Konya’da adli merciler “etnik” bazlı şikayetleri ciddiye almıyor
Hür Dava Partisi (Hüda Par) tarafından Konya katliamıyla ilgili hazırlanan raporda, “Adlî Mercilerden Alınan Bilgi ve Beyanlar” başlığı altında yer alan bölümde, “Kürtler ve Türkler arasındaki şahsi husumetlerin, ırkçı saiklerle meydana geldiğini ifade etmek doğru değildir. Bize intikal eden bazı olaylarda tarafların şahsi husumetlerden dolayı kendi şehir veya etnik yapılarına vurgu yaparak tehditlerde bulundukları oluyor. Ancak biz bunlardan bahsetme gereği bile duymuyoruz. Çünkü olayın şahsi husumetlerden kaynaklandığına dair somut deliller var.” Şeklinde dile getirilen ifadeler dikkat çekti.
Vanmed (Konya) - Konya’nın Meram ilçesinde Karslı Dedeoğlu ailesinin 7 ferdinin katledilmesi olayının ırkçı bir saldırı olduğu iddiaları ağırlık kazanmıştı.
Birçok kesim gibi Hüda Par merkez yöneticilerinden oluşan bir komisyon Meram ilçesinde olayın meydana geldiği mahalleye giderek hem mağdur aileye yakın kimselerle hem mahalle sakinleriyle hem de adli birimlerle görüşmeler gerçekleştirdi.
Yapılan görüşmeler rapor haline getirildi.
Rapora aktarılan bir bilgide, komşu bir aile, “Hepsinin kafasına sıkılmıştı. Oralar ateşe verilmişti, ateşin mangaldan çıktığını söyleyenler yalan söylüyor, orada mangal yoktu. Öldüren ailede biraz milliyetçilik vardı. İki aile de birbirini sevmezdi. Kavgadan sonra Yaşar amca Keleş ailesinin evlerine gelip ‘biz ülkücüyüz sizi barındırmayız’ dediğini söyledi. Dedeoğlu ailesi devletten koruma istemişti, ancak devlet onlara koruma vermemişti.” Sözlerini sarf etti.
Mahalle marketçisi şöyle dedi:
“Katil kişi bizim mahallede oturmazdı. Buradakiler onun eniştesiydi. Buraya geldiğinde Markete alışveriş için uğradığı olurdu. Sakin birisiydi. Nasıl böyle bir olay gerçekleşmiş biz de anlamadık.”
Dedeoğlu ailesinin yakınlarından Ö. İ. de, “İsmim Ö. İ. Ben bu ailenin bir ferdiyim. Yaşar Amca ve çocukları benim babamın öz amca çocukları olur. Bu Kürt-Türk meselesidir demek çok yanlış olur. Ama ırkçı bir ailenin sırf Kürt oldukları için diş bilediği ve o mahalleden sürmek istedikleri doğrudur. Sadece o ailenin ırkçılık yapması, bu ailenin ırkçı söylemlerinin olduğunu, bu olay yaşanmadan önce de biz duyduk. Ama Konyalı kardeşlerimizin bize ırkçılık yaptığını söylemek doğru değildir. Var mıdır tabi ki içlerinde vardır, Kürtler arasında da onları sevmeyenler vardır. Türk- Kürt kavgasından ziyade o ailenin gençlerinin, ırkçı bir söylemle ırkçılık yaparak, farklı örgütleri kullanarak onların isimleriyle o mahallede bağırıp çağırıp üstlerine gittiği doğrudur. Evet, ırkçılık vardır, ama Kürtlerle Türkler arasında değil o ailede vardır.” dedi.
Adlî mercilerden alınan bilgi de şöyle:
“Taraflar arasındaki ilk olay 2010 yılında meydana gelmiştir ve bu olay hakkında başlatılan soruşturma ve kovuşturma 2012’de sona ermiştir. Bu olaydan sonra ve 12 Mayıs 2021 tarihindeki olaya kadar yargıya intikal eden bir olay olmamıştır. Dedeoğlu ailesi sebze toplama işinde Keleş ailesinin tarlalarında çalışmıştır. 12 Mayıs 2021 tarihinde saat 22.30 sularında, Arafe gününde bahçede torpil patlatılmasından kaynaklanan bir kavga başlamıştır. Olayda Keleş ailesinden 9, Dedeoğlu ailesinden 7 olmak üzere toplamda 16 kişi var. Keleş ailesinden olaya karışan 9 kişi gözaltına alınmış, 6’sı tutuklanmıştır. Sonrasında 4’ü salıverilmiş, 2 kişinin tutukluluğu hala devam etmektedir. Tutuklanan kişilerden ve katilin ablası olan şahıs A.K. 57 gün sonra kati rapor alınması, delillerin toplanması ve dolayısıyla tutuklamanın şartları sona ermesi gerekçe gösterilerek tahliye edilmiştir. Katilin eniştesinin tutukluluğu devam etmektedir. Dedeoğlu ailesi Kars’tan kan davasından dolayı 24 yıl önce Konya’ya göç etmişlerdir. Konya’ya taşındıktan sonra soy isimlerini değiştirmişlerdir. Olaylara karışan 3 kişinin Dedeoğlu ailesine yönelik “biz ülkücüyüz sizi buradan kaldıracağız” söylemleri Dedeoğlu ailesinin beyanlarında geçmektedir. 12 Mayıs olayından sonra 22 Mayıs’ta taraflar arasında yine birden fazla kavga olayı gerçekleşmiştir. Katil önceki olayların hiçbirinde yok. Önceki olaylarda tutuklanan A.K. onun ablasıdır. İki taraf için de ‘çağrı üzerine koruma’ kararı verilmişti. Kavgadan sonra bir hafta gibi bir süre, polis özellikle kavga yerine yakın yerde gece gündüz beklemiştir. Mayıs ayından sonra taraflar arasında barış görüşmeleri ve müzakereler devam ediyordu. Olayın ırkçı saiklerle işlenmediği kanaatindeyiz. Adlî bir vakıadır. Konya’da Cihanbeyli ve Kulu olmak üzere çok sayıda Kürt var. Kürtler ve Türkler arasındaki şahsi husumetlerin, ırkçı saiklerle meydana geldiğini ifade etmek doğru değildir. Bize intikal eden bazı olaylarda tarafların şahsi husumetlerden dolayı kendi şehir veya etnik yapılarına vurgu yaparak tehditlerde bulundukları oluyor. Ancak biz bunlardan bahsetme gereği bile duymuyoruz. Çünkü olayın şahsi husumetlerden kaynaklandığına dair somut deliller var. Olayı işleyen fail hakkında kapsamlı bir araştırma yapılıyor. Katilin geçmişiyle ilgili, kiminle irtibat kurduğuna, azmettiren ve iştirak edenlerin olup olmadığına dair araştırmalarımız devam ediyor.”
İlginizi Çekebilir