp" style="height:2268px; width:4032px" /></p>

<p>Kaynak,Jacob Glanville</p>

<p>Evrensel panzehir üzerinde çalışan araştırmacılar</p>

<p>Ekip, antikorları daha da geliştirmeye ve dördüncü bir bileşenin eklenmesinin elapid yılanı zehrine karşı tam koruma sağlayıp sağlamayacağını görmeye çalışıyor.</p>

<p>Bir diğer yılan sınıfı engereklerin silahı, nörotoksinlerden ziyade kana saldıran hematoksinler. Hücreleri doğrudan öldüren sitotoksinler yılan zehrinde bulunan yaklaşık bir düzine geniş çaplı toksinin sadece biri.</p>

<p>Columbia Üniversitesi'ndeki araştırmacılardan Prof. Peter Kwong, "Önümüzdeki 10-15 yıl içinde bu toksin sınıflarının her birine karşı etkili bir tedaviye sahip olacağımızı düşünüyorum" dedi.</p>

<p>Ve Friede'nin kan örneklerinin içindeki av devam ediyor.</p>

<p>Prof. Kwong, "Tim'in antikorları gerçekten çok sıra dışı; bağışıklık sistemine çok geniş kapsamda toksini tanıttı" dedi.</p>

<p>Nihai umut, her şeyi yapabilecek tek bir panzehir üretmek ya da elapidler için birer, engerekler için de birer doz panzehire sahip olmak.</p>

<p>Liverpool Tropikal Tıp Okulu'ndaki yılan sokması araştırmaları ve müdahaleleri merkezinin başkanı Prof. Nick Casewell, bulunan koruma kapsamının "kesinlikle yeni" olduğunu ve bunun uygulanabilir bir yaklaşım olduğuna dair "güçlü bir kanıt" sunduğunu söyledi.</p>

<p>"Bu çalışmanın alanı heyecan verici bir yöne taşıdığına şüphe yok" diyen Casewell, "yapılması gereken çok iş" olduğunu ve panzehirin insanlarda kullanılabilmesi için kapsamlı testlerden geçmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Anca Friede'e göre bu aşamaya ulaşmak "kendisini iyi hissettiriyor".</p>

<p>"İnsanlık için iyi bir şey yapıyorum ve bu benim için çok önemliydi. Bununla gurur duyuyorum. Çok havalı" diyor.</p>

<p><em>Kaynak:</em></p>

<ul>
	<li>James Gallagher - BBC</li>
	<li>Sağlık ve Bilim Muhabiri</li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 May 2025 09:51:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Edremit&#039;te &quot;madde bağımlılığı&quot; semineri</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/edremitte-madde-bagimliligi-semineri-29513</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/edremitte-madde-bagimliligi-semineri-29513</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/04/edremitte-madde-bagimliligi-semineri-1745913636.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/04/edremitte-madde-bagimliligi-semineri-1745913636.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/04/edremitte-madde-bagimliligi-semineri-1745913636.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van'ın Edremit ilçesinde, öğrencilere yönelik madde bağımlılığı konusunda seminer gerçekleştirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (EDREMİT) -</strong>&nbsp;Edremit'tek&nbsp;Şehit Murat İmam Hatip Lisesinde&nbsp;okuyan ögrencilere yönelik "Madde Bağımlılığı farkındalılık ve bilinçlenme faaliyetleri" kapsamında yaklaşık 100 öğrenciye seminer verildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/3f0d8c87-baca-4357-9984-41ac825548c1.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p>Smineri,&nbsp;Hayatın Renkleri Solmasın Derneği &nbsp;Başkanı Sosyolog Osman Turğut verdi.&nbsp;Seminer, üç grup şeklinde gerçekleşti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/f6653084-d5f3-4a7e-9483-781e2361a07d.jpeg" style="height:549px; width:800px" /></p>

<p>Seminirin ardından okul müdürü Şefket Meydan,&nbsp;Turğut’a teşekkür belgesi takdim etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 29 Apr 2025 10:53:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Aort yırtılması nedir, neden olur?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/aort-yirtilmasi-nedir-neden-olur-29429</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/aort-yirtilmasi-nedir-neden-olur-29429</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/04/aort-yirtilmasi-nedir-neden-olur-1744816139.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/04/aort-yirtilmasi-nedir-neden-olur-1744816139.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/04/aort-yirtilmasi-nedir-neden-olur-1744816139.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[TBMM Başkanvekili ve DEM Parti İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder'in, kalp rahatsızlığıyla 15 Nisan Salı akşamı hastaneye kaldırılmasının ardından, aort yırtığı teşhisi konuldu. Aort yırtılması nedir, neden olur?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Önder'in, kaldırıldığı Florence Nightingale Hastanesi, 12 saat süren ameliyattan sonra kalp destek cihazına bağlandığı açıkladı.</p>

<p>Önder'in sağlık durumu hala kritik.</p>

<p>Doktorları Önder'in halihazırda aort genişlemesi olarak bilinen aort anevrizması rahatsızlığının olduğunu ancak riskli görülmediğini ve ilaçla tedavi gördüğünü belirtti.</p>

<p>Türkiye Kardiyoloji Derneği'ne göre aort diseksiyonu olarak adlandırılan aort yırtılmasının toplumda görülme sıklığı yüz binde iki ila yüz binde dört kadar düşük.</p>

<p>Ancak akut ve acil olarak tanımlanan oldukça riskli bir durum.</p>

<p>BBC Türkçe'ye konuşan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı'nda Doç. Dr. Ömer Faruk Baycan, riskli gruplar arasında, halihazırda aort anevrizması olarak bilinen aort genişlemesi olanlar, tansiyon hastaları ve hamileleri sayıyor.</p>

<p>Aort hastalıkları gelişmesi riski ilerleyen yaşlarda artıyor.</p>

<p><strong>BBC Türkçe</strong>'ye konuşan Türkiye Kardiyoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Bülent Mutlu, "Tüm popülasyona baktığınız zaman mesela yüzde 1 oranında gözükürken, 65-70 yaş üstünde bu oran yüzde 10'lara çıkıyor" diyor.</p>

<p>Bu yaş grubundaki erkeklerde aort anevrizmaları görülme sıklığının kadınlara göre dört kat fazla olduğunu aktarıyor.</p>

<p>Bunlarla birlikte genetik, sigara kullanımı, stres, diyabet, sağlıksız beslenme ve durağan yaşam gibi etmenler de risk faktörleri arasında.</p>

<p>Mutlu'nun "öngörmesi zor bir hastalık" olarak nitelendirdiği aort yırtılmalarının önceden tespiti için risk gruplarında düzenli taramalar yapılması gerekiyor.</p>

<p>Doç Dr. Ömer Faruk Baycan, ailesinde böyle bir durum olan kişilerin kontrol edilmesini istediklerini belirterek "Bunu basit ultrasonografik yöntemlerle yapabiliyoruz" diyor.</p>

<h2><strong>Aort nedir, neden önemli?</strong></h2>

<p>Kalp vücuttan gelen kirli kanı temizleyen ve temiz kanı vücuda pompalayan hayati bir organ.</p>

<p>Aort damarı, kalpten çıkan temiz kanı tüm vücuda taşıyan en büyük atar damar olmasıyla oldukça kritik bir öneme sahip.</p>

<p><img alt="kalbi gösteren bir anatomik görsel " src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/dc8a/live/4cb5fa90-1ab6-11f0-8a1e-3ff815141b98.jpg.webp" style="height:483px; width:724px" /></p>

<p>Damarın içindeki tabakaların yırtılması buradan beslenen başta kalbin kendisi, beyin ve diğer iç organları riske atıyor.</p>

<p>Aort damarı kalpten çıktığı andan itibaren ilk olarak kalbi besleyen dallara ayrılıyor.</p>

<p>Koroner arterler adı verilen damarlardan sonra kolları ve beyni besleyen damarlar yukarı doğru çıkıyor.</p>

<p>Aşağıya doğru karın bölgesinde, karaciğer, pankreasa ve diğer organlara ulaşıyor.</p>

<p>Prof. Dr. Bülent Mutlu, "Aortu neredeyse bütün organlarımızın beslenmesini sağlayan ana bir yol gibi düşünebiliriz" diyor.</p>

<h2><strong>'Kalp damar cerrahisinin en büyük ameliyatı'</strong></h2>

<p>Mutlu, bazı durumlarda yırtıkların tüm bu bölümlere yayılabildiğini bazı durumlarda da sadece damarın başlangıcını etkileyebildiğini belirtiyor.</p>

<p>"Tüm bu arterlerdeki yırtık bölgelerinin tamiri, kalp damar cerrahisinin en büyük, ağır ve en uzun süren ameliyatıdır" diyor.</p>

<p>Bazı nadir görülen durumlarda aortun tamamen yırtılıp vücut içine doğru patlayabildiğini aktarıyor. Bunun görülebilecek en ağır vakalardan biri olduğunu söylüyor.</p>

<p>Tıbbi müdahale aorttan itibaren hangi bölgenin ya da bölgelerin yırtıldığına göre değişebiliyor.</p>

<p>Prof. Dr. Bülent Mutlu, tümünde, aortun içinde ayrılan katmanın aslında geriye doğru tekrar yapışmasının ve yırtık bölgesinin tamirinin sağlanmasının amaçlandığını belirtiyor.</p>

<p>"Fakat çok sayıda birkaç yerden yırtık varsa bunların tamiri bazen greftle bazen de o yırtıkların tamiriyle başarılı olabiliyor" diye ekliyor.</p>

<p>Yırtığın hayati sonuçlar doğurabilmesinin iç organlara etkisinden kaynaklandığını belirten Mutlu, "Örneğin kalp ya da beyin beslenmesi bozulabiliyor, beyinde, kollarda ya da karında iskemi oluşturabiliyor. Böbrek damarlarımızı bile tıkayabiliyor" diyor.</p>

<p>İskemi, dokulara yeterli miktarda kan akışının sağlanamaması sonucunda, oksijen ve besin eksikliği nedeniyle hücrelerin zarar görmesi durumudur.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 16 Apr 2025 18:01:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Dindar: Vanlılar doktor için bin kilometre uzağa gidiyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/dindar-vanlilar-doktor-icin-bin-kilometre-uzaga-gidiyor-29400</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/dindar-vanlilar-doktor-icin-bin-kilometre-uzaga-gidiyor-29400</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/04/dindar-vanlilar-doktor-icin-bin-kilometre-uzaga-gidiyor-1744353492.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/04/dindar-vanlilar-doktor-icin-bin-kilometre-uzaga-gidiyor-1744353492.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/04/dindar-vanlilar-doktor-icin-bin-kilometre-uzaga-gidiyor-1744353492.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dindar, Van'da uzman doktor ve ekipman yetersizliği nedeniyle hastaların tedavi için en az bin kilometre uzak illere gitmek zorunda kaldığını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>DEM Parti Van Milletvekili Mahmut Dindar, Van'daki hastane koşullarını ve hastaların yaşadığı problemleri TBMM Genel Kurulu'nda dile getirdi.</p>

<p>Hastanelerde yaşanan yetersizliklerden dolayı hastaların bin kilometre uzaktaki illere gitmek zorunda kaldığını belirten Dindar, şunları söyledi:</p>

<p>"Bilindiği üzere, Dünya Sağlık Haftası içerisindeyiz ancak ülkede sağlık sistemi birçok açıdan risk barındırıyor.&nbsp;Yaşama, sağlık hakkı parası olanlar için geçerli; yoksul halk bu noktada yaşam hakkını koruyamıyor, paralı sağlık sistemi de güven vermiyor.&nbsp;Çevre illerle birlikte 2 milyon kişiden fazla yurttaşa hizmet sunan Van Bölge ve Yüzüncü Yıl Üniversite Hastanelerine erişim, randevu, uzman doktor ve ekipman sorunu yıllardır devam ediyor. Van'da Alo 182 hastane randevu hattı birçok bölüm için çalışmıyor. Üniversite hastanesinde iki aydan önce bazı bölümlere randevu almak mümkün değil. İlçe hastanelerinde yeterince doktor ve ekipman yok. Van halkı sağlığını korumak için bin kilometre ötedeki hastanelere, doktorlara gitmek zorunda kalıyor. Bu yüzden, çarpık düzenin bir şekilde değişmesi gerekiyor.”</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Apr 2025 09:24:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Bakanı Memişoğlu&#039;na soruldu: 200 bin nüfuslu Erciş&#039;e bir hastane yetmiyor, ikincisi yapılacak mı?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/saglik-bakani-memisogluna-soruldu-200-bin-nufuslu-ercise-bir-hastane-yetmiyor-ikincisi-yapilacak-mi-29379</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/saglik-bakani-memisogluna-soruldu-200-bin-nufuslu-ercise-bir-hastane-yetmiyor-ikincisi-yapilacak-mi-29379</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/04/saglik-bakani-memisogluna-soruldu-200-bin-nufuslu-ercise-bir-hastane-yetmiyor-ikincisi-yapilacak-mi-1744182118.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/04/saglik-bakani-memisogluna-soruldu-200-bin-nufuslu-ercise-bir-hastane-yetmiyor-ikincisi-yapilacak-mi-1744182118.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/04/saglik-bakani-memisogluna-soruldu-200-bin-nufuslu-ercise-bir-hastane-yetmiyor-ikincisi-yapilacak-mi-1744182118.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Nüfusu 200 bini geçen Van'ın Erciş ilçesindeki tek hastanede çevreden gelen hastalarla da yaşanan yoğunluk ve hastanedeki sağlık personeli yetersizliği gibi sorunlar Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu'na soruldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ </strong>- DEM Parti Van Milletvekili <strong>Zülküf Uçar, </strong>Erciş'teki tek hastaneyle ilgili yaşanan sorunları TBMM Başkanlığına verdiği önerge&nbsp;ile Sağlık Bakanı <strong>Kemal Memişoğlu'</strong>na sordu.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Önergesinde, Erciş'in güncel nüfusunun 200 bin kişiyi geçtiğini, çevreden de her gün çeşitli nedenlerle gelenlerle birlikte nüfusun katlandığına dikkat çeken Uçar, buna karşılık ilçede sadece bir tane hastanenin sağlık sorunlarına cevap olmaya çalıştığını ifade etti.&nbsp;</p>

<p>İkinci bir hastane ve kapasite artırma&nbsp;önerisinde bulunan Uçar, "Rıdvan Çevik Devlet Hastanesinde&nbsp;acil servis başta olmak üzere&nbsp;hastanede her gün yüzlerce kişiden oluşan kuyruklarda muayene sırası beklemek zorunda kalmaktadır.&nbsp;Bu husus bir yandan yurttaşların nitelikli tedavi imkanını ortadan kaldırmakta iken diğer yandan doktorlar ve sağlık personellerine sayı yetersizliğinden dolayı büyük bir iş yükü getirmektedir. Anılan sebeplerden dolayı, yurttaşların sağlığa erişim hakkı imkansızlaşmaktadır. Söz konusu sorunların ortadan kaldırılması hem yurttaşlar hem sağlık personelleri bakımından hayati bir önem taşımaktadır. Bu hususta ikinci bir hastane düşünülebileceği gibi mevcut hastanenin kapasite artırımı da bir an önce çözüm olarak düşünülmelidir." dedi.</p>

<p><strong>Milletvekili Uçar, Bakan Memişoğlu'na şu soruları yöneltti:&nbsp;</strong></p>

<ol>
	<li>Devlet hastanelerinin işleyiş ve kapasite sorunlarının tespitine dair bakanlığınız bünyesinde sürekli işleyen bir araştırma ve raporlama mekanizması var mıdır?</li>
	<li>Hastane sorunlarında yurttaşlardan gelen şikayetlerin gereği yerine getirilmekte midir?</li>
	<li>Erciş Devlet Hastanesine ilişkin bugüne kadar hangi çalışmalar yapılmıştır?</li>
	<li>Erciş Devlet Hastanesine ilişkin yurttaşlardan gelen şikayet sayısı nedir? Bu şikayetlerin giderilmesine ilişkin çalışmalar nelerdir?</li>
	<li>Erciş’te yurttaşların acil servislerde her gün saatlerce sıra beklemek zorunda kalmasına dair herhangi bir çözüm projeniz var mıdır?</li>
	<li>Yurttaşların poliklinik randevusu bulmakta zorlanması hangi sebebe dayanıyor?</li>
	<li>Erciş Devlet Hastanesinde çalışan doktor ve sağlık personeli sayısı kaçtır? Bu sayı birimlere göre nasıl dağılmaktadır?</li>
	<li>Nüfusu iki yüz bin insanı aşan ve her gün çevre ilçelerden de hastaların geldiği Erciş’te mevcut Devlet Hastanesi ihtiyaçları karşılamakta yeterli midir?</li>
	<li>Kapasite sorunları karşısında personel sayısının artırılması düşünülmekte midir?</li>
	<li>Randevu ve kapasite sorunları dışında Erciş Devlet Hastanesinde tespit edebildiğiniz hangi sorunlar vardır? Bu sorunların çözümüne ilişkin çalışmalarınız nelerdir?</li>
</ol>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Apr 2025 09:32:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kimler her gün ayaklarını yıkamalı?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/kimler-her-gun-ayaklarini-yikamali-29363</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/kimler-her-gun-ayaklarini-yikamali-29363</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/04/kimler-her-gun-ayaklarini-yikamali-1743883105.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/04/kimler-her-gun-ayaklarini-yikamali-1743883105.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/04/kimler-her-gun-ayaklarini-yikamali-1743883105.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Duşta sabunla köpürttüğünüz lif her zaman bütün vücuda eşit şekilde dokunmayabilir. Koltuk altı bölgesi tam anlamıyla köpürtülüp durulanırken, vücudun en uç noktasında bulunan ayaklar gözden kaçabilir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Ancak bazı uzmanlara göre ayaklarınız da daha fazla özeni hak ediyor.</p>

<p>İngiltere Ulusal Sağlık Servisi (NHS) ve ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) ayakların her gün sabun ve suyla yıkanmasını öneriyor.</p>

<p>Bu titiz bakımın bir nedeni, kötü kokuyu önlemek.</p>

<p>Ayak tabanları, vücudun diğer herhangi bir bölgesinden daha fazla, santimetrekare başına 600 ter bezi içeriyor.</p>

<p>Terin kendisi kokmaz, ancak içinde bulunan tuzlar, glikoz, vitaminler ve amino asitler, burada yaşayan bakteriler için adeta açık büfe hizmeti sunuyor. Ve burada çok fazla bakteri bulunur.</p>

<p>Hull Üniversitesi'nde yara iyileşmesi üzerine çalışan öğretim görevlisi Holly Wilkinson, "Özellikle parmak araları, nemli, sıcak ve havasız bir ortamdır, bu nedenle mikropların üremesi için mükemmel bir yerdir" diyor.</p>

<p>Çoğu insanın ayaklarını çorap ve ayakkabı içine hapsetmesi, nemin içeride kalmasını daha da kötüleştiriyor.</p>

<p>İnsan cildinin herhangi bir santimetrekaresinde 10 bin ile bir milyon bakteri bulunuyor.</p>

<p>Sıcak ve nemli bölgeler, mikroplar için birer cazibe merkezi olduğundan, ayaklar vücudun en fazla bakteri türü barındıran bölgelerinden biri.</p>

<p>Ayaklar özellikle Corynebacterium ve Staphylococcus bakterileri için mükemmel bir barınak oluşturuyor.</p>

<p>Mantar söz konusu olduğunda ise Aspergillus (genellikle toprakta bulunan bir patojen), Cryptococcus, Epicoccum, Rhodotorula, Candida (vücutta doğal olarak bulunan, ancak fırsatçı bir patojen olabilen bir maya), Trichosporon ve diğer türler burada gelişir.</p>

<p>İnsan ayağı, vücudun herhangi bir bölgesine kıyasla en fazla mantar türüne ev sahipliği yapar. Bu da ayakları temiz tutmak için iyi bir neden olabilir.</p>

<p>Bir çalışmada, araştırmacılar 40 gönüllünün ayak tabanlarını örnekledi. Ayaklarını günde iki kez yıkayan kişilerin ciltlerinde santimetrekare başına 8 bin 800 bakteri bulunurken, ayaklarını iki günde bir yıkayanların ciltlerinde bu sayı bir milyonu aşıyordu.</p>

<p>Ancak, ayaklarınızın bakterilerle dolu olması her zaman kötü koktuğu veya sağlık açısından bir risk taşıdığı anlamına gelmez.</p>

<p>Her zaman olduğu gibi, sayı kadar bakteri türü de önemli.</p>

<p>Ayak kokusunun ana nedeni, Staphylococcus bakterilerinin terdeki amino asitleri uçucu yağ asitlerine (VFA) dönüştürmesi. Ayak derisindeki ter bezleri, elektrolitler, amino asitler, üre ve laktik asit gibi bileşenler salgılar.</p>

<p>Staphylococcus bakterileri bu bileşenleri parçalayarak izovalerik asit üretir, bu da keskin, peynirimsi ve ekşimsi bir kokuya neden olur.</p>

<p>İlginç bir şekilde, bu bileşiklerin bazıları peynirlerde de bulunur.</p>

<p>2014 yılında yapılan bir çalışmada, 16 deneğin ayakları örneklenmiş ve ayak tabanlarındaki bakterilerin yüzde 98,6'sının Staphylococcus olduğu tespit edildi.</p>

<p>Ayrıca, ayak tabanlarında uçucu yağ asitleri, özellikle izovalerik asit seviyeleri, ayak üstüne kıyasla çok daha fazlaydı.</p>

<p>Çalışma, ayak kokusunun yoğunluğunun Staphylococcus sayısıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koydu.</p>

<p><img alt="Ayak mantarlarını gösteren bir çizim" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/a167/live/52b6c730-1025-11f0-ac9f-c37d6fd89579.png.webp" style="height:900px; width:1600px" /></p>

<p>Kaynak,Gorka Olmo/ BBC</p>

<p>Ancak ayakları yıkamak sadece kokuyu önlemekle ilgili değil.</p>

<p>Pek çok hastalık ve ayak problemi, doğru hijyenle önlenebilir.</p>

<p>New York Mount Sinai Hastanesi'nde dermatoloji profesörü olan Joshua Zeichner "Parmak aralarındaki küçük boşluklar, mikropların üremesi için özellikle riskli bölgelerdir" diyor.</p>

<p>Prof. Zeichner, "Bu, kaşıntı, şişlik ve kötü kokuya neden olabilir. Cilt bariyeri zarar gördüğünde, mikroorganizmaların cilde girme ve daha ciddi yumuşak doku enfeksiyonlarına yol açma riski artar" diye ekliyor.</p>

<p>Zeichner'a göre, en yaygın sorunlardan biri atlet ayağıdır.</p>

<p>Bu yüzeysel bir mantar enfeksiyonu ve sıcak, karanlık, nemli ortamları sever.</p>

<p>Bu yüzden en çok parmak aralarını etkiler. Bu bölgeyi temiz ve kuru tutarsanız, mantarın üremesi için elverişli ortamı ortadan kaldırırsınız.</p>

<p>Atlet ayağı, kaşıntı, pullu döküntü, çatlaklar ve soyulmalar gibi semptomlara yol açabilir.</p>

<p>Ayakların temiz tutulması, Staphylococcus veya Pseudomonas gibi bakterilerin neden olduğu cilt enfeksiyonlarını da önleyebilir.</p>

<p>Bu bakteriler ciltte doğal olarak bulunur, ancak kesikler veya yaralar aracılığıyla kana karışırsa ciddi enfeksiyonlara yol açabilir.</p>

<p>Küçük bir staf enfeksiyonu bile deri altında irin dolu şişliklere (kaynamalara) neden olabilir.</p>

<p>Wilkinson, "Ayaklar, bakterilerin üremesi için mükemmel bir ortam sunduğundan, kesik veya yara oluştuğunda iyileşmesi diğer vücut bölgelerine kıyasla daha uzun sürer" diyor.</p>

<p>Cilt enfeksiyonları iyi bir ayak hijyenine sahip olsanız bile yine de oluşabilir, ancak ayaklarınızı düzenli olarak yıkamak mevcut bakteri sayısını azaltır.</p>

<p>Dolayısıyla, bir yeriniz kesilirse, kan dolaşımına karışacak daha az mikrop olur.</p>

<p><img alt="Ayaktaki bakterileri ve mantarları gösteren bir çizim" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/c68c/live/62622940-1025-11f0-ac9f-c37d6fd89579.png.webp" style="height:900px; width:1600px" /></p>

<p>Kaynak,Gorka Olmo/ BBC</p>

<p>Diyabet hastaları için de ayak hijyeni hayati önem taşır.</p>

<p>Araştırmalar, diyabet hastalarının ayaklarında daha fazla patojenik bakteri bulunduğunu gösteriyor.</p>

<p>Bağışıklık sistemleri zayıfladığı için, enfeksiyon kapma riskleri daha yüksektir. Aynı zamanda, sinir hasarı nedeniyle ayaklarında oluşan kesik veya yaraları hissetmeyebilirler.</p>

<p>Diyabet hastaları ayrıca ayaklarında iyileşmeyen kesik, yara ve yaralara da yatkındır. Bunlar erken teşhis edilmezse ayak parmaklarının, ayakların ve hatta uzuvların kesilmesi gerekebilir.</p>

<p>Diyabet hastalarının ayaklarını her gün yıkamaları tavsiye edilir. Bu sadece hijyen için değil, küçük yaraları erkenden fark etmek açısından da önemlidir.</p>

<p><strong>Peki herkes her gün ayaklarını yıkamalı mı?</strong></p>

<p>Bazı uzmanlar, sağlıklı bireyler için her gün ayak yıkamanın gerekli olmadığını, hatta fazla yıkamanın cildi kurutup tahrişe yol açabileceğini öne sürüyor.</p>

<p>Cilt, doğal yağlar ve faydalı bakteriler sayesinde koruyucu bir bariyer oluşturuyor. Fazla yıkamak bu bariyeri bozabilir, egzama ve cilt kuruluğuna neden olabilir.</p>

<p>Wilkinson'un aktardığı genel tavsiyeye göre:</p>

<ul>
	<li>Diyabet hastaları her gün ayaklarını yıkamalı.</li>
	<li>Sağlıklı bireyler için birkaç günde bir yıkamak yeterli.</li>
	<li>Egzersiz yapanlar veya terleyenler daha sık yıkamalı.</li>
	<li>Son olarak, ayakları sadece suyla durulamak yeterli değil. Sabunla yıkamak ve özellikle parmak aralarını iyice kurulamak enfeksiyonları önlemek için çok önemli.</li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 05 Apr 2025 22:53:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Daha iyi bir uyku ve yorgunlukla baş etmek için beş öneri</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/daha-iyi-bir-uyku-ve-yorgunlukla-bas-etmek-icin-bes-oneri-29151</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/daha-iyi-bir-uyku-ve-yorgunlukla-bas-etmek-icin-bes-oneri-29151</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/03/daha-iyi-bir-uyku-ve-yorgunlukla-bas-etmek-icin-bes-oneri-1741802957.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/03/daha-iyi-bir-uyku-ve-yorgunlukla-bas-etmek-icin-bes-oneri-1741802957.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/03/daha-iyi-bir-uyku-ve-yorgunlukla-bas-etmek-icin-bes-oneri-1741802957.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Peki uyku alışkanlıklarımızı değiştirmeden daha dinlenmiş hissetmek, enerji seviyemizi yükseltmek ve uyku kalitesini arttırmak için neler yapabiliriz?]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Kendinizi yorgun mu hissediyorsunuz? Yalnız değilsiniz. Hatta siz de uyku alışkanlıklarınızı değiştirmeyi düşünüyor olabilirsiniz.</p>

<p>Sabahları uykumuzdan daha dinlenmiş bir halde uyanabilmek için yapılan öneriler çoğunlukla gece saatlerinde yaptıklarımıza odaklanıyor: örneğin aynı saatlerde uyumak, düzenli bir uyku saati olması ya da yatakta telefona bakmamak gibi...</p>

<p>Ancak iyi bir gece uykusu çekmek yalnızca uyku alışkanlıklarıyla; dinlenmiş hissetmek de her zaman iyi bir uyku ile alakalı olmayabilir. Gün içinde, gün ortasında uyanıkken yaptıklarımız da uykumuzu etkiliyor.</p>

<p>Peki uyku alışkanlıklarımızı değiştirmeden daha dinlenmiş hissetmek, enerji seviyemizi yükseltmek ve uyku kalitesini arttırmak için neler yapabiliriz?</p>

<p><strong>1. Demir seviyenize dikkat edin</strong></p>

<p>Dünya genelinde yaklaşık her üç kişiden birinde demir eksikliği var. Çocuklar, bebekler, hamile ve üreme çağındaki kadınlar, sürekli kan verenler, vegan ve vejetaryenlerde görülme olasılığı daha yüksek olsa da herkeste demir eksikliği veya buna bağlı olarak gelişen anemi görülebilir.</p>

<p>Demir eksikliğinin en önemli semptomları arasında ise yorgunluk, bitkinlik, huzursuzluk ve gece uyanmaları bulunuyor.</p>

<p>Eğer uyku alışkanlıklarınızı değiştirmenize rağmen çoğunlukla yorgun hissediyorsanız doktorunuza danışmakta ve ferritin veya hemoglobin seviyelerinizi kontrol ettirmekte fayda olabilir.</p>

<p>Demir eksikliğiniz yoksa, demir eksikliği yaşamamak için beslenmenize dikkat etmek faydalı olabilir.</p>

<p>"Hem demir" olarak adlandırılan ve en yüksek demir emilimi olan yiyecekler arasında et, balık ve yumurta bulunuyor. Bunun yanında hem kaynağı olmayan baklagiller ve yeşil sebze gibi yiyecekleri C vitamini bakımından zengin olan yiyeceklerle birlikte tüketmek, biyolojik olarak yararlanma oranlarını artırabiliyor.</p>

<p><strong>2. Sebzeleri ihmal etmeyin</strong></p>

<p>Büyük ölçekli bazı araştırmalar daha çok meyve ve sebze tüketen yetişkinlerin daha iyi uyuduğunu, daha fazla hazır gıda ve hazır meşrubat tüketenlerin daha kötü uyuduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Özellikle araştırmalar, Akdeniz diyeti olarak da bilinen, ağırlıkla sebze, meyve, kuruyemiş ve baklagiller, tam tahıl ve düşük yağ içeren diyetle beslenen kişilerin, böyle beslenmeyen kişilere göre çok daha düzenli ve iyi uyuduğunu gösteriyor.</p>

<p>Aynı zamanda, beş saatin altında uyuyan insanların, daha fazla uyuyan insanlara göre daha az demir, çinko, selenyum, fosfor, magnezyum, C vitamini, lutein ve selenyum tükettiği tespit edildi.</p>

<p><img alt="tabağındaki yeşillik ve baklagilleri çatalına almış bir kadın" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/ddb4/live/8dfec640-fe5e-11ef-affb-a750ab607ba8.png.webp" style="height:967px; width:1450px" /></p>

<p>Sebze bakımından daha zengin bir diyetin uyku kalitesiyle bağlantılı olduğu bulundu.</p>

<p>Özellikle diyet ve uyku gibi zorlu başlıklarda neden sonuç ilişkisini tam olarak çözmek çok zor. Bu sebeple iyi bir diyetle beslenen kişilerin mi daha iyi uyuduğu, yoksa insanların iyi uyudukları için mi daha iyi beslendikleri açık değil.</p>

<p>Yorgun olduğumuzda abur cubur ve hazır gıdalara yöneliyor olabiliriz ancak yediklerimiz nasıl uyuyacağımızda da etkili.</p>

<p>İsveç'te 15 genç erkekle yapılan bir çalışma, yağlı ve yüksek şeker içeren yiyecekler yediklerinde beyin dalgalarının uyurken değiştiğini ve derin uyku kalitesinin de düştüğünü buldu. Daha düşük yağlı ve düşük şekerli bir diyete geçtiklerinde ise uykuları iyileşti.</p>

<p>Bu tür çalışmalar çok fazla yapılamıyor, ancak sağlıklı bir diyetin uykuya faydaları olduğunu gösteren pek çok başka kanıt da mevcut.</p>

<p>Bazı randomize kontrollü çalışmalar, günde beş (veya on) çeşit sebze yemenin uykumuzu geliştirdiğini gösteriyor. Örneğin, günde üç porsiyondan az sebze veya meyve yiyen 1000'den fazla gençle yapılan bir çalışmada, üç ay sonra porsiyonlarını en az altıya çıkaran kadınların çıkarmayanlara kıyasla ukusuzluk semptomlarının iyileşme olasılığının iki kat arttığı, uyku kalitesinde artış olduğu, uykuya dalma sürelerinin ise düştüğü gözlemlendi.</p>

<p>Aynı zamanda randomize kontrollü bir deneye göre çocuklar diyetlerine haftada beş yeşil sebze eklendiğinde daha dinlenmiş ve iyi uyuduklarını söylediler.</p>

<p>Araştırmacılar bunun yeşil sebzelerde özellikle demir gibi uykuya yardımcı olan minerallerin emilimine yardımcı olan A ve C vitaminleri gibi vitaminlerin zengin olmasına bağlı olabileceğini söylüyor.</p>

<p><strong>3. Kısa egzersizler yapın</strong></p>

<p>Fiziksel egzersizler ile uyku arasındaki ilişki hala araştırılan bir konu olsa da fiziksel aktivite genel olarak daha uzun ve daha iyi uyumamıza yardımcı oluyor gibi görünüyor. Üstelik düşündüğünüz kadar çok egzersiz yapmak zorunda da değilsiniz.</p>

<p>2015 yılında 66 farklı çalışmanın incelenmesiyle elde edilen meta-analize göre yalnızca birkaç gün egzersiz yapmak insanların daha hızlı uykuya dalmasına ve daha çok uyumasına yardımcı oluyor. Ayrıca daha düzenli egzersiz yapmak da uyku kalitesini arttırıyor.</p>

<p>Etkiler oldukça küçük ancak uyku problemi çeken insanlar için değişim daha fazla oluyor. Bir başka deyişle uyku sorunu çeken insanlar, biraz ter atmanın özellikle faydasını görebilir.</p>

<p><img alt="spor yapan bir kadın" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/c202/live/587c3250-fe5e-11ef-affb-a750ab607ba8.png.webp" style="height:958px; width:1437px" /></p>

<p>Düzenli egzersiz uyku kalitemizi arttırabilir</p>

<p>Diğer çalışmalar, vücudumuzda bir değişim yaratması için egzersizlerin çok yoğun veya her gün yapılmak zorunda olmadığını da gösteriyor.</p>

<p>Bir çalışma, haftada üç gün spor yapanların, her gün veya yalnızca haftada bir gün spor yapanlara göre uyku kaliteleriyle ilgili daha iyi sonuç aldığını buldu.</p>

<p>Orta yoğunluklu egzersizler, yüksek yoğunluklu egzersizlere göre uykuya daha iyi etki ediyor. Günde yalnızca 10 dakikalık egzersiz bile fark yaratabiliyor.</p>

<p>Bir başka araştırmanın sonuçları, akşam uyku saatinden iki saat öncesine kadar egzersiz yapmanın uykuyu aksatmadığını gösteriyor.</p>

<p>Egzersizin daha dinlenmiş hissetmemize tek etkisi uykuyu geliştirmek de değil. Araştırmalar, fiziksel aktivitenin ne kadar iyi uyuduğumuzla bağlantılı olmadan bizi daha dinç hissettirme olasılığının da yüksek olduğunu söylüyor.</p>

<p><strong>4. Alkol ve tütünü azaltın veya kesin</strong></p>

<p>Pek çoğumuzun yapılacaklar listesinin en üst sırasında sigara ve alkolü hayatından çıkarmak yer alıyor. Ancak tiryakiler ve alkol kullananlar için birden sigarayı ve alkolü kesmek gerçekleştirmesi zor bir hedef.</p>

<p>Bu yüzden yeni bir alışkanlık edinmek veya olumlu bir değişiklik yapmak gibi ulaşılabilir ve başarının kolayca ölçülebildiği, yaklaşım odaklı hedefler belirlemek, bir şeyi tamamen hayatınızdan çıkarmaya çalışmaktan çok daha etkili olabiliyor.</p>

<p>Örneğin, bu yıl hedefinizi "sigara veya alkol alışkanlıklarınızı tümden bırakmak" değil, "daha dinlenmiş hissetmek için sigara ve alkolden uzak durmak" olarak belirleyebilirsiniz.</p>

<p>Sigara kullanımı ile daha zor uykuya dalmak ve daha az dinlendirici, düşük dalgalı bir uyku arasında bir bağlantı olduğu belirlendi.</p>

<p>Ayrıca alkol kullanımı da daha kötü uykuya neden olabiliyor. Ancak buraya bir konuyu açıklığa kavuşturmakta fayda var. Uyumadan önce bir ya da iki içki içmek uykumuzu getirebilir ancak, eğer üç gün boyunca bunu yaparsak, bu etki ters tepiyor. Düzenli içki kullanımı uykusuzluk riskini de arttırıyor.</p>

