Muhammed Güneş yazdı: Kapitalizmin İmgesi

"(...)İnsanları üretim süreçlerinden ve emekten soyutlayarak onlara sadece tüketimi gösteren Kapitalizm görsel imgelerle zihinleri işgal ediyor. Değişimin ve yıkılışın kaçınılmaz olduğu bir dünyada  değişim akışkanlaştırılıyor  yıkılış ise mutlak bir son olarak lanse ediliyor."

Kapitalizm özünde ekonomik bir kavramdır. Serbest piyasa ve “laissez faire"  anlayışına dayanan ve günümüzde tüm dünyaya hakim olmuş bir ekonomi modelidir. Ancak Kapitalizmin ekonomik oluşu onun hayatın diğer yönlerine sirayet etmediğini göstermez. Aksine toplumların temelinde üretim ve mübadele ilişkileri vardır; yani toplumların altyapısı ekonomidir. Ekonomik altyapı ise düşünsel üstyapının belirleyicisi konumundadır. Dolayısıyla Kapitalizm sadece üretim ve mübadele ilişkilerini yani ekonomiyi değil düşünsel üstyapıyı da etkiler ve belirler.

 Düşünsel üstyapıyı etkileyen Kapitalizm sadece ekonomi piyasasının yöneticisi ve yönlendiricisi değil bir bütün olarak modern insanın hayatını etkileyen ve belirleyen bir öğedir. Kapitalizm kendisini ekonomiyle sınırlandırmaz. Politikaya, sağlığa, eğlenceye, eğitime ve hatta bireyin öznel tercihlerine kadar sirayet eder. Zaten öyle olmazsa Kapitalizm kendisini her an yeniden-üretemez ve büyük buhranlardan daha azılı bir canavar olarak çıkamazdı.

 Hayatın tüm alanlarına müdahale eden Kapitalizmin bütünsel bir portresini çıkarmanın ve üstelik bunu kısa bir yazıda yapmanın imkansızlığını belirterek Kapitalizmin görsel ve zihinsel dünyamızı imgelerle nasıl yönettiğini anlatmakla kendimi sınırlayacağımı ifade ediyorum.

 Sosyal medya reklamları, AVM’ler, cadde boyundaki mağaza ve işletmeler, üzerimize giydiğimiz elbiseler ve hatta bedenimiz Kapitalizmin aşırı ve otoriter estetik standartları tarafından belirleniyor. Bize estetik “özne" ve “nesne"lerin imgeleri her alanda dayatılıyor. Koyu bir şekilcilik ve katı bir stil düşkünlüğü gençler başta olmak üzere bütün insanlığı sarıyor.

 İnsanları üretim süreçlerinden ve emekten soyutlayarak onlara sadece tüketimi gösteren Kapitalizm görsel imgelerle zihinleri işgal ediyor. Değişimin ve yıkılışın kaçınılmaz olduğu bir dünyada  değişim akışkanlaştırılıyor  yıkılış ise mutlak bir son olarak lanse ediliyor. Reklamlardaki görsel imgeler, standardize edilmiş kıyafetlerimiz ve etrafımızdaki standardize genç ve güzel bedenler her an değişiyor. Bir öncekinin yerine yenisi geliyor. Modaya uymayan reklamlar, modası geçmiş kıyafetler ve estetiğini kaybetmiş bedenler aniden gözlerimizin önünden alınıyor ve bilinçaltımıza bunların artık yıkıldığı yönünde mesajlar aktarılmış oluyor.

 Üretim süreçlerinden ve emekten soyutlanarak masa başı bir entelektüel ya da şehir içi bir tüketim nesnesi haline getirilmiş insanların zihnine de aynı yönde mesajlar yerleştiriliyor. Bize sunulan görsel imgeler metropol hayatından seçiliyor ya da bu hayattan izler taşıyorlar. Doğa veya kırsalla ilgili imgeler de yine çoğunlukla standardize bir estetik anlayışa göre dizayn edilip düzenleniyorlar. Kırsal insanı ya da yoksul insan bir duygu nesnesi olarak sunuluyor. Çok kimliklilik ve çok kültürlülük gibi özünde özgürlükçü olan öğeler modern ve Kapitalist bir form içinde sunuluyor yani tüketiliyor. Marjinal ve aykırı kimlikler küpeli, fularlı ve estetize edilmiş bedenler üzerinden lanse ediliyor. Böylece tek bir otoritenin bilinçli manipülatif etkisine gerek kalmadan Kapitalizmin otoritesi kendiliğinden -öznesiz bir şekilde-   her an yeniden-üretiliyor.

 Yaşamın estetize edilmesi yaşama yönelik özgün bir estetik bakış açısının geliştiğini göstermiyor. Çünkü yaşama hükmeden estetik düşünsellikten ve özgünlükten yoksun ve tamamen standardize edilmiş bir estetik hüviyetini taşıyor. Sunulan imgeler sorgulayan ve düşündüren imgelerden değil standardize ederek zihni daraltan imgelerden oluşuyor. Kapitalizm ürettiği tekdüze ve amaçlı imgelerle gözleri ve zihinleri ele geçiriyor ve kendi düzenini her an öznesiz bir şekilde yeniden-üretiyor. İmgeler aracılığıyla Kapitalizm sınıf, kimlik ve birey ayırt etmeden tüm zihinleri egemenliği altına alıyor. Hatta kendisine karşıt olanları bile. Bu sebeple tüm dışarı çıkma hamleleri sistem içi eleştiri olmaktan öteye gidemiyor.

TÜM HABERLER