<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
     xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
     xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
     xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
     xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
     xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
     xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
     xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/">
    <channel>
        <title>VANMED</title>
        <link>https://www.vanmed.net/</link>
        <description>Yerel, bölgesel, ulusal ve evrensel medya, haber platformu VANMED.</description>
        <language>tr</language>
                                <item>
                <title>Geçiş mi, çözüm mü? &#039;Terörsüz Türkiye&#039; tartışması:  Mehmet Uçum-Sinan Çiftyürek ekseninde bir okuma</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/gecis-mi-cozum-mu-terorsuz-turkiye-tartismasi-mehmet-ucum-sinan-ciftyurek-ekseninde-bir-okuma-32143</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/gecis-mi-cozum-mu-terorsuz-turkiye-tartismasi-mehmet-ucum-sinan-ciftyurek-ekseninde-bir-okuma-32143</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/gecis-mi-cozum-mu-terorsuz-turkiye-tartismasi-mehmet-ucum-sinan-ciftyurek-ekseninde-bir-okuma-1792392849.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/10/gecis-mi-cozum-mu-terorsuz-turkiye-tartismasi-mehmet-ucum-sinan-ciftyurek-ekseninde-bir-okuma-1792392849.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/gecis-mi-cozum-mu-terorsuz-turkiye-tartismasi-mehmet-ucum-sinan-ciftyurek-ekseninde-bir-okuma-1792392849.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Nureddin Şimşek yazdı...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Mehmet Uçum'un 17 Ekim 2026 tarihli Anadolu Ajansı analiz yazısı, Ankara'nın mevcut paradigmasını netleştiriyor. Uçum'a göre artık bir "çözüm süreci"nden değil, bir "geçiş süreci"nden bahsediyoruz: Terörsüz Türkiye'ye geçiş.</p>

<p>Bu tanım tesadüfi değil.</p>

<p>Uçum'un yazısında iki kritik ayrım var: Biri diyalog-müzakere ayrımı, diğeri de takvim ayrımı. Yeni anayasa ve demokratikleşme, ancak Terörsüz Türkiye'ye geçiş tamamlandıktan sonra, etnik ve kimlik siyasetleri hem pratikte hem de "zihinlerde" geride bırakıldıktan sonra mümkün olabilecek. Yani etnik/kimlik siyasetleri üzerinden anayasa müzakeresi beklentisine girilmemesi isteniyor.</p>

<p>Süreç, devlet inisiyatifi olarak tanımlanıyor. Önce silah bırakma ve örgütün fiili varlığının sona ermesinin teyidi -MGK kararıyla-, sonra hukuki adımlar. Yani erteleme ve diğer düzenlemeler ikinci aşama.</p>

<p>Peki bu çerçeveye itiraz ne?</p>

<p>Sinan Çiftyürek'in okuması, bu yaklaşımı Kürt meselesinin yüz yıllık tanınmama ve yasaklama geleneğinin devamı olarak görüyor. İtirazlarını şöyle özetlemek mümkün:</p>

<p>1- Sürecin "çözüm" değil de sadece silah bırakmaya indirgenmiş bir "geçiş" olarak adlandırılması, Kürtlerin ulusal ve kimlik taleplerinin baştan siyaset dışı bırakılması anlamına gelir.</p>

<p>2- "Zihinlerde de bitmesi" ifadesi tehlikelidir. Silahlı yapı bir yana, sivil demokratik zeminde bile Kürt meselesinin düşünülmesini, konuşulmasını kısıtlama girişimidir.</p>

<p>3- Tarih bize şunu gösteriyor: Koçgiri'den bu yana yasak, sürgün, asimilasyon politikaları meseleyi çözmedi, büyüttü. Dört parçadaki Kürt-Kürdistan dinamikleri ortadayken sadece yasakla sonuç almak mümkün değildir.</p>

<p>4- Yeni anayasada etnik/kimlik konularının peşinen dışlanması, "halk iradesi ve demokrasi" söylemiyle çelişir.</p>

<p>5- Diyalog-müzakere ayrımının ısrarla vurgulanması, gerçek siyasi müzakereyi erteleme işlevi görür.</p>

<p>6- Ertelemelerin sürmesi, MGK kararının 2026 sonu veya 2027'ye sarkması ihtimali, devletin klasik erteleme refleksini akla getirir.</p>

<p>Bu iki yaklaşımı yan yana koyduğumuzda tablo şu:</p>

<p>Uçum'un yaklaşımı güvenlik öncelikli bir paradigma. Mantık şu: Önce terörsüzleşme, sonra siyaset. Elbette Türkiye'de çatışmasızlık dönemlerinde reformların hızlandığı örnekler var. Fakat "zihinlerde bitmesi" formülasyonu demokratik siyasetin doğasına aykırı. Demokratik bir düzende kimlik, dil, kültür ve eşit yurttaşlık talepleri yasaklanacak değil, konuşulacak konulardır. Düşünceyi sınırlamak, uzun vadede güvensizliği besler.</p>

<p>Yüzyıllık inkâr politikaları çözüm üretmedi. Kürt varlığının anayasal düzeyde net biçimde tanınmaması, "kardeşlik" söylemini soyut bırakıyor. Öte yandan her kimlik talebini otomatik olarak ayrılıkçılıkla özdeşleştirmek de meseleyi daraltıyor. Kürt meselesinin bir güvenlik boyutu, bir eşit yurttaşlık boyutu ve bir de bölgesel boyutu var.</p>

<p>Diyalog güven inşa eder, müzakere ise somut talepleri ve bağlayıcı anlaşmaları masaya getirir. Sadece diyalogda kalmak, siyasi taleplerin sürekli ertelenmesi riskini taşır.</p>

<p>Peki demokratik çözüm nasıl olur?</p>

<p>Bunun için birkaç ilke artık ertelenemez:</p>

<p>Eşit yurttaşlık ve anayasal tanıma: Anayasa'da Türk tanımının etnik değil, yurttaşlık temelli olması; Kürt kimliği, dili ve kültürünün açıkça korunması, anadilde eğitim gibi konuların hukuki güvenceye kavuşması.</p>

<p>Güvenlik ve demokratikleşme dengesini kurmak: Silahlı yapının tasfiyesi vazgeçilmezdir ama bu, reformların sonsuza kadar ertelenmesinin bahanesi olmamalı.</p>

<p>Sivil siyaset alanını genişletmek: Kürt siyasetinin yasal zeminde örgütlenmesi engellenmemeli, şiddet içermeyen her talep serbestçe tartışılabilmeli.</p>

<p>Güven inşası ve şeffaflık: Süreçlerin tek taraflı ilan edilmesi yerine Meclis, sivil toplum ve muhalefetin katılımı, hakikat mekanizmaları.</p>

<p>Bölgesel gerçeklikle uyum: Irak, Suriye ve İran'daki gelişmeleri yok sayarak iç politika tasarlanamaz.</p>

<p>Sonuç şudur: Yüzyıllık yasak politikalarının çözüm üretmediği tarihsel bir gerçektir. Silah bırakma büyük bir fırsattır. Ancak bu fırsat, kimlik ve eşitlik taleplerinin "zihinlerden silinmesi" dayatmasıyla değil, demokratik müzakere ve anayasal güvencelerle değerlendirilebilir.</p>

<p>Demokratik çözüm ne silahlı mücadelenin devamını ne de düşüncenin yasaklanmasını kabul eder. Eşit yurttaşlık, hukukun üstünlüğü ve serbest siyaset temelinde ilerler. Bu çerçeve hem Türkiye'nin birliğini hem de Kürtlerin varoluş kaygılarını karşılayabilecek en gerçekçi yoldur.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 19 Oct 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP&#039;de 48 kişi partiden ihraç edildi: Listede kimler var?</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/chpde-48-kisi-partiden-ihrac-edildi-listede-kimler-var-32134</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/chpde-48-kisi-partiden-ihrac-edildi-listede-kimler-var-32134</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/chpde-48-kisi-partiden-ihrac-edildi-listede-kimler-var-1792153932.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/10/chpde-48-kisi-partiden-ihrac-edildi-listede-kimler-var-1792153932.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/chpde-48-kisi-partiden-ihrac-edildi-listede-kimler-var-1792153932.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Mutlak butlan kararı sonrası göreve gelen CHP yönetiminin başlattığı parti içi disiplin sürecinde yeni bir aşamaya geçildi. Yüksek Disiplin Kurulu'nun (YDK) 16 Ekim'de yaptığı toplantıda, Özgür Özel'in genel başkanlığı döneminde Parti Meclisi (PM) Üyesi olan 48 kişi partiden ihraç edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>İhraç edilenler arasında Özel'in genel başkanlığı döneminde CHP Genel Sekreteri olan <strong>Selin Sayek Böke</strong> ve hukuk işlerinden sorumlu genel başkan yarımcısı olan <strong>Gül Çiftçi </strong>de bulunuyor.</p>

<p>CHP yönetimi hakkındaki "mutlak butlan" kararı sonrası Kemal Kılıçadaroğlu, genel başkanlık koltuğuna oturmuş; karara karşı olanlar Özgür Özel liderliğinde Yeni Parti'yi kurmuştu.</p>

<p>Yeni Parti'nin kurulmasının ardından, milletvekili olmayan PM üyeleri, CHP üyeliklerini sürdürme kararı almıştı.</p>

<p>Özgür Özel'in CHP Genel Başkanlığı dönemindeki son PM'sinde yer alan bu isimlerin, CHP üyeliklerini sürdürerek mutlak butlan kararının iptal edilmesi halinde partiyi devralmayı hesapladığı öne sürülüyordu.</p>

<p>Ancak Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi, CHP üyelikleri devam ederken Yeni Parti ile hareket ettikleri gerekçesiyle bu isimleri, kesin ihraç istemiyle YDK'ya sevketmişti.</p>

<p><img alt="Gül Çiftçi ve Selin Sayek Böke" src="https://ichef.bbci.co.uk/ace/ws/640/cpsprodpb/e206/live/e05906d0-c955-11f1-a64c-550be9e3c66b.jpg.webp" style="height:450px; width:800px" /></p>

<p>Kaynak,CHP - Gül Çiftçi ve Selin Sayek Böke</p>

<h2><strong>Selin Sayek Böke ve Gül Çiftci de listede</strong></h2>

<p>CHP Yüksek Disiplin Kurulu, söz konusu dosyaları, bugünkü toplantısında karara bağladı.</p>

<p>YDK toplantısında " CHP üyesi olduğu halde başka parti ile hareket ettiği" gerekçesi ile tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilen 49 kişi ve eski Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya'nın dosyaları ele alındı.</p>

<p>Toplantıda aralarında eski Genel Sekreter Selin Sayek Böke, eski MYK üyeleri Aylin Nazlıaka, Yalçın Karatepe ve Meryem Gül Çiftçi Binici'nin de bulunduğu 48 isim hakkında ihraç kararı verdi.</p>

<p>Eski Bitlis İl Başkanı Metin Güzelkaya ve eski Parti Meclisi (PM) üyesi Ozan Varal'a ceza verilmedi.</p>

<p>Özgür Özel'in genel başkan seçildiği CHP'nin 38'inci Olağan Kurultay'ında PM üyeliğine seçilen ve bugün ihraç edilen 48 isim şöyle:</p>

<p>Ali Abbas Ertürk, Asiye Ergül, Aylin Nazlıaka, Bahattin Bahadır Erdem, Barış Övgün, Bedirhan Berk Doğru, Berk Kılıç, Burcu Mazıcıoğlu, Canan Taşer, Cansel Çiftçi, Ecevit Keleş, Elif Leyla Gümüş, Emine Uçak Erdoğan, Güldem Atabay, Hikmet Erbilgin, İlhan Cihaner, Kerim Rota, Kübra Gökdemir, Mahir Yüksel, Melisa Uğraş, Meryem Gül Çiftçi Binici, Nazan Güneysu, Ozan Işık, Önder Kurnaz, Polat Şaroğlu, Selin Sayek Böke, Sercan Çığgın, Serkan Özcan, Sevgi Kılıç, Sinem Kırçiçek, Tolga Sağ, Turgay Özcan, Uğurcan İrak, Uygar Parçal, Yalçın Karatepe, Zeliha Aksaz Şahbaz, Tuğçe Hilal Özkan, Yankı Bağcıoğlu, Baran Seyhan, Emre Kartaloğlu, Emre Yılmaz, Pınar Uzun Okakın, Oya Ünlü Kızıl, Deniz Çakır, Remzi Kazmaz, Oğuzhan Cenan, Aysemin Gülmez ve Mesut Kırşanlı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 15:29:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>SİYASİ KAYPAKLIK: SANDIKTAN ALINAN EMANETİ PAZARLAMAK</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/siyasi-kaypaklik-sandiktan-alinan-emaneti-pazarlamak-32128</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/siyasi-kaypaklik-sandiktan-alinan-emaneti-pazarlamak-32128</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/siyasi-kaypaklik-sandiktan-alinan-emaneti-pazarlamak-1792057156.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/10/siyasi-kaypaklik-sandiktan-alinan-emaneti-pazarlamak-1792057156.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/siyasi-kaypaklik-sandiktan-alinan-emaneti-pazarlamak-1792057156.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Nureddin Şimşek yazdı...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Siyaset, yalnızca bir koltukta oturma sanatı değildir. Siyaset; bir fikri, bir dünya görüşünü, bir programı ve bir toplumsal iddiayı savunma işidir.<br />
Bir siyasetçi seçim meydanına çıktığında vatandaşın karşısına kendi adıyla tek başına çıkmaz. Ardında bir parti vardır. O partinin programı, ideolojisi, liderliği, geçmişi, kadroları ve geleceğe ilişkin vaatleri vardır.<br />
Seçmen de sandığa giderken yalnızca adaya oy vermez.<br />
Bir siyasal kimliğe, bir programa ve o programın temsilcisine oy verir.<br />
İşte meselenin düğümlendiği yer tam da burasıdır.<br />
Bir siyasetçi, üzerinde partisinin amblemiyle seçmenin karşısına çıkıp o partinin düşüncelerini savunarak oy ister; seçmen de ona güvenerek temsil yetkisi verir. Fakat seçimden sonra hiçbir siyasal gerekçe ortaya koymadan, dün ağır biçimde eleştirdiği bir başka siyasi yapının saflarına geçiyorsa burada yalnızca bir “parti değiştirme” olayından söz edemeyiz.<br />
Çünkü değişen yalnızca siyasetçinin oturduğu sıra değildir.<br />
Değişen, seçmene verilen sözün kendisidir.<br />
Sandıkta alınan oy kişisel mülk değildir<br />
Milletvekilliği kişisel bir mülk değildir.<br />
Belediye Başkanlığı/Meclis üyeliği kişisel bir mülk değildir.<br />
Seçmenin verdiği oy da siyasetçinin cebine koyduğu şahsi bir senet değildir.<br />
Bir siyasetçi, seçildiği partinin programını, söylemini ve siyasal kimliğini taşıyarak Meclis'e giriyorsa, Belediye Başkanlığı yapıyorsa, İl Genel Meclisi üyeliği, Belediye meclis üyeliği yapıyorsa aldığı siyasi güç aynı zamanda o seçmenin iradesinden kaynaklanmaktadır.<br />
Bu nedenle “Seçildim, artık istediğim partiye geçerim” anlayışı hukuken mümkün olsa bile etik açıdan tartışmasız değildir.<br />
Nitekim son yıllarda yaşanan parti değişiklikleri, bu tartışmayı yeniden Türkiye'nin gündemine taşımaktadır. 2026 yılı içinde farklı partilerden istifalar ve başka partilere katılımlar çokça gerçekleşti; bazı milletvekilleri bir partiden ayrılıp iktidar partisine, az da olsa bazıları başka muhalefet partilerine geçti. Bazı Belediye Başkanları, Belediye Meclis üyeleri, il Genel Meclisi üyeleri seçildikleri partilerinden ayrılarak çoğunluğu iktidar partisine olmak üzere başka partilere geçti.<br />
TBMM kayıtları da bugün Meclis'teki parti dağılımının önceki dönemlere göre ciddi biçimde değiştiğini gösteriyor. Mart 2024 - Mahalli İdareler Genel Seçimlerine göre;<br />
Büyükşehir (30): CHP 14, AK Parti 12, DEM Parti 3, Yeniden Refah Partisi 1 5853<br />
51 İl Belediyesi: CHP 21, AK Parti 12, MHP 8, DEM Parti 7, İYİ Parti 1, YRP 1, Büyük Birlik Partisi 1 7869<br />
919 İlçe: AK Parti 346, CHP 314, MHP 114, DEM Parti 57, YRP 37, İYİ Parti 22, BBP 13, 9 Bağımsız ve diğerleri 7869</p>

<p>390 Belde: AK Parti 168, MHP 96, CHP 60, YRP 24, DEM Parti 10 civarı<br />
Toplamda:<br />
- AK Parti: 538 belediye<br />
- CHP: 409 belediye<br />
- MHP: 218 belediye<br />
- DEM Parti: 77 belediye<br />
- YRP: ∼63 belediye kazandılar. Ancak bu tablodan şimdi eser yok. 31 Mart 20242ten bu yana toplam 107 Belediye başkanı iktidar partisine geçti.<br />
Burada asıl sorulması gereken soru şudur:<br />
Siyasetçi mi değişti, fikirleri mi değişti; yoksa yalnızca siyasi adresi mi değişti?<br />
Fikir değiştirmek başka, ilke değiştirmek başka<br />
Elbette insan değişebilir.<br />
Bir siyasetçi partisinin politikalarını yanlış bulabilir. Lideriyle anlaşamayabilir. Parti programının kendi düşünceleriyle artık örtüşmediğini söyleyebilir. Hatta yıllarca savunduğu bazı fikirlerden vazgeçebilir.<br />
Bunların tamamı siyasetin doğal süreçleridir.<br />
Bir insanın düşüncesini değiştirmesi ihanetten ibaret değildir.<br />
Asıl problem, düşünce değişikliğinin gerekçesiz biçimde koltuk değişikliğine dönüşmesidir.<br />
Dün “ülkenin felaketi” dediği partiye bugün “ülkenin umudu” diye katılan; dün ağır biçimde eleştirdiği lideri bugün övgülere boğan; dün savunduğu değerleri bugün birkaç makam, mevki veya kişisel siyasi gelecek uğruna terk eden anlayış, toplumda doğal olarak ciddi bir güven sorunu yaratmaktadır.<br />
Çünkü burada artık fikir değil, menfaat yön değiştirmektedir.<br />
“Siyasi kaypaklık” neyi anlatıyor?<br />
Bu noktada tartışmalı ama çarpıcı bir kavram ortaya çıkıyor:<br />
Siyasi kaypaklık.<br />
Bu kavramı siyasi karakter ve ilke meselesi olarak kullanmak gerekir.<br />
Çünkü burada söz konusu olan duruştur.<br />
Burada söz konusu olan kişinin inandığını söylediği değerlerin pazarlanmasıdır.<br />
Siyasi kaypaklık; dün savunduğunu bugün inkâr etmek, dün karşı çıktığının önünde bugün saf tutmak, seçmenin kendisine verdiği siyasi emaneti kişisel ikbal için başka bir kapının anahtarına dönüştürmek ve bunu hiçbir ilkesel hesaplaşmaya ihtiyaç duymadan yapmaktır.<br />
Bir partiden ayrılmak siyasi haktır.<br />
Fikir değiştirmek siyasi haktır.<br />
Yeni bir parti kurmak siyasi haktır.<br />
Ancak bütün bunların bir de ahlaki ve etik karşılığı vardır.<br />
Çünkü seçmen yalnızca “hangi partiye geçtin?” diye sormaz.<br />
“Bize hangi sözlerle oy istedin ve bugün o sözlerin neresindesin?” diye sorar.<br />
Sandık iradesi transfer edilebilir mi?<br />
Asıl mesele budur.<br />
Bir siyasetçi, A partisinin logosu altında seçime girip seçmenin oylarıyla milletvekili olduktan sonra B partisine geçtiğinde, beraberinde kaç oy götürmektedir?<br />
Hiçbirini.<br />
Çünkü o oyların sahibi siyasetçi değildir.<br />
O oylar seçmenindir.<br />
Seçilmiş olan Milletvekili, Belediye başkanı o iradenin temsilcisidir.<br />
İşte bu nedenle parti değiştiren siyasetçinin önünde ahlaki bir sorumluluk vardır:<br />
“Ben artık neden aynı siyasi çizgide değilim?”<br />
Bunu seçmene anlatmalıdır.<br />
Eğer gerçekten fikir değiştirdiyse, bunun gerekçesini açıkça ortaya koymalıdır.<br />
Eğer partisinin demokratik yapısından, programından veya yönetim anlayışından koptuysa bunu kamuoyuna anlatmalıdır.<br />
Ama dün söylediğinin tam tersini bugün söyleyip bunun üzerine hiçbir açıklama yapmıyorsa, siyasetçinin kendi geçmişiyle yüzleşmesi gerekir.<br />
Siyasetin en büyük sermayesi güvendir<br />
Para kaybedilebilir.<br />
Makam kaybedilebilir.<br />
Parti değiştirilebilir.<br />
Seçim kaybedilebilir.<br />
Ama siyasette bir kez güven kaybedildiğinde onu yeniden kazanmak kolay değildir.<br />
Bugün bir partiden başka bir partiye geçen siyasetçi, yarın başka bir partiye geçtiğinde seçmen şu soruyu sormaya başlayacaktır:<br />
“Yarın buradan da gider mi?”<br />
İşte siyasi güvenin çöküşü böyle başlar.<br />
Partiler, Başkanlarını, milletvekillerini sayısal birer sandalye olarak görmeye başladığında; milletvekilleri de, Belediye Başkanları da siyasi kimliklerini kişisel kariyer basamağına dönüştürdüğünde ortaya çıkan şey demokrasi değil, siyasal pazar görüntüsüdür.<br />
Ve o pazarda en değerli şey ilke değil, makam olur.<br />
Siyaset pazar değildir<br />
Siyasetçinin parti değiştirmesini yasaklayalım demiyorum.<br />
Aksine, demokratik siyasette insanların düşüncelerini değiştirme özgürlüğünü savunmak gerekir.<br />
Ama özgürlük ile ilkesizlik aynı şey değildir.<br />
Bir siyasetçi partisinden ayrılabilir.<br />
Fakat seçmenine hesap vermelidir.<br />
Bir başka partiye katılabilir.<br />
Fakat nedenini anlatmalıdır.<br />
Yeni bir siyasi yol tercih edebilir.<br />
Fakat geçmişte söyledikleriyle bugün söyledikleri arasındaki çelişkiyi açıklamalıdır.<br />
Çünkü siyasetçinin seçmene karşı en büyük borcu dürüstlüktür.<br />
Ve belki de Türkiye'nin bugün en fazla ihtiyaç duyduğu şey yeni partiler değil, eskiyen siyasi ahlakın yeniden inşa edilmesidir.<br />
Son söz<br />
Siyasette herkesin bir bedeli vardır.<br />
Kimi makamını kaybetmeyi göze alır ama inandığı sözden vazgeçmez.<br />
Kimi partisinden ayrılır ama düşüncesinin arkasında durur.<br />
Kimi yalnız kalır ama ilkelerinden vazgeçmez.<br />
Birileri ise rüzgâr nereden eserse oraya döner.<br />
Dün başka, bugün başka; dün düşman, bugün dost; dün ihanet dediğine bugün sadakat...<br />
İşte toplumun itiraz ettiği şey tam da budur.<br />
Çünkü siyaset koltuk değiştirme sanatı değil, sözünün arkasında durma meselesidir.<br />
Seçmenin verdiği oy, siyasetçinin kişisel mülkü değildir.<br />
O oy bir emanettir.<br />
Ve emaneti her siyasi rüzgârda başka bir kapıya taşıyanlar, günün sonunda yalnızca partilerini değil, siyasete duyulan güveni de tüketirler.<br />
Bu yüzden mesele yalnızca “parti değiştirmek” değildir.<br />
Mesele, insanın hangi koşulda kendi sözünü sattığıdır.<br />
Ve siyasetin en ağır sorusu da şudur:<br />
İdeolojinizi mi değiştirdiniz, yoksa sadece fiyatınızı mı?</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 15 Oct 2026 12:38:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>PSK: “Kürt meselesi çözülmeden demokratikleşme mümkün değil”</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/psk-kurt-meselesi-cozulmeden-demokratiklesme-mumkun-degil-32120</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/psk-kurt-meselesi-cozulmeden-demokratiklesme-mumkun-degil-32120</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/psk-kurt-meselesi-cozulmeden-demokratiklesme-mumkun-degil-1791973658.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/10/psk-kurt-meselesi-cozulmeden-demokratiklesme-mumkun-degil-1791973658.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/psk-kurt-meselesi-cozulmeden-demokratiklesme-mumkun-degil-1791973658.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) Parti Meclisi, Kürt meselesinin çözümünün yalnızca PKK’nin silah bırakmasıyla mümkün olmayacağını belirterek, demokratikleşme ve eşitlik temelinde çözüm çağrısı yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) Parti Meclisi, 11 Ekim’de Diyarbakır’da gerçekleştirdiği toplantının sonuç bildirgesini 14 Ekim’de kamuoyuyla paylaştı. Orta Doğu, Türkiye ve Kürdistan’daki gelişmelerin değerlendirildiği bildirgede, Kürt meselesi, silahsızlanma süreci, İran’daki gelişmeler, Güney Kürdistan’ın kazanımları ve Suriye’deki durum ele alındı.</p>

<h2><strong>“Kürt meselesi çözülmeden demokratikleşme mümkün değil”</strong></h2>

<p>Türkiye’de Kürt halkının özgürlük taleplerinin bastırılmasının siyasi krizi derinleştirdiğini savunan PSK, ret, inkâr ve baskı politikalarının Türkiye’de otoriterleşmeyi artırdığını ileri sürdü.</p>

<p>Bildirgede, iktidarın “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırdığı sürecin Kürt meselesinin çözümünü içermediği öne sürülerek, meselenin PKK ve terör kavramlarıyla özdeşleştirilmesinin sorunu kriminalize ettiği ifade edildi.</p>

<p>PKK’nin silah bırakmasının ve savaşın sona ermesinin öncelikle Kürt halkının yararına olduğunu belirten PSK, bu doğrultuda gerekli yasal ve idari düzenlemelerin yapılması çağrısında bulundu. Ancak silah bırakmanın tek başına Kürt meselesinin çözümü olarak sunulamayacağını kaydeden parti, sürecin demokrasi ve eşitlik temelinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h2><strong>“Kürt halkının ulusal hakları tanınmalı”</strong></h2>

<p>Kürt kimliğinin ve ulusal varlığının yasal olarak tanınmasını, Kürtçenin eğitim ve resmî dil olmasını ve Kürt halkının kendi kendini yönetme hakkının güvence altına alınmasını savunan PSK, bu taleplerin federal bir sistem içinde hayata geçirilebileceğini belirtti.</p>

<p>Bildirgede, Kürt meselesinin çözümünün yalnızca Kürt halkı açısından değil, Türkiye’de yaşayan bütün halkların demokrasi ve refaha ulaşması bakımından da önemli olduğu ifade edildi.</p>

<p>Türkiye’deki ekonomik sorunlara da değinilen açıklamada, açlık ve yoksulluğun derinleştiği, emekçilerin ve emeklilerin yaşam koşullarının ağırlaştığı savunuldu. Bankacılık, faiz ve borsa sistemine yönelik eleştirilerin yer aldığı bildirgede, son dönemde gündeme gelen borsa ve fon skandallarının ekonomik sistemdeki sorunları ortaya koyduğu ileri sürüldü.</p>

<h2><strong>İran için demokratik ve federal sistem çağrısı</strong></h2>

<p>İran’daki gelişmelere de yer verilen bildirgede, ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın bölgedeki yıkımı derinleştirdiği belirtildi. PSK, İran yönetiminin bölge ülkelerini hedef almasını ve Kürdistan Bölgesi sınırları içindeki Doğu Kürdistan siyasi parti kamplarına yönelik bombardımanları eleştirdi.</p>

<p>İran’da barış ve istikrarın sağlanabilmesi için mevcut rejimin değişmesi ve ülkedeki bütün halkların ortak mücadelesiyle çoğulcu, demokratik ve federal bir sistemin kurulması gerektiği savunuldu.</p>

<h2><strong>Güney Kürdistan için ulusal birlik vurgusu</strong></h2>

<p>ABD ve koalisyon güçlerinin Irak’tan çekilmesinin Güney Kürdistan’daki kazanımlar açısından risk oluşturduğunu ileri süren PSK, bu kazanımların korunması için peşmerge güçlerinin tek çatı altında birleştirilerek düzenli ve kurumsal bir orduya dönüştürülmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Bildirgede ayrıca Kürdistan Parlamentosunun toplanması, bölgenin sorunlarıyla baş edebilecek bir hükümetin kurulması ve bütün siyasi tarafları kapsayan ulusal mutabakatın sağlanması çağrısı yapıldı.</p>

<h2><strong>Suriye’deki saldırılara tepki</strong></h2>

<p>PSK, Suriye’de Şam yönetimine bağlı güçlerin Güneybatı Kürdistan’daki halka yönelik saldırılarını da eleştirdi. Kürtçenin yasaklanmasına yönelik girişimlere ve sivillere yönelik saldırılara tepki gösteren parti, Suriye’de Kürt halkının ulusal özgürlüğünü kazanabilecek tarihsel mücadele birikimine ve gücüne sahip olduğunu ifade etti.</p>

<h2><strong>“Özgürlük ulusal birlikten geçiyor”</strong></h2>

<p>Bildirgenin sonunda Kürdistan’ın dört parçasında yaşanan sorunların aşılabileceği belirtilerek umutsuzluğa yer olmadığı mesajı verildi.</p>

<p>PSK, özgürlüğün ulusal birlik ve ortak mücadeleden geçtiğini vurgulayarak, 14 Mart 2026’da Diyarbakır’da başlayan ulusal ittifak girişimine önem verdiğini ve bu sürece katkı sunmayı sürdüreceğini açıkladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 14 Oct 2026 13:23:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>10 Ekim unutularak barış inşa edilemez</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/10-ekim-unutularak-baris-insa-edilemez-32098</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/10-ekim-unutularak-baris-insa-edilemez-32098</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/10-ekimi-unutmadan-baris-insa-edilemez-1791622343.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/10/10-ekimi-unutmadan-baris-insa-edilemez-1791622343.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/10-ekimi-unutmadan-baris-insa-edilemez-1791622343.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Nureddin Şimşek yazdı...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bundan tam on bir yıl önce, takvimler 10 Ekim 2015'i gösterdiğinde bu ülkenin tarihinin en barbar, en alçak saldırılarından biri yaşandı. Ankara Gar Meydanı'nda bir araya gelmişlerdi. Ellerinde karanfiller, dillerinde barış türküleri, yüreklerinde eşit, özgür ve onurlu bir ülke özlemi vardı. Bu ülkenin barış güvercinleriydi onlar. Emekçilerdi, öğrencilerdi, annelerdi, babalardı.</p>

<p>O gün orada düşmanlık yoktu. O gün orada kin yoktu. Sadece barış talebi vardı. Ama barışa, kardeşliğe, onurlu yaşama düşman olan karanlık zihniyet pusudaydı. Vicdan, ahlak ve iman sahibi hiç kimsenin kabul edemeyeceği bir yöntemle, kadın, çocuk, yaşlı, genç demeden 104 canımızı toprağa düşürdüler. Aralarında cennette bir melek olduğuna inandığımız Muhammed Veysel Atılgan ve babası da vardı. O gerici ve barbar zihniyetin can emici yarasaları, geleceğimizi hedef almıştı.</p>

<p>Bu barbarlıktan sonra ne oldu peki? Ülkeyi yöneten iktidar ne yaptı?</p>

<p>Her patlamadan sonra oyumuz artıyor diyecek kadar vicdanını yitirmiş bir anlayış, katilleri bilmesine rağmen bu katliama "kokteyl eylem" diyerek hedef saptırdı. O dönem bu ülkeyi yöneten başbakan, "Biz intihar bombacılarını biliyoruz ama kendileri patlamadan ne yapabiliriz ki?" diyebilecek kadar aciz ve sorumsuz bir açıklama yaptı.</p>

<p>Oysa daha Antep'ten yola çıktıklarında teknik takibe alınmışlardı. Durdukları her yerde dinlenmişlerdi. Hatta Ankara'ya geldiklerinde akşam emniyete çekilip sorgulanmışlardı. Yani göz göre geldiler.</p>

<p>Ve daha acısı... Katliamdan sadece birkaç gün sonra Konya'da oynanan milli maçta, o 104 barış güvercini için bir dakikalık saygı duruşu bile bu halka çok görüldü. Şehitlerimizin aziz hatırasına saygı durulurken İstiklal Marşı ıslıklandı, IŞİD ve türevleri lehine sloganlar atıldı. O ıslık, aslında barışa ıslık çalan faşizmin sesiydi.</p>

<p>Aradan 11 yıl geçti. Acısı hala ilk günkü gibi taze. Çünkü gerçek suçlular hala bulunmadı. Tetikçiler göstermelik cezalar aldı ama o katliamın yolunu açanlar, göz yumanlar, o istihbarata rağmen Ankara'nın göbeğine kadar o bombacıları taşıyan zihniyet, hala gerçek cezasını almadı. O günden sonra da kan akmaya devam etti.</p>

<p>Bugün...</p>

<p>Bugün bu ülkede 50 yıllık çatışmalı bir sürecin sona ermesi, barışın konuşulması umut verici. Ama unutmamalıyız ki barış sadece silahların susması değildir. Barış, adaletle, hakikatle ve yüzleşmeyle kalıcı olur.</p>

<p>10 Ekim unutularak barış inşa edilemez</p>

<p>Bu barışın kalıcılaşması, 104 barış güvercininin bize vasiyetidir. Onlara verebileceğimiz en büyük hediye, özlemini duydukları demokratik cumhuriyeti inşa etmektir. Eşitliğin, özgürlüğün, emeğin değerli olduğu bir ülkeyi kurmaktır.</p>

<p>Bu görev, başta iktidar mensupları olmak üzere bu ülkede yaşayan tüm emek, barış ve demokrasi savunucularının görevidir.</p>

<p>7 Haziran seçimlerinde ortaya çıkan halk iradesine tahammül edemeyip, "ya kaos ya iktidar" diyerek bu ülkeyi bile isteye kaosa sürükleyen zihniyetten hesap sormadan gerçek barış gelmez.</p>

<p>Bu vesileyle 10 Ekim'de yitirdiğimiz 104 barış şehidini saygıyla, minnetle ve özlemle anıyorum. Onlar barış istediler diye öldürüldüler. Onlara borcumuz barışı kalıcı kılmaktır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 10 Oct 2026 11:50:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Ankara’da 28 siyasi parti ve onlarca STK’yı buluşturan ödül töreni</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ankarada-28-siyasi-parti-ve-onlarca-stkyi-bulusturan-odul-toreni-32092</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ankarada-28-siyasi-parti-ve-onlarca-stkyi-bulusturan-odul-toreni-32092</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/ankarada-28-siyasi-parti-ve-onlarca-stkyi-bulusturan-odul-toreni-1791468857.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/10/ankarada-28-siyasi-parti-ve-onlarca-stkyi-bulusturan-odul-toreni-1791468857.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/ankarada-28-siyasi-parti-ve-onlarca-stkyi-bulusturan-odul-toreni-1791468857.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Cumhur Haber Ajansı tarafından düzenlenen 7. Merhamet ve Emek Ödül Töreni’nde Türkiye’nin farklı illerinden iyilik, emek, dürüstlük ve dayanışma örneği gösteren vatandaşlar ödüllendirildi. Tören, 28 siyasi partinin temsilcileri ile onlarca sivil toplum kuruluşunu bir araya getirdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Cumhur Haber Ajansı (CUMHA) tarafından düzenlenen <strong>7. Merhamet ve Emek Ödül Töreni</strong>, Ankara Gençlik Parkı Kültür Merkezi Necip Fazıl Salonu’nda gerçekleştirildi.</p>

<p>7 Ekim 2026’da düzenlenen törene <strong>28 siyasi partinin üst düzey temsilcileri, milletvekilleri, siyasi parti yöneticileri ve onlarca sivil toplum kuruluşunun temsilcileri</strong> katıldı. Farklı siyasi görüşlerden isimleri bir araya getiren törende merhamet, emek, dürüstlük, dayanışma, eğitim ve toplumsal vicdan temaları öne çıktı.</p>

<p>Törende DEVA Partisi Genel Başkanı <strong>Ali Babacan</strong>, BBP Genel Başkanı <strong>Mustafa Destici</strong>, Anavatan Partisi Genel Başkanı <strong>İbrahim Çelebi</strong>, Meclis Başkanvekili <strong>Tekin Bingöl</strong>, Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili <strong>Selçuk Özdağ</strong> ile çok sayıda milletvekili ve parti yöneticisi ödül takdim etti.</p>

<h3><strong>“Hâlâ iyi insanların var olduğunu göstermek için buradayız”</strong></h3>

<p>CUMHA Yönetim Kurulu Başkanı <strong>Seyfi Uzunkök</strong>, törende yaptığı konuşmada Merhamet ve Emek Ödülleri’nin çıkış noktasının babasından öğrendiği merhamet anlayışı olduğunu söyledi.</p>

<p>Babasının ihtiyaç sahiplerine elma dağıttığını ve su sıkıntısı yaşanan dönemlerde mahalle sakinlerine su taşıdığını anlatan Uzunkök, “Bugün burada sadece plaket vermek için toplanmadık. Bugün hâlâ iyi insanların var olduğunu göstermek için buradayız” dedi.</p>

<p>Uzunkök, insanın gerçek zenginliğinin maddi varlıklarla değil vicdan ve dürüstlükle ölçüldüğünü belirtti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/49964874-1abe-450b-87c4-ef1c15c177e2.jpg" style="height:534px; width:800px" /></p>

<h3><strong>Babacan’dan okul güvenliği çağrısı</strong></h3>

<p>DEVA Partisi Genel Başkanı <strong>Ali Babacan</strong>, Kahramanmaraş’ta okul saldırısında öğrencilerini korurken hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara adına verilen ödülü eşi Ramazan Kara’ya takdim etti.</p>

<p>Okullardaki şiddet olaylarına dikkat çeken Babacan, eğitim bilimciler, sosyal bilimciler, psikologlar ve güvenlik uzmanlarının yer aldığı ortak bir çalışma yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Babacan, “Bu toplumun mayasında sevgi var, fedakârlık var. Bu toplumun özünde emek var, alın teri var, helal kazanç var” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>Destici: “Merhamet insanın yüreğindedir”</strong></h3>

<p>BBP Genel Başkanı <strong>Mustafa Destici</strong>, Erzurum’da 170 kız çocuğunun eğitimine katkı sağlayan öğretmen Tuğba Dumlu Güler’e ödülünü verdi.</p>

<p>Merhametin günlük yaşamın her alanında karşılığı olduğunu belirten Destici, dürüst ve çalışkan girişimcilerin de ödüllendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>Bingöl: “Vicdan varsa iyilik vardır”</strong></h3>

<p>Meclis Başkanvekili <strong>Tekin Bingöl</strong>, İstanbul’da buldukları altınları sahibine teslim eden çocukların ödüllerini verdi.</p>

<p>Ödül programının yedi yıldır sürdürülmesinin önemli olduğunu belirten Bingöl, “Vicdan varsa iyilik vardır. Vicdan varsa merhamet vardır. Vicdan varsa paylaşım vardır” dedi.</p>

<h3><strong>Özdağ: “Merhametin ve emeğin de kahramanları var”</strong></h3>

<p>Yeni Yol Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili <strong>Selçuk Özdağ</strong>, Diyarbakır’da husumetli ailelerin barışmasına aracılık eden Yahya Kamçı’ya ödülünü takdim etti.</p>

<p>Özdağ, siyasetten sanata, ekonomiden askerliğe kadar farklı alanlarda kahramanların bulunduğunu belirterek, “Demek ki merhametin ve emeğin de kahramanları var” diye konuştu.</p>

<h3><strong>“Anadolu hâlâ sağlam”</strong></h3>

<p>Saadet Partisi Hatay Milletvekili <strong>Necmettin Çalışkan</strong>, Sivas’ta rahatsızlanan yolcuları hastaneye yetiştiren ve kaybolan paraları sahiplerine ulaştıran otobüs şoförü Ömer Taşdemir’e ödülünü verdi.</p>

<p>Çalışkan, medyada çoğunlukla olumsuz haberlerin öne çıktığını belirterek, törende ortaya çıkan iyilik örneklerinin toplum açısından umut verici olduğunu söyledi.</p>

<h3>Kadınların görünmeyen emeğine dikkat çekildi</h3>

<p>Anahtar Parti Genel Başkan Yardımcısı <strong>Prof. Dr. Selma Yel</strong>, Zonguldak’ta engelli köpek Pamuk’a yıllardır sahip çıkan ayakkabı boyacısı Hüseyin Öztürk’e ödülünü verdi.</p>

<p>Yel, Türkiye’de aileleri ve toplulukları ayakta tutan çok sayıda isimsiz kadın kahramanın bulunduğunu belirterek, kadınların görünmeyen emeğinin de daha fazla görünür kılınması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/4cec6f1f-cb3d-4093-bcd8-68b2e3be41f3.jpg" style="height:533px; width:800px" /></p>

<h3><strong>İyilik ve dayanışma mesajları</strong></h3>

<p>HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı <strong>Yunus Emiroğlu</strong>, yılda yaklaşık 15 ton atık ekmek toplayarak israfla mücadele eden Zeki Karakaya’ya ödülünü verdi. Emiroğlu, “İyilikte yardımlaşalım, hayırda yarışalım” çağrısında bulundu.</p>

<p>Yeniden Refah Partisi Genel Sekreteri <strong>Mehmet Altınöz</strong>, Aksaray’da okul yaptıran 74 yaşındaki Ali Ermiş’e, Genel Başkan Yardımcısı <strong>Muhammed Fatih Müjdeci</strong> ise Yozgat’ta 20 yıldır ibadethaneleri gönüllü olarak temizleyen Mustafa Tunç’a ödüllerini takdim etti.</p>

<p>MHP Giresun Milletvekili <strong>Ertuğrul Gazi Konal</strong>, Nevşehir’de ağaçlandırma çalışmaları yapan Erdoğan Yücel’e ödülünü verirken, Anavatan Partisi Genel Başkanı <strong>İbrahim Çelebi</strong> de Artvin’in Borçka ilçesinde dereye düşen 11 yaşındaki Eslem’i kurtaran Kemal Ateş’i ödüllendirdi.</p>

<p><strong>28 siyasi partinin üst düzey temsilcisi ile onlarca STK’yı aynı çatı altında buluşturan 7. Merhamet ve Emek Ödül Töreni</strong>, sanatçı Mahmut Yıldız’ın performansının ardından toplu hatıra fotoğrafı çekilmesiyle sona erdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 08 Oct 2026 17:08:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakırhan: Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Kurulu bir an evvel çalışmaya başlamalı</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/bakirhan-silahsizlanma-ve-stratejik-koordinasyon-kurulu-bir-an-evvel-calismaya-baslamali-32088</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/bakirhan-silahsizlanma-ve-stratejik-koordinasyon-kurulu-bir-an-evvel-calismaya-baslamali-32088</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/bakirhan-silahsizlanma-ve-stratejik-koordinasyon-kurulu-bir-an-evvel-calismaya-baslamali-1791291376.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/10/bakirhan-silahsizlanma-ve-stratejik-koordinasyon-kurulu-bir-an-evvel-calismaya-baslamali-1791291376.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/bakirhan-silahsizlanma-ve-stratejik-koordinasyon-kurulu-bir-an-evvel-calismaya-baslamali-1791291376.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin Meclis grup toplantısında yaptığı konuşmada, çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çerçeve yasa kapsamında oluşturulan koordinasyon ve izleme mekanizmalarının bir an önce çalışmaya başlaması gerektiğini belirten Bakırhan, “Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Kurulu bir an evvel Sayın Öcalan’ın koordinatörlüğünde çalışmalara başlamalıdır” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>DEM Parti Eş Genel Başkanı <strong>Tuncer Bakırhan</strong>, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında 6-8 Ekim 2014’te yaşanan Kobane eylemlerinin yıl dönümüne de değinen Bakırhan, yaşamını yitirenlerin faillerinin ortaya çıkarılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Kobani Kumpas Davası’na ilişkin eleştirilerde bulunan Bakırhan, aradan 12 yıl geçmesine rağmen davada tutuklu bulunan siyasetçilerin olduğunu belirterek, “Bir hukuk garabeti hâlâ devam ediyor. Arkadaşlarımız hâlen tutuklu. Bunun izahı yok. Bir an önce Kobani kumpas davasında yargılanan arkadaşlarımızın artık özgürlüklerine kavuşması gerekiyor” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>“Fon vurgununda asıl sorumlular neden hukuk radarına yakalanmıyor?”</strong></h3>

<p>Konuşmasında fon yolsuzluğu iddialarına da değinen Bakırhan, iktidarın sorumluluk üstlenmesi gerektiğini savundu.</p>

<p>Bakırhan, fonlardan yüklü miktarda para çeken kişilerin araştırılması gerektiğini belirterek, Fatma Betül Sayan Kaya’nın mal varlığına ilişkin de çeşitli sorular yöneltti. Bakırhan, bazı AKP yöneticilerinin yakınlarının mal varlıklarına tedbir konulmasının ardından bu tedbirlerin kısa süre içerisinde kaldırıldığını ileri sürerek, “Niye koydunuz? Niye mal varlığına koyduğunuz tedbiri 2-3 saat sonra kaldırdınız?” diye sordu.</p>

<p>Bakırhan ayrıca Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) Başkanı’nın görevine devam etmesini eleştirerek, Hazine ve Maliye Bakanı’nın daha önce borsada haksız kazanç elde edildiğine ilişkin açıklamalar yaptığını hatırlattı.</p>

<h3><strong>“Silahsızlanma, hukuki karşılığı olan bir meseledir”</strong></h3>

<p>Konuşmasının önemli bölümünü silahsızlanma ve çerçeve yasa çalışmalarına ayıran Bakırhan, çerçeve yasanın Meclis’ten 467 oyla geçtiğini ve yasa kapsamında bir Koordinasyon Kurulu ile dört alt komisyon oluşturulduğunu söyledi.</p>

<p>Kurulların çalışmalarının ve sonuçlarının kamuoyuna yansıması gerektiğini belirten Bakırhan, Kürtçe “Gavek ji hezar gotina çêtir e” sözünü hatırlatarak, “Bir somut adım bin sözden iyidir. Biz de artık sözler yerine somut adım beklediğimizi belirtmek istiyoruz” dedi.</p>

<p>Bakırhan, şöyle konuştu:</p>

<p>“Bu çerçevede Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Kurulu’nun etkin çalışması, sürecin başarıyla tamamlanması açısından tarihi bir öneme sahiptir, diyoruz. Bu kurul bir an evvel Sayın Öcalan’ın koordinatörlüğünde çalışmalara başlamalıdır. Kurulun bu tarihi sorumluluğu yerine getirebilmesi için iktidarın ve devletin cesur, ciddi adımlar atmasının zamanı artık gelmiştir.”</p>

<h3><strong>“Barışın iki kefesi vardır”</strong></h3>

<p>Silahsızlanmanın hukuki güvencelerle desteklenmesi gerektiğini ifade eden Bakırhan, barış sürecinin yalnızca silah bırakma üzerinden yürütülemeyeceğini söyledi.</p>

<p>Bakırhan, “Barışın terazisinin iki kefesi vardır. Bir kefeye silah bırakıldıysa diğer kefeye hukuk konulmalıdır. Çünkü silahsızlanma, hukuki karşılığı olan bir meseledir. Demokratik hakların tanınmasının, hukuki güvencelerin sağlanmasının önünde bariyerler konulamaz” dedi.</p>

<p>Bir tarafta fesih varsa diğer tarafta hukuki güvence ve siyaset olması gerektiğini belirten Bakırhan, “Tek kefesine yük binen bir barış doğru çalışmaz, doğru tartmaz” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>“Öcalan’ın özgür çalışma ve iletişim koşulları sağlanmalı”</strong></h3>

<p>Bakırhan, Abdullah Öcalan’ın süreçte üstlenmesi beklenen sorumluluğa dikkat çekerek, bunun için gerekli çalışma ve iletişim koşullarının oluşturulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bakırhan, “Sayın Öcalan’ın özgür çalışma, görüşme ve iletişim koşulları sağlanmalı. İlgili taraflarla düzenli temas kurabilmesinin önü açılmalıdır” dedi.</p>

<p>Türkiye’nin iki yıl önceki koşullarda olmadığını savunan Bakırhan, geçmişte yaşananlardan kaynaklanan kaygılar yerine son iki yılda ortaya çıkan deneyim üzerinden hareket edilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<h3><strong>“İzleme Komisyonu en kısa zamanda kurulmalı”</strong></h3>

<p>Meclis’in önünde ertelenemeyecek bir görev bulunduğunu ifade eden Bakırhan, çerçeve yasanın öngördüğü İzleme Komisyonu’nun kurulması çağrısında bulundu.</p>

<p>Bakırhan, “Çerçeve yasanın öngördüğü İzleme Komisyonu en kısa zamanda kurulmalı ve çalışmalarına başlamalıdır. Meclis, uygulamayı izlemeli, aksayan noktaları gündemine almalı, taraflarla görüşmeli, ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeler için harekete geçmelidir” diye konuştu.</p>

<p>DEM Parti olarak sürece ilişkin sorumluluk almaya hazır olduklarını belirten Bakırhan, diğer siyasi partilere de çağrıda bulunarak, “Bütün partileri de bu tarihi süreçte sorumluluk almaya çağırıyoruz” dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 06 Oct 2026 15:53:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yaban Domuzu Tuzağı: “Bedava” Mısırın Bedeli..</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/yaban-domuzu-tuzagi-bedava-misirin-bedeli-32084</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/yaban-domuzu-tuzagi-bedava-misirin-bedeli-32084</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/yaban-domuzu-tuzagi-bedava-misirin-bedeli-1791193112.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/10/yaban-domuzu-tuzagi-bedava-misirin-bedeli-1791193112.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/10/yaban-domuzu-tuzagi-bedava-misirin-bedeli-1791193112.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Nureddin Şimşek yazdı...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Ormanda yaban domuzlarına her gün biraz mısır bırakırsınız. Önce bir tarafına çit, sonra öbür tarafına… Onlar alışır, “bedava” yemeğe koşar. Sonunda kapı kapanır. Kaçmaya çalışırlar ama hapishanededirler artık. Zamanla kendi yiyeceklerini aramayı unuturlar. Besleyen elin aynı zamanda boğazı sıkan el olduğunu sorgulamazlar. Hatta o ele minnet duyar, mezbahaya bile gönüllü giderler.</p>

<p>Bu eski hikâye, bazı totaliter, otokratik ve monarşik düzenlerin sosyal yardım maskesi altında kurduğu bağımlılık mekanizmasını anlatır. Halkı önce yoksullaştırırsınız. Üretimi, istihdamı, fırsat eşitliğini, liyakati, hukukun üstünlüğünü adım adım budarsınız.</p>

<p>Ekonomiyi bir avuç yandaşa ve yakın çevrenin yağma alanına çevirirsiniz. Sonra “yardım” adıyla üç beş kuruş, bir torba un, bir kutu yağ, bir kart, bir fatura indirimi dağıtırsınız. Tıpkı ormana bırakılan mısır gibi.</p>

<p>Bu yardımlar ihtiyaç sahibine destek olmak için değil, bağımlılık üretmek içindir. İnsan kendi emeğiyle ayakta durmayı, üretmeyi, hesap sormayı unutur. “Bize bakan var” duygusu, özgürlüğün yerini alır. Oysa hiçbir şey bedava değildir. O mısırın parası, aynı halkın vergilerinden, doğal kaynaklarından, geleceğinden, çocuklarının alın terinden çıkar. Ülke soyulurken, kasalar dolup taşarken, halka “yardım” diye uzatılan el aslında zincirdir.<br />
Tevfik Fikret’in çizdiği tablo hâlâ günceldir: Birileri aksırıncaya, tıksırıncaya kadar yer; öteki yoksul kuru soğana muhtaç kalır.&nbsp;</p>

<p>Saraylar, yalılar, lüks araçlar, offshore hesaplar, ihtişamlı törenler… Bütün bunlar “hizmet” maskesi altında sürerken, aynı iktidar “biz fakire bakıyoruz” diye övünür.&nbsp;</p>

<p>Oysa bakılan, fakirleştirilmiş halktır. Fakirleştirme bilinçli bir siyaset olabilir: Bağımsız düşünen, kendi ayakları üzerinde duran, hesap soran vatandaş tehlikelidir. Bağımlı, minnettar, korkulu kitle ise yönetilmesi kolaydır.</p>

<p>En acı yanı, bu tuzağın fark edilmemesidir. Kapı çoktan kapanmıştır ama hâlâ “bedava mısır” için o kapıya koşulur. Eleştiri yapan “nankör” ilan edilir. Kendi yoksulluğunun mimarlarını alkışlamak, onları “koruyucu” sanmak, sistemin en başarılı ürünüdür.&nbsp;</p>

<p>Yaban domuzları da bir süre sonra kendilerini esir edenlere minnet duymaya başlamıştı.</p>

<p>Gerçek yardım, insanı ayağa kaldırmaktır: Eğitim, istihdam, adalet, fırsat eşitliği, üretim, mülkiyet güvenliği, düşünce ve ifade özgürlüğü. Bunlar olmadan dağıtılan her “mısır” sadece bağımlılığı derinleştirir. Hiçbir rejim, halkı yoksullaştırıp sonra üç kuruşluk yardımla minnettarlık satın alarak meşruiyet kazanamaz. Çünkü bedeli ödeyen daima aynı taraftır:&nbsp;</p>

<p>Özgürlüğünü ve onurunu parça parça satan halk.</p>

<p>Yaban domuzu hikâyesinin sonu bellidir. Kapı bir kez kapanınca, “bedava” yemek bile yetmez. Asıl mesele, o kapının nasıl yavaş yavaş örüldüğünü ve neden hâlâ alkışlandığını görmektir. Özgürlük, kolaylığa alışmakla değil; kendi emeğiyle, kendi aklıyla ve kendi iradesiyle ayakta durmakla korunur. “Bedava” diye sunulan her şeyin asıl bedeli, çoğu zaman fark edilmeden ödenir</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Saman Adamın Gölgesinde: Zübük Siyasetinin Güncel Yüzü</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/saman-adamin-golgesinde-zubuk-siyasetinin-guncel-yuzu-32067</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/saman-adamin-golgesinde-zubuk-siyasetinin-guncel-yuzu-32067</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/saman-adamin-golgesinde-zubuk-siyasetinin-guncel-yuzu-1790582319.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/09/saman-adamin-golgesinde-zubuk-siyasetinin-guncel-yuzu-1790582319.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/saman-adamin-golgesinde-zubuk-siyasetinin-guncel-yuzu-1790582319.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Nureddin Şimşek yazdı...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Siyasetin en eski ve en etkili silahlarından biri, karşındakini gerçek haliyle değil, kendi uydurduğu bir korkulukla dövmektir. Buna “saman adam” (straw man) denir.</p>

<p>Rakibin savını çarpıtırsın, zayıflatırsın, abartırsın; sonra o zayıf kuklayı yere serersin ve “İşte yendim” dersin. Seyirci de çoğu zaman fark etmez; çünkü kukla, gerçek rakibe yeterince benzetilmiştir.</p>

<p>Bu yöntem bugün her zamankinden daha yaygındır. Tartışma platformlarında, televizyonlarda, sosyal medyada ve parti kürsülerinde saman adamlar orman gibi boy atıyor. Birisi “göçmen politikalarını daha kontrollü hale getirelim” dediğinde, hemen “ırkçı, nefret tohumu eken, insanlık düşmanı” ilan edilir. Bir başkası “devletin harcamalarını denetleyelim” dediğinde, “halk düşmanı, sosyal devleti yıkmak isteyen” damgası yemeye hazır olmalıdır. Birileri Bu ülkede Kürt vardır ve Halk olmaktan kaynaklı hakları da verilmelidir deyince birileri hemen bunları bolücü ve vatan hayini ilan ediyor.Bu düzenlemeye &nbsp;Karşı tarafın gerçek argümanını dinlemek, anlamak ve çürütmek zahmetlidir. Saman adam yapmak ise hem kolay hem de duygusal getiri yüksektir.</p>

