İnanç kardeşliği

Geyiklerin tarlalarda koşuştuğu, trafik hız limitinin 10 km’ye düşürüldüğü bir sabah yürüyüşünde, çan seslerine yöneldi kulaklarım.

Rahiplerin evlenebildiği, kadınların rahip olabildiği, kitapları Kitab-ı Mukaddes’in anadilde okunduğu, azizlere ve Meryem Ana’ya dua edilmediği, ruhani başkanlarının bulunmadığı ve tapınaklarının merkeziyetçi anlayıştan uzak olduğu bir Protestan Kilisesi.

Zamansız çalan çan sesi, sürükledi beni kendi kulesinin dibine.

Bahçedeki gömütleri izledim bir süre.
İnsanın son deminde dinler birleşiyordu demek ki!
Açık kapıdan içeri girerken modern giyimli bir Hanımefendi karşıladı beni.

Farklı bir inançtan olduğumu ve kiliseyi ziyaret etmek istediğimi henüz yerine oturtamadığım Almancamla ilettim kendilerine.

Büyük bir memnuniyet ve gülümsemeyle aldı beni içeriye.

Oturup biraz sohbet ettik dinler üzerinden.
Mimariyi, kabartma resimleri, raflarda dizili dinî kitapları inceledim. Çatının tahtalardan yapılması ve böylesine uyumlu dizayn edilmesi şaşırttı beni. Dinî görevini yerine getirmeye gelenlerin oturak yerleri ise bir okulun sınıf sıralarını anımsattı bana. Ne de olsa bir ömür çürüttük bu oturaklar önünde konuşarak.

Tüm dinler bir sıcaklık hissettirir bana, her nedense!…
Vedalaşma anı geldiğinde, pazar günü saat 11.00’de tekrar gelmemden mutluluk duyacağını söyledi Hanımefendi.

Yarın ola hayrola, deyip ayrıldık.

Ne güzeldir farklı inançların kardeşliği!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Grammy Ödülleri: Billy Eilish damgasını vurdu, Michelle Obama şaşırttı, Kobe Bryant unutulmadı

Van’da şehir içi ulaşımda yeni bir uygulamaya geçildi