"PKK 11 Temmuz'da silah bırakacak"

DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, bir grup PKK'linin 11 Temmuz'da silah bırakacağını ve DEM Parti heyeti olarak orada olacaklarını söyledi.

VANMED HABER MERKEZİ - DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Öcalan'ın görüntülü mesajına ilişkin açıklamalarda bulundu.

Doğan, şunları söyledi:

"Yepyeni bir sayfa açılıyor"

"Yepyeni bir sayfa açılıyor. Tarihi bir eşikteyiz. Bu süreçte yalnızca tanıklık etmiyoruz. Bu süreç bize çok hayati sorumluluklar da yüklüyor. Bugün tam 26 yıl sonra ilk kez sayın Öcalan'dan bir görüntü gördük. Demek ki neymiş; Türkiye'nin Kürt meselesi yalnızca Türkiye'nin sorunu değilmiş. Yalnızca Türkiye ile sınırlı olmayan, aynı zamanda da uluslararası bir meseleden bahsediyoruz. 

Bunu, Türkiye'nin de ikinci yüzyılını belirleyecek tarihi bir an, tarihi bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. Bugün hem sayın Öcalan'dan hem de sayın Cumhurbaşkanı'ndan DEM Parti'ye yönelik bazı değerlendirmeler geldi. Birkaç gün içinde silahların tümden devreden çıkarılması için bir adıma hazırlık yapılıyor. PKK'dan yapılan açıklamalar bu yönde.

"1993'te yarım kaldı, bu yarım kalmasın"

Sayın Öcalan'ın açıklamasında çok net ifadeler var. Silahların tümden devre dışı kalmasını istiyor. 1993'te yarım kalmış, bugün yeniden siyaset alanının genişlemesi ve silahların tümden devre dışı kalması için bir yeni sayfadan bahsediyoruz. Bu, yarım kalmamalı.

"11 Temmuz'da bir grup PKK'lı adım atacak"

Süreç, tarafları açısından kendi ritminde ilerliyor. 11 Temmuz'da Süleymaniye'de gerçekleştirilecek 12 Mayıs kongre kararlarına uygun bir şekilde atılacak bu somut adımı izlemek için; eş genel başkanlarımız, bileşen partilerimizin eş genel başkanları, eş sözcüleri, merkez yürütme kurulu üyelerimiz, milletvekili arkadaşlarımızın bir kısmı ile birlikte DEM Parti heyeti olarak, 11 Temmuz'da bir grup PKK'lının katılımı ile gerçekleştirilecek bu ilk adıma, tarihi ana tanıklık etmek için orada olacağız.

Bunu bir yenme yenilme, bir tasfiye, bir taviz gibi görmemek, böyle yaklaşmamak ve bu dili ve üslubu değiştirmek gerekir. Bu meselenin bu dille çözülemeyeceğini geçen 10 yıllar bize gösterdi."

TÜM HABERLER