<p>Bu noktada Aziz Nesin’in Zübük’ü devreye girer. Zübük, fırsatçı, demagog, her rüzgâra göre yelken açan, halkın öfkesini ve umudunu kendi çıkarlarına çeviren politikacının arketipidir. Saman adam yöntemi, Zübük siyasetinin en sevdiği aletlerden biridir. Çünkü Zübük, gerçek sorunlarla uğraşmak yerine, halkın korkularını ve öfkelerini abartılı düşman figürlerine yedirir. Rakibi “vatan haini”, “dış mihrak ajanı”, “halkın düşmanı” haline getirir; kendi yetersizliğini ve çıkar ilişkilerini de bu gürültünün arkasına saklar. Tartışma, fikirlerin çatışmasından çıkar; kimliklerin, duyguların ve korkuların savaşına dönüşür. Bu ortamda eleştirel düşünce boğulur, sorgulayan herkes “öteki” ilan edilir.</p>

<p>Günümüz Türkiye’sinde ve dünyanın pek çok yerinde bu ikili, el ele dolaşmaktadır. Polarizasyonun yüksek olduğu her toplumda saman adam ve Zübük siyaseti birbirini besler. Medya, algoritmalar ve siyasi teşkilatlar bu yöntemi ödüllendirir. Çünkü sakin, nüanslı, kanıta dayalı bir tartışma “tık” getirmez; abartılı düşman yaratmak ise hem oy hem de dikkat kazandırır.&nbsp;</p>

<p>Sonuçta toplum, gerçek sorunları (ekonomi, eğitim, adalet, kurumsal çürüme) konuşmak yerine, uydurulmuş korkuluklarla meşgul olur.<br />
Peki buna karşı nasıl bir tutum alınmalı?</p>

<p>Öncelikle, saman adamı fark etmek. Karşımızdakinin söylediğini kendi kelimeleriyle özetleyip “Bunu mu iddia ediyorsun?” diye sormak, çoğu zaman kuklayı düşürmeye yeter.&nbsp;</p>

<p>İkinci olarak, duygusal tetiklenmeye direnmek. “Beni saldırıyorlar” refleksinin yerine, “Bu iddia gerçekten benim savımı mı temsil ediyor?” diye sormak.</p>

<p>&nbsp;Üçüncü ve en önemlisi, Zübük siyasetinin temel özelliğini unutmamak: O, sorun çözmez; sorunları yönetir ve büyütür.&nbsp;</p>

<p>Gerçek çözüm, rakibi şeytanlaştırmaktan değil, kendi konumunu dürüstçe savunmaktan ve karşı tarafın en güçlü haliyle yüzleşmekten geçer.</p>

<p>Saman adam, tembel ve korkak bir yöntemin ürünüdür. Zübük siyaseti ise bu tembelliği ve korkaklığı sistemleştirir. Bir toplumun siyasi kültürü, ne kadar çok saman adam dikerse, o kadar Zübük’leşir. Bunun tersi de mümkündür:&nbsp;</p>

<p>Ne kadar az kukla diker, ne kadar çok gerçek rakiple yüzleşirsek, siyaset o kadar az demagoji, o kadar çok sorumluluk alanı haline gelir.</p>

<p>Kuklaları yakmanın vakti geldi. Gerçek insanlarla konuşmanın, gerçek sorunlarla boğuşmanın vakti. Aksi halde sahne her zaman Zübük’lere kalır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 10:55:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Yavaş&#039;tan sonra 7 belediye başkanı daha CHP&#039;den istifa etti</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/yavastan-sonra-7-belediye-baskani-daha-chpden-istifa-etti-32047</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/yavastan-sonra-7-belediye-baskani-daha-chpden-istifa-etti-32047</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/yavastan-sonra-7-belediye-baskani-daha-chpden-istifa-etti-1790168271.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/09/yavastan-sonra-7-belediye-baskani-daha-chpden-istifa-etti-1790168271.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/yavastan-sonra-7-belediye-baskani-daha-chpden-istifa-etti-1790168271.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın istifası ardından 7 CHP'li belediye başkanı daha sosyal medya hesaplarından istifa ettiklerini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>İstifa eden CHP'li belediye başkanları şöyle:</p>

<p>Beypazarı Belediye Başkanı <strong>Özer Kasap, </strong></p>

<p>Kalecik Belediye Başkanı <strong>Satılmış Karakoç, </strong></p>

<p>Güdül Belediye Başkanı<strong> Mehmet Doğanay, </strong></p>

<p>Polatlı Belediye Başkanı<strong> Mürsel Yıldızkaya, </strong></p>

<p>Ayaş Belediye Başkanı <strong>İzzet Demircioğlu</strong>&nbsp;</p>

<p>Şereflikoçhisar Belediye Başkanı<strong> Mustafa Koçak&nbsp;</strong></p>

<p>Elmadağ Belediye Başkanı <strong>Adem Barış Aşkın&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 15:52:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Mansur Yavaş, CHP&#039;den istifa etti</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/mansur-yavas-chpden-istifa-etti-32046</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/mansur-yavas-chpden-istifa-etti-32046</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/mansur-yavas-chpden-istifa-etti-1790167785.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/09/mansur-yavas-chpden-istifa-etti-1790167785.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/mansur-yavas-chpden-istifa-etti-1790167785.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[ Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, partisi CHP'den istifa ettiğini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Sosyal medya hesabından açıklama yapan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı<strong> Mansur Yavaş, </strong><em>“Bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle;&nbsp; CHP üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum</em>” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Açıklamasında son dönemde CHP’den ayrılarak AKP’ye geçen başkanlara gönderme yapan Yavaş “<em>Seçmenin iradesini yok saymayı, onun oyuyla elde edilen makamları seçmenin onay vermediği siyasi adreslere taşımayı doğru bulmadım, bugün de bulmuyorum. Seçmenin iradesine sadakat, siyasetin namusudur. O iradeyi kişisel hesaplarla başka bir yere taşımak yalnızca siyasi bir yanlış değil; seçmene karşı ağır bir vebaldir. Bu nedenle bugün bağımsız olarak yoluma devam etme kararımın anlamı da açıktır.</em></p>

<p><em>Bundan sonra da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak; bana oy veren ya da vermeyen, hangi siyasi görüşten olursa olsun bütün Ankaralılara aynı anlayışla hizmet etmeye devam edeceğim”</em> dedi.</p>

<p>Yavaş, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Daha önce, parti içinde şahsımla veya izlediğim tutumla ilgili bir rahatsızlık varsa bunun gereğini yapacağımı söylemiştim. Ve bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle;&nbsp; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum."</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 15:44:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>HAK-PAR Van’da 7. Olağan İl Kongresi’ni gerçekleştirecek</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/hak-par-vanda-7-olagan-il-kongresini-gerceklestirecek-32041</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/hak-par-vanda-7-olagan-il-kongresini-gerceklestirecek-32041</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/hak-par-vanda-7-olagan-il-kongresini-gerceklestirecek-1790093964.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/09/hak-par-vanda-7-olagan-il-kongresini-gerceklestirecek-1790093964.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/hak-par-vanda-7-olagan-il-kongresini-gerceklestirecek-1790093964.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR) Van İl Örgütü, 7. Olağan İl Kongresi’ni 27 Eylül Pazar günü gerçekleştirecek. Kongreye HAK-PAR Genel Başkanı Düzgün Kaplan da katılacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>HAK-PAR Van İl Örgütü, 7. Olağan İl Kongresi için hazırlıklarını sürdürüyor. Partinin duyurusuna göre kongre, <strong>27 Eylül 2026 Pazar günü saat 13.30’da</strong> Van Barosu Toplantı Salonu’nda yapılacak.</p>

<p><strong>İpekyolu ilçesi Alipaşa Mahallesi Baro Sokak No: 20</strong> adresinde gerçekleştirilecek kongrede, il örgütünün yeni dönem yönetimi ve parti çalışmalarına ilişkin gündem maddelerinin ele alınması bekleniyor.</p>

<p>Kongreye HAK-PAR Genel Başkanı <strong>Düzgün Kaplan</strong> da katılacak. HAK-PAR’ın resmi internet sitesinde Kaplan’ın 2024’te gerçekleştirilen 10. Olağan Büyük Kongre’de yeniden genel başkan seçildiği belirtiliyor.</p>

<p>HAK-PAR Van İl Örgütü, yayımladığı kongre davetinde Kaplan’ın katılımıyla gerçekleştirilecek kongreye partilileri ve yurttaşları davet etti.</p>

<p><strong>Kongre bilgileri:</strong></p>

<ul>
	<li><strong>Tarih:</strong> 27 Eylül 2026 Pazar</li>
	<li><strong>Saat:</strong> 13.30</li>
	<li><strong>Yer:</strong> Van Barosu Toplantı Salonu</li>
	<li><strong>Adres:</strong> Alipaşa Mahallesi, Baro Sokak No: 20, İpekyolu/Van</li>
	<li><strong>Katılım:</strong> HAK-PAR Genel Başkanı Düzgün Kaplan ve parti üyeleri</li>
</ul>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 19:17:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İYİ Partili vekilden Selçuk Mızraklı paylaşımı: &quot;Bu adam 7 yıl niye yattı?&quot;</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/iyi-partili-vekilden-selcuk-mizrakli-paylasimi-bu-adam-7-yil-niye-yatti-31981</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/iyi-partili-vekilden-selcuk-mizrakli-paylasimi-bu-adam-7-yil-niye-yatti-31981</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/iyi-partili-vekilden-selcuk-mizrakli-paylasimi-bu-adam-7-yil-niye-yatti-1788947027.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/09/iyi-partili-vekilden-selcuk-mizrakli-paylasimi-bu-adam-7-yil-niye-yatti-1788947027.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/iyi-partili-vekilden-selcuk-mizrakli-paylasimi-bu-adam-7-yil-niye-yatti-1788947027.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, dün tahliye edilen Selçuk Mızraklı ile ilgili, “Bu adam niye 7 yıl yattı?” diye sordu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>2019 yılında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eş Başkanı olduğu dönemde tutuklanan ve yerine kayyum atanan Selçuk Mızraklı’nın dün tahliye edilmesinin ardından X hesabından paylaşım yapan İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, “Bu adam niye 7 yıl yattı?” diye sordu.</p>

<p>Türkkan, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Selçuk Mızraklı ile birlikte milletvekilliği yaptım.</p>

<p>Hekim olduğunu hatırlıyorum.</p>

<p>Yedi yıl hapisten sonra tahliye edildiğini öğrendim.</p>

<p>Bu adam 7 yıl niye yattı, vallahi ben bilmiyorum.</p>

<p>Herhangi bir terör eylemine karıştı mı?</p>

<p>Elinde kalaşnikofla Kandil’de ikamet mi etti?</p>

<p>Herhalde bu söylediklerimden çok daha büyük bir suç işledi ki bu kadar yıl cezaevinde kaldı.</p>

<p>Çünkü Kandil’de barınıp asker, polis, korucu katili olanlar şu anda barış elçisi ilan edildiler. Bu adam niye yattı peki?</p>

<p>Bildiğim en son görevi Diyarbakır Belediye Başkanlığıydı.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/Ekran%20g%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BCs%C3%BC%202026-09-09%20124159.png" style="height:388px; width:485px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 09 Sep 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>DEM Parti 5. Olağan Kongresi: Hangi mesajlar verildi?</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/dem-parti-5-olagan-kongresi-hangi-mesajlar-verildi-31968</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/dem-parti-5-olagan-kongresi-hangi-mesajlar-verildi-31968</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/dem-parti-5-olagan-kongresinden-yansiyanlar-1788693140.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/09/dem-parti-5-olagan-kongresinden-yansiyanlar-1788693140.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/dem-parti-5-olagan-kongresinden-yansiyanlar-1788693140.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin 5’inci Olağan Kongresi’nde yeni döneme ilişkin mesajlar verirken kongrenin “bir hazırlık ve eşik kongresi” olduğunu söyledi. Hatimoğulları, “Kendimizi tekrar etmek için değil, kendimizi yenilemek için buradayız” diyerek barış ve demokratik toplum hedefi doğrultusunda yeni bir döneme hazırlandıklarını belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - DEM Parti 5’inci Olağan Kongresi,&nbsp;</strong>Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Kongrede konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Hatimoğulları, Türkiye ve dünyadaki gelişmeleri değerlendirdi.</p>

<p>Hatimoğulları, konuşmasına Türkiye'nin farklı bölgelerinde çalışan çiftçi ve emekçilere selam göndererek başladı.</p>

<p>Hatimoğulları,<strong>&nbsp;"Dicle'nin kıyısından tarlasına giden çiftçiye, Çukurova'nın kavurucu sıcağından alın teri döken tarım işçilerine binlerce kez selam olsun. Ege'nin zeytinliklerinde emek verenlere, Karadeniz'in yamaçlarında yaşamını sürdürenlere selam olsun. İç Anadolu'nun bozkırlarında toprağa umut ekenlere, İstanbul'un sabah karanlığından servise yetişmeye çalışan emekçilere, bu memleketin dört bir yanındaki işçilere, yoksullara, barınamayanlara buradan binlerce kez selam olsun"</strong>&nbsp;dedi.</p>

<h3><strong>"SELAM OLSUN KADINLARA"</strong></h3>

<p>Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Laz, Ermeni, Roman, Süryani, Alevi, Sünni, Ezidi ve Hristiyanlara selam gönderen Hatimoğulları, "Ez cümle, bütün farklı halklardan ve inançlardan 72 millete selam olsun" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kadınlara da selam gönderen Hatimoğulları,&nbsp;<strong>"Bu yaşamın ve mücadelenin en ağır yükünü sırtlayan, en önde duran, yaşamın her alanında en ağır bedeli ödeyen kadınlara, Barış Anneleri'ne, Cumartesi Anneleri'ne binlerce kez selam olsun"&nbsp;</strong>diye konuştu.</p>

<p>Hatimoğulları, "Selam olsun İstanbul Sözleşmesi için 'Asla yalnız yürümeyeceksin' diyen kadınlara. Selam olsun 'Jin, Jiyan, Azadi' felsefesini bütün dünyaya duyuranlara" dedi.</p>

<p>Konuşması sırasında salondan "Jin, Jiyan, Azadi" sloganları yükselen Hatimoğulları, Clara Zetkin, Rosa Luxemburg, Şirin Tekeli ve kadın mücadelesinin farklı isimlerini andı.</p>

<p>Hatimoğulları, Türkiye'deki sosyalist ve devrimci mücadele içerisinde yer alan isimleri de anarak, "Selam olsun devrimci sosyalist Kürt mücadelesini bu topraklarda yaşayan insanlara, Mustafa Suphilere, Behice Boranlara, Hikmet Kıvılcımlılara, Denizlere, Mahirlere, İbolara, Mazlumlara, Sakinelere binlerce kez selam olsun" ifadelerini kullandı. Yaşamını yitiren Sırrı Süreyya Önder'i de anan Hatimoğulları, "Selam olsun barış mücadelesinin emektarı Sırrı Süreyya Önder'e" dedi.</p>

<h3>HATİMOĞULLARI'NDAN ÖCALAN, DEMİRTAŞ VE YÜKSEKDAĞ'A SELAM</h3>

<p>Hatimoğulları, cezaevlerinde bulunan siyasi isimlere de selam göndererek,<strong>&nbsp;"Selam olsun sürgündeki yoldaşlarımıza. Ve değerli canlar, buradan sevgili Figen Yüksekdağ, Selahattin Demirtaş, Ayşe Gökkan, Leyla Güven ve cezaevindeki bütün siyasi muhaliflere binlerce kez selam olsun"</strong>&nbsp;diye konuştu.</p>

<p>Hatimoğulları, "Selam olsun bu memlekete, barışın ve demokratik toplumun kapısını aralayan Sayın Abdullah Öcalan" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bu esnada salonda bulunan DEM Partililer ayağa kalkarak, "Biji Serok Apo" sloganları attı.</p>

<h3>"DÜNYANIN EN HAREKETLİ COĞRAFYASININ BİRİ"</h3>

<p>Son üç yılda dünyada ve Türkiye'de önemli gelişmeler yaşandığını belirten Hatimoğulları, küresel sermayenin krizinin bedelinin halklara açlık, yoksulluk, savaş ve çatışma biçiminde ödetildiğini söyledi.</p>

<p>Hatimoğulları,<strong>&nbsp;"3 yıl önce yaptığımız kongreden bu yana deyim yerindeyse yer yerinden oynadı. Küresel sermayenin krizinin bedeli açlık, yoksulluk, savaş ve çatışma biçiminde halklara ödetiliyor. Emperyalizm yeniden bir düzen kurarken bütün dünyayı, özelde de Orta Doğu'yu yeniden şekillendiriyor"&nbsp;</strong>diye konuştu.</p>

<p>Rusya-Ukrayna savaşının ve İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarının devam ettiğini belirten Hatimoğulları, "ABD ve İsrail'in İran'a açtığı savaş Körfez ülkelerine kadar yayılmış durumda. Ekonomik etkisiyle de bütün dünyayı sarmış durumda. Silahlanmaya ayrılan bütçeler hızla büyüyor. Ve dünya bir nükleer tehdit altında. Suriye hala yeni düzenini arıyor" dedi.</p>

<p>Suriye'deki gelişmelere de değinen Hatimoğulları,&nbsp;<strong>"Suriye'de Aleviler, Kürtler, Hristiyanlar hala çok ağır tehdit altında. Rojava şu an eksik de olsa birçok kazanımla yoluna devam ediyor"</strong>&nbsp;ifadelerini kullandı.</p>

<p>Küresel ölçekte büyük göç dalgalarının yaşandığını ve iklim krizinin derinleştiğini belirten Hatimoğulları, dijitalleşme ve teknolojik gelişmelerin hayatı hızlandırdığını söyledi.</p>

<h3><strong>"HALKLARIMIZA GÜVENİYORUZ, BUNUN İÇİN BAŞARACAĞIZ"</strong></h3>

<p><strong>Hatimoğulları, şöyle konuştu:</strong></p>

<p>"Bizler kökümüzün tarihsel birikim ve deneyimlerini unutmadan çağını anlayan ve buna göre kendini yeniden inşa eden bir yola giriyoruz. Tarihin içinden geleceğe yürüyoruz. Ve son 3 yılda bu ülkenin önüne uzun zamandır görülmemiş muazzam bir olanak, muazzam bir fırsat ortaya çıktı. Türkiye yeniden Kürt meselesini konuşmaya başladı. Silahlar sustu.</p>

<p>Bu gelişme sadece Kürt hareketi için değil, sisteme muhalif bütün kesimlerin demokratik zeminde mücadele olanaklarını ardına kadar açmış durumda. Bu süreci büyütmek, kalıcı barışı tesis etmek hepimizin insani, vicdani, siyasi ve toplumsal görevidir. Barışı kazanmak hepimizin ortak geleceğini kazanmaktır. Biz bunu 86 milyon yurttaşımız için 100 yıllık gelecek adına yerine getirmeye hazırız. Kendimize güveniyoruz. Sizlere güveniyoruz. Halklarımıza güveniyoruz ve bunun için başaracağız. Mutlaka ama mutlaka başaracağız" diye konuştu.</p>

<h3><strong>"ÇATIŞMALARDA EVLADINI KAYBETMİŞ ASKER AİLELERİNİN ACISI BU ÜLKENİN HAFIZASINDA"</strong></h3>

<p><strong>"Bu topraklarda Kürt meselesi farklı dönemlerde farklı isimlerle konuşuldu. Bazen inkar edildi, reddedildi. Böyle bir sorun yok dendi. Bazen güvenlik başlığına sıkıştırıldı. Bazen konuşmanın kendisi dahi suç sayıldı. Bazen çözüm ihmali belirlendi. Ardından kapılar hemen kapandı"</strong>&nbsp;diyen Hatimoğulları, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"1990'ların hafızasını bu toplum hala yaşıyor. Bu salondakiler hala bunu yaşıyor. Boşalan köylerin, faili meçhullerinin, cezaevlerinin, çatışmalarda yaşamını yitiren gençlerin, çocuklarını bekleyen annelerin, ailelerin hafızası hala aramızda. Birçok gencimizin hayatını kaybettiği açıklanan bir süreçteyiz. Ve şimdi birçok yerde taziyeler kurulmuş durumda, daha da kurulacak. Ben buradan başta Kürt halkına, çocuğunu yitirmiş bütün ailelerimize ve bütün halklarımıza başsağlığı dileklerimizi iletiyorum. Çatışmalarda evladını kaybetmiş asker ailelerinin acısı bu ülkenin hafızasında.</p>

<h3><strong>"BARIŞ SİLAHLARIN SUSMASINDAN ÇOK DAHA BÜYÜK"</strong></h3>

<p>"Acılar yarıştırılmaz. Her acının kendi adı, kendi ismi ve kendi hikayesi var. Barış bu ortak acıların bitmesini amaçlar. Hepimiz için kritik soru hiçbir halkın onurunu çiğnetmeden barışı büyütebilecek miyiz? Bu süreci başarıyla sonuçlandırabilecek miyiz? DEM Parti açısından bu soruların yanıtı nettir.</p>

<p>Bizler barışacağız, bizler başaracağız ve bunun için halkımıza sözümüz olsun ki çok daha fazla çalışacak, çok daha fazla emek verecek ve mutlaka barışı bu topraklara hep birlikte armağan edeceğiz. Barışı silahların susmasından çok daha büyük bir şekilde düşünmeli ve değerlendirmeliyiz. Çünkü barış silahların susmasından çok daha büyüktür."</p>

<p>Hatimoğulları, barışın toplumsallaşması gerektiğini belirterek,&nbsp;<strong>"Meclis, 10 Ağustos 2026'da Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlenmesine Dair Kanun'u kabul etti. Biz bu kanunu çok önemsiyoruz. Her fırsatta ne kadar önemsediğimizi vurguladık. Ama aynı zamanda bu kanunun eksikliklerini de belirttik. Hiçbir kanun kendi başına toplumsal bir barış yapamaz, kanun sadece bir kapı açabilir"</strong>&nbsp;dedi.</p>

<h3><strong>"BARIŞ HİÇBİR İKTİDARIN TOPLUMA BAHŞETTİĞİ BİR LÜTFU DEĞİL"</strong></h3>

<p>Bu kapıdan nasıl geçileceğine siyaset, hukuk ve toplumun birlikte karar vereceğini ifade eden Hatimoğulları,<strong>&nbsp;"Şimdi önümüzde çok daha zor bir aşama var. O da barışın toplumsallaşmasıdır. Barış mahalleye, okula, ailelere, hanelere, belediyelere, parlamentoya girmezse barış olmaz. Barış her yere girmeli. Barış hiçbir iktidarın topluma bahşettiği bir lütfu da değil"&nbsp;</strong>diye konuştu.</p>

<p>Barış sürecinin yıllar boyunca büyük bir toplumsal mücadele, emek ve bedellerle bugünlere geldiğini belirten Hatimoğulları, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>"Bu ihtimali yıllar boyunca ayakta tutan büyük bir toplumsal mücadele, emek ve bedeller var. Bunlarla barış süreci bugün bu seviyeye geldi. Eğer bugün İmralı'da bir masa kurulduysa bu verilen emek, mücadele, ödenen bedeller ve ülkenin geldiği koşulların dayatmasıyla olmuştur. O halde barışı kim kuracak? Galatasaray Meydanı'nda kayıplarının fotoğrafını yıllarca ellerinden bırakmayan Cumartesi Annelerinin hafızası, hafıza ısrarı kuracak. Barış Anneleri kuracak.</p>

<p>Evladını askerken kaybetmiş ailelerin acısı ve dirayeti kuracak. Kadın hareketinin birikimi ve tecrübesi kuracak. İnsan hakları savunucularının dosyaları, gazetecilerin kayıtları, hukukçuların itirazları, akademisyenlerin çalışmaları, sanatçıların filmleri, romanları, şarkıları kuracak barışı. Kürk halkıyla tarihsel ve stratejik ittifak içinde olan sosyalistler, devrimciler, yurtseverler kuracak barışı."</p>

<h3><strong>"BARIŞI ÇOCUKLARIMIZA ARMAĞAN EDELİM"</strong></h3>

<p>Hatimoğulları, demokrasiyi savunan farklı kesimlerin de barışın kurulmasında rol üstleneceğini belirterek,<strong>&nbsp;"Demokrasiyi savunan mütedeyyinler, sekülerler, sosyal demokratlar, Aleviler ve bütün halklar ve inanç toplulukları beraber kuracak barışı. 'Yaşasın halkların kardeşliğinin' sadece bir söylem olarak kalması değil, hukukla güvence altında alınması barışı kuracaktır ve buradan şunu hepimiz bilmeliyiz ki mücadele alanlarımızda tek vücut olmazsa bu süreci ilerletmede güçlük çekeriz"</strong>&nbsp;dedi.</p>

<p>Hatimoğulları, barışın birlikte inşa edilmesi çağrısında bulunarak, "O yüzden barışı gelin hep birlikte bu ülkenin bütün siyasal ve toplumsal dinamikleriyle beraber inşa edelim. Barışı çocuklarımıza ve Türkiye'nin geleceğine hep beraber armağan edelim" diye konuştu.</p>

<h3><strong>"SİLAHLARIN SUSMASI DEMOKRASİ MÜCADELESİNİ BÜYÜTMEK İÇİN MUAZZAM OLANAKLAR AÇIYOR"</strong></h3>

<p>Hatimoğulları, silahların susmasının demokrasi mücadelesinin büyütülmesi açısından önemli olanaklar sunduğunu belirterek,&nbsp;<strong>"Demokrasi mücadelesinin siyasal ve toplumsal bütün özneleri olarak bunu en güçlü şekilde hep birlikte değerlendirmeliyiz"</strong>&nbsp;dedi.</p>

<p>Emek, kadın, gençlik, ekoloji, Alevi ve engelli hareketlerinin yanı sıra farklı toplumsal kesimlerin örgütlenmesinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Hatimoğulları, "Emek hareketi, işsizler, yoksullar hareketi, ekoloji hareketi, kadın, gençlik, LGBTİ artılar, Alevi hareketi, mütedeyyinler, antikapitalist Müslümanlar, engelliler. Bu dönemde her birinin kendi özgün örgütlenmesini, genişletmesini, olanaklarını arttırabilmeliyiz. Bu koşulları bunun için değerlendirmeliyiz. Bunu başarırsak toplum demokratik dönüşümünü o zaman en güçlü şekilde sağlayabilir” diye konuştu.</p>

<p>Hatimoğulları, barışın kalıcı hale gelmesi ve demokratik toplumun inşa edilmesi için uzun soluklu bir mücadelenin örülmesi gerektiğini belirterek,&nbsp;<strong>"Bizim en önemli görevimiz demokratik, eşitlikçi, özgürlükçü bir düzeni kurmak. Güçlü demokrasiyi, demokratik toplumu inşa etmenin yolu uzun soluklu bir mücadeleyi birlikte örebilmekten geçer"&nbsp;</strong>dedi.</p>

<h3><strong>"BİRLEŞİK BİR MÜCADELEYİ ÖRGÜTLEMEK ZORUNDAYIZ"</strong></h3>

<p>Kürtler başta olmak üzere bütün halkların ve inançların eşit yurttaşlık haklarının güvence altına alınması gerektiğini ifade eden Hatimoğulları,&nbsp;<strong>"Türkiye'nin demokratikleşme sorunlarına çözüm üretmek, aynı zamanda toplumsal ihtiyaçları temel alan halkın eğitim, sağlık, geçim, barınma, ulaşım gibi yaşamsal öneme sahip ihtiyaçların temel hak olduğunu vurgulayan birleşik bir mücadeleyi örgütlemek zorundayız"</strong>&nbsp;diye konuştu.</p>

<p>Barış ve demokratikleşmenin kendiliğinden gerçekleşmeyeceğini vurgulayan Hatimoğulları, “Ve şunu unutmayalım ki bizler birleşe birleşe kazanacağız. Barış asla kendiliğinden inşa olmaz. Türkiye'deki antidemokratik uygulamalar kendiliğinden ortadan kalkmaz. Türkiye kendiliğinden demokratikleşmez. O yüzden bu sloganı hafızamızda dipdiri tutarak birleşe birleşe kazanacağız” ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>"BU BİR EŞİK KONGRESİ"</strong></h3>

<p>Hatimoğulları, kongrenin yeni döneme hazırlık niteliğinde olduğunu belirterek, "Bu kongremizin anlamı da tam da burada yatıyor. Bu bir hazırlık kongresidir. Bu bir eşik kongresidir. Güçlenmeye, güç katmaya davet kongresidir. Geride bıraktığımız dönemin deneyimlerini yanımıza alıp önümüzdeki büyük dönüşüme hazırlanıyoruz. Kendimizi tekrar etmek için değil, kendimizi yenilemek için buradayız. Kendimizi yeniledikçe demokratik bir yönetimin inşasına talip oluruz, olmalıyız. Biz buna adayız. Değişerek yönetmeye, adaletli, eşit, özgür, demokratik bir inşaya hazırız. Toplum değişirken aynı kalan bir parti olmaz. Barışın dili değişirken eski dille yola devam etmek olmaz. Kürt meselesi yeni bir evreye girerken siyaseti eski araçlarla sürdüremeyiz” diye konuştu.</p>

<h3><strong>"ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMİN KOLAY OLMADIĞININ FARKINDAYIZ"</strong></h3>

<p><strong>Barış sürecinin kolay ve düz bir yol olmadığını belirten Hatimoğulları, şöyle devam etti:</strong></p>

<p>"Önümüzde kolay bir dönem olmadığının hepimiz farkındayız. Barış süreçleri düz bir yol değildir. Engebelidir, incedir, uzundur, zordur, emek ister. İtirazlar olabilir bu süreçlerde. Provokasyonlar da olabilir. Güvensizlikler de çıkabilir. Eski korkular yeniden hatırlanabilir. Bu bütün taraflar için öyle. Bazen devlet ağır davranabilir. Bazen siyaset cesaretini kaybedebilir. Bazen toplum yorulabilir. Ama bizim görevimiz tam da burada. Barışı günlük havaya göre biz savunmadık, savunmayacağız.</p>

<p>Çünkü barış bizim için konjonktürel bir tercih değil, bu topraklarda birlikte yaşamanın en ciddi siyasal programıdır barış. 100 yıllık meseleler bir günde çözülmez. Ama 100 yıllık meselelerin kaderi bazen birkaç yıl içinde değişebilir. Bir adım atılarak değişebilir. Şimdi böyle bir zamanın içindeyiz ve bu zamanı en doğru şekilde değerlendirmeliyiz. Bu zaman bizden öfke kadar akıl, hafıza kadar yenilenme, cesaret kadar sabır ve kararlılık istiyor. Ve belki en çok da birbirimizi duymayı ve dinlemeyi istiyor. 3 yılın muhasebesinden çıkaracağımız en büyük dersler bunlardır."</p>

<h3><strong>"BU TOPRAKLARDA ÇEKİLEN ACILARI ASLA UNUTMAYACAĞIZ"</strong></h3>

<p>Geçmişte yaşanan acıların unutulmayacağını ancak gelecek kuşakların bu acıların içinde yaşamaya mahkum edilmeyeceğini ifade eden Hatimoğulları,&nbsp;<strong>"Biz geçmişimizi asla inkar etmeyeceğiz. Bu topraklarda çekilen acıları asla unutmayacağız. Ödenen bedeller asla unutulmayacak. Ama şu bir gerçek ki biz yaşanan bütün acılarla yüzleşeceğiz. Hepsi ile yüzleşeceğiz. Ama bunu yaparken çocuklarımızı o acıların içinde yaşamaya da mahkum etmeyeceğiz"&nbsp;</strong>dedi.</p>

<p>Bu süreçte özellikle yerelde görev yapanlar, Barış Anneleri ve kadınların büyük emek verdiğini belirten Hatimoğulları, "Bu emeği en fazla yerelde yönetimde bulunan arkadaşlarımız verdi. Barış anneleri verdi. Kadınlar verdi. Ve ben buradan bu dönemi tamamlayıp yeni bir döneme geçerken bu mücadelede emek veren bütün il ilçe örgütü yöneticilerimize, Parti Meclisi üyelerimize, MYK üyelerimize, vekil grubumuza ve en önemlisi siz değerli halklarımıza sonsuz teşekkürlerimizi sunuyorum. Ve şu bilinsin ki, barışın gemisini ne olursa olsun o limana vardıracağız. Ve bizler o limana mutlaka ama mutlaka ulaştıracağız. Yolumuz açık olsun" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kaynak: ANKA</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 06 Sep 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>DEM Parti 5’inci Olağan Büyük Kongresi’ni yarın yapacak</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/dem-parti-5inci-olagan-buyuk-kongresini-yarin-yapacak-31963</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/dem-parti-5inci-olagan-buyuk-kongresini-yarin-yapacak-31963</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/dem-parti-5inci-olagan-buyuk-kongresini-yarin-yapacak-1788597658.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/09/dem-parti-5inci-olagan-buyuk-kongresini-yarin-yapacak-1788597658.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/dem-parti-5inci-olagan-buyuk-kongresini-yarin-yapacak-1788597658.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[DEM Parti, 5’inci Olağan Büyük Kongresi’ni yarın Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde gerçekleştirecek. Yasal zorunluluklar kapsamında yapılacak kongrede, parti yönetiminde kapsamlı bir değişiklik beklenmiyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>DEM Parti’nin 5’inci Olağan Büyük Kongresi, yarın saat 10.00’da Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde düzenlenecek. Son olağan kongresini Ekim 2023’te gerçekleştiren parti, bu kongreyi yasal zorunluluklar nedeniyle yapacak.</p>

<p>Delegelerin katılımıyla gerçekleştirilecek kongrede parti organlarının seçimi yapılacak, tüzüğe ilişkin değerlendirmelerde bulunulacak. Ayrıca önümüzdeki siyasi döneme ilişkin bildirgenin kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.</p>

<p><strong>Yönetimde kapsamlı değişiklik beklenmiyor</strong></p>

<p>Kongrede parti adının, tüzüğün veya parti programının değiştirilmesi beklenmiyor. Eş Genel Başkanlar Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları’nın yeniden seçilmesine kesin gözüyle bakılıyor.</p>

<p>Merkez Yürütme Kurulu (MYK) ve Parti Meclisi’nde (PM) ise sınırlı sayıda değişiklik yapılması öngörülüyor.</p>

<p><strong>Kapsamlı kongre 2027 baharında</strong></p>

<p>DEM Parti’nin, 5’inci Olağan Büyük Kongresi’nin ardından çözüm sürecine paralel olarak kapsamlı bir değişim ve yeniden yapılanma kongresi düzenlemeyi planladığı belirtiliyor.</p>

<p>Söz konusu kongrenin, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un uygulanmasıyla eşgüdümlü olarak 2027’nin bahar aylarında gerçekleştirilmesi bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 05 Sep 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Ahmet Davutoğlu hakkında soruşturma başlatıldı</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ahmet-davutoglu-hakkinda-sorusturma-baslatildi-31956</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ahmet-davutoglu-hakkinda-sorusturma-baslatildi-31956</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/ahmet-davutoglu-hakkinda-sorusturma-baslatildi-1788432311.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/09/ahmet-davutoglu-hakkinda-sorusturma-baslatildi-1788432311.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/ahmet-davutoglu-hakkinda-sorusturma-baslatildi-1788432311.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medyada paylaşılan ve 'cumhurbaşkanına hakaret' suçu kapsamında değerlendirilen ifadeler nedeniyle Gelecek Partisi'nin eski genel başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında soruşturma başlattı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Soruşturmanın, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 299/1. maddesi kapsamında yürütüldüğü bildirildi.</p>

<p>TCK 299/1, "cumhurbaşkanına hakaret" suçunu düzenliyor. Maddeye göre cumhurbaşkanına hakaret eden kişi bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabiliyor.</p>

<p>Savcılık kaynaklarına göre, soruşturmaya konu olan, Davutoğlu'nun geçmişte 2022 yılında Diyabakır ziyareti sırasında yaptığı bir konuşmadaki sözleri.</p>

<p>Konuşmanın sosyal medyada paylaşılan kesitlerinde Davutoğlu'na, başbakanlığı döneminde sonradan itiraz ettiği konulara "o zaman neden itiraz etmediği" soruluyor.</p>

<p>Davutoğlu da, "İtiraz etmeseydim başbakanlığım gitmezdi, itiraz etmeseydim benden sonraki başbakan gibi, bakanlar gibi milyarlarıma milyar katardım" diye yanıt veriyor.</p>

<p>"Tek kuruş haram lokma yemedim. Onlara da yemeyin dedim ama yediler. Sessiz kalsaydım başbakanlıkta kalırdım, benden sonraki gibi milyarlarıma milyar katardım" diye ekliyor.</p>

<p>Gelecek Partisi, 22 Ağustos'ta düzenlenen olağanüstü kongresinde siyasi faaliyetlerine son verme ve partiyi feshetme kararı almıştı.</p>

<p>Bundan önce Davutoğlu, kurucusu olduğu partinin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı aldıklarını 29 Temmuz'da açıklamıştı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 13:42:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bahçeli&#039;den Amedspor araştırmasına tepki: Spor kimlik siyasetine alet edilmemeli</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/bahceliden-amedspor-arastirmasina-tepki-spor-kimlik-siyasetine-alet-edilmemeli-31952</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/bahceliden-amedspor-arastirmasina-tepki-spor-kimlik-siyasetine-alet-edilmemeli-31952</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/bahceliden-amedspor-arastirmasina-tepki-spor-kimlik-siyasetine-alet-edilmemeli-1788419661.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/09/bahceliden-amedspor-arastirmasina-tepki-spor-kimlik-siyasetine-alet-edilmemeli-1788419661.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/09/bahceliden-amedspor-arastirmasina-tepki-spor-kimlik-siyasetine-alet-edilmemeli-1788419661.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Amedspor taraftarlığına ilişkin araştırmaya tepki göstererek, sporun kimlik siyaseti ve ayrıştırıcı söylemlere alet edilmemesi gerektiğini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong> Bahçeli, MHP'nin resmi sosyal medya hesabından yayımlanan yazılı açıklamasında, Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) ile Rawest Araştırma işbirliği ve Friedrich-Ebert-Stiftung'un desteğiyle gerçekleştirilen "Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırması"nı eleştirdi.</p>

<p>Araştırmanın futbol ile kimlik arasındaki ilişkiyi öne çıkardığını savunan Bahçeli, bu tür çalışmaların "Terörsüz Türkiye" kapsamında oluştuğunu belirttiği barış ve kardeşlik iklimini zedelemeye yönelik olduğunu ileri sürdü.</p>

<p>Sporun kardeşlik, barış, dayanışma ve toplumsal bütünleşmenin güçlü araçlarından biri olduğunu ifade eden Bahçeli, "Spor alanının kimlik siyaseti, ayrıştırıcı söylemler veya siyasi amaçlarla kullanılmasından özenle kaçınılmalıdır" dedi.</p>

<p>Amedspor'un Süper Lig'e yükselmesini daha önce memnuniyetle karşıladığını hatırlatan Bahçeli, kulübün Süper Lig'de kalıcı olmasının Anadolu takımları açısından önemli olduğunu belirtti. Bahçeli, "Amed Spor, Süper Lig'deki oyunuyla, elde ettiği başarılarla takdirle takip edilen Türkiye'nin bir futbol kulübüdür ve öyle kalmalıdır" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Bahçeli, tribünlerin "Terörsüz Türkiye karşıtlarının provokasyon alanı" haline getirilmemesi gerektiğini savunarak, Amedspor yöneticileri ve Diyarbakır halkına duyarlı olma çağrısında bulundu.</p>

<p>Kamuoyu araştırmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, toplumu yönlendirmeye dönük ve bilimsel temelden uzak çalışmaların önüne geçilmesi amacıyla yasal düzenleme yapılmasını istedi. Bahçeli, yanıltıcı bilgi sunduğu değerlendirilen araştırmalara cezai yaptırım getirilmesini savundu.</p>

<p>"Terörsüz Türkiye'den geriye dönüş olmayacaktır" diyen Bahçeli, terörün tamamen tasfiye edilmesinin Türkiye'nin siyasi ve ekonomik istikrarına katkı sağlayacağını belirterek, toplumsal huzuru ve siyasi istikrarı zedeleyebilecek girişimlerden kaçınılması gerektiğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 03 Sep 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Alevi aydınlardan Abdullah Öcalan&#039;ın ‘Yavuz Sultan Selim-İdrisi Bitlisi ittifakı’ açıklamasına tepki</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/alevi-aydinlardan-abdullah-ocalanin-yavuz-sultan-selim-idrisi-bitlisi-ittifaki-aciklamasina-tepki-31939</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/alevi-aydinlardan-abdullah-ocalanin-yavuz-sultan-selim-idrisi-bitlisi-ittifaki-aciklamasina-tepki-31939</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/alevi-aydinlardan-abdullah-ocalanin-yavuz-sultan-selim-idrisi-bitlisi-ittifaki-aciklamasina-tepki-1788181612.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/08/alevi-aydinlardan-abdullah-ocalanin-yavuz-sultan-selim-idrisi-bitlisi-ittifaki-aciklamasina-tepki-1788181612.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/alevi-aydinlardan-abdullah-ocalanin-yavuz-sultan-selim-idrisi-bitlisi-ittifaki-aciklamasina-tepki-1788181612.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Abdullah Öcalan’ın “Yavuz Sultan Selim - İdrisi Bitlisi ittifakı” ifadesine karşı 53 Alevi aydın isim açıklama yayımladı. Açıklamada; “Yavuz Selim ve İdrisi Bitlisi referanslı arkaik ve kanlı ittifakı reddediyoruz. Kürt sorunundan kaynaklı şiddet ortamından uzaklaşmak istenirken, ülkemizde ve Suriye’deki Alevileri kaygılandıracak hiçbir dil ve söylemi kabul etmiyoruz” denildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -&nbsp;</strong>"Kürt sorunundan kaynaklı son kırk yıllık çatışma ve şiddet döneminin sona ermesine ilişkin taraflar arasındaki uzlaşmanın, silahlardan arınmış bir süreci başlatması elbette sevindiricidir. Barışı yaşamın temel şiarı haline getirmiş bir inancın mensupları olarak, bu durum en çok bizi sevindirir. TBMM’de yasal boyuttaki çalışmaları dikkatle izliyoruz. Demokrasiyi güçlendirecek yasal adımların atılması en samimi temennimizdir" denilen açıklamada, "TBMM’de barış ve kardeşlikten söz edilirken, tarihin kanlı bir sürecini referans gösteren İmralı merkezli açıklamalar ise barışık bir toplum inşasına dair güven ve inandırıcılıktan uzaktır. Bu açıklamalara karşı sürecin paydaşları ve uzlaşı bileşenlerinden herhangi bir tepki verilmemesi, barış ve kardeşlik isteyenleri kaygılandırmaktadır. 16. yüzyılın bir diliminde Yavuz Selim ile İdrisi Bitlisi’nin işbirliği sonucu on binlerce Alevi’nin katledilmesi ve Alevilerin yüzyıllarca sürecek can, mal ve namuslarına yönelik saldırıların başlaması, bu ittifakın en ağır sonuçlarındandır. Abdullah Öcalan’ın siyasi yol haritası için bu ilişkiyi referans göstermesi; insan hakları, evrensel değerler ve barış adına kabul edilemezdir" ifadeleri kullanıldı.</p>

<h3><strong>"ALEVİ KURUMLARIN SESSİZ KALMASI KABUL EDİLEMEZ"</strong></h3>

<p>Öcalan'ın ittifak önerisinin Orta Doğu siyasi denklemi temelinde Türkiye ve Aleviler için tehlike barındırdığının vurgulandığı açıklama metninde; "Suriye’de eski rejimin ardından gerçekleşen siyasal ittifak, Suriye’deki Alevilerin her türlü temel haklarından yoksun kalmasının ilk adımı olmuştur. Geçmişte IŞİD’le başlayan Alevi katliamlarının Şara yönetiminde de farklı boyutlarda devam etme olasılığı ciddi kaygılar doğurmuştur. İmralı’nın farklı tonlarda etkisi altındaki bazı Alevi kurum ve aydınlarının, Öcalan tarafından arzulanan 21. yüzyıl Yavuz Selim–İdrisi Bitlisi ittifakı önerisine sessiz kalmaları, Alevi toplumunda şaşkınlık ve kaygıya yol açarken, Aleviler adına kurumsal temsiliyetleri de daha fazla sorgulanır hâle getirmiştir" denildi.</p>

<h3><strong>"DEMOKRATİK VE SEKÜLER BİR GELECEK"</strong></h3>

<p>"Kürt siyasetinin yandaş akademisyenleri akademik etiği çiğneyerek neredeyse İdrisi Bitlisi’yi bilge bir hümanist gibi tanımlayıp, tarihte katledilen Alevileri suçlu gösterme çabasına girmişlerdir. Aleviler aleyhindeki bu gelişmeler planlı bir çalışmanın ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır" denilen bildirgede, şu ifadeler kullanıldı:</p>

<p>1. Yavuz Selim ve İdris-i Bitlisi referanslı arkaik ve kanlı ittifakı reddediyoruz. Kürt sorunundan kaynaklı şiddet ortamından uzaklaşmak istenirken, ülkemizde ve Suriye’deki Alevileri kaygılandıracak hiçbir dil ve söylemi kabul etmiyoruz.</p>

<p>2. Bu süreçte tüm Alevi kurum ve aydınlarını, sol, sosyalist ve demokrat çevreleri; demokratik yasal hakların güvenceye alınacağı barış ve kardeşlik için daha duyarlı olmaya çağırıyoruz.</p>

<p>3. Kürt sorununun çözümü doğrultusundaki yasal çalışmaları önemsiyoruz; ancak 16. yüzyıldan kalma arkaik ve kanlı bir referansla çözümü reddediyoruz. Evrensel değerlerle inşa edilecek demokratik ve seküler bir geleceğin, başta Türkiye olmak üzere Ortadoğu’daki tüm toplumların yararına olacağına inanıyoruz."</p>

<h3><strong>İMZA ATANLAR ŞÖYLE</strong>:</h3>

<p>* Şerafettin Halis (23. Dönem Milletvekili, Şair-Yazar)</p>

<p>* Müslüm Doğan (25. ve 26. Dönem Milletvekili, 63. Hükümet Kalkınma Bakanı, PSAKD eski Genel Başkanı, Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* ⁠Necati Yılmaz (25. ve 26.dönem milletvekili, PSAKD eski Genel Başkanı)</p>

<p>* Ahmet Koçak (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Ali Akdemir (Ressam)</p>

<p>* Ali Balkız (ABF ve PSAKD eski Genel Başkanı,Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Ali Bulut (Sarıyer İmam Hüseyin Cemevi Yönetim Kurulu Üyesi)</p>

<p>* Ali Ekber Ataş (Şair-Yazar)</p>

<p>* Ali Gültekin (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* ⁠Ali Haydar Avcı (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Ali Haydar Aşkın (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Ali Kaya (Tarihçi-Yazar)</p>

<p>* ⁠Prof. Dr. Ayfer Karakaya-Stump (Tarihçi-Akademisyen)</p>

<p>* Ayhan Aydın (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* ⁠Baki İşçi (Yazar)</p>

<p>* ⁠Bektaş Avcı (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* ⁠B. Sadık Albayrak (Yazar)</p>

<p>* Cafer Yıldız (Tarihçi-Yazar)</p>

<p>* Av. Cihan Söylemez (Hukukçu-Yazar)</p>

<p>* Doç. Dr. Daimi Cengiz (Akademisyen-Yazar, Etnomüzikolog)</p>

<p>* Erol Erkılınç (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Fatma Betül Günday (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Av. Fevzi Gümüş (ABF ve PSAKD eski Genel Başkanı-Hukukçu)</p>

<p>* ⁠Gülser Han (Şair-Yazar)</p>

<p>* Hasan Dursun (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Hasan Küçük (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* ⁠Hasan Taşkın (Sözlü Tarih Derleyicisi)</p>

<p>* Haydar Ersöz (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Haydar Karataş (Araştırmacı-Roman Yazarı)</p>

<p>* ⁠Hulusi Yıldız ( İsviçre Basel ve Çevresi Alevi Bektaşi Kültür Birliği Başkanı)</p>

<p>* Hülya Gür Güntaş (Yazar)</p>

<p>* Dr. Hüseyin Çağlayan (Akademisyen-Yazar)</p>

<p>* Hüseyin Elçi (Şair-Yazar)</p>

<p>* İbrahim Bahadır (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* İsmail Pehlivan (Araştırmacı-Yazar, Gazeteci)</p>

<p>* ⁠Kadir Doğan ( Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Kadri Karagöz (Sanatçı)</p>

<p>* Kemal Cemgil (Yazar)</p>

<p>* Leyla Akgül (Yayıncı-Yazar)</p>

<p>* ⁠Mahmut Aslan ( Siyaset Bilimci/Yazar/Pir Sultan Abdal 2 Temmuz Vakfı YK üyesi)</p>

<p>* Mehmet Ercan (Şair-Yazar)</p>

<p>* ⁠Mehmet Ali Güler/ZeleMem (Sanatçı)</p>

<p>* Mesut Özcan (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* ⁠Musa Ağacık (Gazeteci)</p>

<p>* Mustafa Fırat (Tarihçi-Yazar)</p>

<p>* ⁠Munzur Güven Kılıç (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* ⁠Mutlu Şahin ( Kafi Baba Alevi Bektaşi Derneği Başkanı)</p>

<p>* Nurettin Aslan (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Rıza Aydın (Araştırmacı-Yazar)</p>

<p>* Sait Bakşi (Ozan-Yazar)</p>

<p>* Turan Fırat (Yazar)</p>

<p>* Turgut Yüksel (Almanya Sosyal Demokrat Partisi/SPD Hessen Eyaleti Milletvekili)</p>

<p>* Zafer Taşkın (Gazeteci)</p>

<p>Kaynak: Cumhuriyet</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 31 Aug 2026 15:59:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>DEM Parti Milletvekili Sinan Çiftyürek: “Abdi’nin Şara&#039;ya danışman olması siyaseten onur kırıcı olur”</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/dem-parti-milletvekili-sinan-ciftyurek-abdinin-saraya-danisman-olmasi-siyaseten-onur-kirici-olur-31934</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/dem-parti-milletvekili-sinan-ciftyurek-abdinin-saraya-danisman-olmasi-siyaseten-onur-kirici-olur-31934</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/dem-parti-milletvekili-sinan-ciftyurek-abdinin-saraya-danisman-olmasi-siyaseten-onur-kirici-olur-1787912240.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/08/dem-parti-milletvekili-sinan-ciftyurek-abdinin-saraya-danisman-olmasi-siyaseten-onur-kirici-olur-1787912240.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/dem-parti-milletvekili-sinan-ciftyurek-abdinin-saraya-danisman-olmasi-siyaseten-onur-kirici-olur-1787912240.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[DEM Parti Van Milletvekili Sinan Çiftyürek, Suriye’de SDG’nin Şam yönetimine entegrasyonu ve Kürtlerin statüsüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Çiftyürek, “Tek devlet, ordu, parlamento/hükümet ve bayrak” hedeflerinin tamamlandığını belirterek, Kürt siyasetinin önündeki temel başlıkların anayasal tanınma ve anadilde eğitim olması gerektiğini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>DEM Parti Van Milletvekili <strong>Sinan Çiftyürek,</strong> sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Suriye’deki son gelişmeleri değerlendirdi.</p>

<p>Çiftyürek, Şam yönetimi ile Suriye Demokratik Güçleri (SDG) arasındaki entegrasyon sürecine ilişkin, “Tek Devlet, Ordu, Parlamento/Hükümet ve Bayrak” hedeflerinin tamamlandığını belirterek, bunun Batı Kürdistan’daki askeri ve siyasi kurumların özerkliğinin tasfiye edilmesi anlamına geldiğini söyledi.</p>

<p>Çiftyürek, Suriye yönetiminin Kürtlerin anayasal statüsü ve Kürtçe eğitim konularındaki yaklaşımını da eleştirdi. Kürtlerin anayasal olarak bir halk ya da millet olarak tanınması ve Kürtçenin eğitim dili olarak güvence altına alınması gerektiğini belirten&nbsp;Çiftyürek, bu konuların Kürt siyaseti açısından temel mücadele başlıkları olması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>“Abdi’nin danışman olması siyaseten onur kırıcı olur”</strong></h3>

<p>Çiftyürek, SDG Genel Komutanı Mazlum Abdi ile Kuzey ve Doğu Suriye Demokratik Özerk Yönetimi Dış İlişkiler Sorumlusu İlham Ahmed’in Şam yönetiminde üst düzey görevler üstlenmesi ihtimaline de tepki gösterdi.</p>

<p>Abdi’nin Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara’nın danışmanı veya müsteşarı gibi bir görev üstlenmesinin “siyaseten onur kırıcı” olacağını belirten&nbsp;Çiftyürek, böyle bir görevin Abdi’nin siyasetten kopmasına yol açabileceğini söyledi.</p>

<p>Çiftyürek, Suriye hükümetinin Kürtlerin anayasal statüsü ve Kürtçe eğitim konusunda tutumunu değiştirmemesi halinde Abdi, Ahmed ve diğer Kürt siyasetçilerin hükümette veya üst bürokraside görev almaması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Şam yönetimi ile SDG arasında yürütülen son görüşmelere ilişkin basına yansıyan haberlerde ise Abdi’ye cumhurbaşkanlığı danışmanlığı, İlham Ahmed’e ise Halk Meclisi'nde görev verilmesinin gündemde olduğu aktarılmıştı. Söz konusu görev dağılımının ayrıntıları bir süre resmen açıklanmamıştı.</p>

<h3><strong>Kürtçe eğitim tartışması</strong></h3>

<p>Çiftyürek’in açıklamasında öne çıkan başlıklardan biri de Kürtçe eğitim oldu. Çiftyürek, Kürtçe eğitim hakkının ilkokuldan üniversiteye kadar güvence altına alınması gerektiğini belirterek, bunu Kürt siyasetinin “kırmızı çizgisi” olarak tanımladı.</p>

<p>Son dönemde Şam ile Kürt tarafı arasındaki görüşmelerde de eğitim konusu önemli başlıklardan biri olarak öne çıktı. Bazı kaynaklarda Kürtçenin resmi dil olarak tanınması ve okullarda bazı derslerin Kürtçe okutulmasının planlandığı aktarılırken, farklı haberlerde Şam yönetiminin Kürtçenin eğitim sistemindeki statüsü konusunda daha sınırlı bir yaklaşım sergilediği bildirildi.</p>

<p>Çiftyürek, gelinen aşamada Kürt siyasetinin “tutunma veya direnç noktaları” olarak iki başlığa odaklanması gerektiğini belirterek, bunları <strong>Suriye Anayasası’nda Kürtlerin tanınması</strong> ve <strong>Kürtçe eğitim hakkının ilkokuldan üniversiteye kadar güvence altına alınması</strong> şeklinde sıraladı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/Ekran%20g%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BCs%C3%BC%202026-08-28%20131339.png" style="height:225px; width:491px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 28 Aug 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Eski AKP&#039;li vekilden &quot;Dört parça Kürdistan&quot; sözüne tepki</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/eski-akpli-vekilden-dort-parca-kurdistan-sozune-tepki-31927</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/eski-akpli-vekilden-dort-parca-kurdistan-sozune-tepki-31927</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/eski-akpli-vekilden-dort-parca-kurdistan-sozune-tepki-1787754874.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/08/eski-akpli-vekilden-dort-parca-kurdistan-sozune-tepki-1787754874.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/eski-akpli-vekilden-dort-parca-kurdistan-sozune-tepki-1787754874.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Eski AKP Milletvekili Şamil Tayyar, çatışmalarda hayatını kaybeden PKK militanları için Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yapılan taziye programında konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları'nın sözlerine tepki gösterdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Hatimoğulları'nın yaptığı konuşmayı paylaşan ve<strong>&nbsp;ifadelerine tepki gösteren&nbsp;</strong>Tayyar, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p><em>"Hani diyorum ya PKK gibi DEM de silah bıraksın. Sürece en fazla zehirli dilleri zarar veriyor. Tülay Hatimoğulları’na bakın.</em></p>

<p><em>Farklı illerde terör örgütü mensupları için “şehit” törenleri düzenleyip “bölücü” mesajlara devam ediyorlar.</em></p>

<p><em>“Dört parça Kürdistan coğrafyası” diyerek hem Türkiye hem bölge ülkeleri için “ayrıştırıcı dil” kullanmaya devam ediyorlar.</em></p>

