Ders çıkaracak mıyız?

 Bu virüs kâbusu nasıl da insanları telaşa, strese soktu ve nasıl da sonuçlara yol açtı!

Mesela yoksulların en lüks yemeği makarnaydı şimdi herkes muhtaç oldu makarnaya. Dünyada en az tüketilen şeylerden limon, peçete, kolonya, sirkeydi şimdi en fazla satılanlar bunlar…

Aileyi, evi-barkı unutanlar şimdi eve, aileye muhtaç oldular; ‘kadınlar evde ne iş yapıyor ki?’ diye üstenci davranan erkekler şimdi kadınların ne iş yaptığına, anneliğin, kadınlığın ne kadar zor olduğuna şahit oluyorlar.

Ve hep yoğunluktan şikayetçi olanlar, alın size tatil, kitap okumayanlar boş zamanınız bol, okuyun, okutun…

Tabi en önemlisi, her akşam alkışladığımız sağlıkçılarımıza zamanında ne kadar değer verdiğimiz konusunu da önümüze getirdi virüs;  atanamayan sağlıkçılarımız şoförlük yapıyorlardı o zaman bunu düşünmüyorduk ama şimdi hepimiz onlara muhtacız!

Yaşlılarımızın değerini ne kadar bildik ya da?

Ağır hastalığı olan yaşlılarımıza ne kadar yardımcı olduk, şimdi hepimiz yaşlıların üzerine titriyoruz, onlara bir şey olmaması için elimizden geleni yapıyoruz.

Ve tabi hepimiz yaşlılarımız gibi eşit bir şekilde virüsün hedefindeyiz.

Sevdiklerimizi kaybetme telaşı sarmış hepimizi.

Doğa bizden intikam mı alıyor?

Ağayım, beyim, paşayım, varlıklıyım deyip şimdi virüs karşısında biçare kalanlar, bu yaşadıklarından ders çıkaracak mı?

Bugünlerde hepimizin çaresizce yaşadığı ders niteliğindeki gelişmeler yarın aklımızın bir köşesinde kalacak mı, yoksa vurdumduymazlığa kaldığımız yerden devam mı edeceğiz?

Bugüne kadar yaşadıklarımıza, dünyaya sağladığımız düzene baktığım zaman çok fazla da umutvar değilim, ama yine de dileğim, bugünlerde yaşadıklarımızın yarın bize kin ve hasetten uzak, daha adaletli, daha eşitlikçi ve daha merhametli bir düşünce sağlamasıdır.

Devlete karşı işlenen suçlarda indirim yok! Uyuşturucu ve cinsel suçlar kapsam içinde…

Türkiye’de ölü sayısı 44, hasta sayısı ise 1872’ye çıktı