Bahçeli: Kudüs düşerse Ankara kaybeder
MHP lideri Devlet Bahçeli yaptığı yazılı açıklamada "Kudüs düşerse tarih düşer, İslam zaafa uğrar. Kudüs düşerse Ankara kaybeder, İstanbul kavrulur. Buna da kimsenin hakkı yoktur. Bunu da hiç kimse yapamayacaktır." ifadelerini kullandı.
VANMED HABER MERKEZİ - MHP lideri Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve İsrail Başbakanı Netanyahu arasındaki Kudüs polemiğine ilişkin açıklamalarda bulundu.
"İsrail Başbakanı'nın Cumhurbaşkanımızı hedef alan sözleri ayağımızın altındadır"
"İsrail Başbakanı’nın ilk kıblemiz Kudüs ile ilgili tahakkümcü ifadeleri, Sayın Cumhurbaşkanımızı hedef alan söz ve beyanatları elbette ayağımızın altındadır," diyen Bahçeli, açıklamasında şunları kaydetti:
"Kudüs’ün tarihsel, inanç ve kültür temelli manevi statüsüyle oynamaya azmetmiş çevreler insanlık vicdanında yok hükmündedir.
Kaldı ki ABD yönetiminin Siyonizm, Kabala ve Evanjelist emellerin bekçiliğine soyunması; 6 Aralık 2017 tarihinde Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan eden skandal ve sakat kararı büyük bir rezalet ve hezimet olarak hatırlanacaktır.
Türkiye, doğru stratejiyle, isabetli politik hamlelerle, her türlü diplomatik imkanı kullanarak Kudüs meselesini uluslararası toplumun gündeminde sıcak tutmayı başarmıştır."
"Tarih bilmezlik; meczup ve cahilane üslup"
"İstanbul’da muhafaza edilen arkeolojik mahiyetli taş tablete dayanarak 'Kudüs bizimdir' demek bir yanda tarih bilmezliğin, diğer yanda meczup ve cahilane bir üslubun tezahürüdür," diyen Bahçeli, "Şayet 2 bin 800 yıl öncesinden başlayarak iz sürecek olursak Türk milletinin her yerde, her coğrafyada hak ve tasarruf yetkisine haiz olduğu açıkça görülecektir" diye devam etti.
"Kudüs ilk Kıblemizin şeref payesidir"
"Unutulmasın ki, Kudüs Harem-i Şerif’tir. Kudüs Miracımızın onurudur. Kudüs ilk Kıblemizin şeref payesidir. Kudüs İslam’dır, iftihardır, itibardır, iradedir, iffettir. Kudüs vatan, Kudüs vicdan, Kudüs ecdat, Kudüs hepimizin namusudur. Bu namusa el uzatan Siyonizmin tetikçileri ve onların işbirlikçileri kaybetmeye hem insanlık hem de Allah nezdinde mahkûmdur," diyen Bahçeli şöyle devam etti:
"Kulun hesabı varsa, Allah’ın da hesabı vardır.
Kul tuzak kurmuşsa, onu bozacak, onu alt edecek ilahi bir tuzak muhakkak varlığını gösterecektir.
Oyunlarla elimizden alınan yerin adıdır Kudüs.
9 Aralık 1917’de işgal edilen vatandır Kudüs.
İstanbul’dan atanan idarecilerle 4 asır yönetimimiz altında bulunan şehrin şanıdır Kudüs.
Efendimizin mukaddes mirası, Hz.Ömer’in şerefli emaneti, Selahaddin Eyyubi’nin göz nuru, Yavuz Sultan Selim’in tükenmez heyecanı, Kanuni Sultan Süleyman’ın kutlu rüyasıdır Kudüs."