<p><em>Toplumun sinir uçlarıyla oynayıp tahrik ediyorlar."</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Ayrıların Kardeşliği</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ayrilarin-kardesligi-31925</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ayrilarin-kardesligi-31925</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/ayrilarin-kardesligi-1787737053.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/08/ayrilarin-kardesligi-1787737053.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/ayrilarin-kardesligi-1787737053.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Adil Harmancı yazdı...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Fransız’ı zorla İngiliz’e kardeş edebilir misiniz?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Peki, Arap’ı Kürt’e?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Ya da Kürt’ü Türk’e…</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Farklı milliyetlerden iki kişinin “Biz kardeşiz” demesi kolay. Peki ya uygulamada? Gerçek hayatta o kadar kolay mı bu?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Farklı milliyetlerden iki kişi birbirlerine “kardeşiz” diyorsa, arada mutlaka menfaate dayalı bir gerekçe vardır.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Bunun dışında, farklı milliyetlerden insanlar arasında gerçek anlamda kardeşlik hukukundan, kardeşlik yaklaşımından ve psikolojisinden söz edilemez.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Kan bağıyla birbirine bağlı olan kardeşler bile yeri geldiğinde birbirlerine kardeş gözüyle bakmayabiliyor. Aradaki en küçük bir anlaşmazlık, kan bağı falan dinlemiyor; iki kardeş arasında anında soğukluk ve içten içe çatışma başlayabiliyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Bu “kardeşlik” sözcüğü en çok Türkiye’de kullanılıyor. Hafızanızı yoklayın; bunu başka ülkelerde kolay kolay duymazsınız. Başka ülkelerde sosyal ilişkiler üzerinden bir yaklaşım gösterilir. İnsanlar birbirlerine en fazla arkadaş olabilirler. Çünkü oralarda ayrı olanın varlığı kabul edilmiştir.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Mesela Amerika’da çok sayıda farklı ulustan insan yaşıyor. Ancak kimse kimseye kardeş olma mecburiyetinde hissetmiyor. Bir İspanyol ile bir Fransız eşit vatandaştır. Dili, kimliği, yaşam şekli ve geleneği herkesin kendisine aittir. Yadırgama, ayıplama ve yasaklama yoktur.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Peki, Türkiye’de öyle mi?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Bir Kürt ile bir Türk, Amerika’daki İspanyol ve Fransız kadar rahat mı? Birbirlerine yalnızca ülkenin vatandaşı gözüyle bakıyorlar mı?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Biri Kürtçe konuşmaya başladığında diğerinin gözleri fal taşı gibi açılıyorsa, demek ki öyle bakmıyor.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Ve yine Türkiye’de Türkçe kamusal alanda, hayatın her alanında serbest; ama Kürtçe evde konuşursan serbest. Sokakta konuşmak bile cesaret ister. Çünkü konuşmaya başladığınızda karşınızdaki size “Birinci kanala geç” der. Kimi zaman da birinci kanala geçmeyenle tartışma başlar ve sopalar, bıçaklar konuşur. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">İsterseniz son yaşanan örneklerden söz edeyim;</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Zonguldak’ta saldırıya uğrayan Kürt fındık toplayıcıları ile kendilerini Türk zanneden Lazlar kardeş olabilir mi?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Yok!</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Düzce’de kendini Türk zanneden Lazların yanı sıra Gürcü, Abhaz, Çerkes, Manav, Balkan göçmeni ve diğer Kafkas kökenli topluluklar yaşar. Onlar da Türk ırkçılığı kisvesinde Kürt mevsimlik işçilere saldırdı. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Kürt ile Düzce kardeş olabilir mi?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Yok!</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Amedspor’a dağda ölen PKK militanlarının konulduğu “sarı torba” gösteren Kocaeli seyircisi ile Kürt seyirci kardeş olabilir mi?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Yok!</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Peki, bunlardan önce Bursa stadyumunda faili meçhul simgelerinden Beyaz Toros ve Yeşil pankartlarını açan Bursalı ile Kürt kardeş olabilir mi?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Yok!</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Saatlerle sayılabilecek çok taze bir örnek daha vereyim size:</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Dün akşam Halk Tv canlı yayınında sunucu hanım DEM Parti sözcüsü Sezai Temelli’ye Abdullah Öcalan ile ilgili soru sorarken cümlenin başına “terörist başı” lafını kondurdu. Bir tur öncesinde de Temelli ve stüdyodaki herkes yeni bir dilden söz ediyordu. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Şimdi…</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Devlet ile Öcalan elli yıllık bir yarayı iyileştirmek üzere bir araya gelmişken ve yeni bir dil arzusu her tarafta konuşuluyorken, kendine demokrat diyen, eşitlikçi, özgürlükçü diye sunan Halk Tv ile Kürt kardeş olabilir mi?</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Yok!</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Şimdi deniyor ki “çerçeve yasamız” var alimallah biz bu işin üstesinden geliriz, herkesi kardeş ederiz.</span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Kusura bakmayın ama o iş biraz zor. </span></span></span></p>

<p><span style="font-size:10pt"><span style="font-family:Calibri,sans-serif"><span style="font-size:12.0pt">Yüz yılı aşkın süredir hakkaniyet tohumları yerine kin, nefret ve teklik tohumları ektiğiniz bu tarladan verim almanız öyle kolay olmayacak.</span></span></span></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 26 Aug 2026 12:22:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Özgür Özel: Demokrasinin yolu cezaevlerinden değil Meclis&#039;ten, sandıktan geçer</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ozgur-ozel-demokrasinin-yolu-cezaevlerinden-degil-meclisten-sandiktan-gecer-31904</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ozgur-ozel-demokrasinin-yolu-cezaevlerinden-degil-meclisten-sandiktan-gecer-31904</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/ozgur-ozel-demokrasinin-yolu-cezaevlerinden-degil-meclisten-sandiktan-gecer-1787299481.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/08/ozgur-ozel-demokrasinin-yolu-cezaevlerinden-degil-meclisten-sandiktan-gecer-1787299481.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/ozgur-ozel-demokrasinin-yolu-cezaevlerinden-degil-meclisten-sandiktan-gecer-1787299481.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Abdullah Öcalan'a atfedilen kendisine yönelik "Demokrasinin yolu Silivri'den değil İmralı'dan geçer" şeklindeki sözleri için "Ben demokrasinin yolunu cezaevlerinden, şehirlerden değil; TBMM’den geçiririm. Şu cezaevinden geçmez, buradan geçer değil; eğer demokratik bir cumhuriyet olacaksak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden, sandıktan geçer." ifadelerini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -&nbsp;</strong>YENİ Parti Genel Başkanı <strong>Özgür Özel,</strong> yeni çözüm süreci ile ilgili Cumhuriyet gazetesi yazarı <strong>Işık Kansu</strong>, Ankara temsilcisi <strong>Sertaş Eş </strong>ve muhabir&nbsp;<strong>Sarp Sağkal</strong>’ın sorularını cevaplandırdı.</p>

<p>Özgür Özel'e, kendisine selam yolladığı<strong>&nbsp;</strong>belirtilen&nbsp;Abdullah Öcalan'a atfedilen "Demokrasinin yolu Silivri'den değil İmralı'dan geçer" şeklindeki sözleri de hatırlatıldı.</p>

<p>Özel, şu cevabı verdi:</p>

<p>"İmralı heyeti bizi böyle bir görüşmeden haberdar etmedi. Devlet kanalından da bir şey gelmedi. Bir yerlerden bir şeyler sızdırılıyor. Manipülasyon potansiyeli yüksek bir noktadayız. İmralı heyeti daha önce partileri ziyaret ediyordu, bu sefer 1 Ağustos görüşmesi sonrası birkaç partiyi ziyaret etti. Bizden bir randevu istemediler ve bana böyle bir şeyden bahsetmediler. O yüzden meseleyi radarıma almadım. Ama genel olarak ben demokrasinin yolunu cezaevlerinden, şehirlerden değil; TBMM’den geçiririm. Şu cezaevinden geçmez, buradan geçer değil; eğer demokratik bir cumhuriyet olacaksak Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden, sandıktan geçer."</p>

<p>Özel, demokratikleşme konusundaki görüşlerini ise şöyle dile getirdi:</p>

<p>"Kendi programımızda ana dilin hak olduğu zaten var. Ama bu işin bir anayasa değişikliğine evrilmemesi gerektiğini başından beri söylüyoruz. İlk başta tüm siyasi partiler de bu açıklamayı yaptı. Eşit yurttaşlık meselesini sadece etnik ve mezhepsel değil; bir ekonomik eşitlik, fırsat eşitliği ve bugün ortaya çıkmış eşitsizlilere sert ve anlamlı müdahalelerin yapılması açısından anlıyorum. Esas vergi vermesi gerekenler verginin yüzde 11’ini veriyor. Mesela buna müdahale edilmeli. Büyük servet sahiplerinin miraslarında yoksulların payının olduğunu düşünen bir şekilde anlıyorum. Aynı şekilde Kürt’ün de Alevinin de kendini bu devlete ait hissetiği bir eşit yurttaşlık anlıyorum. Eşit yurttaşlık meselesinin etnik ve mezhepsel boyutunun dışında hem ekonomik hem de sosyolojik boyutunun tartışılması en çok Kürt gençlerini de bu devlete bağlayacak bir mesele olarak görüyorum. Eşit yurttaşlığın üniter devletin teminatı olacağını düşünüyorum. Kimseyi geride bırakmayan bir devlet anlayışı."</p>

<h3>&nbsp;</h3>

<p><strong>&nbsp;</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 10:40:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İYİ Parti&#039;den bir milletvekili daha istifa etti: Partinin Meclis&#039;teki sandalye sayısı 27&#039;ye indi</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/iyi-partiden-bir-milletvekili-daha-istifa-etti-partinin-meclisteki-sandalye-sayisi-27ye-indi-31880</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/iyi-partiden-bir-milletvekili-daha-istifa-etti-partinin-meclisteki-sandalye-sayisi-27ye-indi-31880</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/iyi-partiden-bir-milletvekili-daha-istifa-etti-partinin-meclisteki-sandalye-sayisi-27ye-indi-1786709560.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/08/iyi-partiden-bir-milletvekili-daha-istifa-etti-partinin-meclisteki-sandalye-sayisi-27ye-indi-1786709560.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/iyi-partiden-bir-milletvekili-daha-istifa-etti-partinin-meclisteki-sandalye-sayisi-27ye-indi-1786709560.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş partisinden istifa ettiğini açıkladı. Antep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban da dün İYİ Parti üyeliğinden istifa etmişti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong> Karakaş, X hesabından yaptığı paylaşımda, “Kurucusu ve milletvekili olduğum İYİ Parti’den, gördüğüm lüzum üzerine istifa ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Karakaş’ın istifasıyla birlikte İYİ Parti’nin TBMM’deki milletvekili sayısı 27’ye düştü.&nbsp;</p>

<p>Antep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban da dün İYİ Parti üyeliğinden istifa etmişti.</p>

<p>Karakaş’ın, bugün (14 Ağustos Cuma) AK Parti’nin 25’inci kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenecek programda AK Parti’ye katılması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP&#039;li vekil &quot;taciz ve darp&quot; nedeniyle disipline sevk edildi</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/chpli-vekil-taciz-ve-darp-nedeniyle-disipline-sevk-edildi-31879</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/chpli-vekil-taciz-ve-darp-nedeniyle-disipline-sevk-edildi-31879</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/chpli-milletvekili-taciz-ve-darp-nedeniyle-disipline-sevk-edildi-1786699500.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/08/chpli-milletvekili-taciz-ve-darp-nedeniyle-disipline-sevk-edildi-1786699500.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/chpli-milletvekili-taciz-ve-darp-nedeniyle-disipline-sevk-edildi-1786699500.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Edirne Milletvekili Ahmet Baran Yazgan, Edirne’de bir evde yaşanan ve darp görüntülerinin kamuoyuna yansıdığı olayın ardından tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>CHP Parti Sözcüsü Müslim Sarı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Yazgan’ın partinin temel ilkeleri, tüzüğü ve disiplin hükümleri çerçevesinde disipline sevk edildiğini duyurdu.</p>

<h2><strong>Görüntüler soruşturma dosyasına girdi</strong></h2>

<p>Olayın 13 Ağustos'ta Edirne'de bir evde yaşandığı bildirildi. İddiaya göre doğum günü kutlamasının ardından evde bulunan kişiler arasında tartışma çıktı. Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine Yazgan’ın darbedildiği anlar cep telefonuyla kaydedildi.</p>

<p>Polis ekiplerinin olayla ilgili incelemesinde, tarafların birbirlerinden şikâyetçi olduğu ve bazı kişilerin gözaltına alındığı aktarıldı. Yazgan ise darp edildiği, telefonunun alındığı ve görüntülerinin çekildiği iddiasıyla şikâyetçi oldu.</p>

<h2><strong>Savcılık soruşturma başlattı</strong></h2>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da sosyal medyada yayılan görüntüler ve iddialar üzerine Yazgan hakkında <strong>“cinsel taciz” ve “sarkıntılık düzeyinde kalan cinsel saldırı”</strong> suçlarından resen soruşturma başlattı.</p>

<p>CHP yönetiminin, olayın ardından Yazgan’ı 13 Ağustos’ta Genel Merkez’e çağırdığı ve konunun parti açısından incelendiği belirtilmişti. Bugün alınan disiplin kararıyla birlikte Yazgan hakkında hem adli hem de parti içi süreç devam ediyor.</p>

<p>(Foto: Yazgan'ın sosyal medya hesabından alınmıştır)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 12:16:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İYİ Parti Antep Milletvekili partisinden istifa etti</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/iyi-parti-antep-milletvekili-partisinden-istifa-etti-31877</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/iyi-parti-antep-milletvekili-partisinden-istifa-etti-31877</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/iyi-parti-antep-milletvekili-partisinden-istifa-etti-1786644351.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/08/iyi-parti-antep-milletvekili-partisinden-istifa-etti-1786644351.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/iyi-parti-antep-milletvekili-partisinden-istifa-etti-1786644351.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Antep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban, İYİ Parti üyeliğinden istifa etti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -&nbsp;</strong>Gürban, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla İYİ Parti üyeliğinden ayrıldığını duyurdu.</p>

<p>Gürban açıklamasında, Türkiye’nin daha müreffeh, huzurlu ve güçlü bir geleceğe kavuşması için bugüne kadar çalıştığını belirterek, milli ve manevi değerlere bağlılığını vurguladı.</p>

<p>İstifa kararını “Gördüğüm lüzum üzerine İYİ Parti üyeliğimden istifa ediyorum” sözleriyle duyuran Gürban, İYİ Parti Genel Başkanı ve Kurucu Genel Başkanı nezdinde teşkilat hukukunu gözeten herkese teşekkür etti.</p>

<p>Gürban, bundan sonraki süreçte de Meclis&nbsp;çatısı altında milletvekilliği görevini sürdüreceğini belirterek, “Bundan sonraki süreçte de Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında görevimi aynı kararlılık ve daha güçlü bir iradeyle sürdüreceğim” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Gürban’ın istifasıyla birlikte İYİ Parti’nin milletvekili sayısı 28’e düştü.</p>

<p>Öte yandan, Gürban’ın AK Parti’ye katılacağı yönündeki iddialar daha önce gündeme gelmişti. Gürban’ın istifa açıklamasında ise AK Parti’ye geçeceğine ilişkin herhangi bir ifade yer almadı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 21:03:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Ank-Ar&#039;dan son seçim anketi</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ank-ardan-son-secim-anketi-31865</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ank-ardan-son-secim-anketi-31865</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/ank-ardan-son-secim-anketi-1786454508.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/08/ank-ardan-son-secim-anketi-1786454508.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/ank-ardan-son-secim-anketi-1786454508.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Ank-Ar Araştırma Şirketi, 28 ilde 2 bin kişiyle yüz yüze görüşerek gerçekleştirdiği son genel seçim anketinin sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Araştırmaya göre YENİ Parti yüzde 34,8 ile birinci parti konumuna yükselirken, oy kaybı yaşayan AK Parti yüzde 29,4 ile ikinci sırada yer aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Ank-Ar Direktörü Mert Uzunsoy, Türkiye genelinde seçmen eğilimlerini ölçen son araştırma sonuçlarını açıkladı. 28 il, 57 ilçe ve 141 mahallede toplam 2 bin 4 kişi ile yüz yüze görüşme yöntemiyle yapılan araştırmada, kararsız ve protesto oylar dağıtıldıktan sonra ortaya çıkan tablo dikkat çekti.</p>

<p>Anket verilerine göre YENİ Parti oy oranını artırarak birinci parti konumuna yerleşirken, iktidar partisinde düşüş eğiliminin sürdüğü görüldü.</p>

<h3><strong>AK PARTİ'DE 6 PUANLIK DÜŞÜŞ</strong></h3>

<p>Araştırmada protesto oylar dağıtıldıktan sonra partilerin oy dağılımı şu şekilde gerçekleşti:</p>

<ul>
	<li>
	<p>YENİ Parti: Yüzde 34,8 oy oranıyla listenin ilk sırasında yer aldı.</p>
	</li>
	<li>
	<p>AKP: Yüzde 29,4 oy oranıyla ikinci sıraya geriledi. Bir önceki genel seçimde yüzde 35,61 oy alan AK Parti’nin yaklaşık 6,21 puanlık bir kayıp yaşadığı kaydedildi.</p>
	</li>
</ul>

<h3><strong>MUHALEFET VE BARAJ ALTINDA KALAN PARTİLER</strong></h3>

<p>Anket sonuçları, Meclis'te grubu bulunan veya seçime katılan diğer partilerin oy oranlarında da çarpıcı veriler ortaya koydu:</p>

<ul>
	<li>
	<p>DEM Parti: Yüzde 7,6 oy oranıyla yüzde 7'lik seçim barajının hemen üzerinde yer aldı.</p>
	</li>
	<li>
	<p>MHP: Yüzde 6,9 oy oranıyla baraj sınırında kaldı.</p>
	</li>
	<li>
	<p>İYİ Parti: Düşüş grafiğini sürdürerek yüzde 4,5 seviyesinde ölçüldü.</p>
	</li>
	<li>
	<p>Zafer Partisi: Yüzde 3,7 oy oranına ulaştı.</p>
	</li>
	<li>
	<p>CHP: Yüzde 4,0 oy oranıyla yüzde 7'lik ülke barajının altında kaldı.<br />
	&nbsp;</p>

	<p><img alt="Image" src="https://media.cumhuriyet.com.tr/Archive/d4f7e467-d614-4fe0-880f-fc49882eef1e.jpg" />Kaynak: Cumhuriyet</p>
	</li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakırhan: Kürtler ayrılmak isteseydi Meclis çatısı altında olmazdık</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/bakirhan-kurtler-ayrilmak-isteseydi-meclis-catisi-altinda-olmazdik-31860</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/bakirhan-kurtler-ayrilmak-isteseydi-meclis-catisi-altinda-olmazdik-31860</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/bakirhan-kurtler-ayrilmak-isteseydi-meclis-catisi-altinda-olmazdik-1786373446.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/08/bakirhan-kurtler-ayrilmak-isteseydi-meclis-catisi-altinda-olmazdik-1786373446.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/bakirhan-kurtler-ayrilmak-isteseydi-meclis-catisi-altinda-olmazdik-1786373446.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Meclis Genel Kurulu’nda görüşülmeye başlanan çerçeve yasa teklifi üzerine yaptığı konuşmada, sürecin bir “al-ver” meselesi olmadığını belirterek, “Kürtler ayrılmak isteseydi bu Meclis’in çatısı altında olmazdık. Biz buradayız çünkü vatan ortak, gelecek ortaktır” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Çerçeve yasa teklifinin TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmeleri başladı. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin adına söz alarak teklif ve yürütülen sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Bakırhan, yasanın bir taviz ya da taraflardan birinin zaferi anlamına gelmediğini savunarak, “Bu yasa taviz değildir, yenme ve yenilme değildir” dedi.</p>

<h3><strong>“Bu ülkeyi bölünmeye en çok yaklaştıran şey çatışmanın kendisiydi”</strong></h3>

<p>Türkiye’nin bütünlüğünün tartışma konusu olmadığını belirten Bakırhan, Türk yurttaşlara seslenerek, sürecin kimsenin kazanımlarını ortadan kaldırmayacağını söyledi.</p>

<p>Bakırhan, “Bu süreçte sizden eksilen hiçbir şey yoktur, olmayacak. Aksine, bu süreç Türkiye’yi büyüten, daha refaha kavuşturacak bir süreçtir” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Ülkenin bütünlüğünün müzakere konusu olmadığını belirten Bakırhan, “Yüz yıldır size bölüneceğiz korkusu anlatıldı. Oysa bu ülkeyi bölünmeye en çok yaklaştıran şey çatışmanın ta kendisiydi” diye konuştu.</p>

<p>“Kürtler ayrılmak isteseydi bu Meclis’in çatısı altında olmazdık arkadaşlarımızla birlikte” diyen Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>“Biz buradayız çünkü vatan ortak, gelecek ortaktır.”</p>

<h3><strong>“En büyük hürmet başka hiçbir evladın ölmemesidir”</strong></h3>

<p>Çatışmalarda yakınlarını kaybeden ailelere de seslenen Bakırhan, yeni ölümlerin yaşanmamasının en önemli hedef olması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bakırhan, “Evlatlarınızın hatırasına gösterilecek en büyük hürmet başka hiçbir evladın ölmemesi ve zarar görmemesidir” dedi.</p>

<p>Acıların yarıştırılmaması gerektiğini vurgulayan Bakırhan, Şırnak’tan Tekirdağ’a kadar yaşanan tüm acıların ortak olduğunu ifade etti.</p>

<h3><strong>“Bu yasa ayrıcalık üretmiyor”</strong></h3>

<p>Çerçeve yasa teklifinin herhangi bir kesime ayrıcalık sağlamadığını belirten Bakırhan, düzenlemeyi çatışma çözümünün ilk adımı olarak nitelendirdi.</p>

<p>“Bu bir al-ver meselesi değil; bu, tarihsel ilişkimizi düzeltme ve doğru bir buluşmayı gerçekleştirmenin adımıdır” diyen Bakırhan, barışın bir müsabaka gibi değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Bakırhan ayrıca yasanın ilk aşamada çatışma zemininden hukuk zeminine geçişi ve demokratik siyasetin önünü açmayı hedeflediğini belirtti.</p>

<h3><strong>Kürt halkına mesaj</strong></h3>

<p>Konuşmasında Kürt halkına da seslenen Bakırhan, sürecin Kürt kimliğinin eritilmesi anlamına gelmediğini, aksine Kürtlerin varlığının hukukla güvence altına alınması yönünde bir adım olduğunu söyledi.</p>

<p>“Bu süreç kimliğimizin eritilmesi değil, varlığımızın hukukla buluşmasıdır” diyen Bakırhan, geçmişte yaşanan deneyimler nedeniyle oluşan kaygıları anladıklarını ifade etti.</p>

<p>Kürtlerin demokratik hakları için mücadeleye devam edeceklerini belirten Bakırhan, “Ateş ateşle söndürülmez” sözünü hatırlatarak, yaklaşık yarım asırlık çatışmanın sona erdirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>“Ekim ayında ikinci adım atılmalı”</strong></h3>

<p>Bakırhan, yasa teklifinin ardından demokratikleşme, hukuk ve eşitlik temelinde yeni düzenlemeler yapılması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Meclis’in ekim ayında yeniden çalışmaya başlamasıyla birlikte “ikinci adımın” atılması gerektiğini belirten Bakırhan, Kürtlerin yanı sıra Aleviler, işçiler, kadınlar ve haksızlığa uğradığını belirttiği tüm kesimlerin dahil olacağı bir “yeniden inşa süreci” başlatılması çağrısında bulundu.</p>

<p>Bakırhan, parlamentonun önceliğinin demokratik entegrasyon, özgürlükler ve hukukun üstünlüğünü sağlayacak yasal düzenlemeler olması gerektiğini ifade etti.</p>

<h3><strong>“Metni kutsamıyoruz, eksiklerini de söylüyoruz”</strong></h3>

<p>DEM Parti’nin yasa teklifine neden destek verdiğini de açıklayan Bakırhan, metni koşulsuz biçimde desteklemediklerini belirtti.</p>

<p>“Bu metni ne gözü kapalı kutsuyoruz ne eksik diye reddediyoruz; değerini teslim ediyor, eksiğini açıkça söylüyoruz” diyen Bakırhan, ana dil, eşit yurttaşlık ve yerel demokrasi başta olmak üzere demokratik haklara ilişkin taleplerin sürecin sonraki aşamalarında ele alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Teklifin bir “temel” niteliğinde olduğunu ifade eden Bakırhan, “Temel tek başına ev değildir” dedi. Bakırhan, demokratik Türkiye’nin temel sütunlarının hukuk devleti, eşit yurttaşlık, demokratik siyaset ve toplumsal barış olduğunu belirtti.</p>

<h3><strong>Erdoğan ve Bahçeli’ye teşekkür</strong></h3>

<p>Bakırhan, konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve diğer siyasi parti liderleri ile milletvekillerine teşekkür etti.</p>

<p>Kanun teklifine imza atan siyasi parti liderleri ve milletvekillerinin sürece katkı sunduğunu belirten Bakırhan, “Bugün burada söylenen her söz, atılan her imza yarının Türkiye’sine miras kalacak” ifadelerini kullandı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 17:47:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İYİ Partili Turhan Çömez hakkında “Sincan Cezaevi’nde isyan” açıklaması nedeniyle soruşturma</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/iyi-partili-turhan-comez-hakkinda-sincan-cezaevinde-isyan-aciklamasi-nedeniyle-sorusturma-31859</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/iyi-partili-turhan-comez-hakkinda-sincan-cezaevinde-isyan-aciklamasi-nedeniyle-sorusturma-31859</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/iyi-partili-turhan-comez-hakkinda-sincan-cezaevinde-isyan-aciklamasi-nedeniyle-sorusturma-1786258280.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/08/iyi-partili-turhan-comez-hakkinda-sincan-cezaevinde-isyan-aciklamasi-nedeniyle-sorusturma-1786258280.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/iyi-partili-turhan-comez-hakkinda-sincan-cezaevinde-isyan-aciklamasi-nedeniyle-sorusturma-1786258280.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez hakkında Sincan 1 No’lu Cezaevi’nde isyan çıktığı yönündeki açıklamaları nedeniyle resen soruşturma başlattı. Soruşturma, TCK 217/A kapsamında “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçu üzerinden yürütülüyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez hakkında soruşturma başlatıldığını açıkladı.</p>

<p>Başsavcılığın açıklamasına göre soruşturmanın konusu, Çömez’in <strong>Sincan 1 No’lu Cezaevi’nde isyan çıktığına ilişkin açıklamaları</strong> oldu.</p>

<p>Çömez hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesinde düzenlenen <strong>“halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma”</strong> suçu kapsamında resen soruşturma başlatıldığı bildirildi.</p>

<p>Savcılığın açıklamasında, soruşturmanın Çömez’in söz konusu açıklamaları nedeniyle başlatıldığı belirtildi.</p>

<h3>TCK 217/A kapsamında incelenecek</h3>

<p>Soruşturmanın dayanağı olan TCK 217/A maddesi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde gerçeğe aykırı bir bilgiyi alenen yayma fiillerini düzenliyor.</p>

<p>Başsavcılığın soruşturma kararı, Çömez’in söz konusu açıklamalarının bu madde kapsamında suç oluşturup oluşturmadığının inceleneceği anlamına geliyor.</p>

<p>Soruşturma kapsamında yapılacak incelemelerin ardından dosyanın hukuki durumuna ilişkin karar verilmesi bekleniyor.</p>

<p>(Foto: ANKA)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 09 Aug 2026 09:47:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Özgür Özel: Çerçeve yasa Kürt meselesini çözmez</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ozgur-ozel-cerceve-yasa-kurt-meselesini-cozmez-31848</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ozgur-ozel-cerceve-yasa-kurt-meselesini-cozmez-31848</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/ozgur-ozel-cerceve-yasa-kurt-meselesini-cozmez-1786011827.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/08/ozgur-ozel-cerceve-yasa-kurt-meselesini-cozmez-1786011827.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/ozgur-ozel-cerceve-yasa-kurt-meselesini-cozmez-1786011827.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, çerçeve yasa teklifinin hazırlanmasını ve Meclise sunulma yöntemini eleştirerek, demokratikleşme adımlarının hızla atılması gerektiğini söyledi. Özel, çerçeve yasanın Kürt meselesinin çözümü için yeterli olmayacağını da vurguladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HABER MERKEZİ - </strong>Özgür Özel, barış süreci kapsamında Meclise sunulan çerçeve yasaya ilişkin YetkinReport’a konuştu.</p>

<p>Kanun teklifinin hazırlanmasında ortak bir çalışma yürütülmediğini belirterek, metnin kendilerine ulaştırılmasının ardından inceleme fırsatı bulamadan Meclis Başkanlığına teslim edildiğini söyleyen&nbsp;Özel, teklifin siyasi yaklaşım açısından bir değişiklik yaratmadığını ancak hazırlanma ve sunulma biçiminin “son derece yanlış” olduğunu savundu.</p>

<p>“Teklif metnini sır gibi saklayıp boş kağıtlara imza alıp diğer siyasi partiye yolladıktan yarım saat sonra Meclis Başkanlığına teslim etmek meselenin ruhuna aykırı.” diyen Özel, milletvekillerinin Adalet Komisyonunda metne katkı sunabileceğini ve eleştirilerini dile getirebileceğini söyledi.</p>

<p>Süreç kapsamında kurulan komisyonun raporunun 6’ncı maddesi doğrultusunda kanun teklifinin hazırlandığını hatırlatan Özgür Özel, daha önce de 6 ve 7’nci bölümlerin birbirinden bağımsız ilerlememesi gerektiğini savunduklarını belirtti.</p>

<p>Özel, “6 Ceza Kanunuyla ilgili, 7 demokratikleşmeyle ilgili, Anayasa Mahkemesi, AİHM kararlarına uyulmasından kayyum uygulamasının sonlandırılmasına ve çok sayıda demokratik açılımın düzenlenmesine kadar. Bu konudaki hassasiyetimiz, şerhimiz devam ediyor.” dedi.</p>

<p>Kanunun yasalaşmasının ardından silahların bırakıldığının tespit ve teyidi için geçecek sürede demokratikleşmeye ilişkin 7’nci bölümün hızla hazırlanması gerektiğini bildiren Özel, bu konuda çalışılması çağrısında bulundu.</p>

<p>Çerçeve yasanın Kürt meselesinin çözümü için yeterli olmadığını söyleyen Özgür Özel, sözlerine şöyle devam etti:</p>

<p>“Kürt meselesini çözmek altıncı kısımda tek başına yeterli değil. Kürtlerin sorunlarını çözmek ya da Türkiye’nin demokrasi sorununu çözmek altı ile olmaz. 6’ncı madde bir sürecin sonu, teknik bir gereklilik olabilir ama 7’nci madde demokratik bir sürecin başlangıcı, barışın başlangıcı, kardeşliğin başlangıcı, Kürtlerle Türklerin ortak geleceğinin birlikte güvenli bir şekilde yürümesinin başlangıcı olmalı.”</p>

<p>Esas olarak sorunun “kök sebeplerinin” ortadan kaldırılması gerektiğini belirterek, komisyon raporunun 7’nci bölümüne yönelik hızlı ve kararlı adımlar atılması gerektiğini ifade eden Özel, “Yoksa infaz&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 06 Aug 2026 13:22:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bahçeli: &#039;Öcalan umuda, Ahmetler göreve, Demirtaş evine dönmeli&#039;</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/bahceli-ocalan-umuda-ahmetler-goreve-demirtas-evine-donmeli-31841</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/bahceli-ocalan-umuda-ahmetler-goreve-demirtas-evine-donmeli-31841</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/bahceli-ocalan-umuda-ahmetler-goreve-demirtas-evine-donmeli-1785922471.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/08/bahceli-ocalan-umuda-ahmetler-goreve-demirtas-evine-donmeli-1785922471.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/bahceli-ocalan-umuda-ahmetler-goreve-demirtas-evine-donmeli-1785922471.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yeni çözüm sürecinin hukuki zeminini oluşturacak çerçeve yasa teklifini imzalamasının ardından yaptığı açıklamada, PKK lideri Abdullah Öcalan'ın "umut hakkından faydalanması" yönündeki çağrısını yineledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>HABER MERKEZİ - </strong>Bahçeli, "Ben yine aynı şeyi söylüyorum. Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır. Türkiye huzur bulmalıdır. Hedefimiz Türkiye'nin ve bölgenin huzura kavuşmasıdır" dedi.</p>

<p>Millet Haber Ajansı Genel Yayın Yönetmeni Sinan Burhan'a konuşan MHP lideri, çerçeve yasa teklifine atılan imzayla "bin yıllık kardeşliğin bir kez daha tescillendiğini" söyledi.</p>

<p>Bahçeli son dönemde MHP'nin Meclis'teki grup toplantılarında yeni çözüm sürecine ilişkin konuşmadığı yönündeki yorumlara da yanıt verdi.</p>

<p>Kendilerinin "devlet adabına riayet ettiğini" vurgulayan Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ve TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un süreci yakından takip ettiğini hatırlatarak "Onların yürüttüğü çalışmaların önüne geçmek doğru değildir" dedi.</p>

<p>HDP'nin eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş hakkında ne düşündüğü yönündeki bir soruya ise Bahçeli şu cevabı verdi:</p>

<p>"Selahattin Demirtaş'ı ziyaret etmedim. Ancak avukatları vasıtasıyla düzenli olarak görüşür, halini hatırını sorarım. O da bana selamlarını iletir.</p>

<p>"İyi bir hukukumuz var. Ayrıca kendisinin herhangi bir talebi veya isteği olup olmadığını da sorarım. Demirtaş'la Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde birlikte çalıştık."</p>

<h2>Bahçeli, 'umut hakkı' için daha önce ne demişti?</h2>

<p>Bahçeli, 3 Şubat'ta MHP'nin&nbsp;grup toplantısında&nbsp;yaptığı konuşmada Abdullah Öcalan için "umut hakkı" ve Selahattin Demirtaş için de özgürlük çağrısı yapmıştı.</p>

<p>Buradaki konuşmasında Bahçeli, "Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmet'ler makama, Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir" demişti.</p>

<p>Bahçeli'nin konuşmasının hemen ardından DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da partisinin TBMM grup toplantısında muhatabın iktidar partisi olduğunu söylemişti.</p>

<p>Bahçeli'nin konuşmasındaki "bazı şeylere katılmadığını" ifade eden Bakırhan, "umut hakkının" partisinin de talebi olduğunu belirtmişti.</p>

<p>Bahçeli, Ekim 2024'te yine Meclis'te yaptığı konuşmada Öcalan için "umut hakkından" bahsetmiş, sözleri PKK'nın kendini fesih ve silah bırakma kararıyla devam eden sürecin başlangıcı olmuştu.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum da 5 Şubat'ta sosyal medya hesabından "umut hakkı" düzenlemesinin Öcalan'ı da kapsadığını söylediği bir açıklama yapmıştı.</p>

<p>Umut hakkı, ömür boyu hapis cezasına çarptırılan ve koşullu salıverme imkanından yararlanamayan mahkumların durumuyla ilgili bir düzenleme.</p>

<p>Türkiye'de bugün ağırlaştırılmış müebbet cezasından mahkum edilen hükümlülerin bazıları umut hakkından yararlanabiliyor.</p>

<p>DEM Parti, Temmuz 2024'te ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarının 25. yılında koşullu salıverilmenin değerlendirilmesini öngören bir kanun teklifini TBMM'ye sunmuştu.</p>

<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli de 22 Ekim 2024'te partisinin grup toplantısında "umut hakkından" bahsetmiş, MHP liderinin çağrısıyla başlayan süreç PKK'nın 12 Mayıs'ta yaptığı fesih açıklamasıyla sonuçlanmıştı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 05 Aug 2026 12:30:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakırhan: Çerçeve Yasa barışın ve demokratik çözümün ilk adımıdır</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/bakirhan-cerceve-yasa-barisin-ve-demokratik-cozumun-ilk-adimidir-31836</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/bakirhan-cerceve-yasa-barisin-ve-demokratik-cozumun-ilk-adimidir-31836</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/bakirhan-cerceve-yasa-barisin-ve-demokratik-cozumun-ilk-adimidir-1785841883.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/08/bakirhan-cerceve-yasa-barisin-ve-demokratik-cozumun-ilk-adimidir-1785841883.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/08/bakirhan-cerceve-yasa-barisin-ve-demokratik-cozumun-ilk-adimidir-1785841883.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Meclis gündemine gelmesi beklenen Çerçeve Yasa teklifini değerlendirdi. Bakırhan, düzenlemenin teknik bir yasa olmanın ötesinde, Türkiye'nin uzun yıllardır tartıştığı Kürt meselesinin demokratik çözümüne katkı sunacak tarihi bir adım olduğunu söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<h1>&nbsp;</h1>

<p><strong>HABER MERKEZİ - </strong>Ortadoğu'da yaşanan gelişmelere değinen Bakırhan, bölgede yeni bir siyasi düzenin şekillendiğini belirterek, Türkiye'nin bu süreçte belirleyici bir rol üstlenebilmesi için kendi iç meselelerini demokratik yöntemlerle çözmesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>"Kendi Kürt meselesini demokratik yollarla çözmeyen bir Türkiye, Ortadoğu'da kalıcı barış ve istikrar öneremez" diyen Bakırhan, çözümün müzakere ve hukuk temelinde ilerlemesi gerektiğini vurguladı.</p>

<h3><strong>"Çerçeve yasa yeni dönemin eşiğidir"</strong></h3>

<p>Meclis'e sunulacak çerçeve yasanın çatışmanın yerine siyaseti ve hukuku koyacak bir başlangıç niteliği taşıdığını belirten Bakırhan, "Silahın yerine siyaseti, çatışmanın yerine hukuku koyacak ve demokratik ortaklığı büyütecek yeni bir dönemin eşiğidir bu yasa" ifadelerini kullandı.</p>

<h3><strong>İrlanda örneğini hatırlattı</strong></h3>

<p>Bakırhan, konuşmasında Kuzey İrlanda barış sürecine de atıfta bulundu. Yıllarca süren çatışmaların müzakere ve hukuki düzenlemelerle sona erdiğini belirten Bakırhan, Türkiye'de de benzer şekilde diyalog ve demokratik siyasetin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>"Tarihi fırsat"</strong></h3>

<p>Yeni sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakırhan, Devlet Bahçeli'nin 22 Ekim'de ortaya koyduğu yaklaşım, Abdullah Öcalan'ın 27 Şubat'taki çağrısı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çözüm iradesi ve muhalefetin desteğinin Türkiye açısından önemli bir fırsat oluşturduğunu savundu.</p>

<h3><strong>Reform çağrısı</strong></h3>

<p>Çerçeve yasanın tek başına yeterli olmayacağını dile getiren Bakırhan, sonbahar döneminde demokratikleşme ve hukuk alanında yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Eşit yurttaşlık, demokratik katılımın güçlendirilmesi, yerel demokrasinin genişletilmesi, kayyum uygulamalarının sona erdirilmesi ile ceza ve infaz sisteminde adaletin sağlanmasına yönelik reform çağrısında bulundu.</p>

<p>Kalıcı barışın sağlanabilmesi için Abdullah Öcalan'ın çalışma ve iletişim koşullarına ilişkin düzenleme yapılmasını da isteyen Bakırhan, Meclis bünyesinde tüm siyasi partilerin katılımıyla bir barış izleme mekanizması oluşturulması gerektiğini söyledi.</p>

<h3><strong>"Provokasyonlara kapılmayacağız"</strong></h3>

<p>Meclis'teki yasa görüşmelerine ilişkin partisinin tutumuna da değinen Bakırhan, DEM Parti'nin süreci diyalog ve müzakere temelinde yürüteceğini belirterek, "Barışın kapısını aralayacak her görüşü ve öneriyi olgunlukla dinleyeceğiz. Polemiğe, provokasyona ve gerilime kapılmayacağız" dedi.</p>

<p>İktidara da çağrıda bulunan Bakırhan, toplumun barış beklentisinin karşılanması için kapsamlı yasal adımlar atılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Konuşmasını tüm topluma birlik ve dayanışma çağrısıyla tamamlayan Bakırhan, Meclis'e gelecek çerçeve yasanın barışa, demokrasiye, adalete ve özgürlüğe katkı sunmasını temenni etti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 04 Aug 2026 14:04:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>DEM Parti Sözcüsü Doğan: &quot;Önümüzdeki günler ve saatler kritik&quot;</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/dem-parti-sozcusu-dogan-onumuzdeki-gunler-ve-saatler-kritik-31816</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/dem-parti-sozcusu-dogan-onumuzdeki-gunler-ve-saatler-kritik-31816</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/dem-parti-sozcusu-dogan-onumuzdeki-gunler-ve-saatler-kritik-1785509840.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/07/dem-parti-sozcusu-dogan-onumuzdeki-gunler-ve-saatler-kritik-1785509840.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/dem-parti-sozcusu-dogan-onumuzdeki-gunler-ve-saatler-kritik-1785509840.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, PKK'nin fesih sürecine ilişkin hazırlıkları süren yasal düzenlemeye dair istişarelerin devam ettiğini belirterek, "Önümüzdeki günler ve saatler kritik" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>DEM Parti Genel Merkezi'nde düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendiren Doğan, söz konusu yasa taslağına ilişkin görüşmelerin henüz tamamlanmadığını ve farklı yaklaşımların değerlendirildiğini söyledi.</p>

<p>Hazırlıkları süren düzenlemenin sürecin kurumsallaştırılması açısından kritik önemde olduğunu ifade eden Doğan, tartışmaların artık hukuki güvenceler ve sürecin nasıl kurumsallaştırılacağı ekseninde yürüdüğünü belirtti. Sürecin bugüne kadar en çok hukuki güvence eksikliği nedeniyle zorlandığını savundu.</p>

<p>Sürecin yalnızca Meclis'ten bir yasanın geçirilmesi ya da silah bırakanların Türkiye'ye dönüşüyle sınırlı olmadığını dile getiren Doğan, bunun daha kapsamlı bir dönüşümü gerektirdiğini ifade etti. Yaklaşık 50 yıllık çatışma ortamını sona erdirmeyi ve Kürt sorununun çözümüne katkı sunmayı hedeflediklerini belirten Doğan, tüm siyasi aktörlere sürece ciddiyet ve hassasiyetle yaklaşma çağrısında bulundu.</p>

<p>Yasal düzenlemenin en geniş siyasi uzlaşıyla hazırlanmasının önemine dikkat çeken Doğan, "Çerçeve yasa", "kök yasa" ya da benzeri adlarla anılan düzenlemenin, ileride yapılacak yasal değişikliklere temel oluşturacağını söyledi. Doğan, yasanın dili, kapsamı ve hazırlanış biçiminde uzlaşının kritik önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Yasanın Meclis takvimine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Doğan, düzenlemenin hangi tarihte komisyona sevk edileceğinin henüz netleşmediğini belirtti. Meclis çalışmalarının 6 Ağustos'a kadar uzatıldığını hatırlatan Doğan, takvime ilişkin açıklamanın Meclis Başkanı tarafından yapılmasını beklediklerini ifade etti.</p>

<p>DEM Parti olarak beklentilerinin, hazırlanacak düzenlemenin Türkiye'nin demokratikleşmesi ve Kürt sorununun çözümü açısından yeni bir başlangıç oluşturması olduğunu belirten Doğan, önümüzdeki günlerde sürece ilişkin önemli gelişmeler yaşanabileceğini kaydetti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 31 Jul 2026 17:34:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>DEM Parti, Belediye Eş Başkanını görevden aldı</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/dem-parti-belediye-es-baskanini-gorevden-aldi-31812</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/dem-parti-belediye-es-baskanini-gorevden-aldi-31812</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/dem-parti-tatvan-belediye-es-baskani-mumin-erolun-gorevi-tedbiren-donduruldu-1785403886.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/07/dem-parti-tatvan-belediye-es-baskani-mumin-erolun-gorevi-tedbiren-donduruldu-1785403886.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/dem-parti-tatvan-belediye-es-baskani-mumin-erolun-gorevi-tedbiren-donduruldu-1785403886.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu, Tatvan Belediye Eş Başkanı Mümin Erol hakkında disiplin süreci başlatıldığını açıkladı. Kurul, sürecin sağlıklı ve objektif bir şekilde yürütülmesi amacıyla Erol'un yürütmekte olduğu belediye eş başkanlığı görevinin tedbiren dondurulduğunu duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Yapılan yazılı açıklamada, disiplin sürecinin en kısa sürede tamamlanacağı belirtilerek, gelişmelere ilişkin kamuoyuna gerekli bilgilendirmenin yapılacağı ifade edildi.</p>

<p>Açıklamada, disiplin sürecinin gerekçesine ilişkin herhangi bir bilgi paylaşılmazken, yalnızca sürecin başlatıldığı ve tedbir kararı alındığı kaydedildi.</p>

<p>DEM Parti Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu'nun 30 Temmuz 2026 tarihli açıklamasıyla kamuoyuna duyurulan karara ilişkin disiplin sürecinin sonucunun ilerleyen günlerde açıklanması bekleniyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 30 Jul 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Hatimoğulları: İmralı&#039;da oluşan mutabakat çerçeve yasaya yansıtılmalı</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/hatimogullari-imralida-olusan-mutabakat-cerceve-yasaya-yansitilmali-31807</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/hatimogullari-imralida-olusan-mutabakat-cerceve-yasaya-yansitilmali-31807</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/hatimogullari-imralida-olusan-mutabakat-cerceve-yasaya-yansitilmali-1785247196.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/07/hatimogullari-imralida-olusan-mutabakat-cerceve-yasaya-yansitilmali-1785247196.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/hatimogullari-imralida-olusan-mutabakat-cerceve-yasaya-yansitilmali-1785247196.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Meclis Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada ekonomi, tarım, çocuk hakları, Gülistan Doku soruşturması ve Kürt meselesinin çözüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hatimoğulları, çözüm süreci kapsamında hazırlanması beklenen çerçeve yasanın, DEM Parti heyetinin son İmralı ziyaretinde oluştuğunu belirttiği mutabakat doğrultusunda hazırlanması gerektiğini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Ekonomik kriz ve tarım politikalarına değinen Hatimoğulları, yüksek girdi maliyetleri nedeniyle çiftçilerin üretimden uzaklaştığını savundu. Gübre, mazot, enerji ve yem fiyatlarındaki artışın üreticiyi zor durumda bıraktığını belirten Hatimoğulları, ithalata dayalı politikaların yerli üretimi olumsuz etkilediğini ifade etti. Tarımın yeniden canlandırılması için taban fiyat garantisi, girdi destekleri, faizsiz kredi ve üretici kooperatiflerinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.</p>

<p>Hatimoğulları, Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin değerlendirmesinde ise dosyada kamu görevlilerinin de soruşturma kapsamında yer aldığı iddialar bulunduğunu belirterek, sürecin kapsamlı şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi. Nadira Kadirova, İpek Er ve Rojin Kabaiş dosyalarını da anan Hatimoğulları, kadın cinayetleri ve kayıp dosyalarının takipçisi olacaklarını ifade etti.</p>

<p>Meclis gündemindeki çocuklara yönelik yasa teklifini de eleştiren Hatimoğulları, düzenlemenin çocukları korumaktan ziyade cezalandırıcı hükümler içerdiğini savundu. Çocukların suça sürüklenmesinin temel nedenlerinin yoksulluk, eğitimden kopuş ve çocuk işçiliği olduğunu dile getiren Hatimoğulları, çocukların korunmasına yönelik politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.</p>

<p>Konuşmasının önemli bölümünü çözüm sürecine ayıran Hatimoğulları, yaklaşık iki yıldır devam ettiğini söylediği sürecin kritik bir aşamaya geldiğini ifade etti. DEM Parti heyetinin 20 Temmuz'da Abdullah Öcalan ile görüştüğünü belirten Hatimoğulları, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un da partilerini ziyaretinde çerçeve yasa taslağının Meclis kapanmadan sunulacağı bilgisini paylaştığını aktardı.</p>

<p>Çerçeve yasanın tüm toplumu ilgilendirdiğini vurgulayan Hatimoğulları, "Heyetimizin son İmralı ziyaretinde oluşan mutabakat olduğu gibi yasaya yansımalı. Üzerinde uzlaşılan bütün başlıklar çerçeve yasanın içinde yer almalı" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Hatimoğulları ayrıca, Abdullah Öcalan'ın süreci sürdürebilmesi için gerekli hukuki ve fiili çalışma koşullarının oluşturulmasını istedi. Gazeteciler, hukukçular, kadın örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve toplumun farklı kesimlerinin İmralı'da görüşme yapabilmesinin önünün açılması çağrısında bulundu.</p>

<p>Konuşmasının sonunda toplumsal barış, demokrasi, hukuk ve özgürlük vurgusu yapan Hatimoğulları, farklı siyasi görüşlere rağmen ortak bir barış zemininin oluşturulması gerektiğini söyledi.</p>

<p>DEM Parti'nin 20 Eylül'de gerçekleştireceği büyük kongre hazırlıklarına da değinen Hatimoğulları, il konferanslarının tamamlandığını, bölge konferanslarının ise sürdüğünü belirtti. Kongrede barış, demokrasi, adalet ve özgürlük başlıklarının öncelikli gündem olacağını ifade eden Hatimoğulları, çalışmaların toplumun farklı kesimlerinin katılımıyla yürütüldüğünü kaydetti.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 28 Jul 2026 16:57:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Şeyh Said&#039;in torunu Hasan Basri Fırat, sürgünde hayatını kaybetti</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/seyh-saidin-torunu-hasan-basri-firat-surgunde-hayatini-kaybetti-31804</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/seyh-saidin-torunu-hasan-basri-firat-surgunde-hayatini-kaybetti-31804</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/seyh-saidin-torunu-hasan-basri-firat-surgunde-hayatini-kaybetti-1785159064.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/07/seyh-saidin-torunu-hasan-basri-firat-surgunde-hayatini-kaybetti-1785159064.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/seyh-saidin-torunu-hasan-basri-firat-surgunde-hayatini-kaybetti-1785159064.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Eski Hınıs Belediye Başkanı Şeyh Said'in torunu Hasan Basri Fırat'ın Almanya'nın Wuppertal kentinde yaşamını yitirdiği bildirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>1954 yılında Erzurum'un Hınıs ilçesine bağlı Kolhisar (Badikî) köyünde doğan Fırat, 2014 yerel seçimlerinde BDP'den Hınıs Belediye Başkanı seçilmişti. 2015 yılında yürütülen bir soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve daha sonra görevden uzaklaştırılan Fırat'ın yerine kayyum atanmıştı.</p>

<p>Ailesi ve yakınlarının aktardığına göre Fırat, Almanya'da geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Şeyh Said Derneği Başkanı Kasım Fırat ise, Hasan Basri Fırat'ın Türkiye'de çıkarılması beklenen bir yasal düzenlemenin ardından ülkeye dönmeyi planladığını öne sürdü ve sürecin hızlandırılması çağrısında bulundu.</p>

<p>Hasan Basri Fırat, Şeyh Said'in torunu ve Ahmet Fırat'ın oğluydu. Cenazesinin Almanya'daki resmi işlemlerin tamamlanmasının ardından Erzurum'un Hınıs ilçesine bağlı Kolhisar (Badikî) köyünde defnedilmesi için işlemlerin başlatıldığı bildirildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 16:25:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>264 eski milletvekili CHP&#039;den istifa etti</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/264-eski-milletvekili-chpden-istifa-etti-31803</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/264-eski-milletvekili-chpden-istifa-etti-31803</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/264-eski-milletvekili-chpden-istifa-etti-1785142040.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/07/264-eski-milletvekili-chpden-istifa-etti-1785142040.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/264-eski-milletvekili-chpden-istifa-etti-1785142040.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Önceki dönemlerde görev yapmış 264 CHP milletvekili, 'mutlak butlan' yönetimindeki CHP’den istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’yi destekleyeceklerini ortak açıklamayla duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong> CHP'nin 38'inci kurultayı için alınan 'mutlak butlan' kararına&nbsp;<strong>"Cumhuriyeti, parlamenter yaşamı ve demokrasiyi kuran 103 yıllık kurucu Partimizin iradesini ve demokratik süreçleri ayaklar altına alan, Cumhuriyet’in temel değerlerinden uzaklaştıran ve CHP’yi kişisel iktidar aracı haline getiren bir karardır"&nbsp;</strong>ifadeleriyle tepki gösterilen açıklamada,<strong>&nbsp;"Cumhuriyet Halk Partisinin laiklik, demokrasi, hukuk devleti ve sosyal devlet gibi Cumhuriyet’in temel değerlerinin en önemli taşıyıcısı olduğuna inanan bizler, bu değerlerin mevcut yapı altında savunulmasının olanaksız hale geldiğine üzüntüyle tanıklık ediyoruz. Bu nedenle ortaya çıkan meşruiyet krizinin bir parçası olmayacağız"&nbsp;</strong>denildi.</p>

<h3><strong>"YENİ OLUŞUMA DESTEK VERİYORUZ"</strong></h3>

<p>Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:&nbsp;</p>

<p>"Aynı zamanda kurucu iradenin üyeleri olan bizler, Partimizin temel değerlerine ve Türkiye’nin aydınlık geleceğine duyduğumuz sorumluluğumuzun gereği olarak, CHP’den istifa ediyor; demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, çoğulculuğa, sosyal demokrasiye ve Cumhuriyet’in kurucu değerlerine bağlı, parti içi demokrasiyi ve tüm üyelerin katılımıyla yapılacak önseçimi esas alan Yeni Parti’nin siyasal anlayışının inşasına katkı sunmak amacıyla yeni oluşuma destek veriyoruz.</p>

<p>Sayın Özgür Özel başkanımızın liderliğini yaptığı siyasi hareketin; Atatürk'ümüzün Cumhuriyetimizin harcına kattığı o yüce toplumsal barışı, sarsılmaz dayanışmayı, kardeşlik ve hoşgörü ruhunu yeniden şahlandıracağına, milletimizin her bir ferdini ortak gelecek ülküsü etrafında aynı heyecanla kucaklayarak Türkiye'nin dört bir yanında yeni bir umut meşalesi yakacağına, sarsılmaz bir iktidar iradesini var edeceğine gönülden inanıyoruz.</p>

<p>Halkımızın desteğiyle, CHP'nin tarihsel mirasını ve Cumhuriyetin temel değerlerini ödünsüz sahiplenecek Yeni Parti'ye destek olacağımızı, Türkiye'yi aydınlık yarınlara taşımak için çalışacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."</p>

<h3><strong>CHP’DEN İSTİFA EDENLER</strong></h3>

<p>Yapılan ortak açıklamada istifa eden önceki dönem CHP'li milletvekillerinin isimleri şöyle:</p>

