Van'daki kayyım protestolarında yaşanan ihlallerle ilgili rapor açıklandı
Van'daki kayyım protestolarına ilişkin olarak İHD, ÖHD, TİHV ve Van Barosu tarafından hazırlanan rapor, baro binasında düzenlenen toplantı ile basınla paylaşıldı.
VANMED (VAN) - Raporda, Van Büyükşehir Belediyesi'ne kayyım ataması gerçekleştiği 15 şubat tarihinden 18 Şubat tarihine kadar gün gün yaşananlar maddeler halinde sıralandı. Bu süreçte 6'sı gazeteci, 70'i çocuk 348 kişinin gözaltına alındığı, 5'i çocuk 44 kişinin tutuklandığı, aralarında Eş Başkan Neslihan Şedal'ın da olduğu 55 kişinin hayati yerlerinden ağır şekilde yaralandığı belirtildi.
Uluslararası sözleşmelere aykırı ihlaller
"Bu süreçte yapılan gözlem ve tespitler sonucunda, Türkiye'nin ulusal mevzuatı ile taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı hak ihlalleri yaşandığı kanaatine ulaşılmıştır." denilen raporda, yapılan ihlaller şu başlıklar altında sıralandı:
1. İfade Özgürlüğünün İhlali
Mülki idare amirlerinin hukuka aykırı ve keyfi olarak aldıkları toplantı ve gösteri yapma yasağı kararları ile kolluk güçlerinin engelleme ve müdahaleleri sonucu yurttaşlar, yönetenlerin seçme ve seçilme haklarının ihlaline yol açan bir kararını eleştirememiş, demokratik itirazını dile getirememiş, böylelikle ifade özgürlükleri ağır bir şekilde ihlal edilmiştir.
2. Toplantı ve Gösteri Yapma Özgürlüğünün İhlali
Mülki idare amirlerinin hukuka aykırı ve keyfi toplantı ve gösteri yapma yasakları ile kolluk güçlerinin barışçıl toplantı ve gösterilere yönelik evrensel hukukta ve ülke yasalarında tanımlanan zor kullanma yetkisinin çok ötesine geçen kural dışı bir şiddet uygulayarak müdahalesi sonucu toplanma ve gösteri özgürlüğü ağır biçimde ihlal edilmiş, özgürlüğün/hakkın özü onarılmaz biçimde tahrip edilmiştir.
3. Eşitlik ve Ayrımcılık Yasağının İhlali
Barışçıl toplantı ve gösteri yapma özgürlüklerini kullanan yurttaşlara yönelik kolluk müdahalesinde ayrımcılık yapılmış, siyasi görüşleri ve etnik kökenleri nedeniyle daha sert müdahaleye dolayısıyla ayrımcılığa maruz kalmışlardır. Seçilmiş belediye başkanlarına ve siyasilere yönelik hukuka aykırı muamele, demokratik temsil hakkının ihlali anlamına gelmektedir.
5. Kişi Güvenliği ve Özgürlük Hakkının İhlali
Kolluk müdahaleleri sonucu çok sayıda kişi hukuka aykırı ve keyfi bir şekilde gözaltına alınmış, gözaltı işleminden sonra yargı mercileri tarafından yapılan sorguda ceza verilse dahi infaz kanunu gereği cezanın infazının cezaevinde yapılması mümkün olmayan 2911 sayılı gösteri yürüyüş kanununa muhalefet suçundan 20 kişinin tutuklanması sonucu kişi özgürlüğü ihlal edilmiştir. Avukata erişim, yakınlarına bilgi verme hakkı engellenmiş, gözaltında bulunan kişilerin hukuki güvenceleri ihlal edilmiştir
6. İşkence ve Kötü Muamele Yasağının İhlali
Gerek kolluk güçlerinin barışçıl toplantı ve gösterilere yönelik zor kullanma yetkisinin çok ötesine geçen kural dışı şiddet uygulayarak müdahalesi sırasında gerekse gözaltına alma işlemleri sırasında yanı sıra gözaltı araçlarında ve gözaltı merkezlerinde mutlak olan işkence yasağı ihlal edilmiştir. Kapalı mekanda yoğun bir şekilde göz yaşartıcı kimyasal ajan kullanımı, ters kelepçe uygulaması, kaba dayak, küfür ve hakaret yaygın kullanılan işkence yöntemleri olmuştur. Gözaltı işlemi öncesi ve sonrasında yapılan zorunlu sağlık kontrolleri İstanbul Protokolü ilkelerine aykırı bir şekilde gerçekleştirilmiştir."
Raporun sonuç bölümünde ise, şu değerlendirmeye yer verildi:
"Bu tespitler, Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmelerine ve ulusal mevzuata aykırılık oluşturmaktadır. Hukuka aykırı müdahale ve uygulamalar sonucu ifade özgürlüğü, gösteri hakkı, kişi güvenliği ve işkence yasağı gibi temel insan hak ve özgürlükleri ağır ve ciddi bir şekilde ihlal edilmiştir. Bu kabul edilemez ihlallere derhal son verilmeli yurttaşların temel hak ve özürlükleri korunmalıdır. Başta işkence ve diğer kötü muamele yasağı olmak üzere yaşanan hak ihlallerinin sorumluları/failleri hakkında derhal etkin bir şekilde soruşturma ve kovuşturma başlatılmalı, cezasızlık olgusuna son verilmelidir."
İlginizi Çekebilir