Coşkun Gök

Coşkun Gök

Mail: coskungokx@gmail.com

Dolmuşlar ve Binalar mı Engelliler mi?

28.07.2020 tarihinde TBMM’de bir yasa tasarısı kabul edilerek kanun haline getirildi.

Yeni kanunun adı “31199 sayılı Dijital Mecralar Komisyonu Kurulması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun

Söz konusu kanunla birçok kanunda değişiklikler yapıldı.

Yapılan değişikliklerden birisi, 7.madde, şöyle; “1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanunun geçici 3. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan “iki yılı” ibaresi “üç yılı” şeklinde değiştirilmiştir.”

5378 sayılı Engelliler Hakkında kanunun Geçici 3. Maddesi’nin altıncı fıkrası bu değişiklik sonrasında şu şekilde düzenlenmiş oldu;

"Denetim sonucunda ilgili belediye ve kamu kurum ve kuruluşları ile Umuma açık hizmet veren her türlü yapıların ve açık alanların malikleri ile toplu taşıma araçlarının sahiplerine eksikleri tamamlaması için bir fıkrada belirtilen sürenin bitiminden itibaren 3 yılı geçmemek üzere ek süre verilebilir"

Bunun anlamı şudur;

07/07/2005 tarihinde kabul edilen 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’da,

4.maddesinde; Engellilerin bağımsız yaşayabilmeleri ve topluma tam ve etkin katılımları için erişilebilirliğin sağlanması esastır” ve 7. Maddesinde de “Yapılı çevrede engellilerin erişebilirliğinin sağlanması için planlama, tasarım, inşaat, imalat, ruhsatlandırma ve denetleme süreçlerinde erişilebilirlik standartlarına uygunluk sağlanır. Özel ve kamu toplu taşıma sistemleri ile sürücü koltuğu hariç dokuz veya daha fazla koltuğu bulunan özel ve kamu toplu taşıma araçlarının engellilerin erişebilirliğine uygun olması zorunludur. Bilgilendirme hizmetleri ile bilgi ve iletişim teknolojisinin engelliler için erişilebilir olması sağlanır” hükmü konulmuştur.

Hatta; 30.05.1997 tarih ve 552 saylı KHK ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na “Fiziksel çevrenin özürlüler için ulaşılabilir ve yaşanılabilir kılınması için, imar planları ile kentsel, sosyal, teknik altyapı alanlarında ve yapılarda, Türk Standartları Enstitüsünün ilgili standardına uyulması zorunludur.” Ek maddesini eklemişiz.

Buraya kadar her şey çok güzel.

Her şey çok güzel, çünkü; engellilerin ürün ve hizmetlerden, bilgi ve teknolojiden, mekanlardan diğer bireylerle beraber eşit şekilde faydalanabilmelerinin ön koşulu olan; “her şey herkes için erişilebilir olmalıdır” ilkesi ülke mevzuatımızda yerini almış oluyor.

Engellilerin; eğitim, sağlık, kültür-sanat alanlarındaki hizmetlerden faydalanabilmesi, çalışma hayatına dahil olabilmesi, seyahat hakkını, siyasi haklarını, seçme-seçilme hakkını vs vs kullanabilmesinin en önemli ve ön koşulu bütün bu alanların herkesle beraber engelliler için de erişilebilir olmasıdır.

 Buraya kadar her şey güzel ve yolunda gidiyor.

O kadar güzel ki; erişilebilirliğin en önemli ilke sayıldığı “Birleşmiş Milletler Engelli Haklarına İlişkin Sözleşme” 13.12.2006 tarihinde kabul edilmiş olmasına rağmen, biz ülke olarak bundan yaklaşık 1,5 yıl önce 07/07/2005 tarihinde 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun’u kabul etmiş ve erişilebilirliği de kanuna koymuşuz.

Hatta ve hatta 1997 yılında imar kanununa ek madde ekleyerek fiziksel çevrenin engelliler için ulaşılabilirliğini zorunlu hale getirmişiz.