<p>Bir başka araştırmada, yatmadan önce içilen küçük bir içkinin bile uyku fizyolojimizi değiştirdiğini ortaya koyuyor. İçki içenlerin daha hızlı uykuya daldığı ve gecenin ilk yarısında çok daha derin uyuduğu, ancak gecenin ikinci yarısında çok daha fazla uyandıkları ve çok daha az REM uykusuna daldıkları belirlenmiş.</p>

<p>Alkollü içki ayrıca sirkadiyen ritmimizi de bozabilir ve uykuda kaldığımız süreyi azaltabilir. Bu ayrıca uyku apnesi gibi nefes almayla ilişkili rahatsızlıkların da önünü açabilir.</p>

<p><strong>5. Kahvaltıyı atlamayın</strong></p>

<p><img alt="sütlü gevrek içeren bir kahvaltı kasesi " src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/b530/live/6d466bc0-fe5d-11ef-affb-a750ab607ba8.png.webp" style="height:813px; width:1446px" /></p>

<p>Kahvaltı yapmak yorgunluğu yenmenizde ve bilişsel işlevlerinizi arttırmanızda size yardımcı olabilir</p>

<p>Kahvaltı yapıp yapmamanın kilo vermeye ne kadar yardımcı olduğu tartışmalı olsa da iyi bir kahvaltının zihinsel olarak zinde ve dinç hissetmemizde potansiyel bir etkisi olduğu daha açık.</p>

<p>43 çalışma üzerine yapılan bir inceleme, kahvaltı yapmanın hafıza ve konsantrasyonu artırdığını ortaya koyuyor. Bu etki genellikle çok küçük ancak yine de tutarlı bir farkı gösteriyor.</p>

<p>Aynı şey çocuklar için de geçerli. Bu konuda yapılan randomize kontrollü deneyler, uyandıktan sonra yemek yiyen çocukların dikkat, hafıza ve hareketlerinde iyileşme olduğunu gösteriyor.</p>

<p>Bir başka araştırma, kahvaltı yapmanın daha az yorgun hissetmemize de yardımcı olabileceğini gösteriyor.</p>

<p>127 tıp fakültesi öğrencisiyle yapılan bir araştırma kahvaltı yapan öğrencilerin kahvaltıyı atlayan öğrencilere göre daha az yorgun hissettiğini ortaya koydu.</p>

<p>Düzenli yemek de faydalı olabilir. Hem tıp öğrencileriyle yapılan araştırma hem de Tayvan'da 1800 üniversite öğrencisiyle yapılan araştırma düzensiz bir şekilde yemek yiyenlerin düzenli yiyenlere kıyasla daha yorgun hissettiğini gösteriyor.</p>

<p>Bu iki araştırma da gözleme dayanıyor, bu sebeple zaten yorgun olan öğrencilerin kahvaltı ya da düzenli yemek yeme olasılığının daha düşük olduğunu da gözden kaçırmamak gerekir.</p>

<p>Yine de yapılan pek çok araştırma sirkadyen ritmimizin ne zaman yemek yediğimizi, ne zaman yemek yediğimizin de sirkadyen ritmimizi etkilediğini gösteriyor. Büyük bir olasılıkla bu ilişki iki yönlü.</p>

<p>Hiçbir şey olmasa bile eğer yorgunlukla mücadele ediyorsanız, kapıdan çıkmadan önce iki yumurta kırmak için zaman ayırmak nispeten deneyebileceğiniz en kolay çözüm.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 12 Mar 2025 21:03:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Edremit’te son kullanma tarihi geçen gıda ürünleri imha edildi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/edremitte-son-kullanma-tarihi-gecen-gida-urunleri-imha-edildi-29089</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/edremitte-son-kullanma-tarihi-gecen-gida-urunleri-imha-edildi-29089</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/03/edremitte-son-kullanma-tarihi-gecen-gida-urunleri-imha-edildi-1741345624.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/03/edremitte-son-kullanma-tarihi-gecen-gida-urunleri-imha-edildi-1741345624.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/03/edremitte-son-kullanma-tarihi-gecen-gida-urunleri-imha-edildi-1741345624.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van'ın Edremit belediyesi tarafından yapılan denetimde, toplu satış alanlarında tespit edilen son kullanma tarihleri geçen çok sayıda gıda ürün ekiplerce imha edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) -&nbsp;</strong>Edremit Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, toplu satış yerlerine yönelik denetim gerçekleştirdi.&nbsp;&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/5c78539a-ae13-48c2-8f8e-756cf70f7802.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p>Denetimlerde son kullanma tarihi geçmiş süt, meyve suyu, salça, bisküvi gibi 25 ayrı kalemde gıda ürünü tespit edildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/009644db-96ef-4aa5-a67e-0a7ab6227168.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p>Ekipler tarafından söz konusu gıda maddeleri imha edilirken, cezai işlem de uygulandı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 07 Mar 2025 13:53:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık-İş’e kayyım atandı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/saglik-ise-kayyim-atandi-28923</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/saglik-ise-kayyim-atandi-28923</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/02/saglik-ise-kayyim-atandi-1740217021.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/02/saglik-ise-kayyim-atandi-1740217021.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/02/saglik-ise-kayyim-atandi-1740217021.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Türk-İş'e bağlı Sağlık-İş’e, genel kurulda usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle kayyım atanmasına karar verildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası’nın (Sağlık-İş) 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde gerçekleştirilen 21. Olağan Genel Kurulu, Ankara 4. İş Mahkemesi tarafından iptal edildi. Mahkeme, genel kurulda usulsüzlük yapıldığı gerekçesiyle Sağlık-İş'e yeni bir seçim yapılana kadar kayyım atanmasına karar verdi.</p>

<p>Mahkemenin kayyım kararının ardından Türkiye Sağlık ve Sosyal Hizmet İşçileri Sendikası Genel Başkanı&nbsp;<strong>Hakan Toy</strong>, yazılı bir açıklama yaparak, genel kurulun iptaline neden olan davanın hukuka aykırı olduğunu ve kararın kesin olmadığını vurguladı. Toy, kararın istinaf ve temyiz aşamalarında iptal edileceğine inandıklarını belirterek, tüm yasal haklarını kullanacaklarını ve sendikanın haklarını savunmaya devam edeceklerini ifade etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 22 Feb 2025 12:35:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Duhok&#039;ta yayılan bir virüs bebekleri hedef alıyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/duhokta-yayilan-bir-virus-bebekleri-hedef-aliyor-28898</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/duhokta-yayilan-bir-virus-bebekleri-hedef-aliyor-28898</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/02/duhokta-yayilan-bir-virus-bebekleri-hedef-aliyor-1740062316.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/02/duhokta-yayilan-bir-virus-bebekleri-hedef-aliyor-1740062316.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/02/duhokta-yayilan-bir-virus-bebekleri-hedef-aliyor-1740062316.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Irak Kürdistan Bölgesi Duhok kentinde özellikle bebekler arasında yayılan bir virüs solunum sistemini hedef alıyor. Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Abdulmetin Abdulrahman konuya ilişkin uyarıda bulunarak, “RSV, başlangıçta hafif soğuk algınlığı semptomlarıyla kendini gösterirken, bazı vakalarda ciddi solunum problemlerine yol açabiliyor” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Rûdaw’a konuşan Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Abdulmetin Abdulrahman, solunum sinsityal virüsü (RSV) vakalarının Duhok’ta hızla arttığını ve özellikle 2 yaş altındaki bebekleri ciddi şekilde etkilediğini açıkladı.</p>

<p>Özellikle 6 aydan küçük bebekler için büyük bir risk teşkil eden virüs, yüksek ateş ve nefes darlığı gibi belirtilerle kendini gösteriyor.&nbsp;</p>

<p>Dr. Abdulrahman, RSV’nin viral bir enfeksiyon olduğunu belirterek, antibiyotik kullanımının tedavide etkili olmadığını vurguladı.</p>

<p>Hastalığın semptomlarının hafifletilmesi için ise şu önlemleri önerdi:&nbsp;</p>

<p><strong>Bol sıvı tüketimi&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Yeterli dinlenme&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Burun damlası kullanımı&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Ateş düşürücü ilaçlar</strong><strong>&nbsp;</strong></p>

<p>RSV, başlangıçta hafif soğuk algınlığı semptomlarıyla kendini gösterirken, bazı vakalarda ciddi solunum problemlerine yol açabiliyor.</p>

<p>Virüsün yaygın belirtileri şunlardır:&nbsp;</p>

<p><strong>Öksürük&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Burun akıntısı&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Hapşırma&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Yüksek ateş&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Nefes darlığı ve göğüste hırıltı (ileri vakalarda)</strong><strong>&nbsp;</strong></p>

<p>Genellikle 3 ila 7 gün süren hastalık, bazı bebeklerde daha uzun sürebilen öksürüğe neden olabiliyor.&nbsp;</p>

<p>RSV, her yaş grubunu etkileyebilse de bazı çocuklar için daha büyük bir tehlike oluşturuyor:&nbsp;</p>

<p><strong>6 ay altındaki bebekler&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Prematüre doğan bebekler&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Doğuştan kalp hastalığı olanlar&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Kronik akciğer hastalığı bulunanlar&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Bağışıklık sistemi zayıf olan bebekler</strong>&nbsp;</p>

<p>RSV, hasta kişilerin öksürmesi, hapşırması veya virüs bulaşmış yüzeylere temas edilmesi yoluyla hızla yayılabiliyor.</p>

<p>Uzmanlar, aşağıdaki önlemlerin enfeksiyon riskini azaltabileceğini belirtiyor:&nbsp;</p>

<p><strong>El hijyenine dikkat edilmesi&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Kalabalık ortamlardan kaçınılması&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Hasta kişilerin küçük çocuklarla temastan kaçınması&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Ortamların sık sık havalandırılması</strong><strong>&nbsp;</strong></p>

<p>RSV’nin ağır seyretme riski taşıyan çocuklarda erken teşhis ve destekleyici tedavi büyük önem taşıyor.</p>

<p>Ailelerin belirtiler konusunda dikkatli olması ve ciddi vakalarda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması öneriliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 20 Feb 2025 17:36:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>SES Van Şubesi&#039;nden Bolu&#039;daki yangın açıklaması: Sorumlular hesap vermiyor, ihmal ve denetimsizlik öldürüyor!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ses-van-subesinden-boludaki-yangin-aciklamasi-sorumlular-hesap-vermiyor-ihmal-ve-denetimsizlik-olduruyor-28598</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ses-van-subesinden-boludaki-yangin-aciklamasi-sorumlular-hesap-vermiyor-ihmal-ve-denetimsizlik-olduruyor-28598</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/01/ses-van-subesinden-boludaki-yangin-aciklamasi-sorumlular-hesap-vermiyor-ihmal-ve-denetimsizlik-olduruyor-1737626081.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/01/ses-van-subesinden-boludaki-yangin-aciklamasi-sorumlular-hesap-vermiyor-ihmal-ve-denetimsizlik-olduruyor-1737626081.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/01/ses-van-subesinden-boludaki-yangin-aciklamasi-sorumlular-hesap-vermiyor-ihmal-ve-denetimsizlik-olduruyor-1737626081.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Van Şubesi tarafından yapılan açıklamada, Bolu'da 79 kişinin hayatını kaybettiği yangının ihmal ve denetimsizlik nedeniyle çıktığı belirtildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>SES Van Şubesi, dün sabah saatlerinde Bolu Kartalkaya Kayak Merkezi’ndeki bir otelde çıkan ve&nbsp;79&nbsp;kişinin yaşamını yitirdiği belirtilen yangınla ilgili olarak açıklama yaptı.</p>

<p>Açıklamayı, SES Van Şube Yönetim Kurulu adına Şube Sekreteri Mahsun Geylan, okudu.</p>

<p>Açıklamada, şu tespitlerde bulunuldu:</p>

<p>"Öncelikle ahşap malzemeden yapılı yanıcı madde ile döşenmiş, yangın merdiveninin olup olmadığının bile tartışmalı halde olduğu, en son ne zaman, kim tarafından denetlendiği belli olmayan bir yapıda göz göre göre yaşananların facia kader değil, katliam olduğunu belirtiyoruz.&nbsp;</p>

<p>İçişleri Bakanlığı ancak akşam saatlerinde yangının söndürüldüğünü ve kimlik tespitinin sürdüğünü açıklamıştır.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Bu gibi trajedilerden ders çıkarılması, yeni faciaların önlenmesi açısından hayati önem taşımaktadır. Kamu kurumları, işletmeler ve denetim mekanizmaları bütünlüklü bir şekilde insan hayatını koruma sorumluluğunu üstlenmelidir. Bu sorumluluğun yerine getirilmesi, yalnızca yasal değil, ahlaki bir zorunluluktur. Kamusal denetimin şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve tüm süreçlerin kamuoyuyla paylaşılması, yaşam hakkı ve güvenin yeniden tesis edilmesi açısından hayati önemdedir.</p>

<p>Güvenli bir yaşam hakkı, her bir yurttaşın en temel hakkıdır. Bu hak, sorumluluk sahibi tüm kurumlar tarafından korunmalıdır.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Çağrımızdır:</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; •&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Kamu denetim mekanizmalarının güçlendirilmeli,</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; •&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; İşletmelerde güvenlik standartlarının arttırılmalı,</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; •&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Acil durum önlemlerinin düzenli olarak denetlenmeli ve uygulamaya konulmalı,</p>

<p>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; •&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; Güvenlik tedbirlerine ilişkin farkındalık çalışmaları arttırılmalıdır.</p>

<p>Hayatını kaybedenlerin ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar diliyoruz."</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 23 Jan 2025 12:40:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Hastane, engelli ve ailelerine yüzde 15 indirim yapacak</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/hastane-engelli-ve-ailelerine-yuzde-15-indirim-yapacak-28582</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/hastane-engelli-ve-ailelerine-yuzde-15-indirim-yapacak-28582</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/01/hastane-engelli-ve-ailelerine-yuzde-15-indirim-yapacak-1737472186.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/01/hastane-engelli-ve-ailelerine-yuzde-15-indirim-yapacak-1737472186.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/01/hastane-engelli-ve-ailelerine-yuzde-15-indirim-yapacak-1737472186.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Akdamar Hastanesi, engelli ve ailelerine hastanedeki tüm işlemler için yüzde 15 indirim sağlayacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) -</strong>&nbsp;Akdamar Hastanesi Halkla ilişkiler Müdürü Ebru Erez, bugün Vangölü Engelliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'ni ziyaret etti</p>

<p>Ziyarette dernek başkanı Şahabettin Kayhan ve yönetim kurulu üyeleri hazır bulundu.</p>

<p>Ziyaretle ilgili bilgi veren dernek başkanı Şahabettin Kayhan, "Akdamar Hastanesi Halkla ilişkiler Müdürü Ebru Erez hanımefendi bugün derneğimizi ziyarette bulundu. Ebru hanım Van ve çevresindeki tüm engellilerin ve ailelerinin&nbsp;hastanede yapılacağı tüm işlemlerde yüzde 15 indiriminin müjdesini de verdi. Biz de derneğimizin yönetimi&nbsp;olarak&nbsp;Ebru hanıma&nbsp;ve Akdamar Hastane yönetimine teşekkür ederiz." dedi.&nbsp;&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Jan 2025 17:59:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Araştırma: Her gün 1 yumurta yemenin 6 önemli faydası</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/arastirma-her-gun-1-yumurta-yemenin-6-onemli-faydasi-28449</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/arastirma-her-gun-1-yumurta-yemenin-6-onemli-faydasi-28449</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/01/arastirma-her-gun-1-yumurta-yemenin-6-onemli-faydasi-1735803755.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2025/01/arastirma-her-gun-1-yumurta-yemenin-6-onemli-faydasi-1735803755.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2025/01/arastirma-her-gun-1-yumurta-yemenin-6-onemli-faydasi-1735803755.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Bilim insanları, yumurtanın içeriğinde yer alan protein, vitaminler ve minerallerin pek çok sağlık problemine çare olduğunu kanıtladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>University of Sydney tarafından yapılan 2020 tarihli bir inceleme, yumurtaların düşük glisemik indeksli bir gıda olarak kan şekeri seviyelerini dengelemeye yardımcı olabileceğini ve insülin direncini iyileştirebileceğini ortaya koydu.</p>

<p><strong>BAĞIŞIKLIK DOSTU</strong> University of Alberta'da yapılan bir araştırma, yumurtaların bağışıklık sistemini destekleyen vitaminler ve mineraller açısından zengin olduğunu, bu nedenle vücudun enfeksiyonlarla daha etkili bir şekilde mücadele edebileceğini gösterdi. Yumurtadaki A vitamini, çinko ve diğer besin öğeleri, bağışıklık hücrelerinin düzgün çalışmasını destekler.</p>

<p><strong>ZİHİN SAĞLIĞINI İYİLEŞTİRİYOR</strong> 2019 yılında Peking University tarafından yapılan bir araştırma, yumurta tüketiminin depresyon ve anksiyete gibi ruhsal bozukluklar üzerinde olumlu etkiler yaratabileceğini buldu. Yumurta, B12 vitamini ve folat gibi nörotransmitter işlevini destekleyen bileşikler içerir, bu nedenle ruh sağlığını koruyucu etkileri olabilir. Yumurtaların kolin açısından zengin olması, beyin sağlığını iyileştirerek bilişsel işlevleri artırabilir.</p>

<p><strong>KEMİKLERİ KORUYOR</strong> University of Melbourne tarafından 2021'de yapılan bir çalışma, yumurtaların içerdiği D vitamini, kalsiyum ve fosfor gibi minerallerin kemik yoğunluğunu artırmada ve kırık riskini azaltmada rol oynayabileceğini gösterdi.</p>

<p><strong>SİNDİRİMİ DÜZENLİYOR </strong>University of Reading'de 2020'de yapılan bir araştırma, yumurtaların içerdiği besin bileşenlerinin sindirim sistemini destekleyebileceğini ve bağırsak florasını iyileştirebileceğini keşfetti.</p>

<p><strong>HAMİLELİKTE ÖNEMLİ</strong> Yumurta, hamilelikte de önemli bir besin kaynağıdır. University of Queensland tarafından yapılan bir araştırma, yumurtaların özellikle fetüsün beyin gelişimi için kritik olan kolin içerdiğini ve hamilelikte düzenli yumurta tüketiminin doğum kusurlarını ve nörolojik bozuklukları azaltabileceğini vurguladı. Ancak yine de tüketiminden önce bir uzmana danışılmasında fayda vardır.</p>

<p><strong>BİLİNÇSİZ TÜKETİMİNE DİKKAT</strong> Yumurta, yüksek kolesterol içeriği nedeniyle kalp hastalıkları riski taşıyan bireyler için önerilmez. Kalp hastalığı, yüksek tansiyon veya diyabet gibi kronik rahatsızlıkları olan kişilerin, doktorlarının önerisi doğrultusunda yumurta tüketimini sınırlamaları gerekebilir. (Kaynak: NTV)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 02 Jan 2025 10:37:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kanser için alternatif tedaviler nedir, işe yarıyorlar mı?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/kanser-icin-alternatif-tedaviler-nedir-ise-yariyorlar-mi-28370</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/kanser-icin-alternatif-tedaviler-nedir-ise-yariyorlar-mi-28370</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/12/kanser-icin-alternatif-tedaviler-nedir-ise-yariyorlar-mi-1734252816.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/12/kanser-icin-alternatif-tedaviler-nedir-ise-yariyorlar-mi-1734252816.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/12/kanser-icin-alternatif-tedaviler-nedir-ise-yariyorlar-mi-1734252816.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Bazı ünlüler, geleneksel tıp yerine, beslenme değişikliği ve alternatif tedavilerin kanserlerinin gerilemesine yardımcı olduklarını savundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Kanser tedavisi ve rehabilitasyonu için çalışan vakıfların çoğu ise alternatif yöntemlerin kanseri tedavi ettiğine ya da iyileştirdiğine dair tıbbi kanıt olmadığını söylüyor.</p>

<p>Peki bu alternatif tedaviler neler ve başvuranların sayısı neden artıyor?</p>

<p>Kasım ayında Hindistan'ın en başarılı eski kriket oyuncusu ve siyasetçi Navjot Singh Sidhu, eşinin kanserden kurtulduğunu açıkladı.</p>

<p>Sidhu eşinin beslenmesine limon suyu, çiğ zerdeçal, elma sirkesi, neem ağacı yaprakları, Hint fesleğeni, bal kabağı, nar, amla meyvesi, kırmızı pancar ve ceviz eklediğini ve iyileştiğini söyledi.</p>

<p>Sidhu'nun videosu viral olduktan sonra Hindistan'daki bir hastanede çalışan 200'den fazla kanser uzmanı, bu maddelere dair araştırmaların sürdüğünü ancak kullanımlarını teşvik edecek kanıt bulunmadığını açıkladı.</p>

<p>Uzmanlar, topluma bu "işlevselliği kanıtlanmayan çareleri" kullanarak tedavilerini ertelememeleri çağrısında bulundu.</p>

<p>Eylül ayında ise Avustralyalı manken Elle Macpherson kendisine meme kanseri teşhisi konduğunu açıkladı ve kemoterapi yerine "içgüdüsel, kalp öncülüğünde, bütünsel bir yaklaşımı" tercih ettiğini söyledi.</p>

<p>Meme kanseri için kullanılan geleneksel kemoterapi tedavisi yanında akupunktur, yoga ve meditasyon gibi tamamlayıcı tedaviler sık sık kullanılırken, doktorlar bu yöntemlerin hastanın genel anlamda sağlığına iyi geldiğini ve ağrıyı hafiflettiğini söylüyor.</p>

<p>Ancak doktorlar, özel perhizler, mineraller ve vitamin aşılama gibi alternatif tedavilerin, özellikle de tıbbi tedavilerin yerine kullanılmasına karşı çıkıyor.</p>

<p>Kanser alanında çalışan hayır kuruluşları da bazı alternatif tedavilerin zararlı olabileceği ve yan etkiler oluşturabileceğini, hatta&nbsp;<a href="https://www.bbc.com/turkce/articles/cj4dl50dzzro">modern tıbba dayalı tedavileri&nbsp;</a>aksatabileceği uyarısında bulunuyor.</p>

<p>Tıp dergisi Jama Oncology'de 2018 yılında yayımlanan bir araştırma, tamamlayıcı ve alternatif tedavi kullanımının kanser hastalarında daha düşük hayatta kalma olasılığı ile bağlantılı olduğunu savunuyor.</p>

<p>Buna rağmen birçok kanser hastası tamamlayıcı ve alternatif tedavilere ilgi duyuyor ve bu da yöntemlerin popülerliğini artıyor.</p>

<p>ABD'nin kanser araştırma kurumu American Society of Clinical Oncology tarafından yürütülen ve kansere dair görüşleri inceleyen bir araştırmaya göre, ABD'deki yetişkinlerin neredeyse yüzde 40'ı yalnızca alternatif tedavi yöntemleri kullanılarak kanserin iyileştirilebileceğini düşünüyor.</p>

<p>"Kanseri iyileştiren" perhizlere dair videolar internette milyonlarca kez izlenirken, kansere yönelik beslenme biçimlerini anlatan kitaplar da Amazon'da en çok satan kitaplar arasında sık sık yer alıyor.</p>

<p>Influencerlar tarafından yayılan ve çoğunlukla beslenme değişikliklerinden oluşan "doğal yöntemlerle" kanserin yenilebileceğini iddia eden bir dizi sosyal medya (X) paylaşımı da yalnızca 48 saatte 200 bine yakın beğeni topladı.</p>

<p>Paylaşımda insanlara kanserlerini "aç bırakmak" için oruç tutmaları, "DNA'larını hack etmeleri" ve bazı gıdaları tüketerek "kök hücrelerini artırmaları" tavsiye ediliyor.</p>

<p>Kanser alanında çalışan yardım kuruluşu Macmillan, alternatif tedaviler kullanmayı düşünen kişilerin tavsiye ve destek almak üzere kanser doktorlarına danışmalarını tavsiye ediyor.</p>

<p><img alt="Navjot Singh Sidhu, kanser hastası eşi Navjot Kaur Sidhu'yu besliyor" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/e565/live/c4b96440-b96e-11ef-a0f2-fd81ae5962f4.png.webp" style="height:764px; width:1372px" /></p>

<p>Navjot Singh Sidhu, kanser hastası eşi Navjot Kaur Sidhu'yu besliyor</p>

<h2>İlgiyi artıran ne?</h2>

<p>Alternatif tedaviler sosyal medyada kanıt sunulmadan "mucize tedavi" olarak övülürken ilginin artmasında dezenformasyonun da etkisi bulunuyor.</p>

<p>İngiliz kanser cerrahı Dr. Liz O'Riordan "Kanser korkutucu bir hastalık. Size riskleri ve faydaları söylemek zorundayız. Siz umut, kesinlik ve tedavi sözü istiyorsunuz— ama bir doktor size bunu taahhüt edemez" diyor.</p>

<p>Bu sözde "tedaviler" çoğunlukla acısız ve doğal olarak yansıtılıyor. Bu da hassas bir ruh halindeki hastalar için çok fazla yan etkisi olabilen geleneksel tedavilerden daha cazip görülebiliyor.</p>

<p>Alternatif tedavilere ilginin artmasındaki bir başka sebep de birçok hasta için kaliteli kanser tedavisine erişimin zor olması ve erişebildikleri tedavilerin çoğunlukla yüksek maliyetli olması.</p>

<p>Dr. O'Riordan, "Para sorun olduğunda, ucuz tedavi yöntemlerinin çok çekici olabileceğini" söylüyor ve "satıcıların kırılgan durumdaki kişileri avlayarak, onlara ihtiyaçları olmayan ürünler satmasından" endişe duyduğunu belirtiyor.</p>

<p>İngiliz tıp dergisi British Medical Journal'da yayımlanan bir araştırmaya göre Afrika'da kansere ve modern tıp etkililiğine dair geniş çaplı farkındalık eksikliği var.</p>

<p>Aynı araştırma, alternatif tedavilere fazla bel bağlandığını yeterli eğitime sahip tıp uzmanının olmasını ve toplumun çoğunun sağlık sigortasının bulunmamasını, bu tür tedavilere yönelim nedenleri arasında sayıyor.</p>

<p>Alternatif tedaviler bazen kültürün bir parçası da olabiliyor.</p>

<p>Afrika, Asya ve Hindistan'daki geleneksel 'şifa' yöntemleri ve felsefesinin köklü bir geçmişi var ve bu onlara güveni artırabiliyor.</p>

<p>Geleneksel Çin tıbbının ve Ayurveda'nın bazı rahatsızlıklara iyi geldiğine dair bazı kanıtlar bulunsa da, bu yöntemlerin kanseri tedavi ettiğine dair kanıt çok az.</p>

<p>Peki, küresel çapta en çok tanınan alternatif tedaviler ve perhizler hangileri?</p>

<p><img alt="Yoga yapan bir grup" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/07a1/live/e0c28400-b96e-11ef-a0f2-fd81ae5962f4.png.webp" style="height:758px; width:1374px" /></p>

<h2>Ayurveda</h2>

<p>Ayurveda, Hindistan'da yetişen zerdeçal gibi baharatlara ve masaja dayanan eski bir Hint tedavi sistemi ve buna alternatif kanser tedavisi olarak başvuruluyor.</p>

<p>ABD'li piyasa analiz şirketi Market Research Future raporlarından birine göre Ayurveda'nın popülerliği küresel çapta artıyor ve sektörün 2028 yılına kadar üç katına ulaşması bekleniyor.</p>

<p>Tıp dergisi Lancet'in raporuna göre Hindistan'da, özellikle de kırsal kesimlerde kullanılan alternatif tedavi yöntemlerinin arasında naturopati, biyopati, homeopati, evde hazırlanan tedaviler, ayrıkotu tedavisi, hidroterapi, akupunktur, idrar tedavisi, osteopati ve vipassana meditasyonu da sayılıyor.</p>

<p>Dr. O'Riordan bunlardan bazılarının modern tıp tedavisi ile eşgüdümlü olarak ağrı yönetimine yardımcı olabileceğini, ancak bazılarının da bazı kanser tedavileri ile olumsuz etkileşebileceğini söylüyor.</p>

<p>İngiltere'deki kanser araştırma merkezi Cancer Research UK'e göre zerdeçalın içinde bulunan zerdeçal sarısının bazı kanser türlerinde kanser hücrelerini öldürebileceğine dair kanıt bulunuyor.</p>

<p>Ancak bu konuda çok daha fazla araştırma yapılması gerektiği belirtiliyor. Merkez, zerdeçalın ya da zerdeçal sarısının kanseri tedavi edebileceğine ya da önleyebileceğine dair de net bir kanıt bulunmadığını açıklıyor.</p>

<h2>Geleneksel Çin tıbbı</h2>

<p>Onkoloji dergisi Clinical Oncology Journal'da yayımlanan araştırmaya göre kanser hastalarının geleneksel Çin tıbbı kullanma eğilimi hem Doğu'da hem de Batı'da artıyor, ancak bu yöntemlerin güvenliliği ve etkililiği kanser uzmanları tarafından sık sık sorgulanıyor.</p>

<p>Geleneksel Çin Tıbbı akupunktur, masaj terapisi, bitkisel ilaçlar ve Tai Chi içeren bütünlüklü bir tıp sistemi ve bitkilerden elde edilen yüzlerce şifalı madde kullanıyor.</p>

<p>Dr. O'Riordan, doktora danışılması halinde Çin tıbbının, modern tıp yanında kullanılabileceğini, bazı bitkisel ilaçların tıbbi kanser tedavisi ile etkileşebileceğini söylüyor.</p>

<h2>Perhiz değiştirmek</h2>

<p>Ketojenik beslenme, vegan ya da başka kısıtlayıcı perhizlerin kanseri "aç bıraktığına" dair iddialar da küresel çapta popülerlik kazanıyor.</p>

<p>BBC'ye konuşan kanser araştırmacısı Dr. David Robert Grimes "Kanseri aç bırakamazsınız, yalnızca kendiniz aç kalırsınız. Kanser hastası olarak kilo verirseniz, bu aşırı derecede tehlikeli olabilir" diyor.</p>

<p>Dr. Grimes sosyal medyada bu iddiaların bombardımanına uğrayan hastaların kansere kendilerinin sebep olduğu fikrine kapılabileceklerini veya daha kötüsü, risklerin farkına varmadan bu tür perhizleri uygulayabileceklerini söylüyor.</p>

<p>Hindistan'daki Mohan Dai Oswal Hastanesi'nde kanser uzmanı Dr. Kanupriya Bhatia hastalara, sosyal medyadan etkilenmemeleri yönünde çağrıda bulunuyor.</p>

<p>Dr. Bhatia, Kanupriya Bhatia "Kendi kendinize bir şeyler yiyip içmeye başlamayın, bu zararlı olabilir" diyor.</p>

<h2>Fenbendazol ilacı</h2>

<p>Fenbendazol hayvanlarda parazit enfeksiyonlarını tedavi etmek için kullanılan bir ilaç.</p>

<p>Amerikalı bir iş insanının başka alternatif tedavilerle beraber Fenbendazol kullanarak kanserden kurtulduğunu iddia etmesinin ardından ilacın popülerliği arttı. Ancak iş adamı bu açıklamayı yaparken başka kanser tedavileri içeren bir klinik deneye katıldığını açıklamamıştı.</p>

<p>Güney Kore'de ilaç yok satarken birçok kişi de "tedavi" süreçlerini sosyal medyada belgelemeye başladılar.</p>

<p>Akciğer kanseri hastası bir komedyen ve şarkıcının bu ilacı aldığını söylemesi de, kendisi sonradan etkisiz olduğunu söyleyerek ilacı bırakmış olsa da, ilaca olan ilginin artmasında etkili oldu.</p>

<p>Cancer Research UK ilacın güvenli ya da etkili bir tedavi olup olmadığını araştıran hiçbir klinik deney yapılmadığını söylüyor.</p>

<p><img alt="Doktor hastanın elini tutuyor" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/14c6/live/f33f2e80-b96e-11ef-aff0-072ce821b6ab.png.webp" style="height:762px; width:1368px" />Graviola ağacı</p>

<p>Afrika ve Güney Amerika'nın birçok bölgesinde graviola ağacının meyvesi, yaprakları ve gövdesinin kabuğu birçok rahatsızlığı tedavi etmek için kullanılıyor. Ağacın, bazı enfeksiyonların tedavisinde yardımcı olduğuna dair bazı kanıtlar bulunuyor.</p>

<p>İnternette ve kullanıldığı coğrafyalarda Graviola meyvesinin kanseri "tedavi etme" potansiyeli olduğuna dair iddialar uzun süredir dolaşıyor, hatta bazı sosyal medya paylaşımları meyvenin kanser tedavisinde kemoterapiden 10 bin kat daha etkili olduğunu iddia ediyor.</p>

<p>Kanser alanında çalışan hayır kuruluşları ve Fransa'nın ulusal kanser enstitüsü, kanseri tedavi eden "mucize gıdalar" olmadığını söylüyor.</p>

<h2>Vakıflar ne diyor?</h2>

<p>Uzmanlar alternatif tedavi yöntemleri kullanmanın ciddi tehlikeleri olduğuna dair uyarılarda bulunuyorlar.</p>

<p>Araştırmalara göre bu yöntemleri kullanan hastalar geleneksel tedavi yöntemlerinden uzak durarak hayatta kalma şanslarını riske atabiliyor.</p>

<p>Dr. O'Riordan "Bu yöntemlerden bazıları tedavinin yanında kullanılabilir" diyor ve devam ediyor:</p>

<p>"Hastalar yalnızca alternatif tedavi uygulamayı seçtiklerinde sorun oluşuyor. Yalnızca alternatif tedavi uygulamaya karar veren insanların ölüm olasılıklarının iki buçuk kat arttığını biliyoruz."</p>

<p>Dr. Grimes modern kanser tedavilerinin kapsamlı bilimsel araştırmalara dayandığını söylüyor:</p>

<p>"Kanser hastalarının hayatta kalma oranları arttı ve artmaya da devam edecek. Bu bilim insanlarının ve doktorların çalışmaları sayesinde oldu, alternatif tedavilerin değil."</p>

<p>Hindistan'daki kanser tedavi merkezi Max Institute of Cancer Care'in yöneticisi Dr. Harit Chaturvedi, kanserin "sihirli tek bir formül ile iyileştirilen tek bir hastalık olmadığını" söylüyor.</p>

<p>Chaturvedi modern tıp tedavi planlarının kişiye özel oluşturulduğunu ve kanserin türüne, belirli kanser hücrelerindeki genetik değişikliklere, kanserin başladığı organa ve hastalığın ne kadar yayıldığına bağlı olduğunu ekliyor.</p>

<p>Doktorlar kişilerin hastalıklarıyla daha iyi başa çıkmasına yardımcı olabilecek tamamlayıcı tedavileri genel olarak destekliyorlar. Ancak çoğu zaman, tıbbi tedavinin yerine alternatif tedavilerin kullanılmaması uyarısında bulunuyorlar.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 15 Dec 2024 11:47:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Van&#039;daki Aile Sağlık Merkezi sorunu TBMM&#039;ye taşındı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/vandaki-aile-saglik-merkezi-sorunu-tbmmye-tasindi-28249</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/vandaki-aile-saglik-merkezi-sorunu-tbmmye-tasindi-28249</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/11/vandaki-aile-saglik-merkezi-sorunu-tbmmye-tasindi-1732191843.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/11/vandaki-aile-saglik-merkezi-sorunu-tbmmye-tasindi-1732191843.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/11/vandaki-aile-saglik-merkezi-sorunu-tbmmye-tasindi-1732191843.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[DEM Parti Milletvekili Gülcan Kaçmaz Sayyiğit, Van'da bir Aile Sağlık Merkezi koridorunun suyla dolduğu, kirli ve nemli olduğu" yönündeki şikayetlerden yola çıkarak Sağlık Bakanının ildeki diğer sağlık kurumlarından haberdar olup olmadığını sordu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Van Milletvekili <strong>Gülcan Kaçmaz Sayyiğit </strong>konuyla ilgili Sağlık Bakanı <strong>Kemal Memişoğlu</strong>'nun yazılı olarak cevaplaması talebiyle TBMM Başkanlığına soru önergesi verdi.</p>

<p>"Seçim bölgem Van’da hastanelerin yetersizliği, fiziki ve teknik sorunlar ile sağlık personeli eksikliği alanlarında ciddi sorunlar yaşanagelmektedir. Van’ın nüfusu bir milyonu aşarken çevre illerden gelen hastalarla birlikte sorunlar büyük mağduriyet yaratmaktadır. Bunun yanında sağlık emekçilerinin çalışma koşulları, güvenlik sorunları da sağlık hakkının aksamasına neden olmaktadır. Özellikle SES Van Şubesinin Aile Sağlık Merkezleriyle ilgili kamuoyuyla paylaştığı görüntülerde ciddi sorunlar yaşandığı anlaşılmaktadır. Tuşba 2 Nolu Aile Sağlık Merkezinde koridorların suyla dolduğu, kirli ve nemli olduğu görülmektedir. Sağlık emekçileri çalışma ortamlarının sağlıksız ve güvensiz olduğunu belirterek buna karşıherhangi bir tedbir alınmadığını ifade etmektedirler." bilgisini veren Sayyiğit, şu soruları sordu:</p>