<p>1.&nbsp; &nbsp; Erol Ağagil</p>

<p>2.&nbsp; &nbsp; Yaşar Ağyüz</p>

<p>3.&nbsp; &nbsp; Haydar Akar</p>

<p>4.&nbsp; &nbsp; Vezir Akdemir İzmir</p>

<p>5.&nbsp; &nbsp; Zekeriya Akıncı</p>

<p>6.&nbsp; &nbsp; Yakup Akkaya</p>

<p>7.&nbsp; &nbsp; Sabahat Akkiraz</p>

<p>8.&nbsp; &nbsp; Ayşe Nedret Akova</p>

<p>9.&nbsp; &nbsp; Ali Akyıldız</p>

<p>10.&nbsp; &nbsp; Bahattin Alagöz</p>

<p>11.&nbsp; &nbsp; Önay Alpago</p>

<p>12.&nbsp; &nbsp; Ahmet Altun</p>

<p>13.&nbsp; &nbsp; Faik Altun</p>

<p>14.&nbsp; &nbsp; Züheyir Amber</p>

<p>15.&nbsp; &nbsp; Kemal Anadol</p>

<p>16.&nbsp; &nbsp; Ali Arabacı</p>

<p>17.&nbsp; &nbsp; Oya Araslı</p>

<p>18.&nbsp; &nbsp; Necla Arat</p>

<p>19.&nbsp; &nbsp; Metin Arifağaoğlu</p>

<p>20.&nbsp; &nbsp; Çetin Arık Kayseri</p>

<p>21.&nbsp; &nbsp; Arsan Savaş Arpacıoğlu</p>

<p>22.&nbsp; &nbsp; Ali Arslan</p>

<p>23.&nbsp; &nbsp; Gani Aşık</p>

<p>24.&nbsp; &nbsp; İsmet Atalay</p>

<p>25.&nbsp; &nbsp; Hasan Aydın</p>

<p>26.&nbsp; &nbsp; Osman Aydın</p>

<p>27.&nbsp; &nbsp; Ergün Aydoğan</p>

<p>28.&nbsp; &nbsp; Feridun Ayvazoğlu</p>

<p>29.&nbsp; &nbsp; Erdoğan Bakkalbaşı</p>

<p>30.&nbsp; &nbsp; Mustafa Ali Balbay</p>

<p>31.&nbsp; &nbsp; Bülent Baratalı</p>

<p>32.&nbsp; &nbsp; Süheyl Batum</p>

<p>33.&nbsp; &nbsp; Hüseyin Bayındır</p>

<p>34.&nbsp; &nbsp; Coşkun Bayram</p>

<p>35.&nbsp; &nbsp; Kani Beko</p>

<p>36.&nbsp; &nbsp; İbrahim Yavuz Bildik</p>

<p>37.&nbsp; &nbsp; Hüsnü Bozkurt</p>

<p>38.&nbsp; &nbsp; Rıdvan Budak</p>

<p>39.&nbsp; &nbsp; Mehmet Büyükyılmaz</p>

<p>40.&nbsp; &nbsp; Rasim Çakır</p>

<p>41.&nbsp; &nbsp; Halil Çalık</p>

<p>42.&nbsp; &nbsp; Hüseyin Çamak</p>

<p>43.&nbsp; &nbsp; Barış Can</p>

<p>44.&nbsp; &nbsp; İsmet Çanakcı</p>

<p>45.&nbsp; &nbsp; Tolga Çandar</p>

<p>46.&nbsp; &nbsp; Ethem Cankurtaran</p>

<p>47.&nbsp; &nbsp; Fuat Çay</p>

<p>48.&nbsp; &nbsp; Vahit Çekmez</p>

<p>49.&nbsp; &nbsp; Süleyman Çelebi İst.</p>

<p>50.&nbsp; &nbsp; Tarık Cengiz</p>

<p>51.&nbsp; &nbsp; İzzet Çetin</p>

<p>52.&nbsp; &nbsp; Dursun Çiçek</p>

<p>53.&nbsp; &nbsp; Ömer Çiftçi</p>

<p>54.&nbsp; &nbsp; Hüsnü Çöllü</p>

<p>55.&nbsp; &nbsp; Yüksel Çorbacıoğlu Artvin</p>

<p>56.&nbsp; &nbsp; Mehmet Alev Coşkun</p>

<p>57.&nbsp; &nbsp; Osman Coşkunoğlu</p>

<p>58.&nbsp; &nbsp; Halil Çulhaoğlu</p>

<p>59.&nbsp; &nbsp; Ayşe Eser Danişoğlu</p>

<p>60.&nbsp; &nbsp; Salih Dayıoğlu İzmir</p>

<p>61.&nbsp; &nbsp; İsmail Değerli</p>

<p>62.&nbsp; &nbsp; Kemal Değirmendereli</p>

<p>63.&nbsp; &nbsp; Nurettin Demir</p>

<p>64.&nbsp; &nbsp; İlhan Demiröz</p>

<p>65.&nbsp; &nbsp; Hilmi Develi</p>

<p>66.&nbsp; &nbsp; Turgut Dibek</p>

<p>67.&nbsp; &nbsp; Celal Dinçer</p>

<p>68.&nbsp; &nbsp; Orhan Ziya Diren</p>

<p>69.&nbsp; &nbsp; A.Sedat Doğan</p>

<p>70.&nbsp; &nbsp; Celal Doğan</p>

<p>71.&nbsp; &nbsp; Muharrem Doğan</p>

<p>72.&nbsp; &nbsp; Orhan Düzgün</p>

<p>73.&nbsp; &nbsp; Mehmet Ali Edipoğlu</p>

<p>74.&nbsp; &nbsp; Akif Ekici</p>

<p>75.&nbsp; &nbsp; Kemal Ekinci</p>

<p>76.&nbsp; &nbsp; Oktay Ekşi</p>

<p>77.&nbsp; &nbsp; Şükrü Elekdağ</p>

<p>78.&nbsp; &nbsp; Orhan Eraslan</p>

<p>79.&nbsp; &nbsp; Nevin Gaye Erbatur</p>

<p>80.&nbsp; &nbsp; Tuncay Ercenk</p>

<p>81.&nbsp; &nbsp; Fuat Erçetin</p>

<p>82.&nbsp; &nbsp; Ali Haydar Erdoğan</p>

<p>83.&nbsp; &nbsp; Hikmet Erenkaya</p>

<p>84.&nbsp; &nbsp; Sabri Ergül</p>

<p>85.&nbsp; &nbsp; Abdurrezzak Erten</p>

<p>86.&nbsp; &nbsp; Ali Ahmet Ertürk</p>

<p>87.&nbsp; &nbsp; Refik Eryılmaz</p>

<p>88.&nbsp; &nbsp; Haluk Eyidoğan</p>

<p>89.&nbsp; &nbsp; Okan Gaytancıoğlu</p>

<p>90.&nbsp; &nbsp; Hasan Gemici</p>

<p>91.&nbsp; &nbsp; Nejat Gencan</p>

<p>92.&nbsp; &nbsp; Süleyman Girgin</p>

<p>93.&nbsp; &nbsp; Coşkun Gökalp</p>

<p>94.&nbsp; &nbsp; Mehmet Gökdağ</p>

<p>95.&nbsp; &nbsp; Mehmet Göker Burdur</p>

<p>96.&nbsp; &nbsp; Numan Gültekin</p>

<p>97.&nbsp; &nbsp; Rahmi Güner</p>

<p>98.&nbsp; &nbsp; Cemalettin Gürbüz</p>

<p>99.&nbsp; &nbsp; Zeynep Damla Gürel</p>

<p>100.&nbsp; &nbsp; Uluç Gürkan</p>

<p>101.&nbsp; &nbsp; Ayşe Gürocak</p>

<p>102.&nbsp; &nbsp; Güneş Gürseler</p>

<p>103.&nbsp; &nbsp; Yalçın Gürtan</p>

<p>104.&nbsp; &nbsp; Hulusi Güvel</p>

<p>105.&nbsp; &nbsp; Hasan Güyüldar</p>

<p>106.&nbsp; &nbsp; Mehmet Haberal</p>

<p>107.&nbsp; &nbsp; Süleyman Hatinoğlu</p>

<p>108.&nbsp; &nbsp; Güler İleri</p>

<p>109.&nbsp; &nbsp; Ali Ilıksoy</p>

<p>110.&nbsp; &nbsp; Mustafa İlimen</p>

<p>111.&nbsp; &nbsp; Ceyhun İrgil</p>

<p>112.&nbsp; &nbsp; Mahmut Işık</p>

<p>113.&nbsp; &nbsp; Ruşen Işın</p>

<p>114.&nbsp; &nbsp; İbrahim O. Kaboğlu</p>

<p>115.&nbsp; &nbsp; Mehmet Kahraman</p>

<p>116.&nbsp; &nbsp; Sena Kaleli</p>

<p>117.&nbsp; &nbsp; Nail Kamacı</p>

<p>118.&nbsp; &nbsp; Ekrem Selçuk Kangal</p>

<p>119.&nbsp; &nbsp; İrfan Kaplan</p>

<p>120.&nbsp; &nbsp; Mehmet Hilal Kaplan</p>

<p>121.&nbsp; &nbsp; Emin Karaa</p>

<p>122.&nbsp; &nbsp; Selahattin Karaahmetoğlu</p>

<p>123.&nbsp; &nbsp; Erdal Karademir</p>

<p>124.&nbsp; &nbsp; Ender Karagül</p>

<p>125.&nbsp; &nbsp; Tuncay Karaytuğ</p>

<p>126.&nbsp; &nbsp; Atilla Kart</p>

<p>127.&nbsp; &nbsp; Mehmet Kartal</p>

<p>128.&nbsp; &nbsp; Yılmaz Kaya</p>

<p>129.&nbsp; &nbsp; Yakup Kepenek</p>

<p>130.&nbsp; &nbsp; Mehmet Kerimoğlu</p>

<p>131.&nbsp; &nbsp; Mehmet Siyam Kesimoğlu</p>

<p>132.&nbsp; &nbsp; Ahmet Güryüz Ketenci</p>

<p>133.&nbsp; &nbsp; Ali Keven Yozgat</p>

<p>134.&nbsp; &nbsp; İsmet Önder Kırlı</p>

<p>135.&nbsp; &nbsp; Emin Koç</p>

<p>136.&nbsp; &nbsp; Haluk Koç</p>

<p>137.&nbsp; &nbsp; Tevfik Koçak</p>

<p>138.&nbsp; &nbsp; Muhsin Koçyiğit</p>

<p>139.&nbsp; &nbsp; Devrim Kök</p>

<p>140.&nbsp; &nbsp; Ural Köklü</p>

<p>141.&nbsp; &nbsp; Ali İhsan Köktürk</p>

<p>142.&nbsp; &nbsp; Emre Köprülü</p>

<p>143.&nbsp; &nbsp; Esfender Korkmaz</p>

<p>144.&nbsp; &nbsp; Osman Taney Korutürk</p>

<p>145.&nbsp; &nbsp; Erol Köse</p>

<p>146.&nbsp; &nbsp; Şevket Köse</p>

<p>147.&nbsp; &nbsp; Tufan Köse</p>

<p>148.&nbsp; &nbsp; Erdal Koyuncu</p>

<p>149.&nbsp; &nbsp; Sedef Küçük</p>

<p>150.&nbsp; &nbsp; Mehmet Küçükaşık</p>

<p>151.&nbsp; &nbsp; Mustafa Kul</p>

<p>152.&nbsp; &nbsp; Sami Kumbasar</p>

<p>153.&nbsp; &nbsp; Bekir Kumbul</p>

<p>154.&nbsp; &nbsp; Kazım Kurt</p>

<p>155.&nbsp; &nbsp; Rüştü Kurt</p>

<p>156.&nbsp; &nbsp; Muzaffer Kurtulmuşoğlu</p>

<p>157.&nbsp; &nbsp; Faruk Loğoğlu</p>

<p>158.&nbsp; &nbsp; Hasan Macit</p>

<p>159.&nbsp; &nbsp; Bayram Meral</p>

<p>160.&nbsp; &nbsp; Cengiz Gökçel</p>

<p>161.&nbsp; &nbsp; Türkan Miçooğulları</p>

<p>162.&nbsp; &nbsp; Ziya Gökalp Mülayim</p>

<p>163.&nbsp; &nbsp; Güldal Mumcu</p>

<p>164.&nbsp; &nbsp; Mehmet Neşşar</p>

<p>165.&nbsp; &nbsp; Orhan Ocak</p>

<p>166.&nbsp; &nbsp; Selahattin Öcal</p>

<p>167.&nbsp; &nbsp; Kadir Gökmen Öğüt</p>

<p>168.&nbsp; &nbsp; Yalçın Oğuz</p>

<p>169.&nbsp; &nbsp; Ali Oksal</p>

<p>170.&nbsp; &nbsp; Şinası Öktem</p>

<p>171.&nbsp; &nbsp; Güldal Okuducu</p>

<p>172.&nbsp; &nbsp; Melda Onur</p>

<p>173.&nbsp; &nbsp; Onur Öymen</p>

<p>174.&nbsp; &nbsp; Sakine Öz</p>

<p>175.&nbsp; &nbsp; İsmail Özay</p>

<p>176.&nbsp; &nbsp; Ahmet Sırrı Özbek</p>

<p>177.&nbsp; &nbsp; Hüseyin Özcan</p>

<p>178.&nbsp; &nbsp; Osman Özcan</p>

<p>179.&nbsp; &nbsp; Suat Özcan</p>

<p>180.&nbsp; &nbsp; Malik Ecder Özdemir</p>

<p>181.&nbsp; &nbsp; Kazım Özev</p>

<p>182.&nbsp; &nbsp; Ramazan Kerim Özkan</p>

<p>183.&nbsp; &nbsp; Yüksel Özkan</p>

<p>184.&nbsp; &nbsp; Mustafa Öztin</p>

<p>185.&nbsp; &nbsp; Harun Öztürk</p>

<p>186.&nbsp; &nbsp; Cengiz Özyalçın</p>

<p>187.&nbsp; &nbsp; Mustafa Özyürek</p>

<p>188.&nbsp; &nbsp; Mustafa Özyurt</p>

<p>189.&nbsp; &nbsp; Bilgin Paçarız</p>

<p>190.&nbsp; &nbsp; Mehmet Parlakyiğit</p>

<p>191.&nbsp; &nbsp; Sedat Pekel</p>

<p>192.&nbsp; &nbsp; Doğan Şafak</p>

<p>193.&nbsp; &nbsp; Arif Sağ</p>

<p>194.&nbsp; &nbsp; Kemal Sağ</p>

<p>195.&nbsp; &nbsp; Fikri Sağlar</p>

<p>196.&nbsp; &nbsp; Ali Haydar Şahin</p>

<p>197.&nbsp; &nbsp; Nadir Saraç</p>

<p>198.&nbsp; &nbsp; Faruk Sarıaslan</p>

<p>199.&nbsp; &nbsp; Ali Sarıbaş</p>

<p>200.&nbsp; &nbsp; Sıdıka Sarıbekir</p>

<p>201.&nbsp; &nbsp; Şenal Sarıhan</p>

<p>202.&nbsp; &nbsp; Timurçin Savaş</p>

<p>203.&nbsp; &nbsp; Mustafa Sayar</p>

<p>204.&nbsp; &nbsp; Mehmet Nuri Saygun</p>

<p>205.&nbsp; &nbsp; Cevdet Selvi</p>

<p>206.&nbsp; &nbsp; Bedri Serter&nbsp;</p>

<p>207.&nbsp; &nbsp; Nur Serter</p>

<p>208.&nbsp; &nbsp; Şadan Şimşek</p>

<p>209.&nbsp; &nbsp; Yahya Şimşek</p>

<p>210.&nbsp; &nbsp; Kamil Okyay Sındır</p>

<p>211.&nbsp; &nbsp; Mehmet Sefa Sirmen</p>

<p>212.&nbsp; &nbsp; Behiç Sonbay</p>

<p>213.&nbsp; &nbsp; Murat Sönmez</p>

<p>214.&nbsp; &nbsp; Ertöz Vahit Suiçmez</p>

<p>215.&nbsp; &nbsp; Tayfun Süner</p>

<p>216.&nbsp; &nbsp; Abuzer Tanrıverdi</p>

<p>217.&nbsp; &nbsp; İbrahim Taşdemir</p>

<p>218.&nbsp; &nbsp; Turan Tayan</p>

<p>219.&nbsp; &nbsp; Ali Tekin</p>

<p>220.&nbsp; &nbsp; Hayati Tekin</p>

<p>221.&nbsp; &nbsp; Mustafa Timisi</p>

<p>222.&nbsp; &nbsp; Erol Tınaztepe</p>

<p>223.&nbsp; &nbsp; İsmet Tokdemir</p>

<p>224.&nbsp; &nbsp; Mehmet Tomanbay</p>

<p>225.&nbsp; &nbsp; Ramis Topal</p>

<p>226.&nbsp; &nbsp; Celal Topkan</p>

<p>227.&nbsp; &nbsp; Binnaz Toprak</p>

<p>228.&nbsp; &nbsp; Muharrem Toprak</p>

<p>229.&nbsp; &nbsp; Altan Tuna</p>

<p>230.&nbsp; &nbsp; Erol Tuncer</p>

<p>231.&nbsp; &nbsp; Neccar Türkcan</p>

<p>232.&nbsp; &nbsp; Elif Doğan Türkmen</p>

<p>233.&nbsp; &nbsp; Rıza Türmen</p>

<p>234.&nbsp; &nbsp; Enis Tütüncü</p>

<p>235.&nbsp; &nbsp; Şahin Ulusoy</p>

<p>236.&nbsp; &nbsp; Baha Ünlü</p>

<p>237.&nbsp; &nbsp; Halil Ünlütepe</p>

<p>238.&nbsp; &nbsp; Engin Ünsal</p>

<p>239.&nbsp; &nbsp; Hüseyin Ünsal</p>

<p>240.&nbsp; &nbsp; Fahrettin Üstün</p>

<p>241.&nbsp; &nbsp; Kazım Üstüner</p>

<p>242.&nbsp; &nbsp; Necati Uzdil</p>

<p>243.&nbsp; &nbsp; Sedat Uzunbay</p>

<p>244.&nbsp; &nbsp; Ali Cumhur Yaka</p>

<p>245.&nbsp; &nbsp; Sabri Yavuz</p>

<p>246.&nbsp; &nbsp; Abdülaziz Yazar</p>

<p>247.&nbsp; &nbsp; M. Ziya Yergök</p>

<p>248.&nbsp; &nbsp; Erdoğan Yetenç</p>

<p>249.&nbsp; &nbsp; İdris Yıldız</p>

<p>250.&nbsp; &nbsp; Mahmut Yıldız</p>

<p>251.&nbsp; &nbsp; Sacid Yıldız</p>

<p>252.&nbsp; &nbsp; Dilek Yılmaz</p>

<p>253.&nbsp; &nbsp; Mustafa Yılmaz (Malatya)</p>

<p>254.&nbsp; &nbsp; Rıza Yılmaz</p>

<p>255.&nbsp; &nbsp; Ahmet Yılmazkaya</p>

<p>256.&nbsp; &nbsp; Bayram Yılmazkaya</p>

<p>257.&nbsp; &nbsp; Vedat Yücesan</p>

<p>258.&nbsp; &nbsp; Alaattin Yüksel</p>

<p>259.&nbsp; &nbsp; Hilmi Yükselen</p>

<p>260.&nbsp; &nbsp; Bekir Yurdagül</p>

<p>261.&nbsp; &nbsp; Rafet Zeybek</p>

<p>262&nbsp; &nbsp; &nbsp; Tufan Hirfanoğlu&nbsp;</p>

<p>263&nbsp; &nbsp; &nbsp; Veli Zeren</p>

<p>264&nbsp; &nbsp; &nbsp; Necati Tığlı</p>

<p>Kaynak: Cumhuriyet</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 27 Jul 2026 11:42:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Özgür Özel’in A Takımı belli oldu: YENİ Parti MYK’sinde kimler var?</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ozgur-ozelin-a-takimi-belli-oldu-yeni-parti-myksinde-kimler-var-31796</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ozgur-ozelin-a-takimi-belli-oldu-yeni-parti-myksinde-kimler-var-31796</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/ozgur-ozelin-a-takimi-belli-oldu-yeni-parti-myksinde-kimler-var-1784995024.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/07/ozgur-ozelin-a-takimi-belli-oldu-yeni-parti-myksinde-kimler-var-1784995024.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/ozgur-ozelin-a-takimi-belli-oldu-yeni-parti-myksinde-kimler-var-1784995024.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in belirlediği Merkez Yönetim Kurulu üyeleri, Parti Meclisi toplantısında onaylandı. Yunus Emre’nin genel sekreter, Zeynel Emre’nin ise parti sözcüsü olduğu yeni MYK’de 9 isim görev aldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong> YENİ Parti’de yönetim kadrosu netleşti. Genel Başkan&nbsp;<strong>Özgür Özel&nbsp;</strong>tarafından belirlenen Merkez Yönetim Kurulu (MYK) listesi, Parti Meclisi toplantısında kabul edildi. Böylece partinin örgütlenme, hukuk, yerel yönetimler, medya ve mali işler gibi temel alanlarından sorumlu isimler belli oldu.</p>

<h3><strong>YUNUS EMRE GENEL SEKRETER OLDU</strong></h3>

<p>Partinin genel sekreterliğine&nbsp;<strong>Yunus Emre</strong>&nbsp;getirildi. Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini<strong>&nbsp;Ensar Aytekin&nbsp;</strong>üstlenirken, İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı&nbsp;<strong>Özgür Ceylan</strong>&nbsp;oldu.</p>

<h3><strong>YENİ PARTİ’NİN MYK LİSTESİ</strong></h3>

<p><strong>Parti Meclisi’nde onaylanan MYK üyeleri ve görevleri şöyle:</strong></p>

<p>Genel Sekreter:&nbsp;<strong>Yunus Emre</strong></p>

<p>Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı:&nbsp;<strong>Ensar Aytekin</strong></p>

<p>İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı:&nbsp;<strong>Özgür Ceylan</strong></p>

<p>Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı:&nbsp;<strong>Yaşar Tüzün</strong></p>

<p>Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı:&nbsp;<strong>Gizem Özcan</strong></p>

<p>Yurt Dışı Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı:<strong>&nbsp;Nurhayat Altaca Kayışoğlu</strong></p>

<p>Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı:&nbsp;<strong>Utku Çakırözer</strong></p>

<p>Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı:&nbsp;<strong>Aylin Yaman</strong></p>

<p>Parti Sözcüsü:&nbsp;<strong>Zeynel Emre</strong></p>

<h3><strong>PARTİ SÖZCÜSÜ ZEYNEL EMRE</strong></h3>

<p>Yeni yönetim yapılanmasında parti sözcülüğü görevine Zeynel Emre getirildi. Medyadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcılığı görevini ise Utku Çakırözer üstlendi.</p>

<h3><strong>NE OLMUŞTU?</strong></h3>

<p>CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve beraberindeki 90 milletvekili, dün CHP'den istifa ederek YENİ Parti'yi kurdu. Kurucular Kurulu'nun ilk toplantısında Özel oy birliğiyle genel başkan seçilirken, partinin 80 kişilik Parti Meclisi ile 15 kişilik Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri de belirlendi.</p>

<p>Kuruluşun ardından Ekrem İmamoğlu, yayımladığı mesajla YENİ Parti'ye destek vererek "Yeni Parti Genel Başkanımız Özgür Özel ile yürüyelim arkadaşlar" çağrısında bulundu.</p>

<p>Bugün ise Özgür Özel, Kurucular Kurulu üyeleriyle Anıtkabir'i ziyaret ettikten sonra Parti Meclisi toplantısına başkanlık ederek Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyelerini belirledi.</p>

<p>Kaynak: Cumhuriyet</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 18:54:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>YENİ Parti programını açıkladı: Parlamenter sistem, anadil hakkı ve eşit vatandaşlık vurgusu</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/yeni-parti-programini-acikladi-parlamenter-sistem-anadil-hakki-ve-esit-vatandaslik-vurgusu-31795</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/yeni-parti-programini-acikladi-parlamenter-sistem-anadil-hakki-ve-esit-vatandaslik-vurgusu-31795</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/yeni-parti-programini-acikladi-parlamenter-sistem-anadil-hakki-ve-esit-vatandaslik-vurgusu-1784963142.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/07/yeni-parti-programini-acikladi-parlamenter-sistem-anadil-hakki-ve-esit-vatandaslik-vurgusu-1784963142.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/yeni-parti-programini-acikladi-parlamenter-sistem-anadil-hakki-ve-esit-vatandaslik-vurgusu-1784963142.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[YENİ Parti, kuruluşunun ardından parti programı ve tüzüğünü kamuoyuyla paylaştı. Genel Başkan Özgür Özel liderliğinde hazırlanan programda, güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş, eşit vatandaşlık anlayışı, ana dil hakkı, Kürt sorununun demokratik çözümü, Alevilerin talepleri, laik eğitim ve kadın haklarına yönelik düzenlemeler öne çıktı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Partinin internet sitesinde yayımlanan 41 sayfalık programda, CHP'nin Özgür Özel döneminde güncellenen programı ve tüzüğünün esas alındığı, metnin özetlenerek yeniden düzenlendiği belirtildi.</p>

<p>Programda, "eşit vatandaşlık" ilkesi temel yaklaşım olarak benimsenirken, tüm yurttaşların ana dilini öğrenme, kullanma ve geliştirme hakkının güvence altına alınacağı ifade edildi. Metinde, hiç kimsenin kimliği nedeniyle ayrımcılığa uğramasına izin verilmeyeceği vurgulandı.</p>

<p>Kürt sorununun çözümüne ilişkin bölümde ise, "Terörün sona ermesiyle birlikte eşitlikçi, katılımcı ve demokratik bir siyasi ve toplumsal düzen kurularak Kürt sorununda kalıcı çözüm sağlanacaktır." ifadesine yer verildi. Ayrıca Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde kalkınmayı destekleyecek özel programların hayata geçirileceği kaydedildi.</p>

<p>Programda Alevilerin yaşadığı hak ihlallerinin giderilmesi hedeflenirken, cemevlerine ibadethane statüsü tanınacağı ve buna ilişkin yasal düzenlemelerin yapılacağı taahhüt edildi.</p>

<p>YENİ Parti, programında "Türkiye İttifakı" anlayışını da ön plana çıkardı. Farklı siyasi görüşlerden, etnik kökenlerden ve inançlardan vatandaşların ortak bir gelecek etrafında buluşmasının amaçlandığı belirtilirken, toplumsal kutuplaşmayı reddeden bir siyaset anlayışının benimsendiği ifade edildi.</p>

<p>Siyasi sistem başlığında, tarafsız ve sembolik yetkilere sahip cumhurbaşkanlığı modeliyle güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüş hedefi yer aldı. Eğitim politikalarında ise devletin kamusal eğitim sorumluluğunun cemaatlere, tarikatlara, vakıflara ve derneklere devredilmeyeceği belirtilirken, karma, laik ve bilimsel eğitimin temel ilke olacağı vurgulandı.</p>

<p>Kadın haklarına ilişkin bölümde, Türkiye'nin yeniden İstanbul Sözleşmesi'ne taraf olması hedefi ortaya konuldu. Kadın ve çocuk haklarını güvence altına alan ulusal ve uluslararası sözleşmelerin eksiksiz uygulanacağı belirtilirken, ekonomi başlığında "mor ekonomik dönüşüm" yaklaşımıyla kadın istihdamının artırılması, bakım hizmetlerinin kamusallaştırılması ve kadınların sağlık ile eğitim hizmetlerine erişimin güçlendirilmesi hedefleri sıralandı.</p>

<p>Programın giriş bölümünde ise Türkiye'nin sahip olduğu potansiyele rağmen mevcut ekonomik ve siyasi düzenin vatandaşlara refah ve güvence sunamadığı savunuldu. Gelir adaletsizliği, yoksulluk, hukukun üstünlüğü ve liyakat eksikliği eleştirilirken, "Bu düzen kendiliğinden değişmeyecek. Biz değiştireceğiz." ve "Bu kara düzeni değiştireceğiz." ifadeleriyle değişim mesajı verildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 25 Jul 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>YENİ Parti&#039;nin PM ve YDK üyeleri belli oldu!</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/yeni-partinin-pm-ve-ydk-uyeleri-belli-oldu-31793</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/yeni-partinin-pm-ve-ydk-uyeleri-belli-oldu-31793</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/yeni-partinin-pm-ve-ydk-uyeleri-belli-oldu-1784908644.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/07/yeni-partinin-pm-ve-ydk-uyeleri-belli-oldu-1784908644.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/yeni-partinin-pm-ve-ydk-uyeleri-belli-oldu-1784908644.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[  Özgür Özel'in oy birliği ile genel başkan seçildiği YENİ Parti Kurucular Kurulu toplantısında partinin yönetim organları belirlendi. Toplantıda 80 kişilik Parti Meclisi ile 15 kişilik Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri seçildi. Gökhan Günaydın, Murat Emir ve Ali Mahir Başarır, YENİ Parti'nin grup başkanvelilliğine seçilen isimler oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>YENİ Parti’nin Kurucular Kurulu toplantısında genel başkanlık seçiminin ardından Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri de belirlendi.</p>

<p>Özgür Özel’in oy birliğiyle genel başkan seçildiği toplantıda, partinin karar ve disiplin organlarında görev alacak isimler kamuoyuna açıklandı.</p>

<h3><strong>YENİ PARTİ PARTİ MECLİSİ ÜYELERİ</strong></h3>

<p><strong>Kurucular Kurulu toplantısında Parti Meclisine seçilen isimler şöyle:</strong></p>

<p>1. Ahmet Tuncay ÖZKAN</p>

<p>2. Ahmet Vehbi BAKIRLIOĞLU</p>

<p>3. Ali GÖKÇEK</p>

<p>4. Aliye TİMİSİ ERSEVER</p>

<p>5. Aliye COŞAR</p>

<p>6. Asu KAYA</p>

<p>7. Aşkın GENÇ</p>

<p>8. Ayça TAŞKENT</p>

<p>9. Ayhan BARUT</p>

<p>10. Aykut KAYA</p>

<p>11. Aylin YAMAN</p>

<p>12. Ayşe Sibel YANIKÖMEROĞLU</p>

<p>13. Barış KARADENİZ</p>

<p>14. Bekir BAŞEVİRGEN</p>

<p>15. Bilal BİLİCİ</p>

<p>16. Bülent TEZCAN</p>

<p>17. Cavit ARI</p>

<p>18. Cemal ENGİNYURT</p>

<p>19. Cumhur UZUN</p>

<p>20. Deniz YAVUZYILMAZ</p>

<p>21. Deniz YÜCEL</p>

<p>22. Doğan DEMİR</p>

<p>23. Ednan ARSLAN</p>

<p>24. Elvan IŞIK GEZMİŞ</p>

<p>25. Ensar AYTEKİN</p>

<p>26. Evrim KARAKOZ</p>

<p>27. Evrim RIZVANOĞLU EMİR</p>

<p>28. Eylem Ertuğ ERTUĞRUL</p>

<p>29. Fahri ÖZKAN</p>

<p>30. Fethi AÇIKEL</p>

<p>31. Gamze TAŞCIER</p>

<p>32. Gizem ÖZCAN</p>

<p>33. Gökçe GÖKÇEN</p>

<p>34. Hasan ÖZTÜRK</p>

<p>35. Hikmet Yalım HALICI</p>

<p>36. İbrahim ARSLAN</p>

<p>37. İsmail Atakan ÜNVER</p>

<p>38. İsmet GÜNEŞHAN</p>

<p>39. İzzet AKBULUT</p>

<p>40. Kayıhan PALA</p>

<p>41. Mahmut TANAL</p>

<p>42. Mehmet TAHTASIZ</p>

<p>43. Mehmet Salih UZUN</p>

<p>44. Melih MERİÇ</p>

<p>45. Metin İLHAN</p>

<p>46. Murat BAKAN</p>

<p>47. Murat ÇAN</p>

<p>48. Mustafa ERDEM</p>

<p>49. Mustafa SARIGÜL</p>

<p>50. Mustafa Sezgin TANRIKULU</p>

<p>51. Mühip KANKO</p>

<p>52. Nail ÇİLER</p>

<p>53. Namık TAN</p>

<p>54. Nurhayat ALTACA KAYIŞOĞLU</p>

<p>55. Okan KONURALP</p>

<p>56. Orhan SÜMER</p>

<p>57. Özgür CEYLAN</p>

<p>58. Gökan Zeybek</p>

<p>59. Özgür Erdem İNCESU</p>

<p>60. Reşat KARAGÖZ</p>

<p>61. Servet MULLAOĞLU</p>

<p>62. Seyit TORUN</p>

<p>63. Sibel SUİÇMEZ</p>

<p>64. Suat ÖZÇAĞDAŞ</p>

<p>65. Süleyman BÜLBÜL</p>

<p>66. Süreyya ÖNEŞ DERİCİ</p>

<p>67. Şeref ARPACI</p>

<p>68. Tahsin OCAKLI</p>

<p>69. Talat DİNÇER</p>

<p>70. Talih ÖZCAN</p>

<p>71. Türkan ELÇİ</p>

<p>72. Uğur BAYRAKTUTAN</p>

<p>73. Ulaş KARASU</p>

<p>74. Utku ÇAKIRÖZER</p>

<p>75. Ümit ÖZLALE</p>

<p>76. Yaşar TÜZÜN</p>

<p>77. Yunus EMRE</p>

<p>78. Yüksel TAŞKIN</p>

<p>79. Zeynel EMRE</p>

<p>80. Seda Kaya ÖSEN</p>

<h3><strong>YÜKSEK DİSİPLİN KURULU DA BELİRLENDİ</strong></h3>

<p><strong>YENİ Parti Yüksek Disiplin Kuruluna seçilen 15 isim ise şöyle:</strong></p>

<p>1. Ahmet Tuna Soydemir</p>

<p>2. Ali Güvenbaş</p>

<p>3. Buse Batyar</p>

<p>4. Bülent Yücetürk</p>

<p>5. Deniz Orhon</p>

<p>6. Emin Anıl Koç</p>

<p>7. Emresan Dalveren</p>

<p>8. Ezgi Rahime Taşdemir</p>

<p>9. Gülsemin Kaya</p>

<p>10. Işıl Name Evgin</p>

<p>11. Kubilay Cem Baran Fırat</p>

<p>12. Mehmet Hadimi Yakupoğlu</p>

<p>13. Mete Doğukan Beyaz</p>

<p>14. Ural Baysal</p>

<p>15. Ziya Gökalp Koca</p>

<h3><strong>BAŞKANVEKİLLERİ BELLİ OLDU</strong></h3>

<p>YENİ Parti Kapalı Grup Toplantısında Grup Başkanvekilliğine seçilen isimler şöyle:</p>

<p>- Ali Mahir Başarır</p>

<p>- Murat Emir</p>

<p>- Gökhan Günaydın</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 18:54:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Özgür Özel dahil 91 milletvekili CHP&#039;den istifa ederek Yeni Parti&#039;yi kurdu</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ozgur-ozel-dahil-91-milletvekili-chpden-istifa-ederek-yeni-partiyi-kurdu-31792</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ozgur-ozel-dahil-91-milletvekili-chpden-istifa-ederek-yeni-partiyi-kurdu-31792</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/ozgur-ozel-dahil-91-milletvekili-chpden-istifa-ederek-yeni-partiyi-kurdu-1784884615.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/07/ozgur-ozel-dahil-91-milletvekili-chpden-istifa-ederek-yeni-partiyi-kurdu-1784884615.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/ozgur-ozel-dahil-91-milletvekili-chpden-istifa-ederek-yeni-partiyi-kurdu-1784884615.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Yeni Parti'nin kuruluş evraklarını imzalayarak Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa etti. Özel'in ekibi, saat 11:00'de kuruluş dilekçesinin İçişleri Bakanlığı'na verileceğini duyurdu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Yeni Parti'nin kuruluş dilekçesinin İçişleri Bakanlığı'na verilmesi öncesinde parti ismi, kurucu milletvekilleri, örgütlenme modeli ve Meclis'teki olası dengelere ilişkin kritik ayrıntılar netleşmeye başladı.</p>

<p>Özel'in ekibi, saat 11:00'de&nbsp; kuruluş dilekçesinin İçişleri Bakanlığı'na verileceğini ve cuma namazının ardından parti yönetiminin belirleneceğini duyurdu.</p>

<p>Özel ile birlikte toplam 91 milletvekilinin Cumhuriyet Halk Partisi'nden istifa ederek Yeni Parti Kurucular Kurulu'na katıldığı açıklandı.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, İçişleri Bakanlığı'na öncelikle "Yeni Parti" adıyla başvuru yapılacak.</p>

<p>Ancak bu ismin daha önce alınmış olması ya da hukuki bir engelle karşılaşılması ihtimaline karşı iki alternatif isim de hazır tutuluyor.</p>

<p>Kulislerde ikinci alternatifin "Değişim Partisi" olduğu konuşuluyor.</p>

<p>Bu nedenle kurucu milletvekillerinden sadece "Yeni Parti" için değil, yedek iki isim için de imza alındı.</p>

<h2><strong>Kırmızı-beyaz logo</strong></h2>

<p>Parti logosu hazırlıkları da tamamlandı. "Yeni Parti" ve alternatif isimlerin tamamı için ayrı logo çalışmaları yapıldığı, tüm tasarımlarda "Türkiye İttifakı" vurgusunu simgeleyen kırmızı-beyaz renklerin tercih edildiği öğrenildi.</p>

<p>Kaynakların verdiği bilgiye göre, Yeni Parti'nin tüzük ve programının temelini CHP'de Özgür Özel yönetimi döneminde uygulanan tüzük ve program oluşturacak.</p>

<p>Ancak kuruluş aşamasında dar kapsamlı bir tüzük ve programla yola çıkılacak.</p>

<p><strong>Kuruluş dilekçesi ne zaman verilecek?</strong></p>

<p>Kuruluş dilekçesinin, son kurucu milletvekilinin imzası tamamlanıncaya kadar İçişleri Bakanlığı'na verilmeyeceği belirtildi.</p>

<p>Bu nedenle kurucu genel başkan olmaya hazırlanan Özgür Özel'in, birkaç gündür milletvekilleri ve parti kurullarıyla yapılan toplantılarda, "Bir arkadaşımız bile 'bekleyin' diyorsa sonuna kadar bekleyeceğiz. Gerekirse partiyi bir iki gün geç kuracağız ama kimseyi dışarıda bırakmayacağız" mesajını verdiği ifade edildi.</p>

<p>Özel 23 Temmuz Perşembe gün boyunca kararsız milletvekilleriyle son görüşmelerini yaptı.</p>

<p>24 Temmuz Cuma Özgür Özel'in partinin kuruluş evraklarını imzalayarak, CHP'den istifa ettiği duyuruldu.</p>

<p>Özgür Özel Hacıbayram Veli Camii'nde cuma namazı kılacak, ardından da TSİ 14.00'te parti yönetimi seçilecek.</p>

<p>Partinin kuruluş dilekçesinin verilmesinden önce milletvekilleri topluca istifa kararı aldı.</p>

<p>Buna göre milletvekilleri hem e-devlet üzerinden Yargıtay'a üyelik sonlandırma bildirimi yapacak hem de TBMM Başkanlığı'na CHP'den istifa dilekçelerini sunacak.</p>

<h2><strong>Milletvekilleri neden kurucu oldu?</strong></h2>

<p>Yeni partiye katılacak milletvekili sayısı yalnızca siyasi güç açısından değil, TBMM'deki dengeler bakımından da kritik önem taşıyor.</p>

<p>Resmi bir sayı hedefi belirlenmediği belirtilirken, mümkün olan en yüksek katılımın sağlanmasına çalışılıyor. 93 milletvekilinin yeni parti saflarında alacağı iddia edildi. Bu da yeni partinin Meclis'te ana muhalefet partisi olacağı anlamına geliyor.</p>

<p>Özel'e yakın kaynaklar, kurucuların tamamının milletvekili olmasını iki temel gerekçeye dayandırıyor.</p>

<p>İlk gerekçe, partinin kuruluş sürecinin idari bir engelle karşılaşmasını önlemek.</p>

<p>Parti kaynaklarına göre, tanınmayan ya da milletvekili olmayan kurucular söz konusu olduğunda İçişleri Bakanlığı'nın "inceleme" gerekçesiyle kuruluş sürecini geciktirme ihtimaline karşı bu yöntem tercih edildi.</p>

<p>Milletvekilleri hakkında ayrıca inceleme, araştırma ya da güvenlik soruşturması gibi bir prosedüre gerek bulunmaması nedeniyle, olası gecikmelerin önüne geçilmesinin amaçlandığı ifade ediliyor.</p>

<p>İkinci ve en önemli gerekçe ise partinin "ana muhalefet partisi" güçlü temsille Meclis'teki yerini almasının sağlanması.</p>

<p>Yeni partiye yüksek katılımın CHP'nin Meclis'teki konumunu doğrudan etkileyeceğine dikkat çekiliyor.</p>

<p>CHP'nin milletvekili sayısının 46'nın altına düşmesi halinde partinin MHP'nin de gerisine inerek TBMM'de beşinci parti konumuna düşeceği hesaplanıyor.</p>

<p>Böyle bir durumda CHP'nin Meclis Başkanvekilliği, Başkanlık Divanı'ndaki temsil oranı ve komisyonlardaki üye sayısında da azalma yaşanacağı belirtiliyor.</p>

<p>Milletvekili sayısı ayrıca yeni partiye tahsis edilecek grup odaları, danışman kadroları ve diğer Meclis imkânlarının belirlenmesinde de etkili olacak.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre, yeni ana muhalefet partisi haline gelmesi beklenen Özgür Özel yönetiminin, halen CHP grubuna tahsis edilen genel başkanlık odası ile grup alanlarının kullanılmaya devam edilmesine yönelik hukuki ve siyasi hazırlık yaptığı da ifade ediliyor.</p>

<h2><strong>10 günde 41 ilde örgütlenme hedefi: Amaç seçime girme yeterliliğini sağlamak</strong></h2>

<p>Yeni Parti'nin olası bir baskın seçime karşı hızla "seçime girme yeterliliği"ni kazanabilmesi için örgütlenme çalışmalarının ve olağan büyük kurultayın hızla tamamlanması planlanıyor.</p>

<p>Özel, partinin şu anda "teknik" olarak kuruluşunu tamamlayacağını, siyasi kuruluşunun ise ağustos veya eylül ayında gerçekleştirileceğini söyledi.</p>

<p>Bu çerçevede, asıl kapsamlı program ve tüzük de partinin siyasi kuruluşunun ilan edileceği, ağustos ya da eylül ayında yapılması planlanan ilk olağan büyük kurultayda oylanarak hayata geçirilecek.</p>

<p>Parti kaynakları, TBMM'nin ekim ayında başlayacak yeni yasama yılına kadar büyük kurultayını yapmış, seçime girme yeterliliğini kazanmış bir ana muhalefet partisi olarak Meclis'te yer almayı hedeflediklerini ifade ediyor.</p>

<h2><strong>'CHP'yi aşan örgütlenme modeli'</strong></h2>

<p>Yeni partinin yalnızca CHP'nin devamı değil, daha geniş bir siyasi zemini temsil etmesinin hedeflendiği belirtiliyor.</p>

<p>Bu kapsamda sivil toplum kuruluşları, meslek örgütleri ve farklı toplumsal kesimlerin parti örgütlerinde yer alması sağlanacak.</p>

<p>CHP'dekinden daha fazla kurul oluşturulacağını belirten parti kaynakları, farklı kesimlerin karar alma mekanizmalarına doğrudan katılımını sağlayacak yeni bir örgütlenme modeli üzerinde çalıştıklarını ifade ettiler.</p>

<p>Kuruluş dilekçesinin İçişleri Bakanlığı'na verilmesinin ardından kurucu genel başkan Özgür Özel olacak. Milletvekillerinden oluşan Kurucular Kurulu önce genel başkanı seçecek, ardından Parti Meclisi (PM) ile Yüksek Disiplin Kurulu'nu (YDK) oluşturacak. Genel Başkan da daha sonra Merkez Yönetim Kurulu'nu (MYK) belirleyecek.</p>

<h2><strong>Fezlekeli vekillerden Özel'e mesaj</strong></h2>

<p>Öte yandan, belediyelere yönelik yolsuzluk iddiaları kapsamında haklarında fezleke hazırlanan bazı milletvekillerinin, yeni partinin tartışma konusu olmaması için Özgür Özel'e, "İsterseniz bana görev vermeyebilirsiniz" yönünde görüşlerini ilettikleri belirtildi.</p>

<h2><strong>Aidat tartışması</strong></h2>

<p>Yeni Parti'ye geçmeye hazırlanan milletvekilleri, dün Grup Başkanvekili Murat Emir başkanlığında kısa bir toplantı yaptı.</p>

<p>Toplantıda CHP TBMM Grubu hesapları ibra edildi. Grup bütçesinde milletvekili aidatlarından oluşan kaynağın milletvekillerine iade edildiği iddiası ise tartışma yarattı.</p>

<p>Kemal Kılıçdaroğlu yönetimine destek veren İzmir Milletvekili Sevda Erdan Kılıç, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, milletvekillerinden kesilen aidatların "tasfiye payı" anlayışıyla dağıtılmasını doğru bulmadığını belirterek, kendisine yapılacak herhangi bir iade ödemesini kabul etmeyeceğini açıkladı.</p>

<p>Kapalı grup toplantısında ise milletvekillerine sürecin hassasiyeti anımsatılarak, Gizliliğe özen gösterelim" uyarısının yapıldığı öğrenildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 24 Jul 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Özgür Özel: Yeni partimizi kuruyoruz</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ozgur-ozel-yeni-partimizi-kuruyoruz-31781</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ozgur-ozel-yeni-partimizi-kuruyoruz-31781</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/ozgur-ozel-yeni-partimizi-kuruyoruz-1784640703.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/07/ozgur-ozel-yeni-partimizi-kuruyoruz-1784640703.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/ozgur-ozel-yeni-partimizi-kuruyoruz-1784640703.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada yeni bir parti kuracaklarını açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Özel, "Yeni partimizi milletimizin seçtiği, ona yetkisini emanet ettiği milletvekilleriyle ilk adımını atarak kuruyoruz. Hiç şüpheniz olmasın ki açık ara farkla TBMM'nin ana muhalefet partisi oluyoruz." dedi.</p>

<p>Yeni partinin teknik işlemlerin tamamlanmasının ardından milletvekilleriyle birlikte faaliyetlerine başlayacağını belirten Özel, CHP Grup kürsüsüne veda ettiklerini ancak ana muhalefet görevini sürdüreceklerini ifade etti.</p>

<p>Konuşmasında "kontrollü muhalefeti" kabul etmediklerini söyleyen Özel, yeni oluşumun bir ayrılık değil, iktidar yürüyüşünü güçlendirecek yeni bir adım olduğunu savundu.</p>

<p>Özel ayrıca, Ekrem İmamoğlu, Mansur Yavaş ve diğer partili belediye başkanlarının bu süreçte birlikte hareket edeceğini belirterek, "Bu yeni yürüyüşe hazır mısınız?" sözleriyle partililere çağrıda bulundu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 21 Jul 2026 16:23:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>DEM Parti çerçeve yasa taslağı için Bahçeli ile görüştü</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/dem-parti-cerceve-yasa-taslagi-icin-bahceli-ile-gorustu-31758</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/dem-parti-cerceve-yasa-taslagi-icin-bahceli-ile-gorustu-31758</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/dem-parti-cerceve-yasa-taslagi-icin-bahceli-ile-gorustu-1784211708.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/07/dem-parti-cerceve-yasa-taslagi-icin-bahceli-ile-gorustu-1784211708.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/dem-parti-cerceve-yasa-taslagi-icin-bahceli-ile-gorustu-1784211708.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[DEM Parti, Meclis tatile girmeden çerçeve yasasının çıkarılması amacıyla peş peşe görüşmeler yapıyor.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan ile Mithat Sancar, 15 Temmuz'da AKP Genel Başkan Vekili Efkan Ala ile biraraya geldi.</p>

<p>Heyet 16 Temmuz'da da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Meclis'te görüştü.</p>

<p>BBC Türkçe'nin edindiği bilgiye göre, çerçeve taslağın DEM Parti'ye iletilmesi halinde, heyetin hafta sonuna kadar İmralı'ya giderek çerçeve yasa taslağını Abdullah Öcalan'a sunması planlanıyor.</p>

<p>Edinilen bilgilere göre Öcalan'ın taslakla ilgili değerlendirmelerini de heyet aracılığıyla iktidar partisi ve sonrasında kamuoyuyla paylaşması bekleniyor.</p>

<p>AKP, çerçeve yasanın komisyonda yer alan partilerin uzlaşısıyla Meclis'e sunulmasını hedefliyor.</p>

<p>DEM Parti ise muhalefetle uzlaşma arayışına karşı olmadığını, ancak taslağın öncelikle sürecin taraflarıyla paylaşılması gerektiğini savunuyor.</p>

<p>DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları 14 Temmuz'daki grup toplantısında da çerçeve yasa beklentilerini dile getirdi ve "Bu yaz mevsimini heba etmeyelim. Temmuz'da çerçeve yasayı çıkaralım" dedi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 16 Jul 2026 17:17:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Hatimoğulları: &quot;Silahı yakan PKK’liler kapıdan girmeyi bekliyor&quot;</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/hatimogullari-silahi-yakan-pkkliler-kapidan-girmeyi-bekliyor-31742</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/hatimogullari-silahi-yakan-pkkliler-kapidan-girmeyi-bekliyor-31742</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/hatimogullari-silahi-yakan-pkkliler-kapidan-girmeyi-bekliyor-1783776601.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/07/hatimogullari-silahi-yakan-pkkliler-kapidan-girmeyi-bekliyor-1783776601.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/hatimogullari-silahi-yakan-pkkliler-kapidan-girmeyi-bekliyor-1783776601.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, "Silah bırakan PKK'liler bir yıldır bu kapıdan girmeyi bekliyor. Şimdi görev Meclis'te, iktidarda, siyaset kurumlarında ve devlettedir. Hepimizin görevi, zemini hukuk, çatısı demokrasi olan ortak bir yaşamı kurmaktır." dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong>&nbsp;DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin Ankara Balgat'taki Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenledi.</p>

<p>Hatimoğulları, 11 Temmuz'un PKK'nin silah yakma töreninin yıl dönümü olduğunu belirterek, bugünkü açıklamalarını bu gündem çerçevesinde yapacağını söyledi.</p>

<p>11 Temmuz 2025'te Süleymaniye'de gerçekleştirilen silah yakma töreninin "tarihi bir dönüm noktası" olduğunu ifade eden Hatimoğulları, şunları söyledi:</p>

<p>"O gün Süleymaniye'de Barış Anneleri, kadınlar, gençler, farklı ülkelerden siyasi parti temsilcileri, demokratik kitle örgütleri, sivil toplum kuruluşları ve dünyanın birçok ülkesinden gelen basın mensuplarıyla birlikte bu tarihi ana tanıklık ettik. Oradan büyük bir umut ve büyük bir inançla döndük. Ateş yakıldı ve silahlar ateşe atıldı. O ateş; ölümü, çatışmayı ve şiddeti tarihe havale eden, yaşamı kutsayan ve barışı çağıran bir ateşti. O gün gördüğümüz şey açık ve netti: Silahlı bir dönem yerini demokratik siyaset dönemine bırakıyordu."</p>

<h3><strong>"Silahı yakan PKK'liler kapıdan girmeyi bekliyor"</strong></h3>

<p>Hatimoğulları, PKK'nin attığı adımların ardından devlet ve siyaset kurumunun da sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>"Sayın Abdullah Öcalan'ın çağrısı bir kapı açtı. Silahı yakan PKK'liler bir yıldır bu kapıdan girmeyi bekliyor. Şimdi görev Meclis'te, iktidarda, siyaset kurumlarında ve devlettedir. Hepimizin görevi; zemini hukuk, çatısı demokrasi olan ortak bir yaşamı kurmaktır."</p>

<h3><strong>"Bu bir yıl yeterince değerlendirilmedi"</strong></h3>

<p>PKK'nin silahları yakmasının ardından geçen bir yıllık süreci değerlendiren Hatimoğulları, barış sürecinin hukuki ve demokratik düzenlemelerle desteklenmediğini savundu.</p>

<p>Hatimoğulları, şunları kaydetti:</p>

<p>"Dünyada çatışma ve çözüm deneyimleri içinde eşine az rastlanan bir adım atıldı. Bu büyük bir iyi niyet göstergesiydi. Silahlar geri dönüşsüz biçimde yakıldı. Fakat bu bir yıl yeterince değerlendirilmedi. Bugün çok daha iyi bir noktada olunabilirdi. Hukuki çerçeve hazırlanmış, İmralı'da özgür çalışma koşulları oluşturulmuş, kayyum pratiği bitirilmiş, cezaevlerine dair cesur adımlar atılmış ve siyasi tutsaklar serbest bırakılmış olabilirdi. Bunlar olsaydı bu bir yılı çok daha başarılı, umut verici ve olumlu bir biçimde geçirmiş olacaktık. Bunların hiçbiri lütuf değildir. Barışa inanılıyorsa adım atılır, çözüme inanılıyorsa hukuk kurulur, demokratik siyasete inanılıyorsa seçilmişlerin iradesi tanınır."</p>

<p>Hatimoğulları, Abdullah Öcalan'ın süreci yürütebileceği koşulların oluşturulması gerektiğini belirterek, "Sayın Öcalan'ın çalışma, görüşme, iletişim kurma ve süreci yönetebileceği özgür çalışma koşullarının oluşması şarttır. Baş müzakereci özgürce konuşamıyorsa iktidar ve devlet bu süreci nasıl ilerletmeyi düşünebilir?" dedi.</p>

<p>Temmuz ayında çıkarılması beklenen yasal düzenlemeye ilişkin de çağrıda bulunan Hatimoğulları, şöyle konuştu:</p>

<p>"Bu ay çıkması beklenen çerçeve yasa daha fazla geciktirilmemeli ve müzakere edildiği şekilde çıkmalıdır. Kategorik ayrımlar ya da pişmanlık dayatmalarıyla değil, kapsayıcı, barış ve çözüm odaklı bir yasa hazırlanmalıdır. Bütün Türkiye şunu bilmeli: PKK'nin attığı bütün adımların zeminini Sayın Abdullah Öcalan sağlamıştır. Geçen sene bugün silahlar yakıldıysa, bunu Sayın Abdullah Öcalan'ın onurlu barış perspektifi sağlamıştır."</p>

<h3><strong>"Bir çağrımız da iktidara ve devlete"</strong></h3>

<p>Hatimoğulları, konuşmasının sonunda Türkiye'nin tarihi bir fırsatla karşı karşıya olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>"Bugün silahların sustuğu ve artık konuşmayacağının ilan edildiği bir dönemde, Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmesi Türkiye toplumunun tamamını rahatlatacaktır. Bu süreç yalnızca Kürt halkının değil, demokrasiden, barıştan ve insan haklarından yana olan herkesin sahip çıkması gereken bir süreçtir.</p>

<p>Buradan bir çağrımız da iktidara ve devlete: Temmuz ayını en doğru şekilde değerlendirelim. Beklenen çerçeve yasanın bir an önce beklentilere olumlu yanıt verecek şekilde çıkarılmasını sağlayalım. Bu engelleri ortadan kaldıralım ve yolumuzda daha güçlü bir şekilde ilerleyelim."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 11 Jul 2026 16:16:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kölelik: Zihinden bedene dönen esaret..</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/kolelik-zihinden-bedene-donen-esaret-31728</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/kolelik-zihinden-bedene-donen-esaret-31728</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/kolelik-zihinden-bedene-donen-esaret-1783424345.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/07/kolelik-zihinden-bedene-donen-esaret-1783424345.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/07/kolelik-zihinden-bedene-donen-esaret-1783424345.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Nureddin Şimşek yazdı...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Kölelik veya esaret, insanın geçici ya da ömür boyu mal sayılması ve sahibinin keyfine göre kullanılmasıdır. Sahibi tarafından köle muamelesi görmek, sadece fiziksel bir boyunduruk değil, aynı zamanda ruhsal bir teslimiyettir.</p>

<p>Doğuştan köle olan bir insan, bütün dünyayı esaret üzerinden bilir. Özgürlük duygusu onda filizlenmemiştir bile. Köleci sınıflar ise işlerine geldiği için özgürlük fikrine amansız düşmandır.</p>

<p>Çünkü özgürlük düşüncesi, sistemin temelini sarsar.</p>

<p>20.yüzyıla kadar kölelik, çoğu toplumda “normal” kabul ediliyordu. Yasalar köle alım-satımını, miras bırakmayı, kiralamayı meşrulaştırmıştı. Köle, efendisinin dediğini yapmak zorundaydı. “Ben de insanım, efendi de insan; aramızdaki fark nedir?” diye sormak aklına bile gelmezdi.<br />
Eski çağlarda bugün makinelerin yaptığı ağır işleri köleler yapardı. Köle, mirasın kendisiydi.</p>

<p>Bazı yasalara göre köleler mülk edinebiliyor ve fidye ödeyerek özgürlüğünü satın alabiliyordu.</p>

<p>Ancak başka bölgelerde kölelik kalıtsaldı; çocukları da doğuştan köle sayılıyordu. Yani esaret, bazen para ile bitebiliyor, bazen de atalardan miras kalıyordu. Köle sahibi durumdan memnundu. Köle ise zaten kaybetmişti; en azından çocuklarının geleceğini düşünmeliydi.</p>

<p>Roma İmparatorluğu’nda kölelerin hiçbir hakkı yoktu. Antik Yunan’da, Mezopotamya’da, Mısır’da kölelik doğal bir olgu olarak görülüyordu. Dikkat çekici olan şudur: Bu uygarlıklar, devletli toplumların öncüleridir.</p>

