TBMM’ye, “yoksulluk intiharları” için araştırma önergesi verildi

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Van Milletvekili Muazzez Orhan Işık, Türkiye’de yoksulluk nedeniyle yaşanan intihar olaylarının araştırılması için TBMM Başkanlığı’na araştırma önergesi verdi.

Işık, TBM Başkanlığına verdiği önergesinde, “Türkiye’de son bir hafta içinde Kocaeli, Aydın, Van illeri başta olmak üzere birçok yerde çok sayıda kişinin yoksulluk ve işsizliğin verdiği ümitsizlikle intihar ettiğine ilişkin haberler kamuoyuna yansımaktadır. Sosyolojik bir sorun olan bu duruma dair kapsamlı bir politika ile müdahale edilmeli ve toplum, kamusal bir yaklaşımla korunmalıdır.” ifadesini kullandı.

Önergesine dair gerekçeleri de şöyle sıraladı:

“Türkiye’de devam edegelen derin ekonomik kriz milyonlarca kişinin işsizlik ve yoksulluk içinde yaşamasına yol açmaktadır. Ülke ekonomisi ekonomik krizin olumsuz koşulları altında iken Koronavirüs salgınının da ciddi ve kalıcı bozulmalara yol açtığı gözlemlenmektedir. Belirli nüfus kesimlerinin hem kriz hem de korona nedeniyle temel beslenme, barınma ve diğer ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiği kamuoyuna açıklanan birçok rapora yansımaktadır.

TÜİK verilerine göre ‘geçim zorluğu nedeniyle’ intihar eden kişi sayısı 2019 yılında bir önceki yıla göre yüzde 31 oranında artmıştır. Resmi verilerle 321 kişinin ‘geçim zorluğu’ nedeniyle yaşamına son verdiği 2019 yılından sonra da kamuoyuna yansıyan birçok vakada intihar girişimleri ve intiharlar yaşanmıştır. 2000-2019 yılları arasında ‘geçim zorluğu’ nedeniyle intihar eden sayısı resmi verilerle 5 bin 649 kişidir. Kriz yıllarında bu kapsamda yaşamını yitiren sayısının arttığı 2001 (525 kişi), 2009 (318 kişi) ve 2019 yılı verilerinden de anlaşılmaktadır. 2010-2019 yılları arasında geçim zorluğu nedeniyle en yüksek intihar sayısı 2019 yılında yaşanmıştır. 2020 yılında var olan ekonomik kriz ve korona etkisi ile geçim zorluğunun daha da arttığı bilinmektedir. Koronavirüs sürecinde Türkiye’de kredi borcu olan kişi sayısı 2,5 milyon kişi artarak 34 milyona yükseldi. Bu süreçte kredi kartı kullanıcısı sayısı Türkiye tarihinin en yüksek sayısı olan 27,5 milyon kişi olmuştur. Bireylerin bankalara olan toplam borcu 861 milyar TL iken toplam kredi hacmi 3,8 trilyon olmuştur. Bireysel kredi veya kredi kartı borcunu ödeyememiş gerçek kişi sayısı Ocak-Kasım 2020 dönemi için 641 bin 260 kişi olarak açıklanmıştır. Önceki yılların borçluları dahil edilince Kasım 2020 itibariyle 3 milyon 471 bin 841 kişinin bireysel kredi veya kredi kartı borcunu ödeyememiş olduğu görülmektedir. Borçlu sayısındaki artışın bir benzeri de icra dosya sayısındaki artıştır. 23 milyona yaklaşan icra dosyaları nedeniyle milyonlarca yurttaşın sigortalı bir işe giremediği, sigortalı işe girdiğinde maaşına haciz konulduğu, üzerine herhangi bir menkul veya gayrı menkul alamadığı bilinmektedir. İflas, konkordato, haciz, icra gibi işlemlerle yüz yüze kalan milyonlarca kişinin sosyo-psikolojik destek mekanizmalarına ihtiyaç duyduğu bir dönem yaşanmaktadır. Borçlarını çeviremeyen, uzun süre işsiz kalan, ailesi ile geçim sorunu yaşayan kişiler için ümitsizlik durumuna son verebilecek bir mekanizma kurulmalıdır. Üniversite mezunu işsiz gençlerin Kredi Yurtlar Kurumu borçları, Genel Sağlık Sigortası Prim borçları, yoksul hanelerde yaşayan yoksul bireylerin belirli bir limitin altındaki kredi kartı ve kredi borçlarının koşulları kanunla belirlenmiş bir af kapsamına alınması için girişimler başlatılmalıdır. İnsanların çöplerden, pazar artıklarından gıda toplamak zorunda kaldıklarına dair görüntülerin her geçen dönem arttığı bu sosyolojik yapıda intihar riskinin yükseldiği öngörülmeli ve gerekli tedbirler alınmalıdır. Geçen yıl Samsun’da eline ‘iş, aş yazarak’ intihar eden yurttaşın ardından yüzlerce yurttaşın aynı nedenlerle intihar ettiği çok daha yüksek sayılarla kişinin de intihar girişiminde bulunduğu bilinmektedir. Geçen hafta İstanbul’da Batmanlı genç eşlerin intiharı, Kocaeli’de sayısı ona yaklaşan intiharlar bu durumun acil bir müdahale gerektirdiğini açığa çıkarmıştır. En son Vanlı bir baba ve oğlunun ekonomik nedenlerle yaşamına son verdiği Van ilimizde de yoksullukta bıçak kemiğe dayanmıştır. Bu riskli durum sadece ifade edilen illerde değil ülke genelinde ve özellikle de işsizlik oranlarının yüksek olduğu bölgelerde yaşam hakkını tehdit etmektedir. İnsanların çaresizliğe ve ümitsizliğe sürükleyen politikaların sonlandırılması, yoksulluğun önlenmesi ve işsizliğin durdurulması gereklidir. Bu kapsamda yoksulluk intiharlarını azaltmak amacıyla gerekli tedbirlerin belirlenmesi ve önerilerin sunumu için Anayasanın 98. ve TBMM İç Tüzüğün 104. ve 105. maddeleri uyarınca Meclis araştırması açılması gereğini arz ve teklif ederim.”

Vanmed Haber Merkezi

TÜM HABERLER