<p>"1 – Van’da Aile Sağlık Merkezlerindeki sağlıksız ve güvensiz bir ortamdan haberdar mısınız?</p>

<p>2 – Van’da yağmurda içerisi suyla dolan, kirli ve nemli olan Aile Sağlık Merkezleri hakkında herhangi bir tedbir alınacak mıdır?</p>

<p>3 – Van’da kamuoyuna yansıyan Tuşba 2 Nolu Aile Sağlık Merkeziyle ilgili talep ve şikayetlere rağmen sorunların çözülmediği doğru mudur?</p>

<p>4 – Van’ın İpekyolu, Edremit ve Tuşba ilçelerinde birinci basamak sağlık hizmeti neden verilmemektedir?</p>

<p>5- Van’da sağlık emekçilerinin güvenli ve sağlıklı ortamlarda çalışması amacıyla yapılan çalışmalar nelerdir?"</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 Nov 2024 15:13:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Van Erciş&#039;te hastane önünde silahlı saldırı: 2 ölü, 2 yaralı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/van-erciste-hastane-onunde-silahli-saldiri-2-olu-2-yarali-28154</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/van-erciste-hastane-onunde-silahli-saldiri-2-olu-2-yarali-28154</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/11/van-erciste-hastaneye-silahli-saldiri-2-olu-2-yarali-1730563623.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/11/van-erciste-hastaneye-silahli-saldiri-2-olu-2-yarali-1730563623.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/11/van-erciste-hastaneye-silahli-saldiri-2-olu-2-yarali-1730563623.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi önünde yaşanan silahlı saldırıda, hastaneye muayene için getirilen şüpheli ile bir hastane çalışanı yaşamını yitirdi, 2 kişi yaralandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) -&nbsp;&nbsp;</strong>Edinilen bilgiye göre, Van'ın Erciş ilçesinde dün akşam iki aile arasında henüz bilinmeyen bir sebeple çıkan kavga sonrası başlatılan soruşturma kapsamında Aydın Tokay gözaltına alındı.</p>

<p>Şüpheli Aydın Tokay'a, sabah saatlerinde polis eşliğinde sağlık kontrolüne götürüldüğü esnada Erciş Şehit Rıdvan Çevik Devlet Hastanesi önünde, tartışma yaşadıkları aileden G.D, silahlı saldırıda bulundu.</p>

<p>Saldırıda Aydın Tokay olay yerinde hayatını kaybederken, seken kurşunla başından ağır yaralanan hastane çalışanı Emrah Budak ameliyata alındı. Emrah Budak kurtarılamadı.</p>

<p>Saldırıyı yapan G.D. kaçmaya çalışırken, polislerce bacağından vurularak yakalandı ve gözaltına alındı.</p>

<p>Hastane bölgesinde geniş güvenlik önlemleri alınırken, olayla ilgili soruşturma başlatıldı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 02 Nov 2024 18:59:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>VGC ile İpekyolu Diş Kliniği arasında protokol imzalandı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/vgc-ile-ipekyolu-dis-klinigi-arasinda-protokol-imzalandi-27952</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/vgc-ile-ipekyolu-dis-klinigi-arasinda-protokol-imzalandi-27952</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/09/vgc-ile-ipekyolu-dis-klinigi-arasinda-protokol-imzalandi-1725461162.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/09/vgc-ile-ipekyolu-dis-klinigi-arasinda-protokol-imzalandi-1725461162.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/09/vgc-ile-ipekyolu-dis-klinigi-arasinda-protokol-imzalandi-1725461162.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Vangölü Gazeteciler Cemiyeti (VGC) eğitimin yanı sıra sağlık alanında da önemli bir işbirliği protokolüne imza attı. Cemiyet üyelerine ve birinci derecede yakınlarına diş tedavisi için indirim sağlanacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>Vangölü Gazeteciler Cemiyeti ile Özel İpekyolu Diş Kliniği arasında yapılan protokol kapsamında cemiyet üyeleri yüzde 30’luk indirimden faydalanabilecek. Protokol kapsamında indirimden VGC üyeleri ve birinci derece akrabaları yararlanabilecek.</p>

<p>İndirimden faydalanmak için polikliniğe giden cemiyet üyelerinin Vangölü Gazeteciler Cemiyeti ile ilişkisini gösteren herhangi bir belge veya kimlik göstermesi yeterli olacak.</p>

<p>VGC Başkanı Orhan Aşan ve Klinik Sahibi Ömer Keşolar arasında imzalanan protokol töreninde Cemiyet Genel Sekreteri Yusuf İdiz, Sayman Üye İshak Kara, Yönetim Kurulu Üyeleri Emre Ilıkan ve Rıdvan Can hazır bulundu.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/cba1de0f-b4a2-4300-8b23-93e05153da99.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p>VGC Başkanı Aşan, indirim protokolü ve desteklerinden dolayı Ömer Keşolar’a teşekkür ederek protokolün iki taraf içinde hayırlı olmasını&nbsp;diledi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 04 Sep 2024 17:41:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Türkiye&#039;de 6 vaka görüldü: Batı Nil virüsü nedir?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/turkiyede-6-vaka-goruldu-bati-nil-virusu-nedir-27923</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/turkiyede-6-vaka-goruldu-bati-nil-virusu-nedir-27923</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/08/turkiyede-6-vaka-goruldu-bati-nil-virusu-nedir-1724395889.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/08/turkiyede-6-vaka-goruldu-bati-nil-virusu-nedir-1724395889.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/08/turkiyede-6-vaka-goruldu-bati-nil-virusu-nedir-1724395889.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, Türkiye'de 6 kişide Batı Nil virüsü tespit edildiğini ve hastaların tedavilerinin sürdüğünü açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Hastalığın kişiden kişiye doğrudan bulaşmadığı belirtilen açıklamada, "Ülkemizde 2010 yılından itibaren görülen&nbsp;Batı Nil Virüsü enfeksiyonu 2024 yılında 6 kişide tespit edilmiştir" denildi.</p>

<p><strong>Bakanlığın açıklaması şöyle:</strong></p>

<p>"Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu, virüsü taşıyan sivrisineklerin sokmasıyla bulaşan viral bir hastalıktır. Hastalık genelde mevsimsel olup yaz boyunca ve sonbaharın erken dönemlerinde görülmektedir. Hastalık, kişiden kişiye doğrudan bulaşmamaktadır. Ülkemizde 2010 yılından itibaren görülen Batı Nil Virüsü Enfeksiyonu 2024 yılında 6 kişide tespit edilmiştir. Hastalarımızın takip ve tedavilerine devam edilmektedir. Bakanlığımızca gerekli çalışmalar yürütülmekte ve süreç hassasiyetle takip edilmektedir. Güncel gelişmeler kamuoyunun bilgisine sunulacaktır."</p>

<p><strong>BATI NİL VİRÜSÜ NEDİR?&nbsp;</strong></p>

<p>Batı Nil Virüsü enfeksiyonu, insanlara sıklıkla enfekte sivrisineklerin sokması ile bulaşan viral bir hastalıktır.</p>

<p><strong>BATI NİL VİRÜSÜ BELİRTİLERİ NELERDİR? </strong></p>

<p>Kuluçka süresinin 3-14 gün olduğu Batı Nil Virüsü enfeksiyonunun belirtileri; ateş, baş ağrısı, halsizlik, kas ağrıları, bulantı, kusma, karın ağrısı ve ishal, cilt döküntüsü, kas titremesi ve kasılmalar, uyku hali, koma şeklinde sıralanıyor.</p>

<p><strong>BATI NİL VİRÜSÜNDEN KORUNMAK İÇİN NE YAPMALI?</strong></p>

<p>*Bu hastalıktan korunmak için sivrisinek sokmalarına karşı önlem alınmalı.</p>

<p>*Özellikle sivrisineklerin aktif olduğu saatlerde (güneş battıktan sonra) açık alanda fazla kalınmamalı, kalınması halinde kapalı giysiler giyilmelidir.</p>

<p>*Pencerelere ve kapılara sineklik takılmalı, özellikle sineklerin çok olduğu dönemlerde cibinlik kullanılmalı.</p>

<p>*Kapalı ortamlarda, hava dolaşımı yaratacak vantilatör, klima gibi cihazlar kullanılmalıdır.</p>

<p>Sivrisinek üreme alanlarının yok edilmesi gerekir. Lastik tekerlek içleri, teneke kutular, boş saksılar, su varilleri gibi sivrisineklerin kolay üreyebildiği yerlerde su birikmesi önlenmeli ve bakımı sağlanmalı ve suyu biriktiren kap ve oyuncaklardaki sular boşaltılmalı, kullanılmadığında ters çevrilmelidir.</p>

<p>*Hastalıktan korunmak için bir diğer önlemler ise hayvan sulukları ve yalakları düzenli olarak temizlenmeli, içindeki sular haftada en az üç kez değiştirilmeli, açık foseptik çukurlar kapatılmalıdır.</p>

<p>*Evlerin yakınındaki küçük su birikintileri ise kurutulmalıdır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 23 Aug 2024 09:34:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Sağlık Bakanlığı açıkladı: Türkiye&#039;de &#039;Maymun Çiçeği&#039; vakası var mı?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/saglik-bakanligi-acikladi-turkiyede-maymun-cicegi-vakasi-var-mi-27900</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/saglik-bakanligi-acikladi-turkiyede-maymun-cicegi-vakasi-var-mi-27900</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/08/saglik-bakanligindan-maymun-cicegi-aciklamasi-turkiyede-vaka-var-mi-1723733090.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/08/saglik-bakanligindan-maymun-cicegi-aciklamasi-turkiyede-vaka-var-mi-1723733090.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/08/saglik-bakanligindan-maymun-cicegi-aciklamasi-turkiyede-vaka-var-mi-1723733090.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, özellikle Afrika kıtasında görülen ve Dünya Sağlık Örgütü'nün küresel acil durum ilan etmesine neden olan Maymun Çiçeği (mpox) vakasına Türkiye'de 2024 yılında rastlanmadığını, herhangi bir kısıtlama veya ek tedbir ihtiyacı bulunmadığını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Bakanlığın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>

<p><em>"14 Ağustos 2024'te Dünya Sağlık Teşkilatı tarafından gerçekleştirilen Acil Durum Komitesi Toplantısı'nın ardından M çiçeği hastalığının uluslararası öneme sahip bir halk sağlığı acil durumu oluşturduğu açıklanmıştır. Özellikle Afrika kıtasında görülen M çiçeği (mpox) hastalığı vakasına Türkiye'de 2024 yılında rastlanmamıştır. Ülkemizde henüz herhangi bir kısıtlama veya ek tedbir ihtiyacı bulunmamaktadır. Bakanlığımızca gerekli çalışmalar yürütülmekte, bilim kurulumuz ve sağlık altyapımızla süreç hassasiyetle takip edilmektedir. Güncel bilgiler kamuoyunun bilgisine sunulacaktır."</em></p>

<p><a href="https://x.com/saglikbakanligi/status/1824028561721708565" rel="nofollow"><em><img alt="" src="https://awss3.blob.core.windows.net/media/media/library/2024/08/1723718570761-adsiz.jpeg" style="height:216px; width:600px" /></em></a></p>

<p><em>TTB, salgınla ilgili bakanlıktan açıklama beklediklerini ifade etmişti.</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Aug 2024 17:40:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Maymun çiçeği salgını: Dünya Sağlık Örgütü, küresel acil durum ilan etti</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/maymun-cicegi-salgini-dunya-saglik-orgutu-kuresel-acil-durum-ilan-etti-27898</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/maymun-cicegi-salgini-dunya-saglik-orgutu-kuresel-acil-durum-ilan-etti-27898</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/08/maymun-cicegi-salgini-dunya-saglik-orgutu-kuresel-acil-durum-ilan-etti-1723709010.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/08/maymun-cicegi-salgini-dunya-saglik-orgutu-kuresel-acil-durum-ilan-etti-1723709010.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/08/maymun-cicegi-salgini-dunya-saglik-orgutu-kuresel-acil-durum-ilan-etti-1723709010.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Afrika kıtasında görülen ve maymun çiçeği olarak da bilinen mpox virüsü nedeniyle küresel halk sağlığı acil durumu ilan etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde başlayan ve hızla komşu ülkelere yayılan bu bulaşıcı hastalık en az 524 kişiyi öldürdü.</p>

<p>Şu anda görülen salgının, virüsün yeni bir varyantıyla ilişkilendirildiği için öncekilerden daha endişe verici olduğu söyleniyor.</p>

<p>Uzmanlar bunun şimdiye kadar gördükleri en tehlikeli varyant olduğu uyarısını yapıyor, yayılma hızı ile yüksek ölüm oranından endişe ediyor.</p>

<p>Küresel halk sağlığı acil durumu,<strong>&nbsp;</strong>196 ülke için yasal olarak bağlayıcı olan Uluslararası Sağlık Mevzuatı kapsamındaki en yüksek alarm seviyesi.</p>

<p>WHO Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, Afrika kıtasında ve ötesinde daha fazla yayılma ihtimalinin "çok endişe verici" olduğunu söyledi.</p>

<p>"Bu salgını durdurmak ve hayatları kurtarmak için koordineli bir uluslararası müdahale şart" dedi.</p>

<p>Mpox virüsü Orta ve Doğu Afrika'da hızla yayılıyor.</p>

<p>2024'ün başından bu yana Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde 14.000'den fazla mpox vakası kaydedildi.</p>

<p>Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC) de son durumla ilgili yaptığı açıklamada halk sağlığı açısından acil durum ilan etmişti.</p>

<p>Acil durum kararının hükümetlerin müdahalelerini koordine etmelerine yardımcı olacağı ve etkilenen bölgelere tıbbi malzeme ve yardım akışının hızlandırılmasını sağlayabileceği belirtiliyor.</p>

<p>Peki maymun çiçeği nedir, nasıl yayılıyor?</p>

<p><img alt="Mpox vakaları haritası" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/ff55/live/ebeb4630-595d-11ef-b2d2-cdb23d5d7c5b.png.webp" style="height:1256px; width:1280px" /></p>

<h2><strong>Virüs ne kadar yaygın ve hangi ülkelerde görülüyor?</strong></h2>

<p>Mpox hastalığına monkeypox (maymun çiçeği) virüsü neden oluyor. Maymun çiçeği virüsü, çiçek hastalığı ile aynı grupta bulunuyor ama onun kadar tehlikeli değil.</p>

<p>Virüs başlangıçta sadece hayvanlardan insanlara bulaşıyordu ama artık insandan insana da bulaşabiliyor.</p>

<p>Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi ülkelerdeki tropikal yağmur ormanlarında bulunan ücra köylerde daha yaygın bir şekilde görülüyor.</p>

<p>Bu bölgelerde her yıl binlerce vaka ve yüzlerce ölüm gerçekleşiyor. Virüsten en çok 15 yaş altı çocuklar etkileniyor.</p>

<p><strong>Virüsün şu anda iki farklı türü var.</strong></p>

<p>"Clade 1" Orta Afrika'da endemik bir tür. "Clade 1b" ise mevcut salgında görülen yeni ve daha şiddetli olan virüs türü.</p>

<p>Africa CDC, 2024 yılının başından Temmuz ayının sonuna kadar 14 bin 500'den fazla mpox enfeksiyonu ve 450'den fazla mpox ölümünün gerçekleştiğini açıkladı.</p>

<p>Bu, 2023'ün aynı dönemine kıyasla enfeksiyonlarda %160, ölümlerde ise %19'luk bir artış anlamına geliyor.</p>

<p>Maymun çiçeği (mpox) vakalarının %96'sı Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde görülürken, hastalık normalde endemik olmadığı Burundi, Kenya, Ruanda ve Uganda gibi birçok komşu ülkeye de yayıldı.</p>

<p>Batı Afrika'da görülen "Clade II" adlı daha hafif bir mpox türü, 2022 yılında küresel bir salgına yol açmıştı.</p>

<p>Virüs, normalde görülmediği Avrupa ve Asya bölgeleri dahil, Türkiye'nin de içinde olduğu yaklaşık 100 ülkeye yayılmıştı. Salgın bu dönemde savunmasız grupların aşılanmasıyla kontrol altına alındı.</p>

<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde mpox aşılarına ve tedavilerine yeterli erişim yok ve sağlık yetkilileri hastalığın yayılmasından endişe ediyor.</p>

<h2><strong>Semptomları ne?</strong></h2>

<p><img alt="Mpox veya maymun çiçeği, enfekte insanlarla yakın temas yoluyla yayılıyor" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/8df5/live/de781a60-33cd-11ef-a508-e1cdd362243c.jpg.webp" style="height:520px; width:924px" /></p>

<p>Mpox veya maymun çiçeği, enfekte insanlarla yakın temas yoluyla yayılıyor</p>

<p>İlk belirtiler arasında ateş, baş ağrısı, şişlikler, sırt ağrısı ve kas ağrıları yer alıyor.</p>

<p>Ateş düştükten sonra, genellikle yüzde başlayıp vücudun diğer bölgelerine, en yaygın olarak da avuç içlerine ve ayak tabanlarına yayılan bir döküntü gelişebiliyor.</p>

<p>Aşırı kaşıntı yapan veya ağrılı olabilen döküntüler değişip farklı aşamalardan geçebiliyor ve sonunda kabuk oluşturup dökülüyor. Bazen döküntüler deride iz bırakabiliyor.</p>

<p>Enfeksiyon genellikle kendiliğinden iyileşiyor ve yaklaşık 14-21 gün sürüyor.</p>

<p>Ciddi vakalarda lezyonlar tüm vücuda, özellikle de ağız, göz ve cinsel organlara yayılabiliyor.</p>

<p><img alt="Bilmeniz gerekenler" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/ed90/live/1582d740-5965-11ef-8f0f-0577398c3339.png.webp" style="height:1538px; width:1280px" /></p>

<h2><strong>Nasıl bulaşıyor?</strong></h2>

<p>Mpox, enfekte kişiyle yakın temas yoluyla insandan insana yayılıyor. Cinsel ilişki, cilt teması ve enfekte kişinin yakınında konuşmak veya nefes almak da buna dahil.</p>

<p>Virüs açık yaralar, solunum yolu ya da gözler, burun veya ağız yoluyla da bulaşabiliyor.</p>

<p>Virüsün bulaştığı çarşaf ve nevresim, giysiler ve havlular gibi nesnelere dokunarak da hastalık yayılabiliyor.</p>

<p>Maymunlar, sıçanlar ve sincaplar gibi enfekte hayvanlarla yakın temas da başka bir tehlike unsuru.</p>

<p>2022'deki küresel salgın sırasında virüs çoğunlukla cinsel temas yoluyla yayılmıştı.</p>

<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki mevcut salgın da cinsel temastan kaynaklanıyor.</p>

<p><img alt="Ağır mpox vakalarına karşı koruma sağlayan aşılar bulunuyor" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/bc8c/live/712abac0-33ce-11ef-a508-e1cdd362243c.jpg.webp" style="height:560px; width:997px" /></p>

<p>Ağır mpox vakalarına karşı koruma sağlayan aşılar bulunuyor</p>

<h2><strong>Kimler risk altında?</strong></h2>

<p>Vakaların çoğu cinsel olarak aktif olan kişilerde ve erkeklerle cinsel ilişkiye giren erkeklerde görülüyor.</p>

<p>Birden fazla partneri olan veya yeni cinsel partneri olan kişiler de risk altında olabilir.</p>

<p>Ancak sağlık çalışanları ve aile üyeleri de dahil olmak üzere, semptomları olan biriyle yakın teması olan herkes virüsü kapabilir.</p>

<p>Mpox virüsü olan kişilerle yakın temastan kaçınılması ve virüsün olduğu yerlerde bulunanların ellerini sık sık yıkaması tavsiye ediliyor.</p>

<p>Mpox olan kişiler, vücudundaki döküntüler kaybolana kadar kendilerini izole etmeli.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (WHO), iyileştikten sonra 12 hafta boyunca cinsel ilişkiye girerken önlem olarak prezervatif kullanılması gerektiğini söylüyor.</p>

<h2><strong>Nasıl tedavi ediliyor?</strong></h2>

<p>Çiçek hastalığında kullanılan tedavi yöntemleri mpox için de yararlı olabilir, ancak ne kadar etkili oldukları henüz yeterince bilinmiyor.</p>

<p>Mpox salgınları, enfeksiyonları önleyerek kontrol altına alınabilir. Bu da aşılama yoluyla yapılabiliyor.</p>

<p>Şu anda mpox için üç aşı bulunuyor ancak bunlar sadece risk altındakiler veya enfekte bir kişiyle yakın temasta bulunanlara veriliyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yaygın bir aşılama programı tavsiye etmiyor.</p>

<p>Ne kadar koruma sağladıklarını anlamak için yeni mpox varyantlarına karşı aşıların daha fazla denenmesi gerekiyor.</p>

<p>WHO son dönemde ilaç üreticilerinin, henüz onaylanmamış olsa da mpox aşılarını ihtiyaç duyulan ülkelerde acil durumlar için kullanıma sunmalarını istedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Aug 2024 10:59:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Maymun çiçeği nedir ve nasıl yayılır?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/maymun-cicegi-nedir-ve-nasil-yayilir-27895</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/maymun-cicegi-nedir-ve-nasil-yayilir-27895</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/08/maymun-cicegi-nedir-ve-nasil-yayilir-1723558686.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/08/maymun-cicegi-nedir-ve-nasil-yayilir-1723558686.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/08/maymun-cicegi-nedir-ve-nasil-yayilir-1723558686.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Maymun çiçeği olarak da bilinen mpox virüsü Orta ve Doğu Afrika'da hızla yayılıyor. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri'nin (CDC) son durum hakkında bugün bir açıklama yapması bekleniyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong> Şu anda görülen salgının, virüsün yeni bir varyantıyla ilişkilendirildiği için öncekilerden daha endişe verici olduğu söyleniyor.</p>

<p>Uzmanlar bunun şimdiye kadar gördükleri en tehlikeli varyant olduğu uyarısını yapıyor.</p>

<p><img alt="Mpox vakaları haritası" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/ff55/live/ebeb4630-595d-11ef-b2d2-cdb23d5d7c5b.png.webp" style="height:1256px; width:1280px" /></p>

<h2>Virüs ne kadar yaygın ve hangi ülkelerde görülüyor?</h2>

<p>Mpox hastalığına monkeypox (maymun çiçeği) virüsü neden oluyor. Maymun çiçeği virüsü, çiçek hastalığı ile aynı grupta bulunuyor ama onun kadar tehlikeli değil.</p>

<p>Virüs başlangıçta sadece hayvanlardan insanlara bulaşıyordu ama artık insandan insana da bulaşabiliyor.</p>

<p>Demokratik Kongo Cumhuriyeti gibi ülkelerdeki tropikal yağmur ormanlarında bulunan ücra köylerde daha yaygın bir şekilde görülüyor.</p>

<p>Bu bölgelerde her yıl binlerce vaka ve yüzlerce ölüm gerçekleşiyor. Virüsten en çok 15 yaş altı çocuklar etkileniyor.</p>

<p>Virüsün şu anda iki farklı türü var.</p>

<p>"Clade 1" Orta Afrika'da endemik bir tür. "Clade 1b" ise mevcut salgında görülen yeni ve daha şiddetli olan virüs türü.</p>

<p>Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) 2024 yılının başından Temmuz ayının sonuna kadar 14 bin 500'den fazla mpox enfeksiyonu ve 450'den fazla mpox ölümünün gerçekleştiğini açıkladı.</p>

<p>Bu, 2023'ün aynı dönemine kıyasla enfeksiyonlarda %160, ölümlerde ise %19'luk bir artış anlamına geliyor.</p>

<p>Maymun çiçeği (mpox) vakalarının %96'sı Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde görülürken, hastalık normalde endemik olmadığı Burundi, Kenya, Ruanda ve Uganda gibi birçok komşu ülkeye de yayıldı.</p>

<p>Batı Afrika'da görülen "Clade II" adlı daha hafif bir mpox türü, 2022 yılında küresel bir salgına yol açmıştı.</p>

<p>Virüs, normalde görülmediği Avrupa ve Asya bölgeleri dahil, Türkiye'nin de içinde olduğu yaklaşık 100 ülkeye yayılmıştı. Salgın bu dönemde savunmasız grupların aşılanmasıyla kontrol altına alındı.</p>

<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti'nde mpox aşılarına ve tedavilerine yeterli erişim yok ve sağlık yetkilileri hastalığın yayılmasından endişe ediyor.</p>

<h2><strong>Semptomları ne?</strong></h2>

<p><img alt="Mpox veya maymun çiçeği, enfekte insanlarla yakın temas yoluyla yayılıyor" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/8df5/live/de781a60-33cd-11ef-a508-e1cdd362243c.jpg.webp" style="height:520px; width:924px" /></p>

<p>Mpox veya maymun çiçeği, enfekte insanlarla yakın temas yoluyla yayılıyor</p>

<p>İlk belirtiler arasında ateş, baş ağrısı, şişlikler, sırt ağrısı ve kas ağrıları yer alıyor.</p>

<p>Ateş düştükten sonra, genellikle yüzde başlayıp vücudun diğer bölgelerine, en yaygın olarak da avuç içlerine ve ayak tabanlarına yayılan bir döküntü gelişebiliyor.</p>

<p>Aşırı kaşıntı yapan veya ağrılı olabilen döküntüler değişip farklı aşamalardan geçebiliyor ve sonunda kabuk oluşturup dökülüyor. Bazen döküntüler deride iz bırakabiliyor.</p>

<p>Enfeksiyon genellikle kendiliğinden iyileşiyor ve yaklaşık 14-21 gün sürüyor.</p>

<p>Ciddi vakalarda lezyonlar tüm vücuda, özellikle de ağız, göz ve cinsel organlara yayılabiliyor.</p>

<p><img alt="Bilmeniz gerekenler" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/ed90/live/1582d740-5965-11ef-8f0f-0577398c3339.png.webp" style="height:1538px; width:1280px" /></p>

<h2>Nasıl bulaşıyor?</h2>

<p>Mpox, enfekte kişiyle yakın temas yoluyla insandan insana yayılıyor. Cinsel ilişki, cilt teması ve enfekte kişinin yakınında konuşmak veya nefes almak da buna dahil.</p>

<p>Virüs açık yaralar, solunum yolu ya da gözler, burun veya ağız yoluyla da bulaşabiliyor.</p>

<p>Virüsün bulaştığı çarşaf ve nevresim, giysiler ve havlular gibi nesnelere dokunarak da hastalık yayılabiliyor.</p>

<p>Maymunlar, sıçanlar ve sincaplar gibi enfekte hayvanlarla yakın temas da başka bir tehlike unsuru.</p>

<p>2022'deki küresel salgın sırasında virüs çoğunlukla cinsel temas yoluyla yayılmıştı.</p>

<p>Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki mevcut salgın da cinsel temastan kaynaklanıyor.</p>

<h2>Kimler risk altında?</h2>

<p><img alt="Ağır mpox vakalarına karşı koruma sağlayan aşılar bulunuyor" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/bc8c/live/712abac0-33ce-11ef-a508-e1cdd362243c.jpg.webp" style="height:560px; width:997px" /></p>

<p>Ağır mpox vakalarına karşı koruma sağlayan aşılar bulunuyor</p>

<p>Vakaların çoğu cinsel olarak aktif olan kişilerde ve erkeklerle cinsel ilişkiye giren erkeklerde görülüyor.</p>

<p>Birden fazla partneri olan veya yeni cinsel partneri olan kişiler de risk altında olabilir.</p>

<p>Ancak sağlık çalışanları ve aile üyeleri de dahil olmak üzere, semptomları olan biriyle yakın teması olan herkes virüsü kapabilir.</p>

<p>Mpox virüsü olan kişilerle yakın temastan kaçınılması ve virüsün olduğu yerlerde bulunanların ellerini sık sık yıkaması tavsiye ediliyor.</p>

<p>Mpox olan kişiler, vücudundaki döküntüler kaybolana kadar kendilerini izole etmeli.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (WHO), iyileştikten sonra 12 hafta boyunca cinsel ilişkiye girerken önlem olarak prezervatif kullanılması gerektiğini söylüyor.</p>

<h2>Nasıl tedavi ediliyor?</h2>

<p>Çiçek hastalığında kullanılan tedavi yöntemleri mpox için de yararlı olabilir, ancak ne kadar etkili oldukları henüz yeterince bilinmiyor.</p>

<p>Mpox salgınları, enfeksiyonları önleyerek kontrol altına alınabilir. Bu da aşılama yoluyla yapılabiliyor.</p>

<p>Şu anda mpox için üç aşı bulunuyor ancak bunlar sadece risk altındakiler veya enfekte bir kişiyle yakın temasta bulunanlara veriliyor.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (WHO) yaygın bir aşılama programı tavsiye etmiyor.</p>

<p>Ne kadar koruma sağladıklarını anlamak için yeni mpox varyantlarına karşı aşıların daha fazla denenmesi gerekiyor.</p>

<p>WHO son dönemde ilaç üreticilerinin, henüz onaylanmamış olsa da mpox aşılarını ihtiyaç duyulan ülkelerde acil durumlar için kullanıma sunmalarını istedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 13 Aug 2024 16:42:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İngiltere&#039;de çorba ve sıvı diyeti Tip 2 diyabet hastalarının tedavisinde etkili oldu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ingilterede-corba-ve-sivi-diyeti-tip-2-diyabet-hastalarinin-tedavisinde-etkili-oldu-27874</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ingilterede-corba-ve-sivi-diyeti-tip-2-diyabet-hastalarinin-tedavisinde-etkili-oldu-27874</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/08/ingilterede-corba-ve-sivi-diyeti-tip-2-diyabet-hastalarinin-tedavisinde-etkili-oldu-1722960353.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/08/ingilterede-corba-ve-sivi-diyeti-tip-2-diyabet-hastalarinin-tedavisinde-etkili-oldu-1722960353.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/08/ingilterede-corba-ve-sivi-diyeti-tip-2-diyabet-hastalarinin-tedavisinde-etkili-oldu-1722960353.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[İngiltere'de Ulusal Sağlık Sistemi'nin (NHS) 900 kalorilik sıvı diyeti Tip 2 diyabet hastalarının kilo vermesine yardımcı oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Tıp dergisi Lancet'te yayımlanan araştırmaya göre bu kişilerin hastalıklarında da gerileme (remisyon) görüldü.</p>

<p>Uzmanlar, düşük kalori diyetine doktor tavsiyesi olmadan başlanmaması gerektiğini hatırlatıyor.</p>

<p>BBC Sağlık Editörü Michelle Roberts'ın haberine göre,&nbsp;NHS, Tip 2 diyabet hastalarını günde 900 kaloriyi aşmayan sıkı bir sıvı diyet ile tedavi etmek için özel bir program başlattı.</p>

<p>Bu rejimde hastalar birkaç ay boyunca sadece sıvı mama, çorba ve öğün yerine geçen özel barlar ile besleniyor.</p>

<p>Ardından kademeli olarak sağlıklı katı gıdalara geçiyorlar.</p>

<p>Lancet'te yayımlanan araştırmaya göre, NHS önce yüzlerce katılımcıdan bu bir yıllık diyet programı tamamlamalarını istedi.</p>

<p>Diyeti yapan her üç katılımcıdan biri yaklaşık 16 kilo verdi ve hastalıklarında gerileme (remisyon) görüldü.</p>

<p>Ancak tedavinin en zor kısmının bu zorlu diyete gün be gün uyabilmek olduğu belirtiliyor.</p>

<p>Diyabet kontrol altına alınamadığında çok daha ciddi sağlık sorunlarına, aynı zamanda gözler ve sinirlerde hasara neden olabiliyor.</p>

<p>Oxford Üniversitesi'nde diyet ve obezite üzerine çalışan Dr. Nerys Astbury, "Gerilemenin ne kadar süreceğini ve gelecekte diyabetin ortaya çıkması riskini nasıl etkileyeceğini bilmiyoruz. Öte yandan tüm hasta gruplarında, özellikle de Tip 2 diyabet hastalarında kilo vermenin sağlığa büyük bir etkisi olduğunu biliyoruz" diyor.</p>

<h2><strong>Tip 2 diyabet nedir? Kilo vermek neden önemli?</strong></h2>

<p>Kandaki şeker (glikoz) seviyesinin fazla yükseldiği Tip 2 diyabet, sık görülen bir hastalık.</p>

<p>Vücut, kan şekerini kontrol eden insülin hormonunu yeterince üretemediğinde ya da doğru şekilde kullanamadığında ortaya çıkan bu hastalık, bazı durumlarda obezite ile ilişkilendiriliyor.</p>

<p>Bunun sebebi, aşırı kilolularda yağın, insülin üreten pankreas organında fazla birikebilmesi.</p>

<p>Kilo kaybı, tüm bu süreci geriye çevirebiliyor.</p>

<p>Otoimmün bir hastalık olan Tip 1 diyabette ise aşırı kilo bir faktör değil.</p>

<h2><strong>Tedavi neleri kapsıyor?</strong></h2>

<p>Hastalar, NHS'in masraflarının tamamını karşıladığı rejim programına hiçbir para vermeden katılabiliyor.</p>

<p>Diyet ve egzersiz tavsiyelerinin verildiği randevuların yanında aile doktoru da hastaların takibini yapıyor.</p>

<p>Uzmanlar rejime harfiyen uydukları takdirde programın çok sayıda insanın hayatını değiştirebileceğini söylüyor.</p>

<p>Rejim programına; 18-65 yaş aralığında olup son altı yılda Tip 2 diyabet teşhisi konan, vücut kitle indeksi 27 kg/m2'nin üzerinde (beyaz etnik gruplar için) ya da 25 kg/m2'nin üzerinde (siyahlar, Asya kökenliler ya da diğer etnik gruplar için) olanlar katılabiliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Aug 2024 19:02:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünya Hepatit Günü: Hepatitten nasıl korunabiliriz?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/dunya-hepatit-gunu-hepatitten-nasil-korunabiliriz-27850</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/dunya-hepatit-gunu-hepatitten-nasil-korunabiliriz-27850</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/07/dunya-hepatit-gunu-hepatitten-nasil-korunabiliriz-1722166968.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/07/dunya-hepatit-gunu-hepatitten-nasil-korunabiliriz-1722166968.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/07/dunya-hepatit-gunu-hepatitten-nasil-korunabiliriz-1722166968.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Hepatit dünya genelinde bir milyondan fazla ölümden sorumlu ve bu sayı son yıllarda artıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Sağlık makamları ve yardım kuruluşları daha çok sayıda insanın hepatit testi yaptırması çağrısında bulunuyor, çünkü milyonlarca kişi farkında olmadan hastalığı taşıyor.</p>

<p>28 Temmuz'daki Dünya Hepatit Günü için gönderdikleri başlıca mesaj bu.</p>

<p>Hepatit dünya genelinde bir milyondan fazla ölümden sorumlu ve bu sayı son yıllarda artıyor.</p>

<h2><strong>Hepatit ne ve neden bu kadar ölümcül?</strong></h2>

<p>Hepatit genelde bir viral enfeksiyonun yol açtığı karaciğerde enflamasyor.</p>

<p>Karaciğer kanserine, yetmezliğine ve çok sayıda başka karaciğer hastalığına neden olabiliyor.</p>

<p>Virüsün A'dan E'ye kadar değişen beş farklı çeşiti var.</p>

<p>Hepatit B ve C en çok zarar vereni. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) dünya genelinde her yıl 1,3 milyon kişinin bu virüsün yol açtığı hastalıklar nedeniyle öldüğünü tahmin ediyor. Bu, her 30 saniyede bir Hepatit kaynaklı bir ölüm anlamına geliyor.</p>

<h2><strong>Hepatit ne kadar yaygın?</strong></h2>

<p>WHO, dünya genelinde 250 milyon kişinin kronik Hepatit B, 50 milyon kişinin de kronik Hepatit C hastası olduğunu tahmin ediyor. Kuruluş her yıl 2 milyondan fazla yeni vakanın eklendiğini söylüyor.</p>

<p>WHO'ya göre Hepatit B:</p>

<ul>
	<li>WHO Batı Pasifik bölgesinde (Çin, Japonya ve Avusturalya) 97 bin kişide</li>
	<li>Afrika'da 65 milyon kişide</li>
	<li>WHO Güneydoğu Asya bölgesinde 61 milyon kişide (Hindistan, Tayland ve Endonezya) görülüyor.</li>
</ul>

<p>WHO, Hepatit B'nin dünya genelinde her yıl 20 milyon kişiye bulaştığını ve 2015'te 44 bin ölüme yol açtığını belirtiyor. En çok da Güney ve Doğu Asya'da yaygın.</p>

<h2><strong>Hepatite nasıl yakalanılıyor?</strong></h2>

<p><strong>Hepatit A&nbsp;</strong>çoğunlukla dışkıyla kirlenmiş gıda tüketmekten veya su içmekten ve enfekte biriyle doğrudan temasla geçiyor.</p>

<p>Hijyen koşullarının kötü olduğu düşük ve orta gelirli ülkelerde daha sık görülüyor.</p>