<p>Avcı-toplayıcı topluluklarda doğayla mücadele zor olsa da, köle-köle sahibi ayrımı henüz oluşmamıştı. Kölelik, uygarlığın “ilerlemesiyle” birlikte ortaya çıktı.<br />
İnsan ve Yurttaşlık Hakları Bildirgesi’nde “insanlar özgür ve eşit doğar” denmesine rağmen, kölelik fiilen uzun süre devam etti.&nbsp;</p>

<p>Britanya İmparatorluğu 1807’de köle ticaretini, 1834’ten itibaren de köleliği yasakladı.&nbsp;</p>

<p>ABD’de 1865’te, Milletler Cemiyeti ise 1926’da köleliği uluslararası düzeyde mahkûm etti.&nbsp;</p>

<p>Avrupa’da işçi sınıfının, halkların mücadelesi bu değişimi hızlandırdı.&nbsp;</p>

<p>Feodal tımar sisteminde serfler kısmen özgür olsa da, köleci zihniyet tamamen yok olmadı.</p>

<p>Peki bugün ne oldu?<br />
Kölecilik kılıf değiştirdi. Artık zincirler demirden değil, çoğu zaman zihinsel ve ekonomik.</p>

<p>Yoksulluk ve çaresizlik hâlâ “kader” gibi sunuluyor. Köle sahibi ile köle arasındaki ilişki, patron-işçi, sistem-birey şeklinde devam ediyor. Üretici güçler maddi olarak güçlenmedikçe, zihinlerdeki kölelik yenilgiye uğratılamaz.</p>

<p>Tarih bize şunu gösteriyor: Kölelik, insanlığın uzun ve karanlık bir dönemiydi. Ancak aynı tarih, özgürlük mücadelesinin de zaferlerini kaydetti. Yoksulluğun ve çaresizliğin kader olmadığını anladığımız anda, kazanan biz olacağız.</p>

<p>Zihnimizdeki esareti kırdığımız gün, gerçek özgürlük başlayacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 07 Jul 2026 14:37:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bakırhan &quot;süreç&quot;, Bahçeli &quot;mavi vatan&quot; dedi</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/bakirhan-surec-bahceli-mavi-vatan-dedi-31696</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/bakirhan-surec-bahceli-mavi-vatan-dedi-31696</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/bakirhan-surec-bahceli-mavi-vatan-dedi-1782821506.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/bakirhan-surec-bahceli-mavi-vatan-dedi-1782821506.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/bakirhan-surec-bahceli-mavi-vatan-dedi-1782821506.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, partisinin grup toplantısında "sürece" ilişkin kaygılarını yinelerken, Kürt sorununun çözümüne dair büyük umutlar bağlanan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise son haftalarda olduğu gibi bu hafta da sessizliğini korudu. Bahçeli'nin gündeminde "mavi vatan" vardı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong> Öcalan'a yaptığı çağrıyla öne çıkan Devlet Bahçeli, son günlerde konudan uzaklaştıkça DEM Parti cephesinde de sorular ve şüpheler birikiyor. DEM Parti Eş Genel Başkanı&nbsp;<strong>Tuncer Bakırhan</strong>, bugünkü grup toplantısında yeniden süreci hatırlattı ve "çerçeve yasayı" sordu.</p>

<p>Kürt meselesinin demokratik çözümü için çerçeve yasa çağrısını yineleyen Bakırhan,&nbsp;<em>"Türkiye'nin önündeki asıl yol savaş mimarisine eklemlenmek değil; Kürt meselesinde çerçeve yasayla barışı hukuka bağlamaktır,&nbsp;</em><em>Yüz yıllık bir meseleyi şiddet zemininden hukuk zeminine çekmek küçük bir iş değildir"</em>&nbsp;dedi.</p>

<p>Her kesin bu yasayı beklediğini belirten Bakırhan,<em>&nbsp;</em>şunları söyledi:<br />
&nbsp;</p>

<p><em>"Dağdan dönmeyi bekleyenlerin de haksız, hukuksuz şekilde cezaevinde olanların da sürgünde yaşayanların da evladını bekleyen annelerin de gözü bu yasadadır.&nbsp;</em><em>Hukuk yoksa güven olmaz. Güven yoksa dönüş olmaz. Dönüş yoksa barış kalıcılaşmaz.&nbsp;Barış bekletilecek bir dosya değildir. İyi ve hayırlı işlerde acele etmek gerekir. Barış gibi hayati bir işte gecikmek, kötülüğe alan açmaktır. Tarihin kapısı bugün açıktır. O kapı açıkken içeri girmek gerekir. Çerçeve yasa gecikmeden, korkmadan, açık ve güven veren bir içerikle artık Meclis'e gelmelidir"</em>&nbsp;</p>

<p><strong>Bahçeli ayrı havada</strong></p>

<p>PKK'nin feshini sağlatan ve sık sık süreçle ilgili yaptığı açıklamalarla DEM Parti çevresinde "umut" haline gelen Devlet Bahçeli ise, günlerdir dikkat çekici bir sessizliğe bürünürken, bugün de grup toplantısında "süreç" sözcüğünü kullanmadı.Sık sık "mavi vatan" ifadelerini kullanan Bahçeli'nin gündeminde askeri hastaneler ve kabotaj bayramı vardı.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 30 Jun 2026 14:40:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Van&#039;da Kürd ulusal birliği arayışı</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/vanda-kurd-ulusal-birligi-arayisi-31686</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/vanda-kurd-ulusal-birligi-arayisi-31686</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/vanda-kurd-ulusal-birligi-arayisi-1782632485.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/vanda-kurd-ulusal-birligi-arayisi-1782632485.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/vanda-kurd-ulusal-birligi-arayisi-1782632485.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Kürt ulusal birliğinin sağlanması amacıyla çalışmalar yürüten ve farklı Kürt siyasi çevrelerini bir araya getiren Kürdistan Ulusal Birlik Girişim Komisyonu, 4. Konferansı'nı Van'da düzenledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) -</strong> PWK, PSK, Pêlkurd, Vejin ve Bağımsız şahsiyetlerden oluşan Kürdistan Ulusal Birlik Girişim Komisyonu 4. Konferansını dün (27.06.2026)&nbsp;Van’da gerçekleştirdi. Daha önce Kızıltepe, İzmir ve Urfa’da yapılan konferansların ardından Van’da gerçekleştirilen konferansa bölgeden yoğun bir katılım sağlandı. Muş, Bingöl, Bitlis ve Hakkari’den değişik görüşteki siyasi&nbsp;şahsiyetler konferansa katıldı. &nbsp;</p>

<p><strong>Hüsamettin&nbsp;Acar, Tayyip Kızılyıldız ve Sedat Doğan</strong>’ın yönettiği Konferans bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.</p>

<p>Konferansın ilk bölümünde Kürdistan Ulusal Birlik Girişimi Komisyonu’nda yer alan siyasi parti, grup ve şahsiyetler adına konuşmalar yapıldı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/007b40f8-8853-4440-9606-777e01997039.jpg" style="height:600px; width:800px" /></p>

<p>Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) Genel Başkanı <strong>Bayram Bozyel,</strong> Bağımsız şahsiyetler adına <strong>Ali Öncü</strong>, PÊLKURD adına <strong>Köroğlu Karaaslan</strong>, Vejin adına <strong>Mustafa Deniz</strong>, Kürdistan Yurtseverler Partisi (PWK) adına <strong>Mustafa Özçelik</strong> söz alarak ulusal birliğin tarihsel önemi, oluşturulmak istenen ulusal birliğin fikri çerçevesi ve modeli, birlik çalışmalarıyla ilgili şimdiye kadar yapılan toplantı ve girişimler hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Verilen 15 dakikalık aradan sonra konferansın ikinci bölümünde katılımcılar söz alarak yürütülen birlik çalımları hakkında görüş ve önerilerini dile getirdi.</p>

<p><strong>Ziya Avcı, İbrahim Güçlü, Bedirhan Epözdemir, Mehmet Baydar, Abdurrahim Gümüştekin,</strong> <strong>Mele Kerem </strong>yaptıkları değerlendirmelerde, başlatılan birlik çalışmasının bütün kesimleri kapsamasının önemine dikkat çekti.</p>

<p>Katılımcıların sorularını cevaplamak&nbsp;üzere toplantı sonunda söz alan PSK Genel Başkanı Bayram Bozyel, PWK Genel Başkanı Mustafa Özçelik ile Ali Öncü "katılımcıların önerilerine değer verdiklerini" belirterek, "Kürt milletinin varlığını kabul eden ve Kürt halkının Kürdistan’da kendisini yönetmesini benimseyen bütün Kürt kesimleriyle buluşmaya hazır olduklarını" dile getirdi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 28 Jun 2026 10:22:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Butlan sonrası ilk karşılaşma: Özel ile Kılıçdaroğlu tokalaştı</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/butlan-sonrasi-ilk-karsilasma-ozel-ile-kilicdaroglu-tokalasti-31677</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/butlan-sonrasi-ilk-karsilasma-ozel-ile-kilicdaroglu-tokalasti-31677</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/butlan-sonrasi-ilk-karsilasma-ozel-ile-kilicdaroglu-tokalasti-1782384117.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/butlan-sonrasi-ilk-karsilasma-ozel-ile-kilicdaroglu-tokalasti-1782384117.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/butlan-sonrasi-ilk-karsilasma-ozel-ile-kilicdaroglu-tokalasti-1782384117.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel, mahkemenin “mutlak butlan” kararının ardından ilk kez CHP'nin 22. Dönem Balıkesir Milletvekili Orhan Sür için TBMM'de düzenlenen cenaze töreninde bir araya geldi. Kılıçdaroğlu'nun Özel'le tokalaştığı, Ali Mahir Başarır'ın ise elini uzatmadığı görüldü.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Mahkemenin "mutlak butlan" kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine dönen Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel, yaşanan sürecin ardından ilk kez aynı törende yan yana geldi.</p>

<p>Kılıçdaroğlu ve Özel, CHP'nin 22. Dönem Balıkesir Milletvekili Orhan Sür için TBMM'de düzenlenen cenaze törenine katıldı. Törende Kılıçdaroğlu'nun bulunduğu sırada<strong>&nbsp;Ali Mahir Başarır</strong>,&nbsp;<strong>Murat Emir</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Muharrem İnce</strong>&nbsp;de yer aldı.</p>

<h3><strong>Özel'le tokalaştı, Başarır elini uzatmadı</strong></h3>

<p>Kılıçdaroğlu, tören alanına geldiğinde sırayla katılımcılarla tokalaştı. Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ile de el sıkıştı.</p>

<p>Ali Mahir Başarır'ın ise Kılıçdaroğlu'na elini uzatmadığı görüldü.</p>

<p>(Foto: ANKA)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 13:39:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Demirtaş&#039;tan &quot;süreç&quot; eleştirisi: Stratejik olarak ele alınmıyor</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/demirtastan-surec-elestirisi-stratejik-olarak-ele-alinmiyor-31676</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/demirtastan-surec-elestirisi-stratejik-olarak-ele-alinmiyor-31676</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/demirtastan-surec-elestirisi-stratejik-olarak-ele-alinmiyor-1782373368.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/demirtastan-surec-elestirisi-stratejik-olarak-ele-alinmiyor-1782373368.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/demirtastan-surec-elestirisi-stratejik-olarak-ele-alinmiyor-1782373368.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Edirne cezaevinde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş, "Az Kaldı" başlığıyla kaleme aldığı yazısında Öcalan'ın inisiyatif almasının sürece katkı sağladığını ancak Kürt-Türk ilişkilerinin ele alınmasında ciddi bir eksiklik olduğunu söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong> Demirtaş, QAD Barış Araştırmaları Merkezi için "Az Kaldı" başlığı altında yazı kaleme aldı.</p>

<p>Ortadoğu'daki gelişmelerden etkilenen ülkelerden birinin de&nbsp;Türkiye olduğuna dikkat çeken Demirtaş, yürütülen süreci&nbsp;bu açıdan bir taktik olarak gördüğünü yazdı.</p>

<p>Devletin konuya stratejik olarak yaklaşmadığını ifade eden Demirtaş, "Doğal olarak Türkiye de bu değişimden doğrudan etkilenen ülkelerin başında geliyor. Fakat Türkiye bu defa bu değişimi etkileme, yönetme ve yararlanma konusunda da kapasitesini artırmış bir ülke olarak öne çıkıyor. Yürütülen çözüm süreci de bu yaklaşımın sonucunda ortaya çıkmış ve ana stratejiye katkı sunduğu, sunacağı açıkça belli olan önemli bir taktiktir. 'Taktiktir' diyorum çünkü sürece yaklaşım konusunda yapılanlara, yapılmayanlara ve yapılacaklara bakınca sürecin devlet kanadında stratejik olarak ele alınmadığı rahatlıkla görülebiliyor. Devlet için ana strateji, küresel ve bölgesel değişim fırtınasından Türkiye’nin güçlenerek çıkmasını sağlamaktır. Türk devlet aklının bu şekilde çalışması normal ve kendi içinde de tutarlıdır." ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Öcalan'ın inisiyatif alması</strong></p>

<p>Demirtaş, şunları yazdı:</p>

<p>"Sayın Öcalan’ın inisiyatif alması da şu ana kadar büyük katkılar sağladı, sağlamaya da devam ediyor. Burada da bir yanlış, bir çelişki yoktur. Ama ciddi bir eksik vardır ki o da bölgesel düzeyde Kürt-Türk ilişkilerinin stratejik düzeyde yeniden ele alınmamasıdır. Özellikle Suriye ve Irak’ta, Kürtlerle ilişkiler konusunda daha kucaklayıcı, oralardaki Kürtlerin hakkını, hukukunu gözeten yeni bir yaklaşım herkese daha çok kazandıracaktır."</p>

<p><strong>"Kürt anneler Meclis'te horlandı, incitildi"</strong></p>

<p>Nitekim sürecin Kürtlere, 90 milyon yurttaşın özgürlüklerine, demokratik yaşamına, temel insan haklarına ve bunlarla doğrudan bağlantılı olarak refahına, ekonomisine ne kazandırdığını, ne kazandıracağını bilmiyoruz. Ne olması gerektiğini biliyoruz ama olup olmayacağını bilmiyoruz.</p>

<p>İşte sürecin en zayıf noktası, en tartışmalı kısmı burası. Türkiye Cumhuriyeti devleti, son yıllardaki savaş ve yıkım kasırgasından süreç sayesinde uzak durmayı başardı ki bu en büyük kazanımımızdır, dolayısıyla bunu yok saymak, buna değer vermemek haksızlık olur. Ama aynı süreçte mesela bir Kürt anne Meclis Komisyonunda Kürtçe konuşamadı, bir Kürt gazeteci üstünde Kürtçe yazı olan çantasıyla Meclis’e sokulmadı. İncitildiler, horlandılar. Kürt sorununun önemli kısmı zaten anadilidir, kimliktir. Bizler birlikte güzel bir gelecek kurmak için çabalarken bize reva görülen şey bu çağ dışı, onur kırıcı yaklaşım mı olacak?</p>

<p>Eminim ve isterdim ki Sayın Devlet Bahçeli’nin haberi olsaydı kendisi bizzat Meclis’in giriş kapısına giderdi ve üstünde bin yıllık kardeşlerinin ana dilinde yazı olan çantayı alır, Kürt gazetecinin de elinden tutup 'Gel kardeşim, burası senin meclisindir. Kimse senin anadilini engelleyemez, horlayamaz, yasaklayamaz. Çünkü sen olmadan ben var olamam, ben olmadan da sen var olamazsın. Bundan böyle yasal önlemler de alacağız ve Kürt diline de kendi anadilimiz kadar sahip çıkacağız. Artık eski zihniyetleri gömdük, yeni bir kardeşlik ruhuyla el ele, gönül gönüle beraberce yürüyeceğiz.' derdi. Ve eminim çok çok şey bir anda değişir, gereksiz bir sürü tabu, korku yıkılır, tuzla buz olurdu. Bu konuda geç kalınmış da sayılmaz.</p>

<p>Yani demem o ki süreç artık somut, elle tutulur, gözle görülür adımlar gerektiriyor, mecbur kılıyor. Bu adımlar da öyle taviz falan değil, hepimizin ortak yaşamı için ana sütü gibi hak ve helal olan adımlardır.</p>

<p>İçinden geçtiğimiz radikal değişim sürecini doğru algılayıp iyi analiz edebilenler eğer ki ahlaki, cesur bir duruş sergileyerek Türkiye’de büyük bir uzlaşmanın kapısını açabilirse işte o zaman kazanımlar on değil elli olur, yüz olur. Ama 'küçük olsun benim olsun' denirse on bile kazanılamayabilir, birle yetinilmek zorunda kalınır.</p>

<p>Burada da belirleyici olacak olan, Sayın Cumhurbaşkanı’nın bundan sonraki tutumu ve kararları olacaktır. Kendisi de gayet net farkındadır ki olası enkazdan ganimet kapmaya hazırlanan fırsatçılar, rant peşinde kırk takla atan şaklabanlar, yağcılıkta sınır tanımayan riyakarlar etrafına giderek daha fazla toplanmaya başladı. Sayın Cumhurbaşkanı eğer ilkeli, ahlaki, adil uzlaşmaların kapısını aralayacaksa tüm olup bitenlere bir nokta koyup butlandan, kayyumdan, tutukluluklardan medet umanlara da prim vermeyerek yeni başlangıçlara fırsat sunabilmelidir.</p>

<p><strong>"Kendime siyasetçi demeye utanır hale geldim"</strong></p>

<p>Memlekette siyasetin bu kadar niteliksiz, seviyesiz, ahlaksız ve çürümüş hallerine katlanmak gerçekten çok zor artık. Kendime siyasetçi demeye utanır hale geldim neredeyse. Sabah erken kalkanların koltuk kapmak için birbirini ezdiği bir ortamda biz halkımızın acılarıyla, sorunlarıyla yatıp kalkıyoruz, çareler üretmeye odaklanıyoruz. Boş tartışmalar, gereksiz gündemler bizim işimiz değil, olamaz. Muhalefetinden iktidarına aklı başında, memleketi ve halkı önemseyen her siyasetçiye düşen şey, dünyanın ışık hızıyla değiştiği şu çağda birlikte ne yapılabileceğini cesurca, uygar bir şekilde konuşmak ve yapmaktır.</p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Bahçeli, Sayın Özel başta olmak üzere Yeni Yol Grubu dahil tüm siyasi liderlerin artık çok daha geniş, çok daha kapsayıcı, çok daha kazandırıcı bir iş birliği zeminini zorlaması herkesin yararına olacaktır. Artık olağanüstü uygulamaları ve olağan dışı gerilimleri bitirecek olumlu adımları karşılıklı atarak yeni bir siyaset zemini kurmanın zamanıdır. Kıyasıya siyasi rekabet ve demokratik yarış elbette olacak, şarttır ama önce sahayı, zemini birlikte düzeltelim, sağlamlaştıralım. Sonra yeni bir toplumsal sözleşmeden demokrasi reformuna kadar, yeni siyasi ittifaklardan mücadele birliklerine kadar her şey çok daha rahat konuşulur, uzlaşılır ve çözülür.</p>

<p>Eğer ki kimse buna yanaşmıyor veya cesaret edemiyorsa da umutsuzluğa gerek yok; biz varız, çare biziz. Nasıl mı yapacağız? Cesaretle konuşarak, ezberleri bozarak birlikte yapacağız, merak etmeyin.</p>

<p>Ona da az kaldı."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 25 Jun 2026 10:21:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, AKP&#039;ye katıldı</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/istanbul-milletvekili-nimet-ozdemir-akpye-katildi-31673</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/istanbul-milletvekili-nimet-ozdemir-akpye-katildi-31673</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/chp-istanbul-milletvekili-nimet-ozdemir-akpye-katildi-1782305760.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/chp-istanbul-milletvekili-nimet-ozdemir-akpye-katildi-1782305760.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/chp-istanbul-milletvekili-nimet-ozdemir-akpye-katildi-1782305760.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[2024 yılında İYİ Parti'den, 17 Haziran 2026 tarihinde ise CHP'den istifa eden İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir, bugün AKP'ye katıldı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>2023 Genel Seçimlerinde İYİ Parti'den seçilen, Ekim 2024 tarihinde ise CHP'ye katılan İstanbul Milletvekili&nbsp;<strong>Nimet Özdemir</strong>, son olarak 17 Haziran 2026 tarihinde CHP'den istifa etti.</p>

<p>Özdemir, TBMM Başkanlığına sunduğu istifa dilekçesinde, "Gördüğüm lüzum üzerine Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ediyorum. Gereğini saygılarımla arz ederim" ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>Özdemir, istifasından bir hafta sonra bugün AKP'nin grup toplantısına katıldı. Özdemir'e AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin'in eşlik etti.</p>

<p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, partinin grup toplantısı sonrasında Nimet Özdemir'e rozet taktı. Böylece Özdemir resmen AKP'ye katılmış oldu.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 15:49:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdoğan: “Yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz”</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/erdogan-yasal-cerceve-uzerinde-calisiyoruz-31672</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/erdogan-yasal-cerceve-uzerinde-calisiyoruz-31672</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/erdogan-yasal-cerceve-uzerinde-calisiyoruz-1782304877.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/erdogan-yasal-cerceve-uzerinde-calisiyoruz-1782304877.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/erdogan-yasal-cerceve-uzerinde-calisiyoruz-1782304877.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, grup toplantısındaki konuşmasında sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Gerekli istişareleri yaptıktan sonra düzenlemeyi Meclis’in takdirine sunacağız.” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong> Erdoğan, “Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslar olarak ne kadar kanlı, ne kadar sinsi bir oyunu bozduğumuz ileride daha net bir şekilde görülecektir.” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Erdoğan, şunları söyledi:</p>

<p>"Terörsüz Türkiye sürecinde önemli merhaleler kat ettik. Süreç boyunca karşılaşılan sabotajlara rağmen sabır ve sağduyuyla hareket ederek süreci yönettik.</p>

<p>Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslar olarak ne kadar kanlı, ne kadar sinsi bir oyunu bozduğumuz ileride daha net bir şekilde görülecektir. Bölgemizin nasıl bir uçurumun kenarından döndüğü daha iyi anlaşılacaktır. Şunu artık herkes kabul etmelidir: Terör çıkmaz yoldur ve miadını doldurmuştur. Ülkemizde nasıl bir bahar havasının estiğini görüyoruz ve bunu daha da net göreceğiz.</p>

<p><strong>Yasal çerçeve</strong></p>

<p>Örgütün tasfiye sürecini hızlandıracak yasal çerçeve üzerinde çalışıyoruz. Gerekli istişareleri yaptıktan sonra düzenlemeyi Meclis’in takdirine sunacağız. Devletimizin niteliklerinden ve milletimizin değerlerinden taviz vermeden bu meseleyi çözecek kapasiteye sahip olduğumuza inanıyorum.</p>

<p>Cumhur İttifakı olarak, Meclisimizin de desteğiyle inşallah bu hayırlı süreci tamamlayacak ve tarihe gururla anacağımız bir kayıt düşeceğiz. Eğer yeniden bir Yenikapı ruhu aranıyorsa, bunun vücut bulması gereken zemin Terörsüz Türkiye sürecidir. Siyaset kurumu farklılıklarını bir yana bırakmalı, sürece destek vermeli ve bu meselenin milletin gündeminden çıkması için sorumluluk üstlenmelidir."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 15:33:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kılıçdaroğlu, Demirtaş için ne dedi?</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/kilicdaroglu-demirtas-icin-ne-dedi-31671</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/kilicdaroglu-demirtas-icin-ne-dedi-31671</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/kilicdaroglu-demirtas-icin-ne-dedi-1782287199.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/kilicdaroglu-demirtas-icin-ne-dedi-1782287199.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/kilicdaroglu-demirtas-icin-ne-dedi-1782287199.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine yeniden getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı televizyon programında Selahattin Demirtaş'ın tutuklanmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine yeniden getirilen Kemal Kılıçdaroğlu, "mutlak butlan" kararının ardından ilk kez katıldığı televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Kurultay sürecine ilişkin konuşan Kılıçdaroğlu, mahkemenin kendisini "kayyum" olarak görevlendirmesi halinde bunu kabul etmeyeceğini daha önce de açıkladığını söyledi.</p>

<p>Mahkemenin "mutlak butlan" kararı verdiğini hatırlatan Kılıçdaroğlu, bu nedenle görevi kabul ettiğini belirtti.</p>

<p>Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adaylığına ilişkin bir soruya ise, "Niye bunu tartışıyoruz?" cevabını veren Kılıçdaroğlu, "Ben bu sistemi, bu rejimi, tek adam rejimini kabul etmiyorum ki. Ben zorunlu olduğum için aday olmuştum. Biz Anayasa'yı değiştirmek istiyoruz" dedi.</p>

<p>Program boyunca zaman zaman gazetecilere tepki gösteren Kılıçdaroğlu, CHP Genel Başkanı olarak anılmamasına da itiraz ederek, "Neden genel başkan diye yazmıyorsunuz? Mahkeme kararı var. 38'inci Kurultay iptal edildi. Mahkeme kararıyla geldim ben buraya" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Demirtaş değerlendirmesi</strong></p>

<p>Selahattin Demirtaş'ın dokunulmazlığının kaldırılması sürecinde verdiği oy nedeniyle pişmanlık duymadığını belirten Kılıçdaroğlu,&nbsp;"Defalarca ziyaret ettim. Haksızlık yapıldığını biliyorum" dedi.</p>

<p>Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:</p>

<p>"Ben geçmişte Demirtaş'ı ziyaret ettim. Tutuklanmasını doğru bulmadığımı da söyledim. Her şeyi dönemin koşullarına göre değerlendirmek gerekir. O dönemde CHP'yi ısrarla PKK ile ilişkilendirme çabası vardı. Buna karşı bu adımın gerekli olduğu düşünülüyordu."</p>

<h2>&nbsp;</h2>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 24 Jun 2026 10:37:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Özgür Özel ve 11 vekil hakkındaki fezlekeler Meclis&#039;e gönderildi</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ozgur-ozel-ve-11-vekil-hakkindaki-fezlekeler-meclise-gonderildi-31658</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ozgur-ozel-ve-11-vekil-hakkindaki-fezlekeler-meclise-gonderildi-31658</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/ozgur-ozel-ve-11-vekil-hakkindaki-fezlekeler-meclise-gonderildi-1781807239.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/ozgur-ozel-ve-11-vekil-hakkindaki-fezlekeler-meclise-gonderildi-1781807239.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/ozgur-ozel-ve-11-vekil-hakkindaki-fezlekeler-meclise-gonderildi-1781807239.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden alınan CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve 11 milletvekili hakkında, dokunulmazlıklarının kaldırılması talebiyle hazırlanan fezlekeler Meclis Başkanlığı'na sunuldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong> Meclis Başkanlığı bu dosyaları prosedür gereği Anayasa ve Adalet Komisyonu üyelerinden oluşan Karma Komisyon'a havale etti.</p>

<p>Haklarında fezleke hazırlanan vekiller şöyle:</p>

<ul>
	<li>CHP Grup Başkanı Özgür Özel (iki ayrı fezleke)</li>
	<li>CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül (iki ayrı fezleke)</li>
	<li>CHP Çanakkale Milletvekili İsmet Güneşhan</li>
	<li>CHP Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul</li>
	<li>CHP Sivas Milletvekili Ulaş Karasu</li>
	<li>CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül</li>
	<li>CHP İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt</li>
	<li>CHP Karabük Milletvekili Cevdet Akay</li>
	<li>İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez</li>
	<li>İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun</li>
	<li>TİP İstanbul Milletvekili Ahmet Şık</li>
	<li>Yeni Yol Partisi Ankara Milletvekili Mesut Doğa</li>
</ul>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 18 Jun 2026 21:25:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İmralı Heyeti&#039;nden &#039;&#039;çerçeve yasa&#039;&#039; turu</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/imrali-heyetinden-cerceve-yasa-turu-31657</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/imrali-heyetinden-cerceve-yasa-turu-31657</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/imrali-heyetinden-cerceve-yasa-turu-1781690252.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/imrali-heyetinden-cerceve-yasa-turu-1781690252.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/imrali-heyetinden-cerceve-yasa-turu-1781690252.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[DEM Partili vekillerden oluşan İmralı Heyeti, Devlet Bahçeli tarafından başlatılan ve PKK'nin tasfiyesini öngören süreçle ilgili Meclis tatile girmeden önce “çerçeve yasa” çıkarılması için siyasi partilerden destek talep edecek.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -&nbsp;</strong> Bu kapsamda, dün Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüşen Pervin Buldan ile Mithat Sancar’dan oluşan İmralı Heyetinin,&nbsp;siyasi partilerle de görüşmeyi planladığı öğrenildi.&nbsp;</p>

<p>Görüşme sıralaması ve takvimi henüz netleşmedi.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 17 Jun 2026 12:48:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İmralı Heyetinden &quot;çerçeve yasa&quot; açıklaması: Somut adımların atılması gerekir</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/imrali-heyetinden-cerceve-yasa-aciklamasi-somut-adimlarin-atilmasi-gerekir-31655</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/imrali-heyetinden-cerceve-yasa-aciklamasi-somut-adimlarin-atilmasi-gerekir-31655</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/imrali-heyetinden-cerceve-yasa-aciklamasi-somut-adimlarin-atilmasi-gerekir-1781632400.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/imrali-heyetinden-cerceve-yasa-aciklamasi-somut-adimlarin-atilmasi-gerekir-1781632400.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/imrali-heyetinden-cerceve-yasa-aciklamasi-somut-adimlarin-atilmasi-gerekir-1781632400.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[DEM Parti İmralı heyeti üyeleri Pervin Buldan ile Mithat Sancar Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş ile görüştü. Görüşmede "çerçeve yasa" konusunun ele alındığı belirtildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Mithat Sancar'ı Meclis'te kabul etti.&nbsp;</p>

<p>Heyet, görüşmeye dair açıklama yaptı.</p>

<p>Görüşmenin ana gündeminin “çerçeve yasa”&nbsp;olduğu belirtilen açıklamada, şunlara yer verildi:</p>

<p>"İmralı Heyeti olarak Barış ve Demokratik Toplum Süreci’nde özellikle yasal adımlarla ilgili gelişmeleri görüşmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş ile bugün bir görüşme gerçekleştirdik. Görüşmenin ana gündemi, kamuoyunun da yakından takip ettiği ‘çerçeve yasa’da gelinen aşama oldu. Görüşmemizde, süreç için büyük önem arz eden çerçeve yasanın Meclis kapanmadan önce çıkarılması gerektiği konusundaki görüşlerimizi, bu yöndeki beklentileri ve gerekçelerimizi ifade ettik. Sayın Meclis Başkanı da ‘çerçeve yasa’nın Meclis kapanmadan çıkması gerektiği konusunda aynı yaklaşıma sahip olduğunu ve bu konuda çabalarının sonuna kadar devam edeceğini ifade etti. ‘Çerçeve yasa’nın çıkarılmasıyla ilgili olarak somut adımların hızla atılması gerektiği konusundaki fikir birliğinin ve TBMM’nin bu konuda oynayacağı rolün teyit edilmesinin önemli olduğunun altını bir kez daha çizmek isteriz. Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 16 Jun 2026 20:42:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Özgür Özel ekibi Parti Meclisi&#039;nden istifa etti</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ozgur-ozel-ekibi-parti-meclisinden-istifa-etti-31642</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ozgur-ozel-ekibi-parti-meclisinden-istifa-etti-31642</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/ozgur-ozel-ekibi-parti-meclisinden-istifa-etti-1781163960.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/ozgur-ozel-ekibi-parti-meclisinden-istifa-etti-1781163960.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/ozgur-ozel-ekibi-parti-meclisinden-istifa-etti-1781163960.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[CHP'de Özgür Özel'in Parti Meclisi (PM) ekibi, PM'den istifa etme kararı aldı. Kararın 45 gün içinde olağanüstü kurultaya gidilmesi için alındığı öğrenildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>CHP tüzüğünün 24/3 maddesinde,<strong>&nbsp;"Parti Meclisinde boşalan üyelikler, sırasıyla yedek üyelerle doldurulur. Parti Meclisine bütün yedek üyeler çağrıldıktan sonra, üye sayısı, üye tam sayısının üçte ikisinin (2/3) altına düştüğünde, Parti Meclisi için seçim yapılmak üzere Genel Başkan kırk beş (45) gün içinde kurultayı toplantıya çağırır"</strong>&nbsp;ifadeleri yer alıyor.</p>

<p>Karar, saat 11.00'de CHP Sözcüsü Zeynel Emre tarafından açıklanacak.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 11 Jun 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>6 beldede seçimi hangi partiler kazandı?</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/6-beldede-secimi-hangi-partiler-kazandi-31632</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/6-beldede-secimi-hangi-partiler-kazandi-31632</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/6-beldede-secimi-hangi-partiler-kazandi-1780854240.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/6-beldede-secimi-hangi-partiler-kazandi-1780854240.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/6-beldede-secimi-hangi-partiler-kazandi-1780854240.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Belde statüsü kazanan 6 beldede bugün yapılan seçimlerde resmi olmayan sonuçlara göre kazanan partiler belli oldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong> Belde statüsü kazanan Tokat'ın dört, Gümüşhane ve Nevşehir'in birer yerleşim yerinde belediye başkanı ve belediye meclis üyelerinin belirlenmesi için sandık başına gidildi. Oy verme işlemi saat 17.00'de sona erdi. Kesin olmayan sonuçlara göre 6 beldeden dördünü AKP, birini MHP, birini de CHP kazandı.&nbsp;</p>

<p>Kesin olmayan sonuçlara göre Tokat'ın Bağtaşı beldesinde AKP adayı&nbsp;<strong>Mustafa Karadağ,</strong>&nbsp;Kuşçu beldesinde MHP adayı<strong>&nbsp;Hikmet Temizel</strong>&nbsp;belediye başkanlığına seçildi. Nevşehir Mustafapaşa'da AKP'nin adayı&nbsp;<strong>Mustafa Özer,</strong>&nbsp;Tokat Yolüstü'nde ise AKP'nin adayı&nbsp;<strong>Mustafa Altın</strong>&nbsp;belediye başkanlığına seçildi. Gümüşhane Tekke'de AKP'nin adayı&nbsp;<strong>Kemalettin Aydın</strong>, Tokat Çevrecik'te ise CHP'nin adayı&nbsp;<strong>Nazım Demirkol</strong>&nbsp;belediye başkanlığına seçildi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 07 Jun 2026 20:40:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Yeni süreç&quot; için hazırlanan &#039;Kod Yasa Taslağı&#039;nda neler var?</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/yeni-surec-icin-hazirlanan-kod-yasa-taslaginda-neler-var-31627</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/yeni-surec-icin-hazirlanan-kod-yasa-taslaginda-neler-var-31627</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/iddia-bahceliye-surec-icin-hazirlanan-kod-yasa-taslagi-sunuldu-1780729517.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/iddia-bahceliye-surec-icin-hazirlanan-kod-yasa-taslagi-sunuldu-1780729517.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/iddia-bahceliye-surec-icin-hazirlanan-kod-yasa-taslagi-sunuldu-1780729517.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'in MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi ziyaretinde, "yeni süreç" kapsamında hazırlanan "kod yasa taslağı"nı sunduğu öne sürüldü. ]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Adalet Bakanı <strong>Akın Gürlek</strong> ile İçişleri Bakanı <strong>Mustafa Çiftçi,</strong> 2 Haziran'da MHP lideri <strong>Bahçeli'</strong>yi ziyaret etmişti. Bahçeli'nin CHP hakkındaki mutlak butlan kararı ardından tartışılan yeni kurultay talebini işaret ederek "Yargıtay bir an önce kararını vermeli" sözleri ardından Bakanların ziyareti dikkat çekerken kulislere gündemdeki konulardan biri yansıdı.&nbsp;</p>

<p>Nefes'in&nbsp;<a href="https://www.nefes.com.tr/surecin-kod-yasa-taslagi-tamamlandi-129917" rel="noopener" target="_blank">haberine</a>&nbsp;göre; hükümetin "Terörsüz Türkiye" adını verdiği süreçte, çözüme yönelik kod yasanın çıkarılması için 7 maddelik taslak üzerinde mutabakata varıldığ. Çerçeve yasa, geçtiğimiz günlerde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile Meclis'te&nbsp;gerçekleştirdiği görüşmede de ele alındı. Hazırlanan taslak bu toplantıda Bahçeli’ye sunuldu.</p>

<p><strong>Taslakta neler var?</strong></p>

<p>DEM Partili yetkililer, maddelerden birinin, PKK’nin fesih ve silah bırakma kararının ardından örgüt üyelerinin soruşturma ve kovuşturma gibi yasal süreçlerinin sona erdirilmesini içerdiğini belirtti. Taslakta ayrıca PKK lideri&nbsp;<strong>Abdullah Öcalan</strong>’ın İmralı’daki statüsüne ilişkin yasal düzenlemelerin de yer aldığı belirtiliyor. Kayyım uygulamalarına yönelik değişikliklerin de maddeler arasında bulunduğu ifade ediliyor.</p>

<p>Bu kapsamda, Meclis tatile girmeden yasal çalışmalar için adım atılması bekleniliyor. AKP’li kaynaklar, yol haritası ve takvime göre ilerleyeceğini belirtiyor.</p>

<h3><strong>Taslakta neler var?</strong></h3>

<p>Öcalan’ın “kök yasa” olarak tanımladığı, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmaları döneminde kamuoyuna “kod yasa”, “çerçeve yasa”, “barış yasası” ve “geçici yasa” gibi isimlendirmelerle yansıyan yasanın, “geçişi sağlayacak, köprü görevi görecek” nitelikte hazırlanması hedefleniyor. Burada PKK’ye&nbsp;özgü olarak “kendini fesheden, silah bırakan örgüt” tanımının yapılması, kendini feshetmiş örgüt üyelerinin, örgütle iltisaklı ve irtibatlı olanların hukuki durumunun tanımlanması, ayrıca Abdullah Öcalan’ın bu süreçte müzakereler yürütebilmesini sağlayacak statü ve koşullarının yasal zemininin oluşturulması” ile Terörle Mücadele Kanunu, Türk Ceza Kanunu’nda değişiklikler ve infazla ilgili düzenlemelere esas olacak hükümler yer alması öngörülüyor. Bu aşamada umut hakkına ilişkin bir düzenleme olmayacağı değerlendiriliyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Altı beldede yarın ara seçim var</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/alti-beldede-yarin-ara-secim-var-31626</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/alti-beldede-yarin-ara-secim-var-31626</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/turkiyede-yarin-ara-secim-var-belediye-baskanlari-ve-meclis-uyeleri-secilecek-1780728102.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/turkiyede-yarin-ara-secim-var-belediye-baskanlari-ve-meclis-uyeleri-secilecek-1780728102.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/turkiyede-yarin-ara-secim-var-belediye-baskanlari-ve-meclis-uyeleri-secilecek-1780728102.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Türkiye'nin üç vilayetinde Belde statüsü kazanan 6 yerleşim yerinde, yarın belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği seçimi yapılacak.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - YSK</strong>'nin, belde statüsü kazanan 6 yerleşim biriminde, 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun kapsamında ara seçim yapılmasına ilişkin kararına göre; seçmenler, yarın sandık başına gidecek.</p>

<p>Buna göre Tokat'ın Reşadiye ilçesine bağlı <strong>Yolüstü</strong> ve <strong>Çevrecik</strong>, Almus ilçesine bağlı<strong> Bağtaşı</strong>, Yeşilyurt ilçesine bağlı <strong>Kuşçu</strong> ile Gümüşhane'ye bağlı <strong>Tekke</strong> ve Nevşehir'in Ürgüp ilçesine bağlı <strong>Mustafapaşa</strong> beldelerinde, yarın seçim olacak.</p>

<p>Yapılacak seçimler sonucunda 6 beldede belediye başkanları ve belediye meclis üyeleri belirlenecek.</p>

<p>Seçim için seçimlere katılma yeterliliği bulunan 41 siyasi partiden 27'si katılma başvurusunda bulundu.</p>

<h3><strong>Partilerin pusuladaki sıralaması</strong></h3>

<h3>Partilerin birleşik oy pusulasındaki yerleri şöyle olacak;</h3>

<p>"Adalet Birlik Partisi, DEVA Partisi, Vatan Partisi, Adalet ve Kalkınma Partisi, Doğru Yol Partisi, Büyük Birlik Partisi, Saadet Partisi, Yeni Türkiye Partisi, Türkiye Komünist Hareketi, Cumhuriyet Halk Partisi, Yerli ve Milli Parti, Anavatan Partisi, Demokratik Sol Parti, Gelecek Partisi, Teknoloji Kalkınma Partisi, İYİ Parti, Anahtar Parti, Yeniden Refah Partisi, Demokrat Parti, Adalet Partisi, Anadolu Birliği Partisi, Türkiye Komünist Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi, Zafer Partisi, Bağımsız Türkiye Partisi, Halkın Kurtuluş Partisi, Merkez Sağ Parti."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 06 Jun 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kilis Belediye Başkanı CHP&#039;den istifa etti</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/kilis-belediye-baskani-chpden-istifa-etti-31624</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/kilis-belediye-baskani-chpden-istifa-etti-31624</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/kilis-belediye-baskani-chpden-istifa-etti-1780662607.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/kilis-belediye-baskani-chpden-istifa-etti-1780662607.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/kilis-belediye-baskani-chpden-istifa-etti-1780662607.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen, CHP'den istifa etti. Yoluna bağımsız olarak devam edeceğini belirtti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Belediye Başkanı Hakan Bilecen, bundan sonraki süreçte belediye başkanlığı görevini bağımsız olarak sürdüreceğini ifade etti.</p>

<p>Bilecen, partisinden istifa edeceği ve AKP'ye katılacağı yönünde ortaya atılan iddiaları geçen ay yalanlamıştı.</p>

<p>Bilecen, 17 Mayıs'ta yaptığı yazılı açıklamada "Halihazırda Cumhuriyet Halk Partisi mensubu bir belediye başkanı olarak görevimin başındayım. Enerjimi ve vaktimi şehrin çözüm bekleyen sorunlarına vermekten başka bir gündemim ve girişimim yoktur. Aslı olmayan konularla gündemi meşgul ederek bizlere güvenenleri ve sevenleri rencide etmeye çalışanların, kendilerine daha yapıcı gündemler edinmeleri naçizane tavsiyemdir" demişti.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 05 Jun 2026 15:27:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>PSK Parti Meclisi, toplantı sonuç bildirgesi yayınladı</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/psk-parti-meclisi-toplanti-sonuc-bildirgesi-yayinladi-31613</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/psk-parti-meclisi-toplanti-sonuc-bildirgesi-yayinladi-31613</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/psk-parti-meclisi-sonuc-bildirgesi-yayinladi-1780490100.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/psk-parti-meclisi-sonuc-bildirgesi-yayinladi-1780490100.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/psk-parti-meclisi-sonuc-bildirgesi-yayinladi-1780490100.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) Parti Meclisi, son siyasi gelişmelere ilişkin olarak düzenlediği toplantıda yapılan değerlendirmeleri içeren sonuç bildirgesini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>PSK&nbsp;Parti Meclisi, 2 Haziran 2026 tarihinde toplanarak son siyasi gelişmeleri değerlendirdi. Toplantıda yapılan değerlendirmeler, öneri ve düşünceler sonuç bildirgesi ile kamuoyuyla&nbsp;paylaşıldı.&nbsp;</p>

<p><strong>Kürtlere kuşatma</strong></p>

<p>Bildirgede, Kürtlerin yaşadığı devletler tarafından bir kuşatma altına alınarak, kazanımlarının ortadan kaldırılmak istendiği, yeni kazanım elde etmek için önlerinin çeşitli planlarla kesilmeye çalışıldığı belirtildi.&nbsp;</p>

<p>"Ortadoğu’da tarihi ve baş döndürücü gelişmeler yaşanırken, Kürt halkına karşı sistematik ve düşmanca saldırılara hız verilmiş durumdadır. Ülkeler Kürt halkının yeni kazanımlar elde etmemesi ve kazandıklarını kaybetmesi için işbirliği yaparak sinsi planlar uygulamaktadır. Suriye’de meşruiyetten yoksun Şam yönetimi bölge ülkeleri ve uluslararası güçlerin desteğiyle halkımızın dilini, kültürünü, kimliğini ortadan kaldırmak için her gün yeni bir plan devreye sokmaktadır." denildi.</p>

<p><strong>İran</strong></p>

<p>İran'daki gelimlere değinilen bildirgede, "28 Şubat’tan bu yana ABD ve İsrail’in saldırıları karşısında ağır yenilgi alan çağdışı İran rejimi, aldığı darbelerin hıncını Doğu Kürdistan halkımızdan, sivil ve savunmasız insanlardan çıkartmaya çalışıyor. İran’daki barbar rejim şimdiye kadar İsrail’den daha çok Doğu Kürdistan Kürtlerinin kamplarına saldırdı, yüzlerce Kürdün ölümüne, binlercesinin yaralanmasına yol açtı. İran içinde Kürt gençlerine dönük idam uygulamaları aralıksız devam ediyor." ifadesi kullanıldı.&nbsp;</p>

<p><strong>Kürdistan Bölgesi</strong></p>

<p>Irak Kürdistan Bölgesi'ndeki İran saldırılarına dikkat çekilen bildirgede, şöyle denildi:</p>

<p>"Son dönemde Kürt düşmanları ağırlıklı olarak Güney Kürdistan’ı hedef tahtasına koymuş bulunmaktadır. Güney Kürdistan’da halkımızın elde ettiği tarihi kazanımlar ve federe statü sömürgecilerin uykusunu kaçırıyor. İran ve Irak’taki yandaş siyasi ve milis güçler Kürdistan Bölgesi’ni aralıksız bombalayarak bölgeyi istikrarsızlaştırmak istiyor. Kürdistan Bölgesi’nin federe statüsünün ortadan kaldırılması için çok yönlü saldırılar gerçekleştiriliyor. Başka bir ifade ile Kürt halkının umudu ve geleceği Kürdistan Bölgesi yaşamsal bir tehdit altındadır. Bu tehditle baş etmek en başta Güney Kürdistan’daki siyasi aktörlere düşmektedir. Güney Kürdistan’daki bütün siyasi partiler tarihsel bir sorumlulukla karşı karşıyadır. Bu çerçevede Güney Kürdistan siyasi partileri, iki yıldır kurulamayan Kürdistan hükümetini kurma konusunda bir an önce uzlaşıya varmalıdır. Kürdistan Hükümeti’nin kurulması Kürtlerin Bağdat’taki elini güçlendirebileceği gibi içerde de iç barış ve istikrarın kurulmasına katkıda bulunacaktır. &nbsp;Kürdistan’ın statüsünü yok etmeye dönük düşmanca saldırı ve planlar ancak ortak ve kapsayıcı bir Kürdistan hükümetinin kurulmasıyla boşa çıkartılabilir. Kürdistan Bölgesi hükümeti aynı zamanda diğer parçalarda Kürtlerin meşru hak ve özgürlük mücadelelerine diplomatik ve moral destek sunabilir."</p>

<p><strong>Türkiye'deki süreç</strong></p>

<p>Türkiye'de devam eden PKK'yi tasfiye sürecine de değinilen bildirgede şunlar aktarıldı:</p>

<p>"Bir buçuk yıldır gündeme getirilen 'süreç'te demokrasi ve Kürt sorunuyla ilgili atılan tek bir adım yok. Tersine iktidar söz konusu 'süreç'&nbsp;adı altında Kürt halkının ulusal birikim ve enerjisini sisteme entegre etmeye çalışıyor. PKK’ye silah bıraktırma konusunda bile adım atmamakta diretiyor. Bunun için asgari yasal ve idari düzenlemeler yapmaktan kaçınıyor. PKK lideri Abdullah Öcalan ise takındığı tutum ve yaptığı açıklamalarla, Kürt halkının özgürlük mücadelesinin içini boşaltmak için yürütülen&nbsp;entegrasyoncu politikalara destek sunmaktadır. Şurası çok net, Kürt meselesinde inkar ve şiddette ısrar, Türkiye’deki siyasal sistemi her geçen gün daha da otoriterleştirmiştir. Kürt meselesindeki çözümsüzlük Türkiye’de çok yönlü krizlere yol açmıştır. Türkiye’de hukuksuzluk, keyfi yönetim, muhalefete karşı baskılar, kayyım atamaları her geçen gün artıyor. Türkiye’de mevcut yasa ve anayasa bile askıya alınmış durumda. Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarının gereği yerine getirilmiyor. Aydınlara, bilim insanlarına, basın mensuplarına, öğrencilere, düşünen insanlara karşı sert ve acımasız yaptırımlar uygulanıyor.</p>

<p><strong>"Çağrımız açık ve nettir"</strong></p>

<p>Kürt meselesinde izlenen inkar, şiddet ve gerilim politikası bir an önce son bulmalı. Kürt meselesi dahil bütün sorunların çözümünün tartışılacağı demokratik, özgür bir siyasi ortam oluşturulmalı. Dağdakilerin silahlarını bırakması, içerdeki siyasi tutukluların serbest bırakılması, yurttaşındakilerin ülkeye dönüşü için yasal ve idari düzenlemeler yapılmalı. Kürdistan partilerinin örgütlenme ve siyasi faaliyete bulunması önündeki engeller kaldırılmalı, haklarında açılan kapatma davaları düşürülmeli.</p>

<p>Bir kez daha altını çizeriz ki Kürt meselesinin adil ve eşitlikçi çözümü, Türkiye’de, Kürt halkının varlığını tanıyan çok uluslu, çok kültürlü, çok inançlı bir anlayışa dayalı federal bir sistemin inşasından geçer. Kürt halkının kendi geleceğini özgürce belirlediği federal bir sistem, Türkiye’nin diğer temel sorunlarının çözümünün ve demokratikleşmesinin de yolunu açar."</p>

<p>Bildirgede, ulusal diyalog ve birlik çağrısı yapıldı.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 15:07:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Numan Kurtulmuş&#039;tan &quot;çözüm süreci&quot; ve &quot;yeni anayasa&quot; açıklaması</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/numan-kurtulmustan-cozum-sureci-ve-yeni-anayasa-aciklamasi-31612</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/numan-kurtulmustan-cozum-sureci-ve-yeni-anayasa-aciklamasi-31612</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/numan-kurtulmustan-cozum-sureci-ve-yeni-anayasa-aciklamasi-1780473599.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/numan-kurtulmustan-cozum-sureci-ve-yeni-anayasa-aciklamasi-1780473599.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/numan-kurtulmustan-cozum-sureci-ve-yeni-anayasa-aciklamasi-1780473599.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, CHP'de yaşananların, "çözüm süreci" ile "yeni anayasa" arayışlarını gölgeleyemeyeceğini söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong>&nbsp;Hürriyet yazarı Fatih Çekirge’ye konuşan Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş,&nbsp;CHP’deki gelişmeleri değerlendirirken,&nbsp;"Parti içerisindeki bu kavgayı ve ayrışmayı, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk asrının en önemli sorunu olan terörün sona erdirilmesi gibi çok önemli, milli bir meseleye yansıtmamalarını temenni ederim." dedi.</p>

<p>Yeni bir anayasa içinse şunları söyledi:&nbsp;</p>

<p>"Bu Meclisin önceki meclislere göre anayasa yapabilme imkanı bakımından daha avantajlı olduğunu düşünüyorum. Çünkü hiçbir partinin tek başına anayasa yapma gücü yok. Bu, müzakereye açık bir siyasi konum demektir. Nihayetinde herkesin bir ideal anayasa fikri vardır. Ama olabilecekler konusunda, daha önceki komisyon çalışmalarında da olduğu gibi, bir uzlaşma zemini bence anayasa yapım sürecinde de ortaya çıkabilir. Yeter ki iyi niyetle, samimiyetle herkes fikrini masaya getirsin. Bu Parlamento, anayasa yapma bakımından olumlu bir havaya sahipken ve komisyon çalışmasında da çok önemli bir deneyimi ortaya koymuşken eğer yeni anayasa yapmazsa, millet uzun süre yeni anayasa lafına kulak vermez."&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 03 Jun 2026 10:47:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Numan Kurtulmuş&#039;tan &#039;süreç&#039; açıklaması: &#039;İnşallah halledeceğiz&#039;</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/numan-kurtulmustan-surec-aciklamasi-insallah-halledecegiz-31608</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/numan-kurtulmustan-surec-aciklamasi-insallah-halledecegiz-31608</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/numan-kurtulmustan-surec-aciklamasi-insallah-halledecegiz-1780382824.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/numan-kurtulmustan-surec-aciklamasi-insallah-halledecegiz-1780382824.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/numan-kurtulmustan-surec-aciklamasi-insallah-halledecegiz-1780382824.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, PKK'nin tasfiyesini amaçlayan süreçle ilgili olarak "İnşallah en kısa zamanda bu meseleyi de hallederek Türkiye'nin önündeki en önemli sorunu aşmış olacağız" dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>ANKA'nın haberine göre, TBMM Başkanı <strong>Numan Kurtulmuş</strong>, resmi ziyaret gerçekleştirdiği Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de, Türk toplumu temsilcileri ve Finlandiya'daki Tatar toplumunun çatı kuruluşu Finlandiya İslam Cemaati temsilcileriyle ayrı ayrı bir araya geldi.</p>

<p>Kurtulmuş, görüş ve önerilerini dinledi, soruları cevaplandırdı.&nbsp;</p>

<p>Türkiye'de&nbsp;Devlet Bahçeli'nin başlattığı süreçle ilgili olarak&nbsp;Kurtulmuş, şu açıklamayı yaptı:</p>

<p>"Hiçbir insanın teröre kaybedilmediği, hiçbir kimsenin kendisini ayrı ya da ikinci sınıf vatandaş hissetmediği bir Türkiye’yi hep birlikte kuracağız. Aramıza sokulmak istenen fitne fesadın tamamıyla ortadan kaldırıldığına hep birlikte şahit olacağız. Milli birliğimiz, aynı vatanın, aynı kültürün, aynı inancın, aynı geçmişin bir parçası olarak aynı istikbalin ortakları olmayı sürdüreceğiz. Bunun için de gayretle Türkiye’deki bu süreci bitirmek için mücadele ediyoruz. Ümit ediyorum ki en kısa süre içerisinde başarıyla da o süreci tamamlayarak Cumhuriyetimizin ilk asrının yarısına mal olmuş olan, on binlerce insanımızın canına mal olan ve en az 2,5 trilyon dolarlık büyük bir kayba neden olan bu meseleyi de geride bırakmış olacağız."</p>

<p>Komisyon çalışmalarının sonucunda bir raporun ortaya konulduğunu hatırlatan Kurtulmuş,<strong>&nbsp;"Onun gereğini yerine getirmek için siyaset üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecek ve inşallah en kısa zamanda bu meseleyi de hallederek Türkiye’nin önündeki en önemli sorunu aşmış olacağız"</strong>&nbsp;dedi.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 02 Jun 2026 09:33:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Akçakoca&#039;da belediye CHP&#039;den AK Parti&#039;ye geçti</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/akcakocada-belediye-chpden-ak-partiye-gecti-31607</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/akcakocada-belediye-chpden-ak-partiye-gecti-31607</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/akcakocada-belediye-chpden-ak-partiye-gecti-1780325045.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/akcakocada-belediye-chpden-ak-partiye-gecti-1780325045.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/akcakocada-belediye-chpden-ak-partiye-gecti-1780325045.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[CHP'li Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak'ın yolsuzluk suçlamasıyla tutuklanmasının ardından Belediye Meclisinde yapılan seçimi AK Parti'nin adayı kazandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Düzce'nin Akçakoca ilçesinde yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında Belediye Başkanı Fikret Albayrak'ın tutuklanarak görevden uzaklaştırılmasının ardından, Belediye Meclisi yeni başkanvekilini seçmek üzere toplandı.</p>

<p>Belediye Meclisinde gerçekleştirilen ve toplam 15 üyenin oy kullandığı seçimde, AK Parti adayı Alev Ünal 9 oy alarak salt çoğunluğu sağladı.&nbsp;</p>

<p>Seçimdeki diğer aday olan CHP'li meclis üyesi Naim Tok 5 oyda kalırken, 1 oy ise geçersiz sayıldı.</p>

<p><strong>NE OLMUŞTU?</strong></p>

<p>Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından irtikap suçundan başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan Fikret Albayrak, tutuklanmıştı.</p>

<p>Albayrak'ın tutuklandığı soruşturma müşteki ifadeleri ile başlamıştı.</p>

<p>Müşteki E.Ö., 2023'te ruhsat aldığı inşaatı devam eden taşınmazının iskan işlerinin tamamlanması için kendisine babası H.Ö. aracılığıyla ulaşılarak 2,5 milyon lira talep edildiğini ileri sürmüştü.</p>

