65 plakalı Van'ın son 65 yılı: Depremler, göç ve kayyım uygulamaları

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Suvat Parin, Van'ın 1960 yılından bu yana sosyoekonomik durumunu etkileyen etmenleri değerlendirdi. Van'ın 1915 olaylarıyla tarihsel sürekliliğinde kırılma yaşandığını söyleyen Parin, 1960 yılından bu yana da depremlerin yanı sıra dönemsel gelişmelerin kenti gelişmişlik sıralamasında sürekli alt sıralara ittiğini ifade etti.

VANMED (VAN) - Eğitim Kültür ve Sanat Federasyonu ile Van Yazar ve Şairler Derneği'nin ayda bir kendi üyeleri yazar ve şairlerin katılımıyla gerçekleştirdiği “Hayatın Renkleriyle Buluşuyoruz” programının bu seferki konuğu Van YYÜ Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof.Dr. Suvat Parin oldu.

Programın açılışında konuşan Van Yazar ve Şairler Derneği'nden M. Salih Geçken, "içerik üreten, eserler bırakan yazar ve şairler olarak, alanında uzman akademisyenlerin engin tecrübe ve bilgilerinden faydalanmak, mevcut bilgilerini güncellemek ve yeni kazanımlar elde etmek amacıyla bu tür programları düzenlediklerini" söyledi.

Geçken, Prof. Dr. Suvat Parin'in Van ile ilgili araştırmalarından ve düşüncelerinden faydalanmak istediklerini sözlerine ekledi.

Geçken'in konuşması ardından Prof. Dr. Suvat Parin, 1960–2025 yılları arasındaki veriler ışığında Van’ın sosyo-ekonomik serüveni hakkında bilgiler aktardı. 

1915 olaylarının etkisi

Van’ın binlerce yıllık geçmişine dikkat çeken Prof. Dr. Parin, kentin tarihsel önemine rağmen bugün ciddi bir gerileme yaşadığını ifade etti.

Parin, “Van, 7 bin yıllık geçmişi olan, başkentlik deneyimi yaşamış, bir ucu birçok ülkeye değen bir şehir. 19. yüzyıla kadar eğitim, kültür, sanat ve diplomasi açısından dünyada sayılı şehirlerden biriydi. Konsoloslukların bulunduğu, yabancı dilde eğitim verilen okulların olduğu, Avrupa’ya ve Halep’e ürün ihraç eden bir kentten söz ediyoruz.” dedi.

Parin’e göre Van’ın kaderi 1915 olaylarından sonra köklü biçimde değişti. Bu dönemin, kentin tarihsel sürekliliğinde ciddi bir kırılma yarattığını vurgulayan Parin, esas olarak 1960 sonrası sürece odaklandığını belirtti.

1980 yükselişte zirve

Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) verilerini aktaran Parin, Van’ın sosyo-ekonomik gelişmişlik sıralamasındaki seyrini şöyle özetledi:

  • 1963: 67 il içinde 63. sıra
  • 1967: 67 il içinde 55. sıra
  • 1980: 67 il içinde 37. sıra (zirve)
  • 1991: 73 il içinde 63. sıra
  • 1996: 76 il içinde 67. sıra
  • 2003: 81 il içinde 75. sıra
  • 2011: 77. sıra
  • Son çalışma: 76. sıra

“Van, 1960’larda başlayan kentleşme serüveninde 1980’de zirve yaptı. Sonrasında ise tekrar başladığı noktaya geri döndü. Son yarım asırda yerimizde saydık, hatta geriledik.”

Parin, Van’ın sosyo-ekonomik açıdan neredeyse tüm çevre illerin gerisine düştüğünü, Şırnak hariç, daha sonra il olan diğer tüm ilçelerin Van’ı geçtiğini söyledi.

Depremler, göç ve kayyım süreci

Van’ın gelişimini etkileyen makro kırılma noktalarına da değinen Parin, şu başlıkları sıraladı:

  • 1976 Çaldıran Depremi
  • 1982 Van YYÜ’nün kuruluşu
  • 1990’larda zorunlu göç süreci
  • 2000’lerde KİT’lerin özelleştirilmesi
  • 2011 Van Depremi
  • 2013 çözüm süreci
  • 2014 Büyükşehir statüsü
  • 2016 sonrası kayyım süreci

“Bu tablo kişi ya da kurumları suçlamak için değil, kentin hasar tespitini yapmak için önemli.”

“İki sosyolojik fay hattı hâlâ kapanmadı”

1990’lı yıllarda yaşanan zorunlu göçün kentin yapısını köklü biçimde değiştirdiğini belirten Parin, bu süreçte politik ve etnik eksende iki derin fay hattı oluştuğunu söyledi:

“Kentteki Türk nüfusun ve sermaye sahiplerinin önemli bir kısmı göç etti. Bu ciddi bir sermaye kaybıydı. Van’dan gidenlerle kent arasında güçlü bağlar kurulamadı.”

“Van zihinsel göçebeliğin yoğun olduğu bir şehir”

Van’da yaşayanların önemli bir kısmının kente katkı sunmadığını ifade eden Parin, “zihinsel göçebelik” kavramını şöyle açıkladı:

“İnsanlar burada yaşıyor ama kente minimum katkı sunuyor, maksimum fayda sağlamaya çalışıyor. Bu anlayış kentin gelişimini tıkıyor.”

Parin, Van’da yaşayan nüfusun önemli kısmının kentin imkanların maksimum düzeyde faydalanırken, minimum düzeyde katkı sunduğunu söyledi.

“Kürtler sorun konuşuyor, Türkler nostalji yapıyor”

Kentte ortak bir gelecek vizyonu eksikliği olduğunu belirten Parin şu değerlendirmeyi yaptı:

“Kürtler bu şehirde sorun konuşuyor, Türkler nostalji yapıyor. Oysa şehir dediğimiz şey bir gelecek projesidir.”

Üniversite–şehir kopukluğu ve kaçırılan potansiyeller

Van YYÜ’nün şehirle ilişkisinin zayıf olduğunu kabul eden Parin, üniversitenin kentin sorunlarına daha fazla odaklanması gerektiğini söyledi. Hayvancılık, yün üretimi, sınır ticareti, turizm ve genç nüfus gibi alanlarda büyük potansiyellerin değerlendirilemediğini vurguladı.

“Van’ın itici gücü sivil alan olmalı”

Konuşmasının sonunda çözümün sivil alanın güçlendirilmesinden geçtiğini belirten Prof. Dr. Suvat Parin, farklı düşüncelere rağmen ortak bir kent bilinci oluşturulması gerektiğini ifade etti:

“Bir kentin burjuvazisi, güçlü sivil alanı ve iş birliği kültürü yoksa gelişimini tamamlaması mümkün değildir. Van’ın itici gücü sivil alan olmalıdır.”

Soru cevap ve karşılıklı fikir alışverişiyle devam eden program hatıra fotoğraf çekimiyle sona erdi. 

 

TÜM HABERLER