<p>Belirtileri kısa sürede ortadan kayboluyor ve neredeyse herkes iyileşiyor. Ancak ölümcül düzeyde karaciğer yetmezliğine neden olabiliyor.</p>

<p>Hepatit A salgını kirli su ve gıda olan yerlerde ortaya çıkıyor. Örneğin, 1998'de Çin'in Şangay kentinde 300 bin kişiye hastalık bulaşmıştı.</p>

<p><img alt="Çinde hepatit aşısı" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/87df/live/fccadc00-33cd-11ef-90be-b75b34b0bbb2.jpg.webp" style="height:549px; width:976px" /></p>

<p>Çin, Şangay'da 1998'de görülen salgından sonra aşı programı başlattı.</p>

<p><strong>Hepatit B&nbsp;</strong>çoğunlukla :</p>

<ul>
	<li>doğum sırasında anneden çocuğa</li>
	<li>çocuklar arası temasla</li>
	<li>Kirli iğneler ve şırıngalarla, dövme yaptırmakla, kulak deldirmekle, enfekte kanla temas ve vücut sıvılarıyla (örneğin cinsel ilişki sırasında) geçiyor.</li>
</ul>

<p><strong>Hepatit C ve D</strong>&nbsp;de iğne ve şırınga paylaşımı gibi yollarla enfekte kanla, ya da enfekte kanın nakledilmesiyle geçiyor.</p>

<p>Sadece Hepatit B olanlar Hepatit D'ye yakalanabiliyor ve bu, kronik Hepatit B olanların % 5'ini etkiliyor. Bu da özellikle yoğun bir enfeksiyona yol açıyor.</p>

<p><strong>Hepatit E&nbsp;</strong>kirli su ve gıda tüketimiyle geçiyor. En çok Güney ve Doğu Asya'da görülüyor ve ayrıca özellikle hamile kadınlar için zararlı olabiliyor.</p>

<h2><strong>Hepatit olduğunuzu nasıl anlarsınız?</strong></h2>

<p>WHO'ya göre hepatit belirtileri arasında şunlar olabiliyor;</p>

<ul>
	<li>ateş</li>
	<li>halsizlik</li>
	<li>iştahsızlık</li>
	<li>ishal</li>
	<li>mide bulantısı</li>
	<li>mide bölgesinde ağrı</li>
	<li>koyu renkli idrar ve dışkı</li>
	<li>tende ve göz aklarında sarılık</li>
</ul>

<p>Ancak hepatit geçiren birçok kişide sadece hafif belirtiler görülüyor ya da hiç belirti göstermeyebiliyor.</p>

<p>WHO'nun 2022'de yayımladığı son verilere göre dünya genelindeki Hepatit B hastalarının sadece % 13'ü, kronik Hepatit C hastalarının ise sadece % 36'sına teşhis konulabildi.</p>

<p>Tehlike, farkında olmadan enfeksiyonu başkalarına geçirebilmeleri. WHO ve tıbbi yardım kuruluşları işte bu nedenle daha çok sayıda insanın test edilmesi çağrısı yapıyor.</p>

<h2><strong>Hepatit testleri nasıl yapılıyor ve tedaviler ne?</strong></h2>

<p>Hepatit A, B ve C testleri için aile hekiminize ve bir cinsel sağlık kliniğine başvurabilirsiniz.</p>

<p>Hepatit A'nın belirli bir tedavisi yok. Ancak enfekte olanların çoğu çabuk iyileşiyor ve bağışıklık geliştiriyor.</p>

<p>Kronik Hepatit B ve C ise antiviral ilaçlarla tedavi ediliyor ve bu da siroza evrilmesini ve karaciğer kanserine yakalanma riskini azaltıyor.</p>

<p>Hepatit A ve B'ye yakalanılmasını önleyen ilaçlar var. Bebekler doğar doğmaz yapılan Hepatit B aşısı, hastalığın anneden çocuğa geçmesini önlüyor ve aynı zamanda Hepatit D'ye karşı da koruyabiliyor.</p>

<p>Hepatit C'ye karşı geliştirilmiş bir aşı yok ve Hepatit E aşıları ise şu anda yaygın değil.</p>

<h2><strong>Hepatite yakalanmaktan nasıl kaçınabiliriz?</strong></h2>

<p><img alt="Liver dish" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/3e94/live/738091a0-33ce-11ef-bdc5-41d7421c2adf.jpg.webp" style="height:549px; width:976px" /></p>

<p>Hepatit E riskini azaltmak için karaciğer yemeklerinin iyice pişirilmesi gerekiyor.</p>

<p>WHO'ya göre Hepatit A'dan aşağıdaki önlemlerle kaçınılmalı;</p>

<ul>
	<li>Yemeklerden önce ve tuvalete gittikten sonra düzenli olarak el yıkanması</li>
	<li>topluluklara yeterli miktarda güvenli içme suyu sağlanması</li>
	<li>topluluklarda kanalizasyon sisteminin düzgün bir şekilde çalışması</li>
</ul>

<p>WHO'ya göre Hepatit B, C ve D'den kaçınma yolları da şöyle;</p>

<ul>
	<li>güvenli cinsel ilişki, prezervatif kullanmak, cinsel partner sayısını azaltmak</li>
	<li>uyuşturucu kullanımında, kulak deldirirken ya da dövme yaptırırken iğne paylaşmamak</li>
	<li>Hepatit B için, kan, vücut sıvısı ve kirli yüzeylerle temastan sonra elleri yıkamak</li>
	<li>Sağlık sektöründe çalışıyorsanız Hepatit B aşısı olmak, çünkü doğumda yapılan aşının koruma süresi 20 yıl kadar.</li>
</ul>

<p><strong>Hepatitis E'</strong>den<strong>&nbsp;</strong>düzgün<strong>&nbsp;</strong>hijyenle korunmak mümkün aynı zamanda hayvan karaciğerini, özellikle domuz ciğerini, yemeden önce iyice pişirmek gerekiyor.</p>

<h2><strong>Sağlık makamları hepatiti yok etmek için neler yapıyor?</strong></h2>

<p>WHO, 2030 itibarıyla Hepatit B ve C'ye yakalananların sayısını % 90 ve bu hastalıklardan ölenlerin sayısını % 65 oranında azaltmak istediğini söylüyor.</p>

<p>Ancak kuruluşa göre hepatit virüsleri kaynaklı ölümlerin sayısı artıyor. WHO yüz milyonlarca kişinin hala hepatit testlerine erişimde zorlandığını ve dünya genelindeki ülkelerin sadece % 60 kadarının bedava ya da sübvanse edilmiş hepatit testi imkanı sağladığını belirtiyor.</p>

<p>Afrika ülkelerinin ise sadece üçte birinin bunu yaptığı kaydediliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 28 Jul 2024 14:36:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kanser hücrelerinin yüzde 99&#039;unu yok edebilen bir bakteri keşfedildi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/kanser-hucrelerinin-yuzde-99unu-yok-edebilen-bir-bakteri-kesfedildi-27849</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/kanser-hucrelerinin-yuzde-99unu-yok-edebilen-bir-bakteri-kesfedildi-27849</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/07/kanser-hucrelerinin-yuzde-99unu-yok-edebilen-bir-bakteri-kesfedildi-1722165565.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/07/kanser-hucrelerinin-yuzde-99unu-yok-edebilen-bir-bakteri-kesfedildi-1722165565.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/07/kanser-hucrelerinin-yuzde-99unu-yok-edebilen-bir-bakteri-kesfedildi-1722165565.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Yeni bir araştırma, yaygın bir ağız bakterisinin bazı kanser hücrelerinin erimesine neden olabileceğini ortaya koydu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong> Bilim insanları,&nbsp;<em>Fusobacterium</em>&nbsp;olarak bilinen bir bakterinin baş ve boyun kanserleriyle bağlantılı hücrelerin yüzde 99&nbsp;kadarını öldürebildiğini keşfettiklerini açıkladı.&nbsp;</p>

<p>Bakterinin ağızda, diş eti hastalıkları ve plak birikimiyle bağlantılı olarak ortaya çıkan yaygın bir bakteri olduğu belirtildi.&nbsp;</p>

<p>King's College London'daki bilim insanları tarafından yürütülen araştırmanın sonucunda, Fusobacterium'un baş ve boyun kanseri için "toksik" olduğu ve laboratuvar ortamında kanser hücrelerine saldırarak kısa sürede yok ettiği ispatlandı.&nbsp;<br />
<br />
Bulgular, Cancer Communications dergisinde bir makalede de yayınlandı.&nbsp;</p>

<p>Bulguların, ağız, gırtlak, burun ve sinüs bölgesindeki kanserleri kapsayan baş ve boyun kanserli hastaların tedavisine ışık tutması umuluyor.</p>

<p>Uzmanlar, baş ve boyun kanserinde son 20 yılda çok az tedavi edici ilerleme kaydedildiğini belirterek, bunun özellikle heyecan verici bir gelişme olduğunu belirtti.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 28 Jul 2024 14:13:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Turğut: Sigara yasağıyla önemli değişimler oldu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/turgut-sigara-yasagiyla-onemli-degisimler-oldu-27825</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/turgut-sigara-yasagiyla-onemli-degisimler-oldu-27825</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/07/turgut-sigara-yasagiyla-onemli-degisimler-oldu-1721382301.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/07/turgut-sigara-yasagiyla-onemli-degisimler-oldu-1721382301.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/07/turgut-sigara-yasagiyla-onemli-degisimler-oldu-1721382301.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turğut, 2009 yılında yürürlüğe giren, “Kapalı Alanlarda Sigara ve Tütün Mamullerinin Tüketiminin Yasaklanmasına İlişkin Yasa” ile önemli değişimlerin ve etkilerin olduğunu belirterek, "Yasak, her şeyden evvel gençlerin sigara ile tanışma ve alışkanlık geliştirme oranlarını düşürdü." dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><strong>VANMED (VAN) -</strong> Sigara, uyuşturucu gibi zararlı madde kullanımı ve bağımlılıkla ilgili 2015 yılından bu yana farkındalık ve bilinçlendirme çalışmaları yürüten Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog <strong>Osman Turğut</strong>, 19 Temmuz’da yürürlüğe giren kapalı alanlarda sigara yasağını öngören yasanın yıldönümü nedeniyle açıklama yaptı. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Yasağın yürürlüğe girmesinden bugüne önemli değişimler ve etkiler gözlemlendiğini söyleyen Turğut, “Söz konusu yasa ile özellikle restoranlar, kafeler, iş yerleri ve toplu taşıma araçlarında sigara dumanına maruz kalma oranının azaldığını gözlemleyebiliyoruz. Yasakla birlikte iç mekân hava kalitesi önemli ölçüde artmıştır. Bu sayede sigara dumanına maruz kalan insanlar korunmuş, pasif içiciliğin zararları azalmıştır” dedi.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">“Sağlık harcamalarında azalma yaşandı”</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Yasayla birlikte sağlık harcamalarında da önemli ölçüde azalma yaşandığına değinen Turğut, “Bu yasak ayrıca toplumun genel sigara içme alışkanlıklarını da etkilemiştir. Kamuoyunda sigara içmenin toplumsal kabul görmemesi ve sigara içenler üzerinde oluşan sosyal baskı artmıştır. Yasak, her şeyden evvel gençlerin sigara ile tanışma ve alışkanlık geliştirme oranlarını düşürdü. Genel olarak yasak, sigara içme oranlarında düşüşe yol açmış ve toplum sağlığı açısından olumlu bir gelişmedir. Sonuç olarak&nbsp;sigara yasağının uygulanmasıyla birlikte hem çevresel hem de toplumsal sağlık açısından önemli kazanımlar elde edilmiştir ancak bu kazanımların sürdürülebilmesi için sürekli olarak çalışmaya ve denetimleri sıkı tutmaya devam etmemiz gerekmektedir.” diye konuştu.</span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">“İstatistikler değişiklik gösterdi”</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Türkiye’de sigara içme oranları ve tütün kullanımına dair istatistiklerin zamanla değişiklik gösterdiğini aktaran Turğut, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">“2023 yılı Türkiye İstatistik Kurumunun ve Sağlık Bakanlığının verilerine göre, 15 yaş ve üzeri nüfusun yaklaşık yüzde 28-30’u düzenli olarak sigara içmektedir. Bu oran erkeklerde daha yüksek olup kadınlarda biraz daha düşüktür. Erkeklerin sigara içme oranı kadınlara göre oldukça yüksektir. Erkeklerin yaklaşık yüzde 40-50’si sigara içerken, kadınlarda bu oran yüzde 15-20 civarındadır. Genç yetişkinler ve orta yaşlı bireyler arasında sigara içme oranları daha yüksekken, yaşlı nüfusta bu oran düşmektedir. Özellikle 25-44 yaş aralığındaki kişiler arasında sigara içme yaygınlığı daha fazladır. Eğitim seviyesi ve sosyoekonomik durum da sigara içme oranlarını etkileyen faktörlerdendir. Daha düşük eğitim seviyesine sahip olan ve ekonomik durumu daha düşük olan bireyler arasında sigara içme oranı daha yüksektir. Ancak yasakla birlikte nüfusa oranla sigara kullanım oranlarında da düşüş var. 2008 ve 2023 yıllarında sigara kullanan kişi sayısında rakamsal belirgin bir değişiklik olmamasına karşın nüfus artışları göz önüne alındığında sigara kullanımında önemli bir azalma yaşandığını söyleyebiliriz.” </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Türkiye’de sigara kaynaklı ölüm ve hastalıklara da örnekler veren Turğut, şöyle devam etti:</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">“Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı tarafından yayımlanan verilere göre, ülkemizde her yıl yaklaşık 100 bin kişi sigara kullanımına bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Bu günlük ortalama 300 kişinin sigara nedeniyle öldüğü anlamına gelir. Türkiye’de yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde 30’u sigara kullanmaktadır. Sigara, başta akciğer kanseri olmak üzere birçok kanser türüne neden olmaktadır. Akciğer kanserinden ölümlerin yüzde 90’ı sigara kullanımına bağlıdır. Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH) ve kalp-damar hastalıkları gibi kronik hastalıkların ana nedenlerinden biri sigara kullanımıdır. KOAH’tan ölümlerin yaklaşık yüzde 80’i sigara kullanımına bağlıdır. Türkiye’de genç nüfus arasında sigara kullanımı da ciddi bir sağlık sorunu oluşturmaktadır. Gençler arasında sigara deneme yaşı oldukça düşüktür ve bu yaş grubunda sigara kullanım oranı artmaktadır. Bu istatistikler, sigaranın Türkiye’deki sağlık üzerindeki olumsuz etkilerini ve bu konunun halk sağlığı açısından ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Nargile kullanımı, özellikle gençler arasında yaygınlaşan bir alışkanlık haline gelmiştir ve sağlık açısından ciddi riskler taşımaktadır. Nargile içimi, bir oturum boyunca birçok kişi tarafından paylaşılan ortak bir ağızlıkla gerçekleştirildiğinden, bulaşıcı hastalıkların yayılma riski çok fazladır. Ayrıca, nargile dumanı da sigara dumanına benzer şekilde zararlı kimyasallar içermekte ve pasif içicilik riskini artırabilmektedir. Bu nedenle, nargilenin yasaklanması veya kısıtlanması sağlık açısından olumlu sonuçlar ortaya koymuştur. Sonuç olarak kapalı alanlarda nargile kullanımının yasaklanmasıyla özellikle gençlerin sağlığı açısından olumlu sonuçlar elde edilmiştir” </span></span></span></p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/2330596.jpg" style="height:360px; width:640px" /></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">“19 Temmuz dönüm noktası olmuştur”</span></span></span></strong></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">19 Temmuz 2009 tarihinin sigara ile mücadelede dönüm noktası olduğunu belirten Turğut, şunları söyledi:</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">“Tütün mamulleri tüketimi yasağının yıl dönümünde, ülkemizde sağlığın korunması adına önemli bir adımın atıldığını bir kez daha hatırlatmak isteriz. 19 Temmuz bir milattır. Bu yasak, kapalı alanlarda sigara içiminin yasaklanmasıyla başlayan ve zamanla daha geniş kapsama yayılan bir süreci simgeler. Sigaranın toplum sağlığı üzerindeki zararları göz önüne alındığında bu adımın ne kadar önemli olduğu açıktır ancak yasaların etkin bir şekilde uygulanması ve denetlenmesi, sağlık açısından elde edilen kazanımların sürdürülebilmesi için büyük öneme sahiptir. Toplumda sigara kullanımıyla mücadelede sadece yasaklarla değil, aynı zamanda bilinçlendirme, eğitim ve destek hizmetleriyle de sağlanmaktadır. Bu nedenle bizlere de büyük görevler düşmektedir. Dernek olarak, sağlıklı ve temiz bir çevre için çalışmaya devam ederek, gelecek nesilleri sigara ve diğer tütün mamullerinin zararlarından korumaya odaklanacağız. Bu vesileyle, tütün mamulleri tüketimi yasağının yıl dönümünde tüm vatandaşlarımızı sağlıklı yaşamı desteklemeye ve sigaradan uzak durmaya teşvik ediyoruz. Sağlık her şeyden önemlidir, birlikte daha sağlıklı bir gelecek için çalışmaya devam edeceğiz.”</span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Haber: Adil Harmancı</span></span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 19 Jul 2024 12:33:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Hipokrat yeminli doktorlardan ırkçı işaret!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/hipokrat-yeminli-doktorlardan-irkci-isaret-27792</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/hipokrat-yeminli-doktorlardan-irkci-isaret-27792</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/07/hipokrat-yeminli-doktorlardan-irkci-isaret-1720684553.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/07/hipokrat-yeminli-doktorlardan-irkci-isaret-1720684553.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/07/hipokrat-yeminli-doktorlardan-irkci-isaret-1720684553.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Sosyal medyada bir grup doktor, ameliyat masasındayken elleri kanlı bir şekilde ırkçılık simgesi olan Kurt işaretini yaparak poz verdi, fotoğraf gündem oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Hipokrat yemini ederek göreve başlayan doktorların bu hareketi üzerine Türk Tabipleri Birliği (TTB), açıklama yaptı. Açıklamada, “Söz konusu görüntülerin bu yükümlülüklerle bağdaşmadığı, güveni zedeleyici nitelikte olduğu açıktır” ifadesi&nbsp;kullandı.</p>

<p>2024 Avrupa Şampiyonası’nda (EURO 2024) Türkiye oyuncusu Merih Demiral'ın Türkiye-Avusturya maçında attığı golü&nbsp;ırkçı bir simge olan&nbsp;Kurt&nbsp;işareti yaparak kutlaması ve UEFA tarafından ceza alması sonrası kamuoyunda tartışmalar başlamıştı.</p>

<p>Sosyal medyada da bir grup doktor, ameliyat masasındayken elleri kanlı bir şekilde ırkçılık simgesi Kurt&nbsp;işareti yaparak poz verdi ve bunun üzerine fotoğraf gündem oldu.</p>

<p>TTB, söz konusu fotoğrafa ilişkin açıklama yaptı.</p>

<p><strong>"Hekimler yansızlıklarını korumalıdır"</strong></p>

<p>Açıklamada şöyle denildi:</p>

<p>“Son zamanlarda basında ve sosyal medyada hekimlerin sağlık hizmeti sunarken politik kimliklerini belirten çeşitli işaretler yaptıkları görüntüler yayımlanmaktadır.</p>

<p>Hekimlerin, tıpkı toplumun diğer üyeleri gibi, farklı politik düşünce ve değerlere sahip olmaları doğaldır. Hekimler ülkede ve dünyada gelişen olayların politik doğasına karşı kişisel olarak tutum almakta da doğal olarak özgürdür.</p>

<p>Bununla birlikte hekimler, meslek ahlakı kuralları gereğince sağlık hizmeti sunarken yansızlıklarını korumakla yükümlüdür.</p>

<p>“Görevimle hastam arasına; yaş, hastalık ya da engellilik, inanç, etnik köken, cinsiyet, milliyet, politik düşünce, ırk, cinsel yönelim, toplumsal konum ya da başka herhangi bir özelliğin girmesine izin vermeyeceğime (…)” - Hekimlik Andı (Dünya Tabipler Birliği Cenevre Bildirgesi)</p>

<p>Ayrıca hekimlerin, sağlık hizmeti sunarken insanlık onuruna ve kişilik haklarına saygı gösterme yükümlülüğü bulunmaktadır:</p>

<p>“Hastamın özerkliğine ve onuruna saygı göstereceğime (…)” - Hekimlik Andı (Dünya Tabipler Birliği Cenevre Bildirgesi)</p>

<p>“Meslek uygulaması sırasında insan onurunu gözetmesi de hekimin öncelikli ödevidir.” - TTB Hekimlik Meslek Etiği Kuralları</p>

<p>“Tabip ve diş tabibinin başta gelen vazifesi, insan sağlığına, hayatına ve şahsiyetine ihtimam ve hürmet göstermektir.” - Tıbbi Deontoloji Nizamnamesi</p>

<p><strong>"Güven zedeleyici ve yükümlülüklerle bağdaşmıyor"</strong></p>

<p>Tüm meslek ahlakı kuralları gibi, bu kuralların da var edilme nedeni, toplumun mesleğe ve mesleği uygulayanlara güven duymalarını sağlamaktır. Meslek ahlakı kurallarını ve ifade ettikleri değerleri deyim yerinde ise “gözümüz gibi koruma” özenimiz de buradan kaynaklanmaktadır. Toplum da tıpkı hekimler gibi farklı kişisel değerlere ve politik kimliklere sahip bireylerden oluştuğu için, ancak güven duyulması halinde sağlık sorunları için hekimlere başvurulacak, tüm bilgiler rahatlıkla paylaşılabilecek ve meslek hakkıyla uygulanabilecektir. Bu nedenle hekimlerin sağlık hizmeti sunarken politik kimlikleri de dahil olmak üzere kişisel değerlerini bir yana bırakmaları, gerek kendilerine gerekse de tıp kurumuna karşı güvenin sarsılmasına yol açabilecek her türlü söz ve davranıştan kaçınmaları gerekmektedir.</p>

<p>Söz konusu görüntülerin bu yükümlülüklerle bağdaşmadığı, güveni zedeleyici nitelikte olduğu açıktır.</p>

<p>Gerek hekimlere gerek hekimleri istihdam eden kurumlara, toplum sağlığı açısından son derece önemli olan “hekimin yansızlığı” ilkesini ve güveni koruma yükümlülüğünü bir kez daha anımsatıyoruz.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Jul 2024 10:46:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Belediye muhtarlara yönelik bağımlılıkla mücadele semineri düzenledi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/belediye-muhtarlara-yonelik-bagimlilikla-mucadele-semineri-duzenledi-27765</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/belediye-muhtarlara-yonelik-bagimlilikla-mucadele-semineri-duzenledi-27765</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/07/belediye-muhtarlara-yonelik-bagimlilikla-mucadele-semineri-duzenledi-1720020741.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/07/belediye-muhtarlara-yonelik-bagimlilikla-mucadele-semineri-duzenledi-1720020741.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/07/belediye-muhtarlara-yonelik-bagimlilikla-mucadele-semineri-duzenledi-1720020741.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van İpekyolu Belediyesi tarafından, ilçe sınırları içindeki mahalle muhtarlarına yönelik madde bağımlılığıyla mücadele semineri düzenlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) -&nbsp;</strong>İpekyolu Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü ile Muhtarlık İşleri Müdürlüğü tarafından organize edilen seminer, Yeşilay Danışmanlık Merkezi, Sosyal Hizmet Uzmanı <strong>Halis Keve</strong> tarafından verildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/ccb7bc05-f912-446f-995e-f1b6d484bbe1.jpeg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<p>Seminerde muhtarlara&nbsp;bağımlılık türleri, bağlanma şekilleri, aile etkisi, kullanmaya başlama nedenleri, mücadelede dezavantajlar, anne- babanın yapması gerekenler, madde kullanım bozuklukları, tolerans, önleme, okul öncesi dönem, ergenlik dönemi, yoksunluk, başarısız bırakma girişimleri, zarar görmesine rağmen kullanmaya devam etme, zamanın büyük bölümünü madde elde etmek ve kullanmak için ayırmak, madde kullanımını kontrol edememek, bağımlılığın evreleri, bağımlılık yapan maddeler, madde tiplerine göre bağımlılık ve sağlığa zarar oranları, psikososyal yaklaşım ve tedaviler, madde bağımlılarına karşı ne yapmalı, ne yapmamalı konularında bilgiler verildi.</p>

<p>Seminere katılan İpekyolu Belediyesi Eşbaşkanı <strong>Cevdet Altındağ</strong> bağımlılıkla mücadele kapsamında yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve tüm kamu kurumları ile ortak hareket ederek mücadele edilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bağımlılıkla mücadelede muhatrların rölünün önemli bir yer tuttuğunu ifade eden <strong>Altındağ</strong>, şöyle dedi:</p>

<p>“Belediyeler zaman zaman bu tür toplumsal konulara öncülük ederler, bilgilendirme amaçlı çalışmalar organize ederler. İpekyolu Belediyesi olarak bağımlılıkla mücadele ve bağımlılığın önlenmesine yönelik çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Bu konuda meclis üyesi arkadaşlarımız da komisyonda çalışmalarını yürütmektedirler. Özellikle madde bağımlılığı ve bağımlılık türleri kendi içerisinde farklılık göstermektedir. Konu sadece madde bağımlılığı değil, internet bağımlılığı, ekran bağımlılığı gibi farklı bağımlılıklar var. Zaman zaman televizyonlarda da denk geliyoruz. Bu yönden eğitimlerin alınması, bilgi sahibi olmamız çok önemli. Hem anne baba olarak, hem toplumun bir bireyi olarak, hem de direk sorumlu kişiler olarak olası bir bağımlı bireyle karşılaşmamız durumunda ne yapmamız, nasıl davranmamız gerektiğini bilmemiz son derece önemlidir. Burada muhtarlarımıza da büyük bir sorumluluk düşmektedir. Muhtarlarımız bu eğitim sonrasında mahallelerinde nasıl bir çözüm yolu üretecekleri hakkında bilgi sahibi olacaklardır. Seminere katılan muhtarlarımıza, emek veren uzmanlarımıza teşekkür eder, eğitimin başarılı geçmesini dilerim.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 03 Jul 2024 18:21:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Mardin&#039;de sağlık sorunu: Hastanede yanık ünitesi yok, doktor yetersiz, cenaze aracı eksik, kanalizasyon sistemi sorunlu</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/mardinde-saglik-sorunu-hastanede-yanik-unitesi-yok-doktor-yetersiz-cenaze-araci-eksik-kanalizasyon-sistemi-sorunlu-27740</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/mardinde-saglik-sorunu-hastanede-yanik-unitesi-yok-doktor-yetersiz-cenaze-araci-eksik-kanalizasyon-sistemi-sorunlu-27740</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/06/15-kisinin-yasamini-yitirdigi-yangin-mardindeki-hastane-yetersizliklerini-ortaya-cikardi-ilde-yanik-unitesi-yok-doktor-yetersiz-cenaze-araci-yok-kanalizasyon-sistemi-sorunlu-1719400129.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/06/15-kisinin-yasamini-yitirdigi-yangin-mardindeki-hastane-yetersizliklerini-ortaya-cikardi-ilde-yanik-unitesi-yok-doktor-yetersiz-cenaze-araci-yok-kanalizasyon-sistemi-sorunlu-1719400129.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/06/15-kisinin-yasamini-yitirdigi-yangin-mardindeki-hastane-yetersizliklerini-ortaya-cikardi-ilde-yanik-unitesi-yok-doktor-yetersiz-cenaze-araci-yok-kanalizasyon-sistemi-sorunlu-1719400129.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Diyarbakır-Mardin'de 20 Haziran'da meydana gelen 15 kişinin yaşamını yitirdiği, yüzlerce hayvanın telef olduğu ve binlerce dönüm ekili arazinin yanarak kül olduğu olay Mardin'de sağlık alanında yaşanan eksiklikleri gün yüzüne çıkardı. Mardin Milletvekili Salihe Aydeniz, Mardin'de sağlık alanında yaşanan yetersizliklerin araştırılması için TBMM'de bir komisyon kurulmasını talep etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;<strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Dem Parti Mardin Milletvekili Salihe Aydeniz, Mardin'deki hastane ve diğer sağlık alanında yaşanan&nbsp;sorunlarla&nbsp;ilgili TBMM Başkanlığına araştırma önergesi verdi. Mardin'de sağlıkta yaşanan sorunları özetleyen Aydeniz, konuyla ilgili TBMM'de bir komisyon kurulmasını talep etti.</p>

<p>Önergede, yaşanan sorunlar şöyle ifade edildi:</p>

<p>"Mardin Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yaşanan çeşitli yetersizlikler, hasta bakımını ve hastane verimliliğini ciddi şekilde etkilemektedir. Bu sorunlar, hem yerel halk hem de sağlık personelleri arasında büyük endişe yaratmaktadır. Özellikle Çınar ve Mazıdağı’nda yaşanan ve 15 yurttaşın yaşamını yitirdiği yangın hadisesiyle birlikte hastanelerin kapasitesinin yetersizliği, hayati bir boyuta ulaşmıştır.&nbsp; &nbsp;</p>

<p>Diyarbakır’ın Çınar ilçesi köyleri ve Mardin’in Mazıdağı ilçesi köylerinde 20 Haziran’da başlayan yangında 15 yurttaş yaşamını yitirmiş, yangına müdahale süresinde birçok eksiklik gün yüzüne çıkmıştır. Örneğin, yangının merkezlerinden olan Mazıdağı’nda tam teşekküllü devlet hastanesi yapılabilmesi için Sağlık Bakanlığı onayı beklenmektedir.</p>

<p>İleri derecede yanık vakalarının oluştuğu yangınla beraber Mardin’de yanık ünitesinin bulunmaması yeniden gündeme gelmiştir. Bu eksiklik, yanık vakalarının etkin ve hızlı bir şekilde tedavi edilmesini ciddi şekilde kısıtlamış ve hastaların risk altında olmasına neden olmuştur ve olmaktadır.</p>

<p>Ayrıca, Mardin Devlet Hastanesi’nde resüsitasyon alanı olarak bilinen "kırmızı alan" yetersiz kalmaktadır. Bu kritik alandaki yetersiz alan ve kaynaklar, sağlık personelinin acil durumlarda anında ve etkili müdahale etmesini engellemektedir.&nbsp; Bir diğer önemli sorun ise plastik cerrahi uzmanı sayısının yetersiz olmasıdır. Sadece bir plastik cerrah bulunması nedeniyle, bu alanda uzmanlık gerektiren müdahaleler genellikle gecikmektedir. Bu durum, hastaların iyileşme sürecinin uzamasına ve acılarının artmasına yol açmaktadır.</p>

<p>Ayrıca, hastane önündeki trafik sorunu büyük bir problem teşkil etmektedir. Hastanenin yalnızca bir giriş ve çıkış noktası bulunması ve bu noktanın fiziksel anlamda yetersiz olması, özellikle acil durumlarda önemli gecikmelere neden olmaktadır. Acil durumlarda hızlı hareket edilebilmesi için hastaneye alternatif yollar yapılması gerekmektedir.</p>

<p>Diğer yandan Kızıltepe Devlet Hastanesi'nde de birçok sorun bulunmaktadır. Hastanede öncelikle soğutma sorunu bulunmaktadır. Yaz aylarında hastaların ve personelin rahat bir ortamda hizmet alıp verebilmesi için bu sorunun acilen giderilmesi gerekmektedir.&nbsp; Ayrıca hastanede doktor eksikliği yaşanmaktadır. Yeterli sayıda doktor bulunmaması, hastaların muayene ve tedavi süreçlerinin gecikmesine neden olmaktadır. Bu durum, özellikle acil servislerde ciddi sıkıntılara yol açmaktadır.</p>

<p>Bir diğer önemli sorun ise cenaze aracı yetersizliğidir. Hastanede yeterli sayıda cenaze aracı bulunmaması, vefat eden hastaların nakil işlemlerinde zorluklar yaşanmasına neden olmaktadır.&nbsp;</p>

<p>Hastanenin kanalizasyon sistemiyle ilgili ciddi problemler bulunmaktadır. Geçen kış, acil servis bölümüne gider suları taşarak büyük bir sağlık ve hijyen sorunu yaratmıştır. Bu durumun tekrar yaşanmaması için kanalizasyon altyapısının acilen yenilenmesi gerekmektedir.</p>

<p>Son olarak Kızıltepe Devlet Hastanesi’nde bulunan psikiyatri bölümü güvenlikli odalarında daha önce intihar girişimleri yaşanmıştır. Buna rağmen bölümün pencere korkuluklarının rahatça sökülebildiği basına yansımıştır.</p>

<div>
<p>Sağlık alanındaki yetersizliklerin önüne geçilebilmesi adına Mardin’deki hastanelerin denetlenmesi ve eksiklerin tespiti amacıyla Mecliste bir komisyon kurulması elzemdir."</p>
</div>

<p style="text-align:justify">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Jun 2024 13:48:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Turğut: Sigara her yıl 8 milyon kişinin ölümüne neden oluyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/turgut-sigara-her-yil-8-milyon-kisinin-olumune-neden-oluyor-27659</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/turgut-sigara-her-yil-8-milyon-kisinin-olumune-neden-oluyor-27659</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/05/turgut-sigara-her-yil-8-milyon-kisinin-olumune-neden-oluyor-1717154651.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/05/turgut-sigara-her-yil-8-milyon-kisinin-olumune-neden-oluyor-1717154651.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/05/turgut-sigara-her-yil-8-milyon-kisinin-olumune-neden-oluyor-1717154651.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı sosyolog Osman Turğut, sigara kullanımından dolayı dünyada her yıl milyonlarca insanın hayatını kaybettiğine dikkat çekerek, “Küresel tütün salgını, önlenebilir hastalık ve ölüm sebepleri arasında ilk sırada yer almakta ve dünyada her yıl 8 milyondan fazla kişinin ölümüne sebep olmaktadır.” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>Turğut, şunları aktardı:</p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:10.5pt"><span style="background-color:#f9f9f9"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><span style="color:#222222">"Günümüz Batı toplumlarında madde kullanımı öylesine büyük bir bozulmaya yol açmış ve felaket halini almıştır ki, artık durum iç kimyasal savaş olarak nitelenir olmuştur. Boyutu aynı olmasa bile, Türkiye için de aynı tehlike kapımızı çalmaya başlamıştır. Madde kullanımının toplum üzerindeki etkilerini hesaplamak ve kesin olarak ortaya koyabilmek oldukça zordur. Çünkü, bu maddelerin zararlı etkilerinin bir kısmı hemen ortaya çıksa da birçoğu, ancak onlarca yıl sonra kendini göstermektedir. Kendini geç belli eden etkilerin başında bir sonraki neslin gördüğü zararlar ile toplum üzerindeki olumsuz etkiler gelir. Ebeveyni madde almış olan bireylerin gelişimi çeşitli yönleriyle etkilenmektedir. Aynı şekilde toplumlarda kültürel yozlaşma, ailenin yıpranması, ekonomik kayıplar, insan güç ve emeğin kaybı, eğitimin aksamasıve suçoranların artmasıyla gelişme hızını kesen birçok zarara uğramaktadır. Türkiye’de madde kullanım bozukluklarının prevalansı hakkında kesin bilgilere sahip değiliz, zira ülke genelinde epidemiyolojik bir çalışma henüz yapılmamıştır. Bazı lokal çalışmalar ile hastane ve polis kayıtları ise kesin oranlara ulaşılmasına imkan vermemektedir. Ancak gerek günlük gözlemler ve gerekse yapılan bazı lokal araştırmalar madde kullanımının toplumda giderek yaygınlaştığını, maddeye başlama yaşının giderek düştüğünü göstermektedir. Madde kötüye kullanımı ve bağımlılığı, erkeklerden daha sıktır. Alkol içinde söz konusu olan bu farklılaşma alkol dışındaki maddelerde daha belirgindir. Madde kötüye kullanımına işsizlerde ve azınlık gruplarında daha fazla rastlanır. Bütün ülkelerde yapılan çalışmalar yasaklı madde kullanımının evsiz barksız gençlerde, düzensiz hayat süren kimselerde ve insanlar arası ilişkilerinde yetersizlik olan kişilerde daha yaygın olduğunu göstermektedir. ABD’de son zamanlarda yapılan, geniş bir kamu araştırmasında, madde kötüye kullanımı veya madde bağımlılığı teşhisi almış erkeklerin %76’sında, kadınların %65 ‘inde başka bir psiyatrik bozukluğun da bulunduğu tespit edilmiştir. Bağımlı bir bireyin bulunduğu aile içinde diğer bireylerin de madde kullanma ve/veya bağımlı olma riskleri artmaktadır. Aile içindeki bağımlıdan belirgin bir şekilde etkilenen diğer aile bireylerinin davranışsal modellerini tanımlamak için Eş bağımlılık terimi kullanılmaktadır. Eş bağımlılığın karakteristik özelliklerinden en önemlisi onaylayıcı destekleyici davranıştır. Diğer bir özellik, bağımlılığın bir hastalık olarak kabul edilmemesi durumudur. Ayrıca madde kullanıcılar gibi aileleri de inkar mekanizmasını kullanarak, madde kullanımına bağlı olarak ortaya çıkan önemli problemleri küçümseme ve önemli bir sorun oluşturmuyormuş gibi davranma eğilimindedir. Eş bağımlı aile üyeleri, tıpkı bağımlılar gibi dışarıdan yardım ve müdahale edilmesinin gerekli olmadığını düşünür ve yaşanan başarısızlıklara rağmen biraz daha gayret gösterilerek sorunla başa çıkabileceğine inanır. Bütün bu ilave çabalara rağmen kontrolü sağlayamayınca da bağımlı kişi ya da hastalık süreci yerine, kendilerini başarısızlıktan sorumlu tutup öfke, özgüven kaybı ve depresyon içine girerler. Sosyal Çevre, hem kişiyi etkileyip madde kullanımına yakın hale getirerek hem maddenin elde edilebilirliğini kolaylaştırarak ve hem de madde alt-kültürlerini oluşturarak madde kullanımı ve bağımlılığının ortaya çıkması ve sürdürülmesinde etkili olur. Bir toplumda madde kullanımının hoş karşılanması madde kötüye kullanımı ve bağımlılığının yaygınlaşması riskini arttırır. Buna karşılık, toplumun değer yargılarının madde kullanımına karşı çıktığı ve desteklemediği ortamlarda, madde kolay elde edilebilse bile kullanımı çok düşük kalabilmektedir. Herhangi bir maddenin kullanımının kişiye bir üstünlük veya sosyal statü kazandırdığı durumlarda bu maddelerin bağımlılığına daha çok rastlanır. Örneğin, sigara içmenin erkeklik ve üstünlük işareti sayıldığı alt ve orta ekonomik tabaklarda sigara bağımlılığına, kokain kullanmanın moda olduğu ve kişiye itibar kazandırdığı üst ekonomik tabalarda kokain bağımlılığına daha çok rastlanır. Akran ve arkadaş grupları, kişileri madde kullanımına özendirebilir, İşsizlik, evsizlik ve başka ekonomik sorunlar da madde kullanımı üzerinde etkili olabilen sosyal faktörlerdir. Hemen her madde için ayrı bir alt –kültür oluşur ve bazen birinden diğerine geçiş olur. Örneğin, önceleri esrar alt –kültüründe bulunan bir kişi daha sonra eroin alt –kültürüne dahil olabilir veya memleket değiştirmek ya da kullanılan maddenin ortadan kalkması gibi sebeplerle başka alt –kültürlere geçiş yapabilir."</span></span></span></span></span></span><br />
<br />
&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 31 May 2024 14:20:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Prof. Dr. Çetin Kotan kalp krizi geçirdi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/prof-dr-cetin-kotan-kalp-krizi-gecirdi-27641</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/prof-dr-cetin-kotan-kalp-krizi-gecirdi-27641</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/05/prof-dr-cetin-kotan-kalp-krizi-gecirdi-1716389849.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/05/prof-dr-cetin-kotan-kalp-krizi-gecirdi-1716389849.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/05/prof-dr-cetin-kotan-kalp-krizi-gecirdi-1716389849.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Dursun Odabaş Tıp Merkezinde görev yapan cerrah Prof. Dr. Çetin Kotan kalp krizi geçirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>Bir dönem Van-Hakkari Tabip Odası başkanlığı da yapan Van ve bölgede tanınan cerrahlardan Prof. Dr. Çetin Kotan'ın kalp krizi geçirdiği haberini Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başkehimi Remzi Sarıkaya, X hesabından duyurdu.<br />
&nbsp;</p>

