Abdullah Demiralp yazdı: 'Ahh benim sol yanım...'

"Yokluğunda mevsimleri de karıştırdım annem, Neşet Ertaş'ın türküsünde söylediği gibiyim "Yazımı kışa çevirdin" Üşüyorum annem,"

"ÖZLEDİM SENİ ANNE"

Ahh benim sol yanım,

Sevdamın öbür adı canım annem,

Bana hep sorarlar bunca insanı tanıyorsun, yazıyorsun anneni hiç mi tanımıyorsun. Neden onu yazmıyorsun diye.

Oysa bilmiyorlardı ki ben seni her kaleme alışımda içimde yangınları depremleri yaşadığımı.

Seni nasıl anlatayım ki;

Saçlarıma dokunuşundaki merhametini mi, hastalandığımda baş ucumda döktüğün gözyaşlarını mı, babam bana her kızdığında başımı omzunun altına koyup bana sahiplenmeni mi..?

Ben şimdi hangi cümlelere sığdırayım ki seni annem,

Hangi özlemin koynunda seyre dalayım ki bu şehri,

Mezar taşında ruhuna fatiha yazıldığından beridir, bu hayatı sevmemeye başladım annem.

Hiç bir yemekten tad alamıyorum artık.

Kapının ardında beni bekleyen bir annem yoksa eğer, gülüşlerimde cenneti yaşasam ne fayda.

Telefonun öbür ucunda yavrum diye bir ses gelmiyorsa kulaklarıma aç olsam açıkta olsam ne fayda.

Yokluğunda mevsimleri de karıştırdım annem,

Neşet Ertaş'ın türküsünde söylediği gibiyim "Yazımı kışa çevirdin"

Üşüyorum annem,

Ama bedenim değil yüreğim, dilim, gözlerim üşüyor.

Şimdilerde annesi olup ta kıymetini bilmeyen insanlara kızıyorum anne.

Kokusuna kurban olduğum annem, son nefesinde gözlerime bakıp hakkını helal et deyişine öldüm ben.

Kanadımı kırdığın o gün bende öldüm anne.

Ah! benim nazlı anam

uzansam

dokunabilir miyim yüreğindeki incinmişliklere

durdurabilir miyim mesela zamanı

gözlerinin içinden akan göz yaşlarını öpebilirmiyim?

Başarabilir miyim sensiz yaşamayı ve ölmeyi,

Anlatabilir miyim acının dayanılmazlığını

yaşamın umursamazlığını

kim dinler ki beni...

Ey benim Sümbül dağı gibi kalbime gömdüğüm anam

ben ki, düşleri ıssız zap suyuna akan o küçük çocuğum daha

Kar yağdığında, içim üşüdüğünde ellerimi yine sar olur mu annem?

Abdullah DEMİRALP

TÜM HABERLER