Hayatın Renkleri Solmasın Derneği’nden tütünle mücadele çağrısı
Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turgut, tütünle mücadele kapsamında gündeme gelen yeni düzenlemelere destek vererek siyasi hesapların ve ticari çıkarların halk sağlığının önüne geçmemesi gerektiğini söyledi. Turgut, “Tütünle mücadelede yarım adımlar değil, kararlı ve cesur adımlar atılmalı” dedi.
VANMED HABER MERKEZİ - Hayatın Renkleri Solmasın Derneği Başkanı Sosyolog Osman Turgut, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından gündeme getirilen sigara satışlarında kimlik kontrolü, park ve bahçelerde sigara kullanımına yönelik kısıtlamalar ile kafe ve restoranlardaki sigara içilen alanların yeniden düzenlenmesine ilişkin çalışmaları değerlendirdi.
Tütünle mücadele kapsamında atılacak adımları desteklediklerini belirten Turgut, düzenlemelerin geciktirilmeden hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Halk sağlığını korumaya yönelik çalışmaların siyasi kaygılar veya ticari çıkarlar nedeniyle ertelenmemesi gerektiğini vurgulayan Turgut, tütün kullanımının ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti.
“İktidar ve muhalefet ortak irade göstermeli”
Tütün kullanımına bağlı hastalıkların her yıl çok sayıda insanın hayatını kaybetmesine neden olduğunu belirten Turgut, Türkiye'de her yıl 100 binden fazla kişinin tütün kullanımına bağlı nedenlerle yaşamını yitirdiğini ifade etti.
Turgut, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Her yıl on binlerce ailemiz tütünün yol açtığı hastalıklar nedeniyle acı yaşıyor. Kaybettiğimiz her insan bir istatistikten ibaret değildir. Geride kalan bir aile, yarım kalan bir hayat ve telafisi mümkün olmayan bir kayıptır. Böyle bir tablo karşısında insan sağlığını korumaya yönelik adımların geciktirilmesini kabul edemeyiz.
İktidar ve muhalefet partilerine çağrımız nettir: Tütünle mücadele, siyasi rekabetin konusu değil, toplum sağlığını koruma sorumluluğudur. TBMM'de temsil edilen bütün siyasi partiler bu konuda ortak irade ortaya koymalı ve gerekli düzenlemelerin etkili biçimde uygulanmasına katkı sunmalıdır.”
“Siyasi kaygılar halk sağlığının önüne geçmemeli”
Düzenlemeler hazırlanırken ekonomik ve sosyal etkilerin değerlendirilmesinin önemli olduğunu belirten Turgut, olası oy kaybı endişelerinin halk sağlığını koruma hedefini gölgelememesi gerektiğini söyledi.
Turgut, “Karar vericilerin vatandaşların beklentilerini, işletmelerin durumunu ve uygulamanın sonuçlarını değerlendirmesi elbette önemlidir. Ancak olası siyasi maliyet hesapları nedeniyle insan sağlığını koruyacak adımların ertelenmesi doğru değildir. Tütün endüstrisinin ticari çıkarları da kamu sağlığını koruma hedefinin önüne geçmemelidir” dedi.
“Tütün yalnızca bireysel bir tercih meselesi değil”
Tütün kullanımının kanser, kalp ve damar hastalıkları, inme ve solunum sistemi hastalıkları başta olmak üzere birçok sağlık sorunuyla ilişkili olduğunu hatırlatan Turgut, pasif içiciliğin de ciddi riskler taşıdığını belirtti.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tütün kullanımı dünya genelinde yılda 8 milyona yakın insanın ölümüne neden oluyor. Bu ölümlerin önemli bir bölümü, tütün kullanmadığı hâlde tütün dumanına maruz kalan kişilerden kaynaklanıyor.
Sigara içmeyenlerin, çocukların ve gençlerin tütün dumanından korunması gerektiğini vurgulayan Turgut, şöyle konuştu:
“Sigara içmeyen vatandaşlarımızın, çocuklarımızın ve gençlerimizin tütün dumanına maruz kalması kabul edilemez. Parklar, bahçeler, çocuk oyun alanları ve ailelerin ortak kullandığı mekânlar, insanların sağlığını koruyacak biçimde düzenlenmelidir. Kafe ve restoranlardaki uygulamalar da açık kurallara, etkili denetime ve caydırıcı yaptırımlara dayanmalıdır.”
