Ali BİÇER yazdı: FELEĞİ ARAYAN ADAM ( Unten auf Deutsch)

"(...)Zamanın birinde bir ülkede bir adam varmış. Adamcağız ne etse ne yapsa bir türlü şansı yaver gitmiyormuş. Hep feleğin tokadını yiyormuş. Fakirlik yokluk canına tak etmiş. Bir türlü yüzünün gülmesine izin vermeyen feleği bulmak için yola çıkmış. Bir ormandan geçerken yolunu bir kurt kesmiş. Atlamış üstüne almış altına tam yiyecekken dile gelmiş: ----Be hey salak adam bu karda kıyamette derdin ne yola çıkıyorsun, demiyor musun bu mevsimde kurtlar açtır beni yer."

Feleği Arayan Adam “çok sevdiğim bir hikâye. Zaman zaman çevremdekilere anlatırım. Bu hikâye iki yazar tarafından işlenmiştir. Bunlardan biri İran’ının efsane öykü yazarı Samed Behrengi, diğeri de Türkiye’nin efsane öykü yazarı Aziz Nesin. Ben öyküyü ilk önce Aziz Nesin’den okudum. Sonra da Samed Behrengi’den. Tabi ilk aklıma gelen öyküyü ilk kimin yazdığı. Acaba biri diğerinden mi çaldı yoksa bu bir halk hikayesi olduğu için her iki yazar da birbirlerinden habersiz mi kaleme aldılar?Bilemiyorum. Ama her iki yazarın anlatımlarında farklılıklar olsa da konu ve mesaj aynı.

Aynı hikâyeyi şimdi bir de ben anlatayım:

Zamanın birinde bir ülkede bir adam varmış. Adamcağız ne etse ne yapsa bir türlü şansı yaver gitmiyormuş. Hep feleğin tokadını yiyormuş. Fakirlik yokluk canına tak etmiş. Bir türlü yüzünün gülmesine izin vermeyen feleği bulmak için yola çıkmış. Bir ormandan geçerken yolunu bir kurt kesmiş. Atlamış üstüne almış altına tam yiyecekken dile gelmiş: ----Be hey salak adam bu karda kıyamette derdin ne yola çıkıyorsun, demiyor musun bu mevsimde kurtlar açtır beni yer.

Adam bezgin bir halde:

- Aman yersen ye zaten canımdan bezmişim.

- İyi de bu ormandan ne işin var?

- Feleği arıyorum.

- Ne yapacaksın feleği?

- Neden şanssızım, yoksulum, tutunamıyorum, çevremde eşim dostum yok? Onu soracağım.

Öyle deyince kurt bir an düşünmüş bunu şimdi yesem birkaç gün sonra yine acıkırım en iyisi mi bırakayım gitsin feleği bulsun benim de derdimi sorsun diye düşünüp:

-Seni yemekten vazgeçerim ama bir şartla; feleği bulunca sor bakalım ”neden her kış böyle aç ve perişan kalıyorum.”

Bizim adam az gider uz gider, başka bir ülkede savaşta bozguna uğramış bir ordunun içinde bulur kendini.

Bir casusu yakaladık deyip kralın huzuruna getiriler. Tam kellesini vuracakken kral bakıyor ki adam hiç tepki vermiyor, koyun gibi boununu uzatıyor. Kaldırır sorguya çeker. Durumu anlar.

Tamam der seni serbest bırakacağım ama feleği bulursan bir de benim için sor “neden bütün savaşlarda kaybediyorum”

Bizim ki olur der. Yine yola düşer az gider uz gider bir de bakar ki bir denizin kıyısına dayanmış. Karşıya nasıl geçerim diye kara kara düşünürken bir yunus çıka gelmiş.

- Niye böyle düşünüyorsun?

- Karşı geçeceğim ama gördüğün gibi ne kayığım var ne gemi.

Yunus niçin karşıya gitmek istediğini sorar. O’na da derdini anlatır.

- Seni karşıya geçiririm ama feleği bulursan, sor bakalım “neden hep başım ağarıyor”

Bizim ki yine olur der. Yunus bizimkisini karşı tarafa geçirir. Az gider uz gider sonra bir adama rastlar. Bakar ki adam yukarıdan gelen bir suyu aşağıdaki binlerce gölcüğe dağıtmakta ama kimi göllerden su üstten taştığı halde kimi göller de susuzluktan çatlamış, kurumuş.

Adam bizimkini görünce

- “Hey âdem oğlu ne arıyorsun burada?

- Feleği arıyorum.

- Felek benim ne istiyorsun?

- Kötü kaderim değişsin istiyorum, kısmetim açılsın istiyorum, şansım artsın istiyorum, yani alın yazımın silinmesini ve yeniden yazılmasını istiyorum demiş.