<p>Sarıkaya, “Kalp krizi geçiren Van tıp camiasının abisi Prof. Dr. Çetin Kotan hocamıza acil şifalar dilerim” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Daha önce Van Araştırma Hastanesi'nde görev yapan Prof. Dr. Çetin Kotan, bir süredir de Van YYÜ&nbsp;Dursun Odabaş&nbsp;Tıp Merkezinde görev yapıyordu.</p>

<p>Yoğun bakım servisinde olan Prof. Dr. Kotan'ın sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.</p>

<p><strong>Haber Merkezi</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 May 2024 17:45:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>SES: Gözaltına alınmakla tehdit edildik</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ses-gozaltina-alinmakla-tehdit-edildik-27604</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ses-gozaltina-alinmakla-tehdit-edildik-27604</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/05/ses-gozaltina-alinmakla-tehdit-edildik-1715415646.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/05/ses-gozaltina-alinmakla-tehdit-edildik-1715415646.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/05/ses-gozaltina-alinmakla-tehdit-edildik-1715415646.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Van Şubesi Yönetim Kurulu, Hemşireler Haftası dolayısıyla izin alarak yapmak istedikleri basın açıklamasına polis tarafından izin verilmediğini ve gözaltına alınmakla tehdit edildiklerini bildirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) -</strong> SES Van Şubesi, Hemşireler Haftası dolayısıyla dün Van Eğitim Araştırma Hastanesi önünde basın açıklaması yapmak istedi. Ancak polis açıklamaya&nbsp;izin vermedi.</p>

<p>Yaşanan kısa bir gerginlikten sonra SES üyeleri hastane önünden ayrıldı.</p>

<p>Konuyla ilgili bugün şube binasında açıklama yapan&nbsp;SES Van Şubesi&nbsp;Eşbaşkanı Figen Çolakoğlu, açıklamayı valilikten izin alarak planladıklarını, ancak polisin hastane yetkililerinin isteği doğrultusunda hareket ettiklerini söyledi.</p>

<p>Polisin, hastane yetkililerinin bina önünde açıklama yapılmasını istemedikleri şeklindeki talepleri doğrultusunda kendilerini engelelyerek, gözaltına almakla tehdit edildiklerini belirten Çolakoğlu, şunları aktardı:</p>

<p>"SES olarak kurulduğumuz günden bu güne hak temelli sendikal mücadelemizi yürüttük. Emekçilerin çalışma koşullarının düzeltilmesi, insanca yaşamaya yetecek adil bir ücretin alınması için direndik. Bununla beraber mobbinge ve liyakatsiz yönetim sistemine karşı çıkma duruşumuzu hiçbir zaman değiştirmedik.&nbsp; Egemene karşı emekçiyle yan yana omuz omuza mücadele ettik. Halk sağlığını önceleyen bir sağlık sisteminin kurulması ve hasta emekçi ilişkisini insani değerler&nbsp;gözeterek inşa etme çabamızdan hiçbir zaman vazgeçmedik.</p>

<p>Hemşireler haftası programı doğrultusunda 10.05.2024 tarihinde Van Eğitim Araştırma Hastanesi (VEAH) önünde valilik izni alınarak sorun ve taleplerimizi içeren bir basın açıklaması yapılması planlanmıştır. &nbsp;Yapılacak olan basın açıklamasına polis izin vermek istememiş ve bizi gözaltına almakla tehdit etmişlerdir. Gerekçesi sorulduğunda Van İl Sağlık Müdürü ve VEAH Başhekimi ile görüştüklerini ve açıklamayı burada yapmamızı istemedikleri cevabını vermişlerdir. Kolluk kuvvetlerinin talimatlarını yasa ve anayasadan alması gerekirken, amirleri konumunda olmayan ve oturdukları koltuklara liyakat ile atanmayan kişilerden alıyor olmaları adalet ve hukuk sisteminin geldiği noktayı açıkça ortaya koymaktadır.&nbsp; Van özgünlüğünde bu muamelenin sadece KESK’e bağlı sendikalara özel olarak işletildiği bilinmektedir. Emekçi için mücadele eden ve sürekli alanlarda eylem ve etkinlikler düzenleyen tek sendikanın önünü kesmeye ve susturmaya yönelik özel bir hukuk uygulanmaktadır.&nbsp; 2016 ve 2022 yılında alınan gösteri ve eylem yasakları kararlarını dayatmışlardır.</p>

<p>&nbsp;Türkiye’nin hiçbir ilinde benzer bir uygulama yokken liyakatsiz idarecilerin aldıkları emir doğrultusunda yasal sendikal mücadelemizi engelleyen sorumlular hakkında yasal tüm süreçleri yürüteceğimizi buradan ifade ediyoruz. Örgütlenme özgürlüğümüzün olduğu alanlara girmemizi engellemeye çalışan, sendikal mücadele yürütmememiz için çabalayan ve VEAH ta yürütülen tüm usulsüzlük ve yanlışlıklara sessiz kalmamızı isteyen il sağlık müdürü ve VEAH başhekimi bilsin ki SES asla bunlara SESSİZ kalmayacaktır."</p>

<p><strong>Haber: Mehmet Güler</strong></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><br />
&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 11 May 2024 11:00:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>VBB, 3 ambulansla hasta nakil hizmeti veriyor</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/vbb-3-ambulansla-hasta-nakil-hizmeti-veriyor-27595</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/vbb-3-ambulansla-hasta-nakil-hizmeti-veriyor-27595</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/05/vbb-3-ambulansla-hasta-nakil-hizmeti-veriyor-1715324581.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/05/vbb-3-ambulansla-hasta-nakil-hizmeti-veriyor-1715324581.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/05/vbb-3-ambulansla-hasta-nakil-hizmeti-veriyor-1715324581.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van Büyükşehir Belediyesi (VBB), 3 ambulans ve 10 personelle hasta nakil hizmeti veriyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>VBB,&nbsp;yardıma muhtaç ve sağlık kuruluşlarında sürekli tedavi olması gereken, yatalak ve diyaliz hastası yurttaşlar için ücretsiz ambulans imkânı sağlıyor.</p>

<p>Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı tarafından 3 ambulans 10 personelle verilen hizmetle günlük 20 hastaya ulaşılıyor.&nbsp;</p>

<p>Hastalar evlerinden sağlık personelleri tarafından sedye ve tekerlekli sandalyeler yardımıyla alınıp, hastanelerindeki tedavilerinin ardından ise yeniden evlerine bırakılıyor.&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/a7e58902-442e-4637-9d5c-8abf8f3fc1f2.jpeg" style="height:519px; width:800px" /></p>

<p>Akköprü mahallesinde ikamet eden 72 yaşındaki Alzheimer hastası Zühre Yılmaz da uzman sağlık personelinin refakatinde evinden alınarak kontrollerinin yapılacağı Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine nakil edildi.</p>

<p>Burada yapılan tetkik ve kontrolleri tamamlanan hasta Yılmaz, daha sonra tekrar evine bırakıldı. Yılmaz’ın yakınları VBB&nbsp;Eşbaşkanları&nbsp;Abdullah Zeydan ve Neslihan Şedal’a teşekkür etti.</p>

<p>Ayrıca hizmetten yararlanmak isteyen yurttaşların&nbsp;(0432) 222 1234 numaralı telefon ile iletişim kurabilecekleri belirtildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 10 May 2024 09:56:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Migreni tetikleyen yiyecekler neler?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/migreni-tetikleyen-yiyecekler-neler-27458</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/migreni-tetikleyen-yiyecekler-neler-27458</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/03/migreni-tetikleyen-yiyecekler-neler-1711182494.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/03/migreni-tetikleyen-yiyecekler-neler-1711182494.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/03/migreni-tetikleyen-yiyecekler-neler-1711182494.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Uzmanlar, migreni tetikleyen bazı gıdalara dikkat çekti. İşte tüketilmemesi gereken o besinler…]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h3><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Zonklama şeklinde kendini gösteren baş ağrıları zamanla can sıkıcı bir hal alabilir. Migreni olan kişilerde baş ağrısının yanı sıra mide bulantısı, ses ve ışığa duyarlılık da görülebilmektedir. Uzmanlar, severek tüketilen bazı yiyeceklerin migreni tetikleyebileceğini belirtti.</h3>

<p><img alt="PEYNİR DAHİL SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ: Uzmanlar; çedar, brie ve beyaz peynirin migreni tetikleyebilen amino asit tiramin içerdiğini vurguluyor. Öte yandan hem kronik baş ağrısı hem de laktoz hassasiyeti olan kişilerin süt ürünlerinden uzak durması tavsiye edilmektedir." src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2024/03/1711179351469-yeni-proje-11.jpg" /></p>

<h3><strong>PEYNİR DAHİL SÜT VE SÜT ÜRÜNLERİ: </strong>Uzmanlar; çedar, brie ve beyaz peynirin migreni tetikleyebilen amino asit tiramin içerdiğini vurguluyor. Öte yandan hem kronik baş ağrısı hem de laktoz hassasiyeti olan kişilerin süt ürünlerinden uzak durması tavsiye edilmektedir.</h3>

<p><img alt="ÇİKOLATA: Çikolata bir kafein kaynağıdır. Bu da migreni tetikleyen hücreler arasında, uyarı ileten maddelerin salınmasına neden olabilir." src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2024/03/1711179379034-thumbs-b-c-b-944-ccb-5334-b-2-fddc-287-d-875-b-6-ce-4093.jpg" /></p>

<h3><strong>ÇİKOLATA: </strong>Çikolata bir kafein kaynağıdır. Bu da migreni tetikleyen hücreler arasında, uyarı ileten maddelerin salınmasına neden olabilir.</h3>

<p><img alt="İŞLENMİŞ ŞARKÜTERİ ÜRÜNLERİ: Sosis, sucuk gibi işlenmiş şarküteri ürünlerinde nitrat yer alabilmektedir. Bu da migreni tetikleyebilir." src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2024/03/1711179463813-yeni-proje.jpg" /></p>

<h3><strong>İŞLENMİŞ ŞARKÜTERİ ÜRÜNLERİ: </strong>Sosis, sucuk gibi işlenmiş şarküteri ürünlerinde nitrat yer alabilmektedir. Bu da migreni tetikleyebilir.</h3>

<p><img alt="KAHVE: Aşırı kahve tüketiminin migren atağını tetikleyebileceği belirtilmektedir. Aynı şekilde kafein yoksunluğu da baş ağrısına neden olabilmektedir. Bu nedenle kahve içilen saat ve miktar önemlidir." src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2024/03/1711179485160-thumbs-b-c-dccb-89466-a-0007-ee-2-c-61-b-32-e-59-fbb-399.jpg" /></p>

<h3><strong>KAHVE:</strong> Aşırı kahve tüketiminin migren atağını tetikleyebileceği belirtilmektedir. Aynı şekilde kafein yoksunluğu da baş ağrısına neden olabilmektedir. Bu nedenle kahve içilen saat ve miktar önemlidir.</h3>

<p><img alt="MİGREN ATAKLARINDA BUNLARI MUTLAKA YAPIN: Stresinizi yönetmeye çalışın, Bol su için, Başınızı aşağı bakacak şekilde esnetin ve çenenizi göğsünüzün üst kısmına değdirin. Bu, boynunuzun arkasındaki prodrom sırasında gerginleşebilecek kasların gerilmesine yardımcı olabilir. Kaynak: Cnntürk" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2024/03/1711179285396-yeni-proje-10.jpg" /></p>

<h3><strong>MİGREN ATAKLARINDA BUNLARI MUTLAKA YAPIN:</strong> Stresinizi yönetmeye çalışın, Bol su için, Başınızı aşağı bakacak şekilde esnetin ve çenenizi göğsünüzün üst kısmına değdirin. Bu, boynunuzun arkasındaki prodrom sırasında gerginleşebilecek kasların gerilmesine yardımcı olabilir. Kaynak: Cnntürk</h3>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 23 Mar 2024 11:25:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>SES Van Şubesi’nden ‘Dünya Sosyal Hizmet Günü’ açıklaması</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ses-van-subesinden-dunya-sosyal-hizmet-gunu-aciklamasi-27438</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ses-van-subesinden-dunya-sosyal-hizmet-gunu-aciklamasi-27438</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/03/ses-van-subesinden-dunya-sosyal-hizmet-gunu-aciklamasi-1710866654.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/03/ses-van-subesinden-dunya-sosyal-hizmet-gunu-aciklamasi-1710866654.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/03/ses-van-subesinden-dunya-sosyal-hizmet-gunu-aciklamasi-1710866654.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[SES Van Şubesi tarafından ‘Dünya Sosyal Hizmet Günü’ dolayısıyla açıklama yapıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">VANMED (VAN) - </span></strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Açıklamayı, SES Van Şubesi Yönetim Kurulu adına Hukuk Sekreteri <strong>Edip Çam</strong>, okudu.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Açıklamada, öne çıkan başlıklar şöyle:</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">“Sosyal hizmetler son dönemde iktidarın kendini yeniden var etme hane halkını siyasal tahakkümü altına alma devlete aidiyetin yeniden sağlandığı araç olarak görülmüştür. Temel insan hakkı kapsamında devletin asli görevi olma yaklaşımından uzaklaşılıp siyasal iktidarın kendini güçlendirecek bir araç olarak görülmesi, toplumun sosyal yapısına zarar verdiği gibi, sosyal hizmet emekçilerinin mesleki çalışmalarına olumsuz etki etmekte, personel rejimi ve ücret rejiminde de hak kayıplarına neden olmaktadır. Politika belirleme ve idareciler uzun yıllardır sosyal hizmet alanının prensiplerini bilmeyen, mesleki yeterliliği olmayan, sosyal hizmet alanından gelmeyen, liyakatın zaten olmadığı yöneticiler eliyle yürütülmektedir. Bu da hizmetin planlanmasına ve içeriğine alabildiğine etki etmekte, alanı bilimsel bir alan ve hizmet olmaktan çıkartmaktadır. Kamu personel rejiminde yaşanan değişimlere ek olarak devletin sosyal hizmetlerde yaratmış olduğu yozlaşma biz sosyal hizmetler emekçilerinin çalışma alanlarında insan haklarına aykırı çalışma düzenleri ile karşı karşıya bırakmıştır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">“Sosyal hizmetler alanı bir yandan sürdürülen politikalarla giderek piyasaya açılır duruma getirilmekte, kamusal hizmet olarak kamu tarafından verilmesi gereken sosyal hizmetler özelleştirilip, özel kurumlara devredilmekte; bir yandan ise imzalanan protokollerle kamu bünyesindeki hizmetler de denetimsiz ve sınırsız bir şekilde kamu dışında birtakım dernek ve cemaatlere terk edilmektedir. Diğer taraftan ise mevcut politikalar ihtiyacı değil, siyasi ihtiyaçlar göz önünde bulundurularak yürütülmektedir. Oysa sosyal hizmetler alanı kamusal bir hizmet olarak sunulmalı, ihtiyaç duyan herkesin ayrımsız şekilde, ücretsiz, eşit, nitelikli ve anadilinde hizmete ulaşmasının sağlanması için politikalar üretilmelidir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">“Çocukların başta şiddet olmak üzere her türlü korunması önemli bir sorun olarak devam etmektedir. Oysa bugün çocuklar açısından karşı karşıya olduğumuz tablo, ihtiyaç duyulan koruma ortamını sağlamaktan çok uzakta olduğumuz bir tablodur. Çocukların korunmasından birinci derecede sorumlu olan bakanlık “çocuk algısı”nı, muhafazakârlığa, dine, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dayalı ve ailenin çocuğun ihtiyaçlarından önemli olduğu düşüncesine yönelik faktörler belirlemekte, çocuğun gelişimsel ihtiyaç ve gereksinimleriyle bir “birey” olduğu göz ardı edilmektedir. Bu nedenle 18 yaş altı tüm bireylerin çocuk olduğu evrensel ilkesinin hatırlanarak, tüm politikaları “çocuğun insan hakları” doğrultusunda geliştirilmelidir. Bakanlık bir an önce Lanzarote Sözleşmesi ve 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun gereği olan koruma ve önleme hizmetlerini, çocuğun haklarını ve üstün yararını önceleyen, hükümet politikalarından arındırılmış, risk analizlerini belirleyen ve erken uyarı sistemini önceliklendiren bir şekilde, somut, kapsamlı, hızlı ve etkin müdahaleye olanak sağlayan yazılı hale getirilmiş, kamuoyunun ve özellikle çocuk alanında çalışan kurumların görüşlerinin de dikkate alındığı bir “ülke çocuk politikası” oluşturmalıdır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">“Yine kadın erkek eşitliğinin sağlanması, kadınların sosyal, siyasal ve ekonomik alanda karşılaştıkları ayrımcılığı gidermek, kadına yönelik şiddetin önlenmesinden ve şiddete maruz kalan kadınların her düzeyde korunması sosyal hizmetlerin önemli alanlarından biridir. Ancak iktidarın ve Bakanlığın politikalarının toplamı kadını “birey” olmakta çıkarıp aile içine hapsedilmesine hizmet etmektedir. Bakanlık tarafından: kadının sadece aile içinde eş, anne olarak değerli olduğu bakış açısından vazgeçilmeli; kadın birey olarak kabul edilmeli; cinsiyet eşitliği temel alınmalı; engelli, yaşlı ve çocuk bakımı konusunda devlet kendi sorumluluğunu yerine getirmeli, temel olarak kadını bakım ve hizmet “görevlerinden” kurtaran, kadını güçlendirecek politikalar oluşturulmalı; kadına yönelik şiddet, kadın cinayetleri, şüpheli kadın ölümlerini münferit olaylar gibi lanse etmek yerine İlk imzacısı olmakla övündüğü daha sonra çekildiği İstanbul Sözleşmesi tekrar ve etkin olarak uygulanmasını sağlamalı, 6284 sayılı yasanın uygulamadaki sorunları çözülmelidir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">“Sosyal yardımlar ülkemizde sosyal hizmetlerde önemli bir yer tutmaktadır. Sosyal hizmetlerin neredeyse yardımlara indirgendiği bir ortamda sosyal yardımlar yoksulluğun siyasal destek sağlamak amacıyla kullanıldığı, yardım alanları bağımlı hale getiren bir uygulamaya dönüşmüş durumdadır. Sosyal hizmet, bir hak olmaktan çıkartılmış, “yardım” ve “lütuf” haline getirilmiştir. Ekonomik krizle birlikte sosyal yardımlar ayrı bir sorun alanı olarak durmakta, sosyal yardımlar çeşitli gerekçelerle kesilmek istenmektedir. “sosyal yardım-istihdam ilişkisi” sağlanacağı iddiası ile ve reklamı ile hazırlanan yönetmelik ise yeni bir emek sömürüsü alanı açacak, sosyal yardımlara muhtaç durumda bırakılanların en ucuz, en güvencesiz işgücü olarak çalıştırılmaya mahkûm bırakılacağı bir uygulamaya zemin oluşturmaktadır. <strong><em>AKP iktidarı öncesi 4 milyon kişiye verilen sosyal yardımlar bugün itibari ile 20 milyonu geçmiştir. Burda da yoksulluğun önlenmesi değil sürdürülebilir yoksullukla insanların denetim altına alınması ve iktidarın oy deposu haline getirilmeye çalışılmaktadır. </em></strong></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">“Mülteciler ve göçmenlere ilişkin politikalar da oldukça sorunludur. Suriye’den gelen göçmenlere yönelik verilen hizmetlerde ırkçı, dinsel, ideolojik yaklaşımlar bulunmakta, bu hizmetler ayrıca iç ve dış siyasete malzeme olarak kullanılmaktadır. Bu anlayış halk içerisinde çatışmalar yaratmakta ve Suriyelilere sunulan hizmetlerle ilgili yanlış bilgilerin yarattığı etkiler sonucunda ötekileştirme ve ayrımcılık yaygınlaşmaktadır. Bakanlık, Suriye’den göç eden çocukların ihtiyaçlarını karşılamak yerine bu görevini protokollerle İHH başta olmak üzere birçok sivil yapılara ve sınırsız olarak devretmiştir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">“Ülkemizde mevcut sosyal hizmet uygulamalarının yetersizliği; <strong>artan işsizlik ve enflasyon</strong>,<strong> kentleşme</strong>, <strong>göç ve eğitim politikaları</strong>, <strong>çocuk, yaşlı, engelli, kadın refahı, göçmen politikaları, ekolojik dengesizlik</strong> gibi alanlardaki sorunlara neden çözüm üretilemediğini açıklamaktadır. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">“Sosyal Hizmet Günü’nünde, sosyal hizmet emekçileri de biriken sorunlarla karşılamaktadır. Sendikamız tarafından daha önceden yapılan anket çalışmasında açıkça işaret ettiği gibi sosyal hizmet emekçileri personel eksikliği ile az çalışan ile çok fazla iş yaparak, uzun sürelerle çalışarak, güvencesiz biçimde ve farklı istihdam biçimleri altında çalıştırılarak, yetersiz ücretlerle, yaygın biçimde şiddete uğrayarak, mobbing problemi altında, yemek ve yol sorununun dahi çözülmediği bir ortamda, yetersiz ekonomik sosyal haklarla, mesleki anlamda ihtiyaçlarının karşılanmadan ve çalışma koşulları giderek kötüleşerek çalışmaktadır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">“Biz Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası olarak Sosyal Hizmet Günü vesilesi ile sosyal hizmetler alanının ve çalışanların sorunlarının çözülmesini talep ediyoruz. Sosyal hizmete ihtiyaç duyanlar için ayrımsız, kamusal, eşit, anadilinde hizmet sunulması için; sosyal hizmet emekçilerinin güvenceli, insanca yaşayacak bir ücrete ve insana yakışır çalışma koşullarına ve haklara ulaşması için mücadele etmeye devam edeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Bazı taleplerimiz:</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Sosyal Hizmetlerdeki Sorunlar Çığ Gibi Büyüyor!</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Aile ve Sosyal Hizmet Bakanlığının merkez teşkilatı ile taşra teşkilatları arasında kopukluk giderek artmaktadır. Özellikle idarecilerin belirlenmesinde hangi liyakat unsurlarının göz önüne alındığı nesnel olarak kamuoyu ile paylaşılmalıdır. Alana uzak, sosyal hizmet bakış açısına sahip olmayan tamamen siyasi kaygılarla ataması yapılan idareciler, sosyal hizmet alanını her geçen gün daha da sorun yumağı haline getirmektedir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Sosyal Çalışma Görevlisi Tanımı Kaldırılmalıdır!</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Sahada yapılan mesleki çalışmaların temelini oluşturan mevzuatlar değerlendirildiğinde (Örneğin Sosyal Hizmet Merkezleri Yönetmeliği ya da 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu) sosyal çalışma görevlisi tanımı önemli bir sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Sosyal Hizmet, Psikoloji, Çocuk Gelişimi, Sosyoloji ya da Öğretmenlik Bölümü mezunları, ‘Sosyal Çalışma Görevlisi’ tanımı altında aynı işi yapmaktadır. Hâlbuki bu meslek gruplarının aldığı eğitimler birbirinden tamamen farklıdır. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Yoksulluk Sınırı Üzerinde ve Eşit İşe Eşit Ücret Politikası Uygulanmalıdır!</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Bakanlık bünyesinde çalışan tüm emekçiler yoksulluk sınırı altında ücret almaktadır.&nbsp; Temel ücretler yoksulluk sınırı üzerine çıkarılmalı, yapılan işin niteliği riski, eğitim durumu gibi kriterler ile giydirilmiş ücretler belirlenmelidir. Tüm ücretler emekliliğe yansıtılmalıdır. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Sosyal Hizmet Uzmanlarının, Psikologların, Çocuk Gelişim Uzmanlarının, Sosyologların ya da Öğretmenlerin maaşları arasında ciddi farklılıklar bulunmaktadır. Öğretmenler, hak ettikleri şekilde ek ders ücretlerini ve uzman öğretmenlik tazminatlarını alarak aylık on bin TL’ye varan ek ödeme alabilmektedir. Ancak aynı işi yapan diğer meslek gruplarının bu ücretlerden faydalanamaması sebebiyle hak kaybı yaşanmakta ve iş barışı bozulmaktadır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Sosyal Hizmet Tazminatı Ödenmelidir!</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Sosyal hizmet emekçileri, saha ziyaretlerinde madde kullanımı ya da ciddi suç kayıtları olan bireylerle çalışmakta, hatta yalnız başlarına hane ziyaretlerine gitmektedir. Türkiye geneline bakıldığında saldırıya uğrayan sosyal hizmet emekçilerinin olduğu bilinmesine rağmen bu konuda emekçileri koruyucu bir politika geliştirilmemektedir. <strong>‘Yapılan iş, riskli iş gruplarına’</strong> alınarak emekçilere <strong>‘Sosyal Hizmet Tazminatı’</strong> ödenmeli, <strong>‘Yıpranma Payı’</strong> uygulaması hayata geçirilmelidir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">TİS Mağduriyeti giderilmelidir!</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Toplu iş sözleşmesi dönemlerinde sadece yetkili sendika ile imzalanan sözleşmeler demokratik yaklaşımlara aykırı olmakla birlikte emekçilerin hak kaybına neden olmaktadır. Örneğin 7/24 esaslı çalışan Koruyucu Aile Biriminde görevli sosyal hizmet emekçileri yatılı kuruluş tazminatı alamıyorken gündüzlü hizmet veren sosyal hizmet merkezinde kurulan birimlerde çalışan meslek elemanları alabilmektedir. Ya da kadrosu Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğünde olmasına rağmen Çocuk İzlem Merkezlerinde görevlendirilen emekçiler, özellikli birim tazminatı alamıyorken kadrosu Sağlık Bakanlığında olup ilgili birimde çalışan emekçiler bu tazminatı alabilmektedir. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Fazla Çalışma Ücretleri Ödenmiyor!</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Esnek çalışma sistemi adı altında sosyal hizmet emekçileri hafta sonu çalıştırılmaktadır. Oysaki bu uygulama 657 sayılı Kanunun 99. Maddesine aykırıdır. Emekçiler, icapçı olarak çalıştıkları günlerin de karşılığını alamamaktadır. Emekçilerin hakkını yine emeği ortaya koyanlar koruyabilir. SES bu anlamda emekçilerin SES'i olmaya devam edecektir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Enflasyon Hem Memuru hem emekliyi Mağdur Ediyor!</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Bugün ülkemizde yükselen enflasyon ve artan kira zamları ile birlikte memur arkadaşlarımız kiralarını ödemekte zorlanmaktadır. Buna ek olarak emekli bireyler de kiralarını ödemekte zorlandıkları için illerde huzurevi talepleri artmıştır. Fakat ülkemizde mevcut huzurevi kapasiteleri bu ihtiyacı karşılamamaktadır. Bu nedenle emekli maaşları arttırılmalı, yaşlı bireyleri yaşadıkları hanede destekleyici politikalar hayata geçirilmelidir. Bugün ülke genelinde 3 yıldır huzurevi sırası bekleyen yaşlı vatandaşların olduğu bilinmektedir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Evde Bakım Ücretleri Adil Değildir!</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Engelli bireylerin sağlıklı konutlarda aileleriyle yaşamalarını sağlayacak politikalar geliştirilmelidir. Bir engelli birey adına yakınına ödenen evde bakım ücreti 7.601.71 TL’dir. Özel bakım merkezlerine engelli adına ödenen 35.36224 TL’dir. Devlet özeli süspanse edeceğine kamusal olarak bu hizmeti vermelidir. Bu hizmet kamusal olarak verilinceye kadar evde bakım için ödenen kişi başı ücret özele verilen miktar ile eşitlenmelidir.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Tam Zamanlı Kreş Desteği Sağlanmalıdır!</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Bugün kadınlar ev içerisinde şiddete uğradıkları zaman ekonomik bağımsızlıkları olmadığı hallerde failden şikayetçi olma ya da boşanma konusunda korku yaşamaktadır. Tam zamanlı kreş desteği imkanının sağlanması, ücretsiz kreş hizmeti kapasitesinin arttırılması ve kadınların İş-Kur aracılığıyla istihdam edilmesi sağlanmalıdır.</span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><strong><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Sosyal Hizmet Emekçilerinin Çalışma Şartları İyileştirilmelidir!</span></strong></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Aile ve Sosyal Hizmet Bakanlığında çalışan sosyal hizmet emekçileri; İl Göç Müdürlükleri, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlükleri, Kolluk Birimleri gibi birçok kurumun iş yükünü karşılamaktadır. Bununla birlikte birçok eğitim almış, bilgi ve beceri düzeyini geliştirmiş, nitelikli sosyal hizmet emekçileri, emeklerinin karşılığı olmayan düşük ücretler almaktadır. </span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Bugün Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olan Prof. Dr. Sn. Vedat IŞIKHAN bir Sosyal Hizmet Uzmanıdır.&nbsp; Sayın IŞIKHAN'ın meslektaşlarının da görevli olduğu Bakanlık emekçilerinin ücret ve diğer sorunlarını çok iyi bildiğinden eminiz. Bu nedenle sorunları kabineye ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a da ayrıntılı aktaracağını umut ediyoruz. Kabineden de sendikamız başta olmak üzere ilgili tüm taraflarla birlikte kalıcı çözümler üretmelerini beklemekteyiz.”</span></span></span></p>

<p style="text-align:center">&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 Mar 2024 19:42:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>SES Van Şubesi&#039;nden 14 Mart açıklaması</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ses-van-subesinden-14-mart-aciklamasi-27420</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ses-van-subesinden-14-mart-aciklamasi-27420</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/03/ses-van-subesinden-14-mart-aciklamasi-1710421201.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/03/ses-van-subesinden-14-mart-aciklamasi-1710421201.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/03/ses-van-subesinden-14-mart-aciklamasi-1710421201.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Van Şubesi tarafından, 14 Mart Tıp Bayramı dolayısıyla basın açıklaması yapıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>Perihanoğlu AVM'de bulunan şube binasındaki açıklamayı, SES Van Şubesi Yönetim Kurulu adına&nbsp;Eğitim ve Örgütlenme Sekreteri <strong>Ümit Çapa </strong>yaptı.</p>

<p>Hükümetin sağlık politikasını deleştiren Çapa, "Sağlık hizmetinin metalaştırılarak alınıp satılan bir mala dönüştürülmesine, hastaya müşteri denilmesine ve sağlık bütçesinin özel sermayeye akıtılmasına, sağlık kurumlarının şirketleşmesine, halkın sağlığının paraya tahvil edilmesine, performans -güvencesizlik- şiddet kıskacı ile faturanın sağlık emekçilerine kesilmesine, Tıp Bayramının 105. Yıldönümünde de 14 Mart Haftasında mücadeleye devam ediyoruz.&nbsp;14 Mart’lar Bayrama dönüşsün diye Sağlık Mücadele Haftası diyoruz. Çünkü uzun çalışma saatleri, iş yükü, mobbing ve angarya gibi modern kölelik çalışma koşullarına isyan edenlerin, karşı duranların mücadele haftasıdır 14 Mart." dedi.&nbsp;</p>

<p><strong>Çapa, sendikanın taleplerini de şöyle sıraladı:</strong></p>

<ul>
	<li>Performans, ek ödeme, teşvik değil, insanca yaşamaya yetecek, yoksulluk sınırı üzerinde emekliliğe yansıyacak temel ücret sağlansın.</li>
	<li>Fiili hizmet süresi (yıpranma payı) sağlık hizmetlerinde çalışan tüm emekçilere yıllık 90 gün üzerinden tam olarak uygulansın.</li>
	<li>Yapılan ek gösterge düzenlenmesi yetersiz kalmıştır. Talebimiz olan 3600’den 7200 kadar kademeli ek gösterge uygulansın.</li>
	<li>OECD ortalamasında kadrolu güvenceli personel istihdamı yapılsın. Taşeron çalışma ortadan kaldırılsın.</li>
	<li>Özgür ve bilimsel çalışma ortamı için meslek örgütleri üzerindeki baskılara son verilsin.</li>
	<li>Liyakatsiz atamalara, tip sözleşme dayatmalarına, tıp ve sağlık bilimleri eğitimlerini niteliksizleştiren, altyapısı uygun olmayan tıp fakültelerinin, eczacılık fakültelerinin, diş hekimliği fakültelerinin, hemşirelik fakültelerinin, sağlık bilimleri fakültelerinin ve sağlık meslek yüksekokullarının açılmalarına son verilsin.</li>
	<li>Şiddetsiz ve güvenli bir çalışma ortamı için yeni ve etkili “Sağlıkta Şiddet Yasası” çıkarılsın, mobbing ve baskılar son bulsun.</li>
	<li>Covid-19 iş kazası ve meslek hastalığı olarak kabul edilsin.</li>
	<li>Haklarında kesinleşmiş yargı karar bulunmayan ihraç sağlık ve sosyal hizmet emekçileri derhal göreve başlatılsın.</li>
	<li>Sağlık hizmeti için ödediğimiz vergiler yeter. Katkı katılım payları ve ilave ücretler kaldırılsın</li>
	<li>Sağlık ve sosyal hizmetlerin planlanmasından sunulmasına kadar emekçiler örgütleri aracılığıyla, halk da merkezde siyasi partiler, yerellerde ise yerel yönetimler, muhtarlıklar, örgütlü yapılar ve siyasi partiler eliyle süreçlere dâhil olsun.</li>
	<li>Özel hastanelere verilen her türlü teşvik kaldırılmalıdır. Özel hastaneler ile SGK anlaşma yapmamalıdır. Özel hastanelere aktarılan teşvik ve bütçen kamu sağlık kurumlarına aktarılmalıdır.</li>
	<li>Toplumsal sağlık için güçlü ve etkin birinci basamak sağlık örgütlenmesi sağlansın. ASM emekçilerine ikili ceza uygulamalarından vazgeçilsin.</li>
	<li>Her işyerine kreş açılsın, sağlık emekçileri çocukları ile işleri arasında tercih yapmak zorunda kalmasın.</li>
	<li>Kamu sağlık kurumları daha demokratik bir yapıya kavuşturulmalıdır. Kamu sağlık kurumlarında idareci belirlenmesi kriterlere uyanlar arasında o kurumlarda çalışan&nbsp;emekçilerin oyu ile gerçekleşsin.</li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 14 Mar 2024 15:47:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bal sağlığa yararlı mı, kimler tüketmemeli?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/bal-sagliga-yararli-mi-kimler-tuketmemeli-27342</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/bal-sagliga-yararli-mi-kimler-tuketmemeli-27342</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/02/bal-sagliga-yararli-mi-kimler-tuketmemeli-1708778546.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/02/bal-sagliga-yararli-mi-kimler-tuketmemeli-1708778546.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/02/bal-sagliga-yararli-mi-kimler-tuketmemeli-1708778546.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Bal, arıların çiçek açan bitkilerin nektarını toplamasıyla oluşan, altın rengi bir madde. Kış aylarında kovana yiyecek sağlamak için peteklerde depolanıyor.</p>

