Menderes İnanç yazdı: İki dinin arasına sıkışan aşk
"(...)Van Gölü'nün kolyesi Akdamar adası ikinci defa büyük bir aşk kavgasına şahit olur, yüzlerce Ermeni canını verir Ali ile Meryem’in aşkı uğruna..."
Aşk ne dinler Vali Hazretlerini...
“Dünyada Van ahirette iman” diye bir söz var...
1915 öncesinden biz müslüman Kürtler, Hristiyan Ermenilerle iç içe yan yana ayni köylerde kardeş iki halk olarak yaşardık.
Borç verir borç alırdık.
Kızlarımız onların gençlerine aşık olurlardı, Axçikleri bizim gençlere, gizli gizli buluşur günün birinde bir birilerini kaçırırlarmış.
Kanaat önderleri, büyükler, Melleler ve keşişler araya girer çifte nikah kıyarlarmış,
Ali ile Meryem aşkı dillere destan bir aşk olur.
Van valisi yetki gücünü kullanarak zorla Meryem’le sözleşir ve nişanlanır, ancak Meryem Ali'ye aşık...
Ali müslüman bir Kürt genci Meryem ise İsa Mesih dinine inanan Ermeni bir kız...
Meryem Ali'ye derki; "kaçalım"
Ali, "Bizi öldürürler çünkü işin içinde müslüman bir Osmanlı valisi var" der.
Aşk ve sevgi ne takar Vali Hazretlerini, ikisi bir birine söz verirler, "bê sondû peyman kaçıyoruz” Kime, nereye kaçacaklar, Akdamar adasına, Metran İsa’ya sığınacaklar.
Yaşanan yer, Medlerin, Sümerler’in, Akad’ların Urartuların başkenti
Dünyalar harikası Şehr’i Van...
Van Kalesinin dibindeki iskeleden Tatvan'a yol alınca cennet mavisi Van Gölü göz kamaştıran dünyanın yedi harikasında biri olduğunu fark eder insan; Dünyalar harikası bir yer yüzü cenneti...
Ax’ Damar aşkı’ dramla son bulduğu yer yine burasıdır, birinci aşk efsanesi yine burada geçer.
Bu cennet mavisi, Van Denizinin orta yerinde Van Gölü'nün kolyesi olan Ahdamar Adası var.
(Axxx Damar) ismini Damar adındaki bir dünyalar güzeli Keşişin kızından alır. Keşiş, Papaz demektir, Ermeni din alimi, bunu başka bir gün yazarım.
Metran İsa, bölgedeki Ermeni önderidir o dönemde, Ali ile Meryem bohçayı alıp el ele vererek Van vapur iskelesine giderek iki ürkek güvercin gibi bir kayıkçı ile anlaşıp kiralayarak yallah Akdamar adasına uçarlar.
İşte, kıyamet bundan sonra kopar.
Vali hazretleri, Osmanlı ordusu yetmezmiş gibi bizim müslüman Kürtlerin bir kısmını da kandırarak gaza getirip üzerlerine gider.
Vali Metran İsa'ya, "O kızı derhal vereceksin Ali'yi öldüreceğim, Meryem’i nikahlayacağım” der.
Metran İsa der ki; "Vali hazretleri bizim örf adet geleneklerimize aykırıdır, yedi İncile yemin ederim, İsa Mesih'e ihanet edemem Ali ile Meryem’i veremem. Bizim bahtımıza sığınanı ölürüz yine vermeyiz."
Mevsim yaz iş güç zamanı, Ermeniler bağ, bahçe, tarladalar, yazdan beri çalışıyorlar, per perişan yorgun haldeler, yetmezmiş gibi bir de savaş kapıya dayandı.
Vali Hz. Muhammed ile yemin ettikçe, Metran İsa da İsa Mesih ile yemin eder.
Sonunda Vali orduyu seferber eder, Metran İsa da bölgedeki tüm Ermenilere haber salar.
Metran İsa Valiye son bir çağrı yapar: "Bak vali bey gel yapma, etme, eyleme, yüzlerce Ermeni ve müslüman ölecek. Eşler dul kalacak, çocuklar yetim kalacaklar. Bahtımıza sığınanı vermeyiz, Ali ile Meryem bir birilerini seviyorlar, bahtımıza sığınmışlar İsa Mesih'e yemin olsun yedi İncil bize çarpsın veremeyiz. Süphan Dağı şahidimiz olsun, Van Gölü Ermeniler için kan gölü olsa yine vermeyiz. Ali ile Meryem İsa Mesih'ten bize emanet geldiler, vermeyiz. Bu can çıkar, bu baş gider, kırk bin Ermeni Van Gölü'ne leş gider, yine vermeyiz”
Van Gölü'nün kolyesi Akdamar adası ikinci defa büyük bir aşk kavgasına şahit olur, yüzlerce Ermeni canını verir Ali ile Meryem’in aşkı uğruna...
İlginizi Çekebilir