- Madem bu kadar aradın, taradın, emek verdin buldun beni, ben de şansını açıyorum; işte şu kurumuş çatlamış göl senin, üstüne gürül gürül su bırakıyorum, dolup taşacak hadi var git yoluna. Bizimki çok mutlu olur. Kurdun, Kralın ve Yunus balığının da derdini sorar, cevaplarını alır geri düşer yola.

Kıyıya gelir Yunus balığını bulur. Yunus balığı alır karşı kıyıya taşır ve sorar:

- Buldun mu Feleği?

- Buldum.

- Sordun mu baş ağrımı?

-Sordum.

- Ne dedi?

- Dedi ki iki dişin arasına bir elmas taşı sıkışmış, bir âdem oğlu onu çıkarırsa, baş ağrısı diner.

- Hadi sen çıkar ve elmas da senin olsun der Yunus.

- Kala kala senin elmasına mı kaldım. Kısmetim açıldı gölümün üstünde gürül gürül su akıyor. Sen var başka birine çektir.

Bizimki az gelir uz gelir, kralın topraklarında bulur kendini. Kralın huzuruna çıkar. Kral sorar:

- Buldun mu feleği?

- Buldum.

- Sordun mu yenilgimin nedeni?

- Sordum.

- Eeee ne dedi?

- Dedi ki o kral erkek değil, bir kadın. Ya kraliçe olarak düşmanlarına karşı savaşsın ya da evlensin kral kocasına akıl hocalığı yapsın. O zaman bütün savaşları kazanır.

- Madem bu sırımı öğrendin gel benimle evlen sen kral ol ben kraliçe demiş.

- Kala kala senin krallığına mı kaldım. Kısmetim açıldı gölümün üstünde gürül gürül su akıyor. Sen var başka biri ile evlen.

Bizimki az gelir uz gelir, kurdun yaşadığı ormana varır. Ve kurt yine yolunu keser.

- Buldun mu feleği?

- Buldum.

- Yediğin içtiğin senin olsun gördüğün ve duyduklarını bir anlat hele der kurt.

Bizimki baştan sona yolculuk hikayesini, Yunus balığını ve Kralın hikayesini anlatır.

- Pekiyi benim için ne dedi?

- Senin için de dedi ki, aptal bir âdem oğlunu yerse artık kışları aç kalmaz. Kurt bu âdem oğlundan daha aptalını nerede bulurum deyip bizimkini üstüne atlar.

Ali Biçer / 3 Kasım 2021

DER MANN, DER SCHICKSAL SUCHT

„Der Mann, der das Schicksal sucht“ ist eine Geschichte, die ich sehr liebe. Von Zeit zu Zeit erzähle ich es den Leuten um mich herum. Diese Geschichte wurde von zwei Autoren bearbeitet. Einer von ihnen ist Samed Behrengi, der legendäre Erzähler des Iran, und Aziz Nesin, der legendäre Erzähler der Türkei. Ich habe zuerst die Geschichte von Aziz Nesin gelesen. Dann von Samed Behrengi. Als erstes fällt mir natürlich ein, wer die Geschichte geschrieben hat. Ich frage mich, ob einer von ihnen den anderen gestohlen hat, oder weil dies ein Volksmärchen ist, haben beide Autoren es unwissend geschrieben? Aber obwohl es Unterschiede in den Erzählungen der beiden Autoren gibt, sind Thema und Botschaft gleich.

Es war einmal ein Mann in einem Land. Was auch immer der Mann tat, sein Glück ging nicht gut. Er aß immer den Schlag des Vermögens. Armut ist besessen von Abwesenheit. Er machte sich auf, das Schicksal zu finden, das sein Gesicht nie lächeln ließ. Beim Durchqueren eines Waldes versperrte ihm ein Wolf den Weg. Gerade als er essen wollte, sagte er: Hey, dummer Mann, sag nicht, was machst du in der Apokalypse in diesem Schnee, die Wölfe fressen mich in dieser Jahreszeit hungrig.

Der Mann ist müde:

- Oh, wenn du isst, ich habe mein Leben schon satt.

- Aber was machst du in diesem Wald?

- Ich suche das Schicksal.

- Was wirst du machen?

- Warum habe ich Pech, bin arm, kann nicht durchhalten, habe keine Frau oder Freundin um mich? Ich werde ihn fragen.

Als er das sagte, dachte der Wolf für einen Moment, wenn ich das jetzt esse, würde ich in ein paar Tagen wieder hungrig sein, sollte ich es loslassen, damit er das Glück finden und meine Sorgen fragen könnte:

-Ich werde aufhören, dich zu essen, aber unter einer Bedingung; Wenn wir das Schicksal finden, fragen Sie mich: "Warum bleibe ich jeden Winter so hungrig und unglücklich?"