<p>Albayrak'ın çek almayı kabul ettiğini öne süren müşteki, sonrasında inşaatına kısmi iskan aldığını iddia ederek Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunmuştu.</p>

<p>Bir diğer müşteki H.P. ise aynı gerekçelerle inşaatının durdurulduğunu iddia etmişti. Albayrak'ın kendisinden bir çalışanı aracılığıyla 1 milyon lira istediğini ileri süren H.P., şikayette bulunmuştu.</p>

<p>Başsavcılık bu iddialar üzerine soruşturma başlatmıştı.</p>

<p>Belediye Başkanı Albayrak hakkında gözaltı kararı verilmiş, evinde ve belediye iştirakinde arama yapılmıştı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>İmam Şafiî’nin bilgece uyarısı: Doğru yanlış olabilir, yanlış doğru olabilir</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/imam-safiinin-bilgece-uyarisi-dogru-yanlis-olabilir-yanlis-dogru-olabilir-31604</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/imam-safiinin-bilgece-uyarisi-dogru-yanlis-olabilir-yanlis-dogru-olabilir-31604</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/imam-safiinin-bilgece-uyarisi-dogru-yanlis-olabilir-yanlis-dogru-olabilir-1780310162.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/imam-safiinin-bilgece-uyarisi-dogru-yanlis-olabilir-yanlis-dogru-olabilir-1780310162.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/imam-safiinin-bilgece-uyarisi-dogru-yanlis-olabilir-yanlis-dogru-olabilir-1780310162.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Nureddin Şimşek yazdı...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Bazı sözler zamanın tozunu üzerinden atıp asırlar sonra hâlâ insanın kulağına fısıldar. İmam Şafiî’nin şu vecizesi de öyle: “Benim savunduğum görüş, yanlış ihtimali olan doğru görüştür; hasmımın görüşü ise doğru olma ihtimali olan yanlış görüştür.”<br />
Bu cümle, ilk bakışta mütevazı bir itiraf gibi durur. Oysa derinliğinde hem bir duruş hem de bir davet saklıdır. Hem sabit görüşlülüğü hem de görüşte esnekliği aynı anda mümkün kılar. Hem hoşgörüyü hem de ciddiyeti bir arada barındırır.</p>

<p>Günümüzün kutuplaşmış dünyasında bu sözün hatırlattığı en önemli şey, entelektüel tevazudur. Kendi görüşümüze “mutlak doğru” damgasını vurmak, karşı tarafı da “mutlak yanlış” ilan etmek, aslında en büyük yanılgıdır. Çünkü insan aklı sınırlıdır, bilgi daima eksiktir ve yeni deliller her an kapımızı çalabilir. Şafiî’nin yaklaşımı, “Ben haklıyım, sen haksızsın” kavgacılığından çok farklıdır: “Ben şu anda en doğru olduğuna inandığım görüşü savunuyorum, ama yanılıyor da olabilirim; senin görüşün ise şu anda yanlış görünse de içinde doğruyu barındırıyor olabilir.”</p>

<p>Bu tavır, hoşgörünün temelini oluşturur.</p>

<p>Hoşgörü, “her şey mubah” demek değildir. Aksine, kendi duruşundan emin olmakla birlikte karşı tarafın argümanlarını ciddiye almaktır.</p>

<p>&nbsp;Karşıdakini “düşman” değil, “rakip” ya da daha iyisi “diyalog arkadaşı” olarak görmektedir. Böyle bir zihniyet, tartışmayı kavgaya değil, hakikate yaklaştırma çabasına dönüştürür.<br />
Peki ya sabit görüşlülük? Şafiî’nin sözü, karaktersiz bir yalpalamayı değil, köklü bir istikrarı savunur. İnsan bir görüşü savunduğu zaman onu savunma gerekçeleriyle birlikte taşımalıdır. Rüzgâra göre yön değiştiren, her yeni trendde fikir değiştiren kişiden ziyade, delillere dayalı ve samimi bir duruşu esas alır. Ancak bu duruş, “taş gibi katı” değil, “ağaç gibi” olmalıdır: Kökleri sağlam, dalları rüzgâra göre esneyebilen.</p>

<p>Görüşte esneklik ise burada devreye girer. Esneklik, ilkesizliğin değil, aklın ve vicdanın gereğidir. Yeni bir delil, daha güçlü bir itiraz veya değişen şartlar karşısında görüşünü revize edebilme cesareti, aslında zaaflılık değil olgunluktur. Tarih boyunca büyük âlimler, düşünürler ve devlet adamları bu esnekliği gösterdiği için yol açmışlardır. Katı dogmatizm ise çoğu zaman gerilemenin sebebi olmuştur.</p>

<p>Bugünün Türkiye’sinde ve dünyasında bu dengeye her zamankinden çok ihtiyacımız var. Sosyal medya çağında herkes “kendi doğrusunun militanı” haline gelmiş durumda. Bir taraf “Biz mutlak haklıyız” derken, diğer taraf da aynı şeyi söylüyor.</p>

<p>Karşılıklı sağırlar diyaloğu, artan nefret ve azalan akıl.</p>

<p>Oysa İmam Şafiî’nin yaklaşımı bize şunu teklif ediyor: Kendi görüşünü en güçlü şekilde savun, ama kalbinin bir köşesinde “yanılıyor olabilirim” diye küçük bir kapı açık tut. Karşı tarafın görüşünü de “içinde doğru olma ihtimali var” diye dinle. Bu, ne inançsızlık ne de gevşekliktir. Tam tersine, olgun bir inancın ve medeni bir tartışma kültürünün gereğidir.</p>

<p>Belki de en zoru, bu dengeyi günlük hayatta kurabilmektir. Ailede, iş yerinde, siyasette, akademide… Kendi fikrine âşık olmadan, karşı fikre de kulak tıkamadan durabilmek. İşte o zaman hem kendi doğrumuzu daha sağlam savunur, hem de hakikate bir adım daha yaklaşmış oluruz.</p>

<p>İmam Şafiî’nin sözü, aslında bir dua gibi okunmalı: “Ya Rabbi, bana savunduğum görüşte isabet nasip et, ama yanlışımı da gösterecek basiret ver. Karşımdakinin doğrusunu da görebilecek bir kalp bahşet.”<br />
Bu basiret ve kalp, bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şeydir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>&#039;Mutlak butlan&#039; tartışmalarında seçim anketi: Hangi parti yüzde kaç oy alıyor?</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/mutlak-butlan-tartismalarinda-secim-anketi-hangi-parti-yuzde-kac-oy-aliyor-31603</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/mutlak-butlan-tartismalarinda-secim-anketi-hangi-parti-yuzde-kac-oy-aliyor-31603</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/mutlak-butlan-tartismalarinda-secim-anketi-hangi-parti-yuzde-kac-oy-aliyor-1780304970.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/06/mutlak-butlan-tartismalarinda-secim-anketi-hangi-parti-yuzde-kac-oy-aliyor-1780304970.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/06/mutlak-butlan-tartismalarinda-secim-anketi-hangi-parti-yuzde-kac-oy-aliyor-1780304970.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[GÜNDEMAR Araştırma’nın Mayıs 2026’da 60 ilde 2 bin 275 kişiyle yaptığı anket, CHP’deki “mutlak butlan” tartışmalarının olası etkilerini ortaya koydu. Çalışmada hem mevcut siyasi tablo hem de olası yeni parti senaryosunda oy dağılımında sonuçlar dikkat çekici.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>GÜNDEMAR Araştırma’nın 24-27 Mayıs 2026 tarihleri arasında 60 ilde 2 bin 275 kişiyle yaptığı “Türkiye Gündemi Araştırması”, CHP’de süren “mutlak butlan” tartışmalarının seçmen davranışı üzerindeki olası etkilerini ortaya koydu. Araştırmada seçmenlere iki ayrı milletvekili seçimi senaryosu sorulurken, mevcut siyasal tablo ve alternatif siyasi yapılanma üzerinden oy tercihleri ölçüldü.</p>

<p>Mevcut siyasi tabloda&nbsp;<em>“Bu pazar seçim olsa hangi partiye oy verirsiniz?”</em>&nbsp;sorusuna verilen yanıtlarda CHP yüzde 24,98 ile birinci parti olurken, AKP yüzde 22,01 ile ikinci sırada yer aldı. Kararsız/fikrim yok oranı yüzde 12,03, protesto oy oranı yüzde 9,62 olarak ölçüldü. DEM Parti yüzde 6,60, Zafer Partisi yüzde 5,12, İyi Parti yüzde 4,90, MHP yüzde 4,74, Anahtar Parti yüzde 3,26, diğer partiler yüzde 2,84, Yeniden Refah Partisi yüzde 2,72 ve TİP yüzde 1,18 oranında destek aldı. Kararsız, fikrim yok ve protesto oyların dağıtıldığı tabloda da CHP’nin birinciliği sürerken, CHP yüzde 31,90, AKP ise yüzde 28,09 seviyesinde ölçüldü.</p>

<p>Ankette ikinci senaryo olarak, Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başında kaldığı ve&nbsp;<strong>Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu</strong>&nbsp;ile&nbsp;<strong>Mansur Yavaş’ın</strong>&nbsp;CHP’den ayrılarak yeni bir parti kurduğu durum ele alındı. Bu senaryoda yeni parti, kararsızlar ve protesto oylar dağıtılmadan yüzde 29,73 ile birinci parti olurken AKP yüzde 24,00 ile ikinci sırada yer aldı; protesto oylar yüzde 9,29, kararsız/fikrim yok oranı yüzde 7,36 olarak ölçüldü.&nbsp;</p>

<p>DEM Parti yüzde 6,10, CHP yüzde 4,68, MHP yüzde 4,29, Zafer Partisi yüzde 3,88, İyi Parti yüzde 3,68, Anahtar Parti yüzde 2,59, Yeniden Refah Partisi yüzde 2,03, diğer partiler yüzde 1,83 ve TİP yüzde 0,54 oranında destek aldı. Kararsız, fikrim yok ve protesto oyların dağıtılmasıyla yeni parti yüzde 35,65’e çıkarak açık ara birinci parti olurken AKP yüzde 28,79 ile ikinci sırada kaldı.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 01 Jun 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Adalet Öldü&quot;: Beşinci Çanın Sesi Kimin İçin Çalıyor?</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/adalet-oldu-besinci-canin-sesi-kimin-icin-caliyor-31578</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/adalet-oldu-besinci-canin-sesi-kimin-icin-caliyor-31578</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/adalet-oldu-besinci-canin-sesi-kimin-icin-caliyor-1779693169.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/adalet-oldu-besinci-canin-sesi-kimin-icin-caliyor-1779693169.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/adalet-oldu-besinci-canin-sesi-kimin-icin-caliyor-1779693169.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Nureddin Şimşek yazdı...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>​Eski bir İngiliz geleneği, toplumun hiyerarşisini kilise çanlarının vuruşlarıyla kulaklara kazırdı. Sıradan bir fani göçtüğünde çan bir kez vururdu; asilzade için iki, kralın yakını için üç, mutlak gücün sahibi kral veya kraliçe içinse dört kez... Bir gün, kasabanın orta yerinde, herkesin masumiyetine emin olduğu sıradan bir adam, hukukun ve vicdanın katledildiği bir tiyatro mahkemesi eliyle idama mahkûm edildi. İnfazın ardından kilisenin kulesinden yükselen çan sesleri ahaliyi dehşete düşürdü. Çan tam beş kez vurmuştu.</p>

<p>​Öfkeyle papaza koşan halk, "Kral öldüğünde bile dört vurur, bu beşinci çan da neyin nesi?" diye sordu. Papazın cevabı, yüzyılları aşıp bugünün Türkiyesi’ne ayna tutacak o yalın gerçekti: "Evet, kral ölse dört kez çalardı. Ama bugün beş kez çaldı; çünkü sıradan bir insan haksızlığa kurban gitti, artık adalet öldü!"</p>

<p>​Bugün bu topraklarda, kulaklarımızı sağır eden o beşinci çanın uğultusuyla yaşıyoruz. Adalet terazisinin kefelerini muktedirlerin siyasi ikbaline göre ayarlayanlar, hukuku bir toplumsal sözleşme değil, muhalefeti hizaya getirme aparatı olarak kullandıkça o çan durmaksızın çalıyor.</p>

<p>​Süreç bir günde buraya gelmedi. Adaletin tabutuna ilk çiviler, DEM/HDP çizgisindeki Kürt siyasi hareketine yönelik haksız, hukuksuz ve sistematik tasfiyelerle çakıldı. Milyonların iradesini temsil eden Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ gibi seçilmiş liderler, evrensel hukuk normlarında karşılığı olmayan gerekçelerle, adeta birer siyasi rehine gibi parmaklıklar ardına konulduğunda, toplumun bir kesimi sessiz kalmayı seçti. "Nasılsa bize dokunmuyor" konforuyla izlenen o süreç, yerel yönetimlerde halkın oylarıyla seçilen belediye başkanlarının görevden alınarak yerlerine kayyım atanmasıyla derinleşti.&nbsp;</p>

<p>Sandığın, yani demokrasinin namusunun gasp edilmesi, sadece Kürt seçmenin değil, bu ülkedeki her bir vatandaşın seçme ve seçilme hakkına indirilmiş ağır bir darbeydi.</p>

<p>​Ancak tarih, adaletsizliğin bulaşıcı bir virüs olduğunu defalarca kanıtlamıştır. Bir kesimin hukuksuzluğa uğramasına göz yummak, o hukuksuzluğun meşrulaşarak büyümesine ve en nihayetinde herkesi yutmasına zemin hazırlar. Nitekim öyle de oldu. Kürt hareketine karşı test edilen ve tahkim edilen bu "hukuku araçsallaştırma" pratiği, gecikmeksizin diğer muhalif odaklara da teşmil edildi.</p>

<p>​Bugün gelinen noktada, ülkenin ana muhalefet partisine yönelik akılalmaz hamleler, hukukun artık bir sınır getiren değil, iktidar eliyle dizayn yapan bir "mühendislik aracı" haline geldiğini gösteriyor. Siyasi partilerin iç işleyişine, kurultay iradelerine "mutlak butlan" gibi hukuki zorlamalarla müdahale edilmesi, eski genel başkanların adeta birer siyasi kayyım gibi partilerin başına monte edilmeye çalışılması, yargının siyasi rekabetin sopası haline dönüştüğünün en açık ilanıdır.​Sayın Cumhurbaşkanı’nın "Yerli ve milli muhalefeti de biz getireceğiz" söylemi, aslında bu trajedinin itirafıdır. Bir demokraside muhalefeti iktidar belirleyemez, icazete bağlı bir muhalefet yaratılamaz. İktidarın kendi eliyle, kendi meşrebine uygun bir muhalefet dizayn etme çabası, çok partili yaşamın, demokrasinin ve en nihayetinde bir devlet olmanın manevi temellerinin tasfiyesidir.</p>

<p>​Hukuk, siyasi iktidarların ömrünü uzatmak için eğip bükeceği, muhalifleri tasfiye etmek için kullanacağı bir aparat değildir. Güçlünün haklı olduğu, yargının saray koridorlarından gelen rüzgara göre yelken açtığı bir düzende, sadece masumlar cezalandırılmış olmaz; o toplumun geleceğe dair inancı, bir arada yaşama iradesi ve devletin meşruiyeti de ölür.</p>

<p>​İngiliz hikayesindeki o beşinci çan, bugün Türkiye’nin dört bir yanında, Edirne'den Kandıra'ya, belediye binalarından parti genel merkezlerine kadar her haksız kararda bir kez daha vuruyor. Ve biz biliyoruz ki, adalet öldüğünde, geriye kalan tek şey sadece gücü elinde bulunduranların geçici zaferleri ve koca bir ülkenin ortak geleceğinin enkazıdır. Kulakları olanlar, o beşinci çanın sesini iyi dinlesin; çünkü o ses, sadece haksızlığa uğrayanların değil, hepimizin çöken ortak çatısının sesidir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 25 May 2026 10:11:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Özgür Özel açıkladı: Genel merkez önünde silahlı ve bıçaklı kimseler var</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ozgur-ozel-acikladi-genel-merkez-onunde-silahli-ve-bicakli-kimseler-var-31573</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ozgur-ozel-acikladi-genel-merkez-onunde-silahli-ve-bicakli-kimseler-var-31573</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/ozgur-ozel-acikladi-genel-merkez-onunde-silahli-ve-bicakli-kimseler-var-1779608049.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/ozgur-ozel-acikladi-genel-merkez-onunde-silahli-ve-bicakli-kimseler-var-1779608049.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/ozgur-ozel-acikladi-genel-merkez-onunde-silahli-ve-bicakli-kimseler-var-1779608049.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[İstinafın mutlak butlan kararından sonra CHP Grup Başkanı seçilen Özgür Özel, CHP Genel Merkezi binası önünde CHP'li olmayan silahlı ve bıçaklı kimselerin toplandığını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>İstinafın mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Merkezi'nde gece saatlerinde sabah saatlerine kadar hareketlilik yaşandı.</p>

<p>Kılıçdaroğlu'nun parti genel merkezine yönelik "tahliye" talebinde bulunduğu iddiası sonrası parti yöneticileri ve yurttaşlar Genel Merkez binasına akın etti.</p>

<p>Kılıçdaroğlu’na yakın olduğu belirtilen bazı partililer ile nöbet tutan partililer arasında arbede yaşandı.</p>

<h3><strong>ÖZEL'DEN AÇIKLAMA GELDİ</strong></h3>

<p>Söz konusu gelişmenin ardından Özgür Özel, Sözcü gazetesine konuştu.</p>

<p><strong>Özel, şunları söyledi:</strong></p>

<p>"Kemal Bey akşam aradı, konuştuk. Ben kendisine 'Parti Meclisi üyelerimizle ve milletvekillerimizle durum değerlendirmesi yaptıktan sonra kendisini arayacağımı' söyledim ve ortaya çıkan tabloya göre bir çalışma yapıldı.</p>

<p>Kemal Bey ile yapılan görüşmede ikişer isim görüşmeye katılsın diye kararlaştırdık. Biz Suat Özçağdaş ve Murat Emir'i temsilci olarak seçtik, Kemal Bey grubu adına da Mahir Polat ile Orhan Sarıbal bugün saat 14.00'de bir araya geleceklerdi ve neler yapılabileceğini, partinin ne zaman kurultaya götürülebileceğini görüşmek için toplanacaklardı.</p>

<h3><strong>"CHP'Lİ OLMAYAN İNSANLAR GELMEYE BAŞLADI"</strong></h3>

<p>Fakat bugün sabah 07.00'den itibaren bir baktık ki Genel Merkez'imizin önüne bir takım silahlı ve bıçaklı olduğunu tahmin ettiğimiz CHP'li olmayan insanlar gelmeye başladı. Arkadaşlarımız da elbette bu duruma karşı koymaya başladı.</p>

<p>Bazılarının badigart olduğunu bildiğimiz bu isimlerle gençlerimizi karşı karşıya getirmemek için biz her şeyden önce arkadaşlarımızı böyle bir olaydan kurtarmaya çalışıyoruz"</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 24 May 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Özgür Özel, CHP Meclis grup başkanı oldu</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ozgur-ozel-chp-meclis-grup-baskani-oldu-31571</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ozgur-ozel-chp-meclis-grup-baskani-oldu-31571</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/ozgur-ozel-chp-meclis-grup-baskani-oldu-1779557288.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/ozgur-ozel-chp-meclis-grup-baskani-oldu-1779557288.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/ozgur-ozel-chp-meclis-grup-baskani-oldu-1779557288.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Mutlak butlan kararı ile görevine son verilen CHP Genel Başkanı Özgür Özel, milletvekillerinin büyük çoğunluğunun oyuyla Meclis grup başkanı seçildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Özel'in ikinci önemli adımı ise olağanüstü kurultay için delegeden imza toplamak olacak.</p>

<p>Genel merkezdeki kapalı grup toplantısında, Kemal Kılıçdaroğlu yönetiminin kendisi ve arkadaşlarını "ihraç edebileceğine" dikkat çeken Özel, "polis zoruyla genel merkezden çıkarılırsak mücadele yerimiz Meclis olur" sözleriyle yeni parti seçeneğine kapıları kapattı.</p>

<p>Mutlak butlan, kararının ardından arka arkaya kurullarını toplayan Özel, 23 Mayıs'ta önce milletvekili grubu, ardından da Parti Meclisi'ni topladı.</p>

<p>Büyükşehir belediye başkanları ile biraraya geldi. Belediye başkanları ortak açıklamada, 45 gün içinde partinin kurultaya götürülmesini istedi.</p>

<p>Basına kapalı gerçekleştirilen kapalı grup toplantısında, yargı kararıyla genel başkanlığı düşürüldüğü için grup başkanlığı da düşen Özel'in yeniden bu göreve gelmesi seçim yapıldı.</p>

<p>138 milletvekilinden 96'sı toplantıya katıldı. Kılıçdaroğlu'nun, butlan kararından bir gün önce paylaştığı "arınma" videosunu retweet eden 23 milletvekilinden sadece Elazığ Milletvekili Gürsel Erol toplantıya geldi.</p>

<p>Genel merkezden yapılan açıklamada, toplantıya hastalık, cenaze ya da yurt dışında olma mazeretleri nedeniyle katılamayan 15 milletvekilinin de Özel'i desteklerini bildirildi.</p>

<p>Yapılan gizli oylamada Özel 95 milletvekilinin oyuyla grup başkanı seçildi, 1 oy geçersiz sayıldı. Özel, 15 milletvekilinin desteğini de anımsatarak, 110 milletvekilinin desteğiyle grup başkanı seçildiğine işaret etti.</p>

<p>Kapalı grup toplantısının başında kısa bir konuşma yapan Özel, mutlak butlan kararını tanımamakla birlikte, grup başkanlığını korumak için bu yola başvurulduğunu açıkladı.</p>

<p>Parti tüzüğüne göre Kılıçdaroğlu milletvekili olmadığı için genel başkan olsa bile Meclis grup başkanı olamıyor.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 23 May 2026 20:24:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Derecik belediyesi AK Parti’ye geçti</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/derecik-belediyesi-ak-partiye-gecti-31569</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/derecik-belediyesi-ak-partiye-gecti-31569</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/derecik-belediyesi-ak-partiye-gecti-1779517025.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/derecik-belediyesi-ak-partiye-gecti-1779517025.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/derecik-belediyesi-ak-partiye-gecti-1779517025.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Hakkari’nin Derecik ilçesinde belediye yönetimi değişti. Mecliste yapılan seçim sonrası AK Parti’li Rahmi Can belediye başkanı olurken, belediye yönetimi resmen AK Parti’ye geçti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Hakkari’nin Derecik ilçesinde belediye yönetiminde dikkat çeken bir değişim yaşandı.</p>

<p>Derecik Belediye Başkanı Hasan Dinç hakkındaki hapis cezası ve buna bağlı olarak kamu haklarından yoksun bırakılması kararının ardından belediye meclisinde yapılan seçimde Yeniden Refah Parti’li Mesut Tekin, 45 günlük geçici süreyle başkan vekili seçildi.</p>

<p>Sürenin dolması üzerine başkan vekilliği için bugün yeniden seçim yapıldı.</p>

<p>Daha önce Yeniden Refah Partisi'nde bulunan 2 meclis üyesinin de partisinden istifa ederek AK Parti'ye geçmesi üzerine yapılan yeni oylamada AK Parti’li Meclis Üyesi Rahim Can bu kez 11 meclis üyesinin 6'sının oyunu alarak Derecik Belediyesi Başkan Vekili seçildi.</p>

<p><strong>Yeniden Refah ihraç edecek</strong></p>

<p>Öte yandan Yeniden Refah Partisi Hakkari İl Başkanlığı, Derecik Belediyesi’nde dün yaşanan belediye meclisi seçim sürecinin ardından önemli bir karar aldı.</p>

<p>Parti, Belediye Meclis Üyeleri İskender Erik ve Fesih Sıddık Ekinci hakkında ihraç talebiyle disiplin süreci başlatıldığını duyurdu.</p>

<p>Parti tarafından yapılan açıklamada, meclis üyeleriyle birlikte parti üyesi Reşit Ekinci’nin de kesin ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk edildiği belirtildi.</p>

<p>Konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“Partimizin disiplin anlayışı, dava ahlakı ve teşkilat kuralları doğrultusunda; Derecik İlçesi Belediye Meclis Üyeleri İskender Erik, Fesih Sıddık Ekinci ve parti üyesi Reşit Ekinci hakkında, parti iç tüzüğünün disiplin hükümleri kapsamında değerlendirilmek üzere kesin ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk işlemi başlatılmıştır.Yeniden Refah Partisi; kişi merkezli değil, ilke ve teşkilat disiplini esaslı bir siyasi anlayışla yoluna devam etmektedir.Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 23 May 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Uluslaşma, Resmi Anlatı ve Hafızanın Asimetrisi: Bir Tarafın Bayramı, Diğer Tarafın Yas Günü</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/uluslasma-resmi-anlati-ve-hafizanin-asimetrisi-bir-tarafin-bayrami-diger-tarafin-yas-gunu-31567</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/uluslasma-resmi-anlati-ve-hafizanin-asimetrisi-bir-tarafin-bayrami-diger-tarafin-yas-gunu-31567</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/uluslasma-resmi-anlati-ve-hafizanin-asimetrisi-bir-tarafin-bayrami-diger-tarafin-yas-gunu-1779461465.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/uluslasma-resmi-anlati-ve-hafizanin-asimetrisi-bir-tarafin-bayrami-diger-tarafin-yas-gunu-1779461465.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/uluslasma-resmi-anlati-ve-hafizanin-asimetrisi-bir-tarafin-bayrami-diger-tarafin-yas-gunu-1779461465.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Nureddin Şimşek yazdı...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Tarih, sadece neyin hatırlandığıyla değil, aynı zamanda neyin unutturulmaya çalışıldığıyla da şekillenir.</p>

<p>Ulus-devletlerin kuruluş süreçlerinde inşa edilen resmi takvimler ve milli bayramlar, kurucu çoğunluğun kolektif kimliğini pekiştirmeyi amaçlarken, aynı toprakların kadim parçası olan azınlık grupların hafızasını görünmez kılma riski taşır. Türkiye’nin modern tarihindeki iki önemli dönüm noktası olan 19 Mayıs 1919 ve 23/24 Nisan 1920, bu hafıza asimetrisinin ve "ortaklaşamayan acıların" en somut örneklerindendir.</p>

<p>19 Mayıs: Karadeniz'in İki Farklı Hafızası.</p>

<p>Resmi tarih anlatısında 19 Mayıs 1919, Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışıyla somutlaşan, sömürgeciliğe karşı ulusal direnişin ve bağımsızlığa giden yolun ilk adımıdır. Bu yönüyle Türk ulusu için küllerinden doğuşu müjdeleyen bir "Gençlik ve Spor Bayramı’dır.<br />
Ancak madalyonun diğer yüzünde, yüzyıllardır Karadeniz (Pontus) bölgesinde yaşayan Rum nüfusu için bu tarih ve sonrasındaki süreç, tamamen farklı bir anlam taşır. I. Dünya Savaşı’nın başından itibaren tırmanan ve 1919 sonrasında Topal Osman gibi yerel milis güçlerin faaliyetleriyle yoğunlaşan çatışmalar, bölgedeki Rum halkı için kitlesel sürgünler, zorunlu göçler ve can kayıplarıyla neticelenmiştir. 1923 yılındaki nüfus mübadelesiyle nihayete eren bu süreç, Rum kolektif hafızasında bir yurdun kaybedilişi, kan ve gözyaşı olarak yer etmiştir. Bir taraf için egemenliğin ve kurtuluşun başlangıcı olan bu dinamik, diğer taraf için Karadeniz’deki yüzyıllık varlığın sona erişinin miladı olarak anılmaktadır.</p>

<p>Nüfus Verileri (Pontus Rumları):<br />
1910-1912 Ecumenical Patriarchate istatistiklerine göre Karadeniz/Pontus bölgesinde (Trabzon, Sivas, Kastamonu vilayetleri ve çevresi) yaklaşık 397.000-416.000 Rum nüfus yaşıyordu. Yunan kaynakları ve bazı Batılı gözlemciler 400.000-500.000 civarında (bazen daha yüksek) rakamlar verirken, 1914 Osmanlı sayımlarında Yunan Ortodoks nüfusu daha düşük (yaklaşık 350.000-357.000) gösteriliyordu. Bu farklar, sayımların metodolojisi, askerlik ve vergi kaçınma gibi faktörlerden kaynaklanıyordu.</p>

<p>1919 sonrası süreçte (özellikle 1919-1922 arası) bölgede kitlesel kayıplar yaşandı. Bazı Pontus kaynakları ve araştırmalara göre 1914-1923 arasında yüz binlerce Pontus Rum’u hayatını kaybetti veya göç etti; 1923 Lozan Nüfus Mübadelesi ile kalan büyük çoğunluk (yaklaşık 280.000-350.000 Pontus Rum’u dahil) Yunanistan’a gönderildi. Bugün Türkiye’de kalan Pontus Rum nüfusu çok azalmış durumda (resmi tahminler birkaç bin, bazı kaynaklar crypto-Pontians ile birlikte daha yüksek). Yunanistan’da ise Pontus kökenliler yüz binleri buluyor.</p>

<p>23 ve 24 Nisan: Egemenlik ve Büyük Felaket (Medz Yeghern).</p>

<p>Benzer bir zamansal yakınlık ve anlamsal uçurum, Nisan ayının son günlerinde de görülür. 23 Nisan 1920, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışını, saltanatın yerine halk iradesinin ikame edilişini simgeleyen ve dünyaya "Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı" olarak armağan edilen kurucu bir gündür.<br />
Buna karşılık, hemen bir gün sonrası olan 24 Nisan 1915, Ermeni halkı için tarihin en büyük trajedilerinden birinin başlangıcıdır. İstanbul’da Ermeni aydınların, siyasetçilerin ve kanaat önderlerinin tutuklanmasıyla başlayan bu süreç, 27 Mayıs 1915’te çıkarılan Sevk ve İskân (Tehcir) Kanunu ile Anadolu’nun dört bir yanındaki Ermeni nüfusun Suriye çöllerine (Deyrizor) doğru zorunlu göç ettirilmesine yol açmıştır.</p>

<p>Nüfus Verileri (Anadolu Ermenileri):</p>

<p>1914 öncesi Osmanlı Ermeni nüfusu konusunda tahminler değişkenlik gösterir. Resmi 1914 Osmanlı verilerine göre Gregorian Ermeniler yaklaşık 1.161.000, Katolik ve Protestanlarla birlikte toplam 1.2-1.3 milyon civarındaydı. Ermeni Patrikhanesi ve birçok Batılı/ Ermeni kaynağı 1.5-2 milyon (bazen更高) rakamlar verir. Britannica gibi referanslar 1.75 milyon civarını makul bulur.</p>

<p>Tehcir Kanunu ve sonrasındaki süreçte (açlık, hastalık, saldırılar ve katliamlar nedeniyle) büyük kayıplar yaşandı. Tarihçiler arasında ölüm sayısı 600.000’den 1.5 milyona kadar değişen tahminler vardır; yaygın kabul yaklaşık 1-1.5 milyon kayıp yönündedir. 1920’lerin başında Anadolu’daki Ermeni nüfusu dramatik şekilde azalmış, kalanlar da büyük ölçüde diaspora veya hayatta kalan küçük topluluklara dönüşmüştür. Bugün Türkiye’de Ermeni nüfusu (çoğunlukla İstanbul) on binler seviyesindedir.</p>

<p>Tarihsel Belgeler ve Ulus-Devlet Projesi Bağlamı:</p>

<p>Tehcir Kanunu (27 Mayıs 1915): Resmi adı "Vakt-ı Seferde İcraat-ı Hükûmete Karşı Gelenler İçin Cihet-i Askeriyece İttihaz Olunacak Tedabir Hakkında Kanun-ı Muvakkat". Dahiliye Nezareti şifre telgrafları ve talimatlar, "güvenlik" gerekçesiyle yer değiştirme emreder. Bazı Osmanlı belgelerinde mülklerin korunması ve iaşe gibi önlemler belirtilse de, uygulama sırasında kitlesel kayıplar yaşandığı tarihsel kayıtlara yansımıştır. Talat Paşa’ya atfedilen belgelerde nüfus kayıtlarında büyük düşüşler (örneğin 1915-1916’da 970.000 civarı "kaybolan" Ermeni) kaydedilmiştir.</p>

<p>Pontus bağlamında da 1919 sonrası yerel milis faaliyetleri ve mübadele, homojenleşme politikalarının parçası olarak görülür.<br />
&nbsp;Hafıza Silme ve Ortak Acıda Buluşamamak<br />
Ulus-devlet mantığı, homojen bir toplum yapısı yaratmak adına geçmişteki çatışmaları ve ötekinin acısını genellikle "tarihsel bir zorunluluk" veya "savaş koşullarının doğal sonucu" olarak rasyonalize eder.&nbsp;</p>

<p>Bayram ilan edilen günlerin ihtişamı, aynı dönemde yaşanan kitlesel göçlerin, mübadelenin ve can kayıplarının üzerine bir örtü gibi çekildiğinde, bu durum bir tür "kurumsal unutturma" veya "hafıza silme" mekanizmasına dönüşür.</p>

<p>Gerçek bir toplumsal barış ve geçmişle yüzleşme, tarihsel takvimin sadece zaferleri kutlayan tek taraflı bir gurur vesikası olarak değil, aynı topraklarda kaybedilen yaşamların ve yok olan kültürlerin de idrak edildiği bir muhasebe alanı olarak görülmesiyle mümkündür. Bir halkın coşkusu, diğer halkın travması üzerinde yükseldiği müddetçe, geçmişin yaraları kapanmamakta, aksine kolektif hafızalardaki kutuplaşma nesiller boyu aktarılmaya devam etmektedir.<br />
Tarihi tüm çıplaklığı, belgeleri ve insani kayıplarıyla bütünüyle kabul etmek (farklı kaynaklardaki nüfus tahminlerindeki varyasyonları da dikkate alarak), acıları ortaklaştırmanın ve geleceği daha adil bir hafıza üzerine kurmanın ilk şartıdır.&nbsp;<br />
Bu, ulus-devlet inşasının getirdiği asimetriyi eleştirel biçimde sorgulamayı gerektirir.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 22 May 2026 17:48:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bahçeli: ‘Kılıçdaroğlu, Özgür Özel&#039;le görüşmeli, feragat etmeli!’</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/bahceli-kilicdaroglu-ozgur-ozelle-gorusmeli-feragat-etmeli-31566</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/bahceli-kilicdaroglu-ozgur-ozelle-gorusmeli-feragat-etmeli-31566</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/bahceli-kilicdaroglu-ozgur-ozelle-gorusmeli-feragat-etmeli-1779430551.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/bahceli-kilicdaroglu-ozgur-ozelle-gorusmeli-feragat-etmeli-1779430551.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/bahceli-kilicdaroglu-ozgur-ozelle-gorusmeli-feragat-etmeli-1779430551.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[MHP Lideri Devlet Bahçeli, CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen “mutlak butlan” kararına ilişkin açıklama yaptı. CNN Türk canlı yayınına gönderdiği değerlendirmede Bahçeli, "Bunun için öncelikle tarafların sağduyu ile CHP ortak faydasında buluşmak, parçalanmamak, ufalanmamak ve savrulmamak iradesiyle hareket etmesi gerekmektedir. Kılıçdaroğlu, Özgür Özel'le görüşmeli, feragat etmeli” dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>MHP lideri Devlet Bahçeli canlı yayına gönderdiği açıklamada Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi'nin CHP'nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verdiği mutlak butlan kararına dair açıklamada bulundu.</p>

<p><strong>Bahçeli'nin CNN Türk'ün Gece Görüşü programına gönderdiği açıklamada öne çıkanlar şöyle oldu:&nbsp;</strong></p>

<p>"21 Mayıs 2026 bugün Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, CHP'nin 4-5 Kasım 2023 tarihlerinde yapılan 38. Olağan Kurultayı hakkında mutlak butlan kararı vermiştir. Bu karar, söz konusu kurultayın baştan itibaren hukuken geçersiz sayılması anlamına gelmektedir. Mahkeme ayrıca bu kurultay sonrasında yapılan olağan ve olağanüstü kurultayların ve bu süreçte alınan kararların da hükümsüz olduğuna hükmetmiştir. Karar kapsamında Özgür Özel, Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verilmiştir. Mahkeme, kurultay öncesindeki yönetimin yani Kemal Kılıçdaroğlu ve o dönemki parti organlarının karar kesinleşinceye kadar tedbiren görevi üstlenmesine hükmetmiştir. Kararın YSK'ya, ilgili seçim kurullarına ve Ankara Valiliğine gönderilmesine karar verilmiştir.&nbsp;<strong>Kararın en önemli sonucu, CHP'de hukuki ve fiili yönetim yetkisi konusunda ciddi bir belirsizlik yaratmasıdır. Karar taraflara tebliğ edildikten sonra iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz başvurusu yapılabilecektir; nitekim gerekli itirazın yapıldığı açıklanmıştır.</strong>"</p>

<h3>"KEMAL KILIÇDAROĞLU VE EKİBİ KARAR KESİNLEŞİNCEYE KADAR GÖREVE İADE EDİLMİŞTİR"</h3>

<p><strong>MHP lideri Devlet Bahçeli açıklamasına şöyle devam etti:</strong>&nbsp;"Kamuoyunun bildiği üzere 4-5 Kasım 2023 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi'nin 38. Olağan Kurultayı gerçekleşmiş, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'yla Sayın Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisi'nde genel başkanlık için demokratik bir yarışa girmişlerdir. Sayın Özgür Özel'in genel başkan olarak seçildiği kurultay, usulsüzlük iddialarıyla ve iptal sebebiyle bazı CHP delegeleri tarafından mahkemeye taşınmıştır. 21 Mayıs 2026 tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, söz konusu kurultaya dair usulsüzlük iddialarının sübut bulduğu gerekçesiyle mutlak butlan kararına hükmetmiş; karar kesinleşinceye kadar Özgür Özel ve yönetimi tedbiren görevinden uzaklaştırılmış, eski genel başkan Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibi karar kesinleşinceye kadar göreve iade edilmiştir.”</p>

<p>"<strong>Bize göre meseleyi soğukkanlılıkla, hukuka uygun hareket etmekle, sorumluluk bilinciyle değerlendirmek; CHP'nin tarihi ve kurumsal kimliğini geleceğe taşımak iradesiyle hareket etmek en sağlıklı yol olacaktır"&nbsp;</strong>sözlerini kullanan Bahçeli,&nbsp;<strong>"Kongrenin yok sayılması talebiyle açılan dava 21 Mayıs günü neticelenmiş, söz konusu büyük kongre iddia olunan usulsüzlüklerin sübut bulduğu gerekçesiyle iptal edilmiştir. Sayın Kılıçdaroğlu'nun haksızlığa uğradığı kabul edilmiş, mahkeme kararıyla tescil edilmiştir. Bu noktada 'yargı kararını tanımıyoruz' gibi çıkışlar boşunadır ve gereksizdir. Direnmek yerine Türk siyasi hayatının asırlık çınarı olan CHP'nin kurumsal kimliğini korumak herkes için esas olmalıdır"</strong>&nbsp;dedi.</p>

<h3>"ORTAK FORMÜL OLUŞTURMAK AMACIYLA FERAGAT ETTİĞİNİ BELİRTMELİ"</h3>

<p><strong>Bahçeli</strong>&nbsp;"Bunun için öncelikle tarafların sağduyu ile CHP ortak faydasında buluşmak, parçalanmamak, ufalanmamak ve savrulmamak iradesiyle hareket etmesi gerekmektedir. Etrafımızın ateş çemberi olduğu bir ahvalde, aynı zamanda da terörsüz Türkiye iradesinin vücut bulduğu iklimde toplumsal hareketliliğe CHP üzerinden yönelme girişimlerine fırsat vermemek elzemdir.&nbsp;<strong>Bu çerçevede CHP'de ortak akıl egemen hale gelmelidir. Sayın Kılıçdaroğlu, kendisine yapılan haksızlığın kabul edildiğine, bununla birlikte 13 yıl genel başkan olarak görev yaptığı bu köklü kurumu incitmemek, yaralamamak ve bir kaosa sebebiyet vermemek üzere tarihi bir sorumluluk üstlenmelidir. Hukukun da cevaz verdiği çerçevede Sayın Özgür Özel'le görüşerek CHP'nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir</strong>" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Kaynak: Cumhuriyet</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 22 May 2026 09:12:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>DEM Parti: &#039;Mutlak butlan&#039; kararı, sürece olan inançsızlığı büyütür</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/dem-parti-mutlak-butlan-karari-surece-olan-inancsizligi-buyutur-31565</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/dem-parti-mutlak-butlan-karari-surece-olan-inancsizligi-buyutur-31565</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/dem-parti-mutlak-butlan-karari-surece-olan-inancsizligi-buyutur-1779391342.png" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/dem-parti-mutlak-butlan-karari-surece-olan-inancsizligi-buyutur-1779391342.png"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/dem-parti-mutlak-butlan-karari-surece-olan-inancsizligi-buyutur-1779391342.png" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[CHP'ye 'mutlak butlan' kararına ilişkin DEM Parti tarafından yapılan açıklamada, "Toplumsal barışı sağlama çabalarının yoğunlaştığı bu tarihsel dönemde, devleti ve Cumhuriyeti gerçek anlamda demokrasiyle buluşturmanın yolları mümkünken, mutlak butlan kararı ancak Barış ve Demokratik Toplum Sürecine olan inançsızlığı büyütür." denildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong> DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP kurultay davasına ilişkin verdiği “mutlak butlan” kararına tepki gösterdi.</p>

<p>Partinin sosyal medya platformundan yapılan açıklamada&nbsp;şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>“CHP’ye mutlak butlan kararı, hukuk ve adaletle bağdaşmayan, siyaseti yargı eliyle dizayn etmek isteyen bir siyasi baskı operasyonunun ve anlayışının parçasıdır.</p>

<p>DEM Parti olarak geçmişte olduğu gibi bugün de demokrasi ve hukuktan yanayız. Onlarca yıllık mücadelemizin temel ve ilkesel düsturu, demokratik siyasete dönük saldırılara karşı halk iradesinin yanında olmaktır.</p>

<p>Toplumsal barışı sağlama çabalarının yoğunlaştığı bu tarihsel dönemde, devleti ve Cumhuriyeti gerçek anlamda demokrasiyle buluşturmanın yolları mümkünken, mutlak butlan kararı ancak Barış ve Demokratik Toplum Sürecine olan inançsızlığı büyütür.</p>

<p>Toplumda kutuplaşmayı artıran, iç barışı tahrip eden uygulamalar güven bunalımını artırır.</p>

<p>Yasal düzenlemelerin eşiğine geldiğimiz bugünlerde alınan bu karar, Barış ve Demokratik Toplum Sürecini adeta gölgelemeye dönük bir adımdır.</p>

<p>Mesele, Türkiye’nin demokrasi meselesidir. Bu hukuk ve adalet dışı uygulamalara derhal son verilmelidir.</p>

<p>DEM Parti olarak; bu ülkede demokrasiyle soluklanabileceğine inanan, adalete özlem duyan, demokratik değerler için mücadele eden milyonlarca yurttaşımızla bir aradayız, yan yanayız.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/Ekran%20g%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BCs%C3%BC%202026-05-21%20221527.png" style="height:662px; width:486px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 22:14:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP MYK toplandı: &#039;Genel merkezi terk etmeyeceğiz&#039;</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/chp-myk-toplandi-genel-merkezi-terk-etmeyecegiz-31564</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/chp-myk-toplandi-genel-merkezi-terk-etmeyecegiz-31564</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/chp-myk-toplandi-genel-merkezi-terk-etmeyecegiz-1779379700.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/chp-myk-toplandi-genel-merkezi-terk-etmeyecegiz-1779379700.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/chp-myk-toplandi-genel-merkezi-terk-etmeyecegiz-1779379700.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da 'tedbirli mutlak butlan’ kararı verdi. Gelişmenin ardından CHP MYK olağanüstü toplandı. Öte yandan Özel'in yarın yapılacak İstanbul programı iptal edildi. CHP Genel Merkezi'nin etrafına polis barikatları getirilmeye başlandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) kurultayı davasında&nbsp;<strong>tedbirli mutlak butlan kararı</strong>&nbsp;çıktı.</p>

<p>CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da 'tedbirli mutlak butlan’ kararı verdi.</p>

<p>&nbsp;<strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin görevden uzaklaştırılmasına, kurultay öncesinde görevde olan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Parti Meclisi üyelerinin tedbiren göreve dönmesine karar verildi.</strong></p>

<h3>CHP MYK OLAĞANÜSTÜ TOPLANDI</h3>

<p>Kararın ardından, CHP MYK olağanüstü toplanma kararı aldı. Tüm kurmayların Özel'in yanına çıktığı öğrenildi.</p>

<h3>"GENEL MERKEZİ TERK ETMEYECEĞİZ"</h3>

<p>Cumhuriyet'in edindiği bilgiye göre, partililer<strong>&nbsp;"Genel merkezi terk etmeyeceğiz"&nbsp;</strong>diyor.</p>

<h3>CHP'Lİ VEKİLLER GENEL MERKEZDE YATACAK</h3>

<p>CHP'li vekillerin "valizle geldiği" ve bu gece genel merkezde yatacakları belirtiliyor.</p>

<h3>CUMHURİYET ANKARA'DAN BİLDİRİYOR...</h3>

<p><strong>'Mutlak butlan' kararı sonrası CHP Genel Merkezi'nden ilk görüntüler...</strong></p>

<h3>GENEL MERKEZ ÖNÜNE MİTİNG OTOBÜSÜ GETİRİLDİ</h3>

<p>CHP’nin 38. Olağan Kurultayı'nın iptali ardından CHP Genel Merkezi'ne miting otobüsü getirildi.</p>

<p>Kaynak: Cumhuriyet</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 19:05:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>‘Mutlak butlan’ kararı sonrası Kılıçdaroğlu&#039;ndan ilk açıklama</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/mutlak-butlan-karari-sonrasi-kilicdaroglundan-ilk-aciklama-31563</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/mutlak-butlan-karari-sonrasi-kilicdaroglundan-ilk-aciklama-31563</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/mutlak-butlan-karari-sonrasi-kilicdaroglundan-ilk-aciklama-1779379196.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/mutlak-butlan-karari-sonrasi-kilicdaroglundan-ilk-aciklama-1779379196.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/mutlak-butlan-karari-sonrasi-kilicdaroglundan-ilk-aciklama-1779379196.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi tarafından CHP yönetimine geri dönmesine karar verilen Kemal Kılıçdaroğlu, ilk açıklamasını yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>CHP davasında verilen mutlak butlan kararının ardından TGRT Haber'e konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, "Türkiye'ye ve CHP'ye hayırlı olsun" dedi.</p>

<p>CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi, her iki kurultay hakkında da 'mutlak butlan’ kararı verdi. Mahkeme, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin görevden uzaklaştırılmasına, kurultay öncesinde görevde olan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve Parti Meclisi üyelerinin tedbiren göreve dönmesine karar verdi.</p>

<p>Kararda, 38. Olağan Seçimli Kurultayı ile 8 Ekim 2023 tarihli İstanbul İl Kongresi’nin, parti içi demokrasi, eşitlik ve serbest irade ilkelerine aykırı şekilde gerçekleştiği gerekçe gösterildi. Daire, 2 hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere verdiği kararı "oy birliğiyle" aldı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 18:55:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP için &#039;mutlak butlan&#039; ve Kemal Kılıçdaroğlu&#039;nun göreve dönmesi kararı</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/chp-icin-mutlak-butlan-ve-kemal-kilicdaroglunun-goreve-donmesi-karari-31562</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/chp-icin-mutlak-butlan-ve-kemal-kilicdaroglunun-goreve-donmesi-karari-31562</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/chp-icin-mutlak-butlan-ve-kemal-kilicdaroglunun-goreve-donmesi-karari-1779378607.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/chp-icin-mutlak-butlan-ve-kemal-kilicdaroglunun-goreve-donmesi-karari-1779378607.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/chp-icin-mutlak-butlan-ve-kemal-kilicdaroglunun-goreve-donmesi-karari-1779378607.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[CHP'nin 38. Olağan Kurultayı ile 21'inci Olağanüstü Kurultayı'nın iptali istemiyle açılan davada "tedbirli mutlak butlan" kararı çıktı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong> Bu kararla birlikte kurultayın malul olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş oldu.</p>

<p>Mahkeme Kemal Kılıçdaroğlu'nun ve kurultay öncesindeki parti organlarının görevlerine devam etmelerine karar verdi.</p>

<p>CHP Merkez Yönetim Kurulu "mutlak butlan" kararı sonrasında olağanüstü toplandı.&nbsp;</p>

<p>CHP Ankara İl Başkanlığı "halkın iradesine sahip çıkmak için" herkesi Genel Merkez'e davet etti.</p>

<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut kararı tanımadıklarını söyledi.</p>

<p>Arapça kökenli bir sözcük olan "butlan" geçersizlik anlamına geliyor.</p>

<p>Hukukta, hukuki işlemlerdeki geçersizlik türlerinden biri olarak tanımlanıyor.</p>

<p><strong>Tepkiler ne oldu?</strong></p>

<p>CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, mahkeme kararını tanımadıklarını söyledi.</p>

<p>X hesabından bir paylaşım yapan Bulut, "CHP'nin sahibi saraylar, kapalı kapılar ardındaki kirli hesaplar ya da bürokratik oyunlar değildir. CHP'nin sahibi örgüttür, delegedir, halktır" dedi ve ekledi:</p>

<p>"CHP'nin Genel Başkanı Özgür Özel'dir ve bu gerçek tartışmaya kapalıdır."</p>

<p>İYİ Parti Başkanlık Divanı ve Meclis Grubu, mahkemenin CHP ile ilgili kararı sonrasında cuma günü olağanüstü toplanma kararı aldı.</p>

<h2><strong>Dava neyi içeriyordu?</strong></h2>

<p>CHP'nin 38. Olağan Kurultayı 4-5 Kasım 2023'te düzenlendi.</p>

<p>Bu kurultayda genel başkanlık yarışını Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı Özgür Özel kazandı.</p>

<p>Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş ile bazı delegeler, bu kurultayın iptali ve yetkili kurulların görevden uzaklaştırılması talebiyle davalar açtı.</p>

<p>6 Nisan 2025'te ise CHP'de 21. Olağanüstü Kurultay yapıldı.</p>

<p>Özgür Özel yeniden genel başkan seçildi.</p>

<p>Lütfü Savaş ve bazı delegelerin açtığı davalar, Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde birleştirildi.</p>

<p>Bu süreçte bir hukuk davası dışında bir de ceza davası açıldı.</p>

<p>Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı kurultayda usulsüzlük yapıldığı iddialarıyla ilgili bir soruşturma başlattı ve hazırlanan iddianame 3 Haziran'da kabul edildi.</p>

<p>İddianamede, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) yolsuzluk suçlamasıyla görevden uzaklaştırılan başkanı Ekrem İmamoğlu dahil 12 şüpheli hakkında "oylamaya hile karıştırma" suçundan bir yıldan üçer yıla kadar hapis cezası isteniyordu.</p>

<p>İddianamede eski CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na mağdur, Lütfü Savaş'a ise müşteki sıfatıyla yer veriliyordu.</p>

<p>Kılıçdaroğlu bu dava kapsamında ifade vermeye gitmedi ve bunu "Partimi adliyede tartıştırmam" sözleriyle açıkladı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 21 May 2026 18:45:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kürt siyasetinin değişmez kaderi: Birleşmeden ayrılmak</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/kurt-siyasetinin-degismez-kaderi-birlesmeden-ayrilmak-31561</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/kurt-siyasetinin-degismez-kaderi-birlesmeden-ayrilmak-31561</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/kurt-siyasetinin-kaderi-birlesmeden-ayrilmak-1779300868.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/kurt-siyasetinin-kaderi-birlesmeden-ayrilmak-1779300868.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/kurt-siyasetinin-kaderi-birlesmeden-ayrilmak-1779300868.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Diyarbakır'da yaklaşık bir buçuk ay önce kurulan Kürt Milli Platformu, kuruluşundan kısa bir süre sonra istifa dalgasıyla sarsıldı. Platformdan "iç anlaşmazlık" gerekçesiyle ayrılan 16 isim, gecikmeden yeni bir rota çizerek "Kürdistan Milli İnisiyatifi" adıyla yeni bir oluşum kurduklarını duyurdu. Platform kanadı ise dağılma iddialarını reddederek mevcut siyasi partiler arasında köprü olma hedeflerini sürdüreceklerini açıkladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>İlk kongresini Diyarbakır'da gerçekleştiren ve Kürt siyasetinde ortak bir zemin yaratma hedefiyle yola çıkan Kürt Milli Platformu'nda sular durulmuyor. Geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir liste ile aralarında tanınmış isimlerin de bulunduğu 16 kişinin, "iç anlaşmazlıkları" gerekçe göstererek platformdan çekildiği açıklanmıştı.</p>

<p>Başlangıçta 51 kurucu üyeyle yola çıkan oluşumda yaşanan bu kırılmanın perde arkasında "platformun siyasi partiye dönüştürülmesi" tartışmalarının yattığı belirtiliyor.</p>

<p><strong>"Amacımız parti kurmak değildi"</strong></p>

<p>Rûdaw TV'nin bültenine Mardin'den bağlanan Kürt Milli Platformu Üyesi Welat Kılıçaslan, yaşanan krize dair değerlendirmelerde bulundu. Sürecin büyük bir coşkuyla başladığını ancak kısa sürede çelişkili fikirlerin ortaya çıktığını belirten Kılıçaslan, sorunun kaynağını şu sözlerle özetledi:</p>

<p>"Kürt toplumunun çok farklı renkleri bu platformda yer aldı. Dolayısıyla bazı konularda görüş ayrılıkları yaşamamız normaldi. Ancak krizin asıl nedeni, bazı üyelerin platformu siyasi bir partiye dönüştürmek istemesiydi. Platformun asli amacı bir parti kurmak değil; mevcut Kürt siyasi partilerini bir araya getirerek ulusal bir köprü ve ortak bir diyalog zemini inşa etmekti."</p>

<p>Kılıçaslan, "yeni parti" fikrinin platformun resmi organları olan konferans veya meclis tarafından alınmış bir karar olmadığını, sadece bazı üyelerin kişisel arzusu düzeyinde kaldığını vurguladı. Dağılma tehlikesi olmadığını savunan Kılıçaslan, diyalog kurmaya çalıştıklarını ancak kriz nedeniyle işlerin bir noktaya kadar sekteye uğradığını kabul etti.</p>

<p><strong>Ayrılanlar Kürdistan Milli İnisiyatifi"ni kurdu</strong></p>

<p>Platform cephesinden bu açıklamalar gelirken, istifa eden 16 isim tartışmalara yeni bir boyut kazandırarak "Kürdistan Milli İnisiyatifi"ni (İnsiyatîfa Neteweyî ya Kurdistanê) kurduklarını kamuoyuna duyurdu.</p>

<p>Yeni oluşum tarafından yayımlanan deklarasyonda, ayrılık kararının temel nedeni olarak "görüş ve yöntem farklılıkları" gösterildi. Kürt Milli Platformu'nun "Kürtlerin geleceğine ilişkin ortak bir milli zeminde buluşma" amacıyla kurulduğunun hatırlatıldığı açıklamada, platformun zaman içinde beklenen düzeyde ilerleme sağlayamadığı ve "siyasi ile toplumsal beklentilere cevap veremediği" vurgulandı.</p>

<p>Açıklamada&nbsp;platforma yönelik şu sert eleştiriler yöneltildi:</p>

<p>"Kürt halkının maruz kaldığı baskı ve zulüm karşısında ortak bir duruş geliştirilemedi. Platform mevcut yapısıyla toplumsal beklentilere yanıt veremedi, yaşanan görüş ayrılıkları derinleşti ve çözüm üretilemedi."</p>

