Prof. Dr. Ahmet ÖZER: VAR OLMAK VE VARLIKLI OLMAK...!
Prof. Dr. Ahmet ÖZER: VAR OLMAK VE VARLIKLI OLMAK...! haberine ait detaylar
Bir dostum, eski Adana havaalanı başmüdürü Ahmet bey, benim de şahsen tanıdığım ve sözlerinden sohbetinden feyz aldığım, 5 yıl önce 11 Eylül 2016 tarihinde kaybettiğimiz, renkli ve demokrat bir sima olan merhum İshak Alaton’un bir konferansta yaptığı konuşmayı göndermiş.
Zengin bir insanın paraya pula ilişkin söyledikleri; ilginç ve ufuk açıcı. Hoşuma gitti, sizinle paylaşmak istedim. (Yazının başlığını da ben koydum.)
Bu yazıyı okuyunca şöyle dedim kendi kendime: Evet varlıklı olmadan önce var olabilmeli insan. Yoksa varlıklı olmak çekilmesi gittikçe zorunlu ve de zahmetli hale gelen, büyüdükçe başkalarını ezen, sömüren ve yaşam alanını daraltan beyhude bir yük olmaktan öteye gitmez.
İşte İshak Beyin yazısı, okuyun kararı siz verin:
"Üniversitelerimizde yaptığım söyleşilerde bana en çok para hakkında soru sorulur.
Herhalde iş adamı olduğum için.
Ben, “paranın iki kişiliği vardır” derim.
Birincisi; para bir değiş tokuş aracıdır.
Para verip yiyecek, giyecek, ev, bark, hatta sağlık satın alabilirsiniz.
İkincisi ile gelecek korkusunu yenersiniz.
“Yaşlılığımda çaresiz, muhtaç, perişan kalmam, çünkü kötü günler için paramı bir kenara ayırdım” dersiniz.
Ama para ötesi, yani para-üstü bir konu daha vardır. Bunu parayla satın alamazsınız.
Bunun adı zevk ve keyiftir.
Zevk almak, keyif duymak, ancak KÜLTÜR ile mümkündür.
Resimden zevk almak için sergiler bedava, müzik, kaset ve diskler üç otuz para.
Ayrıca konserler de pahalı değil.
Tiyatrolar hamburger fiyatına…
Aşk ve sevgi zaten bedelsizdir.
Güneşin batışından, denizin hışırtısından ya da bir satranç oyunundan zevk alabiliyorsanız, kalenizle bedavaya şah çekebilirsiniz.
Güneşi kaç paraya batırabilirsiniz?
Denizi hışırdatmanın fiyatı nedir?
Yaşlılığınız için biriktireceğiniz kötü gün parası kadar belki ondan da önemli olan bu zevkler ve mutluluklardır.
Bunlara sahip olmak ancak kültürle mümkündür.
Para kazanmaya emek verdiğiniz kadar kültür edinmeye de emek verin !..
İster genç olun ister yaşlı, yaşınızla barışık değilseniz ihtiyarsınız demektir.
Çok genç ölen yaşlılar olduğu gibi ihtiyar doğanlar da vardır.
Yaşlılar ölüme daha yakın derler. Ama ölüm nüfus kâğıdı sormuyor.
Şimdiki tutkulu projem, bir ceviz ormanı yetiştirmektir.
Fidanları dikmeye başladım bile.
Ceviz fidanı 8 yıl sonra ağaç olup, ceviz verirmiş.
Şimdi 76 yaşındayım. Yani 84 yaşımda ceviz kıracağım.
Bu kez kendi cevizlerimi…
İshak Alato"
İlginizi Çekebilir