Ali BİÇER yazdı: HAYATIMIZDAKİ KÖRDÜĞÜMLER
Ali BİÇER yazdı: HAYATIMIZDAKİ KÖRDÜĞÜMLER haberine ait detaylar
Birçok kişi duymuştur Gordion Düğümünü; mitolojiye göre Frigler kendilerine bir kral seçmek isterler, kendi aralarından kimseyi seçmeye uygun görmezler, herkes birbirinde bir kusur bulur, çünkü herkes az çok birbirini tanıyor.
'Kimse kendi köyünde peygamber olmaz', hikayesi burada da geçerli oluyor.
Kâhin diyor ki;
"Madem siz içinizde birini seçemediniz, o zaman kale kapısında öküz arabasıyla yani kağnı ile ilk içeriye giren yabancıyı kendimize kral seçelim", halk bu öneriyi kabul eder ve artık bütün gözler kale kapısındadır.
Derken, orta yaşını geçmiş üst başında da yoksul olduğu belli olan bir adam, kağnı arabasıyla kale kapısından içeriye girer, halk hemen omuzlarına alır “Kral çok yaşa” diye bağırmaya ve sevinç gösterilerinde bulunmaya başlar.
Bu adam Midas’ın babası Gordios’ dan başkası değildir.
Gordios öküzünü ya da öküzlerini Frig tanrısı Sabazios tapınağında kurban eder, kağnısını da kızılcık dallarıyla bu tapınağın kapısına bağlar, öyle bir bağlar ki, kimse çözemez. Düğüm bir efsane olur. Derler ki bu düğümü çözecek kişi Pers imparatorluğun ve Asya’ nın hakimi olur. .M.Ö 334 büyük İskender Anadolu’ya geldiğinde Ankara yakınlarındaki Gordios’a uğrar, düğümü çözmek için çok uğraşır ama oda çözmeyi başaramaz. Bu çok zoruna gider çünkü o büyük İskender’dir bir düğümü çözemedi dedirtmek istemez kendisine ve kılıcını çekip düğümü keser.
Böylece, efsane biter ya da tam tersi böylece efsane başlamış olur. Günümüzde ki kördüğüm terimi de buradan gelmedir.
Aslında anlatmak istediğim bu efsane değil, efsanenin bize vermek istediği mesajdır. Bir düşünün hangimizin çevresi ile, ailesi ile, iş yeri ile ya da ait olduğu ülkenin politikasıyla sorunu yok ki ve sorunların çoğu aynen Gordios düğümü gibi ne kadar uğraşırsan uğraş çözemiyorsun, ne kadar sabırla uğraşırsan uğraş sonuç değişmiyor, günlerce ter döküyorsun, dil döküyorsun, emek veriyorsun ve kafa patlatıyorsun hatta sağda solda yardım alıyorsun, o da yetmiyor psikoloğa, doktora gidiyorsun ama nafile sorun bir türlü çözülmüyor.
İşte burada Büyük İskender gibi davranmak lazım diye düşünüyorum, kılıcı çekip kördüğümü kesmek…
Hayatımızdaki kördüğümlerle yaşamak bizi sadece mutsuz etmiyor, bir süre sonra aynen o kördüğümler gibi oluyoruz. Çözmek, üretmek ve yeni bir hayata kanat açmak yerine kısır ve her gün biraz daha çürüyen ve önünü göremez hale gelen insanlar oluyoruz.
Hayatı yaşamak yerine hayata katlanıyoruz. Hayatımız da yeni bir şey yapmak yerine tükenen ömrümüzün seyircisi oluyoruz. Kesme eyleminin bir sertlik ve şiddet içerdiği doğru ama bunda kaçarken yaptığımız yan şiddetler, bir süre sonra, şiddeti hayatımızda normal hale getiriyor. Her gün bağırarak çağırarak, söverek ve kendi içindeki çıkmazlardan boğulmak yerine, bazen kesip atmak, çok daha masum olabilir ...
İlginizi Çekebilir