<p>"Demokratik yöntemlerle mücadele" vurgusu yapan Kürdistan Milli İnisiyatifi, ulusal ve demokratik değerler temelinde halkın birliğini esas alan bir mücadele hattı oluşturacaklarını belirtti. Kürt siyasi çevreleri, aydınlar, gençler ve kadınlara çağrıda bulunan yeni oluşum, tüm Kürt taraflarıyla diyalog geliştirerek ortak çalışma zemini inşa etmeyi hedeflediklerini bildirdi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 20 May 2026 21:04:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Ömer Çelik: Hedef, terör örgütünün Türkiye gündeminden çıkmasıdır</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/omer-celik-hedef-teror-orgutunun-turkiye-gundeminden-cikmasidir-31556</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/omer-celik-hedef-teror-orgutunun-turkiye-gundeminden-cikmasidir-31556</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/omer-celik-hedef-teror-orgutunun-turkiye-gundeminden-cikmasidir-1779215102.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/omer-celik-hedef-teror-orgutunun-turkiye-gundeminden-cikmasidir-1779215102.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/omer-celik-hedef-teror-orgutunun-turkiye-gundeminden-cikmasidir-1779215102.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Devlet Bahçeli'nin Abdullah Öcalan'a çağrısıyla başlatılan PKK'yi tasfiye sürecine ilişkin olarak AKP Sözcüsü Ömer Çelik, "Buradaki hedef, terörün ve terör örgütünün Türkiye gündeminden çıkmasıdır. Bununla ilgili olarak pek çok çalışma yapılmıştır." dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong> AKP MYK toplantısının ardından açıklamalarda bulunan AKP Sözcüsü <strong>Ömer Çelik</strong>, Bahçeli'nin Öcalan'a statü önerisine ilişkin sorulara da cevap verdi.&nbsp;</p>

<p>Başlatılan süreçte temel hedefin PKK'nin devre dışı bırakılması olduğuna dikkat çeken&nbsp;<strong>Çelik</strong>, şunları söyledi:</p>

<p>"Değerli arkadaşlar, Terörsüz Türkiye, Cumhur İttifakı’nın bir bütün olarak destek verdiği ve inşa ettiği bir süreçtir. Kuşkusuz daha önce de bahsetmiştim. Sayın Devlet Bahçeli’nin tarihi çağrısıyla ve Sayın Cumhurbaşkanımızın bunu talimatlar vererek bir devlet politikasına dönüştürmesiyle birlikte Cumhur İttifakı’nın başlattığı bu süreç şu anda devlet politikası olarak devam etmektedir. Burada tabii çok büyük bir tecrübemiz var. Bunun Türkiye tarihi açısından değerlendirilmesi ve bugünün koşullarında ele alınması bakımından bazı doğru yorumlar olduğu gibi çok sayıda yanlış yorum da ortaya çıkabiliyor. Bunlara tek tek değinmeyeceğim. Değişik vesilelerle değiniyorum. Bundan sonrasında da değinirim. Bu açıdan baktığınızda Terörsüz Türkiye sürecinin hedeflerine ulaşması bakımından Cumhur İttifakı bir ve bütün olarak hareket etmektedir. Bu süreçlerin doğasında kendi ritmi vardır. Bu siyasetin diğer ritimleriyle mukayese edilmeyecek kadar kendine özgü bir ritmi bulunmaktadır. O açıdan baktığımızda Cumhur İttifakı açısından ve AK Parti açısından bu süreci kesintisiz bir şekilde güçlü bir iradeyle sürdürüyoruz.</p>

<p>Buradaki hedef, terörün ve terör örgütünün Türkiye gündeminden çıkmasıdır. Bununla ilgili olarak pek çok çalışma yapılmıştır. Siyasi boyutta Cumhur İttifakı’nın ortaya koyduğu bu güçlü irade, Sayın Cumhurbaşkanımızın bunu devlet politikası hâline dönüştüren talimatları ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bu sürece katılmasıyla birlikte kurulan komisyon sayesinde, diğer siyasi partilerin de bu komisyona verdikleri destekle son derece kapsamlı, geniş ve yüksek düzeyde değerlendirmeler yapılmıştır. Bu süreç güçlü bir şekilde sürdürülmektedir. Komisyon raporunda ve Yüce Meclis’in ilgili değerlendirmelerinde ifade edildiği gibi esas amaç, terör örgütünün silah bırakması ve silah bırakılmasının teyit edilmesiyle birlikte fesih sürecinin tamamlanmasıdır. Tabii yine komisyon raporunda ifade edildiği gibi bununla beraber yapılacak yasal düzenlemeler ve daha sonrasında geliştirilecek bazı politikalar da esastır ve bu çerçeve oluşturulmuştur. Buna AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi, Cumhur İttifakı olarak imzasını koymuştur. Diğer partiler de imzalarını koydular. Dolayısıyla herkesin iradesini yansıtan bir raporun orada açık ve seçik bir şekilde görüldüğünü ifade edebiliriz. Biz bununla ilgili olarak hem hükümet kanadında hem AK Parti Genel Merkezi’nde Cumhurbaşkanımızın yetkilendirdiği arkadaşlarımızla beraber bu çalışmaları yürütüyoruz ve çalışmalar kesintisiz şekilde sürüyor.</p>

<p>Tabii silah bırakma sürecinin devam etmesi, tamamlanması ve teyit mekanizmasının bunu doğrulaması çok önemlidir. Bunun ötesinde yine komisyon raporunda belirtilen yasal boyutun ve diğer bazı boyutların devreye girmesi herkesin gündemindedir. Sürecin başladığı andan itibaren Sayın Cumhurbaşkanımızın devlet kurumlarına verdiği talimat çerçevesinde yoğun bir koordinasyonla süreç devam ettirilmektedir. Bunlar Bakanlar Kurulu’nda ve diğer hükümet, kabine mecralarında Sayın Cumhurbaşkanımıza arz edilmektedir. Biz de partide bunu, Sayın Cumhurbaşkanımızın yetkilendirdiği komisyonla birlikte devam ettiriyoruz. Sayın Devlet Bahçeli’nin bu sürecin başlangıcından itibaren yaptığı bütün konuşmalar, Türkiye’nin önündeki engelleri kaldırmak ve Türkiye’yi terörden kurtarmak bakımından son derece güçlü ve değerli açıklamalardır. Biz bunların her birini son derece kıymetli buluyor, üzerinde çalışıyor ve şimdiye kadar bunlarla ilgili değerlendirmeleri en kapsamlı şekilde yaparak süreci ilerletiyoruz. Çünkü Cumhur İttifakı burada bir ve bütün olarak hareket etmektedir."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 19 May 2026 21:01:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Öcalan&#039;a statü&quot; tartışması: MHP&#039;li Yalçın ile Arınç arasında söz düellosu</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ocalana-statu-tartismasi-mhpli-yalcin-ile-arinc-arasinda-soz-duellosu-31546</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ocalana-statu-tartismasi-mhpli-yalcin-ile-arinc-arasinda-soz-duellosu-31546</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/ocalana-statu-tartismasi-mhpli-yalcin-ile-arinc-arasinda-soz-duellosu-1778857808.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/ocalana-statu-tartismasi-mhpli-yalcin-ile-arinc-arasinda-soz-duellosu-1778857808.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/ocalana-statu-tartismasi-mhpli-yalcin-ile-arinc-arasinda-soz-duellosu-1778857808.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Abdullah Öcalan'a statü çıkışı ardından KHK'lıların işsiz kaldığını, önce bunun halledilmesi gerektiğini söyleyen Arınç'a MHP'li Semih Yalçın tepki göstermiş, ikili arasındaki tartışma, açıklamalar ve sosyal medya paylaşımlarıyla sürmüştü. Son olarak kendisini Bahçeli'ye şikâyet edeceğini belirten Arınç'a Yalçın'dan cevap geldi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>MHP Genel Başkan Yardımcısı, MHP İstanbul Milletvekili&nbsp;<strong>Semih Yalçın</strong>&nbsp;ile eski TBMM Başkanı ve eski&nbsp;Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi&nbsp;<strong>Bülent Arınç&nbsp;</strong>arasındaki gerilim sürüyor. Son olarak Yalçın hakkında&nbsp;<em>"</em><em>Bu insan artık bunlara son vermelidir. Aksi takdirde kendisini bizzat Sayın Bahçeli'ye şikâyet edecek ve kendisinin yardımcısı sıfatını taşıyan bu kişinin hakaretlerine son vermesini isteyeceğim. Bu hakaretlere karşı artık sesimi kısmak niyetinde değilim"</em>&nbsp;ifadelerini kullanan Arınç hakkında paylaşımda bulunan Yalçın, "Biz, kendisinden bir öğrenciyi babasına şikâyet eden mızmız öğretmen üslubuyla değil; abdestinden şüphesi olmayan bir musallinin vakar ve itidaliyle tenkitlerimize cevap vermesini beklerdik" diye yazdı.</p>

<p>Yalçın, Arınç hakkında sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Arınç’ın şahsıma yönelttiği doğru olmayan ithamlar; politik eleştiri, sert tenkit sınırlarını aşıp münafıklara özgü günah ifşasına, ayıp teşhirine dönüştü. Şahsımdan beklediği merhamet, insaf, izan ve hüsnüzan gibi ahlaki terazileri kendisi terk ederek şeytanın ipine sarıldı, belden aşağı vurmayı yeğledi. Siyasi eleştiri hudutlarının dışına çıkıp şeytanla ortaklığı seçti" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Yalçın'ın paylaşımının tamamı şöyle:</p>

<p><em>"FÂSIKÜ’L LEYL Ü VE’N-NEHAR BÜLENT ARINÇ!</em><br />
<em>Eski Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın, 'bilge politikacı ve yüksek ahlaklı kişi' maskesinin arkasına gizlediği enaniyet ve büyüklük kompleksi, aramızda yaşanan son söz düellosuyla ayan beyan ortaya serildi.</em><br />
<em>Siyaset dairesi ve sınırlarının dışına çıkmadan beyanları hakkında yönelttiğim eleştiriler, Bülent Arınç’ın pullarını döktü, fiyakasını bozdu.</em><br />
<em>Oldukça şişkin egosu, bir politik iğnenin batmasıyla parti balonu gibi patladı.</em><br />
<em>Eski Meclis Başkanı'nın yüreğinde, 'karanlıkta kara taş üzerinde yürüyen karıncanın ayak sesi gibi gizlediği kibir ve gizli şirk' açığa çıktı.</em><br />
<em>Biz Bülent Arınç’ın günahlarını sayıp dökmedik; şahsiyata, özel hayata girmedik.</em><br />
<em>Sadece kendisinin siyasi değerlendirme ve tespitlerinin üzerine gittik.</em><br />
<em>Arınç ise siyasi tenkidi bırakarak şeref ve haysiyete tasallutu tercih etti.</em><br />
<em>Arınç’ın şahsıma yönelttiği doğru olmayan ithamlar; politik eleştiri, sert tenkit sınırlarını aşıp münafıklara özgü günah ifşasına, ayıp teşhirine dönüştü.</em><br />
<em>Her haksız ve suçlunun, her köşeye sıkışan âcizin başvurduğu gibi…</em><br />
<em>Benim Bülent Arınç’a dönük sert tenkitlerimin temel sebebi,</em><br />
<em>1. Genel Başkanımız Devlet Bahçeli’nin aziz milletimizden büyük destek gören Terörsüz Türkiye istikametindeki samimi gayretlerini seviyesiz ifadelerle değersizleştirmeye kalkmasıdır.</em><br />
<em>2. Bir Müslüman olarak 'izzet ü ikbâl ile bâb-ı hükûmetten çekilmek' dururken, inananlar arasında nifak ve fitne saçma çabasını sürdürmesini engellemektir.</em><br />
<em>3. 'Fâsıkü’l leyl ü ve’n-nehar' işlevini terk etmesi hususunda kendisini ikaz etmektir.</em><br />
<em>Sen misin, bir egoistin gerçek yüzünü bedahetle gözler önüne seren!</em><br />
<em>Mağrur Arınç; benim sözlerimden kendine pay ve ders çıkaracağına, büsbütün hiddetlenip kamçılandı.</em><br />
<em>Beni itham ettiği sözlerden daha rezil bir üslupla ve üstelik de pek kibirli ifadelerle şahsıma saldırıda bulundu.</em><br />
<em>Bülent Arınç, her ikimizin de yaşadığı evlat acısının, vicdan terazisini hassaslaştırıp merhamet kapılarını ve gönül gözünü açtığından söz etti.</em><br />
<em>Lakin böyle hassas bir konuda bile ruhunun derinliklerindeki garez ve kini kusmaktan kendini alamadı.</em><br />
<em>Nezaket, nezahet ve nezafet izharı yerine büsbütün incitici, kaba ve nadan bir tavır içine girdi.</em><br />
<em>Bana yakıştırdığı o dedikodu cümlesini de öfkesini yatıştırmak için sarf etti.</em><br />
<em>Şahsımdan beklediği merhamet, insaf, izan ve hüsnüzan gibi ahlaki terazileri kendisi terk ederek şeytanın ipine sarıldı, belden aşağı vurmayı yeğledi.</em><br />
<em>Siyasi eleştiri hudutlarının dışına çıkıp şeytanla ortaklığı seçti.</em><br />
<em>Bülent Arınç, nefsini aşırılıktan alıkoyamayıp beni adımın anlamlarıyla da vurmaya kalktı.</em><br />
<em>Peki, kendisi asla liyakat kesp etmediği Bülent isminin manası hakkında hiç tefekkür etti mi?</em><br />
<em>Bülent Arınç, hasbelkader yüksek mevki ve itibara erişti ama ahlaki hastalıklarla alil olduğu için ismiyle müsemma olamadı.</em><br />
<em>Biz, kendisinden bir öğrenciyi babasına şikâyet eden mızmız öğretmen üslubuyla değil; abdestinden şüphesi olmayan bir musallinin vakar ve itidaliyle tenkitlerimize cevap vermesini beklerdik.</em><br />
<em>Ama Bülent Arınç öylesine cürmümeşhut hâlinde yakalandı ki iç barışın takviyesine dönük politikalarına maksatlı cümlelerle saldırdığı ve hakkımda en son şikâyetçi olacağı makama sığınarak büsbütün küçüldü.</em><br />
<em>Siyaset meydanı; şekvacılık, sızlanma ve yakınma yeri değildir.</em><br />
<em>Bülent Arınç; kendini allame-i siyaset sanıyor ve kibrini sadece dilinin arkasına değil, yüreğinin en ücra köşesine saklamaya çalışıyor ama heyhat!</em><br />
<em>Lisanı ve etvarı kendini ele veriyor.</em><br />
<em>Bülent Arınç’ın tenkitlerime sosyal medyada verdiği üslup fukarası cevap ve hakkımda sarf ettiği hakaretamiz cümleler, neticede kendisinin gerçek karakterini ele vermiş oldu.</em><br />
<em>Arınç’ın kalbinde sakladığı enaniyet ve tekebbür, bütün kamuoyunca öğrenilmiş oldu.</em><br />
<em>Nifak, fitne ve tefrikanın bir siyasetçiyi nasıl şeytanın oyuncağı hâline getirdiğini ve esfele sâfilîne düşürdüğünü ibretle müşahede ettik."</em></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 15 May 2026 18:02:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>“Kürdistan” kavramı, tarihsel gerçeklik ve siyasette hakaret dili</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/kurdistan-kavrami-tarihsel-gerceklik-ve-siyasette-hakaret-dili-31545</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/kurdistan-kavrami-tarihsel-gerceklik-ve-siyasette-hakaret-dili-31545</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/kurdistan-kavrami-tarihsel-gerceklik-ve-siyasette-hakaret-dili-1778837392.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/kurdistan-kavrami-tarihsel-gerceklik-ve-siyasette-hakaret-dili-1778837392.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/kurdistan-kavrami-tarihsel-gerceklik-ve-siyasette-hakaret-dili-1778837392.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Nureddin Şimşek yazdı...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de bazı kavramlar vardır ki, onları konuşmak bile çoğu zaman sağlıklı bir tartışma zemini yerine öfke, korku ve hakaret üretir.</p>

<p>&nbsp;“Kürdistan” kavramı da bunlardan biridir. Oysa tarihsel ve akademik gerçeklikler, günlük siyasetin sert diliyle değil; belgelerle, kaynaklarla ve toplumsal hafızayla değerlendirilmelidir.<br />
“Kürdistan” kelimesi yeni ortaya çıkmış bir kavram değildir.</p>

<p>&nbsp;Selçuklu döneminden Osmanlı’ya, Osmanlı’dan Cumhuriyet öncesi kaynaklara kadar pek çok tarihî metinde bir coğrafi bölgeyi tanımlamak için kullanılmıştır. Nasıl ki Anadolu, Rumeli, Trakya, Mezopotamya veya Balkanlar birer coğrafi tanımlamaysa; Kürdistan da tarih boyunca belirli bir coğrafyayı tarif eden kavramlardan biri olmuştur.</p>

<p>Osmanlı arşivlerinde “Kürdistan Eyaleti” ifadesi yer almıştır. 19. yüzyılda oluşturulan idarî yapılarda bu isim resmî belgelerde kullanılmıştır. Evliya Çelebi seyahatnamesinde Kürdistan’dan söz etmiş, Şerefhan’ın “Şerefname” adlı eserinde Kürt beyleri ve Kürdistan coğrafyası anlatılmıştır.</p>

<p>&nbsp;Osmanlı’nın önemli devlet adamlarından olan tarihçi ve düşünürler de bu kavramı doğal bir coğrafi tanımlama olarak eserlerinde kullanmıştır.<br />
Burada önemli olan nokta şudur: Bir coğrafi kavramı telaffuz etmek, otomatik olarak bir devlet talebi anlamına gelmez.</p>

<p>&nbsp;Mezopotamya dediğimizde ayrı bir devlet çağrısı yapılmış olmaz. Trakya dediğimizde mevcut sınırlar inkâr edilmiş olmaz. Anadolu dediğimizde başka halklar dışlanmış olmaz. Coğrafi isimler tarihsel hafızanın parçasıdır.</p>

<p>Ahmet Türk’ün açıklamasında dikkat çeken noktalardan biri de budur. Türk, “Kürdistan” ifadesini yalnızca Kürtlerin yaşadığı bir alan olarak değil; Süryani, Ermeni, Arap, Mahalmi ve farklı halkların birlikte yaşadığı tarihsel bir coğrafya olarak tanımlamaktadır. Bu yaklaşım, etnik tekçilikten çok çoğulcu bir tarihsel hafıza vurgusu taşımaktadır.<br />
Amedspor tartışması da tam bu noktada önem kazanmaktadır. Çünkü Amedspor etrafında yükselen tartışmalar yalnızca futbol meselesi değildir. Bir halkın dili, kültürü, müziği ve kimliğiyle kamusal alanda görünür olmasının yarattığı toplumsal gerilimlerin yansımasıdır.</p>

<p>&nbsp;Dünyanın her yerinde spor, kültürün taşıyıcı alanlarından biridir. Barcelona’nın Katalan kimliğiyle, Celtic’in İrlanda kültürüyle veya Bask bölgesindeki takımların yerel kimlikle özdeşleşmesi nasıl doğal görülüyorsa; Kürtçe sloganların, şarkıların veya kültürel aidiyetlerin tribünlere yansıması da sosyolojik bir gerçekliktir.</p>

<p>Tam da bu nedenle siyasetin dili önemlidir. BBT Başkanı Mustafa Desticinin&nbsp; Ahmet Türk'e karşı kullandığı “Ne Kürdistanı lan” ifadesi,Yine Cumhurbaşkanı Danışmanlarından &nbsp;Oktay Saral'ın Ahmet Türk'e harşı kulladığı dil demokratik tartışma kültürüne zarar veren bir üsluptur. Çünkü mesele artık fikir tartışmasının ötesine geçmekte, aşağılayıcı ve dışlayıcı bir dile dönüşmektedir.</p>

<p>“Lan” kelimesi Türkçede çoğu zaman küçümseyici, azarlayıcı ve kaba bir hitap biçimi olarak algılanır.Etimilojık kökenını bilmemekle birlikte Fransızcada "La/le âne=Eşşek)anlamımda da kullanıldığını Belirtmek isterim. Her ne kadar gündelik dilde farklı tonlarda kullanılsa da, siyasette bu tür ifadeler toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir. Devlet ciddiyeti taşıyan makamların dili daha kuşatıcı, daha dikkatli ve daha saygılı olmak zorundadır.</p>

<p>Bir ülkede barışın yolu, insanların kullandığı tarihsel kavramlardan korkmaktan değil; onları konuşabilmekten geçer. Yasaklayıcı ve ötekileştirici dil, toplumsal hafızayı ortadan kaldırmaz. Tam tersine, kırgınlıkları büyütür.<br />
Türkiye’nin ihtiyacı olan şey; “sen yoksun”, “senin tarihin yok”, “senin coğrafyan yok” dili değil; birlikte yaşamı güçlendiren demokratik bir üsluptur. Çünkü kardeşlik, inkârla değil; karşılıklı tanıma ve saygıyla kurulur.</p>

<p>Bugün Türkiye’de milyonlarca insan Kürtçe konuşuyor, Kürt müziği dinliyor, çocuklarına Kürtçe isim veriyor ve kendi kültürel aidiyetini görünür kılmaya çalışıyor. Bu gerçekliği bastırmaya çalışan sert söylemler toplumsal huzuru büyütmez. Aksine, ortak yaşam duygusunu zedeler.</p>

<p>Tarih bize şunu gösteriyor: Coğrafi kavramlardan korkan toplumlar değil, farklılıklarını konuşabilen toplumlar güçlü olur. Çünkü demokrasi, yalnızca seçimlerden ibaret değildir; aynı zamanda insanların kimliklerini, kültürlerini ve tarihsel hafızalarını korkmadan ifade edebildiği bir birlikte yaşama iradesidir de...</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 15 May 2026 12:26:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Ahmet Türk&#039;ten &quot;Kürdistan&quot; savunması: Coğrafi terimdir</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ahmet-turkten-kurdistan-savunmasi-cografi-terimdir-31537</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ahmet-turkten-kurdistan-savunmasi-cografi-terimdir-31537</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/ahmet-turkten-kurdistan-savunmasi-cografi-terimdir-1778658794.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/ahmet-turkten-kurdistan-savunmasi-cografi-terimdir-1778658794.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/ahmet-turkten-kurdistan-savunmasi-cografi-terimdir-1778658794.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Yerine kayyım atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ahmet Türk, Amedspor’un Süper Lige yükselmesi kutlamaları sonrasında yaptığı “Kürdistan'ın bir takımı Süper Lig’e çıktı. Başarılar dilerim” şeklindeki açıklamasına gelen tepkilere cevap olarak, "Kürdistan bir coğrafik terimdir, bir coğrafi bölgedir. Tarihte yer almış olan bir şeydir. Yani bunu Selçuklu'dan tutun, Osmanlı'ya kadar hiç kimse inkar etmemiş burada Kürdistan'ın olduğunu. Siz bunu kabullenmezseniz hiçbir zaman bu ülkede barışı sağlayamazsınız. Kardeşliği gerçekleştiremezsiniz." ifadelerini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong> Diyarbakır'da Toplumsal Barış ve Özgürlük Forumu’na katılan <strong>Ahmet Türk</strong>, "Kürdistan" lafını kullandığı için Cumhurbaşkanı baş danışmanı Oktay Saral dahil olmak üzere birçok çevreden gelen olumsuz tepkilere ilişkin&nbsp;İlke TV’ye değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Ahmet Türk, şunları söyledi:</p>

<p>"Kürdistan bir coğrafik terimdir, bir coğrafi bölgedir. Tarihte yer almış olan bir şeydir. Yani bunu Selçuklu'dan tutun, Osmanlı'ya kadar hiç kimse inkar etmemiş burada Kürdistan'ın olduğunu. Bir coğrafya olduğunu ve burada bir halkın&nbsp;yaşadığını. Biz Kürdistan dediğimiz zaman Kürtleri sadece kastetmiyoruz. Burada Süryanisi var, Ermenisi var, Arabi var, Mahalmisi var, birçok halk var. Bunlar hepsi Kürdistani halklardır. Yani bu coğrafyada yaşayan.</p>

<p><strong>“Amedspor bir Türkiye takımıdır”</strong></p>

<p>Ama şunu da söyledim. Elbette ki Amedspor bir Türkiye takımıdır. Türkiye Süper Ligi'ne geçiş yapan bir takımdır. Bir Türkiye takımıdır.</p>

<p>Ama sonuçta bir Kürdistani ruh var insanlarda. Şarkılar Kürtçe, söylemler Kürtçe, hitabetler Kürtçe. Bu bir halkın dilinin, kültürünün spora yansımasıdır. Bunu kabullenmek lazım.</p>

<p><strong>“Bunu kabullenmezseniz barışı sağlayamazsınız”</strong></p>

<p>Siz bunu kabullenmezseniz hiçbir zamanda bu ülkede barışı sağlayamazsınız. Kardeşliği gerçekleştiremezsiniz.</p>

<p>Mustafa Destici'yi ciddiye almıyorum. Cevap verilecek biri değil. Kimliği ve kişiliği olan insan böyle bir üslubu kullanmaz. Lan kelimesini, ulan kelimesini kullanmaz.</p>

<p><strong>“50 yıl içinde hakaretten dolayı dava açılmadı”</strong></p>

<p>Ben elli yıldan fazladır siyaset yapıyorum. Hakkımda PKK örgüt üyeliğinden birkaç kez dava açıldı. Siyasi davalar açıldı. Ama 50 yıl içinde hakaretten dolayı hiçbir dava açılmadı. Çünkü hiçbir insana hakaret etmedim.</p>

<p>Ancak kişiliği zayıf olan insanlar hakaret eder. Ben bunu yapmadım. Yapmam da. Bana sormasaydınız buna cevap da vermezdim.”</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/Ekran%20g%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BCs%C3%BC%202026-05-13%20102742.png" style="height:625px; width:509px" /></p>

<p><strong>Ne olmuştu?</strong></p>

<p>Ahmet Türk Rûpel News'e Amedspor’un Süper Lige çıkma kutlamaları ardından Kürtçe yaptığı kısa açıklamada ““Çok mutluyum. Kürdistan'ın bir takımı Süper Lig’e çıktı. Başarılar dilerim” demişti.</p>

<p>Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Destici, Ahmet Türk’ün yaptığı açıklamayı alıntılayarak, “Ne Kürdistan’ı lan! Burası Türkiye Cumhuriyeti! Beğenmiyorsan defolup gidersin” ifadelerini kullanmıştı.</p>

<p>Türk’ün açıklamasına kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, farklı siyasi çevrelerden de çok sayıda yorum geldi.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 May 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>AKP&#039;li Savcı Sayan: Erdoğan bu ülkeyi Apo ve yandaşlarına  teslim etmeyecektir</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/akpli-savci-sayan-erdogan-bu-ulkeyi-apo-ve-yandaslarina-teslim-etmeyecektir-31536</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/akpli-savci-sayan-erdogan-bu-ulkeyi-apo-ve-yandaslarina-teslim-etmeyecektir-31536</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/akpli-savci-sayan-erdogan-bu-ulkeyi-apo-ve-yandaslarina-teslim-etmeyecektir-1778656095.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/akpli-savci-sayan-erdogan-bu-ulkeyi-apo-ve-yandaslarina-teslim-etmeyecektir-1778656095.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/akpli-savci-sayan-erdogan-bu-ulkeyi-apo-ve-yandaslarina-teslim-etmeyecektir-1778656095.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Bir dönem belediye başkanlığı yapan AKP'li Savcı Sayan, Erdoğan'ın zannedildiği gibi "çözüm sürecinde" tavizkar bir tutum almayacağını, milliyetçi tabanı yanına alarak yüzde 60 oranında bir oyla yeniden seçileceğini belirterek, "Birileri yine ‘Terörsüz Türkiye’ söylemi ve Apo üzerinden Sayın Erdoğan’ı sıkıştırabileceklerini sanıyor. Sayın Erdoğan’ın üstüne ne kadar giderseniz gidin, halkın kabul etmeyeceği talepleri önüne koyarsanız, yine geri adım atmayacaktır. Yine tercihini devletten, milletten ve bayraktan yana koyacaktır. Bu ülkeyi Apo ve yandaşlarına  teslim etmeyecektir." ifadelerini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ </strong>- Bir dönem CHP'de de yer alan eski Ağrı belediye başkanı AKP'li Savcı Sayan,&nbsp;sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Erdoğan'ın birinci çözüm sürecinde izlediği yolun aynısını bu süreçte de izleyeceğine dikkat çekerek, "2014 çözüm sürecinde de bütün iyi niyetine rağmen derin yapılar ve PKK süreci bozmak istedi. Kabul edilmeyecek şartları dayattılar. Sayın Erdoğan elinin tersiyle itti. Sonra, Apo ve derinler hendek savaşlarını başlattılar. Kandil üzerinden Türkiye’ye diz çöktüreceklerini sandılar. Hendeklerle Tayyip Erdoğan’ı yeneceklerini düşündüler. Ama söz konusu vatandı. Yine geri adım atmadı. Devleti kimseye teslim etmedi. Birileri yine ‘Terörsüz Türkiye’ söylemi ve Apo üzerinden Sayın Erdoğan’ı sıkıştırabileceklerini sanıyor. Sayın Erdoğan’ın üstüne ne kadar giderseniz gidin, halkın kabul etmeyeceği talepleri önüne koyarsanız, yine geri adım atmayacaktır. Yine tercihini devletten, milletten ve bayraktan yana koyacaktır. Bu ülkeyi Apo ve yandaşlarına&nbsp; teslim etmeyecektir." diye yazdı.</p>

<p><strong>"MHP rahatsız mı olur? Hiç fark etmez"</strong></p>

<p>Erdoğan'ın tavizsiz davranması durumunda daha çok takdir toplayacağını ve destek göreceğini iddia eden Sayan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Bunun siyasi bedeli ne olur? Cumhur İttifakı içinde kırılmalar mı yaşanır? MHP rahatsız mı olur? Hiç fark etmez. Erdoğan, ‘Bu ülkeyi böldürmem, teslim etmem’ diyerek milletin önüne çıkarsa; bugün karşısında duran birçok milliyetçi kesim bile destek verir. İYİ Parti ve tabanından destek gelir, Yavuz Ağıralioğlu cephesinden de gelir, Büyük Birlik tabanından da gelir, hatta Zafer Partisi seçmeninden bile destek gelir. Mansur Yavaş gibi devlet refleksi güçlü isimler bile, konu vatanın bütünlüğü olduğunda Sayın Erdoğan’ın yanında aynı çizgide durabilir. O zaman Sayın Erdoğan seçimi yüzde 60’ın üzerinde bir rakamla kazanır. Çünkü bu milletin kırmızı çizgisi devlettir, vatandır, bayraktır.”</p>

<p>Paylaşıma&nbsp;yorum yapan&nbsp;birçok kullanıcı, AKP tabanının da çoğunlukla aynı görüşte olduğunu ifade etti.&nbsp;</p>

<p>&nbsp;</p>

<h3>&nbsp;</h3>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 13 May 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Oktay Saral&#039;dan, Ahmet Türk&#039;e &quot;Kürdistan&quot; tepkisi: &quot;Konuşurken sınırını, yerini ve haddini bileceksin!&quot;</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/oktay-saraldan-ahmet-turke-kurdistan-tepkisi-konusurken-sinirini-yerini-ve-haddini-bileceksin-31535</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/oktay-saraldan-ahmet-turke-kurdistan-tepkisi-konusurken-sinirini-yerini-ve-haddini-bileceksin-31535</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/oktay-saraldan-ahmet-turke-kurdistan-tepkisi-konusurken-sinirini-yerini-ve-haddini-bileceksin-1778597135.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/oktay-saraldan-ahmet-turke-kurdistan-tepkisi-konusurken-sinirini-yerini-ve-haddini-bileceksin-1778597135.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/oktay-saraldan-ahmet-turke-kurdistan-tepkisi-konusurken-sinirini-yerini-ve-haddini-bileceksin-1778597135.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Görevden uzaklaştırılarak yerine kayyum atanan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk'ün, Süper Lig'e yükselen Amedspor için yaptığı "Tebrik ediyorum. Çok mutluyum. Kürdistan'ın bir takımı bugün Süper Lig'e çıktı. Umutluyum ve inanıyorum" şeklindeki paylaşıma Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, tepki gösteri.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -&nbsp;</strong>Saral, sosyal medya hesabından şunları yazdı:</p>

<p><strong>"Bu milletin adını, bayrağını, devletini yok sayarak siyaset yaptığını zannedenler bilsin ki; bu topraklarda “Kürdistan” diye bir devlet de yoktur, olamayacaktır. Bu devletin adı Türkiye Cumhuriyeti’dir!&nbsp;&nbsp;</strong></p>

<p><strong>Futbol üzerinden ayrılıkçı heves pompalamak kimsenin haddi değildir. Bu millet bin yıldır kardeştir, hiçbir fitne dili bu birliği bozamaz. Konuşurken sınırını, yerini ve haddini bileceksin!"</strong></p>

<h3>&nbsp;</h3>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 May 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Kurtulmuş, Türkiye&#039;nin asırlık sorununun adını koydu: &quot;Terör sorunu!&quot;</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/kurtulmus-turkiyenin-asirlik-sorununun-adini-koydu-teror-sorunu-31533</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/kurtulmus-turkiyenin-asirlik-sorununun-adini-koydu-teror-sorunu-31533</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/kurtulmus-turkiyenin-asirlik-sorununun-adini-koydu-teror-sorunu-1778594840.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/kurtulmus-turkiyenin-asirlik-sorununun-adini-koydu-teror-sorunu-1778594840.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/kurtulmus-turkiyenin-asirlik-sorununun-adini-koydu-teror-sorunu-1778594840.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye'nin kuruluşundan bu yana temel sorun Kürt sorununu "terör sorunu" olarak niteledi. PKK'yi tasfiye sürecine değinen Kurtulmuş, "Cumhuriyetimizin ilk asrının en önemli sorunu olan Türkiye'deki terör meselesinin ortadan kaldırılması, tam manasıyla barışın, kardeşliğin temin edilmesi ve Türkiye'nin demokratik standartlarının yükseltilerek Türkiye'de artık terör meselesinin tamamen raflara kaldırılması, yok edilmesi konusunda önemli bir siyasi kararlılığı Meclis ortaya koymuştur." dedi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, İstanbul Üniversitesi Ödülleri Programı’nda konuştu. PKK'yi tasfiyede gösterdiği performanstan dolayı ödüle layık görülen&nbsp;Kurtulmuş, tasfiye konusundaki görüşlerini açıkladı.</p>

<p>Türkiye devletinin kuruluşundan bu yana dünyaca bilinen en büyük sorun olan Kürt sorununu "terör sorunu" olarak niteleyen Kurtulmuş, şunları söyledi:</p>

<p>"Meclis çatısı altında bütün siyasi partilerin katılımıyla oluşturulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonumuzun çalışmaları dolayısıyla bu ödüle layık görülmüş olmam da benim için büyük bir onur vesilesidir. Cumhuriyetimizin ilk asrının en önemli sorunu olan Türkiye'deki terör meselesinin ortadan kaldırılması, tam manasıyla barışın, kardeşliğin temin edilmesi ve Türkiye'nin demokratik standartlarının yükseltilerek Türkiye'de artık terör meselesinin tamamen raflara kaldırılması, yok edilmesi konusunda önemli bir siyasi kararlılığı TBMM ortaya koymuştur.</p>

<p>Yaklaşık 21 toplantı sonunda ortak bir metin oluşturularak bu konuda sadece bir Türkiye deneyimi değil bir Türkiye modeli dünyadaki çatışma çözümleri bakımından da ortaya konulmuştur. Sonunda Türkiye'de çok nadir görülen bir şey gerçekleşmiş ve bütün siyasi partilerin ittifakla kabul ettiği bir rapor benimsenmiştir.</p>

<p>Ümit ederim ki bu raporda ortaya konulan yol haritasının gereği olan adımlar atılır ve Türkiye'de terör artık tamamen geride kalır ve Türkiye kendi gelişme istikametinde hızlı adımlarla yoluna devam eder."&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 May 2026 16:54:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Sandığın Gölgesinde: Belediyelere Operasyonlar, Siyasi Transferler ve Demokrasinin Aşınması..</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/sandigin-golgesinde-belediyelere-operasyonlar-siyasi-transferler-ve-demokrasinin-asinmasi-31532</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/sandigin-golgesinde-belediyelere-operasyonlar-siyasi-transferler-ve-demokrasinin-asinmasi-31532</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/sandigin-golgesinde-belediyelere-operasyonlar-siyasi-transferler-ve-demokrasinin-asinmasi-1778593039.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/sandigin-golgesinde-belediyelere-operasyonlar-siyasi-transferler-ve-demokrasinin-asinmasi-1778593039.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/sandigin-golgesinde-belediyelere-operasyonlar-siyasi-transferler-ve-demokrasinin-asinmasi-1778593039.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Nureddin Şimşek yazdı...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>31 Mart 2024 yerel seçimleri, Türkiye siyasal tarihi açısından önemli bir dönüm noktası oldu. Seçimlerin en dikkat çekici sonucu, yıllar sonra ilk kez ana muhalefet partisi olan CHP’nin ülke genelinde birinci parti konumuna yükselmesiydi. Özellikle İstanbul, Ankara, Antalya, Adana, Bursa, Balıkesir gibi büyükşehirlerde ortaya çıkan tablo, toplumun önemli bir kesiminin iktidara yönelik ekonomik kriz, hayat pahalılığı, hukuk sorunları ve yönetim anlayışı konularında ciddi bir itiraz geliştirdiğini gösterdi.</p>

<p>Ancak seçimlerin ardından yaşanan gelişmeler, sandığın ortaya koyduğu iradenin ne ölçüde korunacağına dair kaygıları büyüttü. Başta DEM Parti olmak üzere muhalefet partilerinin kazandığı belediyelere yönelik soruşturmalar, kayyum uygulamaları, mali baskılar, hizmet üretimini zorlaştıran idari engeller ve ardından özellikle son dönemde CHP’li büyükşehir belediyelerine dönük “yolsuzluk” merkezli operasyonlar, Türkiye’de demokrasinin niteliği üzerine yeniden ciddi tartışmalar başlattı.</p>

<p>Bir hukuk devletinde suç iddialarının araştırılması elbette meşrudur. Hiçbir belediye başkanı, hiçbir siyasetçi hukukun üstünde değildir. Ancak hukukun temel ilkesi, “eşit uygulanmasıdır.” Sorun tam da burada başlamaktadır. Çünkü Türkiye’de uzun yıllardır toplumun geniş kesimlerinde oluşan kanaat şudur: Muhalefet belediyelerine yönelik süreçler hızlı, sert ve görünür şekilde işletilirken; iktidar çevrelerine ilişkin iddialar çoğu zaman görmezden gelinmekte ya da siyasi koruma mekanizmaları devreye girmektedir.</p>

<p>Bunun en çarpıcı örneklerinden biri, yıllarca Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Melih Gökçek hakkında ortaya atılan ağır iddialardır. Dönemin hükümet yetkililerinden Bülent Arınç tarafından kamuoyu önünde dile getirilen “Ankara’yı parsel parsel sattı” sözü hafızalardaki yerini korumaktadır. Buna rağmen görevden ayrılış süreci herhangi bir kapsamlı yargısal hesaplaşmaya dönüşmemiş, ciddi bir hukuki süreç işletilmemiştir.</p>

<p>Benzer şekilde geçmişte İstanbul, Ankara, Balıkesir ve bazı büyükşehir belediye başkanlarının görev süreleri dolmadan “metal yorgunluğu” gibi siyasi gerekçelerle görevlerinden ayrılmak zorunda bırakılması, ancak sonrasında haklarında kapsamlı yolsuzluk davalarının açılmaması da kamu vicdanında derin soru işaretleri yaratmıştır. Eğer gerçekten kamu zararına yol açan ağır suçlar vardıysa neden bağımsız ve şeffaf soruşturmalar yürütülmedi? Yok eğer böyle suçlar yoktuysa, o halde neden seçilmiş belediye başkanları siyasi baskıyla görevden uzaklaştırıldı?</p>

<p>Türkiye’nin demokrasi sorunu yalnızca kayyum uygulamalarıyla sınırlı değildir. Aynı zamanda siyasal transferler üzerinden şekillenen “iktidar koruması” algısı da ciddi bir çürüme yaratmaktadır. Geçmişte ve bugün bazı belediye başkanları ya da milletvekilleri hakkında çeşitli iddialar gündeme geldikten kısa süre sonra iktidar partisine geçmeleri ve ardından haklarındaki tartışmaların bir anda gündemden düşmesi, toplumda hukukun değil siyasetin belirleyici olduğu düşüncesini güçlendirmektedir.</p>

<p>Bu durum, iktidarı adeta bir “sığınak” gibi gören siyasal anlayışın gelişmesine neden olmaktadır. Muhalefetteyken soruşturma baskısı hisseden bazı isimlerin, iktidar saflarına geçtikten sonra dokunulmaz bir alana kavuştuğu yönündeki toplumsal algı, hukuk devletine olan güveni ağır biçimde zedelemektedir.</p>

<p>Oysa demokrasi yalnızca seçim yapmak değildir. Demokrasi, sandıktan çıkan iradeye saygı duymaktır. Seçmenin tercih ettiği belediyelerin merkezi idare eliyle sürekli baskı altında tutulması, mali kaynaklarının sınırlandırılması, hizmet üretemez hale getirilmesi ve ardından “başarısız belediyecilik” söylemiyle hedef alınması demokratik rekabetin ruhuna aykırıdır.</p>

<p>Nitekim seçimler öncesinde Recep Tayyip Erdoğan tarafından dile getirilen “Kazansalar ne olacak ki, hizmet üretemezler” yönündeki yaklaşım, bugün yaşanan tartışmalar açısından daha da anlam kazanmaktadır. Çünkü yerel yönetimlerin mali ve idari açıdan merkezi iktidara bağımlı hale getirildiği bir düzende, belediyelerin hareket alanı daraltılarak siyasi sonuç üretmek mümkün hale gelmektedir.</p>

<p>Bugün İstanbul, Bolu,Antalya, Adana ve diğer büyükşehir belediyelerine yönelik operasyonların zamanlaması ve yöntemi de bu nedenle yalnızca hukuki değil, siyasi bir tartışmanın konusu olmaktadır. Toplumun önemli bir kesimi, bu süreçleri yerel seçimlerde ortaya çıkan muhalefet başarısını gölgeleme ve yeni bir siyasal denge kurma girişimi olarak okumaktadır.</p>

<p>Türkiye, geçmişte milletvekili transferleriyle hükümetlerin değiştirildiği, siyasi mühendisliklerle parlamenter dengelerin altüst edildiği dönemlerin sancısını yaşamış bir ülkedir. Seçilmiş iradeyi zayıflatan her müdahale, kısa vadede iktidarlara avantaj sağlasa da uzun vadede devlete ve demokrasiye zarar vermiştir.</p>

<p>Çünkü sandığın itibarı zedelendiğinde yalnızca muhalefet değil, devletin meşruiyet zemini de yara alır.</p>

<p>Gerçek bir hukuk devletinde ölçü; kişinin hangi partiden olduğu değil, hukukun herkese eşit uygulanmasıdır. Eğer belediyelerde yolsuzluk varsa, kim olduğuna bakılmaksızın soruşturulmalıdır. Ancak bu mücadele yalnızca muhalif belediyelerle sınırlı kalıyor, iktidar çevresindeki iddialar ise sistematik biçimde görmezden geliniyorsa, ortaya çıkan şey hukuk değil; siyasallaşmış yargı algısı olur.</p>

<p>Türkiye’nin ihtiyacı olan şey, kayyumlarla, baskılarla, siyasi transferlerle güç tahkim etmek değil; sandığın iradesine saygı duyan, bağımsız yargıyı esas alan ve hukuku herkes için eşit uygulayan gerçek bir demokratik düzendir. Çünkü demokrasi, yalnızca kazandığında alkışlanan değil; kaybettiğinde de saygı gösterilen bir rejimin adıdır.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 May 2026 16:36:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Ne Kürdistan&#039;ı lan!&quot;</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ne-kurdistani-lan-31531</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ne-kurdistani-lan-31531</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/ne-kurdistani-lan-1778573470.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/ne-kurdistani-lan-1778573470.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/ne-kurdistani-lan-1778573470.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Yerine kayyum atanan Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk’ün, Amed Sportif Faaliyetler’in Süper Lig’e yükselmesinin ardından yaptığı “Kürdistan’ın bir takımı Süper Lig’e çıktı” açıklaması "Ne Kürdistanı lan!" çıkışıyla karşılık buldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Ahmet Türk’ün, Amed Sportif Faaliyetler’in Süper Lig’e yükselmesinin ardından yaptığı “Kürdistan’ın bir takımı Süper Lig’e çıktı” açıklamasına tepki geldi.</p>

<p>Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Destici, Ahmet Türk’ün Rûpel News'e yaptığı açıklamayı alıntılayarak, “Ne Kürdistan’ı lan! Burası Türkiye Cumhuriyeti! Beğenmiyorsan defolup gidersin” ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türk’ün açıklamasına kısa sürede sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, farklı siyasi çevrelerden de çok sayıda yorum geldi.</p>

<p><strong>Destici: Beğenmiyorsan defolup gidersin</strong></p>

<p>BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ise Ahmet Türk’ün alıntılayarak sert tepki gösterdi.</p>

<p>Destici paylaşımında, “Ne Kürdistan’ı lan! Burası Türkiye Cumhuriyeti! Beğenmiyorsan defolup gidersin” ifadelerine yer verdi.</p>

<p><strong>Sosyal medyada geniş tartışma başladı</strong></p>

<p>Karşılıklı açıklamaların ardından konu sosyal medya platformlarında en çok konuşulan başlıklar arasına girdi.</p>

<p>Amedspor’un Süper Lig’e yükselmesiyle birlikte yapılan siyasi değerlendirmeler ve açıklamalar, sporun yanı sıra kimlik ve siyaset tartışmalarını da yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/Ekran%20g%C3%B6r%C3%BCnt%C3%BCs%C3%BC%202026-05-12%20110612.png" style="height:742px; width:414px" /></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 12 May 2026 11:05:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>CHP, Burcu Köksal&#039;ı kesin ihraç istemiyle disipline sevk etti</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/chp-burcu-koksali-kesin-ihrac-istemiyle-disipline-sevk-etti-31527</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/chp-burcu-koksali-kesin-ihrac-istemiyle-disipline-sevk-etti-31527</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/chp-burcu-koksali-kesin-ihrac-istemiyle-disipline-sevk-etti-1778505159.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/chp-burcu-koksali-kesin-ihrac-istemiyle-disipline-sevk-etti-1778505159.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/chp-burcu-koksali-kesin-ihrac-istemiyle-disipline-sevk-etti-1778505159.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK), AK Parti’ye katılması beklenen Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal hakkında disiplin süreci başlattı. MYK toplantısında alınan kararla Köksal’ın, “kesin ihraç” talebiyle tedbirli olarak Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmesine karar verildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Kararı CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Zeynel Emre duyurdu.</p>

<p><strong>“CHP’de değil”</strong></p>

<p>Zeynel Emre, MYK toplantısında Burcu Köksal’ın durumunun kapsamlı şekilde değerlendirildiğini belirterek, Köksal’ın artık CHP çizgisinde olmadığını savundu.</p>

<p>Emre, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>“Cumhuriyet Halk Partisi’ndeyken, bugün itibarıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nde değil. Onu da anlatacağım. Merkez Yönetim Kurulu böyle bir şeyi kabul edemez; bunu tartıştık.”</p>

<p><strong>“Genel Başkanımızın telefonuna dahi cevap vermiyor”</strong></p>

<p>Burcu Köksal’ın parti yönetimiyle iletişim kurmadığını söyleyen Emre, CHP Genel Başkanı’nın aramalarının da yanıtsız bırakıldığını ifade etti.</p>

<p>Emre, şunları kaydetti:</p>

<p>“Sayın Genel Başkanımızın telefonuna dahi cevap vermiyor, aramaları yanıtsız bırakıyor. Orada yaşananlar normal bir süreç değil. Biz yönetim olarak Burcu Köksal’ı kesin ihraç talebiyle, tedbirli olarak disipline sevk ettiğimizi buradan duyurmak isterim.”</p>

<p><strong>“Şimdi güle güle nereye giderse gitsin”</strong></p>

<p>CHP Sözcüsü Zeynel Emre, açıklamasında Burcu Köksal’ın AK Parti’ye geçeceği yönündeki iddialara da sert sözlerle değindi.</p>

<p>Emre, “Şimdi güle güle nereye giderse gitsin” ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Sabah gazetesi üzerinden gönderme</strong></p>

<p>Zeynel Emre, açıklamasında Sabah gazetesinde Burcu Köksal hakkında yer alan iddiaları da gündeme getirdi.</p>

<p>İktidara yakın medya kuruluşlarının daha önce Köksal hakkında sert yayınlar yaptığını belirten Emre, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>“İktidarı en fazla destekleyen gazetelerin başında ne desek, genelde Sabah gazetesini başlarda sayarız. Ne demişti Sabah gazetesi? Bakalım bu ne yapacak? Ne demiş? ‘700 milyonluk rüşvet çarkı.’ Şimdi seninle ilgili bunları söyleyenlerle aynı yere gidiyorsun.”</p>

<p><strong>“Biz Bandırma Vapuru’ndayız”</strong></p>

<p>CHP’nin siyasi çizgisinin net olduğunu vurgulayan Emre, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>“Biz bu kirli siyaseti ve kirli siyaset dilini de kabul etmiyoruz. Biz Bandırma Vapuru’ndayız. Bizim yönümüz de yolumuz da bellidir.”</p>

<p>(Foto: ANKA)</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 May 2026 16:11:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Muhittin Böcek, &quot;etkin pişmanlık&quot; başvurusu yaptı</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/muhittin-bocek-etkin-pismanlik-basvurusu-yapti-31524</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/muhittin-bocek-etkin-pismanlik-basvurusu-yapti-31524</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/muhittin-bocek-etkin-pismanlik-basvurusu-yapti-1778481736.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/muhittin-bocek-etkin-pismanlik-basvurusu-yapti-1778481736.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/muhittin-bocek-etkin-pismanlik-basvurusu-yapti-1778481736.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Tutuklu bulunan Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanı Muhittin Böcek, etkin pişmanlıktan faydalanabilmek için Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuru yaptı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong> DHA'nın haberine göre, Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik 'rüşvet' ve 'yolsuzluk' soruşturması kapsamında tutuklanıp, belediye başkanlığı görevinden uzaklaştırılan&nbsp;<strong>Muhittin Böcek,</strong>&nbsp;etkin pişmanlıktan faydalanabilmek için dün Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvuru yaptı.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik 'rüşvet' ve 'yolsuzluk' soruşturması kapsamında Muhittin Böcek, 5 Temmuz tarihinde gözaltına alındı. Aynı gün adliyeye sevk edilen Böcek tutuklanıp, görevinden uzaklaştırıldı.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Aynı dosya kapsamında tutuklanan Muhittin Böcek’in oğlu Gökhan Böcek de 2 Mayıs’ta İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma kapsamında etkin pişmanlık başvurusu yapmış ve ifade vermişti.&nbsp;&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 May 2026 09:38:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Son anket: CHP geriye düştü</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/son-anket-chp-geriye-dustu-31523</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/son-anket-chp-geriye-dustu-31523</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/son-anket-chp-geriye-dustu-1778481249.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/son-anket-chp-geriye-dustu-1778481249.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/son-anket-chp-geriye-dustu-1778481249.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[SONAR’ın son seçim anketinde AKP ile CHP arasındaki oy oranı farkı dikkati çekti. İşte, partilerin oy oranları...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>AKP yüzde 32.3, CHP yüzde 31.4 oranında oy alırken, SONAR Başkanı Hakan Bayrakçı, görüş belirtmeyenlerin oranının yüzde 35.9 olduğunu ve bu durumun partilerin oy oranlarını saptamayı zorlaştırdığını söyledi. SONAR anketinde dikkati çeken bir diğer veri ise ekonomiye ilişkin oldu. Hükûmetin ekonomi politikalarını yüzde 63.9 onaylamazken; gelirlerdeki artış giderlerini karşılayamayanların oranı da yüzde 69.7 ile açık ara önde.</p>

<p>Hürriyet yazarı <strong>Abdulkadir Selvi</strong>, bugünkü yazısında SONAR’ın son anketinin verilerini paylaştı. Buna göre veriler şöyle:</p>

<h3><strong>Partilerin oy oranları</strong></h3>

<p>AKP yüzde 32.3, CHP yüzde 31.4, DEM Parti yüzde 9.9, MHP yüzde 7.2, İYİ Parti yüzde 6.1, Zafer Partisi yüzde 3.3, Anahtar Parti yüzde 3.3, Yeniden Refah Partisi yüzde 2.7, Büyük Birlik Partisi yüzde 1.5, TİP yüzde 1.2, diğer yüzde 1.2.</p>

<h3><strong>Hürmüz Boğazı’nın etkisi</strong></h3>

<p>Ankete katılanların yüzde 74.2’si Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin market ve mağaza fiyatlarını doğrudan etkilediğini düşünüyor.</p>

<h3><strong>Ekonomi politikaları ve geçim derdi</strong></h3>

<p>SONAR’ın hükümetin ekonomi politikalarını onaylıyor musunuz sorusuna ankete katılanların yüzde 63.9’u hayır cevabını verirken, onaylıyorum diyenlerin oranı ise yüzde 22.7 çıkıyor.</p>

<p>Gelirinizdeki artışlar, giderlerinizdeki artışları karşılayabiliyor mu sorusuna “hayır, karşılamıyor” yanıtını verenlerin oranı yüzde 69.7 çıkarken, evet karşılayabiliyor diyenlerin oranı yüzde 25.9 çıkıyor.</p>

<p>Son haftalarda parasal durumunuzda bir iyileşme mi yaşadınız yoksa bir gerileme mi yaşadınız sorusuna ankete katılanların yüzde 66.5’i gerileme yaşadım yanıtını verirken, herhangi bir değişiklik olmadı diyenlerin oranı yüzde 25.5 çıkıyor. İyileşme yaşadım diyenler ise yüzde 6.9’da kalıyor.</p>

<p>Zorunlu ihtiyaçlar dışında en çok hangi alana harcama yaparsınız diye sorulan ankette, yeme, içme yüzde 43.7 çıkarken onu yüzde 10.1’le giyim takip ediyor. Çocuklar için harcamalar yüzde 6.5 çıkarken onu yüzde 5.5’le ev için alışveriş takip ediyor.</p>

<h3><strong>İran-ABD savaşı ve Türkiye’nin politikası</strong></h3>

<p>İran-ABD savaşında Türkiye’nin politikasını olumlu mu buluyorsunuz, olumsuz mu buluyorsunuz?” diye sormuş. Ankete katılanların yüzde 47.6’sı olumlu buluyorum derken, olumsuz buluyorum diyenlerin oranı yüzde 33.1 çıkıyor. Kararsızım ve fikrim yok diyenlerin oranı ise yüzde 19.3.</p>

<p><strong>Yazının tamamını okumak için&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/abdulkadir-selvi/sonarin-anketi-sasirtici-43170761" rel="noopener" target="_blank">tıklayın</a>.</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 11 May 2026 09:29:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Bülent Arınç&#039;tan &quot;süreç&quot; yorumu: El çok yüksek tutuldu, şimdi ağır gidiyoruz</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/bulent-arinctan-surec-yorumu-el-cok-yuksek-tutuldu-simdi-agir-gidiyoruz-31522</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/bulent-arinctan-surec-yorumu-el-cok-yuksek-tutuldu-simdi-agir-gidiyoruz-31522</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/bulent-arinctan-surec-yorumu-el-cok-yuksek-tutuldu-simdi-agir-gidiyoruz-1778433320.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/bulent-arinctan-surec-yorumu-el-cok-yuksek-tutuldu-simdi-agir-gidiyoruz-1778433320.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/bulent-arinctan-surec-yorumu-el-cok-yuksek-tutuldu-simdi-agir-gidiyoruz-1778433320.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Eski Meclis Başkanı Bülent Arınç, Devlet Bahçeli'nin Öcalan çağrısı ile başlayan süreç için "Bu iş nasıl başladı? 'Gelsin Meclis'te DEM Parti grubunda konuşsun' diye başladı. El çok yüksekte tutuldu. Şimdi geldiğimiz noktada ağır gidiyoruz. Temkinli olmakta fayda var. Ben Sayın Cumhurbaşkanı'na hak veriyorum. Çünkü birinci süreci yaşadık biz ve ihanetle karşılaştık. Ama her şey değişti kardeşim. On sene sonra bugün Suriye de değişti, kendi içimiz de değişti. Dışarıdan destek alıyordu bu örgüt, dışarıdan destek kesildi. Biz bunları çok iyi kullanabiliriz. Her imkanı, her fırsatı değerlendirmemiz lazım." ifadelerini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>&nbsp;VANMED HABER MERKEZİ -&nbsp;</strong>AK Parti'nin kurucularından, eski Meclis Başkanı Bülent Arınç, "Ankara'da Tam Demokrasi Platformu" tarafından düzenlenen "Toplumsal Barış ve Siyaset İlişkisi" adlı konferansta konuştu.</p>