"Kudüs'ü 100 yıl önce bırakmak zorunda kalmış, bu kez kaderine terk etmeyeceğiz"
"Kudüs’ü yüz yıl önce bırakmak zorunda kalmıştık. Ancak bu kez kaderine terk etmeyeceğiz, etmemeliyiz," diyen Bahçeli, "Hiçbir zafer bedava kazanılmaz. Hiçbir başarı yattığımız yerden elde edilemez. Zorlayacağız, zora dayanacağız, zorbaların üstüne üstüne gideceğiz, haklı davamızdan tek bir adım geri atmayacağız," diye devam etti.
"Kudüs düşerse Ankara kaybeder"
Bahçeli açıklamasını şu sözlerle sonlandırdı:
"Çünkü Kudüs düşerse tarih düşer, İslam zaafa uğrar. Kudüs düşerse Ankara kaybeder, İstanbul kavrulur. Buna da kimsenin hakkı yoktur. Bunu da hiç kimse yapamayacaktır."
Erdoğan ve Netanyahu arasında Kudüs polemiğiNetanyahu, Erdoğan'ın adını zikrederek Kudüs göndermesi yapmıştıİsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, 15 Eylül'de yaptığı bir konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ismini anarak Kudüs hakkında mesaj vermişti. Netanyahu, "Burası bizim şehrimiz sayın Erdoğan. Sizin değil, bizim şehrimiz. Her zaman bizim şehrimiz olacak. Bir daha bölünmeyecek" demişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ekim 2020'de TBMM'de yaptığı konuşmada Kudüs'te Osmanlı döneminden kalan izlere dikkat çekmiş, "Yani Kudüs bizim şehrimizdir, bizden bir şehirdir" demişti. 15 Eylül'deki konuşmasında Netanyahu, 1998'de dönemin Başbakanı Mesut Yılmaz ile ilgili bir anısını da anlatmıştı. Netanyahu, Yılmaz'ı İsrail'de ağırladığı bir ziyaret sırasında başbakandan Osmanlı döneminde Kudüs'te bulunan 2700 yıllık Siloam Yazıtı'nı istediğini söylemişti. İsrail Başbakanı, Yılmaz'a Osmanlı döneminden kalma eserler ile yazıtı takas etmeyi teklif ettiğini, ancak Yılmaz'ın olumsuz cevap verdiğini şu ifadelerle anlattı: "Neden kabul etmediğini sordum. Bana o dönem İstanbul Belediye Başkanı olan kişinin, adını biliyorsunuz, liderlik ettiği giderek büyüyen İslamcı bir seçmen kitlesi olduğunu söyledi. Kudüs'ün 2700 yıl önce bir Yahudi şehri olduğunu ortaya koyan bir yazıtın İsrail'e verilmesinin Türk halkının bu kesimi tarafından öfkeyle karşılanacağını söyledi." Erdoğan'dan cevapErdoğan'dan İsrail Başbakanı Netanyahu'nun sözlerine yanıt gecikmemişti. Erdoğan, kendisinin adını zikrederek Kudüs çıkışında bulunan İsrail Başbakanı'na şu cevabı vermişti: "Arzın üstünde bir sancak, görkemli bir çınar olarak gördüğümüz Kudüs-ü Şerif'i namahrem ellerin kirletmesine izin vermeyiz. Biliyorum, Hitler özentisi tiplerin kuyruk acısı belki de hiç geçmeyecek. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığımızda, bundan 27 yıl önce ortaya koyduğumuz tavrı belki de hiçbir zaman unutmayacaklar. Varsın onlar öfke nöbetleri geçirmeye devam etsin. Biz Müslümanlar olarak Doğu Kudüs üzerindeki haklarımızdan tek bir geri adım dahi atmayacağız. Bütün semavi dinlerce kutsal kabul edilen Kudüs'ün tekrar barış, huzur ve güven şehri olması için mücadelemiz sarsılmaz bir azimle hız kesmeden, gerilemeden, gevşemeden devam edecektir. Aynı şekilde, 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen, toprak bütünlüğü haiz bir Filistin devletinin kurulması için de tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz." |
İlginizi Çekebilir