<p>Antik Yunan'da bal "Tanrıların yiyeceği" olarak tanımlanıyordu, Çin'de ise ilaç olarak kabul ediliyordu.</p>

<p>Bugün balın gerçekten yararlı olup olmadığı, etkilerinin ne olduğu halen tartışılıyor.</p>

<h2>Balın besin profili</h2>

<p>Bal ham halinde, amino asitler, antioksidanlar, vitaminler, mineraller ve şekerden oluşuyor. Fruktoz oranı yüksek. Bu nedenle şekerden daha tatlı, ancak karbonhidrat içeren gıdaları değerlendirme sistemi olan glisemik endeksi daha düşük.</p>

<p>Glisemik endeks, bir gıdanın tek başına tüketildiğinde kan şekeri seviyesini ne kadar hızlı yükselttiğini gösteriyor.</p>

<p><img alt="Bee on honeycomb" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/6530/live/20773de0-cf21-11ee-b83b-0f87a864f372.png" style="height:1088px; width:1952px" /></p>

<p>Bal arıların çiçeklerin nektarını toplayıp, peteklerde depolamasıyla oluşuyor.</p>

<h2>Balın sağlığa faydaları</h2>

<p>Balın sağlığa yararları, hem nasıl bir işlemden geçirildiğine hem de arıların nektarlarını topladığı çiçeklerin kalitesine bağlı.</p>

<p>Ham bal, balın ısıtılmamış, pastorize edilmemiş, berraklaştırılmamış ve hiçbir şekilde filtre edilmemiş hali. Balın bu formunda, standard işleme yöntemlerinde kaybedilebilecek sağlığa yararlı daha çok besleyici madde bulunuyor.</p>

<p>Bal, yıllardır deri yaralanmalarında antiseptik olarak kullanılıyor. Yüzeysel yaralanmalarda ya da yanıklarda iyileşme sürecini hızlandırdığına inanılıyor.</p>

<p>Bal asıl olarak glükoz ve fruktozdan, yani suyu çeken iki şekerden oluştuğundan, yaradaki suyu emiyor. Yarayı kurutuyor ve böylece bakteri ve mantar üremesi kısıtlanıyor.</p>

<p>Balın özellikle daha koyu renkli çeşitleri, flavonoid gibi kimyasal maddeler açısından zengin bir kaynak.</p>

<p>Flavonoidlerin, anti bakteriyel, anti-viral, anti-alerjik ve anti-inflamatuar özellikleri olduğu belirtiliyor. Flavonoid içeriği nedeniyle, bazıları balı şekere kıyasla daha sağlıklı bir seçenek ve antioksidan kaynağı olarak görüyor.</p>

<p>Ancak şekerin Glisemik Endeksi, sofra şekerinden daha düşük olsa da, kalorisi yüksek, kan şekerini yükseltiyor ve ölçülü tüketmek gerekiyor.</p>

<h2>Bal şekerden daha mı iyi?</h2>

<p>Balın Glisemik Endeksi düşük, yani kan şekerini sofra şekeri kadar hızlı yükseltmiyor. Bal şekerden daha tatlı, dolayısıyla daha az tüketilebiliyor. Ancak bir çay kaşığı balda, bir çay kaşığı şekerden daha çok kalori var. Yani porsiyonlar ölçülü olmalı.</p>

<p>Bal tercih ediyorsanız, ham halini tüketmeye çalışın. Balın ham halinde, beyaz şekere kıyasla daha çok vitamin, enzim, antioksidan var. Ancak yine de ham bal tükettiğinizde aldığınız besin miktarının çok kaydadeğer olmadığını unutmamakta da fayda var.</p>

<p><img alt="Honey and sugar" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/0b02/live/5e0e7420-cf21-11ee-b83b-0f87a864f372.png" style="height:1088px; width:1946px" /></p>

<p>Bal şekerden daha tatlı, yani daha azıyla yetinebilirsiniz.</p>

<h2>Bal herkes için güvenli bir gıda mı?</h2>

<p>Bal, "serbest" şekerlerden. Yani beslenmemizde kısıtlamamız tavsiye edilen türden bir şeker türü. Ancak tavsiye edilen miktarlarda tüketildiğinde çoğu yetişkin için güvenli kabul ediliyor.</p>

<p>Şeker hastaları ya da kan şekeri seviyesini yönetmek isteyenler içinse şeker yerine bal kullanmanın pek bir ajantajı yok. Çünkü ikisi de en nihayetinde kan şekeri seviyelerini yükseltiyor.</p>

<p>Ayrıca, 12 ayın altındaki bebeklere ham bal ya da ticari üretilen baldan verilmemeli. Çünkü bu şekilde botülizm adı verilen bir gıda zehirlenmesi riski ortaya çıkabiliyor.</p>

<p>Bir çoğumuz bal tüketmekten hoşlansa da, bazıları için kabul edilebilir bir gıda değil. Bal vegan bir gıda olarak kabul edilmiyor. Çünkü bal toplanmasının, kış aylarında hayatta kalabilmek için çok çalışan arıların hayatına zarar verdiğine inanılıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 24 Feb 2024 15:35:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Van’da sigaranın zararlarına dikkat çekilecek</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/vanda-sigaranin-zararlarina-dikkat-cekilecek-27275</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/vanda-sigaranin-zararlarina-dikkat-cekilecek-27275</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/02/vanda-sigaranin-zararlarina-dikkat-cekilecek-1707380386.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/02/vanda-sigaranin-zararlarina-dikkat-cekilecek-1707380386.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/02/vanda-sigaranin-zararlarina-dikkat-cekilecek-1707380386.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van’da, 9 Şubat Dünya Sigarayı Bırakma Günü dolayısıyla Hayatın Renkleri Solmasın Derneği tarafından bir dizi etkinlik düzenlenecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) -</strong> Etkinliklerle ilgili bilgi veren Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Osman Turğut, gün dolayısıyla Seyrantepe Gençlik Merkezinde yaklaşık 80 gence sağlıklı yaşam ve hayır deme becerileri üzerine seminer verileceğini söyledi.</p>

<p>Turğut, seminerin yanı sıra Van İl Müftüsü ile birlikte Maneviyat ve Bağımlılık konusunda bir hafta boyunca farklı yerlerde eğitim ve farkındalık eğitimleri yapılacağını kaydetti.</p>

<p>Sigaranın zararlarına ve alınması gereken önlemlere değinen Turğut, şunları aktardı:</p>

<p>“Dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygın kullanılan tütün ürünleri bağımlılık yapıcı etkileri yanında, kanser, kalp damar hastalıkları, KOAH gibi pek çok önlenebilir hastalık sebepleri arasında ilk sırada yer almaktadır. Tütün genellikle kanserler, kalp ve solunum yolu hastalıkları gibi bulaşıcı olmayan hastalıklarla (BOH) ilişkilendirilse de tütün aynı zamanda bulaşıcı hastalıklardan ölümlerde önemli bir faktördür. Sigara her yıl dünyada yaklaşık 6 milyon insanın beklenenden önce ölümüne yol açmaktadır. Bu ölümlerin yaklaşık 600 bini sigara dumanından pasif etkilenme bağlı olmaktadır. Eğer bu konuda yeterli önlemler alınmazsa 2030 yılında sigaranın 8 milyon insanı öldüreceği ve bu ölümlerin %80’inin düşük ve orta gelirli ülkelerde olacağı tahmin edilmektedir.</p>

<p>Eğer sigara kullanıyor iseniz, bunun bir hastalık olduğunu bilmeli ve bir an önce size yardımcı olacak bir Sigara Bırakma Polikliniğine başvurabilir ya da ALO 171 Sağlık Bakanlığı Sigara Bırakma Danışma Hattını arayabilirsiniz. Sigara ile tek başınıza mücadele etmeniz zor olabilir, çünkü bu bir bağımlılıktır ve irade ile ilişkisi yoktur. Bırakma kararlılığı, uygun tedavi ve motivasyonla siz de sigarayı bırakabilirsiniz. Unutmayın sigara içtiğiniz her an, hayatınızdan ve sevdiklerinizle geçireceğiniz sağlıklı zamanlardan çaldığınız anlardır.</p>

<p>İlimiz bünyesinde Van Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ve Sağlıklı Hayat Merkezinde bulunan Sigara Bırakma Poliklinikleri sigarayı bırakmak için başvuruda bulunan vatandaşlarımıza hizmet vermektedir. Sigara Bırakma Polikliniklerine 182, ALO 171 ve MHRS uygulaması üzerinden randevu alınabilmektedir. Sigarayı bırakmak için en doğru zaman şu andır, hemen size en yakın sigara bırakma polikliniğine başvurarak, randevunuzu alın. Kendiniz ve aileniz için yeni bir başlangıç yapın.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Feb 2024 11:17:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Dünyada her 5 kişiden 1’i kansere yakalanıyor&quot;</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/dunyada-her-5-kisiden-1i-kansere-yakalaniyor-27263</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/dunyada-her-5-kisiden-1i-kansere-yakalaniyor-27263</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/02/dunyada-her-5-kisiden-1i-kansere-yakalaniyor-1707037460.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/02/dunyada-her-5-kisiden-1i-kansere-yakalaniyor-1707037460.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/02/dunyada-her-5-kisiden-1i-kansere-yakalaniyor-1707037460.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Türkiye’de yılda 250 bin yeni kanser tanısı konulduğunu ve bunun günde 600’den fazla kişiye denk geldiğini söyleyen Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Uzm. Dr. Yıldıray Tanrıver, “2030 yılında 13 milyondan fazla kişiyi maalesef kanserden kaybediyor olacağız. 22 milyon kişiye ise yeni kanser tanısı konuyor olacak. Dünyada her 5 kişiden 1’i ne yazık ki kansere yakalanıyor. Her 8 erkekten 1’i ve her 11 kadından 1’i kanserden hayatını kaybediyor. Bunların önlenmesi mümkün. Lütfen erken tanıya önem verelim. Sağlıklı ve uzun yaşamın formüllerini birlikte arayalım” diye konuştu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>4 Şubat Dünya Kanser Günü’ne yönelik konuşan Radyasyon Onkolojisi Uzmanı ve Infinity Regenerative Clinic Medikal Direktörü Yıldıray Tanrıver, “Kanserden korunabiliriz. Kanser aslında bizim kaderimiz değil. Birçok genetik faktör tabii ki rol oynuyor ama epigenetik faktör dediğimiz çevresel faktörleri etkileyerek kanserden korunmamız mümkün. Daha da önemli olan konu erken tanı. Kansere ne kadar erken tanı koyarsak o kadar hızlı hareket edebilir ve tedavisine hızlıca ulaşabiliriz” dedi.</p>

<p>Kanserin birçok belirtisi olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Tanrıver, “Vücutta herhangi bir organdaki değişiklik kansere giden yolda alarm veriyor olabilir. Örneğin; ben, bendeki kanamalar, üstündeki dokunun değişmesi veya renginin değişmesi bizim için önemlidir. Çok fazla öksürük, balgam, kanlı balgam, ağrı, vücuttaki şişme de aynı şekilde çok önemlidir. Hepsi kanserin belirtisi olabilir. Bu belirtilerin mutlaka uzman hekim tarafından kontrol edilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu.</p>

<h3><strong>"İyi bir uyku çok önemli"</strong></h3>

<p>Tanı yöntemlerinde genetik testlerin önemli olduğunu hatırlatan Uzm. Dr. Tanrıver, “Yapay zekayı da kullanarak genetik testlerde aslında risk faktörlerimizi belirleyebiliyoruz. Bu risk faktörlerini belirledikten sonra yaşam tarzımız bizim için çok önemli oluyor. İyi bir uyku çok önemli. Egzersiz yapmak, hareketli olmak, bol su içmek de çok önemlidir. İşlenmiş gıdalardan uzak durmamız gerekiyor ki günümüzdeki en büyük sorunlardan bir tanesi bu. Uzun ve sağlıklı yaşayarak kanserden korunmak mümkün olabiliyor. Kanserin hem tanısında hem de tedavisinde yapay zekayı kullanıyoruz. Örneğin ultrasonda yapay zekayla üç boyutlu olarak biyopsi alarak birçok damarı, arteri, dokuyu, karaciğeri, safra kesesini, pankreası ve şah damarını incelemek mümkün olabiliyor. Covid-19’dan sonra damarlardaki değişiklikleri bu tip ultrason cihazlarıyla bulmamız ve önceden saptamamızda mümkün” diye konuştu.</p>

<h3><strong>"Hidrojen tedavisinin hem kanseri küçültücü etkisi var hem de kanserden korunmada çok önemli"</strong></h3>

<p>Kemoterapi, radyoterapi ve cerrahi tedavilerin yanı sıra yeni tedavi yollarının olduğunu aktaran Uzm. Dr. Tanrıver, “Şu an immünoterapiler, akıllı ilaçlar ve hedefe yönelik tedaviler ön plana çıkıyor. Hidrojen tedavisi ise daha da farklı bir yöntemdir. Bu çok yeni yöntemlerden bir tanesi olarak gündeme gelmiş durumda. Birçok literatüre, çalışmaya baktığımız zaman hidrojenin medikal hidrojenden alınmasıyla kanser tedavisinde rol oynadığını görebiliyoruz. Hem kanseri küçültücü etkisi var hem de kanserden korunmada çok önemli. Çünkü serbest radikalleri ve oksidatif stresi yok ediyor. Yani paslanmayı engelliyor. Hücrelerde paslanma, dokularda kansere giden yolda önemli adımlardan bir tanesi. Hidrojen inhalasyonu tedavisiyle birlikte bu paslanmayı yok edersek kanserin yolaklarından bir tanesini engellemiş olabiliriz. Bu yeni bir yöntem. Kemoterapi ve kanserin diğer tedavi yöntemleriyle beraber ortaya çıkan hidrojen tedavisi, korunma yollarından bir tanesi olarak gündeme gelmiş durumda. Hidrojen inhalasyonu, tedavisinin bir diğer etkisi diyabette çok etkili olmasıdır. Diyabette şekeri düşürdüğüne dair birçok çalışma var. Birçok diyabet hastasında aslında kanser riskinin daha fazla arttığını, daha büyük oranda görüldüğünü fark ediyoruz. Bu bilgiler ışığında eğer tip 2 diyabet hastalarında hidrojen tedavisini kullanabilirsek şeker seviyesini düşürerek ve insülin direncini azaltarak kanser tedavisinde ve korunma yöntemlerinde yeni çığır açmış olabiliriz” şeklinde konuştu.</p>

<h3><strong>"Epigenetik faktörler çok daha ön planda"&nbsp;</strong></h3>

<p>Çevresel faktörlerin genetiği de değiştirebileceğini ifade eden Uzm. Dr. Tanrıver, “Kanserde genetik önemlidir. Ama zannedilen kadar değil. Epigenetik faktörler artık çok daha ön planda. Epigenetik faktörler dediğimiz çevresel faktörlerdir. Örneğin, soluduğumuz havanın oksijeni azsa genetiği değiştirebiliyor. Yine aynı şekilde işlenmiş gıdaları çok fazla yersek, genetiği değiştirebiliyor. Bağışıklık sistemimizi korumak için çok önemli. Sindirim sistemimiz de artık ön planda. Birçok kişiye mikrobiyom testi yani bağırsaktaki bakterilerin oranına bakarak tedaviler uyguluyoruz. Çünkü bağışıklık sisteminin yaklaşık yüzde 80- 85’i sindirim sisteminden kaynaklanıyor. Bu nedenle işlenmiş gıdalardan uzak duralım. Uzun ve sağlıklı yaşamın ön koşullarından biri olarak iyi beslenelim” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"Türkiye'de kanserin görülme sıklığı dünyanın birçok ülkesine göre daha az"</strong></h3>

<p>Türkiye’de kanserin görülme sıklığının nispeten dünyanın birçok ülkesine göre daha az olduğunu söyleyen Uzm. Dr. Tanrıver, “Burada sanırım şanslı genlere sahibiz diyebiliriz. Toplum geliştikçe kanser riski de artıyor. Bu durumda beslenme, uykusuz kalma ve hareketsiz kalmanın da rolü var. Tanıyla beraber kanser görülme sıklığı daha fazla artıyor. Ülkemizde, akciğer kanseri, meme kanseri, bağırsak kanseri, prostat ve tiroid kanserleri çok sık görülüyor" diye konuştu.</p>

<h3><strong>"Hekime danışmadan vitamin kullanılmamalı"</strong></h3>

<p>Kanserden korunmak için tütün ve türevlerinden mutlaka uzak durulması gerektiğini ifade eden Uzm. Dr. Tanrıver, erken tanının önemine dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Alkolden, işlenmiş gıdalardan da uzak duracağız. Hareketsiz bir yaşam sürmeyeceğiz ve beslenmemize çok dikkat edeceğiz. Bunları yaparsak kanserden büyük ölçüde korunuyor olacağız. Bir önemli nokta daha var. Çok fazla vitaminler, mineraller kullanılmaya başlandı. Özellikle bitkisel olanlar çok fazla kullanılıyor. Bunlar kanserden korunmada ve tedavisinde etkili olabilir. Fakat bunları kullanmadan önce hekiminize danışınız. Çünkü vücudunuza aldığınız her şeyin bir yan etkisi olabilir. Özellikle kanserden korunmak için ve kanser tedavisinde bu durum olabilir. Bunu vurgulamak istiyorum. Hekiminize danışmadan bu tür uygulamaları yaptırmayın. Gerek bitkisel gerek farklı şekilde üretilmiş olan maddeleri hekiminizden habersiz almayın.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 04 Feb 2024 12:01:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>100 yaşını geçen sağlıklı kişilerin 8 ortak özelliği</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/100-yasini-gecen-saglikli-kisilerin-8-ortak-ozelligi-27249</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/100-yasini-gecen-saglikli-kisilerin-8-ortak-ozelligi-27249</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/02/100-yasini-gecen-saglikli-kisilerin-8-ortak-ozelligi-1706774781.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/02/100-yasini-gecen-saglikli-kisilerin-8-ortak-ozelligi-1706774781.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/02/100-yasini-gecen-saglikli-kisilerin-8-ortak-ozelligi-1706774781.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA["Margarita, uzmanların 100 yaşı geçen sağlıklı kişilerde gözlemlediği ortak noktalar için iyi bir örnek: Zindelik, sıkıntıların üstesinden gelme gücü, iletişim kurma arzusu, bunlardan bazıları."]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Margarita Flores her sabah erken kalkıyor. Kahvaltı ediyor ve yürüyüşe çıkıyor.</strong></p>

<p>Daha fazlasını yapmak istediğini söylüyor. Mesela spor salonuna gitmek gibi.</p>

<p>Ancak 107 yaşında, bacakları daha fazlasına izin vermiyor.</p>

<p>"Belki daha çok yürüyüşe çıkarsam bacaklarım da buna alışır" diye şaka yapıyor. Şili'nin başkenti Santiago'daki evinden, bizimle telefon görüşmesi yapıyor.</p>

<p><img alt="Margarita Flores" src="https://ichef.bbci.co.uk/news/640/cpsprodpb/7ba1/live/717945d0-b45f-11ee-bc52-d963846fe767.jpg" style="height:422px; width:750px" /></p>

<p>Margarita Flores: 'Bana dinlenmemi söylüyorlar, ben dinlenmeyi sevmiyorum. Aklımı meşgul etmeyi seviyorum'</p>

<p>Onunla sohbet ederken, müthiş bir zihin açıklığıyla, akıcı şekilde konuşması ilgimi çekiyor. Arkadaşları ve bir kızı da onunla her gün birlikteler.</p>

<p>"Bu yaşta bile, birçok şey yapmak istiyorum" diyor.</p>

<p>Margarita, uzmanların 100 yaşı geçen sağlıklı kişilerde gözlemlediği ortak noktalar için iyi bir örnek: Zindelik, sıkıntıların üstesinden gelme gücü, iletişim kurma arzusu, bunlardan bazıları.</p>

<p><img alt="100 yaşını geçenler genellikle yakın arkadaşlar edinmeye eğilimli ve zihinlerini birçok aktiviteyle meşgul tutuyolar." src="https://ichef.bbci.co.uk/news/640/cpsprodpb/447e/live/7e91a1c0-c064-11ee-ace0-c35c1b4f6d82.jpg" style="height:1344px; width:2006px" /></p>

<p>100 yaşını geçenler genellikle yakın arkadaşlar edinmeye eğilimli ve zihinlerini birçok aktiviteyle meşgul tutuyorlar.</p>

<p>Birleşmiş Milletler (BM), 100 yaşını geçen kişilerin sayısında ciddi bir artış gözlemliyor. 1990'da 100 yaş üstünde yalnızca 92 bin kişi vardı, 2021'de bu sayı 621 bini buldu.</p>

<p>Elbette genetik etkenler ve yaşam tarzı büyük önem taşıyor ancak uzmanlar bazı psikolojik faktörlerin de uzun yaşamaya etki ettiğini düşünüyor.</p>

<p>İspanya'da Madrid Üniversitesi'nden akademisyen Maria Dolores Merino, 100 yaşını geçenleri yıllardır gözlemliyor.</p>

<p><a href="https://link.springer.com/article/10.1007/s10902-023-00700-z">Son çalışmalarından birinde,</a>&nbsp;uzun yaşayanların bazı ortak özelliklerini sekiz kategoride topladı.</p>

<p><img alt="havuzda yüzen yaşlı adam" src="https://ichef.bbci.co.uk/news/640/cpsprodpb/2a3d/live/c6f6eed0-c081-11ee-ace0-c35c1b4f6d82.jpg" style="height:4008px; width:6000px" /></p>

<h2>1. Zindelik ve yaşama gücü</h2>

<p>100 yaşını geçenlerde görülen en karakteristik özelliklerden biri, zindelik. Canlı ve enerjik hissetmeye yönelik istek, önemli bir psikolojik etken.</p>

<p>Araştırmacı Maria Dolores Merino, "Görüşme yaptığımız 100 yaşını geçen kişiler, hayata devam etmek için net bir arzuya sahipti" diyor:</p>

<p>"Onlarla konuştuğunuzda, 100 yaşını devirdiklerini asla tahmin etmezsiniz. Genel olarak çok daha genç birinin kişiliğini sergiliyorlar."</p>

<p><img alt="Spor" src="https://ichef.bbci.co.uk/news/640/cpsprodpb/2017/live/0e67a7b0-c068-11ee-8685-316409d66f25.jpg" style="height:1790px; width:2696px" /></p>

<p>Merino'nun araştırmasında yer alan kişiler arasında, 98 yaşına kadar çalışmaya bir şekilde devam edenler de var.</p>

<p>Her gün merdiven inip çıkmak, kart oyunları oynamak, Sudoku çözmek gibi fiziksel ya da düşünsel aktiviteleri günlük rutinlerinde devam ettiriyorlar.</p>

<p>ABD'deki Boston kentinde, 100 yaşın üzerindekileri inceleyen bir projenin yürütücüsü Stacy Andersen'in gözlemi de bu yönde:</p>

<p>"Bu kişilerin çoğunluğu, yaşamaktan keyif aldıklarını söylüyor. Bu muhteşem bir şey."</p>

<p><img alt="Aile ve arkadaşlarla yakın ilişki, uzun yaşamın sırlarından birisi olabilir." src="https://ichef.bbci.co.uk/news/640/cpsprodpb/518d/live/b08ffb80-c065-11ee-8714-c98ac5476d98.jpg" style="height:1224px; width:2176px" /></p>

<p>Aile ve arkadaşlarla yakın ilişki, uzun yaşamın sırlarından birisi olabilir.</p>

<h2>2. Etkileşim isteği</h2>

<p>Çalışmalar, 100 yaşını geçen kişilerin genellikle sosyalleşmeye istekli olduğunu ortaya koyuyor.</p>

<p>Maria Dolores Merino, "Aileleri ya da arkadaşlarıyla yakın ilişkilere sahip oluyorlar. Ellerinden geldiğince başkalarına yardımcı oluyorlar ve sevildiklerini hissediyorlar, ki bu çok önemli" diyor.</p>

<p>Andersen de yaptığı çalışmada, 100 yaş üstündekilerin "dışa dönük" ve yeni insanlarla tanışmaya açık olduğunu gözlemlemiş:</p>

<p>"Maalesef 100 yaşında olmanın bir olumsuz özelliği, birçok tanıdığınızın artık dünyada olmaması. Yeni insanlarla tanışmaya açık olmak bu nedenle oldukça kritik."</p>

<p><img alt="Margarita Flores" src="https://ichef.bbci.co.uk/news/640/cpsprodpb/bd57/live/be9f24a0-c063-11ee-896d-39d9bd3cadbb.jpg" style="height:1276px; width:2322px" /></p>

<p>Margarita Flores</p>

<p>Margarita Flores, arkadaşlara sahip olmanın "çok önemli" olduğunu söylüyor ve ekliyor:</p>

<p>"Sadece bu şekilde yalnız hissetmiyorum."</p>

<p><img alt="Sohbet eden bir grup." src="https://ichef.bbci.co.uk/news/640/cpsprodpb/0012/live/c5f821d0-b45f-11ee-bc52-d963846fe767.jpg" style="height:1190px; width:2115px" /></p>

<h2>3. Özveri ve amaç edinmek</h2>

<p>100 yaşını geçenlerde görülen diğer bir ortak özellik, özveri.</p>

<p>Merino, "Genellikle sorumluluk sahibi ve çalışkan insanlar. Hedeflerine ulaşmak için azmediyorlar" diyor.</p>

<p>Andersen de 100 yaşını aşan kişilerin çocuklarını incelemiş. Genelde ailelerinin izinden gittiklerini gözlemlemiş.</p>

<p>"Uzun ömürlülükle hayatta amaçlar belirlemek arasında bir ilişki var. Bu kişilerin ulaşmak istedikleri amaçları oluyor. Her günün bir amacı var."</p>

<p><img alt="Koşu yapanlar." src="https://ichef.bbci.co.uk/news/640/cpsprodpb/df29/live/232b9f90-c067-11ee-8685-316409d66f25.jpg" style="height:1430px; width:2144px" /></p>

<p>KAYNAK,GETTY IMAGES</p>

<h2>4. Dayanıklılık</h2>

<p>Dayanıklılık ve zorluklarla baş etme gücü, uzun yaşamın "sırları" arasında öne çıkıyor.</p>

<p>Zorluklar karşısında dayanıklı olmak ve onlardan deneyim elde etmek, uzun yaşamla doğrudan ilişkili olabilir.</p>

<p>Merino, "Bu çok önemli çünkü sıkıntılarla yüzleşip devam etmenizi sağlıyor. Bunların psikolojik olarak zarar vermesinin önüne geçiyor" diyor.</p>

<p>Bu elbette bu kişilerin üzülmedikleri anlamına gelmiyor. Ancak güçlüklerle yüzleşip "yola devam etmek" önemli bir ortak nokta.</p>

<p><img alt="BM'ye göre &quot;100 yaş kulübüne girmek&quot; eskiye göre daha yaygın." src="https://ichef.bbci.co.uk/news/640/cpsprodpb/b10b/live/fe1e5e80-b45f-11ee-bc52-d963846fe767.jpg" style="height:1107px; width:1968px" /></p>

<p>BM'ye göre "100 yaş kulübüne girmek" eskiye göre daha yaygın.</p>

<h2>5. Yaşamın kontrolünü elde tutmak</h2>

<p>Bir diğer psikolojik ortak nokta, 100 yaşını geçenlerin genelde kendi kararlarını almaları ve yaşamlarında kontrol sahibi olmaları.</p>

<p>"Genelde bağımsızlar ve hayatlarını kendi istedikleri doğrultuda yönlendirebilmişler" diyor Merino.</p>

<p>"Farklı fırsatlar yaratmak ve hangisinin doğru seçim olduğuna karar vermek", bu kişilerde görülen ortak özellikler arasında.</p>

<p><img alt="Satranç oynayanlar." src="https://ichef.bbci.co.uk/news/640/cpsprodpb/1b5d/live/4e04a390-c069-11ee-ace0-c35c1b4f6d82.jpg" style="height:2167px; width:3250px" /></p>

<h2>6. Entelektüel motivasyon</h2>

<p>Aktif bir beyne sahip olmak, merak, öğrenme isteği ve kendi kendini eğitmek...</p>

<p>Bunlar da 100 yaşını geçenlerde araştırmacıların gözlemlediği özellikler.</p>

<p>Araştırmalarda yer alan kişiler, dünyada neler olup bittiğine ilgi duyuyor ve kendileri için yeni bir şeyler öğrenmeye meraklılar.</p>

<p>Merino, "Çoğunluğu, hangi sosyal sınıftan olduklarından bağımsız olarak, iyi birer kitap okuru ve kendi kitaplıkları var" diye anlatıyor.</p>

<p>Margarita Flores de onlardan biri. Bu aralar, Papa Francesco'nun biyografisini okuyor:</p>

<p>"Ancak moda dergilerinden aşk romanlarına kadar birçok farklı şeyi de okuyorum" diye ekliyor.</p>

<p><img alt="Dans eden bir çift." src="https://ichef.bbci.co.uk/news/640/cpsprodpb/3992/live/2919d810-c06a-11ee-896d-39d9bd3cadbb.jpg" style="height:3372px; width:5268px" /></p>

<h2>7. Olumlu olmak</h2>

<p>Andersen'e göre 100 yaşını devirenler bariz şekilde daha pozitif bir bakışa sahip:</p>

<p>"100 yaşını geçmiş bir kişiden 'Keşke hayatta olmasaydım' lafını neredeyse hiç duymuyorsunuz. Ama 40 yaşındakilere '100 yaşını görmek ister misin?' diye sorsanız çoğu 'Hayır' diyecektir."</p>

<p>Merino'nun çalışmasına göre uzun yaşayanlar "mutluluk" anlamında değil, "küçük şeylerle eğlenebilmek" anlamında olumlular.</p>

<p>Margarita Flores: "Herkes bana 'İyisin' diyor, evet, demek ki iyiyim."</p>

<p><img alt="Yaşlı kadın oy kullanıyor." src="https://ichef.bbci.co.uk/news/640/cpsprodpb/54fd/live/1cefdf20-c06b-11ee-a84e-3feff3863993.jpg" style="height:1687px; width:3000px" /></p>

<p>Uzun yaşayanların dünyada neler olup bittiğine ilgileri genelde yüksek oluyor.</p>

<h2>8. Kavrayış ve idrak</h2>

<p>Son olarak, uzun yaşayanlarda gözlemlenen ortak özelliklerden bir diğeri, kavrayış gücü.</p>

<p>Merino'ya göre, bu kişilerde düşünme, gerekçelendirme, sorun çözme gibi bilişsel yetenekler öne çıkıyor.</p>

<p>"Birçok davranışları, bizi zeka ve kavrayış özelliklerine götürüyor.</p>

<p>"Örneğin kendi kendilerine öğrenen kişiler olmaları, özel olarak eğitim almadıkları meselelerden bile korkmamaları, öğrenmeyi sevmeleri ve meraklı olmaları dikkat çekiyor. İyi hafızaları var, hızlı öğreniyorlar."</p>

<p><img alt="Yaşlı kadın" src="https://ichef.bbci.co.uk/news/640/cpsprodpb/f97b/live/26081cb0-b460-11ee-bc52-d963846fe767.jpg" style="height:1109px; width:1971px" /></p>

<p>Ona telefonda, "<em>Margarita, 107 yaşına ulaşabilmenin sırrı nedir?</em>" diye soruyorum.</p>

<p>-&nbsp;<em>"Bilmiyorum. Her zaman iyi hissettim. Her zaman meşguldüm, örgü ördüm, başka şeyler yaptım. Bu benim zihnimi çalıştırdı. Ve bence devam etmemi sağladı."</em></p>

<p>O "yorulduğunu" hissetse de içinde bulunduğu topluluk onun 110. yaş gününü kutlamak için şimdiden plan yapıyor. O da planlara sadık: "Parti yapacağız, yani dinlenme zamanı değil."</p>

<p><strong>Kaynak: Fernanda Paúl - BBC Dünya Servisi</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 01 Feb 2024 11:01:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bağımlılığa dikkat çeken resim sergisi açıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/bagimliliga-dikkat-ceken-resim-sergisi-acildi-27138</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/bagimliliga-dikkat-ceken-resim-sergisi-acildi-27138</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/01/bagimliliga-dikkat-ceken-resim-sergisi-acildi-1704532776.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2024/01/bagimliliga-dikkat-ceken-resim-sergisi-acildi-1704532776.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2024/01/bagimliliga-dikkat-ceken-resim-sergisi-acildi-1704532776.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Hayatın  Renkleri Solmasın Derneği tarafından sigara ,alkol ve teknoloji bağımlılığına dikkat çekmek amacıyla kara kalem resim sergisi açıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vanmed (Van) - </strong>Hayatın Renkleri Solmasın Derneği tarafından Pilot Yarbay Yusuf Turgut İlköğretim Okulu'nda karakalem çalışmasıyla bağımlılığa dikkat çeken resimlerin yer aldığı bir sergi açıldı.</p>

<p>Hayatın Renkleri Solmasın Derneği &nbsp;Başkanı Sosyolog Osman Turğut, sergi vesilesiyle öğrencilere bağımlılıkla mücadele konusunda bilgi aktardı.</p>

<p>Bağımlılığın sigara ile başladığını anlatan Turğut, "Bağımlılık tabii ki çeşitli türleri ile aslında hepimizin hayatındaki önemli etkilerden bir tanesi. Sigara ile başlıyor, 'alkol bağımlılığı', 'madde bağımlılığı', 'teknoloji bağımlığı' diye devam ediyor. Bunların hepsi belli bir noktayı geçtiğinde tabi ki hayatımızda sorun yaşatan konular. Biz bu konuyu işlemek istemiştik, çok da ilgi gördü.Okul idaresine ve Psikolojik Danışman hocalarımıza teşekkür ederiz." dedi.</p>

<p><br />
Bağımlılıkla mücadelede sanatın etkisinin önemine dikkat çeken Turgut, şunları söyledi:</p>

<p>"Sanat,&nbsp;bağımlılık başta olmak üzere pek çok musibetle başa çıkmanın en iyi yollarından bir tanesi. Sanat her zaman insanlara ve toplumlara iyi geliyor. Sanatın iyileştirici bir yönü var. Bizi burada sanatla bağımlılık konusunu bir araya getirirken aslında bu konuya dikkat çekmek istemiştik. Çocuklarımız, gençlerimiz, bizler aslında hayatımızda ne kadar sanat müziğe yer ayırırsak bağımlılık gibi kötü alışkanlıklardan o kadar uzak durma şansımız var. Hayata pozitif bakma; daha verimli, daha üretken bireyler olma konusunda sanat hepimize her zaman iyi geliyor. Bu nedenler de bu tarz çabaların sanat boyutunda yer almasını da son derece önemli buluyoruz" dedi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/e86354b0-223b-4fe9-9cd6-3b7cdb0ec818.jpg" style="height:421px; width:562px" /></p>

<p>Dernek tarafından ayrıca, yaklaşık 350 öğrenciye sigara ve teknoloji bağımlılığı ile ilgili broşür dağıtıldı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 06 Jan 2024 11:57:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Van&#039;da &#039;Bağımlılık ve Aile&#039; semineri düzenlendi</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/vanda-bagimlilik-ve-aile-semineri-duzenlendi-27114</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/vanda-bagimlilik-ve-aile-semineri-duzenlendi-27114</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/12/vanda-bagimlilik-ve-aile-semineri-duzenlendi-1703946182.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/12/vanda-bagimlilik-ve-aile-semineri-duzenlendi-1703946182.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/12/vanda-bagimlilik-ve-aile-semineri-duzenlendi-1703946182.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Hayatın Renkleri Solmasın Derneği ile Van Gölü Gençlik Merkezi işbirliğiyle yaklaşık 100 kadına "Bağımlılık ve Aile" semineri verildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vanmed (Van) - </strong>Seminerde konuşan Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turğut, bağımlı kişinin davranışı nedeniyle ailelerin kendilerini suçlamaması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Ailelerin sürekli bir çözüm arayışında olmaları gerektiğini ifade eden Turğut, şunları kaydetti:</p>