<p>&nbsp;Gülen Cemaatiyle suçlananlardan Öcalan'a statü meselesine kadar Türkiye'deki birçok konu başlığı hakkında görüşlerini dile getiren Arınç, Devlet Bahçeli'nin ısrarıyla başlayan PKK'yi tasfiye etme süreciyle ilgili de yorumlarda bulundu.</p>

<p>Öcalan'a statü konusuna çok takılmadığını belirten Arınç "Apo'nun statüsünü ne koyarsan koy. O sürecin karşısında değilim ben, yanındayım. Bu sürecin neticeye ulaşmasını istiyorum. Ama 'genel af' dediğim zaman bana karşıdan hücuma geçenler bir çözüm getirsinler. Yani 25 yıldır orada ben umut hakkının yanındayım. Verin umut hakkını. Umut hakkı da verilmiyor. Kardeşim, bu umut hakkı sadece bu adam için değil ki. 25 yılını içeride geçirmiş, herhangi bir şekilde de kötü bir hali görülmemişse, Ahmet için, Mehmet için, Hasan için, Hüseyin için, 3 kişi, 5 kişi, 300 kişi kim varsa bundan istifade etsin. Bunların içeride tutulmasında hangi kamu yararı var bugün? Umut hakkından da vazgeçildi." dedi.</p>

<p>Sürecin işleyiş biçimiyle ilgili memnuniyetsizliğini dile getiren Arınç, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Ama bu iş nasıl başladı? 'Gelsin Meclis'te DEM Parti grubunda konuşsun' diye başladı. El çok yüksekte tutuldu. Şimdi geldiğimiz noktada ağır gidiyoruz. Temkinli olmakta fayda var. Ben Sayın Cumhurbaşkanı'na hak veriyorum. Çünkü birinci süreci yaşadık biz ve ihanetle karşılaştık. Ama her şey değişti kardeşim. 10 sene sonra bugün Suriye de değişti, kendi içimiz de değişti. Dışarıdan destek alıyordu bu örgüt, dışarıdan destek kesildi. Biz bunları çok iyi kullanabiliriz. Her imkanı, her fırsatı değerlendirmemiz lazım."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 10 May 2026 19:59:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Mesrur Barzani ile Erdoğan İstanbul&#039;da görüştü</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/mesrur-barzani-ile-erdogan-istanbulda-gorustu-31521</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/mesrur-barzani-ile-erdogan-istanbulda-gorustu-31521</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/mesrur-barzani-ile-erdogan-istanbulda-gorustu-1778341453.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/mesrur-barzani-ile-erdogan-istanbulda-gorustu-1778341453.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/mesrur-barzani-ile-erdogan-istanbulda-gorustu-1778341453.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kürdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani İstanbul’da bir araya geldi. Görüşmede ikili ilişkilerin geliştirilmesi, Irak’ta yeni hükümetin kurulma süreci ve PKK’nin silah bırakma sürecinin ele alındığı bildirildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Kürdistan Bölgesi Başbakanı <strong>Mesrur Barzani </strong>ile Cumhurbaşkanı <strong>Recep&nbsp;Tayyip Erdoğan</strong>’ın görüşmesi İstanbul’daki Dolmabahçe Sarayı’nda gerçekleşti.</p>

<p>Görüşmeye ilişkin Kürdistan Bölgesi Hükümeti’nden yapılan açıklamada, Türkiye Cumhurbaşkanı’nın Başkan Mesud Barzani ile Kürdistan Bölgesi’nin bölgedeki barış ve istikrar açısından önemli bir faktör olarak oynadığı rolü takdir ettiği belirtildi.</p>

<p><strong>“Barış ve istikrar” vurgusu</strong></p>

<p>Başbakan Mesrur Barzani de Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Türkiye’nin bölgedeki barış ve istikrarın korunmasındaki rolünü övdü, Kürdistan Bölgesi’nin iki ülke arasındaki işbirliği ve koordinasyonun daha da geliştirilmesine yönelik arzusunu yineledi.</p>

<p>Mesrur Barzani ve Erdoğan, bölgedeki gerilimlerin sona erdirilmesi ile sorunların diyalog ve barışçıl yollarla çözülmesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p><strong>Irak’ta hükümet kurma süreci ele alındı</strong></p>

<p>Görüşmenin bir diğer bölümünde Iraklı siyasi tarafların yeni federal hükümet kabinesini kurmaya yönelik yürüttüğü temas ve görüşmeler değerlendirildi.</p>

<p>Taraflar, Irak’ta kurulacak yeni hükümetin barış ve istikrarın güçlenmesine katkı sunmasını, tüm bileşenlere ayrım gözetmeden hizmet etmesini ve Kürdistan Bölgesi ile federal hükümet arasındaki sorunların anayasa temelinde çözülmesini temenni etti.</p>

<p><strong>PKK’nin silah bırakma süreci gündemdeydi</strong></p>

<p>Barış süreci ve PKK’nin silah bırakma meselesi de görüşmenin önemli başlıklarından biri oldu. Başbakan Mesrur Barzani sürece desteğini yineledi. Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan ise sürecin devam etmesi, başarıya ulaşması ve sonuçlandırılmasının önemini vurguladı.</p>

<p><strong>Başbakan Mesrur Barzani: Barış sürecine desteğimi yineledim</strong></p>

<p>Öte yandan Başbakan Mesrur Barzani ise Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yaptığı görüşmeye ilişkin bir açıklamada bulundu. Mesrur Barzani açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</p>

<p>“İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir araya gelmekten memnuniyet duydum. Türkiye ile Kürdistan Bölgesi arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesinin önemini vurguladık.</p>

<p>Ayrıca yeni federal hükümet kabinesinin kurulmasına yönelik çabaları da ele aldık. Her ikimiz de yeni federal kabinenin Irak’ta barış ve istikrarı güçlendirmesini, tüm kesimlere ayrım gözetmeksizin hizmet etmesini ve Kürdistan Bölgesi ile federal hükümet arasındaki sorunların anayasa temelinde çözülmesini temenni ettik.</p>

<p>Barış süreci ve PKK’nin silah bırakması konusunda sürece desteğimi yineledim. Ayrıca sürecin başarıya ulaşması ve tamamlanmasının sağlanması için çabaların sürdürülmesinin önemini vurguladık.”</p>

<p>Başbakan Mesrur Barzani’ye İçişleri Bakanı Reber Ahmed, Dışişleri Ofisi Sorumlusu Sefin Dizayi ve Başbakanlık Ofis Sorumlusu Şaban Çali eşlik etti.</p>

<p>Türkiye Dışişleri, Enerji ve Savunma Bakanları ile Milli İstihbarat Teşkilatı yetkilisinin de hazır bulunduğu görüşmede taraflar, Türkiye ile Kürdistan Bölgesi arasındaki ilişkilerin ve koordinasyonun çeşitli alanlarda daha da güçlendirilmesinin önemine vurgu yaptı.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 09 May 2026 18:38:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Meclis&#039;e verilen önergeden: Kürtçe vaaz neden yasak?</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/meclise-verilen-onergeden-kurtce-vaaz-neden-yasak-31515</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/meclise-verilen-onergeden-kurtce-vaaz-neden-yasak-31515</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/meclise-verilen-onergeden-kurtce-vaaz-neden-yasak-1778311132.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/meclise-verilen-onergeden-kurtce-vaaz-neden-yasak-1778311132.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/meclise-verilen-onergeden-kurtce-vaaz-neden-yasak-1778311132.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[İmamlara Kürtçe vaaz verilmemesi yönünde yapılan uyarılara ilişkin Meclis'e verilen önergede Kürtçe vaaz vermenin neden yasaklandığı soruldu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong>&nbsp;DEM Parti Van Milletvekili<strong> Gülderen Varli,</strong> İçişleri Bakanı <strong>Mustafa Çiftçi</strong> ile&nbsp;Cumhurbaşkanı Yardımcısı <strong>Cevdet Yılmaz</strong> tarafından cevaplandırılması talebiyle iki ayrı önerge verdi.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Ağrı’nın Diyadin İlçe Müftülüğü tarafından, WhatsApp grubu üzerinden müftülük bünyesindeki din görevlilerine camilerde Türkçe dışında herhangi bir dilde vaaz ve hutbe verilmemesi yönünde talimat verildiğini belirten Varli, Meclis Başkanlığına verdiği önergede,&nbsp;"Mesajda; 'Hutbeler ne olursa olsun sadece Türkçe irad edilecek. İlçe merkezindeki camilerde vaazlar Türkçe yapılacak. Köylerde vaaz dinlemeye gelenlerin içinden (öğretmen vb.) bir kişi dahi Kürtçe bilmiyorsa orada da vaaz Türkçe yapılacak'&nbsp;yönünde ifadeler&nbsp;yer almaktadır. Ayrıca bölgede görev yapan bazı imamlara yönelik, anadilinde vaaz verilmemesi konusunda idari baskı kurulduğu yönünde iddialar da var" ifadelerini kullandı.</p>

<p>Camilere gidip anadili Kürtçe olan ve hiç Türkçe bilmeyenlerin ekseriyette olduğuna dikkat çeken Varli, camilerde Kürtçe vaaz yasaklamasının mantığını ve gerekçelerini sordu.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Varli, "Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde, camilerde Türkçe dışında bir dilde hutbe veya vaaz verilmesini yasaklayan herhangi bir resmi mevzuat, genelge ya da talimat bulunmakta mıdır?" sorusunu da sordu.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 09 May 2026 10:03:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Erdoğan&#039;dan &#039;süreç&#039; açıklaması: İç kalemizi tahkim etmek yolunda attığımız en stratejik adım</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/erdogandan-surec-aciklamasi-ic-kalemizi-tahkim-etmek-yolunda-attigimiz-en-stratejik-adim-31511</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/erdogandan-surec-aciklamasi-ic-kalemizi-tahkim-etmek-yolunda-attigimiz-en-stratejik-adim-31511</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/erdogandan-surec-aciklamasi-ic-kalemizi-tahkim-etmek-yolunda-attigimiz-en-stratejik-adim-1778251886.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/erdogandan-surec-aciklamasi-ic-kalemizi-tahkim-etmek-yolunda-attigimiz-en-stratejik-adim-1778251886.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/erdogandan-surec-aciklamasi-ic-kalemizi-tahkim-etmek-yolunda-attigimiz-en-stratejik-adim-1778251886.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda açıklamalarda bulunan AKP'li Cumhurbaşkanı Erdoğan, süreç hakkında ""Bugün iç kalemizi tahkim etmek yolunda attığımız en stratejik adım 18. ayını dolduran Terörsüz Türkiye süreci ve terörsüz bölge hedefidir. Terörsüz Türkiye süreci, Türkiye'yi ve komşu ülkeleri iç cepheleriyle birlikte güçlendirerek huzurlu, güvenli ve barışın egemen olduğu bir geleceğin inşasını hedefleyen büyük bir vizyonun adıdır." ifadelerini kullandı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı<strong> Recep Tayyip Erdoğan</strong>,&nbsp;<em>"Terörsüz Türkiye"</em>&nbsp;olarak adlandırılan süreç hakkında yaptığı açıklamada<strong>&nbsp;"Bundan geriye dönüş yoktur ve olmayacaktır"</strong>&nbsp;dedi.&nbsp;</p>

<p>Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi'nde SAHA EXPO 2026 Uluslararası Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nda konuştu.</p>

<p>Erdoğan, Türkiye'nin&nbsp; savunma, havacılık ve uzay alanında küresel düzeyde<strong>&nbsp;"yıldızı ışıl ışıl parlayan ülkeler"</strong>&nbsp;arasına adını gururla yazdırdığını iddia etti.</p>

<p><strong>"Türkiye'nin geçmişte yüzde 80 oranında dışa bağımlı olduğunu"&nbsp;</strong>belirten Erdoğan,<strong>&nbsp;"Türk savunma sanayisi artık yalnızca bölgesinde değil, dünya ölçeğinde rağbet gören, güven veren ve tercih edilen bir ekosistem haline gelmiştir"</strong>&nbsp;iddiasını dile getirdi.</p>

<h3>"İHANETE, KUMPASA MARUZ KALDIK"</h3>

<p><strong>Erdoğan, sözlerinin devamında şunlara yer verdi:</strong></p>

<p>"İmzalanan 182 anlaşmayla toplam 8 milyar dolarlık iş hacmine ulaşıldı. Bu rakamın 6 milyarlık dolarlık kısmını doğrudan ihracata dönük mutabakatlar oluşturdu. Türkiye, yüzde 80 oranında dışa bağımlı bir ülkeydi. Yıllar içerisinde azaltarak bunu tersine çevirdik. Tarihimizde ilke defa 10 milyon doların üzerine çıktık.</p>

<p>Parasını ödediğimiz sistemlerin verilmediği günler oldu. Sadece dışarıdan sadece dost bildiklerimizden değil içeriden de ihanete, kumpasa, umutlarımızı kırmaya dönük operasyonlara maruz kaldık. İçimize yerleşmiş ve yerleştirilmiş, kimi zamanda sureti aktan görünen truva atlarının sabotajlarıyla mücadele ettik."</p>

<h3>ÖZGÜR ÖZEL'E "FUAR ZİYARETİ" TEPKİSİ</h3>

<p><strong>CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in fuar ziyareti hakkında konuşan Erdoğan, şunları söyledi:</strong></p>

<p>"Savunma sanayimiz ne zaman kabuğunu kırsa, büyük bir adım atsa, birileri hemen devreye girdi. Başımıza yeni icat çıkarmayın dediler, dışarıdan almak daha kolay dediler, savunma sanayi yatırımları verimli değil dediler. Kimi zaman ekonomik verileri eğip bükerek, kimi zaman milli şirketlerimizi hedef alarak, kimi zaman küçümseyerek kimi zaman da balıklar ürküyor gibi komik argümanlarla savunma sanayi hamlelerimizi engellemeye çalıştılar.</p>

<p>Biz bunların hiçbirine kulak asmadık. Balıklar ürküyor diyenler gelip fuarımızı ziyaret ettiler. Ama balıkların herhalde ürkmediğini gördüler. Öğrenilmiş çaresizlik sendromuyla malul karakterlerin bizi de kendi ruhsuz, umutsuz ve ufuksuz dünyalarına çekmelerine müsaade etmedik."</p>

<h3>"SÜREÇ" MESAJI</h3>

<p>Cumhuriyet'in haberine göre Erdoğan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin DEM Partili vekillerle tokalaşmasının ardından başlayan ve iktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak tanımladığı süreç hakkında da konuştu.</p>

<p><strong>Sürecin devam edeceğini kaydeden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:</strong></p>

<p>"Bugün iç kalemizi tahkim etmek yolunda attığımız en stratejik adım 18. ayını dolduran Terörsüz Türkiye süreci ve terörsüz bölge hedefidir. Terörsüz Türkiye süreci, Türkiye'yi ve komşu ülkeleri iç cepheleriyle birlikte güçlendirerek huzurlu, güvenli ve barışın egemen olduğu bir geleceğin inşaasını hedefleyen büyük bir vizyonun adıdır. Terörsüz Türkiye, bölgemizde yürütülen paylaşım kavgasında milletimizin bilincinde ve kalbinde kurulan müstahkar bir mevzidir. Bu mevziinin fikri ve siyasi müşterek karargahı elbette Cumhur İttifakı'dır.</p>

<p>Sürecin katalizörü ise Türk milletinin ulaşmayı çoktan hak ettiği hedeflerdir. Bu hedefe ezber kalıplarla değil basiretli, cesaretli, büyük millet ve devlet olmanın sağladığı özgüvenli yaklaşım ile kararlı adımlarla varılabilir. Türkiye, devleti ve milletiyle yaklaşık yarım asırlık başarılı mücadelesinin ardından terörden kurtulma iradesini ortaya koymuş, terörsüz Türkiye için çok net bir duruş sergilemiştir. Bu iradenin temelinde vatanı ve milleti için canlarını feda eden kahramanların aziz hatırası kutlu emaneti vardır. Bu iradenin temelinde 'vatan sağ olsun' diyerek evlatlarını kara toprağın bağrına veren, acısını kalbine gömen anne ve babaların metaneti vardır. Şehit eşleri, şehit çocukları ve şehit yakınları vardır. Gazilerimizin fedakarlıkları vardır. Allah'ın izniyle bundan geriye dönüş yoktur ve olmayacaktır."</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Fri, 08 May 2026 17:44:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>DEM Parti &quot;yasal çerçeve taslağı&quot; hazırlamış</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/dem-parti-yasal-cerceve-taslagi-hazirlamis-31508</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/dem-parti-yasal-cerceve-taslagi-hazirlamis-31508</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/dem-parti-yasal-cerceve-taslagi-hazirlamis-1778147897.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/05/dem-parti-yasal-cerceve-taslagi-hazirlamis-1778147897.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/05/dem-parti-yasal-cerceve-taslagi-hazirlamis-1778147897.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla başlayan ve devam eden süreçle ilgili "yasal çerçeve taslağı" hazırladıklarını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong> DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından gündeme dair açıklamalarda bulundu.</p>

<p>Devlet Bahçeli'nin çağrısıyla başlayan ve devam eden sürecin doğru ilerleyebilmesi için yasal güvenceye ihtiyaç olduğunu belirten Doğan,&nbsp;"Barış için resmiyet kazanmış, yani yasal güvencelerle çerçevelenmiş bir demokratik muhataplık zemininin oluşturulması kritik bir önem taşıyor. Hem barışın inşası hem de demokratik siyaset alanının açılması için ana aktör olan sayın Öcalan'ın hukuken bu konumunu değerlendirebileceği koşulların oluşturulması bizim açımızdan esastır" dedi.</p>

<p><strong>"Gecikme endişeleri artırıyor"</strong></p>

<p>Süreçte yaşanan belirsizliklere ve durağanlığa değinen Ayşegül Doğan, zaman kaybının toplumdaki endişeleri tetiklediğini belirtti. Belirsizliklerin aşılması için çaba sarf ettiklerini kaydeden Doğan, "Gecikme var ve bu durum endişeleri artırıyor. Tüm bunlara rağmen bu sürecin çok kıymetli olduğunu ve yaklaşımın bu şekilde olması gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>İsim ve logo değişikliği iddialarına cevap</strong></p>

<p>Partinin ismi ve logosunun değişeceği yönündeki iddiaları da cevaplayan&nbsp;Doğan, bu tür konuların parti konferanslarında geniş bir yelpazede değerlendirileceğini söyledi. Manipülatif haberlere itibar edilmemesi gerektiğini belirten Doğan, "Yenilenme sürecini konferanslarımızda tartışıyoruz. Bu tartışmalar sonuçlanmadan isim veya logoyla ilgili bir yanıt vermek mümkün değil. Henüz bu konuda alınmış bir karar yoktur" şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Yasal düzenleme taslağı hazır</strong></p>

<p>Gazetecilerin yasal adımlara ilişkin sorusuna yanıt veren Doğan, yasa olmadan sürecin ilerleyemeyeceğini ve durağan hale geldiğini söyledi. DEM Parti’nin bu konuda hazırlıklı olduğunu ifade eden Doğan, "Süreci hukuken güvenceye kavuşturacak yasal çerçeveye dair çalışmalarımız ve bir taslağımız var. Bu zorlukların aşılması için yasal bir çerçevenin oluşturulması gerekiyor" dedi.</p>

<p>Doğan, "Yasal adımlar bu süreci hukuken güvenceye kavuşturacak adımlar. Yasa olmadan sürecin ilerlemediğini, durağan hale geldiğini kamuoyu tespit ediyor, bırakın bizim tespit etmemizi. Bu zorlukların aşılması gerekiyor. Elbette bir yasal çerçevenin oluşturulması gerekiyor. Yasal çerçevesiyle ilgili hazırlıklarımız elbette var. Bizim bu konuda bir çalışmamız var, bir taslağımız var” diye konuştu.</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Thu, 07 May 2026 12:52:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Öcalan Türkiye&#039;yi uyardı iddiası: 500 bin Kürt silah altına alınır</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ocalan-turkiyeyi-uyardi-iddiasi-500-bin-kurt-silah-altina-alinir-31445</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ocalan-turkiyeyi-uyardi-iddiasi-500-bin-kurt-silah-altina-alinir-31445</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/04/ocalan-turkiyeyi-uyardi-iddiasi-500-bin-kurt-silah-altina-alinir-1776844423.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/04/ocalan-turkiyeyi-uyardi-iddiasi-500-bin-kurt-silah-altina-alinir-1776844423.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/04/ocalan-turkiyeyi-uyardi-iddiasi-500-bin-kurt-silah-altina-alinir-1776844423.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Kendini fesheden PKK'nin lideri Abdullah Öcalan'ın "2012’de eğer bu süreç nihayete ermezse 100 bin kişilik ordu çıkar karşınıza demiştim, süreç beni Rojava’da doğruladı. Şimdi de bu süreç boşa çıkarılırsa İran, Irak krizi sonucu 500 bin Kürt silah altına alınır. İran var, Irak var. Kürt güçlerinin hali bellidir. Bunu Türkiye’ye yönlendirirler ve onu yıkarlar. Bu tehdit değil, uyarıyorum. Olası bir gelişmeden haberdar ediyorum." dediği iddia edildi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ&nbsp;</strong>-&nbsp;<strong>Medyascope'dan Ruşen Çakır</strong>'ın '<strong>güvenilir</strong>&nbsp;<strong>kaynaklar</strong>' diyerek açıkladığı Öcalan sözleri dikkat çekti.&nbsp;<strong>&nbsp;</strong></p>

<h2><strong>"SÜREÇ BOZULURSA BÜYÜK YIKIM OLUR"</strong></h2>

<p>Öcalan'ın, hali hazırda devam eden sürecin bozulması halinde büyük bir yıkım yaşanacağını söylediği ifade edildi:</p>

<p><strong>"Bu çözüm sonuca ulaşmazsa mutlaka bir taraf sizi ezecek. Bizim silah ile işimiz derdimiz yok. Ben silaha dayanmıyorum. “Öcalan baskı altında, örgüt zayıf bir zeminde” diye başlatmadık bu süreci. Bu süreç bozulursa büyük yıkım olur. 2012’de eğer bu süreç nihayete ermezse 100 bin kişilik ordu çıkar karşınıza demiştim, süreç beni Rojava’da doğruladı. Şimdi de bu süreç boşa çıkarılırsa&nbsp;İran, Irak krizi sonucu 500 bin Kürt silah altına alınır. İran var, Irak var. Kürt güçlerinin hali bellidir. Bunu&nbsp;Türkiye’ye yönlendirirler ve onu yıkarlar. Bu tehdit değil, uyarıyorum. Olası bir gelişmeden haberdar ediyorum. Sizin idealimiz dediğiniz çözüme imza atmak istiyorum. Bu işi hal etmek gerekir. Binlerce can var."</strong></p>

<h2><strong>"BAHÇELİ İNANILIR GİBİ DEĞİL"</strong></h2>

<p>Sızan son konuşmasında Bahçeli'yi öven ifadeler kullanan Öcalan, "Bahçeli en son cesurca “Ben giderim” dedi. İnanılır gibi değildir. En büyük rakibim, bunu söylüyor" dedi. Öcalan'ın açıklamalarından o kısım şu şekilde:</p>

<p>"Türkiye’de cesur olan Devlet Bahçeli’dir. DEM’lilere de beni hatırlatıyor ve “kurucu önderi esas alın” diyor. Evet ikinci Sevr’e gidiliyor. Balkanlardaki durum gibi.&nbsp;Siyaset&nbsp;“terörist başı” ile görüşmem diyordu. Bahçeli en son cesurca “Ben giderim” dedi. İnanılır gibi değildir. En büyük rakibim, bunu söylüyor. Ama muhalefet diye geçinenler gelmedi. 60 milyon Kürt kitlesi var.&nbsp;İsrail&nbsp;av peşinde, etkili bir diplomasi peşinde. İran ve Irak’ı Kürt sopasıyla dövmek istiyorlar. Ortadoğu’da, bazı güçlere karşı sopa olarak kullandılar. “Vura vura İsrail’i yarattık, vura vura&nbsp;petrol&nbsp;elimizde” dediler. “Sen neden bu sopayı elimizden alıyorsun?” dediler. Artık bunu biraz yetkililere anlatın diyorum. Bu çözümün öncülüğünü Türkiye yapsın diyorum."</p>

<h2><strong>STATÜ KONUSU: RUHEN BU STATÜ İLE YAŞAYAMAM</strong></h2>

<p>Öcalan'ın hukuki statüsü, İmralı'da Öcalan için konut yapıldığı iddialarına da değinen Öcalan,&nbsp;<strong>"Bir bina yapmışlar, binanın statüsü önemlidir. Ne hapishanedir ne de evdir… Ne kuştur ne devedir… Bu durumda bu binaya gitmem. Siyasi hukuki boyutu düşünmeden olmaz. Bir devlet böyle iş yapmaz. Hukuki boyut önemlidir. Ruhen bu statü ile yaşayamam. Coşkulu görünüyorum çünkü hayırlı iş yapıyorum. Ama “Öyle kal, gerisini biz yaparız” denemez. Siyasetin durumu budur. Ama olmayacak duaya âmin demem. Sorun etmiyorum. En son özgür olması gereken ben olayım."</strong>&nbsp;dedi.</p>

<h2><strong>"DEMİRTAŞ NE YAPABİLİR?"</strong></h2>

<p>Hakkındaki kesinleşmiş AİHM kararlarına rağmen hala tahliye edilmeyen Demirtaş ile sürecin yürütülmesi eleştirilerine sert çıkan Öcalan, "Selahattin diyorlar. Selahattin ne yapabilir?" dedi.</p>

<p><strong>"Yahu adım atan ben, katkı yapan benim. Ama “Öcalan ile olmaz” diyorlar. Engel benmişim gibi. Bu durumda ya beni öldürmeli ya da benim kendimi öldürmem lazım. O zaman başkasını bulun, çözsün. Selahattin [Demirtaş] diyorlar. Selahattin ne yapabilir? Ben karamsar değilim. Ama yüzde yüz garanti veremeyebilirim.</strong></p>

<p><strong>Devlet Bahçeli’nin çağrısı ile başlayan sürece devam ediyorum, etmek durumundayım. Ama buna imkân ve olanak verilecek. Yoksa hep saldıracaklar, hakaret edecekler. Olmaz böyle! Bu sabah bir alçak diyor ki hepsini, yani Irak’takileri de yok etmemiz gerekir. Bunlar devleti ele geçirmiş diyebilirler, bu doğru değildir. Kabul etmiyorum. Ben çağrımı yaptım mı, yaptım. Ateşkes ve mesafe koyduk mu, koyduk. Arkadaşlar beni dinleyip bir kurşun atmadılar mı, atmadılar. Bunun karşısında devlet de gereğini yapmalıdır."</strong></p>

<h2><strong>BEBEK KATİLİ SIFATINA TEPKİ</strong></h2>

<p>Öcalan, kendisi için kullanılan '<strong>bebek katili</strong>' sıfatına sert tepki gösterip kendisi için bu sıfatın kullanılamayacağını da savundu:</p>

<p><strong>"40 yıldır katlandım bu tarza ama bana sorun, nasıl katlandım. “Bebek katili” tanımlaması yaptılar. Bana bebek katili denemez. 40 yıldır bu savaş tarzının acısını çekiyorum ama artık bana çektiremeyecekler. Savaşın da barışın da sahibi kendileri olacak. Beni kendi savaş tarzlarına alet edemezler. Devlet de imhada ısrar ediyorsa onlara da söylüyorum; madem öyle gidin terör ile mücadele eden siyasetçilerinizle terörü bitirin. Harekete de söylüyorum; o zaman gidin kendi savaş tarzınızla beni alet etmeden yürütün."</strong></p>

<h2><strong>"İCRANIN BAŞINDA BENİM OLMAM LAZIM"</strong></h2>

<p>Öcalan, amacının barış olduğunu ve bunu gerçekleştirmesi için icranın başında kendisinin olması gerektiğini savundu:</p>

<p><strong>"İcranın başında benim olmam lazım. Stratejik amacım barış ve bunu gerçekleştirmeliyim. Kandil özgürlüğümü dile getiriyor. Ama yanlış sözlerle ifade etmemeliler. Özgürlüğüm icra için gerekli. Ben burada da kalabilirim. Ama yasa bütün arkadaşları kapsamalı. Bazı arkadaşlar için sınırlı bir siyaset yasağı da olabilir. Örneğin beş yıl gibi. Meclis’e gelmeyeceğiz, ancak diğer siyasi haklarımızı koruyacağız. Sürekli siyaset yapacağız. Bunların hepsini kapsayan bir demokratik siyaset koşulu gerekir. Meclis buna dair bir karar alırsa, süreç uzamaz. A noktası merkezi ise B noktası yereldir. Savunmasız değiliz; en otoriter, en kurallı, kanunları en çok bilen bir demokratik cumhuriyet grubuyuz. Bu sürecin yaratıcısı, bu kadar kitlenin yol göstericisi olarak ben de devletin demokratik kanadı olurum."</strong></p>

<p><strong>Kaynak: Halk TV</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 10:42:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>DEM Parti&#039;den &#039;süreç&#039; açıklaması: Nisan&#039;da adım atılacaktı, halihazırda gelişme yok!</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/dem-partiden-surec-aciklamasi-nisanda-adim-atilacakti-halihazirda-gelisme-yok-31433</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/dem-partiden-surec-aciklamasi-nisanda-adim-atilacakti-halihazirda-gelisme-yok-31433</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/04/dem-partiden-surec-aciklamasi-nisanda-adim-atilacakti-halihazirda-gelisme-yok-1776689541.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/04/dem-partiden-surec-aciklamasi-nisanda-adim-atilacakti-halihazirda-gelisme-yok-1776689541.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/04/dem-partiden-surec-aciklamasi-nisanda-adim-atilacakti-halihazirda-gelisme-yok-1776689541.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Kürt sorunu ile ilgili Nisan ayında yasal düzenlemelerin olacağı yönünde açıklamalar yapıldığını ancak halihazırda herhangi bir gelişme olmadığını söyledi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ -</strong>&nbsp;DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Meclis'te yeni süreçle ilgili açıklamalarda bulundu.&nbsp;</p>

<p>Hükümetin çözümü ağırdan alan tutumundan yakınan Koçyiğit, "Nisan ayında yani Ramazan Bayramı’ndan sonra yasal düzenlemeleri yapacaklarına dönük bir bilgilendirme ve kanaat oluşmuştu.&nbsp;Ancak halihazırda hiçbir gelişme olmadığını görüyoruz." dedi.&nbsp;</p>

<p>Sürecin geciktirilmesini doğru bulmadıklarını ifade eden Koçyiğit, şunları söyledi:</p>

<p>"Daha önce de burada konuştuk: İktidar kanadından da kulüslere yansıyan bilgiler, yaptıkları açıklamalar vardı. Nisan ayında yani Ramazan Bayramı’ndan sonra yasal düzenlemeleri yapacaklarına dönük bir bilgilendirme ve kanaat oluşmuştu. Ancak halihazırda hiçbir gelişme olmadığını görüyoruz. Sürecin ilerlemesi, sürecin derinleşmesi ve sonu kalıcı bir hale gelmesi için yasal adım atılması gerekli değil. Yasa yapma ihtiyacının zorunluluğu açık ve net. Çeşitli gerekçelerle yasal sürecin geciktirilmesini doğru bulmadığımızı, kabul etmediğimizi ve bunun sürece katkı sunmadığının da altını çizmek istiyorum. Bugünden yarına bütün siyasi partilerin sürecin ilerlemesi için sorumluluk alacakları bir noktada durması gerekiyor.</p>

<p>Şimdi biz arada iktidara ve devlete sorumluluklarını hatırlatıyoruz. Bunlar devlete ve iktidara görev biçmek, rol biçmek gibi bazı değerlendirmelerle karşılık buluyor. Oysa ki elbette iktidar sorumludur. Bu konuda icra makamındadır. Devletin tabii ki sorumluluğu vardır. Bu barış hepimizin barışıdır. Bu barış hepimize sorumluluk yüklüyor. Kürt sorun demokratik çözümünde atılması gereken adımlar konusunda her birimizin sorumluluğu var. Her birimizin yapması gerekenler var. Ancak bu konudaki esas sorumluluğun hükümette olduğunu, devlette olduğunun da altını çizelim. Halihazırda şu anda bize ulaşan paylaşılan bir yeni gelişme yok.”</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>6 beldede ara seçim yapılacak</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/6-beldede-ara-secim-yapilacak-31432</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/6-beldede-ara-secim-yapilacak-31432</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/04/6-beldede-ara-secim-yapilacak-1776687867.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/04/6-beldede-ara-secim-yapilacak-1776687867.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/04/6-beldede-ara-secim-yapilacak-1776687867.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Yüksek Seçim Kurulu (YSK), belde statüsü kazanan 6 yerleşim biriminde ara seçim yapılmasına karar verdi.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>YSK kararı gereğince<strong>, 7 Haziran 2026'da&nbsp;</strong>Tokat'ın Reşadiye ilçesine bağlı <strong>Yolüstü </strong>ve <strong>Çevrecik</strong>, Almus ilçesine bağlı <strong>Bağtaşı</strong>, Yeşilyurt ilçesine bağlı <strong>Kuşçu</strong>,&nbsp;Gümüşhane'ye bağlı <strong>Tekke </strong>ve Nevşehir'in Ürgüp ilçesine bağlı <strong>Mustafapaşa</strong> beldesinde&nbsp;ara seçim yapılacak.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 15:17:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>&quot;Ortadoğu&#039;da savaş, Türkiye&#039;de süreç; Kürtler nasıl bir çözüm istiyor?&quot;</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/ortadoguda-savas-turkiyede-surec-kurtler-nasil-bir-cozum-istiyor-31423</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/ortadoguda-savas-turkiyede-surec-kurtler-nasil-bir-cozum-istiyor-31423</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/04/ortadoguda-savas-turkiyede-surec-kurtler-nasil-bir-cozum-istiyor-1776584007.jpeg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/04/ortadoguda-savas-turkiyede-surec-kurtler-nasil-bir-cozum-istiyor-1776584007.jpeg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/04/ortadoguda-savas-turkiyede-surec-kurtler-nasil-bir-cozum-istiyor-1776584007.jpeg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van'da, Kürdistan Sosyalist Partisi (PSK) tarafından "Ortadoğu'da savaş, Türkiye'de süreç; Kürtler nasıl bir çözüm istiyor?" konulu konferans düzenlendi. PSK Genel Başkanı Bayram Bozyel, Kürtlerin son yaşanan gelişmeler ekseninde takınması gereken tutum ve ittifak konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) - </strong>PSK Van İl Başkanlığı tarafından Odalar İş Merkezi'nde <strong>"Ortadoğu'da savaş, Türkiye'de süreç;&nbsp;Kürtler nasıl bir çözüm istiyor?</strong>" başlığı altında konferans düzenlendi.&nbsp;</p>

<p>Çok sayıda aydın, yazar, akademisyen ve&nbsp;siyasetçinin&nbsp;katıldığı konferansta PSK Genel Başkanı <strong>Bayram Bozyel</strong> konuşmacı olarak yer aldı.</p>

<p>PSK Van İl Başkanı <strong>Tayip Kızılyıldız</strong>'ın yaptığı açılış konuşması ardından saygı duruşunda bulunuldu ve ardından konuşmaya geçildi.</p>

<p><img alt="" src="https://www.vanmed.net/public/images/detay/WhatsApp%20Image%202026-04-18%20at%2019_15_24%20(1).jpeg" style="height:602px; width:800px" /></p>

<p><strong>İran'ın Kürt zaafı</strong></p>

<p>ABD ve İsrail'in İran'a yönelik müdahalesinde İran'ın Kürtlere karşı geliştirdiği tutuma dikkat çeken PSK Genel Başkanı Bayram Bozyel, "İran darmadağın olmuş bir vaziyette ama yine de gözü Kürtlerde. Her yerde Kürtlere saldırıyor. Yeterki Kürtler bir şey elde etmesin istiyor" dedi.</p>

<p>İran'ın Ortadoğu'da kışkırtıcı ve yayılmacı bir rol üstlendiğini ve kendi halinde zannedilen bir ülke olmadığını ifade eden Bozyel, İran'da rejimin mutlaka değişmesi ve burada yaşayan halkların özgürlüklerine kavuşması&nbsp;gerektiğini kaydetti.&nbsp;&nbsp;</p>

<p><strong>ABD endeksli siyaset doğru mu?</strong></p>

<p>ABD ve İsrail'in yürüttükleri savaşın sadece kendilerini ilgilendirdiğini, her hangi bir halka özgürlük sağlamak üzere yola çıkılmadığını belirten Bozyel, "ABD ya da İsrail'in Kürtlere devlet kuracağı söylentilerinin içi boştur. Onlar kendi çıkarları doğrultusunda hareket ediyorlar. Hiç bir ülke başka bir halka devlet kurmaz. Irak'ta ABD ile Kürtlerin çıkarları çakıştı, orada bir federasyon var şimdi. Ama Rojava'da ve İran'da durum farklı." şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Türkiye'deki "süreç"</strong></p>

<p>Türkiye'de PKK'nin tasfiyesini hedefleyen süreçle ilgili görüşlerini dile getiren Bozyel, bunun Kürt sorununun çözümünü hedefleyen içerikte bir süreç olmadığını, bunun adına "süreç" dahi denilemeyeceğini söyledi.</p>

<p>Bozyel, yapılanın tamamen güvenlik kaygılarıyla ilgili olduğunu belirterek, "Zaten her konuşmalarında 'iç cepheyi güçlendirmekten' bahs ediyorlar. 'Terörsüz Türkiye' deyip duruyorlar. Kürtlerin haklarıyla ilgili en küçük bir tartışma olmadı şimdiye dek. Anayasa değişmeyecek, Kürtçe resmiyet kazanmayacak, Kürdün adı hiçbir yerde olmayacak, peki bu nasıl bir çözüm süreci?" diye sordu.</p>

<p><strong>"Kürdistan birdir"</strong></p>

<p>Bozyel, Kürt siyasetinin odaklanması gerektiği hususlara&nbsp;da değindi. Ortadoğu'daki gelişmelerle birlikte Kürtlerin dikkat etmesi gereken yeni durumlar ortaya çıktığını ifade eden Bozyel, Kürtlerin öncelikle yaşadığı coğrafyayı&nbsp;parçalara ayırarak anmak yerine;&nbsp;Doğu, Batı, Kuzey ya da Güney diye parçalara bölmek yerine, tümünü birlikte "Kürdistan" olarak ifade etmesi gerektiğini söyledi. Bozyel, kendi kaderini tayin hakkına yönelik mücadelenin de bu eksende olması ve Kürt ittifakının&nbsp;bu çerçevede sağlanması gerektiğini kaydetti. Bozyel, "Çünkü Kürdistan birdir" dedi.&nbsp;</p>

<p>Konferans, soru-cevap bölümüyle son buldu.</p>

<p>Haber:<strong> Adil Harmancı</strong></p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sun, 19 Apr 2026 10:16:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>PWK yöneticisi Fahrettin Tütüncü hayatını kaybetti</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/pwk-yoneticisi-fahrettin-tutuncu-hayatini-kaybetti-31417</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/pwk-yoneticisi-fahrettin-tutuncu-hayatini-kaybetti-31417</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/04/pwk-yoneticisi-fahrettin-tutuncu-hayatini-kaybetti-1776498569.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/04/pwk-yoneticisi-fahrettin-tutuncu-hayatini-kaybetti-1776498569.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/04/pwk-yoneticisi-fahrettin-tutuncu-hayatini-kaybetti-1776498569.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Kürdistan Yurtseverler Partisi (PWK) Van İl Yöneticisi Fahrettin Tütüncü hayatını kaybetti. PWK Genel Başkanı Mustafa Özçelik, Tütüncü'nün vefatı dolayısıyla mesaj yayınladı.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED (VAN) -</strong> PWK Van İl Yöneticisi Fahrettin Tütüncü, uzun süredir mücadele ettiği hastalığa yenik düşerek hayatını kaybetti.&nbsp;</p>

<p>HEP, DEP ve DEHAP süreçlerinde de siyasette yer alan Fahrettin Tütüncü, daha sonra PWK yöneticisi oldu.</p>

<p>PWK Genel Başkanı Mustafa Özçelik, Tütüncü'nün vefatı dolayısıyla mesaj yayınladı.</p>

<p>Özçelik mesajında, Tütüncü'nün 50 yılı aşkın süredir Kürt siyasetinde yer aldığını ve büyük fedakarlıklar gösterdiğini ifade etti.&nbsp;</p>

<p>Özçelik, Tütüncü'nün ailesine ve mücadele arkadaşlarına başsağlığı diledi.&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>Meclis&#039;e verilen önergeden: Batı illerinde Kürtlere yönelik ırkçı saldırılar süreklilik kazanmış durumda</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/meclise-verilen-onergeden-bati-illerinde-kurtlere-yonelik-irkci-saldirilar-sureklilik-kazanmis-durumda-31390</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/meclise-verilen-onergeden-bati-illerinde-kurtlere-yonelik-irkci-saldirilar-sureklilik-kazanmis-durumda-31390</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/04/meclise-verilen-onergeden-bati-illerinde-kurtlere-yonelik-irkci-saldirilar-sureklilik-kazanmis-durumda-1776158170.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/04/meclise-verilen-onergeden-bati-illerinde-kurtlere-yonelik-irkci-saldirilar-sureklilik-kazanmis-durumda-1776158170.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/04/meclise-verilen-onergeden-bati-illerinde-kurtlere-yonelik-irkci-saldirilar-sureklilik-kazanmis-durumda-1776158170.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Van Milletvekili Gülderen Varli, Meclis başkanlığına verdiği önergede, çözüm sürecinin gündemde olduğu bir dönemde Türkiye'nin batı illerinde Kürtlere yönelik sistematik saldırılar gerçekleştiğine dikkat çekti.]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p><strong>VANMED HABER MERKEZİ - </strong>DEM Parti Van Milletvekili Gülderen Varli,&nbsp;İçişleri Bakanı <strong>Mustafa Çiftçi</strong>&nbsp;tarafından yazılı olarak cevaplandırılması talebiyle Meclis başkanlığına önerge verdi.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Vanlı iki genç Kürtçe müzik dinledikleri için saldırıya uğradıklarını ifade eden Varli, önergesinde, batı illerinin genelinde Kürtlere yönelik bir saldırı sürekliliğinin olduğunu belirtti.&nbsp;</p>

<p>Saldırıların çözüm sürecinin gündemde olduğu bir sırada bile tırmanışından bir şey kaybetmediğini kaydeden&nbsp;Varli, konuya İçişleri Bakanı Çiftçi'nin dikkatini çekti.</p>

<p>Varli, önergede şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Toplumsal şiddeti körükleyen nefret söylemleri ve ayrımcı yaklaşımlar, zamanla azalmak yerine giderek daha görünür ve yaygın hale gelmektedir. Bu durumun önüne geçilmesi için gerekli adımların yetersiz kalması, aksine ayrıştırıcı dil ve uygulamaların artması dikkat çekicidir. Türkiye’de özellikle siyasi iktidarın ve farklı partilerin benimsediği söylem ve politikaların, toplum içinde kutuplaşmayı artırdığı gözlemlenmektedir.</p>

<p>Özellikle batı illerinde Kürt yurttaşlara yönelik ırkçı saldırılar ve linç girişimleri süreklilik kazanmış durumdadır. Toplumu bir arada tutması beklenen siyasal dilin, aksine ayrıştırıcı bir işlev görmesi; farklı kimlikler arasında güvensizlik yaratmakta, toplumsal huzur ve barışı zedelemektedir. Bu tür söylem ve politikaların, toplumda kalıcı hasarlar bıraktığı ve ağır sonuçlara yol açtığı açıktır. Ayrıca çeşitli kurum ve araştırmalar, nefret söylemi ile nefret suçlarının Türkiye’de artık istisnai değil, gündelik yaşamın bir parçası haline geldiğini ortaya koymaktadır.</p>

<p>Ayrıştırıcı dil ve kutuplaştırıcı söylemler, başta Kürtler olmak üzere farklı inançlara, kimliklere, cinsiyetlere ve siyasi görüşlere sahip kesimlerin hedef haline gelmesine ve saldırılara açık bırakılmasına yol açmaktadır. Türkiye’de nefret suçlarına ilişkin kapsamlı bir yasal çerçevenin bulunmaması ve ırkçı saldırılar karşısında cezasızlık algısının güçlenmesi, bu tür eylemlerin sürekliliğini beslemektedir.</p>

<p>Yetkili mercilerin etkili müdahalede bulunmaması ve önlemleri almaması, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin yetersiz kalması, nefret suçlarının çoğu zaman “münferit” olarak değerlendirilip cezasız bırakılmasına neden olmaktadır. Bu durum, toplumsal barışı zedeleyen ve geleceğe yönelik ciddi riskler doğuran bir tablo olarak önümüzde durmaktadır.</p>

<p>Daha önce sayısız örnekle, yaşam hakkını hedef alan, ölümlerle sonuçlanan ya da fiziksel şiddete varan saldırıların yaşandığı bilinmektedir. Özellikle batı illerine çalışmak için giden Kürt yurttaşların, sıkça ayrımcılığa ve zaman zaman da şiddete maruz kaldığı kamuoyuna yansımıştır.</p>

<p>Son olarak, 11 Nisan 2026 tarihinde Samsun’un Bafra ilçesinde TOKİ inşaatında çalışan iki Kürt işçi, sosyal medya üzerinden Kürtçe müzik dinlemeleri gerekçe gösterilerek ırkçı bir müdahaleye maruz kalmıştır. Gençlerin açtığı canlı yayına yönelik nefret ve hakaret içerikli söylemlerin ardından bir linç girişimi yaşanmıştır. Olayda bazı grupların kışkırtıcı tutumları dikkat çekerken, linç girişiminde bulunmak isteyen kişiler yerine müzik dinleyen işçiler gözaltına alınmış ve 12 Nisan tarihinde serbest bırakılmıştır.</p>

<p>Yaşanan olayın ardından saldırıya maruz kalan işçilerin gözaltına alınması, buna karşın saldırgan tavırlar ve söylemler gösteren kişilere yönelik etkili bir işlem yapılmadığı yönündeki iddialar, cezasızlık algısını güçlendirmekte ve benzer olayların tekrarına zemin hazırlamaktadır."</p>

<p><strong>Cevaplanması istenen sorular</strong></p>

<p>"Bu bağlamda;</p>

<ol>
	<li>Samsun ili Bafra ilçesinde 11 Nisan 2026 tarihinde yaşanan olayla ilgili başlatılmış bir adli ve idari soruşturma var mıdır? Varsa, soruşturmanın kapsamı ve mevcut durumu nedir?</li>
	<li>Söz konusu olayda linç girişiminde bulunduğu iddia edilen kişi veya kişiler tespit edilmiş midir? Bu kişiler hakkında herhangi bir işlem yapılmış mıdır?</li>
	<li>Olay sırasında veya sonrasında kamuya açık şekilde ırkçı ve nefret içerikli açıklamalar yapan kişi ve gruplar hakkında herhangi bir inceleme veya soruşturma başlatılmış mıdır?</li>
	<li>Olayda mağdur konumunda olan işçilerin gözaltına alınmasının gerekçesi nedir? Bu uygulama hangi hukuki dayanağa dayanmaktadır?</li>
	<li>Türkiye genelinde son 10 yıl içerisinde nefret suçları kapsamında değerlendirilen olay sayısı kaçtır? Bu olayların kaçı fiziksel şiddetle sonuçlanmış, kaçı ölümle neticelenmiştir?</li>
	<li>Söz konusu nefret suçlarının kaçı Kürt yurttaşlara yönelik gerçekleşmiştir?</li>
	<li>Daha önce benzer şekilde yaşanan ve kamuoyuna yansıyan saldırılarda etkin soruşturma yürütülmemesi ve cezasızlık iddiaları hakkında Bakanlığınızın değerlendirmesi nedir?</li>
	<li>Nefret söylemi ile toplumsal şiddet arasındaki ilişkiye dair Bakanlığınızın herhangi bir araştırması veya raporu bulunmakta mıdır?</li>
	<li>Nefret suçlarına ilişkin özel ve kapsamlı bir yasal düzenleme yapılması yönünde Bakanlığınızın bir çalışması var mıdır?</li>
	<li>Farklı kimlik, dil ve kültürlere yönelik ayrımcılığı önlemek ve toplumsal barışı güçlendirmek adına Bakanlığınız tarafından yürütülen çalışmalar nelerdir?</li>
	<li>Benzer olayların tekrar yaşanmaması adına Samsun ili özelinde ve ülke genelinde alınması planlanan önlemler nelerdir?</li>
	<li>Türkiye’de bireylerin istedikleri dilde müzik dinlemesinin herhangi bir suç teşkil eden yönü bulunmakta mıdır? Üçüncü kişilerin bu duruma müdahale etmesine hukuki olarak izin veren bir düzenleme var mıdır?&nbsp;Yoksa bu baskıcı tutumlar karşısında sessiz kalmaya devam mı edeceksiniz?</li>
	<li>Kürtçeye yönelik artan ayrımcı uygulamaların ve baskıların ortadan kaldırılması için Bakanlığınızın planladığı somut politika ve düzenlemeler nelerdir?"</li>
</ol>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:04:00 +0300</pubDate>
            </item>
                                <item>
                <title>DEM Parti tabanı “yasal adım” derken ne anlıyor?</title>
                <category>POLİTİKA</category>
                <link>https://www.vanmed.net/haber/dem-parti-tabani-yasal-adim-derken-ne-anliyor-31389</link>
                <guid>https://www.vanmed.net/haber/dem-parti-tabani-yasal-adim-derken-ne-anliyor-31389</guid>
                <media:content url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/04/dem-parti-tabani-yasal-adim-derken-ne-anliyor-1776154904.jpg" type="image/jpeg" medium="image"/>
                <media:thumbnail url="https://www.vanmed.net/images/tn/2026/04/dem-parti-tabani-yasal-adim-derken-ne-anliyor-1776154904.jpg"/>
                <enclosure url="https://www.vanmed.net/images/haberler/2026/04/dem-parti-tabani-yasal-adim-derken-ne-anliyor-1776154904.jpg" length="1000" type="image/jpeg"/>                
                <dc:creator>VANMED</dc:creator>
                <description><![CDATA[Adil Harmancı yazdı...]]></description>
                <content:encoded><![CDATA[<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin PKK lideri Abdullah Öcalan’a yaptığı çağrıyla başlayan yeni süreçle ilgili her kesimin şöyle ya da böyle kuşkuları ve itirazları var.</p>

<p>Ne kadar samimidirler söylediklerinde yoksa bu bir oy kapma stratejisi midir bilmiyorum ama MHP dışındaki milliyetçi partiler süreci “ihanet projesi” olarak nitelendiriyor.</p>

<p>CHP, elden geldiğince olup bitene mesafeli duruyor; “çözeceğinize inanmıyorum, ancak ben çözerim” diyor iktidara.</p>

<p>Yüz yıldır sorunu kangren haline getiren ve çözüm için bugüne dek kılını kıpırdatmayan bir parti bundan sonra neyi çözecek ama CHP cephesinden ifade edilenler böyle.</p>

<p>DEM Parti, sorunu Kürt sorunundan çok Öcalan sorununa dönüştürmüş durumda, temel tartışma şimdi Öcalan’a ev ve statü üzerine.</p>

<p>Buna tepki gösteren diğer Kürt siyasal hareketleri eleştiri oklarını DEM Parti’ye çeviriyorlar:</p>

<p>“Kürt halkının sorunu kişiye ya da bir örgüte indirgenemez” diyorlar.</p>

<p>Bu aynı zamanda DEM Parti içinde de önemli oranda dillendirilen bir konu. Ve sürece en fazla kuşkuyla yaklaşan DEM Parti’nin tabanı.</p>

<p>DEM Parti tabanından gelen itirazlar şöyle ifade ediliyor:</p>

<p>*Süreç üzerinden bir yıldan fazla zaman geçti, PKK kendini feshetti, iktidar tek adım dahi atmadı.</p>

<p>*En azından kayyum meselesi çözülebilirdi.</p>

<p>*Mahkeme kararına rağmen Demirtaş tahliye edilmedi.</p>

<p>*Her konuda Bahçeli’yi dinleyen Erdoğan neden “Ahmetler makama” dediğinde bu sözün gereğini yapmadı?</p>

<p>*Amaç sadece PKK’nin elindeki silahı almak mıdır?</p>

<p>*Süreç Kürt sorununu çözmekten çok devletin güvenliğini sağlama almak gibi görünüyor.</p>

<p>*Bahçeli’nin çıkışı konjonktüreldir.</p>

<p>*Bahçeli İran ve Suriye’yi örnek vererek her defasında rakiplerine “şimdi anladınız mı süreci neden başlattık” derken ne demek istiyor?</p>

<p>Ve işin en önemli boyutu, DEM Parti tabanı “yasal adım” söylemini Kürt sorununda atılacak adım olarak anlıyor.</p>

<p>Bu kuşku ve itirazlara karşılık özellikle Bahçeli hazırlıklı görünüyor. Her hafta “yasal adımlar atılacak” diyerek ortamı sakinleştirmeyi başarıyor.</p>

<p>Peki, Bahçeli’nin “yasal adım” dediği nedir? “Şimdi anladınız mı süreci neden başlattık” diyen bir Bahçeli, sizce nasıl adımlar öngörebilir?</p>

<p>Hiç kuşku yok ki kendisine “hain” dedirtmeyecek adımlar olacak bu adımlar. Basit, sıradan ve tamamen örgütle ilgili.</p>

<p>O da infaz yasasında yapılacak değişiklikler. Örgüt mensuplarına kolaylıklar sağlanacak. Hapiste olanlar, dağda olanlar ve sürgünde, Avrupa’da olanlar için.</p>

<p>Hapistekinin dışarı çıkması, dağdakinin inmesi, Avrupa’dakinin dönmesi sağlanacak. Öcalan için “en iyi yol” ne ise o devreye alınacak.</p>

<p>Kayyumlar görevden alınacak. Ahmetler makama geçecek. Demirtaşlar ve Figenler serbest kalacak.</p>

<p>Nokta.</p>

<p>Peki, esasen DEM Parti tabanının beklentisi ne bu süreçten? &nbsp;</p>

<p>Örgütle ilgili olduğu kadar Kürt sorunuyla ilgili de yasal adımlar... İstedikleri bu.</p>

<p>Şimdi o adımları sıralayalım o zaman, Bahçeli, bunun altından kalkabilecek mi bakalım?</p>

<p>*Anayasada Kürt varlığı kabul edilecek.</p>

<p>*Kürtçe ikinci resmi dil ilan edilecek.</p>

<p>*Anadilde eğitim anayasal hak olarak belirlenecek.</p>

<p>*Kürtler, çoğunlukta olduğu illerde yerel yöneticilerini kendileri seçecek, Ankara’dan atama olmayacak.</p>

<p>*Özerk yerel yönetimler oluşturulacak.</p>

<p>*Bu özerk yönetimler gelirden pay alacak.</p>

<p>Peki, DEM Parti tabanı bunların tümünü bir anda mı istiyor? Hayır. “Samimiyet adına en azından bir-iki tanesini görmek istiyoruz” diyorlar.</p>

<p>“Suriye’de olanlar ortada iken buna Türkiye’de kim cesaret eder” diye de kuşku belirtmekten geri durmuyor DEM Parti tabanı.</p>

<p>Ve DEM Parti tabanından noktayı koyan soru:</p>

<p>Kürt sorunu çözülmeyecekse bu kadar can kaybı boşuna mıydı?</p>

<p>Umarım Devlet Bahçeli DEM Parti’nin bir türlü dile getiremediği ama tabanının her yerde dillendirdiği adımlardan en azından birini iktidara attırır da yanıltır herkesi.</p>

<p>Yoksa hakikaten bu sürecin adı sadece “Terörsüz Türkiye” yani “PKK’siz Türkiye” olarak tarihe geçecek.</p>

<p>&nbsp;</p>]]></content:encoded>
                <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
            </item>
            </channel>
</rss>