Unser Mann geht weit und findet sich in einer Armee wieder, die im Krieg in einem anderen Land geschlagen wurde.

Sie sagen, wir hätten einen Spion erwischt und werden dem König vorgeführt. Gerade als er sich den Kopf aufschlagen wollte, sieht der König den Mann an, der gar nicht reagiert, den Hals wie ein Schaf streckt.Entfernt und fragt. Er versteht die Situation.

Er sagt ok, ich werde dich freilassen, aber wenn du das Schicksal findest, frag nach mir "Warum verliere ich in allen Schlachten"

Unsere sagt, es wird. Er geht wieder auf die Straße, geht ein Stück weit, geht weit und sieht, dass er am Ufer eines Meeres lehnt. Während ich grübelte, wie ich die Straße überqueren sollte, kam ein Delfin heraus.

- Warum denkst du so?

- Ich werde widersprechen, aber wie Sie sehen, habe ich weder ein Boot noch ein Schiff.

Yunus fragt, warum er hinübergehen will. Sie erzählt ihm auch von ihrem Problem.

- Ich bringe dich hinüber, aber wenn du das Schicksal findest, frage "warum bekomme ich immer Kopfschmerzen"

Unsere sagt, es wird wieder passieren. Jonah reicht unseren auf die andere Seite. Er geht einen langen Weg, und dann trifft er einen Mann. Er sieht, dass der Mann ein von oben kommendes Wasser auf Tausende von Seen unten verteilt, aber einige Seen sind vor Durst rissig und ausgetrocknet, obwohl das Wasser aus einigen Seen von oben überläuft.

Wenn der Mann unsere sieht

- „Hey Menschensohn, was machst du hier?

- Ich suche das Schicksal.

- Felek, was willst du?

Er sagte: "Ich möchte, dass mein Schicksal geändert wird, ich möchte, dass mein Schicksal geöffnet wird, ich möchte, dass mein Glück wächst, das heißt, ich möchte, dass mein Schicksal gelöscht und neu geschrieben wird."

- Da Sie gesucht, gescannt, hart gearbeitet und mich gefunden haben, eröffne ich Ihre Chance; Hier ist dieser ausgetrocknete und rissige See für dich, ich lasse ein tosendes Wasser darauf, es wird überlaufen, komm schon, geh weiter. Unsere würde sich sehr freuen. Er fragt den Wolf, den König und den Delphinfisch, bekommt ihre Antworten und geht zurück auf die Straße.

Er kommt ans Ufer und findet den Delfinfisch. Dolphin nimmt den Fisch, trägt ihn zum gegenüberliegenden Ufer und fragt:

- Hast du Schicksal gefunden?

- Ich fand.

- Haben Sie nach den Kopfschmerzen gefragt?

-Ich fragte.

- Was hat er gesagt?

- Er sagte, dass ein Diamant zwischen zwei Zähnen steckt, wenn ein Sohn eines Sohnes ihn herauszieht, werden die Kopfschmerzen verschwinden.

- Komm raus und hol den Diamanten, sagt Delfin.

- Ich stecke mit deinem Apfel fest. Mein Schicksal hat sich geöffnet, Wasser läuft laut auf meinem See. Sie lassen es von jemand anderem ziehen.

Unseres kommt etwas lang, es befindet sich im Land des Königs. Er geht vor dem König. Der König fragt:

- Hast du das Schicksal gefunden?

- Ich fand.

- Hast du nach dem Grund für meine Niederlage gefragt?

Ich fragte.

- Also, was hat er gesagt?

- Er sagte, der König sei kein Mann, sondern eine Frau. Entweder bekämpft sie als Königin ihre Feinde, oder der König betreut ihren Mann, ob er heiratet. Dann gewinnt er alle Schlachten.

Er sagte: "Da du dieses Geheimnis erfahren hast, komm und heirate mich, sei der König, ich werde die Königin sein."

- Bin ich in deinem Königreich geblieben? Mein Schicksal hat sich geöffnet, Wasser läuft laut auf meinem See. Du musst jemand anderen heiraten.

Unseres erreicht den Wald, in dem der Wolf lebt. Und der Wolf schneidet sich wieder seinen Weg.

- Hast du das Schicksal gefunden?

- Ich fand.

„Was du isst und trinkst, gehört dir, sag mir, was du siehst und hörst“, sagt der Wolf.

Unsere erzählt die Geschichte der Reise von Anfang bis Ende, die Geschichte des Delphins und des Königs.

- Was hat er über mich gesagt?

- Er hat dir auch gesagt, dass wenn er einen dummen Mann isst, er im Winter nicht mehr verhungert. Der Wolf sagt, wo kann ich jemanden finden, der dümmer ist als dieser Mann, und springt auf ihn zum Fressen .

Ali Biçer / 3. November 202

Foto: Sencer Tümer

TÜM HABERLER