<p>"Geçmişi düşündüğünüzde pişmanlık hissedebilir ya da ‘keşke’ diyebilirsiniz. Geleceği düşündüğünüzde kaygılanabilir ve paniğe kapılabilirsiniz. Bunun yerine şimdiki ana odaklanmaya çalışın. ‘Kendiniz ve bağımlı kişi için bugün neler yapabilirsiniz?’ bu sorudan devam edin. Herhangi bir aile üyesini etkileyen durum&nbsp;diğer aile üyelerine de etki eder.&nbsp;Aileler, bağımlı kişinin yanında kalmayı ve ona uyum sağlamayı tercih ediyor. Ancak unutulmamalıdır ki bağımlılığa sağlıklı bir uyum geliştirmenin yolu yoktur. Aile üyelerinin bağımlı kişiye karşı tutum ve davranışları tedavinin seyrini etkileyebildiği gibi, kişinin bağımlılık örüntüsünü devam ettirmesi de aile ilişkilerini etkilemektedir. Sadece kişi değil tüm aile üyeleri bu hastalığın bir parçası olur. Tüm bu nedenlerden dolayı araştırmalar bağımlılığın bir ‘aile hastalığı’ olduğunu söylemektedir.”&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/1(2).jpg" style="height:427px; width:565px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 30 Dec 2023 17:13:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Tabipler Odası grip salgınına dikkat çekti; önleminizi alın!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/tabipler-odasi-grip-salginina-dikkat-cekti-onleminizi-alin-27107</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/tabipler-odasi-grip-salginina-dikkat-cekti-onleminizi-alin-27107</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/12/tabipler-odasi-grip-salginina-dikkat-cekti-onleminizi-alin-1703763712.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/12/tabipler-odasi-grip-salginina-dikkat-cekti-onleminizi-alin-1703763712.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/12/tabipler-odasi-grip-salginina-dikkat-cekti-onleminizi-alin-1703763712.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van-Hakkâri Tabip Odası, son günlerde artan grip ve üst solunum yolu enfeksiyonu vakalarına dikkat çekerek, vatandaşların toplu taşıma araçlarında, kalabalık ortamlarda ve kapalı mekanlarda koruma önlemleri almalarını istedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Haber Merkezi -&nbsp;</strong>Van-Hakkâri Tabip Odası, grip salgını nedeniyle son zamanlarda sağlık kurluşlarında yaşanan yoğunluğa dair açıklama yaptı.</p>

<p>Vatandaşların kendi önlemini öncelikli olarak alması gerektiği ifade edilen a<span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">çıklamada, şöyle denildi:</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">“Kış aylarına girilmesi ile birlikte son günlerde grip ve üst solunum yolu enfeksiyonları benzeri hastalıklarda yoğun bir şekilde artış görmekteyiz. Bilindiği gibi 2020 yılında ülkemizde görülmeye başlanan COVID-19 salgınıyla ülkemizde büyük bir yıkım yaşandı. Pandeminin başlangıcından üç buçuk yıl sonra COVID-19, diğer solunum yolu hastalıklarıyla birlikte ülkemizde halen etkisini sürdürmektedir. Yaşadığımız her salgından zararla çıksak da Türk Tabipleri Birliği olarak toplum sağlığı öncelenerek alınacak bilimsel önlemlerle salgınları en az zararla atlatmanın mümkün olduğunu; </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Salgınlarla mücadelenin yalnızca hastanelerde olamayacağını, toplumun ve kurumların da katılımıyla alınacak bazı önlemlerin, hastalığın daha çok kişiye bulaşmasını önleyeceği gibi ölümleri de engelleyeceğini uzun zamandır belirtmekteyiz. </span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Doğru salgın yönetimiyle ayrıca sağlık sistemindeki yük azalacağı için diğer hastalara da daha etkili müdahale sağlanabilir. Kış aylarına girerken özellikle solunum yolu enfeksiyonlarının oluşturduğu salgınların alevlendiği ve bu nedenle de kapalı alanlarda maske, havalandırma, aşı gibi koruyucu önlemlerin arttırılması gerekmektedir. Gip virüsü (H1N1), COVID-19 (J1.N varyantı), Respiratuvar Sinsityal Virüs (RSV) ve mycoplasma pneumoniae gibi etkenlerin sorumlu olduğu tahmin edilen ciddi bir salgınla karşı karşıyayız. </span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Son haftalarda özellikle hastane acillerinde olağan dışı yoğunluklar yaşanmakta; bu yoğunluklar sağlık çalışanlarını tüketirken hastalara da daha az zaman ayrılmasına, zamanında ve yeterli sürede muayene edilememesine, enfekte olmayan hastalara da hastalık bulaşmasına neden olabilmektedir. Salgın sönümlenmediği sürece hem toplumun hem de sağlık çalışanlarının sağlığı tehlike altındadır. </span></span></p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Ancak her zaman söylediğimiz gibi özellikle toplu taşıma gibi kapalı ve dar alanlarda maske, havalandırma, fiziksel mesafe gibi basit önlemler dahi birçok insanın hasta olmasını engelleyecek, yeterli sürede sağlık hizmeti almasını sağlayacak, hatta yaşamını kurtarabilecektir.” </span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 28 Dec 2023 14:36:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>27 bin sözleşmeli sağlık personeli alınacak</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/27-bin-sozlesmeli-saglik-personeli-alinacak-27096</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/27-bin-sozlesmeli-saglik-personeli-alinacak-27096</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/12/27-bin-sozlesmeli-saglik-personeli-alinacak-1703661837.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/12/27-bin-sozlesmeli-saglik-personeli-alinacak-1703661837.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/12/27-bin-sozlesmeli-saglik-personeli-alinacak-1703661837.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı tarafından 2024 yılı için 27 bin sözleşmeli personel alınacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vanmed Haber Merkezi -&nbsp;</strong>Eleman temininde güçlük çekilen yerlerde sağlık hizmetlerinin yürütülebilmesi için 27 bin sözleşmeli sağlık personelinin alınmasına ilişkin&nbsp;Cumhurbaşkanı Kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.&nbsp;</p>

<p>Karara göre, 2024 yılında uygulanmak üzere istihdam edilecek sözleşmeli sağlık personeli sayısı 27 bin olarak tespit edildi. Bu tespite&nbsp;istinaden, 1 Ocak 2024 tarihinden&nbsp;itibaren geçerli olmak üzere 23 bin 464 uzman tabip, 3 bin 498 tabip, 9 ebe, 25 sağlık memuru, 2 hemşire, ve 1 sağlık teknikeri sözleşmeli olarak istihdam edilecek.</p>

<p>Sözleşmeli tabiplerin tamamı yataklı tedavi merkezlerinde görev yapacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 27 Dec 2023 10:17:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Dünya Sosyologlar Günü’nde pastalı sürpriz</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/dunya-sosyologlar-gununde-pastali-surpriz-26979</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/dunya-sosyologlar-gununde-pastali-surpriz-26979</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/11/dunya-sosyologlar-gununde-pastali-surpriz-1699966992.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/11/dunya-sosyologlar-gununde-pastali-surpriz-1699966992.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/11/dunya-sosyologlar-gununde-pastali-surpriz-1699966992.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van’da bir grup Sosyal Hizmet Uzmanı, 14 Kasım Dünya Sosyologlar Günü vesilesiyle Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turğut’a sürpriz bir ziyaret gerçekleştirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><strong>Vanmed (Van) -</strong> Pasta ve içecek hazırlayan Sosyal Hizmet Uzmanları sürpriz ziyaret sırasında bir de hatıra fotoğrafı çektirdi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Açıklama yapan Sosyolog Osman Turğut, “</span><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">14 Kasım, sosyologların bir araya gelerek dünya genelinde sosyoloji bilimine ve bu alandaki araştırmalara olan katkılarını kutlama günüdür.” Dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">Gün dolayısıyla dünya genelinde etkinliklerin olduğunu ifade eden Turğut, “ Bu özel gün, sosyologların çalışmalarını daha geniş kitlelere duyurarak toplumu bilinçlendirmeyi amaçlar. Sosyologlar, bu günü etkinlikler, seminerler ve sosyal medya kampanyaları ile değerlendirerek toplumu sosyal konularda bilinçlendirme fırsatı bulurlar. Gün münasibiyle hastanemizde çalışan Sosyal Hizmet Uzmanları Hasta Haklarında bana sürpriz yaptılar. Kendilerine bu sürprizden dolayı teşekkür ederim.” Diye konuştu.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222"><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/72bb8cd7-96b7-484b-99ca-f2cabca003af.jpeg" style="height:600px; width:800px" /></span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">Sosyologlara dair bilgiler paylaşan Turğut, şunları aktardı:</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="color:#222222">“Sosyoloji, bireylerin sosyal davranışları, kültür, ekonomi, politika, eğitim, aile, cinsiyet ilişkileri gibi geniş bir yelpazede konuları içerir. Sosyologlar, toplumun nasıl işlediğini, değişimleri nasıl deneyimlediğini ve toplumsal sorunları nasıl çözebileceğimizi anlamak için teorik çerçeveler, analitik araçlar ve yöntemler geliştirirler. Sosyologlar, toplumsal yapıları, grup davranışlarını ve kültürel dinamikleri inceleyen uzmanlardır. İşlevsel olarak, sosyologlar, toplumsal değişimleri anlamak ve açıklamak, sosyal sorunları analiz etmek, toplumsal eşitsizlikleri belirlemek ve çözüm yolları önermek, toplumsal kurumları ve yapıları inceleyerek insan davranışlarını yorumlamak, sosyal politika oluşturucularına ve karar alıcılara rehberlik etmek gibi önemli görevleri üstlenir.”</span></span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 14 Nov 2023 16:01:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>SES Van Şubesi: Bütçeden payımızı istiyoruz!</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ses-van-subesi-butceden-payimizi-istiyoruz-26969</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ses-van-subesi-butceden-payimizi-istiyoruz-26969</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/11/ses-van-subesi-butceden-payimizi-istiyoruz-1699545400.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/11/ses-van-subesi-butceden-payimizi-istiyoruz-1699545400.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/11/ses-van-subesi-butceden-payimizi-istiyoruz-1699545400.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Van Şubesi, Sağlık Bakanlığı'nın 2024 yılı bütçesine ilişkin açıklamalarda bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif"><strong>Vanmed (Van) - </strong>Açıklamayı SES Van ŞubesiEş Başkanı Figen Çolakoğlu yaptı.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">2024 yılı bütçe tekliflerinde Sağlık Bakanlığı bütçesinin büyüdüğünün gözüktüğü ancak toplam bütçe içinde payının artmadığını belirten ve bazı istatistiki veriler paylaşan Çolakoğlu, şu değerlendirmede bulundu:</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">“Bilindiği gibi, Haziran 2018 genel seçimleri sonrasında uygulamaya giren Partili Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte, bütçeyi Cumhurbaşkanlığı hazırlıyor ve cumhurbaşkanı tarafından bir yasa teklifi olarak TBMM Başkanlığı’na iletiliyor. “2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi” de 17 Ekim 2023 tarihinde TBMM Başkanlığı’na sunuldu ve Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, maalesef basına- halka kapalı olarak görüşülmeye başlandı. Bu haliyle emekçilerin, halkın taraf olmadığı bütçenin genel durumuna baktığımızda; Enflasyonist ve seçim yatırımı olan bir bütçe,&nbsp;</span></span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Kaynakların daha fazla sermayeye aktarıldığı bir bütçe, Vergiler yoluyla yükün halkın omuzuna bindirildiği bir bütçe, &nbsp;&nbsp;Kamusal hizmetlerde kesintiye uğrayan bir bütçe,&nbsp;</span></span></span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Faiz bütçesi, Otoriterleşmeyi derinleştiren bir savaş bütçesi olarak değerlendirebiliriz.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Bütçe; siyasal iktidarların, rejimin demokratik, sosyal hak ve özgürlükler konusundaki duruşunun en önemli göstergesidir. Üretenlerin, değeri yaratanların, yani işçilerin, emekçilerin, halkın, vergi mükelleflerinin, bu ülkede yaşayan herkesin, doğrudan ya da dolaylı mekanizmalar aracılığıyla ödedikleri vergilerin nerelere harcandığını ya da harcanmadığını bilmeleri ve bunu denetleyebilmeleri gerekir. Bu denetim bütçenin hazırlanması, uygulanması ve sonuçlandırılması sırasında yapılabilmelidir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:left"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Hükümetin yanlış ekonomi politikaları mevcut ekonomik krizi derinleştirmekte, çalışmaya uygun nüfusun üçte birinden fazlası işsizken ve yakın gelecekte iş bulma umudunu kaybetmiş durumda iken milyonlarca emekçi ailesi kışa hiçbir gelire sahip olmadığı şartlarda girmektedir. Asgari ücret ya da düşük ücretlerle çalışanların eline geçen para temel ihtiyaç maddelerine bile yetmemektedir. Çünkü temel ihtiyaç maddelerindeki enflasyon oranı TÜİK verilerinin çok çok üzerindedir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">Bütçe değerlendirmeleri, bu dönemin belirleyici özellikleri göz önüne alınarak yapılmalı, bütçenin sadece teknik açıdan değerlendirmesiyle ya da siyasal iktidardan istenecek ekonomik taleplerle sınırlandırılmamalıdır. Bütçe hakkı temel bir hak olarak değerlendirilerek; toplumun siyasi partileri aracılığıyla, emekçilerin, işçilerin, üretenlerin özcesi bütçeyi oluşturan vergi mükelleflerinin örgütlü yapıları aracılığıyla bütçenin hazırlanmasında, dağıtılmasında ve denetlenmesinde söz ve karar sahibi olacağı mekanizmalar geliştirilmesi için mücadele yürütülmelidir.</span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">V</span></span><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Arial&quot;,sans-serif">erilere baktığımızda toplam genel bütçenin büyümesi oranına göre Sağlık Bakanlığı bütçesinde de büyüme gözükse de sağlık harcamaları açısından enflasyon, dolar kuru artışları vb. değerlendirildiğinde aslında toplam bütçe içinde sağlık bütçesi payının artmadığını rahatlıkla görebiliriz.”</span></span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 09 Nov 2023 18:54:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Ölüme yakın deneyim yaşayanlar anlatıyor: &quot;Beni iyileştiren ışığı gördüm&quot;</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/olume-yakin-deneyim-yasayanlar-anlatiyor-beni-iyilestiren-isigi-gordum-26929</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/olume-yakin-deneyim-yasayanlar-anlatiyor-beni-iyilestiren-isigi-gordum-26929</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/10/olume-yakin-deneyim-yasayanlar-anlatiyor-beni-iyilestiren-isigi-gordum-1698220686.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/10/olume-yakin-deneyim-yasayanlar-anlatiyor-beni-iyilestiren-isigi-gordum-1698220686.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/10/olume-yakin-deneyim-yasayanlar-anlatiyor-beni-iyilestiren-isigi-gordum-1698220686.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA["Başarısız bir inşaatçıydım. Param suyunu çekiyordu ve dairemden çıkarılmak üzereydim."]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vanmed Haber Merkezi -</strong> David Ditchfield, hayatını değiştirecek kaza yaşandığında 46 yaşındaydı ve çok içki içiyordu. Londra'daki hayatı yolunda gitmiyordu.</p>

<p>2006 yılında bu kötü ruh halindeyken, kız kardeşinin evinde kalmak için Cambridgeshire'a gitti.</p>

<p>O gün bir arkadaşı onu ziyarete gelmişti ve David onu uğurlamak için istasyona gitti. Veda ederken paltosu kapanan tren kapılarına sıkıştı. Trenin hareketiyle platform boyunca sürüklenen David, raylara düştü ve kopmak üzere olan koluyla orada kaldı.</p>

<p>Sonrasında ameliyata alınmadan önce “olağanüstü ve beklenmedik bir ruhani” deneyim yaşadığını anlatıyor:</p>

<p>"Vücudumu terk etmiştim. Hastaneyi ve vücuduma saldıran tüm acıyı geride bırakmış, huzurlu bir yerdeydim.</p>

<p>“O anda başımı kaldırdığımda, yavaşça bana yaklaşan simetrik beyaz ışık dalgaları gördüm. Çok parlak ve yoğundular ama aynı zamanda o kadar saftılar ki, onlara bakabiliyordum. Yaydıkları ışığın yavaş yavaş tüm vücuduma yayıldığını ve beni iyileştirdiğini hissedebiliyordum. "</p>

<p>David, melek gibi varlıkları da tecrübe ettiğini anlatıyor:</p>

<p>"Vücudumdaki tüm yaraları iyileştirdiklerini, acımı katman katman soyup ruhumun özüne indiklerini hissettim. İlk kez kendimi tamamlanmış hissettim ve ilk kez o zaman, hayatım boyunca rol yaptığımı fark ettim”</p>

<p>David bu deneyiminin en yoğun kısmının sonu olduğunu söylüyor. Yıldızlar ve galaksiler içinde süzülme hissini, sonsuzluğa bakma hissini ve bir ışık tünelinin görüntüsünü tarif ediyor:</p>

<p>"Vücudumun her bir molekülünün bu devasa beyaz ışık tünelinden yayılan sevgi dolu enerjiyle titreştiğini hissedebiliyordum. Yaratılışın kaynağına baktığımı biliyordum. Tünel formundaki bu devasa beyaz ışık Tanrı'ydı. O kadar sevinçle doluydum ki."</p>

<p><img alt="David Ditchfield" src="https://ichef.bbci.co.uk/news/640/cpsprodpb/cd00/live/712fc800-72e8-11ee-b315-7d1db3f558c6.jpg" style="height:664px; width:1366px" /></p>

<p>David Ditchfield yaşadığı deneyimi tablolara dönüştürüyor</p>

<p>David’in tarif ettiği uyanışının anlık etkileri yanında, onda, kalıcı etkileri de oldu. Bugün evrendeki enerjiyle bir olmaya, yoğun bir tatmin duygusunu hissetmeye devam ettiğini söylüyor.</p>

<p>Kazadan sonra ağır yara alan kolunu yeniden kullanmaya başladı ve bugün artık ölümden korkmuyor.</p>

<p>Herhangi bir eğitimi ve deneyimi olmamasına karşın klasik senfoniler besteledi ve iyileşme deneyimini tasvir ettiğini söylediği sahneler çizmeye başladı.</p>

<p>Besteleri yerel orkestralarca icra edildi. Tablolarından biri ise şu anda ABD'nin Washington kentindeki İncil Müzesi'nde sergileniyor.</p>

<p>Ancak David, yaşadığı tecrübeyi dini bir deneyim olarak görmüyor ve kendisini manevi biri olarak tanımlamayı tercih ediyor.</p>

<p><img alt="David Ditchfield'ın Hayatın Tüneli adını verdiği tablosu" src="https://ichef.bbci.co.uk/news/640/cpsprodpb/96e7/live/79896290-72e8-11ee-8139-61b1db4c8e2f.jpg" style="height:750px; width:1356px" /></p>

<p>David Ditchfield'ın Hayatın Tüneli adını verdiği tablosu</p>

<p>Doktor Steve Taylor, insanların yaşadıkları yoğun acılar ile ruhani deneyimleri arasındaki bağlantıyı inceleyen bir psikolog.</p>

<p>David'in anlattığı gibi ruhani tecrübelerin şaşırtıcı derecede yaygın olduğunu ve bunun da giderek artan sayıda insanın kendilerini manevi olarak tanımlamasına yol açtığını söylüyor.</p>

<p>"Ölüme yakın bir deneyim yaşadığınızda, bu o kadar inanılmaz ve yoğun bir durumdur ki, o ana kadar oluşturduğunuz gerçeklik vizyonunuz sonsuza kadar değişebilir.</p>

<p>Leeds Beckett Üniversitesi'nde öğretim görevlisi olan Dr. Taylor, "Bu durum genellikle hayata laik açıdan bakan insanların başına gelir. Üstelik sonrasında geleneksel anlamda dindar biri de olmayabilirler” diyor.</p>

<p>Bazı popüler bilimsel teoriler, bu tür deneyimlerin, kişi ölüme yaklaştığında beyindeki oksijenin eksilmesinden kaynaklandığını öne sürüyor.</p>

<p>Ancak Doktor Taylor, bu alandaki araştırmaların sonuçsuz olduğunu ve bunlara yönelik tutarlı bir bilimsel açıklama bulunamadığını söylüyor.</p>

<p>Ayrıca bunların standart bilimsel gerçeklik görüşüyle çelişmesi nedeniyle de bir tabuyu olduğunu kaydediyor.</p>

<p>Dr Taylor, "Bu deneyimler, bilincin mutlaka beynin üretimi olmayabileceğini ve bilincin bedenin ölümü sonrasında da var olabileceğini gösteriyor" diyor.</p>

<p>Bu tür deneyimleri konuşabilmek için aradığı desteği görememesi Gigi Strehler için zorlayıcı oldu.</p>

<p>2014 yılında hastanede yapılan müdahale ile ölümden dönmesi sonrası kendi deneyimini yaşayanların katılabileceği bir grup kurdu.</p>

<p>Gigi Strehler kendisinin, ışık tüneli olarak adlandırılan şeyden çok “bir boşluk” yaşadığını anlatıyor:</p>

<p>“Bir hiçliğin içindeydim ve hiçbir yerdeydim. Tam bir huzur ve sevgi hissiyle doluydu. O anda Gigi değildim ama yine de vardım. Ne olduğunun farkındaydım”</p>

<p><img alt="Gigi Strehler" src="https://ichef.bbci.co.uk/news/640/cpsprodpb/e88b/live/c2a55ba0-72e8-11ee-b315-7d1db3f558c6.png" style="height:758px; width:1362px" /></p>

<p>Gigi Strehler</p>

<p>Aktör olan Strehler o deneyim sonrası kuantum fiziğini anlayabilmek gibi kişisel değişimler yaşadı.</p>

<p>Bu da onu, yıllar boyunca sürecek ve dini gelenekleri de içerek bir yanıt arayışına itti.</p>

<p>Ancak varolan metinlerin hiçbiri onu tatmin etmedi</p>

<p>"Deneyimlerim bana farkındalığımızın ve varlığımızın tüm insan üretimi şeyleri aştığını öğretti. Buna karşın inanılmaz derecede birbirimize bağlı olduğuna inanıyorum."</p>

<p>Benzer bir deneyim yaşayan David Ditchfield'ın da bakış açısı Strehler’a benzer. O da kendisini son derece ruhani, dini geleneklere saygılı olarak tanımlıyor ama dindar biri olmadığını söylüyor.</p>

<p>David ve Gigi'nin anlattığı deneyimlerden çok etkilendiğini gizlemeyen Doktor Steve Taylor, bunların birçok kişi için, “kabul edemeyecek kadar gizemli” olduğunu da kabul ediyor.</p>

<p>Taylor, “İnsanoğlu olarak gerçeği bilimsel olarak açıklayabildiğimiz için kendimizle gurur duymayı seviyoruz. Ancak anlamlandırılamayacak kadar tuhaf olan bazı şeyler var." diyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 25 Oct 2023 10:54:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Van&#039;da doktora saldırı: 2 kişi gözaltına alındı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/vanda-doktora-saldiri-2-kisi-gozaltina-alindi-26870</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/vanda-doktora-saldiri-2-kisi-gozaltina-alindi-26870</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/09/vanda-doktora-saldiri-2-kisi-gozaltina-alindi-1696060145.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/09/vanda-doktora-saldiri-2-kisi-gozaltina-alindi-1696060145.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/09/vanda-doktora-saldiri-2-kisi-gozaltina-alindi-1696060145.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (Van YYÜ) Dursun Odabaş Tıp Merkezinde bir uzman doktorun darp edilmesiyle ilgili olarak 2 kişi gözaltına alındı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vanmed (Van) - </strong>Edinilen blgilere göre, Van YYÜ Dursun Odabaş Tıp Merkezi Acil Servisinde bir hastaya müdahale edilmesi sırasında serviste görevli uzman doktor ile hasta yakınları arasında tartışma yaşandı. Hasta yakınlarının doktoru darp ettiği ve olayla ilgili 2 kişinin gözaltına alındığı belirtildi.</p>

<p>Olayla ilgili olarak Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, X hesabından şu açıklamayı yaptı:</p>

<p>"Van 100. Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezinde yaşanan şiddet olayında bir hekim arkadaşımız yaralandı. Olay, acil serviste bir hastaya müdahale edilirken, hasta ile bir hasta yakınının tıbbi bir konuda hekimden daha fazlasını biliyormuşçasına tavır almasıyla başlayıp, şiddete dönüştü. Bir uzmana saygısızlık, hekime şiddet asla bağışlanamaz. Şu an, hukuken “zanlı” sıfatını taşıyan iki kişi gözaltına alınmıştır. İfadeleri alındıktan sonra tutuklama talebiyle savcılığa sevk edilmelerini bekliyoruz. Sağlık camiası adına hekim arkadaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi sunuyorum."</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/saglik.jpg" style="height:329px; width:614px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 30 Sep 2023 10:35:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Koca&#039;dan &#039;grip aşısı&#039; uyarısı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/bakan-kocadan-grip-asisi-uyarisi-26858</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/bakan-kocadan-grip-asisi-uyarisi-26858</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/09/bakan-kocadan-grip-asisi-uyarisi-1695544176.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/09/bakan-kocadan-grip-asisi-uyarisi-1695544176.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/09/bakan-kocadan-grip-asisi-uyarisi-1695544176.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, X hesabından yaptığı açıklamada grip aşısı uygulamasının başladığını duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vanmed Haber Merkezi - </strong>Bakan Koca, yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:</p>

<p><em>"Grip Aşısı uygulaması başladı... Yılın bu dönemlerinde sık rastlanan grip salgınlarının etkilerini azaltmak, hastalığın hafif geçirilmesini sağlamak ve halk sağlığını korumak amacıyla 2023 yılı grip aşısı uygulamasını 15 Eylül itibarıyla başlattık. 65 yaş üzeri büyüklerle sağlık koşulları açısından risk grubuna girenler, kronik hastalığı olanlar grip aşılarını ücretsiz olabilir. Lütfen ihmal etmeyelim."</em></p>

<p><img alt="" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2023/09/1695540225763-screenshot-1.png" style="height:355px; width:613px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 24 Sep 2023 11:27:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Hekimler: Şiddet durmazsa eyleme geçeriz</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/hekimler-siddet-durmazsa-eyleme-geceriz-26850</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/hekimler-siddet-durmazsa-eyleme-geceriz-26850</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/09/hekimler-siddet-durmazsa-eyleme-geceriz-1695287635.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/09/hekimler-siddet-durmazsa-eyleme-geceriz-1695287635.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/09/hekimler-siddet-durmazsa-eyleme-geceriz-1695287635.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van-Hakkâri Tabip Odası tarafından yapılan açıklamada, yetkililer, sağlık çalışanlarına yönelik devam eden şiddete karşı uyarıldı. Açıklamada, “Sağlıkta şiddet olaylarının hiçbir önlem alınmadan bu şekilde devam etmesi halinde doktor ve sağlık çalışanlarının iş bırakma eylemleri dâhil olmak üzere tüm kanuni haklarını kullanacaklarını yetkililere önemle duyuruyoruz.” İfadeleri yer aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong>Vanmed (Van) - </strong>Van-Hakkâri Tabip Odası açıklamasında, Van ve Hakkâri’de kısa dönem içinde doktorlara yönelik gerçekleşen üç ayrı olay örnek verildi. </span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Açıklamada, şöyle denildi:</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">“Önceki gün aile sağlığı merkezinde görevli Dr. Ömer Demir kendisine rapor verilmesini isteyen bir şahıs tarafından saldırıya uğrayarak parmağı kırıldı ve iş göremez duruma geldi. Dün Hakkâri Devlet Hastanesinde ise daha önce de bir sağlık çalışanını darp ettiği kayıtlara geçmiş olan şahıs ve yakınları Uzman Dr. Ahmet Dursun’u acil poliklinikte görevi başında iken darp etti. Bugün de yine Van’da aile sağlığı merkezinde görevli Doktor Musa Peker 67 yaşındaki hastanın saldırısına uğrayarak darp edilmesi sonucunda burnu kırılması nedeniyle hastaneye yatırıldı ameliyat edilecek.”</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Yetkililerin artan şiddet karşısında uyarıldığı açıklamada, şunlar aktarıldı:</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">“Artık doktor ve sağlık çalışanlarının rutini haline gelen alışılagelmiş olay haline dönüşen şiddet olayları maalesef sorumlular tarafından hiçbir önlem alınmadığı için son hızla devam etmekte ve hiçbir çözüm alınmamakta ısrar edilmektedir. Doktor ve sağlık çalışanlarını darp etmek günlük alışılagelmiş bir hal almaya başladı. Sağlık alanında meydana gelen bu şiddet olaylarını uygulayan hasta ve hasta yakınlarının elini kolunu sallayarak yeniden aynı yerlere muayeneye gittiklerini aynı işlemi yaptıklarını görüyoruz. Sağlıkta şiddet olayının mağduru doktor sayısı her geçen gün artarak devam ediyor. Artık sağlık sisteminin bir numaralı sorunu haline gelen şiddet vakaları sağlık yöneticileri tarafından hiçbir önlem alınmadığından maalesef diğer vatandaşların sağlık hakkına da tecavüz ediliyor ve sağlık hizmeti artık yapılmaz hale gelmiş bulunuyor.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Türkiye genelinde Sağlık Bakanlığının bölgede de valiliklerin her geçen gün artan bu sağlık şiddetine bir an önce bir çözüm bulmasını umuyoruz.</span></span></p>

<p>&nbsp;</p>

<p><span style="font-size:12pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Öte yandan sağlıkta şiddet olaylarının artması diğer vatandaşların sağlığa erişim hakkını engellemektedir. Aynı zamanda sağlık personelinin moral ve motivasyonunu tamamen bozmaktadır. Sağlıkta şiddet olaylarının hiçbir önlem alınmadan bu şekilde devam etmesi halinde doktor ve sağlık çalışanlarının iş bırakma eylemleri dâhil olmak üzere tüm kanuni haklarını kullanacaklarını yetkililere önemle duyuruyoruz.</span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 Sep 2023 12:06:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>SES’ten ‘şiddet’ açıklaması</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/sesten-siddet-aciklamasi-26843</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/sesten-siddet-aciklamasi-26843</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/09/sesten-siddet-aciklamasi-1695050520.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/09/sesten-siddet-aciklamasi-1695050520.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/09/sesten-siddet-aciklamasi-1695050520.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Van Şubesi, Van’da bir doktorun şiddete uğramasına ilişkin açıklama yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><strong>Vanmed (Van) - </strong>Açıklamayı SES Van Şubesi Eş Başkanı Figen Çolakoğlu yaptı.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Van İpekyolu ASM’de çalışan Dr. Ö. D’nin mesai saatleri içerisinde usulsüz rapor isteyen bir kişinin saldırısına uğradığını belirten Çolakoğlu, “Saldırı sonucunda el parmağının kırıldığını ve ameliyat olduğunu öğrenmiş bulunmaktayız. Sokak röportajında kendisine mikrofon uzatılan bir kadının ’eskiden doktorlar azarlardı, şimdi doktorları beğenmiyoruz, doktor dövüyoruz’ deyişi sağlık sisteminin çöktüğünün kanıtıdır. </span><span style="font-size:12.0pt">Bu konularla ilgili defalarca iş bırakma eylemleri, açıklamalar yaptık. İstediğimiz düzeyde olmasa da bazı yasal değişiklikler yapıldı. Kısmen cezalar arttırıldı. Şiddetin önlenmesine katkı sağlaması için verdiğimiz yasal önergeler halen bekliyor.” Dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Çolakoğlu, sağlık çalışanlarına yönelen şiddete karşı daha etkili önlemlerin alınması gerektiğini belirterek, şunları kaydetti:</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">“Türkiye gibi toplumsal eşitsizliklerin derin olduğu ülkelerde, sağlık hizmetleri eşitsizlikleri en aza indirgenmesi hedefiyle de yapılandırılmak zorundadır. Sağlık emekçilerine yönelik şiddeti engellemenin birinci yolu toplumdan ve hizmet üreten emekçiden yana bir sistem inşa edilmesi ile mümkündür. Elbette bu gerçekleşinceye kadar şiddeti engellemek için caydırıcı yasal düzenlemeler alınmak zorundadır ve bunun da mücadelesini vermeye devam edeceğiz.” </span></span></span></p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 Sep 2023 18:20:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Hasta ziyaret saatleri değişti</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/hasta-ziyaret-saatleri-degisti-26841</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/hasta-ziyaret-saatleri-degisti-26841</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/09/hasta-ziyaret-saatleri-degisti-1695048760.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/09/hasta-ziyaret-saatleri-degisti-1695048760.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/09/hasta-ziyaret-saatleri-degisti-1695048760.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van'da yeni hasta ziyaret saatleri belirlendi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vanmed (Van) - </strong>Van İl Sağlık Müdürlüğü, kamu hastanelerinde hasta ziyaret saatlerini yeniden belirlediklerini duyurdu.</p>

<p>Yapılan açıklamada, "Vatandaşların ilimizdeki kamu hastanelerinde hizmet kalitesini arttırmak, tedavileri daha kaliteli hale getirmek, hastane içi temizlik hizmetlerinin memnuniyetini artırmak ve güvenlik önlemleriniistenen seviyeye ulaştırmak için ziyaret saati uygulamasına geçilecektir." denildi.</p>

<p>Vatandaşlardan&nbsp;servis ve yoğun bakım hastaları için bu saatlere uyulması istenen açıklamada, ziyaret saatlerinin&nbsp;her gün 12.00 – 14.00 ve 18.00 – 20.00 saatleri arasında olacakğı kaydedildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 18 Sep 2023 17:46:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakan Koca: Türkiye&#039;de 9 kişide Eris varyantı görüldü</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/bakan-koca-turkiyede-9-kiside-eris-varyanti-goruldu-26832</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/bakan-koca-turkiyede-9-kiside-eris-varyanti-goruldu-26832</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/09/bakan-koca-turkiyede-9-kiside-eris-varyanti-goruldu-1694762308.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/09/bakan-koca-turkiyede-9-kiside-eris-varyanti-goruldu-1694762308.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/09/bakan-koca-turkiyede-9-kiside-eris-varyanti-goruldu-1694762308.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, Covid-19'un Eris varyantının 9 kişide görüldüğünü duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vanmed Haber Merkezi - </strong>Koca, sosyal medya hesabı X'ten yaptığı paylaşımda, şöyle dedi:</p>

<p>"ENDİŞE KONUSU SAYILMAYACAK BİR GELİŞME. Hasta etme gücünün (virülansının) düşüklüğünü bildiğimiz Eris varyantı Referans Laboratuvarımızda yapılan incelemede 9 kişide görüldü. Yurtdışı temaslı ve aynı ildeler. Mevcut tedbirlere ve gündelik hayatımıza devam edeceğiz. Durum başka ülkelerde yaygın, bizde de ortaya çıkması muhtemeldi. Büyüklerimizi, kronik hastalarımızı koruyacağız."</p>

<p>&nbsp;</p>

<p><img alt="" src="https://media-cdn.t24.com.tr/media/library/2023/09/1694759208088-screenshot-1.png" style="height:343px; width:604px" /></p>

<h3><strong>Eris varyantı nedir?</strong></h3>

<p>Uzmanlara göre Eris varyantı, Covid-19'un Omicron varyantının bir alt türü olarak tanımlanıyor. İlk olarak Şubat 2023'te Güney Afrika'da tespit edilen Eris varyantı, hızlı bir yayılımla dünyanın diğer bölgelerine de yayıldı. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerine göre, Eris varyantı Covid-19’un diğer varyantlarına benzer belirtilere neden olabilir. Eris varyantının, diğer varyantlardan daha bulaşıcı olup olmadığı veya daha Covid-19’un bilinen ciddi semptomlarından daha ciddi semptomlara neden olup olmadığı da henüz tam olarak bilinmemektedir. Ancak, bazı araştırmalarda Eris varyantının önceki varyantlardan daha bulaşıcı olabileceğini göstermektedir.</p>

<h2>Eris varyantı (Eris virüsü) belirtileri</h2>

<p>Dünya Sağlık Örgütü tarafından Eris varyantının belirtilerinin, diğer Covid-19 varyantlarının belirtilerine benzer olduğu tespiti yapıldı. En yaygın görülen belirtiler şunlar:</p>

<p><em>Ateş,</em></p>

<p><em>Öksürük,</em></p>

<p><em>Boğaz ağrısı,</em></p>

<p><em>Nefes darlığı veya solunum güçlüğü,</em></p>

<p><em>Kas ağrıları veya kas güçsüzlüğü,</em></p>

<p><em>Baş ağrısı,</em></p>

<p><em>Yorgunluk,</em></p>

<p><em>Burun akıntısı veya tıkanıklığı,</em></p>

<p><em>Tat veya koku kaybı,</em></p>

<p><em>İshal veya mide rahatsızlığı.</em></p>

<h2>Eris virüsü nasıl bulaşır?</h2>

<p>Açıklamalara göre Eris varyantı, öksürme, hapşırma, konuşma veya nefes alma sırasında enfekte bir kişi tarafından havada bulunan küçük damlacıklar aracılığıyla yayılır ve sağlıklı bir kişi tarafından solunum yoluyla alınabilir.</p>