Sorun nerede?

Sorun da burada başlamış.

5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanuna aynı zamanda “geçici maddeler” konmuş. Bu geçici maddelerin 3.maddesinde özet olarak; kamusal mekanların, toplu taşıma araçlarının, ürün ve hizmetlerin erişilebilirlik kriterlerini sağlamaları için ilgililere 7 yıllık uyum süresi verilmiş.

Kanun kabul edileli 15 yıl (181 Ay/5500 gün) geçmiş ama bu 7 yıllık uyum süresi bir türlü bitmemiş. Çünkü tanınan uyum/ geçiş süresi tam 5 defa değiştirilmiş.

En son 07/07/2020 tarihinde tamamlanması gereken ve bu tarihten sonra erişilebilirlik kriterlerini sağlamayan mekan ve toplu taşıma araçlarına bir yıl içinde 50.000 TL’ye kadar ceza uygulanabileceğini ön gören düzenleme için mekan ve araç sahiplerine 07/07/2021 tarihine kadar ek bir ek süre daha tanındı.

Gerekçe ise; günümüzde bütün “kilitleri” açan Covid-19 pandemisi!

Kanunun genel gerekçesinde aynen şöyle deniyor; “engellilere yönelik erişilebilirlik yükümlülüklerinin sağlanması süreçlerinin yeni koronavirüs (Covid-19) salgını sebebiyle aksaması nedeniyle, söz konusu yükümlülüklerin yerine getirilmesi için ek süre verilmesi …”

Sorumlular, 15 yıldır yerine getirilmeyen erişilebilirlik yükümlülüklerini tam yerine getireceklerdi ki lanet olası Koronavirüs ortaya çıktı!

Kanunu ve gerekçesini yazanlar insan aklıyla dalga geçiyorlar.

Aslında dalga falan geçmiyorlar.

22.06.2020 tarihinde Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürü’nü ziyaret ediyor ve görüşülen konulardan birisinin de “Engellilerin gündelik yaşamını kolaylaştırmak için toplu taşıma araçlarında yapılan erişilebilirlik düzenlemeleri, uygulamada yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerinin olduğu” açıklanıyor.

Bu açıklamadan yaklaşık 1 ay sonra da tanınan süreye 1 yıl daha ek süre ekleniyor.

Avrupa’nın başka bir ülkesinde olmayan dolmuş, minibüs sayısı Türkiye’de 103bin civarında ve bunların sadece %10’u erişilebilir durumda.

Yani kanunu çıkaranlar Covid-19 pandemisini gerekçe yaparken kimsenin aklıyla dalga geçmiyorlar.

Sadece dolmuşları değil aslında bütün mülk sahiplerinin çıkarını kolluyor, gözetiyorlar.

Kanunu çıkaranlar, kendileri için;

Paranın, sermayenin, dolmuşların, binaların, mülk sahibi olmanın insandan, insan yaşamından daha değerli olduğunu söylüyorlar.

100bin dolmuş sahibinin yapacağı masrafın 10milyondan fazla engellinin haklarından daha önemli olduğunu söylüyorlar.

Bina sahiplerinin masraf yapmasının yerine engellilerin evlerinde oturmasını, sokağa çıkmamasını, okula, hastaneye, sinemaya, tiyatroya, işe gitmemesini, dolmuşa-otobüse binmemesini söylüyorlar.

Bunu söyleyenler, kendi çıkardıkları kanuna göre, üzerine yemin ettikleri Anayasa’ya göre, kabul ettikleri başta BM Engelli Haklarına İlişkin Sözleşme olmak üzere uluslararası diğer sözleşmelere göre suç işliyorlar.

Başta engelliler olmak üzere bütün insanların temel insan haklarını ihlal ediyorlar ve insan hakkı ihlali suçu işliyorlar.

Yorum Yazın

Ana Sayfa
Web TV
Foto Galeri
Yazarlar