DEM Partili vekiller Meclis'e önerge verdi: Van'da ajanlık baskıları var
DEM Parti Van Milletvekilleri hem insan hakları kuruluşlarına hem kendilerine gelen şikayetlerde ajanlık baskısına maruz kalan kimseler olduğunu belirterek, Meclis Başkanlığına önerge verdi.
VANMED HABER MERKEZİ - DEM Parti Van Milletvekilleri Zülküf UÇAR, Gülcan Kaçmaz SAYYİĞİT, Sinan ÇİFTYÜREK, Gülderen VARLİ ve Mahmut DİNDAR, Van'da ajanlaştırma faaliyetleri olduğu yönünde şikayetler aldıklarını belirterek, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya'nın yazılı olarak cevaplaması talebiyle Meclis başkanlığına soru önergesi verdiler.
"Özellikle Özgürlük İçin Hukukçular Derneği, İnsan Hakları Derneği ve partimize yapılan birçok başvuru mevcuttur." denilen açıklamada, konuyla ilgili şu bilgiler verildi:
"'05011393338' numaralı hat üzerinden iletişime geçerek Van Emniyet Müdürlüğünden aradığını iddia eden bir şahıs, Vanlı bir genç ile emniyet binasında sohbet etmek istediğini, aksi halde kendisi hakkında arama kararı çıkaracağını, evden aldıracağını söylemiş ve tehdit etmiştir. Kolluk kuvvetlerinin çalışma esas ve ilkelerini belirleyen hiçbir mevzuatta “sohbet etme” gibi bir usul yoktur. Bu tarz yönelimler halk arasında “ajanlaştırma girişimi” olarak tanımlanmaktadır. Nitekim son dönemlerde kolluk güçleri tarafından Kürt gençleri başta gelmek üzere, üniversite öğrencileri, gazeteciler, siyasetçiler, sendikacılar ve insan hakları savunucuları gibi çok sayıda kişi kaçırılarak kayıt dışı ifadeye zorlanmış, baskı ve tehdit yöntemleriyle ajanlaştırılmaya çalışılmıştır. Bu hukuk dışı faaliyetleri kabul etmeyenler ise işkence ve diğer kötü muamelelere maruz bırakılarak, gözaltı ve tutuklanmayla tehdit edilmiştir."
Süreç hatırlatması
Türkiye’de halen devam eden Barış ve Demokratik Toplum sürecinin ruhuna uygun olarak, Kürt halkını hukuk dışı alana yerleştiren her türlü teamül, kural ve eğilimlerin bütün sonuçlarıyla birlikte ortadan kaldırılması şarttır. Bu kapsamda, açık telefon numarası ile aramış olup kolaylıkla tespit edilebilecek durumda olan şahsın ortaya çıkarılması; gerekli adli ve idari cezalandırma süreçlerinin uygulanması bakanlığın en acil sorumluluğudur. Kürt coğrafyasında işlenen suçların cezalandırılması, kolluk sisteminin hukuk çerçevesinde işleyeceği mekanizmaların geliştirilmesi, bütüncül hukuk rejiminin tesis edilmesi için her türlü yasal ve anayasal düzenlemelerin yapılması ve Kürt halkının yoğun yaşadığı illerde norm devleti uygulamalarına bir an önce geçilmesi elzemdir. Bu temelde özelde yukarıda aktarılan fiil genelde ise kolluk kaynaklı bütün hukuksuz uygulamaların önüne geçilmesi için bakanlığın hukukun üstünlüğü lehine devreye girmesi gerekmektedir."
Bakanın cevaplaması için şu sorular soruldu:
- Van’da bir gencin emniyete “sohbet” amacıyla çağrıldığına ilişkin görüntüler tarafınızca araştırılmış mıdır?
- Açık telefon numarası ile kurulan iletişimde suç işleyen şahsın tespit edilmesi oldukça basit olmasına rağmen henüz bir tespit yapıldığı bilgisi kamuoyuna verilmemiştir. Şahsın halen açığa çıkarılmamış olmasını hangi sebeplere dayandırıyorsunuz?
- Bu tür davetlerin amacı nedir ve bu uygulamaların yasal dayanağı olmadığı nazara alındığında, dayanak alınan kural ya da talimatlar nelerdir?
- Kürt halkının yoğun yaşadığı illerde, özellikle gençlerin emniyete çağrılarak ya da kayıt dışı iletişime geçilerek ajanlaştırma faaliyetlerine maruz kaldığı yönlü başvurular hakkında bakanlığınızca herhangi bir çalışma yürütülmüş müdür?
- Bu tür uygulamalara karşı bakanlığınıza yapılan başvuru sayısı kaçtır? Son yıllarda artış gösterme sebepleri nelerdir? Konuya dair bakanlığınızın elinde hangi veriler bulunmaktadır?
- Emniyete çağrılan bireylerin, bu davetleri reddetmeleri durumunda tehdit edildiği, haklarında dosyalar açılarak gözaltı veya tutuklama işlemlerine maruz kaldığı iddiaları doğru mudur? Bu iddialar hakkında Bakanlığınızca herhangi bir soruşturma başlatılmış mıdır?
- Kürt halkına yönelik bu tür uygulamaların, geçmişten günümüze sistematik bir şekilde devam ettiği ve hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı olduğu yönündeki eleştirilere ilişkin bakanlığınızın görüşü nedir?
- Bu tür uygulamaların, Anayasa ve AİHS başta olmak üzere birçok hukuk metninde düzenlenen kişi güvenliği hakkına ve uluslararası insan hakları sözleşmelerine aykırı olduğu yönündeki değerlendirmeler hakkında ne düşünülmektedir?
- Bu tür norm dışı devlet uygulamaların sona erdirilmesi ve vatandaşların hukuki güvenceye kavuşması ile Kürt halkının her açıdan güvenliğinin temin edilmesi için somut bir planınız mevcut mudur?
İlginizi Çekebilir