<p>Ayrıca, enfekte yüzeylere dokunduktan sonra ellerinizi ağza, buruna veya göze temas etmek virüsün bulaşmasına yol açabilir. Bu nedenle, sosyal mesafe kurmak, maske takmak, el hijyeni sağlamak ve sağlık otoritelerinin önerilerini takip etmek enfeksiyon riskini azaltmak için önemlidir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 15 Sep 2023 10:16:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bağımlılıkla mücadele standı açıldı</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/bagimlilikla-mucadele-standi-acildi-26820</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/bagimlilikla-mucadele-standi-acildi-26820</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/09/bagimlilik-konusunda-bilgilendirme-standi-acildi-1694440841.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/09/bagimlilik-konusunda-bilgilendirme-standi-acildi-1694440841.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/09/bagimlilik-konusunda-bilgilendirme-standi-acildi-1694440841.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Hayatın Renkleri Solmasın Derneği, Halk Sağlığı Haftası kapsamında madde bağımlılığıyla ilgili bilgilendirmenin yapıldığı bir stant açtı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vanmed (Van) - </strong>Hayatın Renkleri Solmasın Derneği, bazı kurum ve kuruluşlarla iş birliği içinde Halk Sağlığı Haftası nedeniyle bilgilendirme standı açtı.</p>

<p>Dernek Başkanı sosyolog&nbsp;<strong>Osman Turğut</strong>, bugün Sağlık İl Müdürlüğü, Bölge Hastanesi ve İpekyolu Gençlik Merkezi işbirliğinde zararlı alışkanlıklara karşı mücadelede sergisi ve stant açılışı gerçekleştirdiklerini söyledi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/aa(1).jpg" style="height:800px; width:449px" /></p>

<p>Haftanın önemine değinen <strong>Turğu</strong>t, “Sağlık, sadece hastalıkların olmaması değildir. Sağlık, bireylerin bedenen, ruhen, sosyal yönden tam bir iyilik halini tanımlar. Teknolojik gelişimlerin çığır açtığı, bilim insanların yeni buluşlar yaptığı&nbsp;günümüzde sağlığı henüz kaybetmeden koruyabilmek esastır. İnsanlar yaşlansalar bile sağlıklı kalabilmeyi, bebeklik, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik dönemlerini iyi geçirebilmeyi, henüz hasta&nbsp;olmadan sağlıklı olmayı öğrenmelidirler.” Dedi.</p>

<p>Standı ziyaret edenlere bapımlılıkla ilgili bilgilenrimede bulunduklarını ve broşür dağıttıklarını belirten <strong>Turğut</strong>, şunları kaydetti:</p>

<p>“Ziyaretçilerimize 2023 yılı için belirlenen sağlık hedeflerini konuştuk.&nbsp;Bulaşıcı olmayan&nbsp;ölümcül hastalıklara, tırmanan alkol ve tütün kullanımına dikkat çektik. Bu konuda bilgiler verdik. Obezite ve kilo artışı konusunda da ziyaretçilerimizle sohbetler ettik."&nbsp;</p>

<p><strong>Haber: Mehmet Güler</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 Sep 2023 16:47:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Zararlı alışkanlıklarla mücadele standı açılacak</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/zararli-aliskanliklarla-mucadele-standi-acilacak-26816</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/zararli-aliskanliklarla-mucadele-standi-acilacak-26816</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/09/zararli-aliskanliklarla-mucadele-standi-acilacak-1694337509.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/09/zararli-aliskanliklarla-mucadele-standi-acilacak-1694337509.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/09/zararli-aliskanliklarla-mucadele-standi-acilacak-1694337509.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van’da uyuşturucu kullanımı ve bağımlılıkla mücadelede farkındalık etkinlikleriyle bilinen Hayatın Renkleri Solmasın Derneği, Halk Sağlığı Haftası kapsamında bisiklet sürüşü gerçekleştirirken, yarın da bazı kurumlarla birlikte zararlı alışkanlıklara karşı mücadelede sergisi ve stant açılışı gerçekleştirecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><strong>Vanmed (Van) - </strong>Hayatın Renkleri Solmasın Derneği, bazı kurum ve kuruluşlarla iş birliği içinde “Sağlık İçin Pedal Çevir” etkinliği kapsamında Edremit ve Van Kalesine bisiklet turları organize etti.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Dernek Başkanı sosyolog&nbsp;<strong>Osman Turğut</strong>, yarın da Sağlık İl Müdürlüğü, Bölge Hastanesi ve İpekyolu Gençlik Merkezi işbirliğinde zararlı alışkanlıklara karşı mücadelede sergisi ve stant açılışı gerçekleştireceklerini söyledi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Haftanın önemine değinen Turğut, “Sağlık, sadece hastalıkların olmaması değildir. Sağlık, bireylerin bedenen, ruhen, sosyal yönden tam bir iyilik halini tanımlar. Teknolojik gelişimlerin çığır açtığı, bilim insanların yeni buluşlar yaptığı&nbsp;günümüzde sağlığı henüz kaybetmeden koruyabilmek esastır. İnsanlar yaşlansalar bile sağlıklı kalabilmeyi, bebeklik, çocukluk, ergenlik, yetişkinlik dönemlerini iyi geçirebilmeyi, henüz hasta&nbsp;olmadan sağlıklı olmayı öğrenmelidirler.” Dedi.</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">Hafta vesilesiyle düzenlenecek etkinliğe değinen Turğut, şunları kaydetti:</span></span></span></span></p>

<p><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif">“Toplum olarak sağlıkta dünya hedeflerinin gerisinde kalmayı elbette istemeyiz. Bu yüzden, ülke olarak içinde bulunmaktan gurur duyduğumuz, Avrupa Birliğinin katılımcı, hak temelli sağlık algısına ihtiyacımız vardır. Bu hafta işte tam da bu yüzden önemlidir. Hafta boyunca Dünya Sağlık Örgütü’nün yeni kavramları ile tanışacağız. 2023 yılı için belirlenen sağlık hedeflerini konuşacağız. Her ne kadar halk sağlığı sorunları giderek artsa da bölgede gurur vesilesi olmak adına bulaşıcı olmayan ölümcül hastalıklara, tırmanan alkol ve tütün kullanımına, obezite ile artan kilolara dur demeliyiz. Sürdürülebilir gelişim hedefleri denilen kavramlarla tanışmaya hazır olanlar için halk sağlığı haftası bize büyük fırsatlar sunacaktır.”</span></span></span></span></p>

<p><strong><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Haber: Mehmet Güler</span></span></span></strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 10 Sep 2023 12:16:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Tabipler Odası: Uzun süreli su kesintisi salgın hastalıkların yayılmasına neden olur</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/tabipler-odasi-uzun-sureli-su-kesintisi-salgin-hastaliklarin-yayilmasina-neden-olur-26764</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/tabipler-odasi-uzun-sureli-su-kesintisi-salgin-hastaliklarin-yayilmasina-neden-olur-26764</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/08/tabipler-odasi-uzun-sureli-su-kesintisi-salgin-hastaliklarin-yayilmasina-neden-olur-1691771408.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/08/tabipler-odasi-uzun-sureli-su-kesintisi-salgin-hastaliklarin-yayilmasina-neden-olur-1691771408.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/08/tabipler-odasi-uzun-sureli-su-kesintisi-salgin-hastaliklarin-yayilmasina-neden-olur-1691771408.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van'da, VASKİ tarafından duyurulan 6 günlük su kesintisiyle ilgili açıklama yapan Van-Hakkari Tabip Odası, uzun süreli su kesintilerinin çeşitli salgın hastalıkların yayılmasına neden olacağına dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vanmed (Van) - </strong>Van Su ve Kanalizasyon İdaresi (VASKİ), 8 Ağustos günü kentte 14 Ağustos'tan itibaren 6 gün boyunca su kesintisi uygulanacağını duyurdu.</p>

<p>Birçok STK ve syasi parti temsilciliği gibi&nbsp;Van Hakkari Tabip Odası da yaptığı açıklamayla su kesintisine tepki gösterdi.</p>

<p>Açıklamada, su kesintisiyle bağlantılı salgın hastalıklara dikkat çekildi.</p>

<p>Van'daki 6 günlük kesintinin de böyle bir tehlike barındırdığı belirtilen açıklamada, şöyle denildi:</p>

<p>"Van'da su hatlarında yapılacak bakım nedeniyle uzun sürecek olan su kesintilerinin insan sağlığı toplum sağlığı açısından bulaşıcı hastalıkların yayılmasına zemin hazırlaması nedeniyle açıklama yapılması gereği duyulmuştur. Su kesintileri sırasında veya sonrasında şebeke suları, kuyu suları tankerlerle taşınan ve dağıtılan sular ile çeşme suları güvenli olmayan sulardır. Şebeke su kesintilerinden sonra depolarda kullanılan veya tankerlerle dağıtılan sularda tifo, Amipli dizanteri, kolera, sarılık, hepatit gibi enfeksiyon hastalıkları yayılabilmektedir. Özelikle ishal olan hastalarda ateş yükselmesi fazla miktarda sıvı kaybı nedeniyle bazı hastaları ancak hastanelere yatırarak tedavisi mümkün olabilmektedir Su kesintileri sırasında boru içerisindeki basınç azaldığından negatif bir basınç oluşmakta ve su hattının geçtiği yerlerdeki boru hatları dışındaki mikropların boru hatlarının içerisine geçtiği bilinmekte olup, böylelikle yeniden su verildiği zaman bu mikropları direk verilen yeni suyla birlikte evlerde ulaşabildiği ve bir çok hastalığa yol açabildiği görülmektedir."</p>

<p><strong>Alınması gereken önlemler</strong></p>

<p>Açıklamada, şu önlemlerin alınması istendi:</p>

<p>"Bu nedenle su kesintilerinin yaşanacağı günlerde şebeke sularının güvenilir olduğu resmi makamlarca açıklanana kadar suların kullanılmaması gerekmektedir. Su kesintilerinin olduğu dönemlerde evlerde su ihtiyacı nedeniyle su depolaması yapılabilmektedir. Bu depolanan sularında uzun süre bekletilmesi durumunda sağlık açısından büyük risk oluşturduğu görülmektedir. Depolanan bu suların kullanımına ihtiyaç duyulması taktirde suların kaynatılarak içilmesi gerekmektedir. İçme suyu ve meyve sebzelerin yıkanmasında kullanılacak sulara klorlanma yapılması bu yapılamıyorsa kaynatılması sonrasında kullanmasın sağlık açısından önemlidir. Binalardaki su depoları yetkili kurumlara altı ayda bir temizletilmesi gerekmektedir. Ayrıca uzun süre depolarda beklemiş suların sağlık açısından tehlike arz ettiği göz ardı edilmemelidir. Kesintilerin hemen ardından musluklardan akan suların mikrobik kirlilik, ishal, hepatit, tifo, kolera, dizanteri, gibi salgınlara yol açabildiği unutulmamalıdır. Kesintinin olduğu dönemde tankerlerle mahallelerde dağıtılacak suların dezenfekte edilmesi gerekmektedir. Yetkililerin bir an önce oluşabilecek sorunlara karşı önlem alması ve belirtilen problemlerin halk arasında salgın hastalıklara yol açmaması için acilen su kesinti sorununun çözülmesi ve halka temiz güvenilir sağlıklı suyun ulaştırılması büyük önem arz etmektedir. İlgilileri uzun süreli su kesintilerine karşı önlem almaya davet ediyoruz."&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 11 Aug 2023 18:45:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Sıtmayla mücadelede &#039;rastlantısal keşif&#039;</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/sitmayla-mucadelede-rastlantisal-kesif-26736</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/sitmayla-mucadelede-rastlantisal-kesif-26736</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/08/sitmayla-mucadelede-rastlantisal-kesif-1691142056.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/08/sitmayla-mucadelede-rastlantisal-kesif-1691142056.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/08/sitmayla-mucadelede-rastlantisal-kesif-1691142056.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Bilim insanları, sıtmanın sivrisineklerden insanlara bulaşmasını durdurmaya yardımcı olabilecek, doğal olarak oluşan bir bakteri türü keşfetti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vanmed Haber Merkezi - </strong>Keşif, bir deney sırasında, bir sivrisinek kolonisinin sıtma paraziti geliştirmediğinin fark edilmesi üzerine, "şans eseri" gerçekleşti.</p>

<p>Araştırmacılar bu bakterinin dünyanın en eski hastalıklarından biri olan ve her yıl yaklaşık 600 bin kişiyi öldüren sıtmayla mücadelenin yeni araçlarından biri olabileceğini söylüyor.</p>

<p>Bilim insanları şu an bu bakteriyi "gerçek dünya koşullarında" kullanmanın güvenli olup olmadığı üzerine çalışıyor.</p>

<h2>Nasıl fark edildi?</h2>

<p>İspanya'da GSK ilaç şirketine çalışan bilim insanları, ilaç geliştirme araştırmaları sırasında bir sivrisinek kolonisinin sıtma taşımayı bıraktığını fark etti.</p>

<p>Araştırmayı yürüten Dr Janneth Rodrigues, "Sivrisineklerdeki enfeksiyon oranı azalmaya başladı ve sene sonuna doğru sivrisinekler sıtma parazitiyle enfekte olmaz hale geldi" dedi.</p>

<p>Araştırma ekibi 2014'teki deneyin örneklerini dondurdu ve iki yıl sonra neler olduğunu anlamak üzere bu örnekleri yeniden incelemeye başladı.</p>

<p>Yapılan araştırmalar, çevrede doğal olarak bulunan TC1 adlı özel bir bakteri türünün sivrisineklerin bağırsaklarında sıtma parazitinin gelişimini engellediğini ortaya koydu.</p>

<p>Dr Rodrigues, "Bu bakteri sivrisineğin bağırsaklarına yerleştiğinde, ömrü boyunca kalıyor. Ve keşfettik ki, sivrisineklerdeki bulaşı azaltan şey bu bakteriymiş" dedi.</p>

<p><img alt="çalışmanın yapıldığı yer " src="https://ichef.bbci.co.uk/news/640/cpsprodpb/ebc8/live/cc9248a0-3277-11ee-9edf-f5e2f1f9bf2a.png" style="height:852px; width:1660px" /></p>

<p>KAYNAK,GSK</p>

<p>Fotoğraf altı yazısı,</p>

<p>Bilim insanları güvenlik çalışmalarını Burkina Faso'da sürdürüyor</p>

<p>Sonuçları Science dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, bu bakteri bir sivrisineğin parazit yükünü yüzde 73 oranında azaltabiliyor.</p>

<p>Bakteri, sivrisineğin bağırsağında büyüyen sıtma parazitinin erken evre gelişimini engelleyen "harmane" adı verilen küçük bir molekül salgılayarak çalışıyor.</p>

<p>ABD'deki Johns Hopkins Üniversitesi ile birlikte çalışan GSK araştırmacıları, "harmane"ın sivrisinek tarafından ya -şekerle karıştırılması halinde- ağız yoluyla sindirilebildiğini ya da temas yoluyla üst deriden emilebildiğini buldu.</p>

<p>Bu keşif, sivrisineklerin konduğu yüzeylerin bu aktif bileşimle işlenmesi olasılığını doğuruyor.</p>

<h2>Sıtmaya karşı 'bir silah daha'</h2>

<p>Araştırmalar Burkino Faso'da "Sivsirinek Küresi" adı verilen kapalı bir alanda sürüyor. Amaç, "harmane"ın gerçek dünyada kullanımının ne derece etkili ve güvenli olduğunu anlayabilmek.</p>

<p>Başarılı olunur ve bakteri tabanlı bu buluş bir ürüne dönüştürülebilirse, dünyanın en eski hastalıklarından birine karşı savaşımızda bir silahımız daha olabilir.</p>

<p>Her yıl yaklaşık 620 bin kişi sıtma nedeniyle hayatını kaybediyor ve bunların çoğu 5 yaş altı çocuklar.</p>

<p>Sıtmaya karşı aşı geliştirildi, ancak Afrika'da aşılanma oranları hala düşük.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 04 Aug 2023 12:38:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Neden hep aynı saatte uyumalıyız?</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/neden-hep-ayni-saatte-uyumaliyiz-26728</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/neden-hep-ayni-saatte-uyumaliyiz-26728</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/08/neden-hep-ayni-saatte-uyumaliyiz-1690961599.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/08/neden-hep-ayni-saatte-uyumaliyiz-1690961599.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/08/neden-hep-ayni-saatte-uyumaliyiz-1690961599.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[İngiltere'de yapılan yeni bir araştırmaya göre, çalıştığımız ve izin günlerimiz arasında uyku alışkanlıklarındaki küçük farklar, bağırsaklarımızdaki bakterilerde sağlıksız değişikliklere yol açabilir.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vanmed Haber Merkezi - </strong>Araştırmacıların ulaştığı sonuçlara göre bağırsaklardaki bu değişikliklerin nedeni, "sosyal jetlag" olarak adlandırılan durumda olan insanların, daha kötü beslenmeleri olabilir.</p>

<p>Hafta içinde, hafta sonuna kıyasla çok farklı saatlerde uyuyup uyanmak, "sosyal jetlag" olarak adlandırılıyor.</p>

<p>Uyku düzeninin aşırı derecede bozulması, özellikle de vardiyalı çalışma gibi durumlar, sağlık üzerinde olumsuz etkilere sahip.</p>

<p>Yatma ve uyanma saatlerini düzenli tutmak ve sağlıklı beslenmek, hastalık riskimizi azaltmaya yardımcı olabilir.</p>

<p>Kings College London’daki bilim insanları tarafından yaklaşık bin yetişkin üzerinde yapılan çalışma, normal seyreden bir hafta boyunca gece uykusunun orta noktasındaki 90 dakikalık bir farkın bile, insan bağırsağındaki bakteri türlerini etkileyebileceğini ortaya koydu.</p>

<p>Bağırsak sistemimizde farklı türde bakterilere sahip olmak önemli. Bazıları diğerlerinden daha iyi olsa bile doğru çeşitliliğe sahip olmak pek çok hastalığı önlemek için kilit önemde.</p>

<p>Çalışmanın yazarlarından Kate Bermingham, “Sosyal jetlag, sağlığınızla olumsuz ilişkilere sahip mikrobiyota türlerine neden olabilir” dedi.</p>

<p>Çalışmaya göre, İngiltere nüfusunun yüzde 40'ından fazlası bu durumdan muzdarip. En yaygın olarak gençler ve genç yetişkinlerde görülüyor, yaşlandıkça azalıyor.</p>

<p>Avrupa Beslenme Dergisi'nde yayımlanan bu çalışmaya katılanların uykuları ve kan değerleri analiz edildi, dışkı örnekleri toplandı ve yedikleri her şey de kayıt altında tutuldu.</p>

<p>Sosyal jetlag yaşayanlar (yüzde 16), patates, cips ve şekerli içecekler gibi yüksek karbonhidrat içeren bir beslenmeyi benimsemeye daha yatkındılar, az miktarda meyve ve kuruyemiş tüketiyorlardı.</p>

<p>Daha önceki araştırmalarda da sosyal jetlag yaşayan insanların daha düzenli uyku saatlerine sahip insanlara kıyasla daha az lifli yiyecek tükettiği sonucu ortaya çıkmıştı ve yine sosyal jetlag'in kilo alımı, hastalık ve zihinsel yorgunlukla ilişkilendirildiği sonucuna varılmıştı.</p>

<p>Dr. Bermingham, “Kalitesiz uyku, tercihlerimizi etkiler. Bu durumlarda insanlar daha yüksek karbonhidratlı veya şekerli gıdaları yemek ister” diyor.</p>

<p>Sağlıksız bir beslenme bağırsaktaki belirli bakteri düzeylerini etkileyebilir.</p>

<p>Araştırmacılar, sosyal jetlag yaşayan grupta daha yaygın olan altı mikrobiyota türünden üçünün, düşük kaliteli beslenme, obezite ve yüksek düzeyde inflamasyon ve felç riski ile ilişkilendirildiğini buldular.</p>

<p>Uyku, beslenme ve bağırsak bakterileri arasındaki ilişki oldukça karmaşık. Keşfedilmesi gereken çok sayıda konu mevcut.</p>

<p>Uzmanların tavsiyesi ise hafta boyunca mümkün olduğunca tutarlı olma yönünde.</p>

<p>King's College London'dan Dr. Sarah Berry, düzenli uyku düzenini korumak, her gün yatağa gidilen ve uyanılan zamanı belirlemenin kolayca ayarlanabilir bir yaşam tarzı olduğunu söylüyor:</p>

<p>“Bu, bağırsak mikrobiyomunuz aracılığıla sağlığınıza olumlu etki edebilir.”</p>

<h2>Sağlıklı beslenme nasıl olmalı?</h2>

<p>İngiltere Ulusal Sağlık Hizmetleri’nin (NHS) web sitesinde şu öneriler yer alıyor:</p>

<p>Günde en az beş porsiyon çeşitli meyve ve sebze tüketin</p>

<p>Yemekleri patates, ekmek, pirinç veya makarnadan yapılan yüksek lifli nişastalı gıdalar üzerine kurun</p>

<p>Süt veya süt alternatiflerinden bir miktar tüketin. Düşük yağlı veya düşük şekerli seçenekleri tercih edin</p>

<p>Baklagil, kuru fasulye, balık, yumurta, et gibi protein kaynaklarını tüketin</p>

<p>Doymamış yağları tercih edin ve bunları küçük miktarlarda tüketin</p>

<p>Bol miktarda sıvı tüketin (günde en az 6-8 bardak)</p>

<ul>
	<li><strong>Philippa Roxby</strong></li>
	<li><strong>Unvan,Sağlık Muhabiri</strong></li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 02 Aug 2023 10:30:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Turğut: Uyuşturucu kullanımına karşı toplumsal mücadele şart</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/turgut-uyusturucu-kullanimina-karsi-toplumsal-mucadele-sart-26651</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/turgut-uyusturucu-kullanimina-karsi-toplumsal-mucadele-sart-26651</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/06/turgut-uyusturucu-kullanimina-karsi-toplumsal-mucadele-sart-1687784392.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/06/turgut-uyusturucu-kullanimina-karsi-toplumsal-mucadele-sart-1687784392.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/06/turgut-uyusturucu-kullanimina-karsi-toplumsal-mucadele-sart-1687784392.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turğut, "Dünya Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü" dolayısıyla yaptığı açıklamada, uyuşturucu kullanımına karşı topyekun bir toplumsal mücadelenin gerekliliğine vurgu yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="background-color:white"><span style="background-color:white">Vanmed (Van) -&nbsp;</span></span><span style="font-size:11pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#313131">Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turğut, "26 Haziran Dünya Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü" dolayısıyla açıklama yaptı.</span></span></span></span></span></span></p>

<p><span style="background-color:white"><span style="background-color:white"><span style="color:#313131; font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:12pt">Dünyada uyuşturucu kullanımında artış olduğuna dikkat çeken Turğut, "Ve bu&nbsp;insanlık için büyük bir tehdit oluşturuyor. Esrar ve esrarın sentetik türevi olan bonzai, morfin, kokain ve ekstazi gibi uyarıcılar; LSD gibi halüsinojenler, tiner gibi uçucu maddeler bağımlılık yapıcı ve aynı zamanda ölüm dahil belirgin yan etkileri bulunan maddeller arasında yer alır ve özellikle gençler arasında yaygın kullanımı&nbsp;söz konusudur" dedi.</span></span></span></p>

<p><span style="background-color:white"><span style="background-color:white"><span style="color:#313131; font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:12pt">Etkinlikler olsa da kullanım tırmanışının sürdüğünü ifade eden&nbsp;Turğut, "Seneler önce bu konunun önemi anlaşılmış ve çeşitli etkinlikler ile farkındalık yaratabilmek için bu tarih seçilmiş olsa da, yıllar içerisinde uyuşturucu kullanımı artmış ve&nbsp;önemli bir halk sağlığı sorunu olarak yerini her geçen sene bir üst basamağa taşımıştır. Uyuşturucu kullanım yaşı&nbsp;her geçen gün düşmüş&nbsp;ve çocuklar için de artık tehlike arz eder hale gelmiştir. B</span></span></span><span style="color:#313131; font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif; font-size:12pt">u bağlamda konunun önemi ve çözüm süreci&nbsp;yeniden değerlendirilmeli, önleme programları buna göre hazırlanmalı" diye konuştu.</span></p>

<div>
<p style="text-align:justify"><span style="background-color:white"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#313131">Önlemlerle ilgili görüşlerini dile getiren Turğut, şunları kaydetti:</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="background-color:white"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#313131">"Bağımlılık bir kere geliştiğinde hem tedavisi güçtür hem de kişi bırakmış olsa dahi yineleme olasılığı oldukça yüksektir. Dolayısıyla en etkin yöntem bağımlılık oluşmadan önüne geçebilmektir. Bu aşamada toplumu uyuşturucu kullanımının yaygınlığı; bireysel, ailevi ve toplumsal zararları konusunda kişileri bilgilendirmek, uyuşturucu kullanımı ile savaşta etkili yöntemlerdendir.&nbsp;</span></span></span></span></span></span></span><span style="background-color:white"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#313131">Diğer yandan gencin bireysel ve sosyal becerilerini artırmak, karar verme ve hayır diyebilme gücünün farkındalığını geliştirmek için eğitim&nbsp;vazgeçilmezimizdir ve uyuşturucu ile mücadelede oldukça önemlidir. Madde bağımlılığı gelişiminde en riskli dönem içinde bulunan gençler, eğlenmek ve rahatlamak için uyuşturucu kullanmaya başlamaktadır, bu bilgiden yola çıkarak gençler için eğlence ve boş zamanlarını değerlendirmede müzik, sanat, spor ve toplumsal etkinlikler içinde yer almalarını sağlamak bir başka önleme stratejisi olacaktır.&nbsp;</span></span></span></span></span></span></span><span style="background-color:white"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#313131">Uyuşturucu kullanımının önüne geçilmesinde toplumsal mücadelenin yeri azımsanmayacak düzeydedir, sivil toplum örgütlerinin çekirdek gruplarla yapacakları çalışmalar, bireylere, özellikle gençlere temas etmekte oldukça değerlidir.&nbsp;</span></span></span></span></span></span></span><span style="background-color:white"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#313131">Ancak biliyoruz ki tüm bu yaklaşımlar tek başına yeterli değildir. Yaş sınırlaması, reklam yasakları, satış kontrolü gibi politikalarla muhakkak desteklenmelidir.&nbsp;</span></span></span></span></span></span></span><span style="background-color:white"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#313131">Bu bağlamda, devlet erkinin, uyuşturucu bağımlılığını önleme programlarının uygulanmasına göstereceği özen olmazsa olmazımızdır. Unutulmamalıdır ki; çocuklar ve gençler bizim değerlerimizdir ve onlara sahip çıkmak birincil sorumluluğumuzdur.”</span></span></span></span></span></span></span></p>

<p style="text-align:justify"><span style="background-color:white"><span style="font-size:11pt"><span style="background-color:white"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt"><span style="font-family:&quot;Times New Roman&quot;,serif"><span style="color:#313131">Turğut, gün dolayısıyla Bölge Hastanesi yetkilileriyle de görüştüğünü, yine Emniyet Müdürlüğünden randevu talebinde bulunduğunu sözlerine ekledi. Hayatın Renkleri Solmasın Derneği, konuyla ilgli aynı zamanda radyo programları da gerçekleştiriyor.&nbsp;</span></span></span></span></span></span></span></p>
</div>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 26 Jun 2023 15:42:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Tabip Odası&#039;ndan Dr. Melek Bağce açıklaması: Sağlık kurumları silah ve bıçakla girilebilen yerler haline dönüşmüştür</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/tabip-odasindan-dr-melek-bagce-aciklamasi-saglik-kurumlari-silah-ve-bicakla-girilebilen-yerler-haline-donusmustur-26620</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/tabip-odasindan-dr-melek-bagce-aciklamasi-saglik-kurumlari-silah-ve-bicakla-girilebilen-yerler-haline-donusmustur-26620</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/06/tabip-odasindan-dr-melek-bagce-aciklamasi-saglik-kurumlari-silah-ve-bicakla-girilebilen-yerler-haline-donusmustur-1686828903.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/06/tabip-odasindan-dr-melek-bagce-aciklamasi-saglik-kurumlari-silah-ve-bicakla-girilebilen-yerler-haline-donusmustur-1686828903.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/06/tabip-odasindan-dr-melek-bagce-aciklamasi-saglik-kurumlari-silah-ve-bicakla-girilebilen-yerler-haline-donusmustur-1686828903.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van-Hakkari Tabip Odası tarafından Alanya'da öldürülen Aile Hekimi Dr. Melek Bağce ile ilgili yapılan açıklamada, "Maalesef sağlık kurumları bıçakla ve silahla rahatlıkla girilebilen yerler haline dönüşmüştür." ifadesi kullanıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vanmed (Van) - </strong>Van-Hakkari Tabip Odası tarafından,&nbsp;Alanya'da, Aile Hekimi Dr. Melek Bağce'nin öldürülmesi olayına&nbsp;ilişkin basın açıklaması yapıldı.</p>

<p>Türkiye'de son zamanlarda kadına yönelik şiddetin her alanda giderek tırmandığı belirtilen açıklamada, "Ülkemizde son zamanlarda giderek artan şiddet iklimi ve kadına yönelik şiddet olayları her geçen gün artarak devam etmektedir." denildi.</p>

<p>Sağlık kurumlarında da yine kadına yönelik şiddetin aynı dozda tırmandığına işaret edilen açıklamada, "Alanya'da Çalışan Aile Hekimi Dr Melek Bağce çalıştığı aile sağlığı merkezinde hunharca katledilmiştir. Maalesef sağlık kurumları bıçakla ve silahla rahatlıkla girilebilen yerler haline dönüşmüştür." ifadeleri kullanıldı.</p>

<p>Bir süre önce de kadın sağlık çalışanlarına yönelik benzer fiillerin yaşandığına dikkat çekilen açıklamada, şöyle denildi:</p>

<p>"Daha bir süre önce yine bir sağlık kuruluşunda çalışan Ebe Ömür Erez ve Dr. Aynur Dağdemir, sağlık kuruluşlarına rahatlıkla silahla girebilen kişiler tarafından katledilmişti. Güvensiz çalışma ortamlarımız katillere adeta cinayet mahalli hazırlanırken kadın düşmanı politikalar da bu kişileri cesaretlendirmeye devam etmektedir. Sağlıkta şiddet genel şiddet ikliminden siyasetçilerin şiddet üreten politikalarından ayrı düşünülemez. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği ile ilişkili ortam kadına yönelik şiddeti körüklemektedir. Şiddet yalnızca hastanelere başvuranlar tarafından değil aynı zamanda ekranlardaki dizilerde politikacıların sözlerinde idarecilerin baskılarında da her zaman mevcuttur.</p>

<p>Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin son bulması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılarak önlem alınması gerektiğine vurgu yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:</p>

<p>"Görevini yaptığı sırada şiddete uğrayan sağlık çalışanlarının şikayetlerini yönelik adım atmayan yöneticiler sağlık kuruluşlarında oluşan problemlerin sorumluluğunu kendi üzerlerinden alıp sağlık çalışanlarının üzerine yıkmaya çalışmaktadırlar.&nbsp;Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin sonlanması için etkili ve caydırıcı yasaların Bir an önce çıkarılması işyerlerinde kadına karşı şiddet önleme mekanizmalarının devreye konulmasını talep ediyoruz. Üzgünüz öfkeliyiz bir kişiyi daha kaybetmek istemiyoruz.&nbsp;Kadına ve hekime yönelik şiddet olayları başta olmak üzere şiddetin her türlüsünü karşı örgütlü mücadelemizi sürdüreceğiz."</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Jun 2023 14:18:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Tabipler Odası, sağlıkta şiddete dikkat çekti</title>
                <category>SAĞLIK</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/tabipler-odasi-saglikta-siddete-dikkat-cekti-26437</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/tabipler-odasi-saglikta-siddete-dikkat-cekti-26437</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/04/tabipler-odasi-saglikta-siddete-dikkat-cekti-1681731252.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2023/04/tabipler-odasi-saglikta-siddete-dikkat-cekti-1681731252.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2023/04/tabipler-odasi-saglikta-siddete-dikkat-cekti-1681731252.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van-Hakkari Tabip Odası tarafından yapılan açıklamada, halen sağlık alanında  önlenemeyen şiddete dikkat çekildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>Vanmed (Van) - </strong>Van-Hakkari Tabip Odası Tarafından 'Şİddetle Mücadele Günü dolayısıyla basın açıklaması yapıldı.&nbsp;</p>

<p>Açıklamayı&nbsp;Van-Hakkari Tabip Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Koç, yaptı.</p>

<p>2016 yılında Antep'te Dr.&nbsp;Ersin Arslan'ın katledildiği gün olan 17 Nisan gününün Türkiye'de 'Ssağlıkta Şiddetle Mücadele Günü' olarak ilan edildiğini belirten Dr. Koç,&nbsp;"Her yıl bu kara günü anarken ve üzerinden 11 yıl geçmesine rağmen hekimlere yönelik şiddet olaylarında herhangi bir gerileme olmadığı gibi her geçen gün yeni şiddet olayları eklenerek devam etmiştir." dedi.</p>

<p>Sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin toplumsal şiddetten ayrı tutulamayacağını belirten&nbsp;Koç, şunları söyledi:</p>

<p>"Sağlık çalışanlarının yükü kaldırılamayacak düzeye ulaşmıştır. Pandemide 217 meslektaşımız hayatını kaybetti Bizler Gerek bu dönemde ve gerekse 11 ili vuran deprem bölgesinde hastalarımızı korumak için koşulsuz çalışmaya devam ettik ama şiddet bu koşullarda da hız kesmeden devam etmiştir. Türk Tabipleri Birliği Tabip odaları olarak uzun zamandan beri her 17 Nisan'da sağlıkta şiddet ile mücadele gününde meslektaşlarımızı anarken şiddetin nedenleri sorgulama, şiddeti ortadan kaldıracak sağlık politikalarının hayata geçirilmesi için mücadele etmeye devam ediyoruz. Şiddet, toplumdaki şiddetten, toplumda kadına yönelik şiddetten ayrı düşünülecek bir olay değildir Toplumsal şiddetin önüne geçilmedikçe sağlık kurumlarında şiddet sona ermeyecektir."</p>

<p>Dr. Koç, şunları kaydetti:</p>

<p>"Geldiğimiz noktada can güvenliği hekimlerin ve sağlık çalışanlarının en önemli sorunu haline gelmiş bulunmaktadır. Sağlıkta şiddetin sadece bir güvenlik sorunu olarak ele alınmayacağını, bunun nedenlerinin de kaynağının da görmezden gelinmemesi gerekmektedir. Defalarca uyarılarımıza rağmen sağlıkta&nbsp;şiddette değişen bir şey olmamıştır. Bu&nbsp;durum sağlık çalışanlarının çalışma şevkini kırmakla yetmemiş can güvenliğimizi de ciddi oranda tehdit haline getirmiştir. Her anlamda tıkanan sağlık sisteminin tüm sorumluluğu sağlık emekçilerinin omuzlarına yüklenmiştir. Hastane yöneticileri, sağlık müdürleri, başhekimler sağlık kurumlarında meydana gelen şiddet olayları da gerekli önlemleri almalıdırlar. Mevzuatımıza göre çalışan sağlığı ve iş güvenliği işverenin sorumluluğundadır Sağlık Bakanlığı, sağlık müdürlükleri ve baş hekimlikler bu sorumluluğu yerine getirmekle görevlidirler ancak bugüne kadar herhangi bir gelişme olmamıştır. Acil polikliniklerde sadece acil hastalara bakılması gerekiyor, normal poliklinik hizmetlerinin acillerde verilmesi engellenmelidir. Ülkemizde sağlık hizmeti daha çok acil poliklinikler üzerinden verilmekte bu da acillerde büyük yığılmalara yol açmakta, acil hekimlerinin iş yükü artmakta, dolayısıyla bu da şiddet olaylarının artmasına neden olmaktadır. Aylar sonrasında verilen randevular ve ameliyat günü verilmesinin koruyucu hekimlikten uzaklaşmanın ekonomik ve özlük haklarımızın yıllar içerisinde gaspının ve sağlıkta liyakatsiz atamaların şiddet olaylarının başlıca kaynaklarındandır. Sağlıkta her geçen gün artan şiddete karşı sağlık bakanlığını göreve çağırıyoruz. Sağlıkta şiddeti görmezden gelen ve şiddeti kışkırtan söylem ve politikalardan vazgeçilmelidir. Sağlıkta&nbsp;şiddettin sona ermesi için her koşulda bütün gücümüzle meslektaşlarımızın yanında olmaya devam edeceğiz."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 17 Apr 2023 14:16:00 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
