DEM Parti: Heso cinayeti ve Kobani Cezaevi’ndeki ölümler soruşturulmalı
DEM Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK), Suriye ordusuna bağlı Haseke Tugayı’nda görev yapan Sami Şeyhmus Heso’nun (Sîpan Hiznî) kaçırılarak katledilmesini ve Kobani Cezaevi’nde tutukluların yaşamını yitirmesine neden olan müdahaleyi kınadı.
VANMED HABER MERKEZİ - DEM Parti'nin sosyal medya platformundan yapılan açıklamada, her iki olayın da Suriye’deki entegrasyon sürecinin kritik ve hassas bir aşamasında meydana geldiğine dikkat çekilerek, yaşananlar “açık bir provokasyon” olarak nitelendirildi.
Açıklamada, Sîpan Hiznî’nin öldürülmesi ile Kobani Cezaevi’nde yaşanan ölümlerin tüm yönleriyle soruşturulması, sorumluların herhangi bir makam veya rütbe ayrımı gözetilmeksizin tespit edilerek yargı önüne çıkarılması istendi.
Gerginliğin daha fazla tırmanmaması için Halep’ten Kobani’ye sevk edilen güvenlik güçlerinin bölgeden çekilmesi gerektiği belirtilen açıklamada, Şam yönetimine de “olayları tırmandıracak müdahalelerden kaçınma” çağrısı yapıldı.
DEM Parti’nin açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
“Haseke Tugayı bünyesinde görev yapan Sîpan Hiznî'nin kaçırılarak katledilmesini ve Kobanî Cezaevinde tutukluların yaşamını yitirmesine neden olan müdahaleyi kınıyoruz. Bu acı kayıplar nedeniyle derin bir üzüntü içindeyiz. Hayatını kaybedenlerin ailelerine ve Rojava halkına başsağlığı, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
Sîpan Hiznî'nin Suriye'deki entegrasyon sürecinin hassas bir aşamasında katledilmiş olması dikkat çekicidir. Bu cinayet ve cezaevine yönelik müdahale biçimi açık bir provokasyondur.
Sîpan Hiznî'nin katledilmesi ve Kobani Cezaevi’nde yaşananlar titizlikle soruşturulmalıdır. Ölümlerin nedeni derhal açığa çıkarılmalı, sorumlular hiçbir makam ya da rütbe ayrımı gözetilmeksizin tespit edilmelidir.
Halep'ten Kobani'ye sevk edilen güvenlik güçlerinin bölgeden geri çekilmesinin yaşanan gerginliğin büyümesini önleyecek en doğru adım olacağı kanaatindeyiz. Şam rejimi olayları tırmandıracak müdahalelerden kaçınmalıdır. Rojava halkının demokratik tepkisi müdahaleyle karşılanmamalı; toplumsal gerginliği artıracak değil azaltacak bir yaklaşım esas alınmalıdır.
Sürecin bu denli kırılgan bir eşiğinde yaşanan her olay bir provokasyon zeminine dönüşmeye açıktır. Bu zeminin oluşmasına izin vermemek, sorumluluk taşıyan herkesin ortak görevidir.”
İlginizi Çekebilir