Diyarbakır'da Kürt sorununun çözümü tartışıldı
Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi (DİTAM) tarafından Diyarbakır'da, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın örgüte yaptığı silah bırakma çağrısının yankıları sürerken Kürt sorununun çözümüyle ilgili konferans düzenledi.
VANMED HABER MERKEZİ - DİTAM tarafından düzenlenen konferansa akademisyenler, milletvekilleri, gazeteciler ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
DİTAM Genel Başkan Yardımcısı Sedat Yurtdaş, konferansta yaptığı konuşmada, "Artık annelerin gözyaşının akmayacağı bir süreci göreceğiz. Kürt sorununun çözümü için en üst düzeyde tartışmaların yapıldığı bir dönemi görüyoruz. Cezaevi kapılarında çocuklarına, eşlerine kavuşmak için bekleyenleri görüyoruz. Ayrıca Kürtler ve Türkler arasındaki birliğin çok büyük bir dönemeçte olduğunu ve bunun mümkün olduğunu görüyoruz” dedi.
DİTAM Başkan Yardımcısı Ahmet Özmen de "Amacımız barış yolunun açılmasıdır. Sadece bir yol var. Kardeşlik, birbirini tanımak ve karşındakini kendin gibi görmek. Eşitlik, eşitlik, eşitlik. Ayrıca her halk kendi varlığıyla, diliyle, kültürüyle ve tarihiyle bu topraklar üzerinde kardeşçe ve eşit yaşamalıdır" ifadelerini kullandı.
"Silah var bahanesi bitti"
Hukukçu ve siyasetçi Raci Bilici şunları söyledi:
"Devlet de iktidar da muhalefet de eğer dürüstseler, demokrasi, hukuk ve eşitlik yanlıları iseler artık ‘silah var’ diye belirtecekleri bahaneleri kalmadı. Bugünden itibaren bu yolun açıldığını bilmeliler. Siyasette Kürdistan'ın dört parçasında her şahıs, her güç buna sahip çıkmalı ki hem iktidara hem de muhalefete etki edebilelim.”
“Ortaklık dışındaki her hareket siyasi rekabet olur"
Hukukçu Barış Yavuz da "Kürt meselesinde partilerin ortaklığı elbette mümkündür. Bu meseleyi çözmek isteyen herkes ortak olmak zorundadır. Ortaklık dışındaki her hareket siyasi rekabet olur. Bu nedenle parlamentodaki tüm partilerin ortak olması gerekir" dedi.
"Her şeyden önce hukuk olmalıdır"
Akademisyen ve gazeteci Prof. Dr. Mehmet Altan ise şöyle dedi:
“Huzura ulaşmak, Türkiye'nin normalleşmesi, sağlıklı ve huzurlu olması için demokrasi ortak ihtiyaçtır. Ancak demokratikleşme için önce hukukun yerleştirilmesi gerekir. Yani anayasa uygulanmazsa, ceza kanunu uygulanmazsa, kamu gücü hukukun dışında bireyin öfkesi için kullanılırsa iş zorlaşır. Bu yüzden ana başlığın demokrasi olduğunu söylüyorum. Bu sürecin kalıcı olması, sağlıklı ilerlemesi ve Türkiye'nin doğru adımlar atabilmesi için evrensel hukukun uygulanması da zorunludur."
Önümüzdeki hafta da çözüm sürecine destek amacıyla Diyarbakır Barosu tarafından geniş kapsamlı bir çalıştay düzenlenecek ve barış yolunda onlar da destek ve önerilerini ilgili taraflara iletecekler.
(Foto: rûdaw)
İlginizi Çekebilir