“Bağımlılıkla mücadele erken yaşta başlamalı”
Tütün ve nikotin ürünlerinin bağımlılık yapıcı özelliklerine dikkat çeken Turgut, gençlerin bu ürünlerden korunmasının bağımlılıkla mücadelenin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
Bağımlılıkla mücadelenin yalnızca uyuşturucu maddeler, alkol veya kumarla sınırlandırılmasının eksik bir yaklaşım olacağını belirten Turgut, şunları söyledi:
“Tütün ve nikotin bağımlılığı da erken yaşta önlem alınması gereken önemli bir halk sağlığı sorunudur. Sigara kullanmaya başlayan herkesin başka bir bağımlılığa yöneleceğini söylemek bilimsel açıdan doğru değildir. Ancak nikotin bağımlılığının normalleştirilmesi ve gençlerin bu ürünlere kolay erişimi mutlaka önlenmelidir.”
Turgut, sigara satışlarında kimlik kontrolünün etkili biçimde uygulanması, çocukların tütün ürünlerine erişiminin engellenmesi, önleyici eğitimlerin yaygınlaştırılması ve sigarayı bırakmak isteyenlere destek sunulmasının önemini vurguladı.
“Tütünün ekonomik ve çevresel faturası da ağır”
Tütün kullanımının sağlık üzerindeki etkilerinin yanı sıra aile bütçesi ve ülke ekonomisi açısından da önemli sonuçlar doğurduğunu belirten Turgut, sigara harcamalarının ailelerin temel ihtiyaçlarına ayırabileceği kaynakları azalttığını, tütünle ilişkili hastalıkların ise sağlık harcamalarını ve iş gücü kayıplarını artırdığını kaydetti.
Dünya Sağlık Örgütü ve Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryasının değerlendirmelerine göre tütün kullanımının sağlık harcamaları ve üretkenlik kayıpları dâhil küresel ekonomik maliyeti oldukça yüksek.
Tütün üretimi ve tüketiminin çevre üzerindeki etkilerine de değinen Turgut, doğal kaynakların kullanımı, sera gazı salımları ve atık kirliliğinin önemli sorunlar arasında yer aldığını belirtti. Özellikle sigara izmaritlerinin sokakları, parkları ve su kaynaklarını kirlettiğine dikkat çekti.
Turgut, “Tütünle mücadele aynı zamanda aile bütçesini koruma, sağlık harcamalarını azaltma ve temiz bir çevre bırakma mücadelesidir. Sağlıklı bireyler ve yaşanabilir şehirler hedefini birbirinden ayrı düşünemeyiz” ifadelerini kullandı.
“Düzenleme geciktirilmemeli, etkili biçimde uygulanmalı”
Hayatın Renkleri Solmasın Derneği olarak düzenlemelerin ayrıntılarının kamuoyuyla paylaşılmasını ve bilimsel veriler doğrultusunda hazırlanmasını beklediklerini belirten Turgut; sigara satışlarında yaş doğrulamasının güçlendirilmesi, kamusal alanlarda dumansız yaşamın desteklenmesi, denetimlerin artırılması ve sigarayı bırakma hizmetlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi.
Turgut, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Hiçbir ticari kazanç, hiçbir siyasi hesap ve hiçbir kısa vadeli çıkar insan hayatından daha değerli değildir. Tütünle mücadelede kararlı olmak, yalnızca yasak koymak değil; insanları korumak, gençlerin bağımlılığa başlamasını önlemek ve sigarayı bırakmak isteyen vatandaşlarımızın yanında olmaktır.
Sağlık Bakanlığının gündeme getirdiği çalışmaların etkili ve uygulanabilir düzenlemelere dönüşmesini bekliyoruz. İktidarın, muhalefetin, kamu kurumlarının ve sivil toplum kuruluşlarının ortak sorumluluk üstlenmesi gerekiyor. Çocuklarımızın, gençlerimizin ve gelecek nesillerimizin sağlığı için tütünle mücadelede cesur, bilimsel ve sürdürülebilir adımlar atılmalıdır.”
İlginizi Çekebilir