Prof. Dr. Ahmet ÖZER yazdı: Siyasal Anatomi
Prof. Dr. Ahmet ÖZER yazdı: Siyasal Anatomi haberine ait detaylar
Bu hafta üç söylem üzerinden Türkiye siyasetinin anatomisini resmetmeye çalışacağım.
1)Biri, bir mafya üyesinin ana muhalefet liderini ayan beyan tehdit etmesine rağmen hukuk reformundan bahseden hükümetten ses seda çıkmamasıdır. Üstelik de iktidarın idolojik liderliğini yapan küçük ortağı MHP Genel Başkanı vakti zamanında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da tehdit eden bu şahsı açıkça savunabiliyor ve bu sanki normal bir şeymiş gibi geçiştiriliyor. İnsanı hayrete düşüren bu tavır acaba küçük ortak büyük ortağı rehin mi aldı diye düşündürüyor. Ve böyle bir ortamda adalet bakanı hukuk reformu yapacaklarını söylüyor. Bahçeli hem kendisi hem de dostum dediği suç örgütü mensubunun marifeti ile “al sana reform” diyor. Bu noktada şunu söylemek kafi, ayinesi iştir kişinin, lafa bakılmaz.
Elbette Türkiye’nin bir çok konuda olduğu gibi hukuk alanında da reforma ihtiyacı var. Ama reform her şeyden önce zihinlerde başlar çünkü reform bir yenilenmeyi onarmayı ve değişmeyi ifade eder; değişim de her şeyden önce zihinde başlar. Bütün bunlar yaşanırken zihinlerin bu değişime inanmasını nasıl bekleyeceksiniz. Yoksa aslında yapmak yerine yapıyormuş gibi mi yapılıyor gene..,
2)İkincisi, eski Meclis Başkanı, CYİK Üyesi Bülent Arınç’ın bir TV kanalında Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala’nın artık tahliye edilmeleri ve dışarda yargılamalarına devam edilmesi konusunda yaptığı açıklamalara gem iktidarım MHP gem de AKP kanadından gelen tepkilerim ortaya koyduğu manzarayı umumiyedir. Arınç haklı olarak demek istiyor ki; madem reform yapacaksanız reforma burdan başlayın. Çünkü hukukta reform yapacağını söyleyen adalet Bakanı bile yzun tutukluluk yargılamadan ziyade cezaya dönüşüyor. Gem Demirtaş gem de Kavala biri üç büçük biri iki buçuk yıldır tutuklu ve bu kadar uzun bir süreye rağmen Demirtaş’ın iddianamesi bile hazırlanmamış. AHİM ve AYM serbest burakın demelerine rağmen içerde tutuluyorlar. Madem geç gelen adalet adalet değil, madem uzun tutukluluk cezaya dönüşüyor ve madem bunlar olduğu için reform ihtiyacı duyuluyor, reform bunları değiştirmeyecekse beyin reformu olacak? Yoksa büyük ortağı adeta rehin alan küçük ortak bunlara izin vermiyor mu, güvenlikçi politikalara devam mı diyor. Epey bir zamandır özgürlükleri es geçerek tamamen güvenlik politikalarına kaymış olan iktidar demokrasi reformu yapacağını söylerken Bunların dışında neyi kast ediyor. Yoksa asıl mesele gene olguyu değiştirmek yetine algı mı yaratmak?
3) Üçüncü konuşma da gene eski Meclis Başkanlarından Hüsamettin Cindoruk’tan geldi. Cindoruk bir TV kanalında yaptığı konuşmada ben 70 yıllık politika hayatımda bütüne kadar “akıllı bir iktidara” rastlamadım dedi. Çünkü dedi, iktidarlar yanıldıklarını hiç bir zaman düşünmezler. Yanlış yaptıklarını hiç bir zaman kabul etmezler. İş başından gitmeyi bilmezler. İktidara yapışıp kalırlar. Her zaman iyi yolda olduklarını söylerler, yanlış yapsalar da doğru yaptıklarını deyip yola devem ederler.” Ne kadar doğru. Siz hiç bir gün iktidarın ben şu konuda yanıldım, şunu yanlış taptım diyerek toplumdan özür dilediğini güven tazelediğini gördünüz mü?
Diğer bir husus da şudur, iktidarlar devleti değiştirmek daha özgürlükçü ve demokratik yapmak vaadleriyle iş başına gelirler, ama sonunda devleti değiştirmeyi burakır siyasi ikbal için kendileri değişip ceberut devlete benzemeye başlarlar. AKP de devleti değiştirmek vaadiyle iş başına geldi ama milleti değiştirmeye çalıştı. Bu kamplaşmaya götürdü, değişenler sorgusuz biat ederken değişmeyenler nefret etti. Oysa siyasal iktidarlar gelir ve giderler kalıcı olan toplumdur. Baş durur şapka değişir. Bunun için ölümcül derecede sevmek ya da nefret etmek siyaseti de çürüten nizami bir durum değil midir?
Son olarak 18 yol sonra hukuk reformu yapacağım demek pişmanlık beyanı değilmidir. 18 tüldür nerdeydiniz neden yapmadınız diye sormazlar mı?
Hadi diyelim reform yapacaksınız o halde mafyanın cirit attığı bir ortama bunu nasıl yapacaksınız. Hafi diyelim 18 yıldır yapamadınız şimdi yapacaksınz, reform yapacaklar kendi partisinin mensubunun iki doğru lafına bile tahamül etmeden nasıl yapacak bu refor mu? Bütün bunlara rağmen g
çöken demokraside güveni yerlerde sürünen yargıda gerçekten reform yapılacaksa bize de alkışlamak düşecektir.
İlginizi Çekebilir